ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

127 haber · Sayfa 1

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan maliyetli sınır kontrollerini azaltmayı amaçlayan bir taslak anlaşma gündeme geldi. Öneri; ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon evrakı, numune alma ücretleri ve bazı liman ücretlerinin kaldırılmasını öngörebilir. Anlaşma henüz kesinleşmedi ve değişiklikler şu anda yürürlükte değil. Taslağın hem ithalat hem ihracata uygulanması ve Birleşik Krallık ile AB arasında gıda, bitki ve tarım ürünleri ticareti yapan işletmeleri kapsaması bekleniyor. Düzenleme yürürlüğe girerse Birleşik Krallık’ın tohumluk patates ihracatının yanı sıra taze sosis, burger ve kabuklu deniz ürünleri sevkiyatının AB pazarlarına yeniden başlamasının önü açılabilir. Bu ürün grupları, Brexit sonrasında ek maliyet ve idari yüklerle karşılaşan ihracatçılar için yeni ticaret imkânları oluşturabilir. Bunun karşılığında Birleşik Krallık’ın gıda güvenliği, hayvan sağlığı ve bitki ürünleri alanlarında ilgili AB kurallarıyla uyum sağlaması ve gelecekteki düzenleyici değişikliklere uyması gerekebilir. “Dinamik uyum” olarak tanımlanan yaklaşım, pestisitler, bitki koruma ürünleri ve tarımsal yeniliklere ilişkin kuralları AB’ye doğrudan ihracat yapmayan işletmeler bakımından da etkili kılabilir. Farmers Guide’ın aktardığı değerlendirmelerde, bu kapsamın çiftliklerdeki kurallar ve uyum yükümlülükleri açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Birleşik Krallık hükümeti, anlaşmanın uzun vadede yıllık 5,1 milyar sterlin ekonomik fayda sağlayabileceğini tahmin ediyor; ancak tek tek tarım sektörleri üzerindeki mali sonuçlar belirsizliğini koruyor. Taslağın 20 Kasım’da Brüksel’de yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, anlaşmanın 2027 ortasında yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Kesin takvim, müzakerelerin sonucuna bağlı.

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli

Avrupa Sütçülük Birliğinin (EDA) Bratislava'da düzenlenen yıllık kongresinde Koerk Verkerk başkan seçildi. Verkerk, Avrupa'nın küresel süt pazarında yalnızca fiyat üzerinden rekabet edemeyeceğini, kalite, ürün çeşitliliği ve yüksek kaliteli beslenmenin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın dünyayı bütünüyle beslemesinin gerekli olmadığını belirten Verkerk, buna karşılık kıtanın yüksek kaliteli gıda ve beslenme sağlamada önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Bu rolün, yerel üretim gücünün korunması ve süt ürünlerinin küresel pazarlara sunulmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Verkerk'e göre Avrupa'nın ortak pazar yapısı, bölgeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmıyor. Slovakya'daki süt çiftçileri kuraklıkla mücadele ederken Hollanda'daki üreticiler çevre mevzuatının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu nedenle süt politikalarının daha esnek olması ve çiftlikleri yalnızca farklı örgütlenme biçimleri ya da büyüklükleri nedeniyle cezalandırmaması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin sadece süt üretmediğini; araziyi yönettiğini, biyoçeşitliliği desteklediğini, bölgesel istihdama ve kırsal alanların canlılığına katkı sağladığını söyledi. Piyasanın ödüllendirmediği bu kamu hizmetleri için desteğin gerekçelendirilebileceğini kaydetti. Avrupa'nın yerel ekonomik gücünü korurken ihracata da odaklanması gerektiğini belirten Verkerk, mevcut ürünleri dış pazarlara göndermenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Yeni Zelanda'nın yeni ihracat pazarlarına yaptığı yatırımları örnek gösteren Verkerk, Avrupa'nın farklı ülkelerdeki tüketici ihtiyaçlarını anlaması ve ürün teklifini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Yerel yatırımlarla yeni ürünlerin geliştirilebileceğini belirten Verkerk, hızla büyüyen peynir altı suyu proteini pazarını Avrupa için bir fırsat olarak gösterdi. Peynir ve peynir altı suyu üretiminin birbirine bağlı olması nedeniyle Avrupa'nın bu alanda mevcut altyapısından yararlanabileceğini dile getirdi. Süt sektörünün çiftçiler ile tüketiciler arasında daha güçlü bir bağ kurması gerektiğini savunan Verkerk, üreticilerin tüketicilerin değer verdiği ürünleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı yem, genetik, çiftlik yönetimi ve yeni teknolojiler alanında yeniliklerden yararlanılabileceğini belirtti; ancak emisyonları ve çevresel ayak izini azaltmanın maliyetinin yalnızca çiftçilere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Avrupa tarımındaki iş gücü ve çiftliklerin devri sorununa karşı gençlere arazi ve sermaye erişimi, eğitim, teknoloji ve güvenilir bir gelecek perspektifi sağlanması gerektiğini söyledi. Süt ürünlerinin besin değerine ilişkin tartışmaların bilimsel kanıtlara dayanması, işlenmiş gıdanın da otomatik olarak aşırı işlenmiş gıda kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Washington’da Kuş Gribine Yakalanan Kişi Öldü; 2026’nın ABD’deki İlk Ölümü
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

