ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 8

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

Azerbaycan’da Tarım Üretimi Dokuz Ayda %1,1 Arttı
Görsel kaynağı: SIA · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’da Tarım Üretimi Dokuz Ayda %1,1 Arttı

Azerbaycan’da ocak-eylül döneminde 11 milyar 905,3 milyon manat değerinde tarım ürünü üretildi. Devlet İstatistik Komitesi verilerine göre toplam üretim geçen yılın aynı dönemine göre %1,1 arttı. Hayvancılık ürünleri üretimindeki artış %1,9, bitkisel üretimdeki artış %0,5 oldu. Hasat çalışmaları sürerken 1 Ekim’e kadar tarlalardan 3 milyon 420,3 bin ton tahıl ve baklagil toplandı; bu miktar yıllık bazda %8,2 artışa işaret etti. Şeker pancarı hasadı %40,5 artarak 205,9 bin tona çıktı. Buna karşılık sebze hasadı 1 milyon 583,2 bin tona, patates hasadı 864,8 bin tona, üzüm hasadı ise 156,4 bin tona geriledi.

Bologna Borsasında Yem Hammaddeleri Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Bologna Borsasında Yem Hammaddeleri Fiyatları Arttı

Bologna borsasında 15 Ekim 2026 haftasında hayvancılıkta kullanılan bazı yem hammaddelerinin fiyatları önceki haftaya göre yükseldi. Buğday kepeği, ince kepek, buğday kırması ve yumuşak ile sert buğday farinaccio ürünlerindeki artış 5 ila 12 avro/ton arasında gerçekleşti. Küp yem posaları 5 avro/ton, ulusal ve yabancı GDO'suz tam soya ekstraksiyon unları ise 10 avro/ton arttı. Organik üretimden ulusal yemlik mısırın fiyatı 10 avro/ton, organik buğday kepeği un ve peletleri 3 avro/ton, glütenli irmik 5 avro/ton yükseldi. Borsada düşüş kaydeden ürün olmazken ulusal, AB dışı ve enerji amaçlı mısır ile çeşitli arpa, soya, ayçiçeği ve yem ürünleri sabit kaldı. AB menşeli mısır, yabancı sorgum, yabancı GDO'lu tam soya ekstraksiyon unu ve kolza ekstraksiyon unu için kotasyon verilmedi.

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avrupa’nın başlıca tarım örgütleri ve tarımsal gıda kooperatifleri, 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Avrupa tarımını sağlam temeller üzerinde yeniden kurmak için son fırsatın geldiği uyarısında bulundu. Sektör liderleri, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) ve Avrupa Birliği bütçesinin geleceğine ilişkin kararların Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, güvenli, rekabetçi ve dayanıklı kalma kapasitesini belirleyeceğini bildirdi. 14-16 Ekim’de düzenlenen kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı; rekabetçilik, dayanıklılık, gıda güvenliği, girdi maliyetleri, inovasyon, yatırım ve kuşak yenilenmesi başlıklarını ele aldı. Toplantı, aşırı hava olaylarının Avrupa tarımsal üretiminin kırılganlığını ortaya koyduğu, savaşların, ticari gerilimlerin ve jeopolitik istikrarsızlığın dünya piyasalarını bozarak enflasyonu ve işletmeler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde gerçekleştirildi. Copa-Cogeca, Avrupa Komisyonu’nun başlangıç önerisinin Avrupa projesinin temel sütunlarından birini zayıflatacağını savundu. Örgütler, Avrupa Birliği’nin gelecekteki bütçesi ve OTP için mevcut önerilerin tarım politikasının kaynaklarını, ortak niteliğini ve üreticilere sağlayacağı öngörülebilirliği zayıflatma riski taşıdığını belirterek güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir OTP çağrısı yaptı. Kongrede kabul edilen Stockholm Deklarasyonu, tarımın Avrupa’nın güvenliği, müdahale kapasitesi ve savunmasının temel sütunlarından biri olarak tanınmasını istedi. Gıda, yem, yakıt ve lif üretimi stratejik varlık olarak tanımlanırken, çiftçiler ve tarımsal gıda kooperatifleri güvenilir ve karşılanabilir gıda arzının korunmasında ön safta gösterildi. Deklarasyon, OTP bütçesinin en az mevcut seviyesinde, enflasyona uyarlanmış ve güvence altına alınmış biçimde korunmasını talep etti. Belgede ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabetçilik gündeminin merkezine alınması, piyasaların ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, su dayanıklılığı, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomiye daha fazla yatırım yapılması savunuldu. Avrupa tarım örgütleri, müzakereler kritik aşamaya girerken önümüzdeki aylarda daha dikkatli ve seferber olacaklarını açıkladı.

Avustralya’da Sığır Eti Fiyatlarındaki Oynaklık Kârlılığı Dalgalandırıyor
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Sığır Eti Fiyatlarındaki Oynaklık Kârlılığı Dalgalandırıyor

