ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

61 haber · Sayfa 1

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı

Numbeo’nun Avrupa ülkelerini karşılaştıran verilerine göre Bulgaristan’ın gıda fiyatları endeksi 44 olarak ölçüldü. Bu değer, ülkeyi Avrupa Birliği üyeleriyle sınırlı olmayan 44 Avrupa ülkesi arasında 33. sıraya yerleştirdi. Endeks, Bulgaristan’daki fiyat düzeyini referans değeri 100 olan New York’a göre gösteriyor; buna göre ülkedeki fiyat seviyesi New York’un %44’ü düzeyinde. Ancak veriler kullanıcı katkılarıyla toplandığı ve hane gelirlerini hesaba katmadığı için, fiyatların düşük olması ürünlerin Bulgaristan’daki haneler açısından daha erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Numbeo’nun haziran verilerinde Bulgaristan’da bir litre taze sütün fiyatı 1,62 avro olarak veriliyor. Bu tutar Norveç, İzlanda, İsviçre ve Danimarka’daki fiyatların altında kalırken Lüksemburg’daki 1,47 avroyu aşıyor. Yunanistan’da süt 1,52, Romanya’da 1,33, Almanya’da 1,16 ve Slovakya’da 0,95 avro seviyesinde. Buna karşılık Bulgaristan’daki yerel peynirin kilogram fiyatı 9,21 avro ile Batı Avrupa’daki çoğu ülkenin altında kalıyor; Avusturya’da fiyat yaklaşık 17 avroya, Fransa’da ise daha yüksek bir seviyeye çıkıyor. Ürün grupları arasındaki farklar da belirgin. Kaynakta Bulgaristan’da ekmeğin karşılaştırmadaki en düşük fiyata sahip olduğu belirtiliyor. Bulgaristan’da 12 adet L boy yumurtanın fiyatı 3,14 avro, domatesin kilogramı ise 2,43 avro olarak veriliyor. Tavuk eti fiyatları Doğu Avrupa’daki seviyelerle karşılaştırılabilir bulunurken, Romanya ve Polonya’da kilogram fiyatları sırasıyla 6,02 ve 6,25 avro. Bulgaristan’daki domates fiyatı ise İspanya, Portekiz, Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan’daki fiyatların üzerinde. Eurostat’ın 2025 verileri, Bulgaristan’da yağlar ve sıvı yağlar fiyat endeksinin AB ortalaması 100’e karşı 141,9 olduğunu gösteriyor. Bu alanda yalnızca Letonya’nın endeksi daha yüksek. Süt, peynir ve yumurta grubunun fiyatları AB ortalamasının %26,2 üzerinde kalırken et fiyatları ortalamanın %28,5 altında bulunuyor. Ekmek ve tahıl ürünleri endeksi 81,4, meyve ve kuruyemişler 87,2, sebzeler ise 83 olarak ölçüldü. Bulgaristan’ın genel gıda fiyat endeksi 2025’te AB ortalamasının %91’i oldu; bu oran 2024’te %88,2’ydi. Gıda ve alkolsüz içecekler birlikte değerlendirildiğinde endeks 92,6’ya çıkıyor. Tüm hanehalkı harcamalarını kapsayan genel fiyat düzeyi ise 62,5 ile AB’nin en düşük seviyesi olarak veriliyor. Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi aynı karşılaştırmada 75,6 olarak gösteriliyor. Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre Eylül 2026’da gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık %1,6 arttı; 2025’te hanelerin bu gruba kişi başına ortalama harcaması 1.898 avro oldu.

Yunanistan'da MyDiesel ile Tarımsal Mazotta Vergi Muafiyeti Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber

Yunanistan'da MyDiesel ile Tarımsal Mazotta Vergi Muafiyeti Başlıyor

6 yayıncı · 7 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da uygun çiftçiler, 1 Kasım 2026'dan itibaren tarımsal motorin alırken Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ile bu vergiye karşılık gelen Katma Değer Vergisi'ni (KDV) ödeme anında ödemeyecek. MyDiesel uygulamasıyla yürütülecek sistem, vergilerin sonradan iade edilmesi uygulamasının yerini alacak ve üreticilerin yakıt alımı için kaynak ayırıp geri ödemeyi beklemesini önlemeyi amaçlıyor. Hak sahibi çiftçi, myAADE portalı veya myDieselApp üzerinden TAXISnet bilgileriyle giriş yaparak dijital kupon oluşturacak. Kupondaki QR kodu, sisteme kayıtlı akaryakıt istasyonunda taranacak ya da kod numarası girilecek. Uygulama işlemi gerçek zamanlı kontrol ederek çiftçinin hak ettiği yakıt miktarını ve kalan bakiyesini güncelleyecek. 31 Ekim 2026'ya kadar yapılan tüketimler ise eski iade prosedüründe kalacak.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

AB’de Süt Alım Fiyatı Ağustosta Yıllık %19,7 Geriledi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

AB’de Süt Alım Fiyatı Ağustosta Yıllık %19,7 Geriledi

Agriland’ın Avrupa Komisyonu verilerine dayandırdığı habere göre, Avrupa Birliği’nde üreticiden alınan sütün ortalama fiyatı Ağustos 2026’da kilogram başına 0,428 avro, yani 42,8 sent oldu. Bu seviye, bir yıl öncesinin %19,7 ve beş yıllık ortalamanın %8,3 altında kaldı. Buna karşılık ocak–ağustos döneminde toplanan süt miktarı yıllık %3 arttı. Yıllık fiyat düşüşü ile aylık hareket farklı yöndeydi: haberde ağustos için aylık %2,3 artış aktarılırken, eylül ortalaması kilogram başına 0,4311 avro (43,11 sent) olarak tahmin ediliyor. Eylül rakamı gerçekleşmiş fiyat değil, tahmin niteliğinde. En sert yıllık düşüş Macaristan’da %29, Çekya ve Litvanya’da %26 oldu. Süt toplama miktarı yalnız ağustos ayında yıllık %0,6 yükseldi. Bu dönemde Yunanistan’da %13,3 artış görülürken Romanya’da %13,6, Estonya’da %11,7 ve İrlanda’da %8,4 düşüş kaydedildi. AB genelindeki toplam artış, bütün ülkelerde aynı yönlü gelişme yaşandığı anlamına gelmiyor. 2026’nın ilk sekiz ayında yağsız süt tozu üretimi %9, tereyağı %7,7 ve peynir %3,6 arttı; tam yağlı süt tozu üretimi %4,4 geriledi. Ocak–temmuz döneminde süt eşdeğeri cinsinden ihracat hacmi %11,9 artmasına rağmen ihracat değeri %1,5 düştü. Böylece daha yüksek üretim ve dış satış hacmine, daha yüksek toplam ihracat geliri eşlik etmedi.