Washington’da Kuş Gribine Yakalanan Kişi Öldü; 2026’nın ABD’deki İlk Ölümü

ABD’nin Washington eyaletindeki Yakima County’de, enfekte süt sığırlarıyla temas ettikten sonra kuş gribine yakalanan bir kişi ağır hastalığın ardından hayatını kaybetti. İlçe sağlık yetkilileri, ölümü 2026’da ABD’de kuş gribine bağlı ilk insan ölümü ve Şubat 2024’ten bu yana ülkedeki üçüncü ölüm olarak bildirdi. CDC, 2024’ten bu yana ABD’de 70’ten fazla kuş gribi vakası kaydetti. Hastalananların çoğunun enfekte sığır veya kümes hayvanları bulunan çiftliklerde çalıştığı, vakaların çoğunun hafif seyrettiği ve hayvandan insana geçtikten sonra yayılmayan “çıkmaz” enfeksiyonlar olarak kaldığı belirtildi. ABD’de virüsün insandan insana bulaştığı belgelenmedi; sağlık yetkilileri halk için riskin düşük olduğunu ifade etti. Yakima County Sağlık Bölgesi, kişinin 31 Ekim’de ağır kuş gribi nedeniyle hastaneye kaldırıldığını, 1 Kasım’da öldüğünü açıkladı. Kişinin altta yatan sağlık sorunları bulunduğu, ancak bunların ayrıntılarının paylaşılmadığı bildirildi. Yetkililer, ölen kişinin temaslılarını enfeksiyonu başkalarına taşıyıp taşımadıklarını belirlemek için izliyor. Washington’da enfekte sığırlara maruz kalan üçüncü bir kişinin de testi pozitif çıktı. Ekim ortasından bu yana görülen üç vakanın tamamının enfekte ineklerle temastan kaynaklandığı, üçüncü kişinin belirtilerinin hafif olduğu ve hastaneye yatırılmadığı aktarıldı. Eyalette 8 Ekim’den bu yana H5N1 bulaşmış 33 süt sığırı sürüsü bildirildi; süt işletmesi çalışanlarına kişisel koruyucu ekipman kullanmaları ve hastalık belirtilerini bildirmeleri çağrısı yapıldı.

Filistin Tarım Bakanı'ndan Malezya ile Sürdürülebilir Tarım Ortaklığı Çağrısı
Görsel kaynağı: New Straits Times · Özgün haber
Veri haberi

Filistin Tarım Bakanı'ndan Malezya ile Sürdürülebilir Tarım Ortaklığı Çağrısı

Filistin Tarım Bakanı Prof. Dr. Rezq Salimia, Malezya'nın Filistinli çiftçilerle sürdürülebilir bir ortaklık kurarak tarım sektörünün toparlanmasına ve çiftçilerin topraklarından geçim sağlamasına katkıda bulunabileceğini söyledi. Salimia, önerilen işbirliğinin üç temel alanı kapsadığını belirtti: hasarlı çiftlikler ile tarımsal altyapının onarılması, akademik ve tarımsal kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve Filistin ürünlerinin Malezya pazarına erişiminin artırılması. Salimia, su sistemleri ve seraların rehabilite edilmesi, sürdürülebilir tarım girdilerinin sağlanması ve hasarlı ekipmanların yenilenmesinin, güvenli erişimin mümkün olduğu Gazze'nin bazı bölgeleri de dahil olmak üzere tarımsal toparlanmayı destekleyebileceğini ifade etti. Üniversiteler, tarım kurumları ve kooperatifler arasında ortak araştırma, teknik değişim ve eğitim programları yapılmasını da öneren Salimia, bu çalışmaların su verimliliğini artırmasını, gıda işleme sanayilerini geliştirmesini ve kadınlar ile gençlerin yürüttüğü tarım projelerini desteklemesini amaçlıyor. Salimia ayrıca başta zeytinyağı ve hurma olmak üzere Filistin ürünleri için Malezya'da güvenilir alıcılar, adil fiyatlar ve uzun vadeli satın alma anlaşmaları oluşturulması çağrısı yaptı. Filistin'in 28.000 tondan fazla hurma ürettiğini belirten Salimia, ortaklığın Filistin kurumları ile yerel üreticileri kapsaması, açık hedeflere ve şeffaflığa dayanması gerektiğini söyledi.

Geç Kesilen Silajda Fermantasyon İçin Şeker Düzeyi Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Geç Kesilen Silajda Fermantasyon İçin Şeker Düzeyi Önem Taşıyor

İki ay süren kuraklığın ardından gübre uygulamasının gecikmesi, silaj hasadının da gecikmesine yol açtı. Çiftliklerdeki silajın önemli bölümü eylül ortasından sonra biçildi; kuraklık sonrası çimlerin hızla büyümesi ve hasat sırasında gün ışığının azalması nedeniyle bu silajın kalitesinin görece düşük olduğu belirtildi. İyi fermantasyon için biçim sırasında şeker oranının %3’ün üzerinde olması ideal görülüyor. Ancak bu hedefe eylül ortası ve sonlarında, özellikle ekimde biçilen silajda ulaşmanın çok zor olabildiği aktarıldı. Glikoz gibi şekerler bakterilerce parçalanarak fermantasyonda önemli rol oynayan laktik asidi oluşturuyor.

El Niño ve İklim Değişikliği Hindistanlı Çiftçilerin Uyum Seçeneklerini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

El Niño ve İklim Değişikliği Hindistanlı Çiftçilerin Uyum Seçeneklerini Gündeme Getirdi

Agrispective Podcast’in bir bölümünde Swades Foundation Üst Yöneticisi Mangesh Wange ile El Niño kaynaklı hava bozulmaları ve iklim değişikliğinin Hindistan tarımındaki etkileri ele alındı. Özellikle kırsal Maharashtra’daki çiftçilerin yağış açığı, kuraklık benzeri koşullar, su kıtlığı, yem eksikliği ve ürün kayıplarıyla karşılaştığı belirtildi. Wange, büyük ölçekli sulama projeleriyle tarla göletleri gibi merkezi olmayan çözümlerin su güvenliğini ve çiftliklerin dayanıklılığını artırabileceğini aktardı. Bölümde ayrıca ürün çeşitlendirmesi, bahçecilik, tıbbi bitkiler ve birlikte ekimin yanı sıra süt hayvancılığı, keçi yetiştiriciliği, kanatlı yetiştiriciliği ve balıkçılığı birleştiren entegre geçim modelleri değerlendirildi. Wange’a göre çoklu gelir kaynakları ve iklime dayanıklı uygulamalar, çiftçilerin riskleri azaltmasına ve düzensizleşen musonlarla başa çıkmasına yardımcı olabilir.