2026 Australian Beef Report, Avustralya’da sığır eti fiyatlarındaki oynaklığın zaman içinde arttığını ve bunun sektör kârlılığını daha dalgalı hale getirdiğini ortaya koydu. Bush AgriBusiness ve StoneX tarafından hazırlanan değerlendirmeye göre, sığır fiyatları ile hayvan eşdeğeri başına işletme kârı arasında doğrudan ilişki bulunuyor. Raporda incelenen 21 yıllık veride bu ilişkinin korelasyonu 0,9’un üzerinde ölçüldü. Fiyat hareketleri son yıllarda keskin dönüşler gösterdi. 2022’de tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıkan fiyatlar, daha sonra 20 yılın en düşük seviyelerine geriledi ve izleyen yıllarda yeniden ortalamanın üzerindeki seviyelere döndü. Ocak 2020 ile Ocak 2022 arasında yaşanan yükseliş, 2014-2016’daki son yükseliş döngüsünden bu yana görülen en güçlü artış olarak tanımlandı. Bu yükselişte kuraklığın sona ermesinin ardından 2020-2022 arasında yaşanan güçlü sezonlar, 2017-2019 dönemindeki sürü tasfiyesi nedeniyle düşük kalan sığır arzı ve sürüleri yeniden kurmak isteyen üreticilerin rekor düzeydeki talebi etkili oldu. Şubat 2022-Ekim 2023 dönemindeki düşüşte ise piyasanın rekor seviyelerden normalleşmesi, özellikle 2023’teki kısa süreli kuraklaşan mevsim koşulları ve hava tahminlerine verilen tepkiler öne çıktı. Değerlendirmede, El Niño koşulları etrafındaki sosyal medya kaynaklı yoğun abartı ve korkunun da piyasa davranışını etkilediği belirtildi. Bu gelişmelerin sonunda üretici güvenindeki sert düşüş, talebin önemli bir unsurunu zayıflatarak fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. Rapor, fiyat oynaklığının tek bir nedene bağlanamayacağını; farklı piyasa döngülerinde birçok etkenin birlikte çalıştığını vurguladı. Oynaklığın sürmesi halinde işletme yöneticilerine daha yüksek finansal rezerv bulundurma, disiplinli yem ve mera bütçelemesi yapma ve stoklama oranlarını yönetme önerisi getirildi. Ayrıca düşük üretim maliyetinin korunması ve harcamaların daha fazla kilogram sığır eti üretmeye yöneltilmesi, piyasa hareketlerinden bağımsız olarak kârlılığı korumak için temel yaklaşım olarak gösterildi. StoneX’in Besi Sığırı Vadeli Sözleşmesi ise alıcılardan doğrudan vadeli sözleşmelerin erişilemediği dönemlerde yıl boyunca kullanılabilecek potansiyel bir risk azaltma aracı olarak tanımlandı.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı

Mısır Milletvekili Necla el-Asili, hükümet verilerine dayanarak ülkedeki büyükbaş hayvan sayısının 2014’te yaklaşık 5,5 milyon baştan 8,6 milyon başa yükseldiğini açıkladı. El-Asili, yerli et üretiminin de 2025’te yaklaşık 600 bin tona ulaştığını belirterek bu göstergelerin hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarla bağlantılı olduğunu söyledi. El-Asili’ye göre hayvan varlığı ve yerli üretimdeki artış, önümüzdeki dönemde et fiyatlarının düşmesine katkı sağlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca hayvan sayısının yükselmesine bağlı değil. Piyasalardaki fiili arzın artması, yetiştirme ve üretim maliyetlerinin gerilemesi ile dağıtım ve ticaret sisteminin iyileştirilmesi gerekiyor. Milletvekili; yem maliyetlerinin azaltılması, yetiştiricilere daha fazla kolaylık sağlanması, devlet satış noktalarında uygun fiyatlı et sunulması ve piyasa denetimlerinin sıkılaştırılması çağrısı yaptı. Ulusal buzağı projesi ile uygun koşullu finansman programlarının, özellikle küçük yetiştiriciler ve genç mezunlar için üretimi destekleyebileceğini ifade etti. Ayrıca tarım ve gıda tedarikinden sorumlu kurumlar arasında koordinasyon kurulmasını istedi.

Almanya'da Meraya Dayalı Süt Sığırcılığı Desteği Tartışması
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya'da Meraya Dayalı Süt Sığırcılığı Desteği Tartışması

Almanya Federal Hükümeti, süt sığırlarının merada otlatılmasına yönelik ülke çapındaki desteğin 2027'de başlatılması planını kaldırmayı öngören bir yasa tasarısı hazırladı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) Meclis Grubu tarım politikaları sözcüsü Franziska Kersten, Bakan Rainer'den bu plandan yeniden düşünmesini istedi. SPD, desteğin Avrupa Birliği tarım sübvansiyonlarındaki çevre düzenlemesi kapsamında Almanya'da uygulanmasını savunuyor. Kersten'e göre 2019'da sığırların %31'i meraya erişebilirken bu oran günümüzde %25'e geriledi. Kersten, merada hayvan tutulmasının kültürel peyzaj, sığırların tırnak ve eklemleri ile hayvan refahı açısından önemli olduğunu söyledi. Uzmanlara göre otlatılan otlaklar, tarla veya yoğun biçilen çayırlara kıyasla biyoçeşitlilik için daha çeşitli yaşam alanları sunuyor. Çiftçi Ottmar Ilchmann ise meradaki ineklerin dışarıda hareket ettikleri için daha fazla kalori tükettiğini ve ahırdaki kadar dengeli yemlenemediğini belirtti. Bu nedenle hayvanların genellikle daha az süt verdiğini, merada üretilen sütten elde edilen gelirin maliyetleri karşılamadığını söyledi. Federal Meclis 2024'te merada hayvan besleyenlere AB doğrudan ödemelerinden ek ödeme kararı almış, eyaletler 2025'te uygulama için daha fazla süre istemişti. Hükümet desteğin kaldırılmasını bürokrasi gerekçesiyle savunurken eleştirmenler mevcut eyalet uygulamalarının yalnızca birkaç bölgede bulunduğunu belirtiyor.

