ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3220 haber · Sayfa 81

Brezilya Pazarı Estonyalı Gıda Üreticileri İçin Cazip Hale Geldi
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Pazarı Estonyalı Gıda Üreticileri İçin Cazip Hale Geldi

Avrupa Birliği ile Mercosur arasındaki ticaret anlaşması, Brezilya’yı Estonya gıda sektörü şirketleri için daha cazip bir ihracat pazarı haline getirdi. Altı Estonya şirketinden oluşan bir delegasyon, Brezilya’da yeni iş fırsatları aramak üzere ülkeye gidiyor. Estonya ayrıca balık ve süt ürünlerinin Brezilya pazarına girebilmesi için gerekli onay süreçlerini hızlandırmaya çalışıyor. Girişim, bu ürünlerin Brezilya’daki pazar erişimi için gereken koordine çalışmalarını da kapsıyor.

Belarus'ta Kolza ve Mısır Dahil 9,5 Milyon Tonun Üzerinde Hasat Yapıldı
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus'ta Kolza ve Mısır Dahil 9,5 Milyon Tonun Üzerinde Hasat Yapıldı

Belarus'ta tarım kuruluşları ile köylü ve çiftçi işletmeleri, 5 Ekim sabahı itibarıyla kolza ve mısır dahil 9 milyon 533 bin tonun üzerinde ürün hasat etti. Operasyonel verilere göre açıklanan toplam, bu işletmelerde gerçekleştirilen hasat ve harman sonuçlarını kapsıyor. Kaynakta ürün kalemlerinin ayrı miktarları, önceki dönemle karşılaştırma ve hasadın tamamlanma oranı yer almıyor.

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı

Güney Afrika Future Food Conference’ta sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve daha güçlü değer zinciri ortaklıklarının gıda sektöründeki rolü ele alındı. Uzmanlar, küçük ölçekli çiftçilerin yalnızca kalkınma veya tedarikçi geliştirme programlarıyla desteklenmesi yerine gerçek ticari fırsatlara ve piyasalara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kurumsal çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarının yalnızca geri dönüştürülebilir ambalaj ya da çevre girişimleriyle sınırlanamayacağı belirtildi. Candice Knipe-Tlhotlhalemajoe, işletmelerin önce yönetişim gerekliliklerini anlaması, ardından sosyal, değer zinciri ve çevresel boyutları birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ona göre sürdürülebilirlik, ürünlerin tüm değer zincirindeki etkilerini, sorumlu tedariki, elektrik kullanımını, atık azaltımını ve sosyal etkiyi kapsıyor. Knipe-Tlhotlhalemajoe, sürdürülebilirliğin kalite, karşılanabilirlik ve erişilebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek gıda ekosistemindeki işbirliğinin önemine dikkat çekti. Komşu çiftliklerle alternatif enerji çalışmaları, lojistiğin iyileştirilmesi, taşıma mesafelerinin ve atığın azaltılması olası adımlar arasında gösterildi. CropLife Üst Yöneticisi Rod Bell, sorumlu üretim ve gıda güvenliği için bitki koruma ürünlerinin doğru depolanması, çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanması ve ürünlerin etiket talimatlarına göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Bell ayrıca boş ambalajların toplanması ve geri dönüştürülmesine ilişkin genişletilmiş üretici sorumluluğu mevzuatına işaret etti. Gıda güvenliği konusunda sansasyonel iddialar yerine bilginin güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve bilimsel bilgilerin tüketicilerin anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini söyledi. OneFarm Impact yöneticisi Thembi Xaba ise küçük ölçekli çiftçi geliştirme çalışmalarının kapasite oluşturma, ilerleme ve ticarileşme aşamalarını içermesi gerektiğini belirtti. Xaba, bu çiftçilerin yan projeler olarak görülmek yerine daha geniş ekonomik büyümeye ve piyasaların oluşturduğu fırsatlara dahil edilmesini savundu.

