ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

135 haber · Sayfa 1

Avrupa’da Gıda Fiyatlarında Dalgalı Görünüm: Taze Ürünler Pahalanıyor
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatlarında Dalgalı Görünüm: Taze Ürünler Pahalanıyor

Avrupa’da gıda fiyatları ekimde genel olarak sınırlı artış gösterse de taze ve işlenmemiş ürünlerdeki yükseliş daha belirgin oldu. Avro Bölgesi’nde gıda, alkol ve tütün fiyatları geçen yılın aynı ayına göre %1,6 arttı. Avrupa Birliği genelinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları ise eylülde yıllık %0,6 yükseldi. Buna karşılık işlenmemiş gıdaların fiyatındaki artış Avro Bölgesi’nde %4,6’ya ulaştı; bu gruba meyve, sebze, et ve balık da dahil edildi. İtalya, bu eğilimin en belirgin görüldüğü ülkelerden biri oldu. Ülkede işlenmemiş gıda fiyatları ekimde yıllık %7,5 arttı; eylülde bu oran %5,5’ti. Güney İtalya’da dizel fiyatlarından öfkelenen kamyon şoförlerinin yolları ve limanları yaklaşık iki hafta bloke etmesi tedarik akışını aksattı. Kampanya, Puglia ve Calabria’da et, taze süt, meyve ve şişelenmiş su rafları boşaldı; bazı küçük mağazalarda ürünler yalnızca bir gün içinde tükendi. Enerji maliyetleri gıda fiyatlarındaki baskının önemli unsurlarından biri olarak gösterildi. Avro Bölgesi’nde yakıt, elektrik ve ısınma maliyetleri ekimde yıllık %20,8 arttı. Tarımsal üretimde traktörlerin dizel kullanması, seraların ısıtma gerektirmesi ve ürünlerin büyük ölçüde kamyonlarla taşınması, enerji ve nakliye giderlerindeki yükselişin özellikle depolanması zor taze ürünlere yansımasına neden oldu. Fransa’da toplam gıda fiyatları %1,2 artarken taze ürünler %8 pahalandı. Ülkeler arasındaki görünüm eşit olmadı. Almanya’da gıda fiyatları yalnızca %0,4 yükselirken Portekiz’de işlenmemiş gıda fiyatları %3,7 arttı. Eylül verilerinde Kıbrıs, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki %4’lük artışla en yüksek yükselişi kaydetti. İsveç’te ise fiyatlar %6,3 geriledi; kaynak bu düşüşü gıda ürünlerindeki katma değer vergisinin %12’den %6’ya indirilmesine bağladı. AB’nin 14 ülkesinde fiyatlar bir yıl öncesine göre daha düşük gerçekleşti. Uzun vadeli görünüm, son dönemdeki daha sınırlı artışların önceki yükselişlerin üzerine eklendiğine işaret ediyor. Eylül 2021’den bu yana AB’de gıda fiyatları yaklaşık üçte bir arttı. Macaristan, Bulgaristan, Estonya ve Romanya’da toplam artış %50’nin üzerine çıkarken Lüksemburg, İsveç ve Fransa’da artış yaklaşık dörtte bir düzeyinde kaldı. AB dışındaki Türkiye’de ise gıda fiyatları bir yılda %27,6 arttı. Ekonomistler, enerji faturalarının kış aylarında yükselmesiyle toplam enflasyonun daha da artabileceğini öngörüyor.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Varmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Varmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yaklaşık beş yıldır sürdüğünü ve artık taşınamaz hale geldiğini belirterek, iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerine ve dünya genelindeki enerji, ticaret ile tedarik zincirlerine önemli zarar verdiğini ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkadığını söyledi. Görüşmelerin, Miami’de 14-15 Aralık’ta düzenlenecek G20 Liderler Zirvesi’ne hazırlık niteliği taşıdığını kaydetti. Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin konuların ele alınmasının kolay olmadığını belirten Fidan, tarafların kendi pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önem taşıdığını dile getirdi. Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra daha yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeyi önemsediğini söyleyen Fidan, ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Meksika, Almanya ve Japonya’dan bakanlarla ikili görüşmeler yaptığını aktardı. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro seviyesinde olduğuna ilişkin açıklamalara atıfta bulunarak, toplam faturanın daha da büyük olabileceğini söyledi. Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını belirten Fidan, Rus tahılı, Rus enerjisi, Ukrayna tahılı ve Ukrayna enerjisinin dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Avrupa ile Rusya arasında savaş sonrasında yapıcı ilişkilerin yeniden kurulması gerektiğini de kaydetti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini vurgulayan Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için yoğun temas ve çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Savaşın uzaması ve yayılması ihtimalinin bulunduğunu belirten Fidan, bunun önlenmesi için Türkiye’nin yoğun çaba gösterdiğini aktardı. ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret yollarını etkilediğini belirten Fidan, çatışmaların önlenmesi ve diplomasiye fırsat verilmesi gerektiğini ifade etti. Fidan ayrıca, Feridun Sinirlioğlu’nun Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Türkiye tarafından resmen aday gösterildiğini açıkladı. BM’deki seçim sürecinde bir tıkanma yaşandığını belirten Fidan, adaylığın bu tıkanmayı aşmaya yönelik diplomatik katkılardan biri olduğunu söyledi. Sinirlioğlu’nun Aralık 2024’te AGİT Genel Sekreterliği’ne seçilmesini Türkiye açısından önemli bir diplomasi başarısı olarak nitelendirdi.