Galler’de Çiftçilere Destek Ödemelerinin %80’i Avans Ödendi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Galler’de Çiftçilere Destek Ödemelerinin %80’i Avans Ödendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Galler’de çiftçilere, Sürdürülebilir Çiftçilik Programı’nın (SFS) Evrensel Katmanı ile Temel Ödeme Programı (BPS) kapsamındaki taleplerinin %80’i için avans ödeme yapıldı. Galler hükümeti, bu yıl avans oranını %70’ten %80’e çıkardı. Son verilere göre SFS Evrensel Katmanı kapsamındaki çiftliklerin %90’ı, BPS kapsamındaki çiftliklerin ise %94’ü avans ödemelerini aldı. Tam ve kalan ödemeler, talepler tamamen kontrol edildikten sonra yapılacak. Hükümet, en karmaşık talepler dışında ödemelerin 2027 Mart sonundan önce tamamlanmasını bekliyor. SFS Evrensel Katmanı kapsamında ödeme bekleyen çiftçilerin kalan bakiyeyi alabilmesi için RPW Online üzerinden SFS Evrensel Panosu’nu güncellemesi gerekiyor. Ödemeler, başvurular incelenip onaylandıkça sürdürülecek. Galler hükümeti, avans oranındaki artışın çiftlik işletmeleri üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçladığını belirtti. NFU Cymru ise uzun süren kuraklık ve aşırı sıcakların tarla bitkileri verimini düşürdüğünü, sınırlı ot büyümesinin de hayvancılık işletmelerini ek yem tedarik etmeye zorladığını bildirdi. Hükümet ayrıca gübre şerbeti yayma dönemini geçici olarak uzattı, bazı ürün ve habitat yönetimi şartlarında istisnalar getirdi ve sondaj kuyuları ile su toplama ekipmanları için sermaye hibeleri sundu.

CREAS, Latin Amerika’da Sürdürülebilir Bileşenler İçin Pazar Fırsatlarını Araştırdı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

CREAS, Latin Amerika’da Sürdürülebilir Bileşenler İçin Pazar Fırsatlarını Araştırdı

Şili’deki Centro Tecnológico CREAS ile Corfo TT Green Foods girişiminin temsilcileri, Latin Amerika’daki gıda sektörünü ve yeni pazar fırsatlarını incelemek üzere Peru ve Meksika’daki etkinliklere katıldı. Temaslar, Lima’daki Feria Expoalimentaria 2026 ile Meksiko’daki The Food Tech Summit & Expo’da gerçekleştirildi. Peru’daki Expoalimentaria’ya TT Green Foods teknoloji yöneticisi Diego Romero ile CREAS Geliştirme ve Hizmetler Müdürü Alonso Godoy katıldı. Etkinlikte, bölge gıda pazarlarındaki eğilimler, gelişmeler ve yenilik fırsatları incelendi. Meksika’da ise TT Green Foods yöneticisi Julissa Santis, program kapsamında geliştirilen bileşenler için pazar fırsatlarını araştırdı. Bu bileşenler arasında diyet lifleri, doğal renklendiriciler ve hayvan yemi bileşenleri yer alıyor. Santis, Meksika ve Latin Amerika’daki bileşen üreticileri ile distribütörlerle görüştü ve Meksika Ulusal Politeknik Enstitüsünün Biyotik Ürünler Geliştirme Merkezini (CEPROBI-IPN) ziyaret etti. Ziyaretlerde merkezin araştırma hatları incelenirken CREAS ve programın ortak yürütücüleriyle olası işbirliği alanları değerlendirildi. CREAS, bu faaliyetleri teknoloji takibi ve girişimin geliştirdiği teknolojiler için yeni fırsatları belirleme çalışmalarının parçası olarak yürüttü.

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) son gıda atığı raporuna göre dünya 2022’de 1,05 milyar ton gıdayı çöpe attı. Bu miktar, tüketicilere sunulan gıdanın %19’una karşılık geldi. İsrafın 631 milyon tonu, yani %60’ı, hanelerden kaynaklandı. UNEP verilerine göre hanelerde kişi başına yıllık ortalama 79 kilogram gıda israf ediliyor ve dünya genelinde her gün en az 1 milyar porsiyon yenilebilir gıda atılıyor. Gıda kaybı ve israfının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu oluşturduğu belirtiliyor. Whole Foods’un 2027 trendleri arasında, atık azaltımını tekil adımlar yerine artıkların yeniden kullanıldığı döngüsel sistemlerle ele alma yaklaşımı yer alıyor. Satılmayan ekmeklerden makarna, bitkisel süt üretimi sonrası yulaf ve soya kalıntılarından un yapılması ve kahve meyvesinin de kullanıldığı kahve bu yaklaşımın örnekleri arasında gösteriliyor. Mağazalarda ölçülü satış, ambalaj doldurma ve son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerde indirim uygulamalarının da arttığı aktarılıyor. Mutfakta israfı azaltmak için alışverişten önce buzdolabı ve kilerde bulunanların kontrol edilmesi, yeni ürünlerin eskilerin arkasına yerleştirilmesi ve uygun gıdaların zamanında dondurulması öneriliyor. “Son tüketim tarihi” güvenliği, “tavsiye edilen tüketim tarihi” ise kaliteyi ifade ediyor; bayat ekmek ve sebze artıkları da farklı yemeklerde değerlendirilebiliyor.