Syngenta, İoannina’da Patates Zararlıları İçin Master Class Düzenledi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Syngenta, İoannina’da Patates Zararlıları İçin Master Class Düzenledi

Syngenta ekibi, Yunanistan’ın İoannina kentinde patates yetiştiriciliğinde telkurtları ve nematodların izlenmesi, tanınması ve entegre yönetimine odaklanan ikinci Master Class toplantısını gerçekleştirdi. Potato Science topluluğu üyeleri, Syngenta ekibi ve iş ortakları, bilgi birikimi ve deneyimlerini paylaşarak toprak zararlılarının ve nematod popülasyonlarının yanı sıra tarlaların özelliklerinin anlaşılmasının önemini ele aldı. Syngenta ve iş ortakları yıl boyunca Yunanistan’daki başlıca patates üretim bölgelerinde 17 deneme yürüttü. Entegre mücadele yaklaşımı kapsamında telkurtları ve nematodların kaydı, haritalanması ve değerlendirilmesi yapıldı. Çalışmalarda telkurtları için izleme, tuzaklama ve tür tanımlama teknikleri; nematodlar için yenilikçi kayıt ve haritalama araçları ile Interra Scan dijital çözümü incelendi. Atölyelerde tarla verilerinin mevcut teknikler ve dijital çözümlerle ilişkilendirilmesi değerlendirildi.

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor

Küresel süt üreticileri, tüketicilerin süt ürünlerinden yalnızca protein değil, farklı tüketim deneyimleri ve sindirim sistemiyle ilişkilendirilen özellikler de beklemesine yanıt olarak ürün çeşitlendiriyor. Paris'te geçen hafta düzenlenen SIAL Gıda Fuarı'nda ilgi gören ürünler arasında yeniden talep kazanan geleneksel Yunan yoğurdu ve lor peyniri ile kefir ilaveli süt ürünleri yer aldı. Keskin ve ekşi bir tada sahip kefir, sindirim sistemi için yararlı bakteriler sağlayan probiyotik bir kültür olarak tanımlanıyor; Baltık ülkelerinde yaygın kullanılan kefirin Avrupa'nın diğer bölgelerinde de popülerlik kazandığı belirtiliyor. İtalyan Ponte Reale, kefir ilaveli manda sütü mozzarella peyniri sergiledi. Şirket, ürünün İtalyan burratasına göre %25 daha az yağ içerdiğini ve yemek pişirmede kullanılamasa da çeşni olarak tüketildiğini açıkladı. Ponte Reale, kefirli mozzarellanın inek sütünden üretilen bir çeşidini ve laktozsuz bir versiyonunu geliştirmeyi planlıyor. Yunanistan merkezli Olympus Dairy de artan talebe karşılık kefir ilaveli bir sütlü içecek geliştirdi. Geleneksel süt ürünlerine yönelik talep de artıyor. Olympus Dairy, Avrupa'ya Yunan yoğurdu satışlarının son iki yılın her birinde %40 büyüdüğünü bildirdi. Şirkete göre bu artışta, sağlıklı beslenme kapsamında düşük yağlı ve yüksek proteinli ürünler arayan genç tüketicilerin talebi etkili oldu. Polonyalı Piatnica, Yunan ve ayran yoğurtları ile lor peyniri gibi kaliteli taze süt ürünlerine odaklandı. Wisconsin'deki 120 peynir üreticisi şirket ise biber ve baharatlı turşu aromalı peynirler geliştiriyor; mühürlü ambalajlarda küçük porsiyonlu peynir atıştırmalıkları da öne çıkan eğilimler arasında bulunuyor.

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor

Yunanistan’ın Serres bölgesinde yer fıstığı hasadı 22 Eylül’de başladı ve çok geç gelişen birkaç tarla dışında büyük ölçüde tamamlandı. Livadochori’den üretici İsaak Kellidis, bu sezon tarlalarında ortalama verimin dekar başına 400-450 kilogram olduğunu söyledi. Yer fıstığı için kilogram başına 1,10 avro fiyat konuşulduğunu belirten Kellidis, mevcut verim düzeyi dikkate alındığında bu fiyatı tatmin edici bulduğunu ifade etti. Üreticinin verdiği bilgilere göre gübre, bitki koruma ürünleri, akaryakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışlar, harman giderleriyle birlikte toplam üretim maliyetini dekar başına 320 avroya yükseltti. Serres’in küçük taneli yerel çeşidi kilogram başına 1,70 avrodan satılıyor; ancak veriminin dekar başına 250 kilogramı aşmaması nedeniyle üreticiler tarafından daha az tercih ediliyor. Kellidis, bu çeşitte ekonomik sonuç alınabilmesi için fiyatın kilogram başına en az 2 avro olması gerektiğini belirtti. Mavrolofos-Draviskos’ta üretici Hristos Aivatoglou da sezonun iyi ilerlediğini ve verimlerin tarlaya göre dekar başına 350-700 kilogram arasında değiştiğini aktardı. Ancak geçen yıl harman dönemindeki şiddetli yağışların üretimde yol açtığı zarar, bu yıl Serres’te daha az alan ekilmesine ve bazı çiftçilerin başka ürünlere yönelmesine neden oldu. Bölgede çoğaltım materyali sorununa çözüm bulmak amacıyla yeni çeşitler de deneniyor. Türkiye’den getirilen bir yer fıstığı çeşidinin daha yüksek verim potansiyeli gösterdiği, ancak bölgede hâlihazırda yetiştirilen çeşitlerden yaklaşık 20 gün daha geç olgunlaştığı bildirildi. Üreticiler ayrıca tohum getiren iki Yunan şirketiyle çözüm arayışını sürdürüyor.

