ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

20 haber · Sayfa 1

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Tarım Politikaları: İzleme ve Değerlendirme 2026” raporuna göre, örgütün üyesi olan ve olmayan 56 ülkede tarım sektörüne sağlanan toplam destek 2025’te 950 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 2023-2025 döneminde yıllık ortalama 885 milyar dolar olan destek, 2023’e göre 121 milyar dolar, yani yaklaşık %15 arttı. Desteğin tarımsal üretim değerine oranı da %17,6’dan %19,1’e yükseldi. Artış, iklimsel ve jeopolitik şoklara verilen politika yanıtlarıyla birlikte gerçekleşti. Ülkeler yalnızca aşırı hava olayları ve doğal afetlere karşı 2025-2026 döneminde 30’dan fazla acil durum düzenlemesini uygulamaya koydu. Bununla birlikte OECD, desteğin büyük bölümünün gelecekteki risklere karşı dayanıklılığı artırmaktan çok kısa vadeli krizlere yanıt vermeye yöneldiğini belirtiyor. Altyapı ve inovasyon gibi genel hizmetlere ayrılan desteğin tarımsal üretim değerine oranı ise yaklaşık %2,4’te kaldı. Büyük gelişmekte olan ekonomilerin toplam destekteki payı yükseldi. Çin’de fiyat politikalarından kaynaklanan üretici transferleri 2023-2025 döneminde yıllık yaklaşık 204 milyar dolara ulaştı. Hindistan’da üreticiler tarafından finanse edilen tüketici transferleri yıllık 119 milyar dolar olurken, ülke ithalatı da geniş ölçüde sübvanse etti. Gelişmekte olan ekonomilerdeki artış daha çok iç fiyatları yükselten önlemlerden, OECD ülkelerindeki artış ise özellikle afetler karşısında üreticilere yapılan bütçe transferlerinden kaynaklandı. Rapora göre fiyat artışlarından kaynaklanan üretici transferleri, 2023-2025 döneminde brüt tarımsal gelirlerin ortalama %7,1’ine karşılık geldi; bu transferlerin maliyeti tüketici harcamalarının yaklaşık %5,3’ü oldu. Net üretici desteğinin %79’una denk gelen 401 milyar dolarlık bölüm, girdilere ilişkin zorunlu veya gönüllü herhangi bir koşul taşımadı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin her zaman daha iyi sonuç vermediğini ve piyasa bozucu önlemlerin ailelerin maliyetlerini artırarak verimliliği düşürdüğünü söyledi.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

Kıbrıs’ta Katılımcıların %69’u Yenilikçi Gıdalara Olumsuz Bakıyor
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Katılımcıların %69’u Yenilikçi Gıdalara Olumsuz Bakıyor

Kıbrıs’ta Eurobarometre araştırmasına katılanların %69’u yenilikçi gıdalar hakkında olumsuz görüş bildirirken, olumlu görüş belirtenlerin oranı %21’de kaldı. Katılımcıların %77’si yeni gıdalar, bileşenler ve tarımsal ürünler hakkında yeterince bilgilendirilmediğini düşünüyor. Ayrıca %78’i, güvenlik standartlarını karşılasalar bile mikroorganizmalar kullanılarak üretilen bileşenleri içeren ürünleri satın almak istemiyor. Yenilikçi gıdaların tüketimine yönelik başlıca endişeler arasında bilinmeyen uzun vadeli sağlık etkileri ile ürünlerin aşırı işlenmiş veya yapay olduğu algısı öne çıkıyor. Kıbrıs’taki katılımcıların %38’i olası uzun vadeli sağlık etkilerinden, %40’ı ise ürünlerin aşırı işlenmiş veya yapay olmasından endişe ediyor. Güvenin artırılması için katılımcıların %86’sı ayırt edici adlar ve üretim yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi talep ediyor. Güvenilir bilgi arayan Kıbrıslıların %48’i sağlık profesyonellerine başvuruyor; bağımsız bilim insanları ile ulusal gıda güvenliği makamları da başvurulan kaynaklar arasında yer alıyor. Kıbrıs’taki olumsuz yaklaşım, AB genelindeki %51’lik oranın üzerinde bulunuyor; AB’de olumlu görüş bildirenlerin oranı %39, yeterince bilgilendirilmeyenlerin oranı ise %72 olarak veriliyor. Yeni yöntemlerle üretilen bitkisel proteinleri tüketmeye Kıbrıs’ta %28, AB’de %47 rahat bakıyor. Mikroorganizmalarla fermantasyon ürünlerinde bu oranlar sırasıyla %26 ve %46; kültürlenmiş hayvan hücrelerinden ürünlerde ise %18 ve %34 olarak kaydediliyor.