Güney Kıbrıs’ta Küçükbaş Süt Üreticileri Litre Başına Zarar Ediyor
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber
Veri haberi

Güney Kıbrıs’ta Küçükbaş Süt Üreticileri Litre Başına Zarar Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs’ın güneyindeki Rekabeti Koruma Komisyonu’nun (EPA) keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile ticaretine ilişkin araştırmasına göre, keçi ve koyun sütü üreticileri litre başına zarar ederken büyük peynir fabrikalarının net kâr marjı %14’e kadar ulaştı. Bulgular, Fileleftheros gazetesinin araştırmaya dayandırdığı haberle aktarıldı. Araştırma, Sığır Yetiştiricileri ve Peynir Üreticileri Arasında Menşe İsmi Korumalı (MİK) Hellim Üretimi Çerçeve Anlaşması’ndan hareketle 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsadı. Gazeteye göre çalışma, üreticiler ile büyük sanayiler arasındaki kâr farkını, ithal yem bağımlılığını ve MİK hellimin fiyat oluşumundaki rolünü ortaya koydu. 2023’te yaklaşık 2 bin 66 küçükbaş işletmesi 84,3 milyon litre süt üretti. Keçi ve koyun sütünün %20’si üretici grupları aracılığıyla pazarlanırken %80’i doğrudan peynir fabrikalarına satıldı; bu durumun üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığı belirtildi. İnek sütü sektöründe 275 işletme 300 milyon litre üretim gerçekleştirdi. Kayıtlı 108 peynir fabrikasından 7’si hellim ihracatının %80’inden fazlasını yaparken 5 büyük üretici pazarın %74,6’sını kontrol etti. Taze inek sütü fiyatlarının Avrupa Birliği ortalamasından kilogram başına 0,1358 euro yüksek olduğu, habere göre bunun yüksek nakliye maliyetleri ve %90’a varan ithal yem bağımlılığıyla ilişkili olduğu kaydedildi.

Estonya’da Yemek Hizmetlerinde Kârlılık %2’nin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: Toiduäri · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Yemek Hizmetlerinde Kârlılık %2’nin Altında Kaldı

Estonya Otel ve Restoranlar Birliği’nin (EHRL) analiz ettiği 88 yemek hizmeti işletmesinde geçen yıl ortalama kârlılık %2’nin altında kaldı. EHRL, bu yıl çoğunluğu birlik üyesi olan 30’dan fazla işletmenin kapanmasının ardından yemek hizmetlerindeki katma değer vergisinin düşürülmesini istiyor. Birliğe göre yemek hizmetleri yalnızca restoranlarda sunulan öğünlerden oluşmuyor; okullarda, anaokullarında ve hastanelerde tüketilen gıdayı da kapsıyor. EHRL, sektörün küçülmesinin toplumun tamamını etkileyeceğini ve vergi indiriminin geçici yardım değil, sektörün ayakta kalmasına yönelik bir yatırım olduğunu savunuyor.

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu

Küresel Wagyu sektörünün büyüme potansiyelini değerlendiren uluslararası dernek temsilcileri, yüksek fiyatlı sığır eti markasının bütünlüğünün korunması, pazar erişiminin geliştirilmesi ve istikrarlı ticari arzın sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Açıklamalar, Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Somerset West’te 13 Ekim’de düzenlenen Dünya Wagyu Konferansı’nda yapıldı. Wagyu South Africa’nın ev sahipliği yaptığı konferans “Tek Irk. Tek Vizyon” temasıyla gerçekleştirildi. Dünya Wagyu Konseyi Başkanı Richard Saunders, kuruluşun 2015’teki beş kurucu üyeden 14 üyeye ulaştığını söyledi. Saunders, küresel genetik ve sığır eti pazarlarında rekabet eden ulusal dernekler arasında bilgi ve uzmanlık paylaşımının önemine dikkat çekti. Bu iş birliğinin genetik gelişimi hızlandırabileceği, Wagyu markasını koruyabileceği ve sektörün küresel sığır eti pazarındaki payını artırmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Konferansta izlenebilirlik ve sertifikasyon, Wagyu etinin özgünlüğünü ve yüksek fiyatlı niteliğini korumanın temel araçları arasında gösterildi. Amerikan Wagyu Birliği İcra Direktörü Jerry Cassady, yüksek fiyatların, ırkın itibarından yararlanarak gerekli standartları karşılamayan ürünleri pazarlamak isteyenler için fırsat oluşturduğunu söyledi. ABD’de bu riski azaltmak amacıyla sıkı mermerleşme koşulları içeren markalı sığır eti programları geliştirildi. Britanya’daki British Wagyu Assured programında DNA ile baba doğrulaması, çiftlikteki kimliklendirmeden kesime kadar izlenebilirlik ve bağımsız denetimler birlikte uygulanıyor. Sistemin perakendeciler ile tüketicilerde güven oluşturduğu ve Waitrose ile Aldi gibi büyük süpermarket zincirleriyle ilişkileri desteklediği aktarıldı. Güney Afrika da 2018’de başlatılan Sertifikalı Wagyu Eti programıyla ürün özgünlüğü ve kalitesine yönelik güvence sağlamayı amaçlıyor. Ülkenin kayıtlarında 7 binden fazla tam kan ve safkan hayvan ile yaklaşık 28.500 sertifikalı program hayvanı bulunuyor. Ulusal sektörlerin arz ve pazar erişimi koşullarının farklı olduğu da konferansta ortaya kondu. Uruguay, ırk özgünlüğü ve karkas kalitesini kapsayan bir Wagyu sertifikasyonu geliştirmeye çalışırken yıllık yaklaşık 2.000 tam kan ve safkan ile 30.000 F1 buzağı üretiyor. Almanya’da küçük üreticilerin dağınık yapısı büyük perakendecilerle sözleşme kurmayı zorlaştırıyor; merkezi bir yemlik veya pazarlama tesisinin üretimi birleştirerek daha düzenli arz sağlayabileceği belirtiliyor. İsviçre’de artan iç talebin önemli bölümü ithalatla karşılanırken, yüksek ihracat maliyetleri üreticileri iç pazara bağlıyor. Britanya’da ise perakendecilik ortaklıkları, finansman ve geri alım düzenlemeleri daha istikrarlı tedarik zincirlerinin kurulmasına yardımcı oluyor.

