ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3283 haber · Sayfa 89

Avusturya’da Patates Hasadı Kuraklık ve Telkurdu Nedeniyle Küçüldü
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Patates Hasadı Kuraklık ve Telkurdu Nedeniyle Küçüldü

Avusturya’da patates üreticileri, bu yılki hasatta kuraklık ve telkurdunun etkisiyle ciddi kayıp yaşadı. Krone’nin Weinviertel’deki gözlemlerine göre yumrular normalden daha küçük kaldı ve patates birçok bölgede kıt ürün haline geldi. Ülke genelinde hasadın, geçen yılki yaklaşık 813 bin tondan 468 bin tona gerilediği bildirildi. Haberde, ortalama bir hasat yılının yaklaşık 700 bin ton seviyesinde olduğu belirtildi. İlkbaharda iyi başlayan üretim, hazirandan itibaren aşırı sıcaklık stresiyle karşılaştı. Uzun süren kuraklığın yanı sıra telkurdu da yumrulara zarar vererek toplam ürünü daha da düşürdü.

İrlanda’da Kuş Gribi İçin Riskli Dönem Uyarısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Kuş Gribi İçin Riskli Dönem Uyarısı

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı (DAFM), ülkenin kuş gribi için daha yüksek riskli bir döneme girdiği uyarısında bulundu. Bakanlık, son aylarda hiçbir yabani kuşta kuş gribi tespit edilmediğini, 2026’da ise şimdiye kadar yalnızca iki vakanın belirlendiğini açıkladı. DAFM’ye göre kışın başlamasıyla hava koşulları ve kuşların göç güzergâhları, hastalığın İrlanda’ya taşınma riskini artırıyor. Daha soğuk hava ve günlerin kısalması virüslerin çevrede daha uzun süre canlı kalmasına yol açabilir; göçmen yabani kuşlar da kışı geçirmek üzere ülkeye çok sayıda geliyor.

PS/Azorlardan Flores’te Canlı Hayvan İhracatı Eleştirisi
Görsel kaynağı: Agricultura e Mar · Özgün haber
Veri haberi

PS/Azorlardan Flores’te Canlı Hayvan İhracatı Eleştirisi

Azorlar Sosyalist Partisi (PS/Azores), Flores Adası'ndan canlı hayvan ihracatında deniz taşımacılığı sisteminin yeniden aksadığını ve üreticilerin hayvanlarını ana karaya zamanında gönderemediğini savundu. PS Flores tarafından yapılan açıklamaya göre, canlı hayvan taşıyan konteynerler Ponta Delgada ile Lizbon arasında sefer yapan gemilere zamanında bağlanamayınca Flores'teki hayvan sevkiyatları gerçekleştirilemedi. Parti, bir seferin kaçırılmasının sonraki seferleri de etkileyebileceğini belirtti. Açıklamada, sonraki seferde dokuz konteynerin tüm ihracat taleplerini karşılamaya yetmeyebileceği ve adada bekletilen hayvan sayısının artabileceği ifade edildi. PS/Azores, sorunun istisnai olmaktan çıktığını ve tekrarlayan bir hale geldiğini ileri sürerek üreticilerin yem ve bakım maliyetlerinin yükseldiğini, gelir kaybı yaşadığını ve işletmelerin ekonomik sürdürülebilirliğinin zarar gördüğünü belirtti. PS Flores, Lajes Limanı'ndaki operasyonel kısıtların ve yılın bu dönemindeki deniz koşullarının daha planlı bir taşımacılık düzenini gerekli kıldığını söyledi. Azorlar Yasama Meclisi'nin daha önce, ihtiyaçların arttığı dönemlerde Flores'e seferlerin artırılmasını ve haftalık yolculuklar düzenlenmesini tavsiye eden bir kararı kabul ettiği, ancak bölgesel hükümetin bu tavsiyeyi uygulamadığı öne sürüldü. Parti, canlı hayvan ihracatının yoğun olduğu dönemlerde haftalık seferlerin hayata geçirilmesini ve deniz bağlantılarının düzenli hale getirilmesini istedi.

Nar ve İncir İhracatında QR Code Zorunluluğu
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

Nar ve İncir İhracatında QR Code Zorunluluğu

İran’ın Fars eyaletine bağlı Estahban’da nar ve incir üreticilerinin ihracat öncesinde QR Code alması zorunlu tutuldu. Yetkili Said Saidi, üreticilerin işletme ve ürün bilgilerini “Yekta” sistemine kaydederek birim ve ürün kimliği edinmesi gerektiğini bildirdi. Ürün kimliği; tarımsal üretim bilgilerinin düzenlenmesi, ürünlerin izlenmesi, üreticilere yönelik hizmetlerin hedeflenmesi ve menşe üretim belgesiyle ihracat işlemlerinde kullanılacak. Saidi, ihracata başlamadan önce kayıt ve kimlik alma işlemlerinin tamamlanmasını istedi.