AB ve Birleşik Krallık Tarımında Rekabet Açığı Büyüyor
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

AB ve Birleşik Krallık Tarımında Rekabet Açığı Büyüyor

Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık tarımının, dünyanın önde gelen üreticileri karşısında giderek daha büyük bir rekabet dezavantajıyla karşılaşabileceği belirtildi. Bayer’in talebiyle hazırlanan çalışma, Oxford Economics’in ekonomik analizinin yanı sıra 8 binden fazla Avrupalı tüketiciyle yapılan anket ve sekiz Avrupa ülkesindeki çiftçilerle görüşmelere dayanıyor. Çalışmaya göre Avrupa’daki üreticiler yeni teknolojilere ve yenilikçi çözümlere birçok durumda daha yavaş erişiyor. 2011-2023 döneminde AB tarla bitkileri üretiminin çıktısı yıllık ortalama yalnızca %0,1 büyüdü; Birleşik Krallık’ta ise değişim görülmedi. Aynı dönemde dünya ortalaması %2 olurken ABD’de %1, Çin, Kanada ve Hindistan’da %2-3, Brezilya’da %3,3 büyüme kaydedildi. Daha uzun vadeli karşılaştırmada AB tarımsal üretimi önceki on yılın seviyesini %2 aşarken bu oran ABD’de %16, Kanada’da %44 ve Brezilya’da %51 oldu. Çalışmada iklim risklerinin de Avrupa tarımının rekabet gücünü zayıflattığı ifade edildi. Aşırı hava olayları ve diğer iklim risklerinden kaynaklanan yıllık kaybın AB’de 17,4 milyar euroya ulaştığı, bunun tarla bitkileri üretimi çıktısının %6,4’üne denk geldiği belirtildi. Bu kaybın 2050’de yıllık 24,8-28,9 milyar euroya çıkabileceği tahmin ediliyor. Araştırmaya göre Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu başlıca alanlar yenilikçi tohum teknolojileri, modern bitki koruma ürünleri, hassas tarım, otomasyon ve yapay zekâ uygulamaları. AB’de izinli bitki koruma etken maddesi sayısının 2000’lerin başındaki binden fazla seviyeden yaklaşık 420’ye gerilemesi, düzenleme ve izin süreçlerinin önemini artırıyor. Raporda rekabet gücü için araştırma sonuçlarının daha hızlı uygulanması, yeniliklerin desteklenmesi ve güvenliği koruyan öngörülebilir bir düzenleme ortamı oluşturulması gerektiği savunuluyor.

Avrupa Merkez Bankası 2027'de Gıda Fiyatları İçin Artış Uyarısı
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Merkez Bankası 2027'de Gıda Fiyatları İçin Artış Uyarısı

Avrupa Merkez Bankası, avro bölgesinde gıda fiyatları enflasyonunun 2027'de artabileceği uyarısında bulundu. Bankanın yayımlanan tahminlerine göre gıda fiyatları enflasyonu yılın üçüncü çeyreğinde %3,4'e ulaşabilir. Bu oran kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, önümüzdeki dönemdeki ekonomik ve iklim koşullarına bağlı olası bir senaryo olarak değerlendiriliyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, beklentinin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor. Petrol, doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki artışın tarımsal üretimi, gıda ürünlerinin işlenmesini, taşımayı ve ürünlerin pazara dağıtımını doğrudan etkileyebileceği belirtildi. Bunun yanında uzun süreli kuraklıklar, sıcak hava dalgaları ve diğer aşırı hava olayları mahsullere zarar verebilir, tarımsal verimi düşürebilir ve belirli gıdaların arzını sınırlayabilir. Avrupa'nın ve dünyanın başlıca üretim bölgelerinin bazılarında üretimin gerilemesi, fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturabilir. Gıda enflasyonundaki artışın ekmek, tahıl, meyve, sebze ve diğer temel ürünlerde hanehalkı harcamalarını yükseltebileceği ifade edildi. Etkinin, bütçelerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayıran düşük gelirli ailelerde daha belirgin olması bekleniyor. Bununla birlikte, ekonomik tahminler bütün ürünlerin aynı oranda pahalanacağı anlamına gelmiyor. Fiyatların seyri; tarımsal üretim, tüketici talebi, taşıma maliyetleri ve uluslararası piyasalardaki gelişmelerin yanı sıra enerji ve hava koşullarına bağlı olacak. Avrupa Merkez Bankası'nın tahmini avro bölgesine ilişkin olsa da Avrupa piyasalarındaki gelişmelerin Arnavutluk üzerinde de etkisi olabileceği belirtildi. Arnavutluk'un bazı gıda ürünlerinde ithalata bağımlı olması, ülke içindeki piyasayı ticaret ortaklarındaki fiyat değişimlerine duyarlı hale getiriyor. Uluslararası piyasalarda üretim maliyetleri ve gıda fiyatları yükselirse Arnavutluk'ta da fiyatlar üzerinde baskı oluşabilir; ancak etkinin düzeyi ithalat fiyatları, iç üretim, döviz kuru ve dağıtım maliyetlerine bağlı olacak.