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi

Birleşik Krallık’ta süt üretiminin 2026/27 sezonunda yaklaşık 12,74 milyar litreye gerilemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) tahminine göre bu miktar, önceki sezona göre 284 milyon litre daha düşük olacak ve üretim %2,2 azalacak. Analistler, 2027/28 sezonunun ilk yarısında yıllık düşüş hızının yaklaşık %1,1’e yavaşlayabileceğini belirtiyor. Üretimdeki zayıflama daha önce başladı. Süt teslimatları Mayıs 2026’da gerilemeye başlarken, Ağustos ayında üreticilerin teslim ettiği süt miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %4,4 azaldı. AHDB, düşüşte sıcak hava, kuraklık ve yem tabanındaki sorunların etkili olduğunu belirtiyor. Yüksek sıcaklıklar ve yağış eksikliği otların gelişimini sınırladı; bazı işletmeler kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmaya başladı. Yem baskısı güneybatı İngiltere, Galler ve Midlands’taki işletmelerde daha belirgin görülürken bazı kuzey bölgeleri ile İskoçya’da koşulların daha iyi olduğu aktarıldı. Sonbahar yağışları ise bazı çiftçilerin ek biçim yapmasına imkân verdi. Temmuz 2026’da Birleşik Krallık’taki sütçü sığır sürüsü yaklaşık 1,57 milyon baş oldu; bu sayı yıllık bazda 34,5 bin baş azaldı. Genç sığır sayısındaki gerilemenin, sürülerin ilerleyen yıllarda yeniden büyütülmesini zorlaştırabileceği bildirildi. AHDB, yem, enerji, yakıt, gübre, saman ve işçilik maliyetlerinin yüksek kalmasını bekliyor. Bu baskı bazı işletmeleri sürülerini küçültmeye, bazılarını ise inek başına verimliliği artırmaya yöneltebilir. Yaz aylarında bazı süt işletmeleri üretimdeki düşüş nedeniyle fiyatları artırsa da süt ürünleri fiyatları, işleyicilerin sonraki dönemlerde daha yüksek fiyat açıklaması için güçlü bir zemin oluşturmadı. Bir diğer risk BTV-3 mavi dil hastalığı. AHDB senaryosuna göre hastalık, enfekte ineklerde geçici süt verimi kaybına ve üreme performansında bozulmaya yol açabilir. Aşılama kayıpları sınırlayabilir ancak sürülerin aşılama düzeyine ilişkin tam veri bulunmuyor. Bu nedenle görünüm hızlı üretim artışından çok kademeli istikrara işaret ediyor; sonuçlar hava koşullarına, yem bulunabilirliğine, süt fiyatlarına ve sürü sağlığına bağlı olacak.

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı

Slovakya'da yayımlanan gıda güvenliği bilgilendirmesinde, doğru depolama ve işleme uygulamalarının gıdaların güvenliği ile kalitesini koruduğu ve gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine yardımcı olduğu belirtildi. Tüketicilere, ürün ambalajındaki saklama sıcaklığı ve koşullarına uyma, çabuk bozulan gıdaları satın aldıktan sonra buzdolabına koyma, tüketme veya işleme çağrısı yapıldı. Salmonella ve Campylobacter gibi mikroorganizmaların çoğalmasını ve yayılmasını sınırlamak için sıcaklık zincirinin korunması gerektiği aktarıldı. Yumurta, çiğ et ve et ürünleri, meyve, sebze ve yarı mamuller çabuk bozulan gıdalar arasında sayılırken pirinç, makarna, un, şeker, yağ, sirke ve konserve ürünlerinin farklı depolama gereksinimleri olduğu kaydedildi. Pişmiş yemeklerin buzdolabı dışında iki saatten fazla bırakılmaması, özellikle çorba, sos ve et suyu gibi su içeriği yüksek yemeklerin oda sıcaklığında daha hızlı bozulabileceği uyarısı yapıldı. Taze gıdalarda etiketlerde belirtilen sıcaklığın genellikle 2 ila 8 °C arasında olduğu belirtildi. Çapraz bulaşma riskine karşı çiğ ve hazır gıdaların ayrı tutulması, çiğ et veya balık sularının doğrudan tüketilecek gıdalara temas etmemesi ve kapalı kapların kullanılması önerildi. Dondurulmuş gıdaların buzdolabında yavaşça çözdürülmesi, çözüldükten sonra kısa sürede işlenmesi ve yeniden dondurulmaması gerektiği bildirildi. Çiğ et için ayrı kesme tahtası ve mutfak gereçleri kullanılması da tavsiye edildi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yürütülen Safe2Eat kampanyasına ortak ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğu aktarıldı.