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı

Numbeo’nun Avrupa ülkelerini karşılaştıran verilerine göre Bulgaristan’ın gıda fiyatları endeksi 44 olarak ölçüldü. Bu değer, ülkeyi Avrupa Birliği üyeleriyle sınırlı olmayan 44 Avrupa ülkesi arasında 33. sıraya yerleştirdi. Endeks, Bulgaristan’daki fiyat düzeyini referans değeri 100 olan New York’a göre gösteriyor; buna göre ülkedeki fiyat seviyesi New York’un %44’ü düzeyinde. Ancak veriler kullanıcı katkılarıyla toplandığı ve hane gelirlerini hesaba katmadığı için, fiyatların düşük olması ürünlerin Bulgaristan’daki haneler açısından daha erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Numbeo’nun haziran verilerinde Bulgaristan’da bir litre taze sütün fiyatı 1,62 avro olarak veriliyor. Bu tutar Norveç, İzlanda, İsviçre ve Danimarka’daki fiyatların altında kalırken Lüksemburg’daki 1,47 avroyu aşıyor. Yunanistan’da süt 1,52, Romanya’da 1,33, Almanya’da 1,16 ve Slovakya’da 0,95 avro seviyesinde. Buna karşılık Bulgaristan’daki yerel peynirin kilogram fiyatı 9,21 avro ile Batı Avrupa’daki çoğu ülkenin altında kalıyor; Avusturya’da fiyat yaklaşık 17 avroya, Fransa’da ise daha yüksek bir seviyeye çıkıyor. Ürün grupları arasındaki farklar da belirgin. Kaynakta Bulgaristan’da ekmeğin karşılaştırmadaki en düşük fiyata sahip olduğu belirtiliyor. Bulgaristan’da 12 adet L boy yumurtanın fiyatı 3,14 avro, domatesin kilogramı ise 2,43 avro olarak veriliyor. Tavuk eti fiyatları Doğu Avrupa’daki seviyelerle karşılaştırılabilir bulunurken, Romanya ve Polonya’da kilogram fiyatları sırasıyla 6,02 ve 6,25 avro. Bulgaristan’daki domates fiyatı ise İspanya, Portekiz, Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan’daki fiyatların üzerinde. Eurostat’ın 2025 verileri, Bulgaristan’da yağlar ve sıvı yağlar fiyat endeksinin AB ortalaması 100’e karşı 141,9 olduğunu gösteriyor. Bu alanda yalnızca Letonya’nın endeksi daha yüksek. Süt, peynir ve yumurta grubunun fiyatları AB ortalamasının %26,2 üzerinde kalırken et fiyatları ortalamanın %28,5 altında bulunuyor. Ekmek ve tahıl ürünleri endeksi 81,4, meyve ve kuruyemişler 87,2, sebzeler ise 83 olarak ölçüldü. Bulgaristan’ın genel gıda fiyat endeksi 2025’te AB ortalamasının %91’i oldu; bu oran 2024’te %88,2’ydi. Gıda ve alkolsüz içecekler birlikte değerlendirildiğinde endeks 92,6’ya çıkıyor. Tüm hanehalkı harcamalarını kapsayan genel fiyat düzeyi ise 62,5 ile AB’nin en düşük seviyesi olarak veriliyor. Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi aynı karşılaştırmada 75,6 olarak gösteriliyor. Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre Eylül 2026’da gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık %1,6 arttı; 2025’te hanelerin bu gruba kişi başına ortalama harcaması 1.898 avro oldu.

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor

Rusya’nın tahıl ihracatı için yeniden açtığı ve yeni devreye aldığı rotalar, buğday piyasasında fiyat baskısını artırdı. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) aralık vadeli buğday kontratı 11,25 ABD senti gerileyerek buşel başına 599 sente düştü. Fiyatlar, temmuz başından bu yana en düşük seviyeyi görürken ton karşılığı yaklaşık 197,55 avro olarak hesaplandı. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını şimdilik 15 Kasım’a kadar yeniden onayladı ve gemilere askeri refakat sağlanacağını bildirdi. Rusya ile Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları sonrasında temmuzda duran deniz trafiğinin ardından ilk yük gemileri Kerç Boğazı’ndan geçti. Rusya ayrıca Arktik liman Murmansk üzerinden ilk kez tahıl ihracatına başladı. İlk sevkiyat 3.400 ton olurken, Fas’ın Kazablanka Limanı’na gönderilmek üzere yaklaşık 28.000 ton buğdayın daha yüklenmesi planlanıyor. Yeni rota, eylül ayında Rusya’nın deniz yoluyla tahıl ihracatının %60’tan fazlasını taşıyan Baltık limanlarındaki yükü azaltmayı amaçlıyor. Borsa fiyatlarındaki gerileme üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da AMI verilerine göre ekmeklik buğdayın alım fiyatı 8,80 avro düşerek ton başına 199,52 avroya, yemlik buğdayın fiyatı ise 196,15 avroya indi. Renanya-Palatina’da ekmeklik buğday, ekim sonunda bir hafta içinde ton başına 201,60 avrodan 194,90 avroya geriledi. Önümüzdeki dönemde fiyatların, dünya piyasasına ulaşacak Rus buğdayı miktarına ve Rusya, Ukrayna ile ABD arasındaki diplomatik görüşmelerin sonucuna bağlı olması bekleniyor. Kasım başında tahıl ticaretinin yeniden kurulması olasılığı gündemde olsa da henüz somut bir anlaşma bulunmuyor; ABD’nin haftalık buğday ihracatı verileri de izlenecek göstergeler arasında yer alıyor.