Fars’ta Sonbahar Elması Hasadında 270 Bin Tonun Üzerinde Ürün Bekleniyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Fars’ta Sonbahar Elması Hasadında 270 Bin Tonun Üzerinde Ürün Bekleniyor

İran’ın Fars eyaletinde sonbahar elması hasadı başladı. Eyaletin Tarım Cihadı Teşkilatının bahçecilik işleri yöneticisi Muhammed Sadık Fani, bu yıl 270 bin tonun üzerinde ürün alınmasının öngörüldüğünü açıkladı. Sipidan, Eqlid, Şiraz, Abade, Mervdeşt, Bवनat ve Hürrembid, üretimin başlıca merkezleri arasında gösterildi. Hasat edilen elmaların bir bölümü, yaklaşan dönemde piyasayı düzenlemek amacıyla standart soğuk hava depolarında saklanacak ve başta Tahran olmak üzere diğer eyaletlerdeki tüketim merkezlerine gönderilecek. Ürünün önemli bir bölümünün de dünya pazarlarına ihraç edilmesi bekleniyor. Doğrudan satışa uygun olmayan düşük kaliteli elmaların işlenmesi için Fars dışındaki tesislere gönderildiği belirtilirken, eyalette işleme altyapısının güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Irak Ticaret Bakanlığı Beşinci Gıda Sepetini Başlattı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak Ticaret Bakanlığı Beşinci Gıda Sepetini Başlattı

Irak Ticaret Bakanlığı, beşinci gıda sepetinin başlatıldığını açıkladı. Bakanlık ayrıca altıncı un sepetinin de başlatıldığını bildirerek piyasanın izlenmesi ve temel gıda maddelerindeki olası fiyat artışları ile kıtlıkların ele alınmasının hedeflendiğini belirtti. Bakanlık yetkilisi Riyad el-Musevi, son dönemde yaklaşık 700 ihlal tespit edildiğini ve sorumlular hakkında yasal işlem yapıldığını söyledi. İhlaller arasında ticari ve sınai sahtekârlık, son kullanma tarihi geçmiş ürünler ile kasap, fırın, ekmek üretim tesisi ve yem fabrikalarındaki aykırılıklar yer aldı.

İran’da Üzüm Salkım Güvesine Karşı Kitle Yakalama Uygulaması
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Üzüm Salkım Güvesine Karşı Kitle Yakalama Uygulaması

İran’ın Fars eyaletindeki Düşmanziyari üzüm bahçelerinde, üzüm salkım güvesiyle mücadele amacıyla kitle yakalama projesi uygulandı. Fars Tarım Cihadı Örgütü yetkililerinin açıklamasına göre çalışma, 25 hektarlık üzüm bağı alanını kapsadı. Saha değerlendirmelerinde yöntemin zararlı popülasyonunu baskılamada ve ürünün miktarı ile kalitesini korumada etkili olduğu bildirildi. Uygulamada özel tuzaklar ve feromonlar kullanılarak hedeflenen ergin böcekler, yeni nesil oluşmadan yakalanıyor ve üreme döngüsünden çıkarılıyor. Proje, geleneksel yöntemlere ve kimyasal ilaçlara mutlak bağımlılığı azaltma arayışı kapsamında, Entegre Zararlı Yönetimi (IPM) ilkeleriyle uyumlu bir yaklaşım olarak tanımlandı. Açıklamada yöntemin faydalı böcekleri korumaya, toprak sağlığını geliştirmeye ve pestisit kalıntısı bulunmayan sertifikalı ürün üretimine katkı sağlayabileceği belirtildi. Düşmanziyari’deki uygulamanın, Fars eyaletindeki ve İran’ın diğer üzüm üretim bölgelerindeki benzer çalışmalara örnek oluşturması hedefleniyor.

İran ve Türkiye Ormancılıkta Uzmanlık İşbirliğini Görüştü
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

İran ve Türkiye Ormancılıkta Uzmanlık İşbirliğini Görüştü

İran ve Türkiye, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ormancılık zirvesi kapsamındaki görüşmede, sürdürülebilir orman yönetimi ve doğal kaynakların korunması alanlarında uzmanlık işbirliğini değerlendirdi. Görüşmede kurak ve yarı kurak ormanların iyileştirilmesi, çölleşmeyle mücadele ile doğal alanların korunması ve rehabilitasyonu öne çıktı. Taraflar ayrıca Türkiye’nin odun üretimi, fidan yetiştiriciliği ve ıslah edilmiş kavak türleri konusundaki deneyimlerinin paylaşılmasını görüştü. Orman yangınlarının bütüncül yönetimi, doğal alanların yeni teknolojilerle izlenmesi, sosyal ormancılık, yerel toplulukların katılımı ve uzman eğitimleri de gündeme geldi. Bölgesel işbirliği kapsamında Batı Asya’da tozla mücadele için ortak girişimler ele alındı.

