ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

37 haber · Sayfa 1

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Varmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Varmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yaklaşık beş yıldır sürdüğünü ve artık taşınamaz hale geldiğini belirterek, iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerine ve dünya genelindeki enerji, ticaret ile tedarik zincirlerine önemli zarar verdiğini ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkadığını söyledi. Görüşmelerin, Miami’de 14-15 Aralık’ta düzenlenecek G20 Liderler Zirvesi’ne hazırlık niteliği taşıdığını kaydetti. Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin konuların ele alınmasının kolay olmadığını belirten Fidan, tarafların kendi pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önem taşıdığını dile getirdi. Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra daha yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeyi önemsediğini söyleyen Fidan, ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Meksika, Almanya ve Japonya’dan bakanlarla ikili görüşmeler yaptığını aktardı. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro seviyesinde olduğuna ilişkin açıklamalara atıfta bulunarak, toplam faturanın daha da büyük olabileceğini söyledi. Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını belirten Fidan, Rus tahılı, Rus enerjisi, Ukrayna tahılı ve Ukrayna enerjisinin dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Avrupa ile Rusya arasında savaş sonrasında yapıcı ilişkilerin yeniden kurulması gerektiğini de kaydetti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini vurgulayan Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için yoğun temas ve çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Savaşın uzaması ve yayılması ihtimalinin bulunduğunu belirten Fidan, bunun önlenmesi için Türkiye’nin yoğun çaba gösterdiğini aktardı. ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret yollarını etkilediğini belirten Fidan, çatışmaların önlenmesi ve diplomasiye fırsat verilmesi gerektiğini ifade etti. Fidan ayrıca, Feridun Sinirlioğlu’nun Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Türkiye tarafından resmen aday gösterildiğini açıkladı. BM’deki seçim sürecinde bir tıkanma yaşandığını belirten Fidan, adaylığın bu tıkanmayı aşmaya yönelik diplomatik katkılardan biri olduğunu söyledi. Sinirlioğlu’nun Aralık 2024’te AGİT Genel Sekreterliği’ne seçilmesini Türkiye açısından önemli bir diplomasi başarısı olarak nitelendirdi.

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Genç TV · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaklaşık beş yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın artık taşınamaz hale geldiğini belirterek iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerinin yanı sıra dünya genelinde enerji, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkayan etkilerinin ele alındığını aktardı. Fidan, Miami’de 14-15 Aralık’ta yapılacak G20 Liderler Zirvesi öncesindeki toplantının bu açıdan önem taşıdığını söyledi. Rusya-Ukrayna sürecinde tarafların pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önemli olduğunu kaydeden Fidan, Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeye önem verdiğini dile getirdi. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro olduğu yönündeki açıklamalara atıfta bulunarak toplam ekonomik faturanın daha da büyük olabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla ortaya çıkan etkilerin de maliyetleri artırdığını söyledi. Fidan, Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını; Rusya ve Ukrayna’nın tahıl ile enerji kaynaklarının dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini belirten Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için Türkiye’nin yoğun temas ve çalışmalar yürüttüğünü açıkladı. Savaşın sona ermemesi halinde uzama ve yayılma ihtimali bulunduğunu söyleyen Fidan, Türkiye’nin bunu önlemek için çaba gösterdiğini kaydetti. Fidan ayrıca ABD ile İran arasındaki ihtilafın ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açan sorunların sona ermesi gerektiğini belirtti. Toplantıya katılan ülkelerin yeniden çatışma yaşanmaması ve diplomasiye sürekli şans verilmesi konusunda hemfikir olduğunu aktardı. Açıklamalarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği seçim sürecine de değinen Fidan, Türkiye’nin Feridun Sinirlioğlu’nu bu görev için resmen aday gösterdiğini; süreçte aday üzerinde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle tıkanma yaşandığını söyledi.

Kırmızı Et İşletmeleri İçin Etkili Ekip Yönetiminde Üç Öneri
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Kırmızı Et İşletmeleri İçin Etkili Ekip Yönetiminde Üç Öneri