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da genel tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) eylül ayında %5 arttı. İOBE tarafından Yunanistan Gıda Sanayileri Birliği (SEVT) için hazırlanan analize göre artışta başlıca konut ve ulaştırma maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Konut fiyatları %14,7, ulaştırma fiyatları ise %11,3 arttı. Gıda kategorisindeki artış %0,8'de kalırken, bu kalemin genel enflasyona katkısı 0,16 puan oldu. Gıda fiyatlarında işlenmiş ve ambalajlı ürünlerle taze ürünler arasında farklı bir seyir görüldü. İşlenmiş ve ambalajlı gıdaların fiyatları eylülde %1,1 düşerken, taze ve işlenmemiş gıdaların fiyatları %0,9 arttı. Alt kategorilerde en belirgin artış %7 ile ette kaydedildi. Buna karşılık meyve fiyatları %8, yağlar ve katı yağlar %6,2, diğer gıdalar %1,3, balık %0,4, şeker, çikolata, tatlı ve dondurma grubu ise %0,3 geriledi. Eylül 2026 verilerine göre Yunanistan'da gıda fiyatları %0,1 azalırken Euro Bölgesi'nde %1,1 arttı. Yunanistan'da işlenmiş gıda fiyatlarındaki düşüş, taze ürünlerdeki artışın etkisini dengeledi. Ancak gıda ve içecek sanayisi, fiyat artışlarının sınırlı kalmasına rağmen yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Elektrik maliyeti yıllık bazda %63,8 artarak megavatsaat başına 157,7 avroya çıktı. 2026'nın ikinci çeyreğinde kara taşımacılığı fiyatları %6,9, depolama ve lojistik fiyatları %4,8, imalat sanayisindeki işçilik maliyeti ise yıllık bazda %5,8 yükseldi.

Agri Viesti, Altamura’da Günlük 600 Ton Kapasiteli Durum Buğdayı Değirmeni Kuruyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Agri Viesti, Altamura’da Günlük 600 Ton Kapasiteli Durum Buğdayı Değirmeni Kuruyor

Agri Viesti, Altamura’da günlük 600 tona kadar durum buğdayı öğütebilecek yeni bir değirmen inşa ediyor. Şirket, tesisin 2028’e kadar tam kapasiteyle çalışmasını planlıyor. Yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımın 12 milyon avrosu, İtalya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, Puglia ve Basilicata bölgeleri ile Invitalia arasında Aralık 2022’de imzalanan In-Grano 4.0 programındaki kamu fonlarından karşılanıyor. Yeni değirmen, Agri Viesti’nin aile arazilerindeki tahıl üretimi, tohum tesisi ve makarnalık ile ekmeklik buğday, mısır, yulaf ve arpa ticaretinden oluşan mevcut faaliyet zincirine eklenecek. Şirketin tek hâkimi ve yöneticisi Giovanni Viesti, grubun 2025 cirosunun 312 milyon avro olduğunu, bu yıl ise 340 milyon avroya ulaşılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Viesti’ye göre grubun ticareti yapılan tahılları Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Kanada, Ukrayna, Yunanistan, Türkiye, Tunus ve Cezayir’deki pazarlara ulaşıyor. Yatırım kapsamında yeni üretime hizmet edecek ikiz siloların kurulmasıyla depolama kapasitesi 43 bin tona çıkarılacak. Aynı programda yer alan Candeal Commercio ise Melfi tesisinin kapasitesini 6,5 milyon avroluk yatırımla artıracak; bu yatırımın 3,1 milyon avrosu kamu kaynaklarından sağlanacak.

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı

Moldova, Ocak-Eylül 2026 döneminde 318.300 ton mısır ihraç etti. Bu miktar, 2025 yılının tamamında gerçekleştirilen 221.300 tonluk ihracatı aşarken, 2024'teki 305.800 tonluk hacmin de üzerine çıktı. İlk dokuz aydaki ihracatın 2025'in tamamına göre yaklaşık %44 daha yüksek olduğu bildirildi. Ekonomist Iurie Rija, gelişmenin başlıca nedenini 2025'te mısır hasadının geç yapılması ve ihracatın bir bölümünün 2026'ya kayması olarak açıkladı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde Moldova mısırı ihracatı 28.200 ton oldu. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artış göstererek son dört yılın temmuz-eylül dönemleri içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak çeyrek boyunca sevkiyatlar belirgin biçimde yavaşladı; aylık ihracat temmuzdaki 21.500 tondan ağustosta 3.400 tona, eylülde ise 3.300 tona geriledi. Kaynak, bu düşüşü önceki hasattan kalan stokların kademeli olarak tükenmesine ve sezon sonunda ihracata sunulan mısırın azalmasına bağlıyor. Temmuz-eylül döneminde mısırın ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 4,33 Moldova leyi oldu. 2025'in aynı döneminde bu değer 4 ley seviyesindeydi ve yıllık artış yaklaşık %8 olarak hesaplandı. Daha yüksek fiyatlar ihracatçıların gelirlerini desteklerken, sezon sonundaki sınırlı tahıl arzını ve dış alıcıların artan tedarik maliyetlerini de yansıttı. Üçüncü çeyrekte Lübnan, 12.500 tonla Moldova mısırının başlıca alıcısı oldu. Ukrayna 4.200 tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatlar, mısırın Reni limanına demiryoluyla taşınıp yeniden ihraç edilmesi nedeniyle transit nitelikteydi. Diğer alıcılar arasında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bulundu. Ekimdeki uzun süreli yağışların hasadı geciktirdiği, yeni mahsulün ana ihracat hacimlerinin 2027'nin ilk yarısında piyasaya ulaşabileceği belirtildi.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti

Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken yaklaşık 5 milyon ton tahılın ne kadar hızlı ve hangi maliyetle sevk edileceği, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik drone saldırıları ve bazı gemicilik şirketlerinin Bulgaristan limanlarına seferleri reddetmesi nedeniyle belirsizleşti. Tarım sektörü, deniz taşımacılığındaki aksamanın uzaması hâlinde tahılın satılamayabileceği, alım fiyatları üzerinde baskı oluşabileceği ve çiftliklere yapılacak ödemelerin gecikebileceği uyarısında bulundu. Hükümet ise Varna ve Burgaz’a hizmet veren toplam gemi trafiğinin düşmediğini savunuyor. Başbakan Rumen Radev, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığının verilerine göre 1-19 Ekim döneminde 2025’in aynı dönemine kıyasla 30 gemi daha fazla hareket ettiğini, eylüle göre ise değişiklik olmadığını söyledi. Tarım ve Gıda Bakanlığı, gıda üreticileriyle iletişimi sürdürdüğünü ve tarımsal ürün ithalatı ile ihracatına ilişkin gümrük verilerini izlediğini açıkladı. Bakanlık ayrıca Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı ile deniz taşımacılığında sorun yaşanması ihtimaline karşı alternatif güzergâhları görüşüyor. Ek önlemlere ihtiyaç duyulması hâlinde kararların durum değerlendirmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun ardından ulusal düzeyde alınacağı belirtildi. Ancak sektör temsilcileri, yalnızca demir yolu ve kamyonlarla 5 milyon ton tahılın gerekli sürede taşınamayacağını ifade ediyor. Türkiye üzerinden kara güzergâhlarının aktarma için ek maliyet, Yunanistan’daki limanların kullanımının da ilave gider getirdiği aktarılıyor. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki sektör kuruluşları konseyi başkanı Martin Yanev, Karadeniz’de gemi trafiği ve mevcut kapasitenin %20’den fazla gerilediğini söyledi. Yanev’e göre artan risk, Varna ve Burgaz’da yükleme yapması beklenen gemiler için kiralama seferlerinin iptal edilmesine yol açtı. Sigorta primlerinin son saldırılardan önce beş kat arttığını belirten Yanev, taşıma maliyetlerindeki yükselişin tüccarların tahıl için teklif etmeye hazır olduğu tutarı azaltabileceğini kaydetti. Bununla birlikte gemi sahipleri birliği başkanı Aleksandar Kalçev, sigortaların tüm gemiler için pahalanmadığını ve Bulgaristan ile Romanya limanlarına seferlerin daha uzun bir rota üzerinden düzenlenebileceğini söyledi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, altı geminin Bulgaristan limanlarında tahıl yüklemeyi reddettiğini, ancak ihracatın sürdüğünü ve başka gemilerin bulunabileceğini belirtti. Varna Limanı verilerine göre 22 Ekim’de kolza ve buğday yüklü iki geminin hareketine izin verildi; Burgaz Limanı’ndaki son tahıl ihracatı ise 20 Ekim’de gerçekleşti. Prodanov, yeni bir saldırının gemi sahiplerinin kararını saatler içinde değiştirebileceğini ve retlerin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz bilinmediğini söyledi. Radostina Jekova ise 5 milyon ton buğdayın ihraç edilememesi hâlinde yeni hasatla birlikte stokların 12-13 milyon tona çıkabileceği uyarısında bulundu.

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı

Yunanistan’da özel sermaye fonları, girişim sermayesi fonları ve borsaya kote holding şirketleri; dondurulmuş hamur, süt ürünleri, hazır salata, premium dondurma ve hızla büyüyen sokak yemeği konseptleri dahil gıda zincirinin farklı alanlarına yatırım yapıyor. Önceki beş yıldaki ilk yatırımların ardından bazı fonlar iştiraklerinden çıkışa hazırlanırken yeni yatırım yapıları piyasaya giriyor ve piyasada art arda anlaşmalar görülüyor. Bu ilginin arkasında, ülkedeki sağlıklı ve kârlı gıda şirketlerinin büyük bölümünün küçük ve orta ölçekli, aile işletmesi niteliğinde olması bulunuyor. Kaynakta, sektörün istikrarlı satışlar ve enflasyonist kriz dönemlerinde öngörülebilir nakit akışı sayesinde savunmacı bir yapı sunduğu belirtiliyor. Ancak şirketlerin bir kısmı yeni nesle geçiş sorunuyla karşılaşıyor; bir kısmı da yurt dışına açılmak için gerekli ölçek, sermaye ve profesyonel organizasyondan yoksun kalıyor. Yunanistan’daki yatırım fonları, büyük uluslararası grupların genellikle aradığı işlemlerden daha küçük anlaşmaları da değerlendirebiliyor. Sağlanan finansman, üretim otomasyonuna, stratejik birleşmeler yoluyla ölçek ekonomilerinin oluşturulmasına ve uluslararası perakende ağlarına erişime yöneliyor. Halcyon Equity Partners’ın Rodoula A.E.’ye ortak olması, fonun Ergon Foods, Kayak A.E. ve taze makarna zinciri Mailo’s ile birlikte yürüttüğü anlaşmalar zincirine eklendi. Golden Age Capital’in yeni fonu ise Periklis Mazarakis liderliğinde 250 milyon avro topladı ve Orta Doğu’da uluslararası genişleme planı bulunan O Proedros restoran zincirini portföyüne kattı. EOS Capital Partners, 2026’nın başında süt ürünleri şirketi Farma Kouκάki’nin çoğunluk hissesini alırken EOS Hellenic Renaissance Fund II aracılığıyla Megas Yeeros’a, Elikonos Capital’in 2021’den beri tuttuğu azınlık payını devralarak ortak oldu. Elikonos ayrıca 2026’da To Manna N. Tsatsaronakis ve A. Vezyroglou A.E.’ye yatırım yaptı. Piyasada eş zamanlı olarak çıkış hazırlıkları da sürüyor. DECA Investments, Minerva ve Hellenic Brewery of Atalanti’den çıkışa hazırlanırken Diorama II’yi Leader’a yatırdı; VNK Capital ise Palliroia Souliotis’ten ayrılma sürecinde. Ideal Holdings, beş yıllık çıkış baskısıyla sınırlı olmayan kalıcı sermaye modeliyle Barba Stathis’i bünyesine kattı. CVC Capital Partners da Vivartia portföyünü yeniden yapılandırdı ve Dodoni’yi Hellenic Dairies’e devretti. Küresel eğilimin bir başka örneği olarak Unilever, Elaïs-Unilever Hellas’ın gıda bölümünün tamamını ABD’li McCormick’e devretmek üzere anlaştı; işlemin 2027 içinde tamamlanması bekleniyor. Bain & Company, küresel satın alma değerlerindeki toparlanmayı fonların yüksek sermaye rezervlerine bağlarken FoodNavigator, temel tüketim ihtiyacı nedeniyle gıda sektörünün istikrarlı ve savunmacı niteliğine dikkat çekiyor.