Haseke’de Buğday, Arpa ve Kimyon Fiyatları Tohum Sezonunda Arttı
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke’de Buğday, Arpa ve Kimyon Fiyatları Tohum Sezonunda Arttı

Suriye’nin Haseke kenti ve kırsalındaki piyasalarda buğday, arpa ve kimyon fiyatları, tohum ekim sezonunun başlaması ve tahıla yönelik talebin artmasıyla yükseldi. Bir tahıl tüccarının verdiği bilgilere göre arpanın ton fiyatı yaklaşık 210 dolardan 250-260 dolar aralığına, buğdayın fiyatı 275 dolardan 360 dolara, kimyonun fiyatı ise 1800 dolardan 2500 dolara çıktı. Piyasada talebi karşılayacak yeterli miktarda ürün bulunmaması da artışta etkili oldu. Geçen buğday sezonuna ait ödemelerin gecikmesi, çiftçilerin tohum ve diğer üretim ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırdı. Bazı çiftçiler borçlarını ve birikmiş mali yükümlülüklerini ödemek için stoklarındaki tahılı satmak zorunda kaldı.

Macaristan’da Kişi Başına Gıda Atığı AB Ortalamasının Altında
Görsel kaynağı: HVG · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da Kişi Başına Gıda Atığı AB Ortalamasının Altında

Eurostat’ın 2024 verilerine göre Macaristan’da kişi başına 87 kilogram gıda atığı oluştu. Bu miktar, Avrupa Birliği’ndeki 129 kilogramlık ortalamanın yaklaşık üçte bir altında kaldı. Macaristan’ın göstergesi 2021’deki 92 kilograma kıyasla %5,4 gerilerken, AB ortalaması aynı dönemde değişmedi. Veriler yalnızca hanelerin çöpe attığı yenilebilir gıdaları kapsamıyor. Üretim, işleme, ticaret ve haneler dahil olmak üzere tüm gıda zincirinde oluşan atıklar; kabuk ve kemik gibi yenilemeyen bölümlerle birlikte hesaplanıyor. Bu nedenle Eurostat göstergesi, doğrudan hanehalkı gıda israfını değil, gıda zincirinin tamamındaki toplam atığı ifade ediyor. Macaristan’daki miktar, bölgedeki bazı ülkelere göre daha düşük. 2024’te Polonya’da kişi başına 130, Avusturya’da 128, Çekya’da ise 101 kilogram atık kaydedildi. Slovakya’daki 72 ve Slovenya’daki 79 kilogramlık değerler ise Macaristan’ın altında kaldı. Avrupa genelinde en yüksek miktarlar Kıbrıs’ta 295, Danimarka’da 261 ve Yunanistan’da 208 kilogram olarak ölçülürken, İspanya 54, Litvanya 68 ve Slovakya 72 kilogramla en düşük değerler arasında yer aldı. Ulusal Gıda Zinciri Güvenliği Hivatalı’nın (Nébih) hane araştırmasına göre, hanelerde kişi başına düşen gıda atığı 2016’daki 33,1 kilogramdan 2024 sonu itibarıyla 21,5 kilograma indi. Nébih, iyileşmede yeni kuşağın daha sürdürülebilir düşünmesini, beslenme alışkanlıklarındaki değişimi ve Maradék nélkül programının farkındalık çalışmalarını etkili unsurlar arasında gösterdi. Buna rağmen hane kaynaklı gıda israfının yıllık 206 bin ton düzeyinde olduğu belirtildi.

Artan Tahıl Arzı Buğday Fiyatını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Artan Tahıl Arzı Buğday Fiyatını Baskılıyor

Karadeniz’den tahıl ihracatının artabileceğine ilişkin beklentiler, Chicago’da buğday fiyatını bushel başına 7 doların altına çekti. Trading Economics verilerine göre fiyat, 28 Ağustos’ta ulaşılan 7,67 dolarlık zirvenin %8’den fazla altında ve 25 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyede. Paris Euronext Matif’te öğütmelik buğdayın aralık vadeli işlemleri 1 Ekim’de ton başına 239 eurodan işlem gördü. Fiyat düşüşü, Karadeniz tahıl ihracatını yeniden açmaya yönelik diplomatik temaslarla aynı dönemde gerçekleşti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyj, Hindistan, Türkiye, Mısır ve bazı Orta Doğu ülkelerinin görüşmelere katıldığını açıkladı. Ukrayna’nın tahıl stokları 1 Eylül’de 24,6 milyon tona çıkarken, liman ve gemilere yönelik saldırılar ihracatı sınırlamayı sürdürüyor.

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım

İrlanda’nın Daingean kentindeki McIntyre ailesi çiftliğinde 105 süt ineği yılın büyük bölümünü merada geçiriyor. Hayvanlar yılda yaklaşık 290 gün dışarıda tutuluyor; bu süre İrlanda ortalamasından yaklaşık 20 gün daha uzun. İnekler, günde üç kez kendileri sağım robotuna gidiyor ve sağım sırasında ek yem alıyor. Çiftlikte yedi yıldır kullanılan robotlu sağım sistemi, yapay zekâ yardımıyla hayvanların sağlık durumunu, süt verimini ve sütün bileşimini izliyor. Sistemle birlikte enerji tüketimi bir miktar artarken süt kalitesinin iyileştiği belirtiliyor. Millie McIntyre’ye göre teknoloji, işletmede daha fazla boş zaman sağlamadı; fiziksel işlerin bir bölümü bakım, bilgisayar üzerinden veri kontrolü ve analiz çalışmalarına dönüştü. İrlanda’da tarım arazilerinin %92’den fazlasını çayırlar oluşturuyor. Ülkenin ılıman ve yağışlı ikliminin meralara uzun bir büyüme dönemi sağladığı aktarılıyor. McIntyre ailesi ise çim miktarını düzenli ölçüyor, verileri Teagasc’ın hava durumu temelli büyüme tahminleriyle karşılaştırıyor, meralara az miktarda yonca ekiyor ve gerekli besinleri belirlemek için toprak analizleri yaptırıyor.