Güney Afrikalı Çiftçiler Üzerindeki Mali Baskı Artıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrikalı Çiftçiler Üzerindeki Mali Baskı Artıyor

Güney Afrika’da çiftçiler, şap hastalığı (FMD), yüksek girdi maliyetleri, daralan kâr marjları ve El Niño koşulları riskinin artırdığı mali baskıyla karşı karşıya. Agri SA Üst Yöneticisi Johan Kotzé, Farmer’s Weekly’ye verdiği röportajda üreticilerin yaşadığı finansal sıkıntıları ele aldı. Kotzé, ülkedeki şap hastalığıyla mücadeledeki eksikliklere ve hastalığa karşı eşgüdümlü yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekti. Geleneksel ticari koşullarda finansmana erişemeyen çiftçileri desteklemek için kalkınma finansmanına ihtiyaç olduğunu belirterek, örgütlü tarım ile hükümetin sektörün sürdürülebilirliği için uygun koşullar oluşturması gerektiğini söyledi.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak
Görsel kaynağı: Objektiiv · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya ve Belarus tahılının transitini 1 Ekim'den itibaren yasaklayacaklarını açıkladı. Estonya hükümeti ayrıca Rusya'nın tahıl ticaretinin ülke limanlarına yönelmesi ihtimalini engellemeye karar verdi. Kaynakta bu adımın, Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmakta zorlandığı ve Rusya'nın tahılı için yeni taşıma koridorları aradığı iddiası üzerine atıldığı belirtiliyor. Metne göre Ukrayna, 2025 hasadından kalan tahılı depolardan tamamen çıkaramadı. Karadeniz çevresindeki çatışmaların küresel gıda krizine yol açabileceği de aktarılıyor. 23 Eylül'de Kaja Kallas'ın Ukrayna, Romanya ve Fransa temsilcileriyle düzenlediği gıda güvenliği toplantısında Karadeniz tahıl taşımacılığının yeniden başlatılması çağrısı yapıldığı kaydediliyor. Tsahkna ise Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırıp Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını engellerken Rus tahılının Estonya limanlarından taşınmasına izin vermenin alaycı olacağını söyledi. Bakan, Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmasına ilişkin planların ulusal yaptırımla sona erdirileceğini belirtti.

Ukrayna’nın AB Üyeliğinde Tarım Desteklerine Erişimi Sınırlandırılabilir
Görsel kaynağı: Telex · Özgün haber

Ukrayna’nın AB Üyeliğinde Tarım Desteklerine Erişimi Sınırlandırılabilir

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılması halinde tarım desteklerine erişiminin önemli ölçüde sınırlandırılması değerlendiriliyor. Financial Times’ın aktardığı, Avrupa Komisyonu’na ait iç belgede yer alan yaklaşımın, Ukrayna’nın üyeliği sonrasında uygulanabilecek tarım politikalarına ilişkin olduğu belirtiliyor. Bu seçenekle, Ukrayna’nın tahıl üretiminin kendi pazarlarını olumsuz etkileyebileceğinden endişe eden bazı AB üyesi ülkelerin rahatlatılması amaçlanıyor. Kaynakta, bu yaklaşımın henüz kesinleşmiş bir karar olduğu belirtilmiyor; değerlendirme, Avrupa Komisyonu’nun iç belgesine dayandırılıyor.

Endonezya’da Tavukta Üretici ve Tüketici Fiyatları Ayrıştı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Tavukta Üretici ve Tüketici Fiyatları Ayrıştı

2 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya’da tavuk eti fiyatları üretici ve tüketici düzeyinde zıt yönlü bir görünüm sergiledi. 2026 Ekim ayının ilk haftasında tüketici fiyatı kilogram başına yaklaşık 40.501 Endonezya rupiahına yükselerek tüketici için belirlenen referans satış fiyatının (HAP) %0,33 üzerinde kaldı. Tarım Bakanlığı verilerine göre üretici fiyatı ise aynı dönemde kilogram başına yaklaşık 23.458 rupiaha geriledi ve üretici HAP’ının %6,17 altında kaldı. Endonezya İstatistik Kurumu (BPS), tavuk eti fiyatlarındaki artışın 217 ilçe ve şehirde görüldüğünü bildirdi. BPS yetkilisi Ateng Hartono, fiyatların hükümetin dikkatinde olduğunu belirtirken, Tarım Bakanlığı yetkilisi Makmun sorunun özellikle tüketici düzeyinde ve bölgeler arasındaki dağıtımda yoğunlaştığını söyledi. Makmun, üretici fiyatlarının HAP aralığında tutulduğunu, tüketici fiyatlarının ise bazı bölgelerde bu seviyenin üzerine çıktığını ifade etti. Üreticiler ise fiyat baskısına artan maliyetlerin eşlik ettiğini belirtti. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), broyler üretim maliyetinin kilogram başına 23.000-23.500 rupiaha çıktığını, kümes çıkışındaki canlı tavuk fiyatının 21.000-22.000 rupiah seviyesinde kaldığını açıkladı. Bu farkın üreticileri zarar riskiyle karşı karşıya bıraktığı bildirildi. Yedi ila 21 günlük civcivler için başlangıç yeminin kilogram fiyatı 9.400 rupiahın üzerine çıkarken, normal fiyat 8.000-8.500 rupiah aralığında bulunuyordu. Civciv fiyatları da tavuk başına yaklaşık 6.000 rupiahtan 7.500-8.500 rupiah aralığına yükseldi. Üreticilere göre arz fazlası, kümes çıkışındaki pazarlık gücünü zayıflattı ve alıcıların fiyatları baskılamasına yol açtı. Cava’daki üretim merkezlerinde de benzer bir fark görüldü. Batı Cava’da üretici fiyatı yaklaşık 22.500 rupiah, tüketici fiyatı 39.858 rupiah olurken, Orta Cava’da bu değerler sırasıyla 22.000 ve 40.056 rupiah olarak kaydedildi. Doğu Cava’da üretici fiyatı yaklaşık 23.000, tüketici fiyatı ise 39.388 rupiah oldu. Makmun, Orta Cava’yı üretim merkezi olması ve buradan Cava’nın farklı bölgelerine sevkiyat yapılması nedeniyle tavuk fiyatlarında barometre olarak niteledi. Cava’da daha önce görülen fiyat baskısının hafiflediğini, ancak üretim merkezi olmayan bölgelerde sorunların sürdüğünü söyledi. Hükümetin uzun vadeli çözüm olarak hazırladığı entegre tavuk sanayileştirme programının Temmuz 2027’de tamamlanması hedefleniyor. Kaynakta üretici fiyatındaki haftalık değişim bir bölümde %3,27, Makmun’un açıklamasında ise %0,33 olarak verildiği için bu iki oran birbirinden ayrılarak aktarıldı.