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Sistemi Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Sistemi Başlıyor

5 yayıncı · 8 haber · Karşılaştır

Yunanistan’da hak sahibi üreticilerin tarımsal motorinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve buna karşılık gelen Katma Değer Vergisi (KDV) muafiyetinden doğrudan pompa başında yararlanacağı myDiesel sistemi 1 Kasım 2026’da zorunlu hale gelecek. Yeni uygulama, üreticilerin yakıt bedelini ve vergiyi önce ödeyip daha sonra iade almasına dayanan yöntemin yerine geçecek. Üreticiler TAXISnet bilgileriyle myDiesel’e girerek benzersiz numara ve QR kod içeren dijital kupon oluşturacak. İstasyonda kupon okutulduktan sonra sistem, hak sahipliğini ve kullanılabilir litre bakiyesini otomatik kontrol edecek. Toplam vergi avantajı litre başına 50,84 sent olarak açıklanırken, uygun miktar sınırı %150’den %200’e çıkarılacak. İlk aşamada 2025 OSDE verileri kullanılacak; 2026 verileri daha sonra güncellenecek.

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Dönemi Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Dönemi Başlıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan’da tarımsal motorin alımlarında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve ilgili Katma Değer Vergisi (KDV) muafiyetini pompa başında uygulayacak myDiesel sistemi 1 Kasım 2026’da zorunlu hale gelecek. Akaryakıt istasyonlarının uygulamaya zorunlu kaydı ise 22 Ekim’de başlayacak. Sistem, üreticilerin daha önce vergiyi peşin ödeyip sonradan iade beklediği yöntemin yerine doğrudan muafiyet sağlayacak. Hak sahibi üretici, myAADE portalı veya myDieselApp üzerinden TAXISnet bilgileriyle giriş yaparak motorin alımı için benzersiz kod ve QR kod içeren dijital kupon düzenleyecek. İstasyondaki görevli kuponu tarayacak ya da numarasını sisteme girecek ve muafiyet uygulanmış satış belgesini düzenleyecek. Uygulama, işlemi gerçek zamanlı doğrulayarak üreticinin hak ettiği motorin miktarını ve kullanılabilir bakiyesini kontrol edecek. Satış belgelerinin AADE bilgi sistemleri üzerinden doğrulanmasının ardından istasyonlara yapılacak ÖTV iadesi otomatikleştirilecek. Tarım Bakanı Margaritis Schoinas’ın açıklamasına göre toplam vergi avantajı litre başına 50,84 euro cent olacak. Bu tutarın 41 centi ÖTV, 9,84 centi KDV payından oluşacak. Ypaithros’un aktardığı hesaplamaya göre 500 litrelik alımda avantaj 254,20 euroya, 1.000 litrelik alımda 508,40 euroya ulaşacak. Ayrıca vergi muafiyeti uygulanabilecek azami motorin miktarı, her ürün için belirlenen referans miktarın %150’sinden %200’üne çıkarılacak. Referansı 10 litre/dekar olan bir üründe sınır 15 litreden 20 litre/dekara yükselecek. Tüketim tablolarının güncellenmesi başlatılacak; sistemin ilk aşamasında 2025 ÖSDE beyanları kullanılacak ve 2026 beyanlarının tasfiyesinden sonra veriler yenilenecek.

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede

Yunanistan’ın Korinthia bölgesinde limon üreticileri, fiyatların tatmin edici seviyelerde seyretmesi nedeniyle iyi bir sezon geçiriyor. Üretici kooperatifi başkanı Hristos Georgas, erkenci İnt erdonato çeşidinde ağaçların iyi durumda olduğunu ve üreticilerin beklentilerinin yüksek olduğunu, ancak Maglino çeşidinde aynı tablonun görülmediğini belirtti. Georgas’a göre Maglino üretimi bu yıl %20 azaldı. Geçen yılki düşüş de hesaba katıldığında çeşitteki toplam kayıp %40’a ulaşıyor. Maglino, bölgede en geniş alanı kaplayan çeşit olurken, geçen yıl ihracat talebinin artmasıyla fiyatı 0,95 euroya kadar çıktı. Limon fiyatları mevcut dönemde 0,70–0,75 euro aralığında; ticari dönem yaklaşık 0,65 euro seviyesinden başladı. Limonlar şu anda Yunanistan iç pazarına sunuluyor. Noel sonrasında, özellikle Balkan ülkelerine ihracatın artması bekleniyor. Buna karşın üreticiler yüksek su, zirai ilaç ve gübre maliyetleriyle mücadele ediyor. Kaynakta ayrıca ithal limonların yerli ürün gibi sunulması ve Türk ürünleriyle rekabetin üretim üzerindeki baskıyı artırdığı aktarılıyor. Georgas, son on yılda limon üretiminde önemli düşüş yaşandığını; yaşlanan tarımsal nüfusun, gençlerin yetiştiriciliğe yönelmemesinin ve su eksikliğinin bu süreci etkilediğini ifade etti. İlgili sulama şebekelerinin ise hâlâ etüt aşamasında bulunduğunu söyledi.