Avrupa Komisyonu, Yerli Protein Bitkileri Arzını Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu, Yerli Protein Bitkileri Arzını Artırmayı Planlıyor

Avrupa Komisyonu, önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın yerli protein bitkileri arzını artırmayı planlıyor. Girişim, hayvancılığı daha sürdürülebilir hale getirme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği (AB) hayvancılığında her yıl yaklaşık 74 milyon ton protein yemi kullanılıyor. Protein yeminin yaklaşık %26'sı, yüksek proteinli yağlı tohumlar ve protein bitkilerinin %74'ü ithal edilirken, soya proteininde ithalat oranı %94'e çıkıyor.

Güney Afrika'nın Pink Lady Elma Sevkiyatı Avrupa'da Büyüyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'nın Pink Lady Elma Sevkiyatı Avrupa'da Büyüyor

Güney Afrika’nın önde gelen elma ihracatçılarından Tru-Cape Fruit Marketing’in Pink Lady elması sevkiyatları Avrupa pazarlarında büyümeyi sürdürdü. Şirketin Avrupa’ya gönderdiği Pink Lady hacmi 2020’den bu yana belirgin biçimde artarken, Birleşik Krallık’taki perakendecilere yapılan sevkiyatlar 2026 sezonunda %16’dan fazla yükseldi. Şirket, artışın Pink Lady ve Tru-Cape markalarına yönelik talebi yansıttığını belirtti. Tru-Cape’in üretici ağı Witzenberg Valley, Koue-Bokkeveld, Bo-Swaarmoed, Elgin, Vyeboom, Grabouw, Villiersdorp ve Langkloof gibi Güney Afrika’nın başlıca elma üretim bölgelerine yayılıyor. Şirkete göre bu bölgelerdeki farklı mikroiklimler Pink Lady elmalarında iyi renk gelişimini desteklerken, üretimin coğrafi olarak dağılması tedarik riskini çeşitlendiriyor. 2026 sezonunun ilk bölümü güçlü taleple geçse de Ceres ve Villiersdorp bölgelerinde hasat döneminin sonlarına doğru yaşanan fırtına ve şiddetli rüzgârlar, ağaçlardan düşen meyvelerde berelenmeye neden oldu. Güney Afrika, Güney Yarımküre’deki Pink Lady elmalarının yaklaşık %80’ini tedarik ediyor. Pink Lady ile markasız satılan aynı çeşit Cripps Pink birlikte hesaplandığında, ülkenin ihracatı yaklaşık dokuz milyon MK6 eşdeğeri kartona ulaşıyor. Bu ürün grubu, Gala’nın ardından Güney Afrika’nın en büyük ikinci elma ihracat kategorisini oluşturuyor. Pink Lady, iki yarımkürede üretim yapılarak Kuzey Yarımküre pazarlarına yıl boyunca sunulacak şekilde geliştirildi; şirket, Avrupa ve Birleşik Krallık’taki uzun vadeli talep görünümünü güçlü değerlendiriyor.

Rusya’da Ayçiçeği Hasadı Geçen Yıla göre İki Hafta Geride
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Ayçiçeği Hasadı Geçen Yıla göre İki Hafta Geride

Rusya’da ayçiçeği hasadı geçen yılın iki hafta gerisinde ilerliyor. Hasat edilen alanların oranı henüz %15-17 düzeyinde kalırken, verim geçen yıla göre %29 artarak hektar başına 1,8 tona yükseldi. Yağ ve Katı Yağ Birliği, yeni bölgeler dahil ayçiçeği üretimi tahminini yaklaşık 20,1 milyon ton olarak korudu. Hasat performansı ürünlere göre farklılaşıyor. Kolza hasadı geçen yılın %25 önünde seyrediyor; planlanan alanların yaklaşık %60’ı biçildi ve üretim 4,5 milyon tonu aştı. Bununla birlikte kolzanın ortalama verimi hektar başına yaklaşık 2 tona geriledi ve birlik sezonluk üretim tahminini 6,6 milyon ton olarak açıkladı. Soya hasadı ise alanların beşte birinden fazlasında tamamlandı; yaklaşık 2 milyon ton ürün alındı ve birliğin tahminine göre sezon sonunda soya üretimi %13 azalabilir. Soyanın ortalama verimi geçen yılki seviyede, hektar başına yaklaşık 2,1 ton olarak kaldı. Ayçiçeği üretimine ilişkin tahminler kuruluşlara göre değişiyor. Ruseed Analitik Merkezi, mevcut verimlerin kalan alanlara uygulanması halinde ayçiçeği üretiminin 21 milyon tona, kolzanın 7,3 milyon tona ve soyanın 8 milyon tonun biraz üzerine çıkabileceğini belirtti. ProZerno Genel Müdürü Vladimir Petriçenko ise yeni bölgeler hariç ayçiçeği üretimini 19,5 milyon ton, bu bölgelerdeki üretimi 1,5 milyon ton olarak öngördü. Petriçenko, Azak-Karadeniz havzasındaki sevkiyat kısıtları ve yağlı tohum ihracat vergileri nedeniyle Rusya’nın bu sezon 4-5 milyon ton ayçiçeğini işleyemeyebileceğini söyledi.