Dünya Buğday Fiyatları Eylülde Ağustosa göre %6,3 Arttı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Dünya Buğday Fiyatları Eylülde Ağustosa göre %6,3 Arttı

Dünya buğday fiyatları eylülde ağustosa göre %6,3 yükselerek Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), artışta başta Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar olmak üzere ithalatçıların alternatif tedarikçilere yönelmesinin etkili olduğunu bildirdi. Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerinde kışlık buğday ekimi öncesinde görülen kurak hava da fiyatları yukarı çeken ek bir etken oldu. Ormus Boğazı'ndaki gerilim ise yakıt, gübre ve yük taşımacılığı maliyetlerinin artacağı yönündeki endişeleri besledi. FAO'nun gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak ağustosa göre %1,5 arttı. Aynı dönemde mısır fiyatları %5,6, sorgum %13,7, arpa %3,9 ve pirinç %1,4 yükseldi. Şeker fiyatları da olası arz düşüşü beklentileriyle %6,1 arttı.

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Fransa’da yayımlanan bir araştırma, ülkede yaşayan her 10 kişiden birinin gelecek 10 yıl içinde gıda güvencesizliğiyle karşılaşma riski taşıdığını ortaya koydu. Beş ekonomist tarafından hazırlanan çalışma, Restos du cœur’un milyonlarca kaydını inceleyerek aşırı yoksulluğa giriş ve çıkış dinamiklerini analiz etti. Araştırmaya göre 2018-2025 döneminde 5,5 milyon kişi Restos du cœur’un gıda yardımından en az bir kez yararlandı. Bu sayı Fransa nüfusunun %8’ine karşılık gelirken, yararlanıcılar ortalama 18 ay boyunca destek aldı. Yardım alanların %90’ı işsizdi; %40’ı ise başka kişilerin yanında barınma, acil konaklama veya evsizlik gibi konut güvencesizliği durumlarıyla karşı karşıyaydı. Çocukların yüksek payı da araştırmanın dikkat çektiği unsurlar arasında yer aldı. 10 yaşından küçükler, yardım alanların %25’ini oluşturdu; oysa bu yaş grubu ülke nüfusunun %10’unu meydana getiriyor. Yardım alan kişi sayısı 2018-2025 arasında %37 artarken, konut güvencesizliği yaşayanlardaki artış %62’ye ulaştı. Araştırma, işsizlik oranı ile kira enflasyonunu gıda güvencesizliğine girişteki başlıca etkenler arasında gösterdi. İşsizlik oranındaki %10’luk artış, gıda güvencesizliği yaşayanların sayısında %13 artışla ilişkilendirildi; kiraların %10 yükselmesi ise gıda güvencesizliği oranında %9 artışla bağlantılı bulundu. Buna karşılık, makroekonomik göstergelerin bu durumdan çıkışta anlamlı etkisi olmadığı belirtildi. Çalışma, mevcut durumdaki haneler için erken ve hedefli desteğin önemine işaret etti.