SIAL fuarına ev sahipliği yapan Paris Nord Villepinte girişindeki ziyaretçiler.
SIAL Paris fuar alanı — kaynak haberde kullanılan arşiv fotoğrafı.Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haberGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

SIAL Paris’te Türkiye Fransa’nın Önünde Yer Aldı

Fransa, Paris’te düzenlenen SIAL Paris’in 2026 edisyonunda sergileyici ülkelerin şirket katılımı sıralamasında İtalya, İspanya, Türkiye ve Yunanistan’ın gerisinde kaldı. Böylece Fransa, kendi ülkesinde düzenlenen dünyanın önemli gıda fuarlarından birinde ilk sıralardaki konumunu koruyamadı. Türkiye, kaynakta yer alan sıralamaya göre Fransa’nın önünde bulunan ülkeler arasında gösterildi. Bu karşılaştırma, ülkelerin toplam gıda ihracatını ya da dış satım hacmini ölçmüyor. Sıralama, şirketlerin ticari fuara katılımına ve fuardaki sergi alanlarının kullanımına ilişkin bir gösterge niteliğinde. Buna rağmen SIAL organizatörleri, sonuçların Fransız gıda şirketlerinin uluslararası alıcılara ulaşma kapasitesi bakımından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Organizasyon, Fransa’nın fuardaki varlığındaki gerileme ve uluslararası gıda ticaretinde yeniden ağırlık kazanma ihtiyacı konusunda uyarıda bulundu. İtalya, 2024’te ilk kez Fransa’yı geçerek SIAL Paris’in başlıca sergileyici ülkesi oldu. SIAL Paris Direktörü Audrey Ashworth, Fransa’nın gıda sektöründeki geçmiş itibarına güvenerek hareket edemeyeceğini savundu. Ashworth’e göre büyümenin yavaşladığı ve iç pazarın istikrar kazandığı bir ortamda birçok Fransız gıda şirketinin büyümeyi sürdürebilmek için ülke dışından yeni alıcılar bulması gerekiyor. İhracatın ikincil bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ashworth, yeni pazarların maliyetleri dağıtabileceğini, riskleri çeşitlendirebileceğini ve şirketlerin ekonomik sürdürülebilirliğini güçlendirebileceğini ifade etti. SIAL’ın değerlendirmesine göre uluslararası rekabet yalnızca ürün kalitesi ve fiyatlarla şekillenmiyor. Hükümetlerin şirketlere sağladığı destekler, ticari tanıtım kuruluşlarının çalışmaları ve kamu-özel sektör koordinasyonu da ülkelerin dış pazarlardaki görünürlüğünü etkiliyor. Organizasyon, İtalya ve Türkiye’nin gıda sanayilerinin uluslararası varlığını güçlendirmek için önemli kamu sübvansiyonlarından yararlandığını aktardı. Belçika’nın Food Export The Forum platformu, Birleşik Krallık’ın Export Academy programı, Kanada’nın CanExport SME desteği ve Singapur’un Market Readiness Assistance programı da ihracat hazırlığı ve tanıtım araçları arasında sıralandı. SIAL Paris’in ticari bağlantılar açısından kapsamı, 2024 verilerinde de görülüyor. Fuar o yıl yaklaşık 200 ülkeden ziyaretçi ve 110 resmî heyet ağırladı; heyetler arasında 50 büyükelçi, 16 parlamenter ile Fransız ve yabancı 17 bakan yer aldı. Bu nedenle etkinlik, özellikle küçük ve orta ölçekli gıda şirketleri için distribütör bulma, yeni ihracat pazarlarına ulaşma ve ticari ilişkiler kurma imkânı sunuyor. Organizasyon, Fransa’nın bu kapasiteden yeniden yararlanabilmesi için sektör ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini savunuyor.

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada

Condé Nast Traveller okuyucularının 2026 yılı için yaptığı gastronomi destinasyonları değerlendirmesinde İtalya ilk sırayı aldı. İtalya yüzde 96,92 puanla listenin başında yer alırken Yunanistan %96,72 ile ikinci, Portekiz ise %96,57 ile üçüncü oldu. Avrupa ülkeleri böylece sıralamanın ilk üç basamağını oluşturdu. Yıllık okuyucu seçimi için oylama 1 Nisan-30 Haziran arasında yapıldı. Binlerce yolcu, beğendikleri destinasyonlara birden beşe kadar puan verdi ve ortalama puanlar yüzdelik değerlere dönüştürüldü. Sıralama profesyonel aşçılar veya gastronomi uzmanlarının değerlendirmelerine değil, bu ülkeleri ziyaret eden insanların deneyimlerine dayanıyor. Seçimde yerel yemekler, geleneksel spesiyaliteler ve özgün restoranlar öne çıkarıldı. İtalya’nın öne çıkan gastronomik unsurları arasında Napoli pizzası, Sicilya kanolisi ve Milano risottosu sayıldı; Emilia-Romagna bölgesi ise parmesan, prşut, balzamik sirke ve ragù sosuyla ayrıca vurgulandı. Yunanistan’ın mutfağı taze deniz ürünleri, geleneksel tavernalar ve bölgesel spesiyalitelerle tanımlanırken Portekiz’in Atlantik kıyısındaki deniz ürünleri, pastel de nata tatlısı ve geleneksel tascas adı verilen lokantaları öne çıkarıldı. Türkiye, yüzde 95,65 puanla listenin beşinci sırasında gösterildi. İstanbul’daki Mısır Çarşısı kuru meyveleri, lokumu ve çeşitli baharatlarıyla; Gaziantep ise baklava ve kuruyemişli tatlılarıyla anıldı. Ancak kaynakta aktarılan sıralamada Endonezya yüzde 95,87 puanla Türkiye’den daha yüksek puan almasına rağmen Türkiye’nin bir sıra altında yer alıyor. Kaynak, bu sıra farkının nedenini açıklamıyor.