Birleşik Krallık Sığır Eti Piyasasında 2026 İçin Sıkı Arz ve Yüksek Fiyat Beklentisi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Sığır Eti Piyasasında 2026 İçin Sıkı Arz ve Yüksek Fiyat Beklentisi

Birleşik Krallık’ta sığır eti arzının 2026’da sıkı kalması ve fiyatları desteklemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board (AHDB), ülkenin sığır eti üretiminin 2026’da 904.000 tona ulaşacağını öngördü. Üretimin, artan karkas ağırlıklarının daha düşük kesim sayılarını dengelemesiyle 2025’e göre %1 yükselmesi bekleniyor. Üretici güveni, iç politika belirsizliği, aşırı hava olayları ve süregelen kârlılık sorunları nedeniyle kırılgan kalıyor. AHDB’ye göre zayıf tüketici talebi ve değişen ithalat bileşimi, sıkı arzın fiyatları desteklemesine rağmen belirgin fiyat artışını sınırlayabilir.

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu

Avrupa Komisyonunun tarım ve gıda işlerinden sorumlu üyesi Christophe Hansen, Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Ortak Tarım Politikasının (OTP) sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Hansen, OTP’nin geçmişten kalan bir miras değil, jeopolitik belirsizlik, dışa bağımlılıklar, iklim değişikliği ve piyasa dalgalanmaları gibi güncel sorunlara yanıt veren bir araç olduğunu belirtti. Ulusal düzeye indirgenmiş bir tarım politikası yerine ortak Avrupa yaklaşımını savundu. Copa-Cogeca ile İsveçli çiftçi kuruluşu LRF’nin düzenlediği etkinlikte finansman gündeminin önemine dikkat çeken Hansen, 2028–2034 bütçe dönemine ilişkin görüşmelerin tarım desteklerinin geleceğini belirleyeceğini ifade etti. Çiftçilerin gelir desteğinin güvence altına alınmasını öncelik olarak niteleyen Hansen, tarım kuruluşlarından taleplerini devlet ve hükümet başkanlarına iletmelerini istedi. Gelecek dönemin finansmanına ilişkin kararların işletmelerin yatırım ve uyum kapasitesini uzun vadede etkileyeceğini söyledi. Hansen, tarımın dayanıklılığını artırmak için yatırımların, su yönetiminin, etkin sulamanın ve risk yönetimi araçlarının güçlendirilmesini gerekli gördü. Gıda güvenliğini Avrupa güvenliğinin parçası olarak değerlendiren Hansen, gübre dahil ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üreticilerin AB kurallarına uyarak uluslararası pazarda rekabet edebileceği koşulların oluşturulmasını savundu. Hassas tarım, yapay zekâ ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesinin verimlilik ile kaynak etkinliğini artırabileceğini, yeni teknolojilerin küçük ve orta ölçekli işletmelere de erişilebilir olması gerektiğini belirtti.

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı

Avrupa’daki tarım liderleri ve tarım kuruluşları ile kooperatif temsilcileri, Avrupa tarımını ve gıda hazırlığını güçlendirmeyi amaçlayan Stockholm Deklarasyonu’nu Stockholm’de imzaladı. LRF’nin 14–16 Ekim’de ev sahipliği yaptığı Copa-Cogeca Avrupa Tarım Kongresi’nde imzalanan deklarasyonun, ardından Avrupa Birliği zirvesi liderlerine sunulacağı bildirildi. LRF, İsveç’in Avrupa’nın gıda arzında daha büyük rol üstlenmesini ve daha fazla üretimi mümkün kılan ortak finansmanın korunmasını istiyor. Kongrede savaş, aşırı hava olayları ve ticaretteki aksaklıkların Avrupa’nın gıda arzını baskı altında bıraktığı belirtildi. İklim değişikliğinin Avrupa’nın bazı bölgelerindeki üretim koşullarını zorlaştırdığı, bu nedenle İsveç’in ortak arza daha fazla katkı yapabilmesi gerektiği ifade edildi. LRF’ye göre bunun için tarım işletmelerinin gelişmeye yatırım yapabilecek mali güce sahip olması ve yeni neslin işletmeleri devralmaya istekli ve olanaklı olması gerekiyor. AB’nin bir sonraki uzun vadeli bütçesi, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) finansman koşullarını belirleyecek. LRF, finansmanın zayıflamasının gıda üretimini güçlendirmek için gereken yatırımları yavaşlatabileceği uyarısında bulunarak güçlü ve uzun vadeli finanse edilen bir OTP talep ediyor. Kuruluş, ortak kaynakların çiftçilerin gıda üretmesinin yanı sıra çevre, hayvan refahı ve toplumsal hazırlığa katkı sunabilmesi için gerekli olduğunu savunuyor. LRF ayrıca dizel ve gübre maliyetlerindeki artışın durdurulmasını, tarım makinelerinin Emisyon Ticareti Sistemi 2’den (ETS2) muaf tutulmasını ve mineral gübrede Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) maliyetinin etkin biçimde ele alınmasını istiyor. Kuruluş, iklim, vergiler, ticaret ve bütçeye ilişkin kararlarda gıda üretiminin toplam etkisinin dikkate alınmasını; öngörülebilir kurallar, daha hızlı izin süreçleri ve finansmana erişim sağlanmasını da talep ediyor.