Kazakistan Süt Üretimini Yeni Çiftlik Projeleriyle Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Süt Üretimini Yeni Çiftlik Projeleriyle Artırmayı Planlıyor

Kazakistan, yeni süt çiftlikleri kurulması ve hayvancılığın geliştirilmesi yoluyla süt üretimini artırmayı planlıyor. Qazinform’un Tarım Bakanlığı basın servisine dayandırdığı habere göre, Tarım Bakanı Aidarbek Saparov başkanlığındaki toplantıda Cumhurbaşkanının yıllık Ulusa Sesleniş konuşmasında belirlenen görevlerin uygulanması için öncelikli adımlar ve pratik mekanizmalar ele alındı. Bakanlık, üretim artışının yanı sıra tarım sektöründe yapısal dönüşüm, derin işleme, yeni tesisler, verimlilik ve teknoloji yatırımlarına odaklanıyor. Bakan Yardımcısı Azat Sultanov’un açıkladığı plan kapsamında, çiftçilerin uygun maliyetli finansmana erişiminin kamu bütçesi kaynaklarıyla ticari finansmanın birleştirilmesi yoluyla geliştirilmesi öngörülüyor. Kaynakların hayvancılığa, tarımsal depolama ve işleme tesislerine yönlendirilmesi planlanırken, traktör ve biçerdöverler için KazAgroFinance aracılığıyla imtiyazlı kiralamanın sürdürülmesi, hayvan alımı için imtiyazlı kredi mekanizmasının ise değerlendirilmesi bekleniyor. Bu mekanizma için 2027’de ek finansman planlanıyor. Kazakistan genelinde toplam yıllık kapasitesi 462.000 ton süt olan 71 süt çiftliği projesi yürütülüyor. Yeni devreye alınan tesislerin bu yıl sonuna kadar tasarlanan kapasitelerinin %70’ine ulaşması, tam kapasiteye ise gelecek yıl erişmesi bekleniyor. Ayrıca 2027 proje havuzuna, toplam yıllık kapasitesi 228.000 ton olan 21 süt çiftliği projesi alındı. Hayvancılık alanında üretim döngüsünün tamamını kapsayan altı entegre et üretimi kümesinin kurulması için de çalışmalar sürüyor. Toplantıda tarımsal işleme, depolama altyapısı ve dijitalleşme de gündeme geldi. Saparov, bölgesel yönetimlerden yatırımcıları, finansman kaynaklarını, uygulama takvimini ve beklenen ekonomik faydaları içeren somut teklifler istedi. Tekliflerin ekonomik hesaplamalarla desteklenmesi ve pratik sonuç üretmesi gerektiği belirtildi.

Rotterdam’daki Yüzen Süt Çiftliği Bürokrasi Nedeniyle İneklerini Sattı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Rotterdam’daki Yüzen Süt Çiftliği Bürokrasi Nedeniyle İneklerini Sattı

Hollanda’nın Rotterdam Limanı’nda faaliyet gösteren yüzen süt çiftliği, inek bölmelerinin zeminindeki kauçuk kaplamanın sertifikasyonu konusunda yerel makamlarla yaşanan anlaşmazlığın ardından süt sığırcılığını sonlandırdı. Ortaklardan Minke van Wingerden, aylar süren görüşmelerden sonra çözüm bulunamadığını ve 28 ineğin ağustos ayında Rotterdam çevresindeki süt çiftliklerine satıldığını söyledi. Hayvanlar, beton bir mavnada altı yıl boyunca sağılmış ve sütleri peynire işlenmişti. Sorun, sığır bölmelerinin altındaki zeminin yenilenmesi gerektiğinde ortaya çıktı. İşletme, Almanya’daki bir şirketten yedek kauçuk kaplama buldu ancak ürün Rotterdam makamlarınca sertifikalandırılmadı. Kaplamanın üreticisi de sertifikasyon sürecine girmek istemeyince anlaşmazlık çözülemedi. Yetkililer, kaplama sertifikalandırılmaz veya kaldırılmazsa haftalık 16.000 Yeni Zelanda doları para cezası uygulanabileceği uyarısında bulundu. İşletmenin karşılaştığı diğer sorun, liman makamlarının iskeleyi yalnızca 18 aylığına yenilemesi oldu. Çiftliğin bulunduğu alanın yeniden geliştirilmesi planlandığından, işletme inekleri çıkarmak ve faaliyet modelini değiştirmek zorunda kaldı. Floating Farm'ın 2028'de yeni bir demirleme yeri bulması gerekiyor; işletme bu konuda yetkililerle görüşüyor. Floating Farm 2.0 adıyla yeniden yapılandırılan işletme, LED aydınlatma altında fesleğen, nane, mikro yeşillikler ve yenilebilir çiçekler yetiştiriyor. Ayrıca yerel çiftliklerden kamyonlarla getirilen süt kullanılarak gouda peyniri üretiliyor. Bir kilogram peynir için 8 litre süt gerektiği belirtilirken, sebze ve peynir ürünleri perakendecilere, restoranlara ve çiftliğin yanındaki mağazaya satılıyor. Projenin başlangıcında, kentlere yakın yerel gıda kaynakları oluşturma hedefi bulunuyordu.