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı

Cezayir Devlet Tahıl Ajansı OAIC, salı günü tamamlanan uluslararası ihalede yaklaşık 750.000 ton ekmeklik buğday aldı. Tüccarların tahminine göre alım fiyatı, taşıma dahil C&F koşuluyla ton başına 326-326,50 dolar oldu. İhalede tedarikçi menşeleri kesinleştirilmezken Romanya, Bulgaristan, Arjantin ve Baltık bölgesi olası kaynaklar arasında gösterildi. Baltık limanlarından sevk edilen Rus buğdayının da olası teslimatlar arasında bulunduğu belirtildi. Cezayir’in piyasaya dönüşü, yaklaşık bir ay önceki çok yıllı zirvelerden gerileyen fiyatların ithalatçıları yeniden alıma teşvik etmesinin ardından gerçekleşti. Eylüldeki ihalede 500.000 ton buğday için ton başına 319-321 dolar C&F ödenmişti. Yeni ihalede fiyatın eylüle göre yaklaşık 5-7,5 dolar, ağustosa göre ise yaklaşık 37 dolar yükseldiği ve ağustosa kıyasla artışın yaklaşık %13’e ulaştığı aktarıldı. İhale fiyatı tüccar tahmini olarak verildiği için resmi fiyat olarak kesinleştirilmedi. Romanya’nın Köstence Limanı’ndaki piyasa hareketlerinde 14 Ekim’de DAP ekmeklik buğday fiyatı ton başına 239 avroya çıktı ve günlük bazda %0,8 arttı. Yemlik buğday %0,5 yükselirken yemlik arpa %1,4 geriledi; mısır, ayçiçeği ve kolza fiyatları değişmedi. Euronext’te aralık buğday kontratı da %1,4 artışla ton başına 246,75 avroya yükseldi. Köstence’deki DAP fiyatı ile Cezayir ihalesindeki C&F fiyatının farklı teslim koşullarını yansıttığı belirtildi. Fransa’da FranceAgriMer, 2026/27 sezonunda AB dışına yapılacak yumuşak buğday ihracatı tahminini 6,3 milyon tondan 6,5 milyon tona çıkardı. Kurum, aynı sezon için yumuşak buğday nihai stok tahminini 3 milyon tondan 2,7 milyon tona, arpa tahminini 1,6 milyon tondan 1,5 milyon tona ve mısır tahminini 1,5 milyon tondan 1,1 milyon tona indirdi. Mısır stokundaki düşüş 400.000 tonla en büyük revizyon oldu. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları tek haftada ton başına 10 dolar gerileyerek, %48 standart yağ içeren ve işleme tesislerine teslim edilen ürün için KDV hariç 320-340 dolara düştü. Hasat 3,44 milyon hektardan 7,44 milyon tona ulaşarak tahmini alanın %66’sına çıktı. Rus saldırıları ve lojistik engellerin işleme ile ihracatı aksattığı, ekim ayının ilk günlerinde ihracata yönelik bitkisel yağ demiryolu taşımalarının eylül hızına göre %17,3 azaldığı bildirildi. Ayçiçek yağı Türkiye teslimi (CIF) 1.320-1.340 dolar/ton fiyatla teklif edilirken, taşıma güçlükleri ihracatçıların bu fiyatlardan yararlanmasını engelliyor ve bazı fabrikalar geçici olarak faaliyetlerini durdurma riski taşıyor.

Finlandiya’da Gıda Yardımına İhtiyaç Artıyor
Görsel kaynağı: Iltalehti · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Gıda Yardımına İhtiyaç Artıyor

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gıda yardımına başvuranların sayısının son yıllarda arttığı bildirildi. Hurstin yardım kuruluşunun yetkilisi Heikki Hursti, yardım noktasına gelen kişi sayısının başlangıçta yaklaşık 300 iken bugün 2 bine, hatta 2 bin 500’e yaklaştığını söyledi. Ruoka-apu.fi hizmetinin 2020’den beri hazırladığı ulusal durum değerlendirmesinin de yardım ihtiyacındaki artışı gösterdiği aktarıldı. Başvuru sayısındaki artışın, mevcut gıdanın ihtiyacı olan herkese yetmemesine yol açtığı belirtildi. Hursti, ürünlerin zaman zaman kademeli dağıtıldığını ve böylece herkesin en azından bir miktar yardım almasının amaçlandığını söyledi. Yardım alanlar arasında çocuklarıyla gelen göçmen kökenli öğrencilerin daha fazla yer aldığı kaydedildi. Helsinki’deki yardım noktasında hazır yemek, sebze, ekmek ve makarna gibi kuru gıdaların yanı sıra tek kullanımlık servis gereçleri ile kedi ve köpek mamaları dağıtılıyor. Hindistan’dan Finlandiya’ya taşınan ve hemşirelik eğitimi alan Raghupathy de altı yaşındaki oğluyla yardım noktasına geldi; henüz yarı zamanlı iş bulamadığını ve kentte yaşamın pahalı olduğunu söyledi. Hursti, gıda yardımının daha etkili sürdürülebilmesi için daha fazla destek istedi.