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Karadeniz’de mümkün olan en kısa sürede ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundu. Sikorski, ateşkesin Ukrayna ve Rusya’dan tahılın güvenli biçimde taşınmasını sağlaması gerektiğini söyledi. Açıklamasını Atlanta’da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısı sırasında yapan Sikorski, hızlı adım atılması gerektiğini Küresel Güney ülkelerindeki insanların gıdaya ve tahıla duyduğu ihtiyaçla gerekçelendirdi. Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalini sona erdirmeye yönelik her türlü girişimde Ukrayna’nın yer alması gerektiğini belirtti. Avrupa’nın da sürece dahil edilmesini isteyen Polonya Dışişleri Bakanı, olası bir barış veya ateşkes sürecinde Avrupa’nın kendi araçlarına ve etkisine sahip olduğunu savundu. Ayrıca Rus enerji ürünlerinin Avrupa’ya satışının yeniden başlamasından önce savaşın adil biçimde sona ermesi ve Moskova’nın savaşı durdurması gerektiğini söyledi. Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği konusunda Türkiye de Rusya ve Ukrayna’yı yeni saldırılardan kaçınmaları konusunda uyardı. Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, 28 Ekim’de Sofya’da, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan temsilcilerinin toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türk bayraklı veya Türk sahipli gemilere yönelik saldırılar nedeniyle hukuki adım atma hakkının saklı tutulduğunu bildirdi. Ankara, Kiev ve Moskova’ya iletilen saldırıların durdurulması ve güvenli tahıl taşımacılığı önerisine yanıt bekliyor. Toplantı kapsamında ABD’nin Polonya’ya Almanya ve Fransa’ya benzer tam G20 üyeliği verilmesini önermesi de gündeme geldi. Sikorski bu girişimi desteklerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daveti karşı üretken buldu ve G20 kararlarının uzlaşı temelinde alınması gerektiğini söyledi. Batılı yetkililer, Rusya’nın itirazı ve tüm üyelerin onayının gerekmesi nedeniyle Polonya’nın tam üyeliğinin yıllar sürebileceğini belirtti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Polonya’nın üyeliği hak ettiğini savundu.

Rotterdam’daki Yüzen Süt Çiftliği Bürokrasi Nedeniyle İneklerini Sattı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Rotterdam’daki Yüzen Süt Çiftliği Bürokrasi Nedeniyle İneklerini Sattı

Hollanda’nın Rotterdam Limanı’nda faaliyet gösteren yüzen süt çiftliği, inek bölmelerinin zeminindeki kauçuk kaplamanın sertifikasyonu konusunda yerel makamlarla yaşanan anlaşmazlığın ardından süt sığırcılığını sonlandırdı. Ortaklardan Minke van Wingerden, aylar süren görüşmelerden sonra çözüm bulunamadığını ve 28 ineğin ağustos ayında Rotterdam çevresindeki süt çiftliklerine satıldığını söyledi. Hayvanlar, beton bir mavnada altı yıl boyunca sağılmış ve sütleri peynire işlenmişti. Sorun, sığır bölmelerinin altındaki zeminin yenilenmesi gerektiğinde ortaya çıktı. İşletme, Almanya’daki bir şirketten yedek kauçuk kaplama buldu ancak ürün Rotterdam makamlarınca sertifikalandırılmadı. Kaplamanın üreticisi de sertifikasyon sürecine girmek istemeyince anlaşmazlık çözülemedi. Yetkililer, kaplama sertifikalandırılmaz veya kaldırılmazsa haftalık 16.000 Yeni Zelanda doları para cezası uygulanabileceği uyarısında bulundu. İşletmenin karşılaştığı diğer sorun, liman makamlarının iskeleyi yalnızca 18 aylığına yenilemesi oldu. Çiftliğin bulunduğu alanın yeniden geliştirilmesi planlandığından, işletme inekleri çıkarmak ve faaliyet modelini değiştirmek zorunda kaldı. Floating Farm'ın 2028'de yeni bir demirleme yeri bulması gerekiyor; işletme bu konuda yetkililerle görüşüyor. Floating Farm 2.0 adıyla yeniden yapılandırılan işletme, LED aydınlatma altında fesleğen, nane, mikro yeşillikler ve yenilebilir çiçekler yetiştiriyor. Ayrıca yerel çiftliklerden kamyonlarla getirilen süt kullanılarak gouda peyniri üretiliyor. Bir kilogram peynir için 8 litre süt gerektiği belirtilirken, sebze ve peynir ürünleri perakendecilere, restoranlara ve çiftliğin yanındaki mağazaya satılıyor. Projenin başlangıcında, kentlere yakın yerel gıda kaynakları oluşturma hedefi bulunuyordu.

Küflü Gıdanın Riski Ürüne ve Bozulmanın Niteliğine göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Küflü Gıdanın Riski Ürüne ve Bozulmanın Niteliğine göre Değişiyor