İtalya’da Daha İyi Hayvan Refahı, Süt Çiftliklerinin Çevresel Etkisini Azaltabilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Daha İyi Hayvan Refahı, Süt Çiftliklerinin Çevresel Etkisini Azaltabilir

İtalya’da yapılan yeni bir araştırma, süt çiftliklerinde hayvan refahının yükseltilmesiyle çevresel etkinin birbirine rakip hedefler olmayabileceğini gösterdi. Refah standartları daha yüksek olan işletmelerde, üretilen her kilogram süt başına çevresel etkinin çoğu zaman daha düşük olduğu belirlendi. 2026’da Agricultural Systems’te yayımlanan çalışmada, Parmigiano Reggiano peyniri üretimine süt sağlayan 231 çiftlik incelendi. Hayvan refahı CReNBA protokolüyle değerlendirildi; özellikle güçlü sürü yönetimiyle yüksek refah düzeyine ulaşan çiftliklerde daha iyi çevresel performans görüldü.

Bulgaristan, Yıllık 2,3 Milyon Tondan Fazla Tahılın Demiryoluyla Taşınmasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan, Yıllık 2,3 Milyon Tondan Fazla Tahılın Demiryoluyla Taşınmasını Değerlendiriyor

Bulgaristan, yıllık 2,3 milyon tonun üzerine çıkabilecek tahıl taşımacılığını demiryoluna kaydırmanın yollarını değerlendiriyor. Ulaştırma ve İletişim Bakanı Georgi Peev ile Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin tahıl üreticileri, tahıl ve yem tüccarları ile BDZ Cargo temsilcisiyle yaptığı toplantıda, kuzey Bulgaristan’dan Varna Limanı ve diğer varış noktalarına taşımacılığın kolaylaştırılması ele alındı. Görüşmelerde amaç, tarımsal ürün taşımacılığını daha verimli ve rekabetçi hale getirecek pratik çözümler bulmak olarak açıklandı. Sektör temsilcileri, Vidin, Vratsa ve Montana bölgelerindeki çiftçilerin ana limanlara uzaklık ve yüksek karayolu taşıma maliyetleri nedeniyle dezavantaj yaşadığını belirtti. Bu koşulların tüccarlar arasındaki rekabeti sınırladığı ve tahıl alım fiyatlarını etkilediği ifade edildi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği, demiryolu taşımacılığının daha iyi organize edilmesini ve münferit çiftliklerdeki tahılın daha büyük sevkiyatlarda birleştirilmesini istedi. Toplantıda demiryolu navlun fiyatları, mevcut kapasite ve Vidin, Vratsa ile Montana’daki terminal altyapısı için gereken yatırımlar da görüşüldü. Abrovski, başlangıçta Vidin, Vratsa, Montana ve Pleven’i kapsayacak bölgesel tahıl hacmi değerlendirmesi yapılmasını önerdi. Çalışmanın olası güzergâhları, taşınacak hacimleri, sefer programlarını ve demiryolu kapasitesini ortaya koyması bekleniyor. İlk adımda, tahıl yüklemeye ve boşaltmaya uygun istasyonlar incelenecek; kullanılmayan bazı küçük yük istasyonlarının yeniden açılması da değerlendirilecek. İşletmelerden beklenen hacim ve taşıma sürelerine ilişkin tahminler sunmaları istenecek. Hükümet uzun vadede karayolu ile demiryolu arasında yük aktarımına olanak sağlayacak intermodal terminaller geliştirmeyi planlıyor. Toplantıda Varna ve Burgaz limanlarının operasyonel durumu ile Karadeniz’deki gemi trafiği de ele alındı.

Moldova'da Tarımsal Üretim İlk Dokuz Ayda %11,5 Arttı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'da Tarımsal Üretim İlk Dokuz Ayda %11,5 Arttı

Moldova'nın toplam tarımsal üretimi, Ulusal İstatistik Bürosu (BNS) verilerine göre Ocak-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla %11,5 arttı. Artışta hem bitkisel üretim hem de hayvancılık üretimindeki yükseliş etkili oldu. Bitkisel üretim %13, hayvansal üretim ise %7,5 artış kaydetti. Yalnızca 2026'nın üçüncü çeyreğinde toplam tarımsal üretim yıllık bazda %12,1 yükseldi. Bu dönemde bitkisel üretimdeki artış %13,1, hayvansal üretimdeki artış ise %5,2 olarak hesaplandı. En az 50 hektar alana sahip tarım işletmeleri ile köylü çiftliklerinde, mısır dışındaki tahıl ve dane baklagillerin ortalama verimi hektar başına 46,4 kental oldu ve yıllık %16,3 arttı. Kışlık ve ilkbaharlık buğdayın verimi %17,1 artarak hektar başına 47,9 kentale, arpanın verimi %9,7 artarak 45,4 kentale çıktı. Dane baklagillerdeki ortalama verim %38,6 artışla 30,9 kental, ayçiçeğinde ise %17,5 artışla 22,2 kental oldu. Patates, tarla sebzeleri ve çekirdekli ya da sert çekirdekli meyvelerde de verim artışı görülürken şeker pancarı, kanola, soya ve üzümde düşüş kaydedildi. Hayvancılıkta canlı ağırlıktaki hayvan üretimi 141,4 bin tona ulaştı ve yıllık %10,2 arttı. Tarım işletmelerindeki üretim %24,1 artarak 89,6 bin tona çıkarken hanehalklarındaki üretim %7,6 düşerek 51,8 bin tona geriledi. Süt üretimi %2,5 azalarak 213,8 bin tona inerken tarım işletmelerindeki süt üretimi %15,7 arttı; yumurta üretimi ise %0,5 yükselerek 500,9 milyon adede ulaştı.