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avrupa’nın başlıca tarım örgütleri ve tarımsal gıda kooperatifleri, 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Avrupa tarımını sağlam temeller üzerinde yeniden kurmak için son fırsatın geldiği uyarısında bulundu. Sektör liderleri, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) ve Avrupa Birliği bütçesinin geleceğine ilişkin kararların Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, güvenli, rekabetçi ve dayanıklı kalma kapasitesini belirleyeceğini bildirdi. 14-16 Ekim’de düzenlenen kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı; rekabetçilik, dayanıklılık, gıda güvenliği, girdi maliyetleri, inovasyon, yatırım ve kuşak yenilenmesi başlıklarını ele aldı. Toplantı, aşırı hava olaylarının Avrupa tarımsal üretiminin kırılganlığını ortaya koyduğu, savaşların, ticari gerilimlerin ve jeopolitik istikrarsızlığın dünya piyasalarını bozarak enflasyonu ve işletmeler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde gerçekleştirildi. Copa-Cogeca, Avrupa Komisyonu’nun başlangıç önerisinin Avrupa projesinin temel sütunlarından birini zayıflatacağını savundu. Örgütler, Avrupa Birliği’nin gelecekteki bütçesi ve OTP için mevcut önerilerin tarım politikasının kaynaklarını, ortak niteliğini ve üreticilere sağlayacağı öngörülebilirliği zayıflatma riski taşıdığını belirterek güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir OTP çağrısı yaptı. Kongrede kabul edilen Stockholm Deklarasyonu, tarımın Avrupa’nın güvenliği, müdahale kapasitesi ve savunmasının temel sütunlarından biri olarak tanınmasını istedi. Gıda, yem, yakıt ve lif üretimi stratejik varlık olarak tanımlanırken, çiftçiler ve tarımsal gıda kooperatifleri güvenilir ve karşılanabilir gıda arzının korunmasında ön safta gösterildi. Deklarasyon, OTP bütçesinin en az mevcut seviyesinde, enflasyona uyarlanmış ve güvence altına alınmış biçimde korunmasını talep etti. Belgede ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabetçilik gündeminin merkezine alınması, piyasaların ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, su dayanıklılığı, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomiye daha fazla yatırım yapılması savunuldu. Avrupa tarım örgütleri, müzakereler kritik aşamaya girerken önümüzdeki aylarda daha dikkatli ve seferber olacaklarını açıkladı.

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca tarafından hazırlanan Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Deklarasyon, Avrupa Birliği’nin gelecekteki yönelimi, rekabet gücü, enerji maliyetleri ve yeni bütçesine ilişkin müzakereler sürerken gündeme geldi. Çiftçilere göre gelecek AB bütçesi ile OTP’nin tasarımı, tarım işletmelerinin önümüzdeki yıllardaki çalışma koşullarını belirleyecek. Gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığı; AB’nin güvenliği, hazırlığı ve krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Çiftçiler, OTP bütçesinin en az mevcut düzeyde korunmasını ve enflasyonun dikkate alınmasını istiyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında kaynak rekabetini ve üreticiler arasındaki koşul farklarını artırmaması gerektiğini savunan çiftçiler, kuralların ve idari yükümlülüklerin de önemli ölçüde basitleştirilmesini talep ediyor. Gelecekteki politikanın farklı doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgelerin ekonomik gerçeklerini dikkate alması isteniyor.

Rekor Dizel Fiyatları Küresel Tarımsal Üretim Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Rekor Dizel Fiyatları Küresel Tarımsal Üretim Maliyetlerini Artırıyor