Uzmanlara göre küflü bir gıdanın oluşturduğu risk, küfün türüne ve üzerinde bulunduğu gıdanın özelliklerine bağlı olarak değişiyor. Özellikle meyve ve sebzelerde görülen sıradan bozulmaların çoğu, gıda kaynaklı hastalığa yol açan mikroorganizmalarla aynı nitelikte olmayabiliyor. Ancak yalnızca gözle yapılan değerlendirme, görünmeyen toksinler nedeniyle her zaman yeterli olmayabiliyor. Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsünün yakın tarihli araştırmasında katılımcıların yaklaşık üçte biri, gıdanın küflü bölümünü kesip kalanını yediğini bildirdi. Araştırma, katılımcıların küflü gıdaya ilişkin alışkanlık ve bilgilerini ölçtü; gıdalardaki toksin düzeylerini veya katılımcıların hastalanıp hastalanmadığını incelemedi. Katılımcıların yarısından azı, bazı küflerin ürettiği ve gıdada görünmeyebilen mikotoksinlerin pişirme ya da fırınlamayla yok olmadığını biliyordu. Uzman Brian Labus, marul veya başka bir ürün yumuşamışsa atılması gerektiğini belirtti. Meyvelerde görünür küf ya da yumuşak bölümler bulunan parçaların atılması, sağlam ve küf belirtisi taşımayanların ise yıkanarak tüketilmesi önerildi. ABD Tarım Bakanlığı da küflü meyvenin ve temas ettiği parçaların atılmasını; kalanların küfsüz ve aşırı yumuşamamış olması halinde yıkanmasını tavsiye ediyor. Ekmekte küf görüldüğünde yalnızca küflü dilimi kesmek yerine ekmeğin tamamının atılması gerekiyor; çünkü küf somunun içine ilerleyebiliyor. Küflü reçel veya jöle de tüketilmemeli. Bazı küfler alerjik reaksiyonlara yol açabilirken, bazıları mikotoksin üretebiliyor. Küflü gıdayı yanlışlıkla yiyenlerin paniğe kapılmasına gerek olmadığını söyleyen Labus, küflü gıdanın tükürülmesini önerdi. Küf alerjisi olanların risk almaması, bağışıklığı baskılanmış kişilerin ise gıda işlemede daha dikkatli olması gerekiyor.

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor
Görsel kaynağı: L’Opinion · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Lüksemburg'da ön anlaşmaya vardı. Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, anlaşmayla genç çiftçilere yönelik bazı desteklerin güçlendirilmesini, kuralların sadeleştirilmesini ve tarımın iklim değişikliğine uyumunun geliştirilmesini ilerleme olarak değerlendirdi. Anlaşmada, desteklerin dağıtımında “aktif çiftçi” ölçütünün yeniden yer alması da öne çıktı. Ancak ön anlaşmanın yürürlüğe girmesi kesinleşmiş değil. Yeni OTP'nin uygulanması, AB'nin 2028-2034 dönemini kapsayacak çok yıllı bütçesi üzerindeki müzakerelerin sonucuna bağlı bulunuyor. Avrupa Parlamentosu ile üye devletlerin düzenlemelerin tamamını aynı metinle kabul etmesi gerekiyor. Fransa Tarım Bakanlığı, mevcut siyasi uzlaşının önemli bir adım olduğunu ancak mücadelenin henüz bitmediğini belirtti. Fransa, OTP'nin şu anki en büyük yararlanıcısı konumunda. Ülke çiftçilerine yılda yaklaşık 9 milyar avro destek aktarılıyor; yedi yıllık dönemde toplam tutar 65 milyar avroya ulaşıyor. Bu miktar, AB'nin tarıma ayırdığı 387 milyar avroluk bütçenin %17'sine karşılık geliyor. Yeni OTP taslağı ise AB'nin tarım bütçesini 2028-2034 döneminde 300 milyar avroya çekmeyi öngörüyor. Bütçenin daraltılması yönündeki baskı, Almanya, Hollanda, Avusturya ve üç İskandinav ülkesinin yer aldığı, bütçede tasarruftan yana ülkeler grubundan geliyor. Fransa, aynı desteği korumak için daha fazla ulusal kaynak gerektirecek ortak finansman mekanizmalarının sınırlandırılmasını istiyor. Emmanuel Macron'un 17-18 Aralık'taki Avrupa Konseyi toplantısında liderlerle görüşmesi ve kasım ayındaki gayriresmî müzakereler, uzlaşma arayışının sonraki adımları olarak belirtiliyor. Fransız hükümeti çiftçilere ayrılacak miktarın korunacağını söylerken, bunun Avrupa bütçesinden mi yoksa ulusal kaynaklardan mı karşılanacağının henüz belli olmadığını vurguluyor. FNSEA ise bazı ilerlemelere rağmen anlaşmanın yetersiz olduğunu ve “indirimli” bir OTP'yi kabul etmeyeceğini açıkladı.

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu
Görsel kaynağı: Adnkronos · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu

İtalya, 2025/26 ticaret sezonunda ikinci yıl üst üste dünyanın en büyük elma ihracatçısı oldu. Ismea’nın Uluslararası Ticaret Merkezi verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre İtalya, küresel elma ihracat değerinin %17’sini oluşturdu. ABD %14, Çin ise %13 payla İtalya’yı izledi. Sonuç, İtalyan elma sektörünün üretim organizasyonu, ürün kalitesi ve dış pazarlara erişim kapasitesiyle ilişkilendiriliyor. Sezon boyunca İtalyan elmaları 86 yabancı ülkeye ulaştı. Üretim ve ihracat zinciri, kuzeyde Val di Non Dop ve Val Venosta Igp gibi bölgelerden Campania’daki Annurca Igp’ye, Emilia-Romagna ve Toskana’ya kadar uzanıyor. Bu yapı, yılın 12 ayı boyunca düzenli tedarik sağlanmasına dayanıyor. Geleneksel Golden Delicious, Gala, Stark, Granny Smith, Cripps Pink ve Fuji çeşitlerinin yanında, tüketici tercihlerini hedefleyen yeni çeşitler de pazarda yerini güçlendiriyor. 2025/26 sezonunda toplam sevkiyat yaklaşık 1.060 milyon kilo oldu ve ihracat değeri 1,2 milyar avroya ulaştı. Değer, önceki sezona göre %2 artarken ortalama ihracat fiyatı da %3 yükseldi. Kaynak, fiyat artışında çeşitlerin yenilenmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. İhracat artışının en belirgin olduğu alan AB dışı pazarlar oldu; bu ülkelere sevkiyatlar önceki sezona göre %24 yükseldi. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail, ayrıca Brezilya ve Hindistan öne çıktı. Avrupa’da İspanya’ya ihracat %10 artarak bu ülkeyi İtalya’nın ikinci büyük pazarı haline getirirken, Almanya ilk sıradaki pazar olmayı sürdürdü.