Yunan Balıkçılar Grevi Askıya Aldı, Somut Adım Bekliyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Balıkçılar Grevi Askıya Aldı, Somut Adım Bekliyor

Yunanistan’daki balıkçılar, Başbakan Kyriakos Miçotakis’in sektördeki bazı sorunların çözümüne ilişkin açıklamasının ardından grevlerini iyi niyet göstergesi olarak askıya aldı. İskenderiye Balıkçılar Derneği Başkanı Dimitris Sarikas, kararın kıl payı alındığını ve birçok balıkçının somut kanıt olmadan yalnızca vaatlerle yetinilmemesi için grevin sürmesini savunduğunu söyledi. Yunanistan’ın dört bir yanından balıkçıların temsil edildiği komite, tutumunu gelişmelere göre belirleyecek. Balıkçılar, tazminatların ve balıkçılık desteklerinin kendilerine ulaşmadığını belirtiyor. Sektörün en önemli maliyet kalemlerinden balıkçılık yakıtının fiyatı ise bir yıl içinde 550 avrodan 1.300 avroya çıktı. Sarikas, bu artışın ağ, halat ve balıkçılık ekipmanı giderlerini de neredeyse iki katına çıkardığını aktardı. Evros kıyıları ile Evros Deltası’nın iç sularında faaliyet gösteren balıkçılar yaklaşık 300 aileyi temsil ediyor. Sarikas’a göre bölgede, Semadirek’teki tekne de dahil olmak üzere 11 trol teknesi kaldı. Kıyı balıkçılığındaki profesyonellerin yalnızca üçte biri geçimini tamamen bu işten sağlarken diğerleri ek işler yapmak zorunda kalıyor. Balıkçılar ayrıca balık stoklarındaki gerileme ve avlanma alanlarının daralmasıyla ilgili sorunların çözülmediğini söylüyor. Sarikas, kendilerine yasak olan av araçlarını kullanan çok daha büyük bir filoyla rekabet ettiklerini belirterek Yunanistan makamlarına ve Avrupa Birliği’ne Türk balıkçı filosunun faaliyetleri konusunda yeniden mesaj gönderdi.

Pamukta 80 Sent Dengesi, 85 Sent Beklentisi ICA'nın İstanbul Konferansında Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Pamukta 80 Sent Dengesi, 85 Sent Beklentisi ICA'nın İstanbul Konferansında Öne Çıktı

Aralık vadeli pamuk kontratları 14 Ekim Çarşamba günü libre başına 80,66 sentten kapandı. Çiğit pamuğa yapılan matematiksel dönüşüm kilogram başına 52,3 sente karşılık gelirken, Yunanistan'da borsaların verdiği fiyat çırçır tesisinin girişinde kilogram başına 48 sent, tarlada ise 45 sent ve ek primler düzeyinde kaldı. Bu seviyelerin üretim maliyetini karşılamadığı belirtildi. İstanbul'da aynı hafta düzenlenen ICA konferansında pamuk için 78-85 sent aralığı öngörüldü ve üst bant olan 85 sentin daha fazla test edilmesinin beklendiği aktarıldı. Yunanistan açısından temel sorunlardan birinin, Brezilya'nın düşük fiyatları nedeniyle primler üzerindeki baskı olabileceği ifade edildi. Yeni sezon görünümünde son günlerdeki yağışlar hasadı bir miktar geciktirdi ve üründe renk sorunları yaşanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Buna karşın lif uzunluğu gibi kalite göstergelerinin şu ana kadar iyi olduğu, verimlerin ise dekarda 400-550 kilogram aralığında bulunduğu bildirildi. ABD Tarım Bakanlığı'nın 9 Ekim tarihli WASDE raporunda üretim yukarı yönlü revize edilse de tüketimin altında kaldı. Küresel üretim 117,95 milyon balya, tüketim 123,08 milyon balya olarak verilirken, ihracatın Brezilya sevkiyatlarının etkisiyle 500 bin balya artması bekleniyor. ICAC ise üretimin geçen yıla göre %3,8 düşerek 25,94 milyon tona, tüketimin %1,1 artarak 26,14 milyon tona ulaşacağını tahmin ediyor. Petrol ve polyester fiyatlarındaki yükseliş ile doların euro karşısındaki hafif gerilemesi, pamukta yukarı yönlü hareket için fırsat yaratabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Yunan Zeytinyağı Fransa'da Dördüncü Sırada
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Zeytinyağı Fransa'da Dördüncü Sırada

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan, 2025'te Fransa'nın sızma zeytinyağı tedarikçileri arasında dördüncü sırada yer aldı. Yunan ürününün Fransa ithalatındaki payı değer bazında %2,13, miktar bazında ise %1,59 oldu. Yunanistan'dan Fransa'ya gönderilen sızma zeytinyağı miktarı 1.351,6 tona yükselerek 2024'e göre %3,1 artarken, ihracat değeri %22,8 düşüşle 9,79 milyon euroya geriledi. Miktar artışına karşılık gelirdeki gerileme, ortalama beyan edilen değerdeki düşüşle birlikte gerçekleşti. Yunan zeytinyağının kilogram başına ortalama değeri 2024'te 9,67 euro iken 2025'te 7,24 euroya indi ve %25,1 azaldı. Buna rağmen bu değer, Fransa'nın aynı kategorideki toplam ithalat ortalaması olan 5,39 euronun üzerinde kaldı. Çalışmada Yunan ürününün daha yüksek değerli kategorilerdeki konumuna dikkat çekildi; ürünün ortalama değeri İspanyol zeytinyağında 5,27, İtalyan ürününde 6,29 ve Tunus ürününde 4,60 euro oldu. Fransa pazarında İspanya 47.608 ton ve yaklaşık 251 milyon euroluk ihracatla en büyük tedarikçi olurken, İtalya 18.097 ton ve 113,78 milyon euroyla ikinci, Tunus 15.537 ton ve 71,52 milyon euroyla üçüncü sırada yer aldı. Fransa'nın toplam sızma zeytinyağı ithalatı 2025'te 85.189 ton ve 459,51 milyon euro oldu; ithalat miktarı %5,9 artarken toplam değer %32,8 azaldı. Rapora göre Yunanistan'ın Fransa'ya sızma zeytinyağı ihracatı ile Fransa'nın Yunanistan'a ayrı kaydedilen karşılık gelen ihracat akışı arasında Yunanistan lehine önemli bir fark bulunuyor. Söz konusu karşılaştırma yaklaşık 9,79 milyon euroya karşı 356 bin euro ve 1.351,6 tona karşı 17,48 tonluk akışlara dayanıyor. Bununla birlikte rapor, Yunan zeytinyağının Fransa pazarındaki payının ana tedarikçilere kıyasla sınırlı kaldığını belirtiyor. Pazar varlığını artırmak için markalı ürünlerin büyük dağıtım ve elektronik ticarette tanıtılması, menşe ve coğrafi işaretler ile organik üretim ve Yunan çeşitlerinin öne çıkarılması öneriliyor.