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde

Arjantin’de soya işlemesi ağustosta 4,25 milyon tona ulaşarak son on kampanyadaki aynı ayların en yüksek seviyesini gördü. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği’nin açıkladığı verilere göre hacim, Ağustos 2025’e kıyasla 344 bin 212 ton arttı ve yıllık artış %8,81 oldu. Böylece yağ sanayisinin işlemesi, yılın ilk yarısındaki gerilemenin ardından temmuz ve ağustosta yükseldi. Soya işlemesi ocak-haziran döneminde 19,77 milyon tonla geçen yılın aynı döneminin %1,8 altında kalmıştı. Temmuzda 4,1 milyon tona çıkan faaliyet, ağustosta 4,25 milyon tona yükseldi. Kaynakta, temmuz ve ağustos verilerinin toparlanmaya işaret ettiği, ancak bunun kalıcı bir değişim olup olmadığını görmek için sonraki ayların izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Arjantin Yağ Sanayisi ve Tahıl İhracatçıları Odası (Ciara-CEC) Başkanı Gustavo Idigoras, artışta bu sezon 50 milyon tona ulaşan soya hasadının, Paraguay’dan getirilen ve Arjantin tesislerinde işlenen soya fasulyesinin ve soya yağına yönelik uluslararası talebin etkili olduğunu söyledi. Üreticilerin, geçici stopaj indirimleri gibi olağanüstü teşviklerin bulunmadığı bir dönemde satışlarını aylara daha düzenli yaydığını belirten Idigoras, ayçiçeği işlemesinin de tesis kapasitesinin kullanımını artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, yüksek işleme hacmi doğrudan döviz girişine eşdeğer görülmüyor. Soya alımı, ürünün un ve yağa dönüştürülmesi, ihracatın gerçekleştirilmesi ve ihracat gelirlerinin ülkeye getirilmesi farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ağustos verisi öncelikle sanayi faaliyetindeki artışı gösterirken, döviz etkisi ihracat ve tahsilat hızına bağlı olacak.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı

Güney Afrika kırmızı et sektöründe stratejilerin sonuç üretmesinin önündeki temel sorunların zayıf koordinasyon, yetersiz finansman ve uygulama eksikliği olduğu belirtildi. Değerlendirme, Free State eyaletindeki Bothaville’de 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde gündeme geldi. Etkinliğin başlatıcısı ve Stud Breeders Federation başkanı Kobus Bester, sorunlarla ilgilenen kişilerin çoğu zaman az sayıda kaldığını ve kuruluşların birbirinden kopuk çalıştığını söyledi. Bester, çözümün kuruluşlar, bölgeler ve hayvancılık türleri arasında ortak hareket etmekten geçtiğini ifade etti. Sektörde bazı sorunları ele almak için sistem ve yapılar kurulmuş olsa da bunların her zaman etkili biçimde uygulanmadığını belirten Bester, uygulamanın önünde kimi durumlarda siyasi veya “sinsi” nedenlerin bulunduğunu öne sürdü. Sektör paydaşlarını, bireysel kuruluşların ve çıkarların ötesine bakarak değer zincirinin tüm halkalarının kârlı, sürdürülebilir ve refah içinde olmasına katkı sağlayıp sağlamadıklarını değerlendirmeye çağırdı. Gıda ve Tarım Politikası Bürosu (BFAP) kıdemli analisti Gerhard van der Burgh’a göre sektörün sorunları daha önce hazırlanan uzun vadeli planlarda da tanımlanmıştı. 2021’de çalışmaları başlayan Red Meat Strategy 2030, Agriculture and Agro-processing Master Planı ile daha önceki yapılanma girişlerine dayanıyor. Strateji hayvan ve kamu sağlığı, kapsayıcı büyüme, pazara erişim ve rekabetçiliği dört ana alan olarak belirlerken ortak sektör sesinin eksikliği, yetersiz finansman ve uygulama kapasitesi, devlet veterinerlik kapasitesindeki sorunlar ile izlenebilirliğin uygulanmasını başlıca kısıtlar arasında saydı. 2022 stratejisinde öngörülen yapıda Meat and Livestock Value Chain Round Table sektör çapındaki sorunlarla ilgilenecek, Red Meat Primary Cluster (RMPC) öncelikleri yönlendirecek ve uyumu güçlendirecekti. Red Meat Industry Services (RMIS) ise izlenebilirlik, araştırma ve hayvan sağlığı gibi alanlarda uygulama ve hizmet sunumundan sorumlu olacaktı. Van der Burgh, 2024’te 44 milyar rand büyüklüğündeki sektörü ilerletmek için kâğıt üzerindeki yapıların yanı sıra bütçe, insan kaynağı, yetki, otorite ve açık hesap verebilirlik gerektiğini söyledi. Roller ve sorumluluklar konusunda anlaşmaların ise henüz tamamlanmadığını belirtti. Finansman açığını ortaya koyan verilere göre kırmızı et sektörünün bildirilen yasal kesinti geliri 2024’te 51,2 milyon rand oldu. Tarihsel toplam kesinti, ilk satış değerinin %0,09’una karşılık gelirken kesinti uygulanan Güney Afrika tarım sektörlerindeki ortalama %0,50 olarak verildi. Van der Burgh, %0,36’lık oranı olası bir artış örneği olarak gösterdi; ancak çiftçiler, yem işletmeleri ve mezbahalardan daha yüksek katkı alınması 2021’de dirençle karşılaşmıştı.