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Amazon, Almanya’da taze ve çabuk bozulan gıdalar için aynı gün teslimat hizmetini başlattı. Hizmet ilk aşamada Frankfurt, Köln ve Münih’in seçili bölgelerinde kullanılabiliyor. Müşteriler, günlük gıda alışverişlerini kitap, giyim, elektronik veya ev ürünleriyle aynı Amazon siparişinde birleştirebiliyor. Böylece süt, yumurta, et ve sebze gibi ürünler ayrı bir sipariş gerektirmeden sepete eklenebiliyor. Sunulan ürünler arasında meyve ve sebzenin yanı sıra balık, kanatlı ürünleri, ekmek ve unlu mamuller, süt ürünleri ile dondurulmuş gıdalar bulunuyor. Siparişler Amazon.de internet sitesi veya Amazon alışveriş uygulaması üzerinden veriliyor; hizmet için ayrı bir uygulama ya da ek kayıt gerekmiyor. Teslimat seçenekleri dört saatlik bir zaman aralığı ile iki saatlik daha kısa bir aralıktan oluşuyor. Daha hızlı seçenek bazı siparişlerde daha yüksek ücretle sunuluyor. Amazon, sıcaklığa duyarlı ürünlerin depolama ve taşıma sırasında yeterince soğuk tutulacağını belirtiyor. Şirkete göre bu ürünler yalıtımlı ve geri dönüştürülebilir ambalajlarla taşınacak, ürünler tedarik sürecinin birden fazla noktasında kontrol edilecek. Prime üyeleri, 29 avro ve üzerindeki alışverişlerde dört saatlik teslimat için ücret ödemiyor; daha düşük tutarlı siparişlerde ücret 3,99 avro. Prime üyeleri için iki saatlik teslimat ücreti 29 avro ve üzeri siparişlerde 2,90, bu tutarın altında ise 4,90 avro olarak belirtiliyor. Prime üyesi olmayanlarda standart teslimat 9,99, iki saatlik seçenek 10,99 avro. Hizmetin önümüzdeki haftalarda Almanya’daki diğer büyük şehirlere genişletilmesi planlanırken Avusturya için henüz başlangıç açıklanmadı.

Kosova Tarım Bakanı, Almanya’nın Kosova Büyükelçisiyle Tarım İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber

Kosova Tarım Bakanı, Almanya’nın Kosova Büyükelçisiyle Tarım İş Birliğini Görüştü

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, Almanya’nın Kosova Büyükelçisi Rainer Rudolph ile iki ülke arasındaki iş birliğini ve ekonomik kalkınma açısından önemli sektörlerde ortaklığın derinleştirilmesi olanaklarını görüştü. Muja, Almanya’nın mevcut iş birliği ve sürekli desteği için teşekkür etti. Taraflar deneyim ve uzmanlık paylaşımının yanı sıra tarımsal üretimin modernizasyonu, rekabetçiliğin artırılması ve sürdürülebilir kırsal kalkınmayı hedefleyen girişimlerin desteklenmesini vurguladı. Bakanlık, uluslararası ortaklarla iş birliğini güçlendirerek çiftçiler için yeni fırsatlar yaratmayı ve yerli üretimi geliştirmeyi amaçlıyor.

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, GIZ Kosova tarafından Almanya-Kosova Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen tarım panelinde, ülkenin tarım, gıda sanayisi ve Avrupa pazarlarına ihracat potansiyeline ilişkin hedefleri açıkladı. Muja, üretimin artırılmasının yanı sıra ürünlerin toplanması, ilk işlemeden geçirilmesi, sanayi tipi işlenmesi ve katma değerli ürünler olarak ihraç edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, özel sektörle iş birliği ve yönlendirilmiş yatırımlarla önümüzdeki dört yıl içinde rekabetçi üretim ve gıda işleme zincirleri kurulabileceğini söyledi. Muja, stratejik sektörler arasında sığır ve tavuk eti, süt, meyve, sebze ve tahıl üretimini saydı. Bu alanlarda hayvancılık işletmeleri, modern seralar, sulama sistemleri ve ticari meyve bahçelerinin yanı sıra süt toplama ve soğutma kapasitesi, soğuk hava depoları ile meyve ve sebzelerin sınıflandırılıp paketleneceği merkezlere yatırım yapılmasını istedi. Et, süt, tahıl, meyve ve sebze işleme kapasitesinin artırılması da değer zincirinin geliştirilmesi hedefinin parçası olarak öne çıktı. Bakan, meyve ve sebze üretiminin temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğunlaşmasının yılın geri kalanında ithalata bağımlılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle birincil üretimin modernleştirilmesi, toplama ve ilk işleme altyapısının geliştirilmesi ve sanayi tipi işleme kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor. Yatırımların üretkenliği artırması, hasat sonrası kayıpları azaltması ve tarımsal ürünlerin değerinden daha büyük bir bölümünün Kosova ekonomisinde kalmasını sağlaması amaçlanıyor. Kurumsal reform gündeminde gıda güvenliği ve ihracat için laboratuvar ve sertifikasyon kapasitesinin geliştirilmesi, tarım arazilerinin konsolidasyonu, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sertifikalı tohum kullanımı, çiftçilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve bakanlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi bulunuyor. 2027'den itibaren yeni bir hibe programı başlatılması; mevcut desteklerin üretken yatırımlara ve değer zincirlerine yöneltilmesi, kadınlar ile gençlere verilen desteğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Muja ayrıca bölgesel ticarette eşit muamele ve anlaşmaların uygulanması çağrısı yaptı.