Uluslararası dizel fiyatlarındaki yükseliş, çiftçilerin enerji giderlerini ve üretim maliyetlerini artırırken ekimlerin gecikmesi ve tarımsal üretimin sınırlanması endişesini büyütüyor. Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişindeki aksamalar ile Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, yakıt arzını daraltarak fiyatları rekor seviyelere taşıyor. Gelişmeler, gıda fiyatlarında yeni artış baskısı oluşabileceği kaygısını da güçlendiriyor. Bloomberg analizine göre dizel; traktör, biçerdöver, sulama pompaları ve kamyonlar için temel girdiler arasında yer alıyor. Avustralya'dan ABD'ye çiftçiler, yüksek fiyatların devam etmesi halinde ekim takviminin gecikebileceği ve üretimin sınırlanabileceği uyarısında bulunuyor. Aşırı hava olayları ve El Niño'nun zaten tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Rusya'nın Stavropol bölgesindeki bir çiftçi, yakıt alabilmek için iki otomobilini ve eski bir kamyonunu sattığını, ancak aldığı dizelin tüm ekim dönemi için yeterli olup olmayacağını bilmediğini söyledi. Dünyanın en büyük buğday ihracatçısı olarak tanımlanan Rusya'da artan üretim maliyetleri ve bazı ihracatların askıya alınması, çiftçilerin ekim alanlarını daraltmasına yol açıyor. Yakıt maliyetlerini sınırlamak amacıyla ABD yönetimi, yol dışı kullanımda vergiden muaf dizel kullanımına yönelik kısıtlamaları geçici olarak gevşetti. Tarım kuruluşları adımı olumlu karşılarken analistler, ulusal yakıt fiyatları üzerindeki etkinin sınırlı kalabileceğini ve üreticilerin dizel bulunabilirliğinin etkilenebileceğini değerlendiriyor. İrlanda çiftçiler ve taşımacılar için destek açıklarken Fransa 450 milyon avroluk müdahalede bulundu. Yunanistan'da ise 21 Temmuz 2026'da 88.833 çiftçiye, 2026 yakıt vergisi iadesinin ikinci taksiti kapsamında 24,8 milyon avro ödendi. Mevcut iade sisteminin 31 Ekim 2026'ya kadar sürmesi, 1 Kasım'dan itibaren de çiftçiye yakıt alımı sırasında doğrudan indirim sağlayacak yeni bir dijital mekanizmaya geçilmesi planlanıyor.

COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da Düzenlenecek

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek. Konferansta ülkeler, hükümetler, şirketler ve çeşitli sektörlerin temsilcileri, iklim değişikliği karşısındaki taahhütleri ve izlenecek yolları görüşecek. Brezilya, düşük karbonlu tarımı ve sürdürülebilir uygulamalarıyla konferansın tarım gündeminde yer alacak. Brezilya tarım ve gıda sektörünün iklim tartışmalarındaki konumunu ve sürdürülebilirliğe katkılarını ele alacak özel yayın hazırlayan Canal Rural, konferansı üst üste altıncı kez takip edecek. COP31, Kasım 2026'da Türkiye'nin Antalya kentinde düzenlenecek.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen genişletilmiş V4 tarım bakanları toplantısında, 2028'de başlayacak yeni dönemde Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası'nın güçlü ve yeterli finansmana sahip olması gerektiği belirtildi. Slovakya, Çekya, Macaristan, Polonya, Bulgaristan, Hırvatistan, Romanya, Slovenya ve İtalya'nın katıldığı toplantıda bu konuda üç ortak deklarasyon imzalandı. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč, tarım bütçesinin artırılması gerektiğini söyledi. Takáč, yeni AB bütçesinin mevcut program dönemine göre 800 ila 900 milyar avro daha yüksek olmasının konuşulduğunu, buna karşın tarım bütçesinin düşmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán da Ortak Tarım Politikası'nın ortak bir Avrupa politikası olarak kalması, çiftçilere istikrarlı koşullar sağlanması, idari yükün azaltılması ve üye ülkelere destek araçlarını belirlerken esneklik tanınması gerektiğini ifade etti. İkinci deklarasyon, kuraklık ve aşırı hava olayları dahil olmak üzere tarımda artan krizlere karşı Avrupa düzeyinde daha etkili müdahale araçları oluşturulmasını ele aldı. Katılımcılar, krizlerin yönetiminin yanı sıra gelecekteki risklere karşı önleyici tedbirlerin ve tarım sektörünün dayanıklılığını artıracak uygulamaların güçlendirilmesini istedi. İklim olaylarının yeni tarım rezervine dahil edilmesi ve ulusal destek koşullarının ihtiyaçlara göre uyarlanması da görüşüldü. Üçüncü deklarasyon ise çiftçiler ile gıda üreticilerinin tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmeyi ve haksız ticari uygulamalara karşı daha adil koşullar sağlamayı amaçlıyor. Deklarasyonların Avrupa Birliği Tarım ve Balıkçılık Konseyi'nin bir sonraki toplantısında sunulması planlanıyor.