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması

Kıbrıs Rekabeti Koruma Komisyonunun (ΕΠΑ) sektörel araştırması, keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile hellim işleme ve ihracatında üreticiler ile büyük sanayi kuruluşları arasındaki pazarlık gücü ve kârlılık farklarını ortaya koydu. 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsayan incelemede, üretici örgütlenmesi, fiyat oluşumu, ithal yem bağımlılığı ve 22 Temmuz 2022 tarihli çerçeve anlaşmanın uygulanması değerlendirildi. Keçi-koyun sütü sektöründe yaklaşık 2.066 işletme 2023’te toplam 84,3 milyon litre üretim yaptı. Sütün yalnızca %20’si örgütlü üretici grupları üzerinden pazarlanırken, %80’i bireysel üreticiler tarafından doğrudan mandıralara satıldı. Araştırma, bu parçalı yapının üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığını belirtiyor. İnek sütünde ise 275 işletme yaklaşık 300 milyon litre üretim yapıyor ve Pan-Kıbrıs Sığır Yetiştiricileri Örgütü pazarlamanın yaklaşık %70’ini kontrol ediyor. İşleme aşamasında yoğunlaşma daha belirgin. Kayıtlı 108 mandıraya rağmen yedi büyük sanayi kuruluşu hellim ihracatının %80’inden fazlasını kontrol ediyor. Araştırmanın sonuç bölümünde ayrıca beş büyük işletmenin pazarın %74,6’sına sahip olduğu belirtiliyor; haberde bu iki ölçümün kapsamı ayrıntılandırılmıyor. Tarım Bakanlığının aktarılan değerlendirmesine göre mandıralar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için düşük hammadde fiyatı talep ediyor ve bu baskı daha dağınık durumdaki keçi-koyun üreticilerine yansıyor. Maliyet verileri üretici tarafındaki baskıyı somutlaştırıyor. 500 hayvanlık örnek işletmeler üzerinden yapılan hesaplamada keçi sütünde ortalama üretim maliyeti litre başına 1,18 avro, zarar 0,33 avro; koyun sütünde ise maliyet 1,78 avro, zarar 0,38 avro olarak hesaplandı. Buna karşılık büyük mandıraların net kâr marjı 2021-2023 döneminde %4 ile %14 arasında değişti. Bazı işletmeler 2022’deki enerji krizinden geçici olarak etkilendi. Sektörün devlet ve Avrupa destekleriyle ayakta kaldığı belirtildi. Kıbrıs’taki taze inek sütü fiyatının AB ortalamasından kilogram başına ortalama 0,1358 avro daha yüksek olduğu bildiriliyor. Araştırma bu farkı ada yapısı, yüksek navlun ve yem ihtiyacının %90’a varan bölümünün ithal edilmesiyle ilişkilendiriyor. Çerçeve anlaşmada keçi sütü için litre başına 0,80-0,90 avro, koyun sütü için 1,35-1,45 avro asgari güvenlik fiyatı ve inek sütünde en az 0,05 avro artış öngörüldü; bu seviyelere uyulduğu, bazı durumlarda üreticiler lehine aşıldığı ve mandıraların tüm sütü alma yükümlülüğünü yerine getirdiği kaydedildi. ΕΠΑ, anlaşmanın rekabet açısından teorik sorunlara rağmen AB’nin Ortak Piyasa Düzeni kapsamındaki 1308/2013 sayılı düzenlemeyle korunduğunu belirtiyor. Komisyon, yapısal sorunların azaltılması için küçük işletmelerin büyütülmesini veya birleştirilmesini, yerli uzun ömürlü süt üretiminin geliştirilmesini ve yem üretimine hedefli kamu desteği verilmesini öneriyor. Sürekli kamu desteklerinin uzun vadede yalnızca geçici rahatlama sağlayacağı uyarısında bulunan ΕΠΑ, sektörün sürdürülebilirliği için modernizasyon, şeffaflık ve ekonomik bağımsızlık gerektiğini belirtiyor.

USDA, Federal Arazilerde Otlatma Kapasitesini Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Federal Arazilerde Otlatma Kapasitesini Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, federal otlatma izni sahiplerini, kullanılmayan tahsis alanlarını yeniden açmayı ve kamu meralarına erişimi geliştirmeyi amaçlayan yeni politikaları uygulamak üzere Orman Servisiyle çalışmaya çağırdı. Rollins, 5 Ekim tarihli mektubunda yönetimin 12 Haziran tarihli otlatma direktifini anlattı ve izin sahiplerinin kendi tahsis alanlarındaki fırsatları federal yetkililerle görüşmesini istedi. Direktif, Ulusal Orman Sistemi arazilerinde iki yıl içinde en az 500.000 hayvan-aylık otlatma kapasitesinin yeniden oluşturulmasını hedefliyor. Politikada mevcut otlatma düzeylerinin korunması, tahsis alanlarında Hayvan Birimi Ayları bakımından net kayıp yaşanmaması ve boş ya da kapatılmış alanların hayvan otlatmasına açılması öngörülüyor. Hayvan Birimi Ayı, genel olarak bir hayvan biriminin bir ay boyunca ihtiyaç duyduğu yemi ifade ediyor. Bununla birlikte direktif, bireysel tahsis alanlarında ek hayvanları otomatik olarak yetkilendirmiyor; politika hedefleri belirliyor. Uygulanacak adımların yürürlükteki federal yasa ve düzenlemelere uygun olması gerekiyor. Bir sonraki aşamada hangi boş alanların kullanıma açılabileceği, otlatma kapasitesinin nasıl geri kazanılacağı ve hangi çevresel incelemelerin gerekli olabileceği belirlenecek. ABD Tarım Bakanlığına göre Orman Servisi ile Arazi Yönetimi Bürosu, 28 eyalette yaklaşık 240 milyon akrelik merayı birlikte yönetiyor. Bu alanlar 23.000'den fazla otlatma izin sahibi ile kiracıyı destekliyor. Direktif ayrıca federal arazi yöneticileriyle hayvancılık üreticileri arasındaki iletişim ve koordinasyonun geliştirilmesini, yangın planlaması ile iyileştirme çalışmalarının güçlendirilmesini amaçlıyor.

İspanyol Çiftçiler Traktörlerle Barselona’ya Gitti
Görsel kaynağı: 1in.am · Özgün haber

İspanyol Çiftçiler Traktörlerle Barselona’ya Gitti

Katalonya’nın farklı bölgelerinden çiftçiler, tarım sektöründeki krizlere çözüm talebiyle traktör konvoyları halinde Barselona’ya gitti. TASS’ın aktardığı habere göre gösterinin, Katalonya hükümet delegasyonu binası ile bölgesel tarım departmanı önünde yapılması planlandı. Çiftçiler birliği; yakıt, elektrik, yem ve gübre maliyetlerindeki artışın yanı sıra dış rekabeti, iklim değişikliğinin üretimdeki aksamalarını, hayvan hastalıklarını ve yaban hayvanlarının zararını gündeme getirdi. Birlik acil mali yardım, tarım ürünlerinde KDV indirimi, sulama elektriğinde özel tarifeler ve profesyonel tarımsal dizel yakıtında asgari vergi oranı talep etti.