Kırmızı et sektöründeki işletmelerde yöneticilerin ekiplerini daha etkili yönetebilmesi için iletişim, güvenilir liderlik ve kararlı karar alma öne çıkarılıyor. Öneriler, hem yeni göreve başlayan yemlik sığır işletmesi yöneticilerine hem de ekip yönetimindeki insan ilişkileri becerilerini geliştirmek isteyen deneyimli saha yöneticilerine yönelik hazırlanmış. Etkili iletişimin çalışan motivasyonunu desteklediği belirtiliyor. Yöneticilerin ekiplerini projeler, görevler ve işletmenin genel gidişatı hakkında bilgilendirmesi; yalnızca sorunlar ortaya çıktığında değil, olumlu gelişmelerde de iletişim kurması öneriliyor. İyi çalışmaların ve olumlu başarıların açıkça takdir edilmesinin ekip içinde güveni artıracağı ve çalışanların katılımını teşvik edeceği aktarılıyor. Çalışanların soru veya sorunlarını rahatça iletebilmesi için yöneticilerin erişilebilir olması ve talepleri dikkatle dinlemesi gerektiği vurgulanıyor. Liderlerin ekiplerinin güvenini ve saygısını kazanabilmesi için güvenilirlik oluşturması gerektiği ifade ediliyor. Bunun; verilen sözlerin tutulması, görevlerin takip edilmesi, işlerin zamanında tamamlandığını gösteren bir geçmişe sahip olunması ve ekip içinde işi sonuçlandıran kişi olarak tanınmakla mümkün olacağı belirtiliyor. Yöneticilerin, çalışanlardan bekledikleri işe bağlılık ve tam profesyonellik düzeyini önce kendileri sergilemesi gerektiği de kaydediliyor. Son olarak yöneticilerin görev ve sorumlulukları kararlı biçimde devretmesi, gerektiğinde otorite kurması ve hızlı, doğru kararlar alması öneriliyor. Planlama, organizasyon ve personel yönetimine ilişkin kararların işletmenin tamamını etkilediği; doğru karar alma yaklaşımının yeni sorunlarla başa çıkmaya, işletmenin büyümesine, verimliliğin artmasına ve çalışan motivasyonuna katkı sağlayacağı belirtiliyor. Önerilerin kaynağı Meat Processors Pty Ltd olarak gösteriliyor.

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu

Şili Tarım Bakanlığı, 28 Ekim’de Santiago’da düzenlenen ilkbahar-yaz mevsimsel agroklimatik görünüm toplantısında, orman yangınlarının tarım ve ormancılık sektöründeki afet risklerine yönelik sektörel protokolü sundu. Tarımsal Afet Risk Yönetimi Birimi’nin (UGRA) düzenlediği teknik toplantı, “Tahminden eyleme: tarımda yangınların önlenmesinin anahtarları” başlığıyla hibrit olarak gerçekleştirildi ve kamu ile özel sektörden 160’tan fazla kişiyi bir araya getirdi. Protokol, ormancılık ve tarım sektöründe afetler öncesindeki hazırlık, acil müdahale ve iyileşme çalışmalarını kurumsal koordinasyon, zamanında bilgiye erişim ve mevcut kamu araçlarının verimli kullanımı yoluyla düzenliyor. Risk yönetimi üç aşamada ele alınıyor: önleyici hazırlık ve izleme, acil müdahale ile iyileşme ve üretimin yeniden etkinleştirilmesi. Önleme aşamasında sıcaklık, yağış, nem, rüzgâr, bitki örtüsünün durumu ve yanıcı madde mevcudiyeti birlikte izlenecek. Buna ek olarak tahminler, uyarılar, risk altındaki bölgeler ve mevcut kapasitelere ilişkin haftalık inceleme yapılacak. Bir yangın sonrasında Bakanlık, etkilenen bölgelerin belirlenmesini, hasar tespitini, olası tarımsal acil durum ilanının değerlendirilmesini ve erken yardımların önceliklendirilmesini koordine edecek. Acil müdahale takvimine göre ilk 24 saatte maruz kalan komünler ve üretim sistemleri belirlenecek ve yetkililere ilk rapor sunulacak. 48-72 saat içinde etkiler ile acil ihtiyaçlara ilişkin ön değerlendirme birleştirilecek; ilk hafta içinde raporlar güncellenecek, yardımlar izlenecek ve hasar-kayıplara ilişkin ön ekonomik tahmin hazırlanacak. Sonraki aşamada Silvo-tarımsal Etkilenme Formu (FAS) ile belirlenen hasarlara göre ürünlerin, hayvanların, sulama altyapısının, toprakların ve diğer üretim unsurlarının toparlanmasına yönelik destekler önceliklendirilecek. MINAGRI ayrıca tehdit izleme, erken uyarı ve önleme bilgilerini kurumsal kanalları ile agroklimatik platformlarında yayımlayacak.