Girit’te Sel Felaketi Tarım Alanlarında Büyük Hasara Yol Açtı
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Girit’te Sel Felaketi Tarım Alanlarında Büyük Hasara Yol Açtı

Yunanistan’ın Girit Adası’nda etkili olan şiddetli yağışlar; yerleşim bölgelerinde su baskınlarına, yolların ulaşıma kapanmasına, altyapının zarar görmesine ve tarım alanlarının sular altında kalmasına neden oldu. Lasithi Platosu’nda tonlarca patatesin sel sularının altında kaldığı bildirildi. Girit genelinde 101 kişi mahsur kaldıkları yerlerden kurtarılarak güvenli bölgelere götürüldü. Atina Ulusal Gözlemevi’nin otomatik meteoroloji istasyonları ağı ve meteo.gr verilerine göre, Hanya’daki Xyloskalo’da yağış miktarı 420 milimetreye ulaştı. Bu miktar, kaynakta Yunanistan’daki dekar ölçüsü üzerinden dekar başına 420 ton suya eşdeğer olarak verildi. Zonianá sakinleri, bölgede yaşananların olağanüstü boyutlara ulaştığını anlattı. Sivil Koruma ve ordunun kurtarma çalışmaları gece boyunca sürerken, ekiplerin müdahaleleri olayın ardından da devam etti. İtfaiyenin 4 Ekim saat 12.30’a kadar yaptığı bilgilendirmeye göre, yağışların başladığı 1 Ekim’den itibaren Girit’teki operasyon merkezine 485 çağrı geldi ve 204 olayda işlem yapıldı. Ancak yetkililer, tarım alanları ve altyapıdaki gerçek hasarın sular çekildikten sonra yapılacak ayrıntılı tespitlerle ortaya çıkacağını belirtti. Bu nedenle ürün kayıplarının ve maddi zararın kesin boyutu henüz açıklanmadı. Lasithi Platosu Tarım Birliği, üreticilerin acil desteğe ihtiyaç duyduğunu bildirdi. Birlik toplantısında çiftçiler; tam ve hızlı tazminat, De Minimis ve Yunanistan Tarım Sigortası Kurumu (ELGA) üzerinden mali yardım, aşırı hava olaylarının yol açtığı zararların daha kapsamlı karşılanması için ELGA düzenlemelerinde değişiklik talep etti. Üreticiler ayrıca vergi ve sigorta kolaylıkları, kredi borçlarının ertelenmesi, tarım yollarının ve drenaj altyapısının hızla onarılmasını istedi. Çiftçiler, benzer olayların etkisini azaltmak için kanal ve nehirlerin temizlenip güçlendirilmesini, su kapaklarının işletilme biçiminin yeniden değerlendirilmesini de gündeme getirdi. Hükümetin 5 Ekim’de Girit’e genişletilmiş bir heyet göndererek hasar tespiti ve müdahale planı üzerinde yerel yönetimlerle görüşmesi planlandı. Heyetin Mylopotamos, Ierapetra ve Lasithi Platosu’ndaki zarar gören bölgeleri ziyaret etmesi öngörüldü.

Aşırı Hava Olayları Tarımda Çalışma Düzenini Zorluyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Aşırı Hava Olayları Tarımda Çalışma Düzenini Zorluyor

Fransa’da sıcak hava dalgaları ve kuraklık, tarımsal üretimin yanı sıra çalışma düzeni ile verimliliği de etkiliyor. Ekonomik, Sosyal ve Çevresel Konseyin (CESE) 23 Eylül’deki oturumunda, aşırı iklim olaylarının tarım dahil ekonomik faaliyetlere yansımaları ele alındı. Çiftçi Christophe Grison, tahıl hasadı takviminin hızlandığını belirterek 1990’larda ağustos başında başlayan hasadın bu yıl temmuz ortasında tamamlandığını söyledi. Bu değişim, hasat döneminde çalışan mevsimlik öğrencilerin bulunabilirliğini de zorlaştırıyor. Yüksek sıcaklıklar çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirdi. Valilik kararları doğrultusunda sabah erken saatlerde çalışılması ve belirli saatlerde işe ara verilmesi gerektiğini belirten çiftçiler, gece çalışmasıyla ilgili kuralların da işletmelerin ihtiyaçlarıyla çelişebildiğini aktardı. Hasat ve bağ bozumu için bazı istisnalar getirilse de bazı çalışanların sıcak hava dönemlerinde sabah 05.00’te çalışmaya başlama talebi, 06.00’dan önce gece çalışması kurallarının uygulanması nedeniyle karşılanamadı. Yapay zekâ, kameralar, bilgisayar kontrollü makineler ve uzaktan algılama gibi teknolojiler, özellikle tarla işlerinde fiziksel yükü azaltabilir. Ancak çiftçiler, hava koşullarının makinelerin kullanılmasını da engelleyebileceği ve manuel çalışma becerilerinin zamanla kaybedilebileceği uyarısında bulundu. İklime uygun ürünlere geçiş de pazar koşullarına bağlı. Sorgum alternatif olarak görülürken, mevcut durumda yeterli satış kanalı bulunmadığı belirtildi. Aşırı sıcaklıkların üretim ve istihdam üzerindeki etkisi, yüksek mali baskıyla karşı karşıya olan işletmelerde yatırımı da sınırlıyor. Bir çiftçi, 350 hektarlık şeker pancarı grubunun 200 hektarının sıcak hava dalgasına dayanamadığı için atılacağını söyledi. Üretim kaybının özellikle kooperatif çalışanları üzerinde ciddi psikolojik etkiler yaratabileceği, bu nedenle Tarım Kooperatifleri yapısının faaliyet sürekliliği planı hazırlayacağı aktarıldı.