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı

Şili’nin Osorno kentindeki INIA Remehue’de düzenlenen seminerde, süt sığırcılığında sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar ele alındı. Ulusal Süt Üreticileri Federasyonu (Fedeleche) ile Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü (INIA) tarafından düzenlenen toplantıya üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, araştırmacılar ve bölgesel yetkililer katıldı. Etkinlikte, kırmızı ve kahverengi alg temelli bir yem katkısının sonuçları öne çıktı. INIA Remehue araştırmacısı Ignacio Beltrán’ın aktardığı çalışmaya göre, günlük tüketimin %0,5’i oranında kullanılan alg katkısı, süt üretimini değiştirmeden enterik metan emisyonlarını yaklaşık %12 azalttı. Bulgular, Üniversite Santo Tomás’ın liderliğinde yürütülen ve INIA’nın deneylerde ortak ve uygulayıcı olarak yer aldığı bir proje kapsamında elde edildi. Proje, FIA, INIA, Aproleche, Agrollanquihue ve Futurocoop’un desteğiyle yürütüldü. Seminerde ayrıca Şili’nin sera gazı emisyonları değerlendirildi. INIA Remehue araştırmacısı Francisco Salazar’ın verdiği bilgilere göre enerji sektörü ülke emisyonlarının %76,4’ünü, tarım sektörü ise %8,2’sini oluşturdu. Salazar, tarımın toplam içindeki payı daha düşük olsa da emisyonların ölçülmesinin azaltım olanaklarını geliştirmek ve daha sürdürülebilir bir süt üretimi sağlamak açısından gerekli olduğunu belirtti. Toplantının bir bölümünde otlatmaya dayalı süt sığırcılığı sistemlerinde tamamlayıcı yem bitkilerinin üretim, ekonomi ve çevre üzerindeki etkileri de incelendi. Etkinlik, Fedeleche’nin bağışladığı GreenFeed ekipmanının INIA Remehue’de tanıtılmasıyla sona erdi. Canlı hayvanların yaydığı gazları sahada ve gerçek zamanlı ölçebilen ekipmanın, süt üretimindeki emisyonlar konusunda araştırma verisi oluşturmak için kullanılacağı bildirildi.

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor

Şili’de kadınlar 2024’te tarım, ormancılık, hayvancılık ve balıkçılık istihdamının %23’ünü oluşturdu. Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA) verilerine göre bu oran 126.193 kadına karşılık gelirken aynı istihdam alanında 427.330 erkek çalışıyordu. Ancak kırsal kadınların ekonomiye katkısı ücretli istihdamla sınırlı kalmıyor; gıda üretimi, ev işleri ve bakım faaliyetlerinin bir bölümü istatistiklerde görünmüyor. Kırsal alanda aynı gün içinde tarımsal işler, hayvan bakımı, yemek hazırlama ve aile üyeleriyle ilgilenme yürütülebiliyor. Bu faaliyetlerin bir bölümü gelir yaratırken bazıları aile ekonomileri için gerekli olmasına rağmen ücretli iş olarak kaydedilmiyor. Kadınların katkısı ayrıca öz tüketim için gıda üretimini, tohum saklamayı, ürünleri el işçiliğiyle dönüştürmeyi ve pazarlamayı kapsıyor; bu işler hanelere gıda ve gelir sağlarken üstlenilmesi gereken bazı maliyetleri azaltıyor. Maruja Cortés, ücretsiz emeğin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya doğrudan dahil edilmemesinin kadınların üretime ve aile ekonomilerinin sürdürülmesine katkısını olduğundan düşük gösterebileceğini belirtiyor. Emeğin görünmez kalmasının kamu politikalarını, krediye erişimi ve teknik yardımı etkileyebileceği; özellikle desteklerin üretken işlerin önemli bölümünü yapan kişiler yerine işletmelerin kayıtlı sahiplerine yöneldiği durumlarda bunun daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Universidad Católica de Temuco akademisyeni Jorge Constanzo’ya göre tarımsal üretim, ev işleri ve bakım sorumlulukları çoğu zaman art arda değil eşzamanlı yürütülüyor. Bu sorumlulukların fiziksel, psikolojik ve duygusal aşırı yük yaratabileceği, üretim destek programlarının ev ve bakım görevlerini dikkate almadığında kadınlara ek yük getirebileceği belirtiliyor. ODEPA’nın CASEN 2024 verilerine göre kadınların hane reisi olduğu kırsal hanelerde yoksunluk oranı %16,2 iken erkeklerin hane reisi olduğu hanelerde %12,5 oldu. Cortés ve Constanzo, bu emeğin ölçülmesini daha uygun kamu politikaları tasarlamak için gerekli görüyor.

İran’da 2,2 Kilogramı Aşan Bütün Tavukların Arzı Yasaklandı
Görsel kaynağı: Asr Iran · Özgün haber
Veri haberi

İran’da 2,2 Kilogramı Aşan Bütün Tavukların Arzı Yasaklandı

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

İran’da taze tavuk arzı için karkas ağırlığı üst sınırı 2,2 kilogram olarak belirlendi. İran Ulusal Etlik Tavuk Yetiştiricileri Birliği ile tavuk eti üretim zinciri şirketleri derneği, Tarım Bakanlığı ile koordinasyonun ardından yeni kuralları bir mektupla duyurdu. Buna göre 2,2 kilogramı aşan tavukların kesimhanelere gönderilmesi ve bütün olarak piyasaya sunulması yasaklandı. Düzenleme, tavuk sektöründe verimliliği artırmak, kesim ağırlığı ve yaşını optimize etmek, girdi tüketimini ve üretim maliyetlerini azaltmak ve yemden yararlanma oranını iyileştirmek amacıyla hazırlandı. Ağırlık sınırını aşan tavukların yalnızca parçalanmış olarak pazara sunulması istendi. Uygulamanın denetimi için Hayvansal Üretim İşleri Bakan Yardımcılığından, veterinerlik teşkilatı ve eyalet müdürlükleriyle koordinasyon sağlaması talep edildi.