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı

Buğday fiyatları, Rusya’nın tahıl taşımacılığında yeni güzergâhları devreye almasının ardından Paris ve Chicago piyasalarında geriledi. Paris Matif’te 28 Ekim’de Aralık vadeli buğday kontratı 1,50 avro düşerek 227,00 avro/tona, Mart kontratı ise 2,25 avro gerileyerek 225,75 avro/tona indi. Chicago Board of Trade’de Aralık buğdayı 11,25 ABD senti düşüşle 599,00 ABD senti/bushel seviyesine geriledi; bu yaklaşık 197,55 avro/tona karşılık geldi ve temmuz başından bu yana en düşük seviyeye işaret etti. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını geçici olarak 15 Kasım’a kadar yeniden başlattı. Taşımaların askeri güvenlikle yapılmasının planlandığı, ilk tahıl gemilerinin de temmuzdan bu yana ilk kez Kerç Boğazı’ndan geçtiği bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre Rusya ayrıca ilk kez Murmansk Arktik Limanı üzerinden tahıl ihraç etti. İlk parti 3.400 ton olurken, Fas’ın Casablanca kenti için yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlandı. Rusya’nın Baltık limanlarından eylülde 1,2 milyon ton tahıl sevk edildi; bu miktar deniz yoluyla yapılan Rus tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Daha fazla Rus buğdayının piyasaya dönme ihtimali, Paris ve Chicago fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye ise Rusya’nın ilgi göstermediğini belirttiği Karadeniz tahıl anlaşması girişimini destekleyen ülke olarak kaynakta yer alıyor. Fiyat düşüşü üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da 44. takvim haftasında ekmeklik buğdayın üretici fiyatı 8,80 avro gerileyerek 199,52 avro/tona düştü. Rheinland-Pfalz’da 27 Ekim’de ekmeklik buğdayın ortalama fiyatı önceki haftadaki 201,60 avro/tondan 194,90 avro/tona indi. Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki görüşmelerin kasım başında sürdürülmesi bekleniyor; ancak henüz bir ilerleme veya anlaşma sağlanmış değil.

Avustralya-AB Ticaret Anlaşması İçin Senato Onayı Bekleniyor
Görsel kaynağı: The Conversation Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya-AB Ticaret Anlaşması İçin Senato Onayı Bekleniyor

Avustralya ile Avrupa Birliği, yaklaşık sekiz yıl süren müzakerelerin ardından mart ayında kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması üzerinde uzlaştı. Anlaşma, ikili tarifelerin neredeyse tamamını kaldırıyor ve Avustralya mal ihracatının %98’ini kapsıyor. Hükümet anlaşmayı imzalasa da yürürlüğe girmesi için Avustralya Parlamentosunun tarife cetvellerini değiştirecek yasaları kabul etmesi gerekiyor. Alt meclisten geçiş kesin görülürken, asıl belirsizlik Canberra’daki Senato oylamasında bulunuyor. İşçi Partisi Senatoda 76 sandalyenin 30’una sahip ve anlaşmanın kabulü için dokuz ek oya ihtiyaç duyuyor. Koalisyonun tutumu belirleyici olabilir; ancak blok içinde görüş ayrılığı bulunuyor. Ulusal Parti senatörleri Matt Canavan ile Bridget McKenzie, sığır eti, kuzu eti ve süt ürünlerinde elde edilen kazanımları yetersiz bularak anlaşmaya karşı çıkacaklarını açıkladı. Liberaller ise bu tutuma hızla karşı çıktı, ancak bazı üyeler iklim ve çalışma haklarına ilişkin yükümlülüklerle ilgili kaygılarını sürdürdü. Ticaret Bakanı Don Farrell, sığır eti sektörünün 3 milyar Avustralya doları tutarında yeni ticaret istediğini, anlaşmanın ise 2 milyar Avustralya doları sağladığını söyledi. Buna rağmen düzenleme, Avustralya’nın özel sığır eti kotasını aşamalı olarak 4.400 tondan 35.000 tona çıkarıyor ve mevcut %20 tarifeyi ilk günden kaldırıyor. Avrupa Komisyonu sözcüsü Olof Gill de müzakerelerin tamamlandığını ve yeniden müzakere yapılamayacağını belirtti. Anlaşmanın kapsamı tarım ürünleriyle sınırlı değil. Metin, kritik minerallerin madenciliği, işlenmesi ve yatırımı konusunda iş birliğini destekliyor. AB’nin ilgili düzenlemesi, 2030’dan itibaren herhangi bir stratejik mineralin en fazla %65’inin tek bir ülkeden gelmesini öngörüyor. Alice Springs yakınındaki Nolans nadir toprak elementleri projesi için Almanya’nın KfW bankasından 84 milyon Avustralya doları yatırım ve Siemens Gamesa ile uzun vadeli tedarik anlaşması bildirildi.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti

Sırbistan 2025 yılında 1.067.416 ton buğdayı 247,5 milyon dolar, 847.227,9 ton mısırı ise 250 milyon dolar değerle ihraç etti. Ürün bazındaki veriler, ülkenin dış ticaretinde tahıl ihracatının da yer aldığını gösterirken, kaynak bu ürünleri toplam ihracatın en büyük kalemleri olarak sınıflandırmıyor. Sırbistan'ın toplam mal ihracatı 2025'te 33 milyar avro oldu ve 2024'e göre %8,4 arttı. Aynı yıl en yüksek ihracat değerine elektrikli makineler ve cihazlar ulaştı. Bu grubu kara yolu taşıtları, metal cevherleri ve metal atıkları, demir dışı metaller ile kauçuk ürünleri izledi. Bu beş ürün grubunun ihracatı toplam ihracatın %35,1'ini oluşturdu. Ülkenin 2025'teki başlıca ihracat pazarları Almanya, İtalya, Bosna-Hersek, Çin ve Macaristan oldu. İthalatta ise Çin ilk sırada yer alırken Almanya ve İtalya'yı Türkiye ile Macaristan izledi. Kaynak, Türkiye'yi Sırbistan'ın toplam mal ithalatındaki ülkelerden biri olarak gösteriyor; bu veriler Türkiye ile buğday veya mısır ticaretine ilişkin özel bir miktar ya da değer içermiyor. Ayrıca Sırbistan'ın Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki mal ihracatı 23,7 milyar avroya çıkarak 2025'in aynı dönemine göre %8,8 arttı.

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: RTL Info · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı

AB tarım bakanları, Lüksemburg’da 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için ortak tutumu oybirliğiyle kabul etti. Anlaşmanın uygulanması ise Avrupa Birliği’nin yeni bütçesine ilişkin müzakerelerin sonucuna bağlı olacak. Reform, 2028-2034 dönemini kapsaması planlanan yeni çok yıllı bütçeyle birlikte şekillenecek. Üye ülkeler, kabul edilen tutum temelinde Avrupa Parlamentosu ile uzlaşma görüşmelerine başlayacak. Reformun yürürlüğe girebilmesi için AB ülkeleri ile Avrupa Parlamentosu üyelerinin aynı metni onaylaması gerekiyor. Düzenleme, desteklerin aktif çiftçilere, mesleğe yeni başlayan gençlere ve küçük işletmelere yoğunlaştırılmasını; bunun için desteklerde üst sınır ve kademeli azaltma mekanizmalarının kullanılmasını hedefliyor. Aktif çiftçi tanımı görüşmelerinde bazı ülkeler emeklilerin belirli destekleri korumasını istedi. Anlaşma, desteklerin dağıtımında bu konuda esneklik bırakıyor. Mali çerçeve henüz tamamlanmadığı için metin ön nitelikte kabul ediliyor; AB yetkilileri bütçe görüşmelerini yıl sonuna kadar sonuçlandırmayı umuyor. Mevcut taslakta OTP finansmanı yaklaşık 300 milyar avro olarak öngörülüyor. Bu tutar, önceki OTP için belirtilen 387 milyar avronun altında. Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler AB bütçesini, özellikle OTP harcamalarını azaltmak istiyor. İrlanda Tarım Bakanı Martin Heydon ise anlaşmayı çiftçiler, kırsal topluluklar ve Avrupa’nın gıda güvenliği açısından önemli bir aşama olarak değerlendirdi.

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı
Görsel kaynağı: Salzburger Nachrichten · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

AB’nin 27 tarım bakanı, Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Lüksemburg’da yapılan toplantıda bakanlar, 2028-2034 dönemine ilişkin AB bütçe görüşmelerinde başka başlıklarda ele alınan konuları uzlaşmanın dışında bıraktı. Bunlar arasında bütçenin toplam büyüklüğü ile işletme başına alan bazlı gelir desteğine getirilecek sınır da bulunuyor. Üye devletler, OTP desteklerinin uygulanmasında daha fazla ulusal esneklik talep etti. Avrupa Komisyonunun üye ülkelere destek tasarımına ilişkin tavsiyelerinin bağlayıcı olmaması istenirken, yaşlılık aylığı alan çiftçilerin doğrudan ödemelerinin azaltılması da zorunlu tutulmayacak. Buna karşılık genç çiftçilere daha yüksek destek verilmesi ve işletme kurarken desteklenmeleri zorunlu olacak. Uzlaşma metnine göre “aktif çiftçi” tanımı bağlayıcı olacak, ancak üye devletler bu tanımın ayrıntılarını kendi ulusal koşullarına göre belirleyebilecek. Bu yaklaşım, OTP kaynaklarının fiilen tarım yapan kişilere yönlendirilmesi ve arazilerin yalnızca yatırım amacıyla tutulmasının önlenmesi hedefiyle ilişkilendiriliyor. Komisyon, gelecek uzun vadeli AB bütçesinde OTP ve yapısal destek için çok sayıdaki fonun yerine tek bir Ulusal ve Bölgesel Ortaklık Planı fonu oluşturulmasını önermişti. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, çiftçilerin gelecek mali dönemde ödemeleri için planlama güvenliği ve istikrara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Avrupa Parlamentosu pozisyonunu belirledikten sonra iki kurumun müzakerecileri ortak bir metin üzerinde çalışabilecek.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.