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti

Kazakistan’da 2026 yılında uzak ülkelerden 7 bin 234 büyükbaş hayvan ithal edildi. Kazakistan Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2026-2030 Hayvancılık Geliştirme Kapsamlı Planı’nın uygulanması için 80 milyar Kazakistan tengesi ayrıldı. Bu kaynakla 40 bin büyükbaş ve 20 bin küçükbaş hayvan alınması planlanıyor. İthal edilen hayvanlar arasında süt işletmelerine gönderilen Holştayn ırkı sığırlar da bulunuyor. Türkistan bölgesindeki Asia Milk çiftliğine Danimarka’dan 165 başlık yeni parti ulaştı; önceki sevkiyatla birlikte çiftliğe bu ülkeden getirilen hayvan sayısı 330’a çıktı. Kuzey Kazakistan’daki Budennoe SK süt kompleksine Almanya’dan 165 düve gönderildi. Bu sevkiyatla işletmenin sürüsü 825 başa yükseldi ve tesisin toplam 1.200 baş ithal hayvanla tamamlanması planlanıyor. Doğu Kazakistan’daki Moyyldy-Baikonur çiftliğine ise Rusya’nın Perm bölgesinden 224 Holştayn düvesi getirildi. Bakanlık, uygulanan önlemlerin işletmelerin sürülerini yenilemesine, hayvan verimliliğini artırmasına ve üretim kapasitesini genişletmesine katkı sağladığını bildirdi.

Çekya’da İthal Kanatlı Etinde Salmonella Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber

Çekya’da İthal Kanatlı Etinde Salmonella Tespit Edildi

Çekya’da ithal kanatlı etine yönelik artırılmış Salmonella denetimlerinde, 93 ürün örneğinin 23’ünde bakteriye rastlandı. Devlet Veteriner İdaresi (SVS), ithal kanatlı ette Salmonella varlığını hedefleyen kontrolleri temmuz sonlarında yoğunlaştırdı. Testler, incelenen örneklerin yaklaşık dörtte birinde Salmonella bulunduğunu gösterdi. Denetimler, ithal ürünlerde patojen aranmasına yönelik özel bir uygulama kapsamında yürütüldü.

FDA, New York’taki Meyve Suyu İşleyicisine HACCP İhlali Uyarısı Gönderdi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

FDA, New York’taki Meyve Suyu İşleyicisine HACCP İhlali Uyarısı Gönderdi

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), New York eyaletinin Nesconset kentindeki Wellmill LLC adlı meyve suyu işleyicisine, federal Meyve Suyu Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP) gereklerini ihlal ettiği gerekçesiyle uyarı mektubu gönderdi. Denetçiler işletmede önemli eksiklikler tespit etti. İhlaller arasında yetersiz tehlike analizi yapılması ve gerekli patojen azaltma sürecinin uygulanmaması yer aldı. Kaynak metne göre işletme sahiplerinin FDA uyarı mektuplarına yanıt vermek için 15 günü bulunuyor; mektuplar kamuya haftalar veya aylar sonra açıklanabiliyor.