Polonya'da Sığır Fiyatları Haftalık Artarken Et Piyasasında Farklı Seyir
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya'da Sığır Fiyatları Haftalık Artarken Et Piyasasında Farklı Seyir

Polonya'da sığır fiyatları 14–20 Eylül ile 21–27 Eylül 2026 haftaları arasındaki karşılaştırmada hafif yükseldi. Toplam sığırın canlı ağırlık bazındaki ortalama alım fiyatı 12,53'ten 12,61 zloti/kg'ye çıkarken, soğutulmuş kesim sonrası ağırlık bazındaki ortalama fiyat 24,68'den 24,83 zloti/kg'ye yükseldi. Buna rağmen toplam sığır fiyatı, 2025'in aynı dönemine göre %13,6 daha düşük kaldı. Haftalık artışlar özellikle boğa kategorilerinde görüldü. 12-24 aylık boğaların soğutulmuş kesim sonrası ağırlık bazındaki fiyatı 25,78'den 26,24 zloti/kg'ye çıkarak %1,8 arttı. 24 aydan büyük boğalarda fiyat 25,26'dan 25,81 zloti/kg'ye yükseldi ve artış %2,2 oldu. Ancak bu kategorilerde yıllık fiyatlar sırasıyla %13,4 ve %14,3 geriledi. İneklerin ortalama fiyatı haftalık bazda yalnızca %0,15 artarken yıllık düşüş %15,7'ye ulaştı. 12 aydan büyük düvelerin fiyatı ise haftalık %0,02 geriledi ve yıllık bazda %8,3 düşük kaldı. İç piyasaya yönelik sığır etinde hareketler aynı yönde olmadı. İki yaşına kadar boğalardan elde edilen karkas çeyreklerinin ortalama fiyatı 23,91'den 24,09 zloti/kg'ye çıkarak %0,8 arttı. Buna karşılık ön çeyreklerin fiyatı %5,5 düşerek 18,68'den 17,65 zloti/kg'ye indi; arka çeyreklerde de %0,2 gerileme görüldü. Bölgesel olarak en belirgin artışlar merkezi makro bölgede kaydedilirken, güneyde fiyatlar büyük ölçüde yatay kaldı, kuzeyde toplam sığır fiyatı %0,9 geriledi.

OEF Ödemelerindeki Gecikme Yunan Zeytincilik Sektörünü Zorluyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

OEF Ödemelerindeki Gecikme Yunan Zeytincilik Sektörünü Zorluyor

Yunanistan'da zeytincilik sektörünü ilgilendiren OEF programlarında ödemeler ve yeni dönemin devamı için gerekli karar bekleyişi sürüyor. Agronews'un aktardığı son bilgilere göre, programları mevcut uygulama takvimine uyarlayan Bakanlık Kararı, Tarımsal Kalkınmadan Sorumlu Bakan Yardımcısı Giannis Adrianos'un ofisine ulaştı ancak henüz imzalanmadı. Avrupa Birliği makamlarının, söz konusu Operasyonel Programların sürdürülmesine yeşil ışık yaktığı ve ulusal makama gerekli teknik yardımı sunduğu belirtiliyor. Buna rağmen OEF kuruluşları yatırımlarını gerçekleştirdi, ekipmanlarını teslim aldı, program kapsamındaki çıktıları tamamladı ve önemli mali yükümlülükler üstlendi; ancak programın öngördüğü destek ödemelerine ulaşamadı. Kaynakta, üreticilerin desteklerinden ayrılan kaynakların henüz hedeflenen zeytincilik müdahaleleri aracılığıyla sektöre dönmediği vurgulanıyor. Yeni zeytincilik döneminin, programların sorunsuz biçimde devamı için gerekli kararlar yayımlanmadan başlaması kuruluşlar ve üreticiler açısından belirsizlik yaratıyor. OEF'ler için belirli bir ödeme takvimi oluşturulması, birikmiş desteklerin ödenmesi ve ilgili faturaların kapatılması için makul bir ek süre verilmesi isteniyor. Programların topluluk yönlendirmeleri doğrultusunda sürdürülebilmesi için gerekli kararların da yayımlanması bekleniyor.