Küresel Hayvancılık Jeopolitik ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Hayvancılık Jeopolitik ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Alman Tarım Derneği (DLG), küresel hayvancılığın jeopolitik belirsizlik, kırılgan tedarik zincirleri, yem ve enerji maliyetlerindeki artış, iklim değişikliği, aşırı hava olayları, hayvan hastalıklarının yayılması ve sanayileşmiş ülkelerdeki iş gücü açığı gibi çok sayıda baskıyla karşı karşıya olduğunu bildirdi. DLG Genel Müdürü Lothar Hövelmann, giderek karmaşıklaşan piyasalarda işletmelerin başarısı için girişimcilik yetkinliğinin belirleyici olduğunu söyledi. DLG’ye göre hayvancılık işletmelerinde ekonomik performans artık yalnızca piyasa fiyatlarıyla değerlendirilemez. Yem bulunabilirliği, enerji arzı, hayvan sağlığı, hava koşulları, siyasi gelişmeler ve teknolojik ilerlemeler birbiriyle bağlantılı olduğu için üreticilerin ve tarım-gıda şirketlerinin sistemli çözümler geliştirmesi gerekiyor. Almanya ve Avrupa’daki süt sektörü de üretimi artırma, düşen süt fiyatları ve yüksek yem, enerji ile gübre maliyetleri arasında yeni bir denge arıyor. AB’de çiğ sütün ortalama fiyatı Ocak 2025’te 100 kilogram başına 42,2 avro oldu. Bu fiyat, Ocak 2024’e göre yaklaşık 10 avro daha düşük olsa da 2016’daki süt piyasası krizinde görülen 30 avronun altındaki seviyelerin üzerinde kaldı. DLG, zorlu piyasa koşullarında dahi etkili işletme yönetimiyle başarı sağlanabileceğini belirtti. Hannover’de 10-13 Kasım 2026’da düzenlenecek EuroTier 2026, bu sorunlara yönelik uygulamalı çözüm ve stratejileri ele alacak. Fuarda otomasyon ve yapay zekâ destekli sürü yönetimi sistemleri, ahır ve iklimlendirme yatırımları ile otomatik sağım teknolojileri öne çıkacak. Hövelmann, teknolojinin kendi başına amaç olmaması; pratik, güvenilir ve ekonomik çözümlerin mevcut işletmelere uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.

İtalya’da Kuraklık ve Aşırı Sıcaklık Tarımsal Su Baskısını Artırıyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Kuraklık ve Aşırı Sıcaklık Tarımsal Su Baskısını Artırıyor

İtalya’da son yaz döneminde 4,7 milyondan fazla kişi şiddetli ve aşırı kuraklık koşullarına maruz kaldı. Son altı aylık dönem dikkate alındığında bu sayı 10,5 milyonu aşarken, etkilenenlerin büyük bölümü ülkenin kuzeyinde yer aldı. İlkbaharın güneyde yağışlı geçmesine karşın, sulanan tarım alanlarının %41’inde, pirinç tarlaları da dahil olmak üzere, şiddetli ve aşırı kuraklık tespit edildi. Veriler, C.N.R. tarafından hazırlanan değerlendirmeye dayandırıldı. YouGov araştırmasına göre İtalyanların %81’i, yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklıkların ardından yeni iklim koşullarının etkilerinden endişe ediyor. Bu oran yaz öncesine göre 5 puan arttı. İklim değişikliği ile aşırı sıcaklar arasında bağlantı görmeyenlerin oranı %15’e inerken, yaklaşık %30’luk kesim iklim değişikliğini inkâr eden siyasetçi ve yöneticileri sorumsuz buluyor. Anbi Başkanı Francesco Vincenzi, verilerin çok yıllı uyum stratejileri, yeni su altyapıları ve mevcut sistemlerin verimliliğini artıracak yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. İtalya’da yaz boyunca ortalama sıcaklık anomalisi 3,5 dereceye ulaşırken, ülkenin güneyi sellerle, kuzeyi ise ciddi su sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Anbi’nin 22 Eylül 2026 tarihli su kaynakları raporuna göre kuzeydeki göllerin doluluk seviyeleri geriledi. Lombardiya’nın su rezervleri dönem ortalamasının %21,9 altında kaldı; Po Nehri’nin Pontelagoscuro’daki debisi de tarihsel ortalamanın %35 altında ölçüldü. Emilia-Romagna’da ağustos yağışları ovalarda %50 ila 75 arasında eksik gerçekleşirken, Apeninler’de bazı bölgelerde yağış anomalisi %100’e ulaştı. Önümüzdeki aylarda Batı Avrupa ve Akdeniz havzasında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, düzensiz yağışlar ve aşırı hava olayları bekleniyor. Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıkları Tiren Denizi’nde 3 dereceden, Adriyatik ve İyon denizlerinde ise 2,5 dereceden fazla arttı. Anbi, bu koşulların su yönetimini Avrupa-Akdeniz gündeminin merkezine taşıdığını ve Roma’da 29 Eylül-2 Ekim tarihlerinde 43 ülkenin katılımıyla düzenlenecek su forumunda ele alınacağını bildirdi.