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Güney Afrika’da kötüleşen belediye altyapısı ile güvenilir olmayan su ve elektrik hizmetleri, kanatlı üreticilerinin maliyetlerini artırıyor. FairPlay Hareketi tarafından düzenlenen web seminerinde sektör temsilcileri, hizmet sunumundaki aksaklıkların kanatlı sektörünün rekabet gücünü, gıda güvenliğini ve kırsal istihdamı tehdit ettiğini söyledi. Tartışma, yerel yönetim seçimlerine altı gün kala yapıldı. Güney Afrika Kanatlı Birliğinin piliç organizasyonunun genel müdürü Izaak Breitenbach, modern tavuk kümeslerinin sıcaklık, oksijen ve karbondioksit seviyelerini bilgisayarlı sistemlerle düzenlediğini belirtti. Bu nedenle elektrik kesintileri ve yüksek sıcaklıklarda yaşanan su sıkıntıları, hem hayvan refahı hem de üretimin devamlılığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Breitenbach, tipik bir kümesin yaklaşık 6 milyon Güney Afrika randına mal olduğunu ve altyapı arızalarının bu yatırımları tehlikeye attığını söyledi. Sorunların özellikle kırsal bölgelerdeki küçük işletmeleri etkilediği belirtildi. Yaklaşık 800 küçük ölçekli üretici, ülkenin tavuk üretiminin %5 ila 10’unu gerçekleştiriyor. FairPlay Hareketi kurucusu Francois Baird, altyapının yem kadar önemli bir üretim girdisi hâline geldiğini ifade ederken, Breitenbach belediyelerin sektörün hedeflerine ulaşmasını sağlayacak planlara daha fazla katılması gerektiğini savundu. Altyapı sorunlarının sürmesi hâlinde ithalatın artabileceği ve yerli sektörün zarar görebileceği uyarısı yapıldı.

Romanya Çiftliklerinde Yapay Zekâyla İş Gücü İhtiyacının Azalacağı Öngörülüyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber

Romanya Çiftliklerinde Yapay Zekâyla İş Gücü İhtiyacının Azalacağı Öngörülüyor

Çiftçi temsilcilerine göre Romanya’daki çiftlikler, teknoloji ve özellikle yapay zekânın ilerlemesiyle gelecekte daha az işçiye ihtiyaç duyacak. Temsilciler, teknoloji kullanımındaki bu gelişmenin çiftlikleri ekonomik açıdan daha uygulanabilir hale getireceğini değerlendiriyor. Öngörü, teknoloji ve yapay zekâdaki ilerlemeye bağlı olarak ifade ediliyor; bunun gerçekleşmesine ilişkin belirli bir tarih paylaşılmadı.

Romanya’da AB Tarım Destekleri Davasında Üç Kişi Suçlanıyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da AB Tarım Destekleri Davasında Üç Kişi Suçlanıyor

Avrupa Savcılığı (EPPO), Romanya’nın başkenti Bükreş’teki mahkemede üç kişi hakkında Avrupa Birliği (AB) tarım destekleriyle bağlantılı dolandırıcılık suçlamasıyla dava açtı. Soruşturma, genç çiftçileri ve küçük çiftliklerin gelişimini desteklemek amacıyla finanse edilen 237 projeyi kapsıyor. Projeler için toplam yaklaşık 5,7 milyon avro destek talep edildi. Bunların 170’ine finansman sağlanırken, AB’nin zararının yaklaşık 3,5 milyon avro olduğu değerlendirildi. EPPO’ya göre başsanık, şirketler ve aile işletmeleri adına bu projelerde yanlış ve hatalı belgeler sundu. Destek başvurularının Avrupa Kırsal Kalkınma Tarım Fonu, yani kırsal kalkınma fonu kapsamında yapıldığı belirtildi. Başsanık ve davayla bağlantılı iki kişi suçlu bulunmaları halinde en fazla 10 yıl hapis cezasıyla karşılaşabilir. Ayrıca 30 kişi ihlallerini itiraf ederek suç kabulüne dayalı anlaşma talep etti; bu kişilere ilişkin hukuki süreçlerin sürdüğü bildirildi. Düzinelerce kişi de kendi adlarına, rızalarıyla hileli başvurular yapıldığı ve karşılığında proje finansmanının %10-15’inin teklif edildiği şüphesiyle soruşturuluyor. EPPO, tüm ilgililerin yetkili Romanya mahkemesinde suçlulukları kanıtlanana kadar masum kabul edildiğini hatırlattı.

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı

Bosna-Hersek’te tarım üreticilerinin karşılaştığı başlıca sorunlardan biri iş gücü bulmak. Semberiya’da yumurta tavuğu çiftliği işleten girişimci Zdravko Perić, bir podcast yayınında yerli çalışan bulma güçlüğünün tarımsal işletmeleri zorladığını söyledi. Perić, yaklaşık sekiz saatlik mevsimlik patates hasadı için 150 KM günlük ücret, ulaşım ve yemek giderlerinin karşılanmasını içeren bir ilanın dahi beklenen ilgiyi görmediğini aktardı. Perić’e göre ilana yapılan yorumlarda ücret yetersiz bulundu ve bazı kişiler bu ücret karşılığında çalışmaya kimsenin gelmeyeceğini belirtti. Perić ise deneyim şartı aranmayan bu iş için teklif edilen ücretin bölge koşullarında iyi olduğunu savundu. Ona göre yerli işçi bulma sorunu, tarımda Nepal, Bangladeş ve Hindistan’dan gelen yabancı iş gücüne başvurulmasını artırıyor. Semberiya’daki duruma ilişkin konuşan Perić, bölgede yabancı işçi çalıştıran birkaç firma bulunduğunu ve bu amaçla gelen birkaç yüz kişinin çalıştığını söyledi. Çiftliklerinin yakınındaki bir firmanın yaklaşık 150-200 yabancı işçi istihdam ettiğini belirten Perić, firma sahipleriyle yaptığı görüşmelere dayanarak işverenlerin bu çalışanlardan memnun olduğunu ifade etti. Perić, çiftliğinde çalışan Bangladeşli bir işçiye verdiği 100 KM’nin, işçinin ülkesinde yaklaşık bir aylık iyi bir geçime yetebileceğini anlattı. Gençlerin kırsal işlere yeterince ilgi göstermediğini düşünse de yumurta, et, sebze veya meyve işleme gibi alanlarda belirli müşterilere yönelik tarımsal girişimlerin mümkün olduğunu söyledi. Tarım işletmelerinin daha güvenli gelişmesi için devlet, ticaret odaları ve ilgili bakanlıklardan destek isteyen Perić, üretim kadar ürünlerin satışında da sorun yaşandığını ve üretici örgütlenmesinin fayda sağlayabileceğini belirtti.