Broiler Yetiştiricisi Maliyetin Altında Satıştan Şikâyetçi
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Broiler Yetiştiricisi Maliyetin Altında Satıştan Şikâyetçi

Endonezya’da broiler yetiştiricileri, artan yem maliyetleri ile düşen canlı tavuk fiyatları arasında sıkıştı. Kafes çıkışındaki canlı tavuk fiyatı kilogram başına 21.000-22.000 rupi seviyesine gerilerken, üretim maliyeti 23.000-23.500 rupi/kg aralığına çıktı. Böylece satış fiyatı maliyetin altında kaldı. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia’dan Asep Saepudin, yem fiyatının 2026’nın başından bu yana yükseldiğini söyledi. Yedi ila 21 günlük civcivler için kullanılan başlangıç yeminin kilogramı 9.400 rupinin üzerine çıkarken, normal fiyatın 8.000-8.500 rupi olduğu belirtildi. Mısır fiyatının da 7.800 rupinin üzerine çıktığı, birçok bölgede 8.000 rupiyi aştığı aktarıldı. Yetiştiriciler ayrıca bir günlük civciv fiyatının 6.000 rupiden 7.500-8.500 rupi aralığına yükseldiğini bildirdi. Asep’e göre tavuk talebi görece istikrarlı olsa da bazı bölgelerdeki fazla stok, alıcıların seçeneklerini artırarak fiyatları aşağı çekiyor. Permindo, yem hammaddesi fiyatlarının düşürülmesini, civciv fiyatının 5.500-6.000 rupiye çekilmesini ve canlı tavuk için referans satış fiyatının kilogram başına 27.000 rupiye yükseltilmesini istiyor.

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor

Belçika merkezli RTBF’nin “Avrupa’dan Görünüm” dosyası, az sayıda büyük şirketin tohum, bitki koruma ürünleri, gübre ve tarım makineleri gibi girdilerdeki ağırlığını inceliyor. Dosyaya göre yoğunlaşma, üretim girdileriyle sınırlı kalmıyor; gıda işleme ve perakende pazarlarında da az sayıda şirket belirleyici oluyor. Bu yapı, çiftçileri tedarik zincirinin hem başında hem de sonunda yoğunlaşmış piyasalar arasında bırakabiliyor. Dosyada İsviçre merkezli Syngenta’nın bitki koruma ürünleri alanındaki konumu örnek gösteriliyor. Şirket, 2025’te bu ürünlerin satışından 13,7 milyar dolar gelir elde etti; söz konusu gelir bir önceki yıla göre %4 arttı. Syngenta’nın yaklaşık 1.800 bitki koruma ürününün ruhsatını kaydettirdiği, yeniden kaydettirdiği veya uzattığı aktarılıyor. Kamu otoritelerinin insan sağlığı ve çevre kaygıları nedeniyle ruhsat yenileme ve yeni ürünlere izin verme konusunda daha sıkı davranması, mevcut geniş ürün portföylerine sahip şirketlerin önemini artırıyor. Avrupa Birliği’nde pestisitlerde izin verilen etkin madde sayısının 25 yılda 1.000’in üzerinden yaklaşık 500’e gerilediği belirtiliyor. Yeni bir pestisitin ruhsatlandırılması 7 ila 10 yıl sürebiliyor ve ruhsatın geçerliliği en fazla 15 yıl olabiliyor. Dosyaya göre uzun ve maliyetli süreçler, ruhsat yenileme kapasitesi yüksek şirketlere avantaj sağlarken yeni şirketlerin pazara girişini zorlaştırıyor. Bu koşulların çiftçilerin tohum, kimyasal ürün ve makine seçeneklerini daraltabileceği ifade ediliyor. Şirket yoğunlaşmasının yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, birleşmelerin özellikle 1980’lerden itibaren hızlandığı aktarılıyor. Bayer’in Monsanto’yu 2018’de satın alması, Dow ile DuPont’un 2019’da Corteva Agriscience adı altında birleşmesi, Potash Corporation ile Agrium’un 2018’de Nutrien’i oluşturması ve Syngenta’nın ChemChina tarafından 2017’de satın alınması bu sürecin örnekleri arasında gösteriliyor. ETC araştırma kolektifine göre, küresel tohum pazarında en büyük 10 şirketin 10 yıl önce kontrol ettiği %40’lık paya bugün en büyük iki şirket sahip. Dosyada, az sayıda şirkete bağımlılığın tedarik şoklarında çiftçileri ve gıda sistemini daha kırılgan hâle getirebileceği yönündeki eleştirilere de yer veriliyor. Bununla birlikte yoğunlaşmanın tek başına rekabet hukukunu ihlal etmediği belirtiliyor. Rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar veya az sayıda aktörün bulunduğu bir pazarda gücü artıran birleşmeler incelemeye alınabiliyor. Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezi’nden Max Koppenberg ise yoğunlaşmanın her zaman hâkim durumun kötüye kullanılması anlamına gelmediğini, bazı perakende pazarlarında yoğun rekabetin düşük kâr marjları ve görece düşük tüketici fiyatlarıyla sonuçlanabildiğini söylüyor. Yeni girişleri kolaylaştırmak için ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve patent sürelerinin sınırlandırılması önerilirken, patent süresini kısaltmanın ters sonuç doğurabileceği uyarısı yapılıyor.