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor

Yunanistan’ın altı bölgesinden 82 gıda ve içecek üreticisi, 5 Kasım’da Stockholm’de düzenlenecek Flavours of Greece etkinliğinde İsveçli satın almacılar, ithalatçılar ve distribütörlerle buluşacak. Etkinlikte perakende ve gıda hizmetleri sektörü için daha geniş bir Yunan ürünleri yelpazesinin tanıtılması ve yeni ticari bağlantılar kurulması hedefleniyor. Katılımcıların 68’i gıda, 14’ü ise şarap ve içecek sektörünü temsil ediyor. Üreticiler Girit, Orta ve Batı Makedonya, Epir, Kuzey Ege adaları ve İyon adalarından geliyor. Sunulacak ürünler arasında ödüllü zeytinyağları, Kalamata zeytinleri, bakliyat, bal ve marmelatların yanı sıra tütsülenmiş salyangoz filetoları, trüf mantarlı kekler, lavantalı çikolata ve otlu organik köpüklü çay da bulunuyor. Etkinlik, kasım ayı boyunca Yunan mutfağını ticaret ve restoran faaliyetleriyle öne çıkaran Stockholm Greek Month’un başlangıcını oluşturacak. Stockholm’de 12 market özel ürünler sunarken, 12 restoran farklı Yunan bölgelerinden esinlenen menüler hazırlayacak. Program 6–7 Kasım’da Stockholmsmässan’daki Sthlm Food & Wine etkinliğiyle sürecek. Flavours of Greece, Finlandshuset’te 10.00–17.00 saatlerinde düzenlenecek.

Bulgaristan’da Tahıl İhracatı İçin Gemi Trafiği Aksıyor
Görsel kaynağı: Mediapool · Özgün haber

Bulgaristan’da Tahıl İhracatı İçin Gemi Trafiği Aksıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, bazı gemilerin Bulgaristan limanlarına gitmeyi reddettiğini, bazılarının ise gelişlerini geciktirerek Karadeniz’in güneyinde beklediğini söyledi. Prodanov, Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken 5 milyon ton buğday bulunduğunu belirtti. Kaynakta, bu yeni eğilimin Bulgaristan suları yakınında dört geminin batmasının ardından gözlendiği aktarılırken, gemilerin seferleri reddetmesiyle batma olayları arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulmadı. Prodanov’a göre dünya buğday üretimi yaklaşık 800 milyon ton, uluslararası ticarete konu olan miktar ise 200 milyon ton. Bu ticaret hacminde Rusya’nın payı 50 milyon ton, Ukrayna’nın 20 milyon ton, Romanya’nın yaklaşık 10 milyon ton, Bulgaristan’ın 5 milyon ton ve Kazakistan’ın 10 milyon ton olarak veriliyor. Bulgaristan’ın mevcut buğdayını ihraç edebilmesi için gemilerin normal seferlerine dönmesi gerektiği, aksi halde ürünün elde kalabileceği ifade ediliyor. Deniz taşımacılığındaki maliyet baskısı da arttı. Prodanov, Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana Karadeniz havzasından tahıl taşıma ücretinin beş-altı kat yükseldiğini söyledi. Bulgaristan’ın Karadeniz limanlarına alternatif olarak Yunanistan üzerinden demiryoluyla ihracat yapması gündeme gelse de ülkenin bu miktarı taşıyacak altyapıya sahip olmadığı belirtildi. Yunanistan sınırında kullanılabilecek geçiş noktalarının bir veya iki olduğu ve demiryolu bağlantısının kötü durumda bulunduğu kaydedildi. Prodanov, kısa vadede Bulgaristan limanlarına deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanmasını, uzun vadede ise Yunanistan üzerinden alternatif ihracat güzergâhı oluşturulmasını önerdi. İhracatın aksaması halinde yeni hasadın yüksek devreden stokla karşılanabileceği, iki hasadın ürününü depolamak için yeterli kapasite bulunmadığı ve bu durumun fiyatlar ile depolama imkânlarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Prodanov ayrıca, olası arz açığının dünya piyasalarında fiyatları yükseltebileceğini, ürünün Karadeniz havzasında kalmasının ise bölge fiyatlarını ters yönde etkileyebileceğini söyledi.

Kıbrıs’ta Kadınlar Tarım Alanlarının %6,5’ini Yönetiyor
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Kadınlar Tarım Alanlarının %6,5’ini Yönetiyor

Eurostat verilerine göre kadınlar, Kıbrıs’ın kullanılan tarım alanlarının 2023’te %6,5’ini yönetti. Bu oran, Avrupa Birliği ortalaması olan %17,5’in altında kaldı ve Kıbrıs’ı kadınların yönettiği tarım arazisi payında AB’nin alt sıralarındaki ülkeler arasında gösterdi. Karşılaştırma, AB’nin İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması’nın ikinci düzeyindeki NUTS 2 bölgeleri üzerinden yapıldı. İncelenen 241 bölgenin %55,6’sında kadınların yönettiği tarım alanı payı Avrupa ortalamasının altında kaldı. En az %28,5 oranına ulaşan 25 bölgenin 11’i İtalya’da, dördü Yunanistan’da, dördü Avusturya’da ve üçü İspanya’da yer aldı. Bölgesel dağılımda en düşük oran, kadınların kullanılan tarım alanının %2,7’sini yönettiği Hollanda’daki Friesland bölgesinde kaydedildi. En yüksek pay ise Yukarı Avusturya’da %42,5 oldu ve kadınların yönettiği alan yaklaşık 211 bin 600 hektara karşılık geldi. Kadınların yönettiği payın %5’in altında kaldığı 12 bölge arasında Hollanda’nın 10 bölgesi, Finlandiya’daki Åland ve Güney Danimarka bulundu. Eurostat, kadınların yönettiği tarımsal işletmelerin genellikle küçük ölçekli olduğunu belirtti. Kıbrıs’ta kadın çiftçiler toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk bakımı ve kırsal yaşam koşullarıyla ilgili zorluklarla karşılaşıyor.