Arkansas'ta Çiftçiler, Artan Girdi Maliyetleriyle Rekor İflas Dalgasıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber
Veri haberi

Arkansas'ta Çiftçiler, Artan Girdi Maliyetleriyle Rekor İflas Dalgasıyla Karşı Karşıya

Arkansas'ta çiftçiler, yükselen girdi maliyetlerinin etkisiyle rekor düzeyde bir iflas dalgasıyla karşı karşıya. Farm Progress America'ya göre artan akaryakıt ve gübre maliyetleri, eyaletteki çiftlikleri iflasa sürüklüyor. İflas oranının diğer tüm eyaletlerdekilerin iki katına çıktığı belirtilirken, en ağır etkilenen üreticilerin pirinç ve mısır yetiştiricileri olduğu aktarılıyor.

Kazakistan’da Muz Çiftliği Agroturizmi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Muz Çiftliği Agroturizmi Geliştiriyor

Kazakistan’da agroturizm, tarım ile turizmi birleştiren ve turizm sektörünün gelişiminde perspektifli yönlerden biri olarak gösteriliyor. Türkistan bölgesindeki Sairam ilçesinde, Şımkent’e 25 kilometre uzaklıkta bulunan Banан бау çiftliği bu yaklaşımın örnekleri arasında yer alıyor. Çiftlikte 5 hektarlık alanda 7 binden fazla muz ağacı yetiştiriliyor; işletme aynı zamanda bilgilendirici turizm ve dinlenme alanı olarak geliştiriliyor. Çiftliği ziyaret edenler muz yetiştiriciliği, sera işletmeciliği, bitki bakımı ve hasat süreçleri hakkında bilgi edinebiliyor. İşletmede geziler düzenleniyor; ailelerin dinlenmesi ve yerel ürün satın alması için de olanaklar sunuluyor. Kaynakta, Kazakistan’ın farklı bölgelerindeki çiftlikler, hayvancılık kompleksleri, seralar, arılıklar ve ulusal gıda üreticilerinin turizm rotalarına dahil olabilecek potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Sera işletmelerinin ise mevsimselliğe bağımlılığı azaltarak yıl boyunca gezi programları düzenlenmesine imkân sağlayabileceği aktarılıyor. Banан бау çiftliği, tarımsal üretimin yeni bir turizm ürününün temeli olabileceğini gösteren bir örnek olarak sunuluyor.

Kıbrıs Tarım-Gıda Forumu 3-5 Kasım'da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Haber Kıbrıs · Özgün haber

Kıbrıs Tarım-Gıda Forumu 3-5 Kasım'da Düzenlenecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs Tarım-Gıda Forumu, tarım, balıkçılık ve kırsal kalkınma alanlarında yeni fikirlerin paylaşılması amacıyla 3-5 Kasım'da düzenlenecek. Kıbrıs Türk toplumuna yönelik Avrupa Birliği Yardım Programı kapsamında finanse edilen ve Eunite Programı altında ikinci kez gerçekleştirilecek forumun birinci ve üçüncü günleri, Lefkoşa'daki ara bölgede bulunan Goethe Enstitüsü'nde yapılacak. Forumda yeni teknolojiler, iklim dostu tarım, AB politikaları, Yeşil Hat ticareti ve toplulukların güçlendirilmesi ele alınacak. Eunite'ın duyurusuna göre 4 Kasım'da bazı yerel girişimciler ve iş yerleri ziyaret edilecek; yerel gıda sektörünün sürdürülebilirliği ve rekabet gücü de değerlendirilecek. 2026 teması “Dijital Kökler – Çiftlikleri, Gıdayı ve Pazarları Bir Araya Getirmek” olarak açıklandı.

Cezayir’in Sığır İthalatını Kapatması, 635 Milyon Dolarlık Süt Projesini Baskılayabilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Sığır İthalatını Kapatması, 635 Milyon Dolarlık Süt Projesini Baskılayabilir

Cezayir’in sığır ithalatı pazarını kapatmasının, Katar merkezli Baladna’nın ülkede yürüttüğü 635 milyon ABD doları değerindeki süt projesi sözleşmesi üzerinde baskı oluşturabileceği bildirildi. Baladna, bir yıldan biraz daha uzun süre önce Cezayir’de entegre bir süt çiftliği ve süt tozu üretim tesisi kurmak için sözleşmeler imzalamıştı. Şirket, Cezayir hükümetiyle Ulusal Yatırım Fonu aracılığıyla ortak girişim kurdu. Bildirilen 3,5 milyar dolarlık yatırım; GEA tarafından inşa edilecek üretim tesisi ile tedarikçi çiftliklerinden oluşacak ve 117.000 hektara yayılan işletmelerde 270.000’den fazla sığırı kapsayacak.