Hollanda’da Denetlenen İşletmelerin Yaklaşık Üçte İkisinde Gıda Güvenliği İhlali
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Denetlenen İşletmelerin Yaklaşık Üçte İkisinde Gıda Güvenliği İhlali

Hollanda Gıda ve Tüketici Ürünleri Güvenliği Kurumu’nun (NVWA) yaz denetim kampanyasında, hizmet işletmelerinin yaklaşık üçte ikisinde gıda güvenliği kurallarına aykırılıklar bulundu. Denetlenen 154 işletmenin 96’sı hakkında yaptırım uygulandı. Yaptırımlar 88 resmî uyarı ve para cezasıyla sonuçlanan sekiz rapordan oluştu. Kurallara uymayan işletmeler için üç ay içinde takip denetimi yapılacak. Kaynak, ayrıca et denetçilerinin çalışma koşullarına ilişkin bir uyarı bulunduğunu belirtiyor.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Kazakistanlı 40’tan Fazla Şirket Çin Tahıl Ticaret Platformuna Kaydoldu
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistanlı 40’tan Fazla Şirket Çin Tahıl Ticaret Platformuna Kaydoldu

Çin ve Kazakistan’ın eylülde tahıl ticareti için başlattığı ortak dijital platforma 40’tan fazla Kazakistanlı şirket kaydoldu. Çin tarafında 50 binden fazla şirketi bir araya getiren platform, tarım ürünleri ihracatçılarının ithalatçılar ve nihai tüketicilerle doğrudan görüşmesine imkân sağlıyor. Çin-Kazakistan dijital ticaret platformu, 1 Ekim’de Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansında tanıtıldı. İhracatçılar ürün lotlarını platformda yayımlayabiliyor ve alıcılarla FCA ile DAP dahil farklı teslim koşullarını görüşebiliyor. İşlemlerde her iki tarafın, lot değerinin %10’una kadar teminat yatırması öngörülüyor. Taraflardan biri anlaşmayı yerine getirmezse teminat karşı tarafa aktarılıyor. Prodcorporation, işlemlerde uygulanacak hukukun seçilebilmesine yönelik çalışma yürütüyor. Platformdaki işlemler şu anda Çin hukukuna tabi. Konferansta ayrıca bu yılki tahıl hasadının iç ihtiyacı karşılamaya ve ortalama ihracat hacimlerini korumaya yeteceği belirtildi. Mevcut stok ve arz dikkate alınarak ek müdahale alımına şu aşamada ihtiyaç görülmediği açıklandı.

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim

Endonezya Tarım Bakanlığı (Kementan), soya fiyatlarının yükselmesinde yerli üretimin ulusal ihtiyacı karşılamaya yetmemesinin etkili olduğunu açıkladı. Tofu ve tempe üreticilerinin kullandığı soyanın kilogram fiyatı 9.500 Endonezya rupisinden 11.600 rupiye çıkarken, üreticiler fiyat artışını ürün fiyatlarına tamamen yansıtmak yerine ürün boyutlarını küçültüyor. Kementan, yerli üretimi artırmak amacıyla 2026’da 50 bin hektarlık alanda soya tohumu desteği sağladı. Bu alanlardan 50 bin ton üretim bekleniyor. Tohum desteğine gübre ve pestisit yardımı da eklenirse üretimin 75 bin tonun üzerine çıkabileceği belirtildi. Bakanlık, desteği çiftçilerin üretim maliyetlerine katkı sağlayan bir teşvik olarak tanımladı. Bapanas yetkilisi Hermawan’a göre hükümetin Soya Tedarik ve Fiyat İstikrarı Programı (SPHP), fiyatların belirlenen Satış Referans Fiyatı’nı (HAP) aşması halinde uygulanacak; program fiyat her yükseldiğinde otomatik sübvansiyon olarak devreye girmeyecek. İthal soya için tüketici düzeyindeki HAP kilogram başına 12 bin rupi olarak belirlendi. Cava’da ortalama fiyat 11.623 rupiyle bu seviyenin altında kalırken, Doğu Endonezya’da ortalama fiyat 12.097 rupiye ulaştı. SPHP’nin 2026 uygulaması için Bulog’a görev verilmesini ve uygulama esaslarının hazırlanmasını sağlayacak yeni bir düzenleme planlanıyor.

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde

Yeni Zelanda’da kasım ayında yapılacak genel seçim öncesinde kırsal bölgelerin sorunlarını ve siyasi beklentilerini ortaya koymak amacıyla ülke genelinde bir ziyaret programı başlatılıyor. Farmers Weekly’nin görüş yazısında, küçük kasabalarda işletme sahipleri, topluluk üyeleri ve yerel yönetim temsilcileriyle görüşülerek hükümetin son üç yıldaki uygulamalarının ve yeni yönetimden beklenenlerin ele alınacağı belirtiliyor. Kırsal kesimde yaşam maliyeti, sağlık hizmetleri, ormancılığa bağlı arazi kullanımı değişiklikleri, yol bakımı, daha etkin zararlı kontrolü ve kamu hizmetlerinde merkezileşmenin azaltılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yazıya göre, kırsal bölgelerde siyasetçilerin seçim dönemleri dışında bu yerleşimleri yeterince ziyaret etmediği yönünde bir görüş bulunuyor. Bu taleplerin bir bölümü, Federated Farmers’ın seçim gündemindeki bürokrasiyi azaltma önceliğiyle örtüşüyor. Tarım sektöründeki ekonomik görünüm ise üretim dallarına göre farklılaşıyor. Süt ile koyun ve sığır yetiştiriciliğinde güçlü gelirlerden memnuniyet duyulurken, tarla bitkileri üreticileri düzenli hava olayları ve düşük fiyatlar nedeniyle daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Federated Farmers güven anketine göre çiftçilerin %72’si kâr ediyor, %5’inden azı zarar bildiriyor. Buna karşın gelecek 12 aya ilişkin beklentiler temkinli: yaklaşık %30’luk kesim koşulların kötüleşmesini beklerken yalnızca %12’lik kesim iyileşme öngörüyor.