Birleşik Krallık'ta Mavi Dil Vakaları Rekor Düzeye Ulaştı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Mavi Dil Vakaları Rekor Düzeye Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık'ta çiftlik hayvanlarını etkileyen mavi dil hastalığının 2026-27 sezonundaki vaka sayısı, sezonun henüz üçüncü ayındayken önceki üç sezonun toplamını aştı. Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra), 1 Temmuz 2026'da başlayan sezonda 2.201 vaka kaydetti; bunların 1.103'ü eylülde görüldü. Sezon 30 Haziran 2027'ye kadar sürecek. Sokucu tatarcıklarla yayılan viral hastalık koyun, sığır ve diğer hayvanlarda ateş, ülser, başta şişme ve topallamaya yol açabiliyor. Ağır vakalarda hayvanlar ölebiliyor. Hastalık insanları veya gıda güvenliğini etkilemiyor ancak çiftlik işletmeleri için iş gücü ve maliyet baskısı yaratıyor. Ulusal Çiftçiler Birliği Başkan Yardımcısı Robyn Munt, hayvanların sürekli gözlenmesi gerektiğini ve aşıya erişmenin talebe bağlı süreç nedeniyle zorlaştığını belirtti. Hastalığın bu sezon ilk kez İskoçya'ya geçtiği ve ülkenin kuzeyindeki Aberdeenshire'a kadar ulaştığı bildirildi. Akademisyenler, bulaşmanın çevre sıcaklığıyla yakından bağlantılı olduğunu; daha sıcak koşulların virüsün tatarcıkların içinde gelişmesini kolaylaştırarak hastalığın daha kuzeyde görülmesine katkıda bulunduğunu söylüyor. İngiltere'de şu anda etkili olan BTV-3 serotipi ilk kez 2023'te tespit edilmişti. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), mavi dilin Avrupa'da kuzeye doğru yayılmasını sıcaklık, tatarcıkların yaşam alanları, hayvan yoğunluğu ve hayvan hareketlerinin birlikte değişmesiyle ilişkilendiriyor. Örgüte göre iklim koşullarındaki değişim bulaşma dönemini uzatabilir. Aşılar hastalığın kontrolünde en etkili araçlardan biri olsa da farklı serotiplere karşı ayrı koruma gerekiyor ve aşıların her zaman kolay bulunamadığı belirtiliyor.

Endonezya’da Kuraklık, Tarımsal Üretim ve Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber

Endonezya’da Kuraklık, Tarımsal Üretim ve Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Endonezya’da “El Nino Godzilla” olarak tanımlanan güçlü El Nino koşullarının uzun süreli kuraklığa yol açtığı, bunun da çiftçiler ve toplum için orman ve arazi yangınları ile ürün kaybı riskini artırdığı bildirildi. Kuraklığın tarımsal üretim ve ulusal gıda arzını etkilemesi bekleniyor. CNBC Indonesia Research ESG Analisti Salma Laiqa, deniz yüzeyi su sıcaklığındaki artışın çok güçlü El Nino’ya işaret ettiğini söyledi. Etkinin özellikle Batı Java, Orta Java ve Doğu Java’da hissedilebileceği; kuraklığın gıda fiyatları ve gıda enflasyonu üzerindeki sonuçlarının programda ele alındığı aktarıldı.

AB’nin Kahve İthalatının Değeri 2025’te 18,7 Milyar Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin Kahve İthalatının Değeri 2025’te 18,7 Milyar Avroya Ulaştı

Avrupa Birliği (AB), 2025’te AB dışındaki ülkelerden 2,9 milyon ton kahve ithal etti. Eurostat verilerine dayanan habere göre ithalatın toplam değeri, 2015’teki 8,6 milyar avrodan 18,7 milyar avroya yükseldi. Fiziksel ithalat hacmi ise aynı dönemde 2,7 milyon tondan yalnızca sınırlı ölçüde arttı. Brezilya, 1 milyon 5 bin 200 tonluk sevkiyatla AB’nin en büyük kahve tedarikçisi oldu ve toplam AB dışı ithalatın %34’ünü karşıladı. Vietnam 587 bin 500 ton ve %20 payla ikinci sırada yer alırken Uganda, Kolombiya ve Honduras da önde gelen tedarikçiler arasında bulundu. Üye ülkeler arasında Almanya 1 milyon 10 bin 500 tonla en fazla kahve ithal eden ülke olurken, İtalya 608 bin tonla ikinci sırada yer aldı. AB ülkelerinde 2025’te 2,2 milyon tondan fazla kavrulmuş veya kafeinsiz kahve ile kahve ikamesi işlendi. Bu üretimin toplam değeri yaklaşık 19 milyar avroya ulaştı; işleme hacmi 2015’e göre %12 arttı.