AB, Günlük Erkek Civcivlerin Öldürülmesini Yasaklayan Teklifi 2026 Sonuna kadar Sunmayı Vaat Ediyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

AB, Günlük Erkek Civcivlerin Öldürülmesini Yasaklayan Teklifi 2026 Sonuna kadar Sunmayı Vaat Ediyor

Avrupa Komisyonu, yumurta üretimi için yetiştirilen hibritlerin erkek civcivlerinin öldürülmesini Avrupa Birliği genelinde yasaklayan bir teklif sunacağını yeniden açıkladı. Komisyon, teklifi 2026 sonuna kadar hazırlayacağına birden çok kez söz verdi. Söz konusu düzenleme, hayvan refahı mevzuatının planlanan modernizasyonunun unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Yumurta vermeyen ve etleri et üretimi için yetiştirilen hibritlerle rekabet edemeyen erkek civcivler, kuluçkahanelerde genellikle çıktıkları gün gazlama veya mekanik yöntemlerle öldürülüyor. Almanya, Avusturya ve Fransa bu uygulamayı 2022'den beri yasaklıyor. İtalya'da benzer bir düzenlemenin 2026 sonunda yürürlüğe girmesi planlanırken Lüksemburg da yasağı uygulamaya koydu; ancak ülkede kuluçkahane bulunmuyor. Belçika'da süreç bölgelere göre değişiyor. Flandre hükümeti, civcivlerin cinsiyetinin kuluçkanın 12. gününden önce güvenilir biçimde belirlenebildiği tarihte yasağı başlatma kararı aldı; ilgili bakan ise Avrupa Komisyonu'nun teklifini bekliyor. Valonya'da da hayvan refahı kurallarının yeniden düzenlenmesi kapsamında yasak hazırlanıyor. European Institute for Animal Law and Policy uzmanı Gabriela Kubíková, teklifin geleceğinin belirsiz olduğunu, basit bir yasama sürecinin yaklaşık bir yıl, ortalama sürecin ise yaklaşık iki yıl sürebileceğini belirtti. Fransa, Almanya ve İtalya'nın desteğinin ortak düzenlemeyi kolaylaştırabileceği, Doğu Avrupa üyesi ülkelerdeki daha yavaş geçişin ise Konsey'de direnç yaratabileceği ifade edildi.

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti

Almanya’nın Brandenburg eyaletindeki Uckermark bölgesinde çiftçilik yapan Stefan Bernickel, iklim koşullarındaki değişime uyum sağlamak için toprak işleme yöntemini değiştirdi. Yaklaşık 300 hektarlık arazisinde derin sürüm ve ekim öncesi ikinci geçiş yerine Strip-Till uygulayan Bernickel, yalnızca tohum sıralarını hafifçe açıyor; ekim ve gübrelemeyi aynı geçişte yapıyor. Bu yöntemde toprağın %80’i işlenmeden bırakılıyor. Bernickel’in dönüşümünde 2018’deki kuraklık ve Haziran 2021’de bir gecede yağan 250 litre yağış etkili oldu. Çiftçi, daha önce hava koşulları uygun olduğunda buğday, arpa ve kolza üretiminin oldukça kârlı olduğunu, ancak bu dönemin sona erdiğini belirtiyor. Yeni uygulamanın toprağın daha fazla su tutmasına, toprak canlılığının korunmasına ve rüzgâr ile su erozyonuna karşı dayanıklılığın artmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Toprağın tarım makineleriyle daha kolay işlenebildiğini ve işçilik süresinin azaldığını da ifade ediyor. Bernickel, Strip-Till sayesinde yılda yaklaşık 10.000 litre daha az motorin kullandığını hesaplıyor; bu miktarın önceki motorin ihtiyacının %40’ına karşılık geldiğini belirtiyor. Uygulama ayrıca çevre alanında verilen ve 25.000 avro para ödülü bulunan Blauer Kompass Federal Ödülü’ne layık görüldü. Sürümsüz veya azaltılmış toprak işlemeye dayanan bu yöntem Almanya’da giderek yayılırken, Avustralya’da toprağı kurumaya karşı korumak amacıyla kullanılan tarım uygulamalarından esinleniyor. Brandenburg’da Bernickel dışında Strip-Till uygulayan altı çiftçi daha bulunuyor. Yöntemin bazı sınırlamaları da var. Sürüm yapılmadığında yabancı otlarla farklı biçimde mücadele edilmesi gerekiyor. Bernickel, dönüşümüne rağmen organik üretim yapmıyor; böcekler, mantarlar ve yabancı otlara karşı tarımsal ilaç kullanmayı sürdürüyor. Bununla birlikte maliyetleri azaltmak amacıyla girdi kullanımını düşürmeye çalışıyor. Kolzayla birlikte hardal, turp ve çemen otu ekiyor; bu bitkilerin kolza toprak piresini uzaklaştırmasını amaçlıyor. Kışlık buğdayı geç ekerek tarla tilkikuyruğunun gelişimini sınırlamayı deniyor. Çiftçi ayrıca veriye dayalı makinesiyle toprak kalitesine göre hassas ekim ve gübreleme yapıyor. Kimyasal büyüme düzenleyicileri yerine organik üretimde de kullanılan bir düzenleyiciye geçtiğini ve kimyasal kullanımı %75 azalttığını söylüyor. Hedefi verimi artırmak değil, sıcaklık, kuraklık, yağış ve don gibi koşullarda daha istikrarlı üretim yapmak ve gübre, motorin, işçilik ile bitki koruma maliyetlerini düşürmek. Brandenburg’da üç yıldır denediği nohut üretiminde ise zararlı, aşırı yağış, kuraklık ve soğuk nedeniyle şimdiye kadar başarılı sonuç alamadı; buna rağmen denemeyi sürdürmek istiyor.