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir
Görsel kaynağı: Vedomosti — Agroprom · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir

Rusya’da 2027 yılı tarımın geliştirilmesi ve tarım ürünleri piyasalarının düzenlenmesine yönelik devlet programı için 261,7 milyar ruble ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, 2026 bütçesinde öngörülen 302,2 milyar rubleye göre 40,5 milyar ruble ve %13,4 daha düşük. Tarım Bakanlığı temsilcisi, proje bütçesindeki rakamların ekonomik koşullar ile destek önlemlerine yönelik talebe göre netleştirilebileceğini belirtti. Ayrıca 2027–2029 döneminde, federal bütçedeki kaynaklara ek olarak sektörün durumuna göre finansman sağlanması planlanıyor.

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti

Ukrayna’nın Karadeniz limanlarındaki abluka nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerini Avrupa üzerinden daha yüksek hacimlerde ihraç etme talebi Polonya ve Romanya’dan karşılık bulmadı. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi, Avrupa Birliği ülkelerinden sevkiyatlara izin verilmesini ve artan taşıma maliyetlerini karşılamak üzere 1,1 milyar avro sağlanmasını istedi. Polonya ve Romanya ise kendi tarım sektörlerinin çıkarlarını önceliklendirdi. Vysotskyi, Ukrayna’da hasat edilen tahıl ve yağlı tohumların satılamadığını, ürünlerin ülke içinde biriktiğini ve çiftçilerin kışlık ekim için gerekli paradan yoksun kaldığını söyledi. Sorunun ilkbahara kadar sürmesi halinde ekili alanın %35-40 azalabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, ihracat kanallarındaki tıkanıklığın yalnızca mevcut ürün stoklarını değil, sonraki üretim dönemini de etkileyebileceği yönündeki Ukrayna değerlendirmesini yansıtıyor. Romanya Tarım Bakanı Barna Tánczos, Ukrayna tahılının ülke üzerinden taşınmasıyla Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyelerinin Romanya limanlarını aşırı yüklediğini ve Rumen çiftçilerin ürünlerini satmasını zorlaştırdığını belirtti. Tánczos, tren sayısının, kara ve demir yolu bağlantılarının ya da liman kapasitesinin iki katına çıkarılamayacağını söyledi. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transitini artırmaya yönelik bir değişiklik planlamadığını açıkladı. Haber ayrıca Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in Ukrayna ve Rusya ile Karadeniz’de ateşkes ve tahıl taşımacılığının güvenliği konusunda yeni görüşmeler yürüttüğünü aktarıyor. Bu girişim, Rusya’nın Temmuz 2023’te çekildiği 2022 tarihli tahıl anlaşmasının yeniden oluşturulmasını amaçlıyor.