Avrupalılar Tarımı AB’nin Geleceği İçin Önemli Görüyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalılar Tarımı AB’nin Geleceği İçin Önemli Görüyor

Avrupa Birliği’nde (AB) vatandaşların %95’i tarımı ve kırsal alanları Avrupa’nın geleceği açısından önemli görüyor. %93’lük kesim ise AB için istikrarlı gıda tedarikinin kilit önem taşıdığını belirtiyor. Bulgular, “Avrupalılar, tarım ve Ortak Tarım Politikası” başlıklı Eurobarometre araştırmasından elde edildi. Araştırma, Mayıs-Haziran 2026 döneminde AB’nin 27 üye ülkesinde 26.456 kişiyle gerçekleştirildi. Katılımcıların %70’i Ortak Tarım Politikasını (OTP) AB’deki herkes için yararlı buldu. OTP’nin istikrarlı gıda tedariki sağlaması %93, uygun gıda fiyatlarını ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini desteklemesi %92, çiftçilerin gıda zincirindeki rolünü güçlendirmesi ise %91 oranında destek gördü. Yaklaşık %85’lik kesim, tarımın rekabet gücünün artırılmasını politikanın önemli öncelikleri arasında saydı. Araştırmada gıda güvenliğinin son 10 yılda arttığını veya istikrarlı kaldığını düşünenlerin çoğunlukta olduğu belirtildi. Katılımcıların %90’dan fazlası aşırı hava olaylarının gıda güvenliği ve gıda tedariki üzerindeki etkisini kabul etti. Gıda satın alırken ürünün AB menşeli olması yaklaşık %80 için önemli bir faktör olurken, tüketicilerin yaklaşık %90’ı çevre ve hayvan refahı standartlarına uygun üretimi ve kalite işaretlerini de dikkate aldığını bildirdi. AB tarım ve kırsal kalkınma politikasının geleceğinde tüketiciler için uygun gıda fiyatları %55, çiftçiler için adil yaşam standardı %53 oranında öncelik olarak gösterildi. İstikrarlı tedarik, çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir üretim ile kırsalda büyüme ve istihdam da öne çıkan başlıklar oldu. Avrupa Komisyonunun gelecek OTP önerisi, çiftçi gelir desteği için ulusal ve bölgesel ortaklık fonlarından asgari bir tutar ayrılmasını öngörüyor.

İngiltere’de Gıda Tedarik Zincirine Daha Fazla Koruma Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Gıda Tedarik Zincirine Daha Fazla Koruma Çağrısı

Ulusal Denetim Ofisi’nin (NAO) raporuna göre, son kesintilerde özel sektör gıda tedarik zincirini büyük ölçüde ayakta tuttu. Covid-19 salgını ve Ukrayna’daki savaş sırasında işletmelerin çoğu, önemli bir devlet desteğine ihtiyaç duymadan tedariki sürdürdü. Ancak rapor, iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarını daha olası hale getirdiğini ve DEFRA’nın özel sektörün bu şoklara tek başına dayanabileceğine dair güvenini azalttığını söylüyor. Hükümetin gıdayı, ülkenin işlemesi için kritik görülen 13 sektörden biri saydığı da hatırlatılıyor.

Polonya'da Tarım Sigortalarına Sıcak Hava Eklenmesi İstendi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Polonya'da Tarım Sigortalarına Sıcak Hava Eklenmesi İstendi

Polonya Çiftçi Odaları Ulusal Konseyi, tarım sigortası mevzuatında değişiklik yapılmasını isteyerek sıcak hava dalgalarının da afet kapsamına alınmasını talep etti. Kurum, bu konuda Tarım Bakanlığına 27 Ağustos 2026’da başvurdu ve yasal çalışma başlatılmasını istedi. Açıklamada, aşırı hava olaylarının üretimi zorlaştırdığı, mevcut sistemin bu tür zararları yeterince karşılamadığı savunuldu. Konsey, yüksek sıcaklıkların özellikle meyve ve sebze üretiminde etkili olduğunu belirterek, tüm tarımsal üretim dallarının sigortaya eşit erişiminin de değerlendirilmesini istedi.