AB'de Gıda İsrafı 2024'te Kişi Başına 129 Kiloya Ulaştı
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Gıda İsrafı 2024'te Kişi Başına 129 Kiloya Ulaştı

Avrupa Birliği'nde (AB) 2024 yılında kişi başına yaklaşık 129 kilogram gıda atığı oluştu. Eurostat verilerine göre toplam gıda atığı 57,9 milyon tona ulaşırken, bu miktar 2023'teki 57,5 milyon tona kıyasla %0,7 arttı. Hesaplamaya hem yenilebilir hem de atığa dönüşen yenilemeyen gıda bölümleri dahil edildi. Gıda israfında en büyük pay hanelere ait oldu. Haneler, kişi başına 69 kilogramla toplam atığın %53'ünü oluşturdu. Restoranlar ve diğer yemek hizmetleri kişi başına 15 kilogramlık ek atık üretirken, gıda ve içecek sanayisinden kaynaklanan atık kişi başına yaklaşık 25 kilogram olarak hesaplandı. Birincil üretim ile perakende ve dağıtımın her biri kişi başına yaklaşık 10 kilogramlık atıkla ilişkilendirildi. Yunanistan, kişi başına gıda atığında AB ülkeleri arasında üçüncü sırada yer aldı. Ülkede kişi başına toplam yaklaşık 207 kilogram atık oluştu. Bu değer, AB ortalamasının belirgin biçimde üzerinde bulunurken, Kıbrıs yaklaşık 294 kilogramla ilk, Danimarka ise yaklaşık 260 kilogramla ikinci sırada gösterildi. Yunanistan'ı Romanya ve Portekiz izledi. Yunanistan'da 2024 yılı toplam gıda atığı 2.159.056 tona ulaştı. Bunun 907.454 tonu, toplamın yaklaşık %42'sine karşılık gelecek şekilde hanelerden kaynaklandı. Veriler, gıda israfının yalnızca tüketim aşamasında değil, gıda zincirinin üretim, işleme, perakende ve dağıtım aşamalarında da ortaya çıktığını gösteriyor. Gıda israfı, üretim ve taşıma için kullanılan toprak, su ve yakıt gibi kaynakların beslenme amacı gerçekleşmeden tüketilmesine yol açıyor. Atıkların depolama alanlarına gönderilmesi de sera gazı emisyonlarına katkıda bulunuyor. Kaynakta, gıda israfının AB gıda sisteminin sera gazı emisyonlarının yaklaşık %16'sına, 252 milyon ton karbondioksit eşdeğerine karşılık geldiği belirtiliyor. Eurostat'ın AB toplamını hesaplarken Romanya için 2024 verileri yerine 2023'teki son mevcut verileri kullandığı aktarıldı. Metnin başka bir bölümünde AB toplamı kişi başına 131 kilogram olarak da ifade ediliyor; bu nedenle kaynakta kişi başına toplam miktar konusunda farklı rakamlar yer alıyor.

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü

Batı Avrupa, ölçümlerin başlamasından bu yana en sıcak yazını yaşadı. Avrupa Birliği’nin iklim izleme servisi Copernicus’un raporuna göre, haziran-ağustos döneminde bölgedeki yüzey hava sıcaklıkları son 10 yılın ortalamasının 2,5 derece üzerine çıktı. Avrupa genelinde yaz mevsimi, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yaz oldu. Sıcak hava dalgaları on binlerce kişinin ölümüne, hasatların zarar görmesine ve bazı elektrik santrallerinin durmasına yol açtı. Sıcaklık koşulları yaz başlamadan önce, mayıs sonundaki güçlü bir sıcak hava dalgasıyla ortaya çıktı ve eylül ayında da sürdü. Avrupa’nın yarısından fazlası, hissedilen sıcaklıkların 38 derecenin üzerine çıktığı çok güçlü termal stres koşullarından etkilendi. Batı Avrupa’nın en az %60’ında sıcaklıkların 30 dereceyi aştığı gün sayısı 17’ye ulaştı. Bu sayı 2003’te 11, 2025’te ise yedi gündü. Bölgede çok güçlü termal stresin görüldüğü gün sayısı da rekor düzeyde 13 olarak kaydedildi. Aşırı sıcaklar, kuraklık ve yangınların birleşimi tarımsal üretim, su kaynakları, enerji sistemleri, ulaşım, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde etkili oldu. Avrupa’daki nehirlerin yaz debileri 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine inerken, deniz yüzeyi sıcaklıkları da rekor seviyelere ulaştı. Kuraklık ve sıcak hava, bitki örtüsü yangınlarının kontrolsüz biçimde yayılmasını kolaylaştırdı. 2026’da eylül sonuna kadar yangınlardan 680 bin hektar etkilendi; bu, aynı dönem için kaydedilen en ağır üçüncü bilanço oldu. Rapora göre Avrupa’daki yangınlardan çıkan duman, son 20 yıl ortalamasına kıyasla havaya %30 daha fazla ince parçacık saldı. Copernicus yetkilisi Samantha Burgess, sonuçların yalnızca sıcaklık rekorlarıyla sınırlı kalmadığını, birbirine bağlı iklim risklerine karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Haberde, aşırı sıcakların iklim değişikliği nedeniyle daha yoğun ve sık hale geldiği, Avrupa’da El Niño’nun etkilerinin ise daha çok gıda fiyatlarının ve enflasyonun yükselmesi gibi dolaylı biçimlerde görüldüğü aktarıldı. Doktorlar ve klimatologlar, fosil yakıt kullanımından vazgeçilmesi, binalarda gölgelendirme ve kentlerde yeşil alanların artırılması çağrısında bulundu.