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Karadeniz bölgesindeki Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve küresel gıda tedarikini baskı altına alıyor. CNN.gr'nin aktardığına göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı, Rusya'nın limanlara yönelik saldırıları nedeniyle ağustosun ilk iki haftasında yıllık bazda %75 azaldı. Rusya'nın temmuz ve ağustos başında limanlara 70'ten fazla saldırı düzenlediği, 62 olayda gemilerin hedef alındığı bildirildi. Oxford Economics ekonomistleri, bu gelişmelerin Dünya Bankası gıda fiyatları endeksine yansımasını bekliyor. Ekonomist Pablo Meyer, endeksin 2026'da yaklaşık %9,3 artacağını, artış hızının 2027'de yaklaşık %4,4'e gerileyeceğini söyledi. Rusya ve Ukrayna birlikte küresel tahıl talebinin yaklaşık üçte birini karşıladığı için ihracattaki kesinti, özellikle bu ürünlere bağımlı ülkeler açısından arz ve fiyat riskini artırıyor. Ukrayna'nın ihracat görünümü de limanlardaki kesintiden doğrudan etkileniyor. Tahıl ihracatı geçen ay 774 bin tona indi; bu miktar, 2023-2025 döneminin ağustos ortalamasının %79 altında kaldı. Eylül ihracatı ise yaklaşık 1,4 milyon ton olarak verildi. Mevcut koşullar sürerse 2026/27 dönemindeki tahıl ihracatının yaklaşık 20 milyon tonla, abluka öncesinde yapılan tahminin yaklaşık yarısı düzeyinde kalabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, alternatif güzergâhların ulaşabileceği en yüksek kapasiteye çıkması koşuluna bağlanıyor. Alternatif taşımacılık yolları, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tamamen dolduramıyor. Avrupa Birliği'nin demir, kara ve nehir yollarından oluşan Dayanışma Koridorları temmuzda Ukrayna'nın tarım dışı ihracatının %95'ini taşırken tahıl, yağlı tohum ve ilgili ürünlerdeki payı %20'de kaldı. Deniz yolu, büyük yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında daha verimli görülüyor; alternatif güzergâhların en iyi ihtimalle yaklaşık 17 milyon tonluk açığı karşılayabileceği belirtiliyor. Ukrayna tarımı ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve fiilî liman ablukasının ülkeye günlük 70 milyon dolara kadar maliyet çıkardığı aktarılıyor. Ukrayna son dönemlerde dünya buğday ihracatının yaklaşık %6'sını, mısır ihracatının %11'ini karşılıyordu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Ukrayna'dan yapılan uygun maliyetli sevkiyatlara dayanan kuruluşlar arasında yer alıyor; saldırıların taşıma ve sigorta maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin açıklamasına göre Türkiye, Hindistan, Mısır ve diğer bazı Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz'de deniz ulaşımının yeniden tesis edilmesine yönelik yeni bir girişim kapsamında geçen haftanın sonlarında görüşmelere katıldı.

Kanser Araştırmacısından Bitkisel Süt Uyarısı
Görsel kaynağı: DV · Özgün haber

Kanser Araştırmacısından Bitkisel Süt Uyarısı

Son yıllarda birçok tüketici, hayvan refahı veya daha sağlıklı beslendiği düşüncesiyle inek sütü yerine yulaf, soya ve badem bazlı bitkisel içecekleri tercih ediyor. Bu ürünler kahveye veya kahvaltılık gevreklere eklenerek geleneksel süt gibi tüketiliyor. Ancak haberde bazı bilim insanlarının bitkisel sütlerin otomatik olarak daha sağlıklı kabul edilmemesi gerektiğini söylediği aktarılıyor. Kanser araştırmalarında çalışan doktor Maria Abreu, 7News’e yaptığı açıklamada bazı ürünlerin aşırı işlenmiş gıda niteliği taşıyabileceğini ve içeriklerindeki maddelerle ek bileşenlerin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Abreu’ya göre bu maddeler bağırsakların doğal dengesini etkileyebilir ve en kötü durumda kronik iltihaplanmaya yol açabilir. Uzmanların aktarılan değerlendirmesinde ise tek bir bardak bitkisel süt tüketiminin belirleyici olmadığı, asıl olarak ürünlerin içeriklerinin incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. Haberde, bitkisel kaynaklı ürünlerin hayvansal kaynaklı ürünlerden kendiliğinden daha sağlıklı sayılamayacağı ifade ediliyor.

Suriye'nin Tahıl Silolarını Türkler Yapacak
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'nin Tahıl Silolarını Türkler Yapacak

Suriye Tahıl Kurumu, Türk şirketi Obial ile Halep, İdlib, Haseke, Rakka, Hama ve Deyrizor illerinde 15 yeni metal tahıl silosu kurulmasını görüştü. Önerilen tesislerin toplam depolama kapasitesinin 250 bin tona ulaşması ve 2027 sezonunda buğday kabulüne başlaması planlanıyor. Görüşmede projenin teknik ve uygulamaya ilişkin yönleri ele alındı. Suriye makamlarına göre yatırımın amacı, tahıl depolama altyapısını genişletmek, kapasiteyi üretim bölgelerine yaklaştırmak ve buğdayın teslim alınması ile depolanmasında verimliliği artırmak. Kurumun daha önce açıkladığı verilere göre mevcut sezonda teslim alınan buğday 2,7 milyon tona ulaştı; bu miktar, Suriye'nin yıllık 2,55 milyon tonluk ihtiyacının üzerinde bulunuyor.