Bulgaristan'ın Kardzhali Bölgesinde Küçükbaş Çiçeği Nedeniyle 783 Koyun ve Keçi İtlaf Edildi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber

Bulgaristan'ın Kardzhali Bölgesinde Küçükbaş Çiçeği Nedeniyle 783 Koyun ve Keçi İtlaf Edildi

Kardzhali bölgesinde ağustos ortasından bu yana küçükbaş hayvan çiçeği nedeniyle 783 koyun ve keçi itlaf edildi. Aynı dönemde 9 hastalık odağı belirlenirken son iki odak, Kardzhali belediyesine bağlı Zvezden köyündeki iki komşu çiftlikte tespit edildi. Yeni odaklarda 14 ve 7 koyun itlaf edildi. Enfeksiyon rutin veteriner kontrollerinde belirlendi; bulaşın başka bir bölgeden getirilen hayvanla taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Hastalıklı ve temaslı hayvanların itlaf edildiği bölgede iki yeni odak ortadan kaldırıldı. Bölge valisi Biser Nikolov, hayvan hareketlerinde denetimin artırılmasını istedi.

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı

Türkmenistan’ın Mary bölgesinde yıllık 50.000 ton süt işleme kapasitesine sahip yeni bir tesis faaliyete geçti. Täze Oba tarım birliğinin arazisinde kurulan tesis için bireysel girişimci Guwançmyrat Orazow’a 3,5 hektarlık alan tahsis edildi. İnşaat ve kurulum çalışmalarının genel yükleniciliğini yerli Täze Aý Önümleri şirketi üstlenirken, bir Türk şirketi özel çelik yapılar ile malzemeleri sağladı. Tesiste fermente süt ürünleri de dâhil olmak üzere süt ürünleri yelpazesini genişletmeye yönelik üretim hatları bulunuyor. Hatların işleme verimliliğini artırması ve besin özelliklerini koruyarak ürünlerin raf ömrünü uzatması hedefleniyor. Üretim atölyelerine ek olarak, işleme sürecinin her aşamasında ürün kalitesini izlemek üzere laboratuvarlar kuruldu. Tesisin açılmasıyla yerli süt ürünlerinin iç tedarikinin artırılması ve bölgede yeni istihdam oluşturulması bekleniyor. Yeni yatırım, Türkmenistan’da özel işletmelerin tarım, hayvancılık ve gıda işleme alanlarındaki rolünün artırılmaya çalışıldığı bir dönemde gerçekleşti. 2026’da onaylanan kurallar kapsamında özel girişimciler, çiftlikler, tarım şirketleri ve arazi kullanıcıları; tarım makineleri, sulama ekipmanları, hayvancılık ile tarımsal ürünlerin üretim ve işlenmesine yönelik projeler için yıllık %1 faizle ve 10 yıla kadar vadeyle kredi alabiliyor. Borçlulardan genellikle proje maliyetinin en az %15’ini öz kaynakla karşılamaları isteniyor. Bununla birlikte su kıtlığı ve toprak kalitesindeki bozulma, sektörün önündeki yapısal sorunlar arasında yer alıyor.

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi

Yeni Zelanda’daki Carterton Bölge Konseyi, Avustralya merkezli Morrison Low danışmanlık şirketinin önerileri temelinde bir oranlandırma incelemesi başlattı. Morrison Low, süt, ormancılık ve pastoral tarımın konsey tarafından finanse edilen, hava koşullarıyla ilgili olmayan yol maliyetlerinin %68’inden fazlasını oluşturduğunu öne sürdü. Farmers Weekly’de yayımlanan görüş yazısının yazarı bu hesabı kuşkuyla karşılasa da alternatif bir hesap sunmadı. Teklif, farklılaştırılmış oranlar üzerinden kırsal işletmelerle diğer mülk grupları arasında büyük farklar yaratıyor. Hükümetin önerdiği %4’lük oran artışı tavanının farklılaştırılmış oranlara uygulanmadığı belirtilirken, Carterton’daki 4.663 konut ve yaşam tarzı mülkünün oranlarının %14 ila 15 azalacağı, 471 çiftçi ve ormancının oranlarının ise %23 ila 1.258 arasında artacağı aktarılıyor. Pastoral çiftlikler için %20 ila 30 artış öngörülürken, ormancılık sektöründeki Lewis Tucker’ın oranının 13.759 Yeni Zelanda dolarından 183.548 Yeni Zelanda dolarına çıkacağı belirtiliyor. Yazıya göre konseyin kullandığı modelde Wairarapa üretim hacimlerine Tararua’daki sürülerin dahil edilmesi, süt çiftçilerinin oranlarını düşürürken ormancılar için maliyetleri artırdı. Yeni Zelanda Orman Sahipleri Birliği, ilk teklifin ormancılar için oranları 12 kat artırdığını ve hatanın etkisiyle artışın daha da büyüyebileceğini açıkladı. Roger Dickie NZ direktörü Jeff Dickie ise benzer yaklaşımların başka konseylerce benimsenmesi halinde sonuçların Carterton’ın ötesine yayılabileceğini söyledi. Yazıda ayrıca, orman hasadındaki yoğun kamyon trafiğinin 28 ila 30 yılda bir gerçekleştiği ve süt tankerleriyle tomruk kamyonlarının ödediği yol kullanıcı ücretlerinin %50’sinin konseye geri döndüğü savunuluyor.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti

Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken yaklaşık 5 milyon ton tahılın ne kadar hızlı ve hangi maliyetle sevk edileceği, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik drone saldırıları ve bazı gemicilik şirketlerinin Bulgaristan limanlarına seferleri reddetmesi nedeniyle belirsizleşti. Tarım sektörü, deniz taşımacılığındaki aksamanın uzaması hâlinde tahılın satılamayabileceği, alım fiyatları üzerinde baskı oluşabileceği ve çiftliklere yapılacak ödemelerin gecikebileceği uyarısında bulundu. Hükümet ise Varna ve Burgaz’a hizmet veren toplam gemi trafiğinin düşmediğini savunuyor. Başbakan Rumen Radev, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığının verilerine göre 1-19 Ekim döneminde 2025’in aynı dönemine kıyasla 30 gemi daha fazla hareket ettiğini, eylüle göre ise değişiklik olmadığını söyledi. Tarım ve Gıda Bakanlığı, gıda üreticileriyle iletişimi sürdürdüğünü ve tarımsal ürün ithalatı ile ihracatına ilişkin gümrük verilerini izlediğini açıkladı. Bakanlık ayrıca Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı ile deniz taşımacılığında sorun yaşanması ihtimaline karşı alternatif güzergâhları görüşüyor. Ek önlemlere ihtiyaç duyulması hâlinde kararların durum değerlendirmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun ardından ulusal düzeyde alınacağı belirtildi. Ancak sektör temsilcileri, yalnızca demir yolu ve kamyonlarla 5 milyon ton tahılın gerekli sürede taşınamayacağını ifade ediyor. Türkiye üzerinden kara güzergâhlarının aktarma için ek maliyet, Yunanistan’daki limanların kullanımının da ilave gider getirdiği aktarılıyor. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki sektör kuruluşları konseyi başkanı Martin Yanev, Karadeniz’de gemi trafiği ve mevcut kapasitenin %20’den fazla gerilediğini söyledi. Yanev’e göre artan risk, Varna ve Burgaz’da yükleme yapması beklenen gemiler için kiralama seferlerinin iptal edilmesine yol açtı. Sigorta primlerinin son saldırılardan önce beş kat arttığını belirten Yanev, taşıma maliyetlerindeki yükselişin tüccarların tahıl için teklif etmeye hazır olduğu tutarı azaltabileceğini kaydetti. Bununla birlikte gemi sahipleri birliği başkanı Aleksandar Kalçev, sigortaların tüm gemiler için pahalanmadığını ve Bulgaristan ile Romanya limanlarına seferlerin daha uzun bir rota üzerinden düzenlenebileceğini söyledi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, altı geminin Bulgaristan limanlarında tahıl yüklemeyi reddettiğini, ancak ihracatın sürdüğünü ve başka gemilerin bulunabileceğini belirtti. Varna Limanı verilerine göre 22 Ekim’de kolza ve buğday yüklü iki geminin hareketine izin verildi; Burgaz Limanı’ndaki son tahıl ihracatı ise 20 Ekim’de gerçekleşti. Prodanov, yeni bir saldırının gemi sahiplerinin kararını saatler içinde değiştirebileceğini ve retlerin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz bilinmediğini söyledi. Radostina Jekova ise 5 milyon ton buğdayın ihraç edilememesi hâlinde yeni hasatla birlikte stokların 12-13 milyon tona çıkabileceği uyarısında bulundu.

Kuzey İrlanda’da Yapay Zekâ ve Robotik Sistemler Süt Çiftliklerinde Kullanılıyor
Görsel kaynağı: BBC News · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey İrlanda’da Yapay Zekâ ve Robotik Sistemler Süt Çiftliklerinde Kullanılıyor

Kuzey İrlanda’daki süt çiftliklerinde yapay zekâ destekli kameralar, robotik sağım sistemleri ve dijital uygulamalar hayvan takibi ile işletme yönetiminde kullanılıyor. Antrim Kontluğu’ndaki Islandmagee yakınlarında çiftçilik yapan George McMaster, 300 başlık sürüsünü sağımhanedeki yapay zekâ kamerasından izliyor. Sistem her ineğe bir kimlik atıyor, her gün kısa bir video kaydedip analiz ediyor ve değişimleri insan gözüyle fark edilmeden önce bildiriyor. McMaster ailesinin kullandığı CattleEye uygulaması, oğul Jack’in ifadesine göre topallık belirtilerini ve acil durumları daha erken fark etmeye yardımcı oluyor. Jack, kameranın bazı hayvanlardaki sorunları, çiftlikte günlük gözlem yapılırken fark edilebilecek zamandan daha erken belirlediğini söylüyor. Daha sağlıklı hayvanların daha fazla süt verebildiği yönündeki değerlendirme ise çiftçinin kendi gözlemine dayanıyor. Tyrone Kontluğu’ndaki Coagh yakınlarında 90 Jersey ineği yetiştiren Caleb Howard, hayvanların belirli saatlerde sürülmek yerine istedikleri zaman robotik sağım makinesine girdiği bir sistem kullanıyor. Howard, yüksek hızlı geniş bant bağlantısının ardından çiftlik mağazası ve elektronik ödeme sistemi kurabildiğini belirtiyor. Kırsal bölgelere yüksek hızlı internet ulaştırmak amacıyla Project Stratum kuruldu; projeyi uygulayan Fibrus’tan Colin Hutchinson, bağlantının kırsal işletmeler için önemli olduğunu ifade ediyor. Antrim Kontluğu’ndaki Randalstown yakınlarında 100 süt ineği bulunan Robert Smyth ise işletmesini dört yıldır FarmDrive uygulamasıyla yönetiyor. Smyth, daha önce kâğıda yazılan kayıtların artık işlem sırasında tutulabildiğini ve denetimler öncesinde ilaç ile yem kayıtlarına ilişkin raporların uygulamanın uyum bölümünden hazırlanabildiğini söylüyor. Smyth’e göre yapay zekânın temel amacı çiftlik yönetimini iyileştirmek, girdileri azaltmak ve çıktıları artırmak olmalı.