Gürcistan’da Yapay Zekâ ve Dijital Hayvancılık İçin Yeni Olanaklar
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Gürcistan’da Yapay Zekâ ve Dijital Hayvancılık İçin Yeni Olanaklar

Gürcistan’da dijital hayvancılık; elektronik kayıt, sensörler, video kameralar, hayvan kimliklendirme araçları, veri analizi programları ve yapay zekânın çiftlik yönetiminde birlikte kullanılmasını kapsıyor. Bu teknolojiler, çiftçinin deneyim ve görsel gözleme dayalı çalışmalarının yerini almak yerine hayvanlardaki değişimlerin daha erken fark edilmesine ve kararların daha düzenli verilere dayandırılmasına yardımcı olabilir. Süt sığırcılığında yapay zekâ; süt verimindeki değişimleri, hayvanların hareket ve davranışlarını, olası kızgınlık dönemlerini, yem rasyonunu ve yem maliyetlerini analiz edebilir. Yem tüketiminin azalması, hareketlerin değişmesi veya süt veriminin düşmesi olası bir soruna işaret edebilir. Bununla birlikte teknoloji, cihazların doğruluğuna, verilerin kalitesine ve çiftlik yönetiminin doğru örgütlenmesine bağlı. Yapay zekâ tarafından oluşturulan uyarılar veterinerin yerini almıyor; hastalık tanısının veteriner tarafından konulması gerekiyor. Besi sığırcılığında dijital tartım ve veri analizi, hayvanların büyüme dinamiklerinin ve farklı yemleme rejimlerinin sonuçlarının karşılaştırılmasını sağlayabilir. Yem dönüşüm oranı (FCR), canlı ağırlık artışı için gereken yem miktarını değerlendirmede kullanılabilir; ancak sonuçların hayvanın yaşı, ırkı, sağlığı ve barındırma koşulları dikkate alınarak yorumlanması gerekiyor. Gürcistan’da Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı sistemi içinde faaliyet gösteren Farm Management System (FMS), hayvanların kaydı ve işletme yönetimini destekliyor ve hayvan kimliklendirme ile izlenebilirlik ulusal sistemi NAITS’e bağlı. Kaynakta, süt, besi ve küçük aile işletmelerinde pilot projeler yürütülmesi; bu projelerde teknolojinin bakım maliyeti ve çiftçiye sağlayacağı ekonomik faydanın değerlendirilmesi öneriliyor. Ayrıca hayvancılık bilgisiyle veri kullanma becerisini birleştiren uzmanların yetiştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Hollanda merkezli teknoloji şirketi Nedap, süt sığırcılığında çiftçilerin belirli inekleri bulmasına ve hayvan bilgilerine anında ulaşmasına yardımcı olacak akıllı gözlük teknolojisi geliştiriyor. RFID bağlantılı tasma veya SmartTag taşıyan inekler sistem tarafından belirlenirken, gözlük kullanıcısı ilgili hayvana yönlendiriliyor. Üretim verileri, kızgınlık durumu, sağlık sorunları, önceki tedaviler ve mevcut uyarılar gözlük üzerinden görülebilecek. Çiftçi, gözlükteki simgelere parmak hareketleriyle komut verebilecek veya sesli talimat kullanabilecek. Bu komutlar, Nedap’ın SmartSort teknolojisiyle bağlantılı olarak ineğin sağımhaneye geldiğinde otomatik ayırma kapısından geçirilmesini sağlayabilecek. Ancak teknoloji başlangıçta kapalı barınaklarda tutulan ineklerle sınırlı olacak ve ticarileştirilmesi için henüz zaman gerektiği belirtiliyor. Nedap, akıllı gözlükleri iş gücü eksikliği, büyüyen sürüler ve sıkılaşan çevre ile hayvan refahı standartları karşısında veri kullanımını artıracak araçlardan biri olarak değerlendiriyor. Avrupa’da 100’den fazla ineği bulunan sürülerin sayısının gelecek beş yılda iki katına çıkması, 2050’ye kadar süt talebinin ise %50 artması bekleniyor. Giyilebilir cihaz kullanan ineklerin oranının 2031’e kadar Avrupa’da %30’dan %50’ye, Yeni Zelanda’da %13’ten %25-30’a yükselmesi öngörülüyor. Nedap’ın kameralar ve yapay zekâ kullanan SmartSight sistemi de topallığı erken belirlemek için hayvan hareketlerini izliyor.

Almanya’da Endüstriyel Kenevir İçin Daha Az Bürokrasi Talebi
Görsel kaynağı: top agrar · Özgün haber

Almanya’da Endüstriyel Kenevir İçin Daha Az Bürokrasi Talebi

Almanya’da endüstriyel kenevir üretimindeki bürokrasinin azaltılması talebi, Federal Meclis’teki bir dinleme toplantısında gündeme geldi. DBV, çiftçilerin daha fazla kolaylık sağlayacak düzenlemeler beklediğini belirterek bürokratik yüklerin hafifletilmesi ve kuralların netleştirilmesi çağrısı yaptı. Toplantı, Bürokrasi Azaltma Yasası’nın endüstriyel kenevir için yeterli olup olmadığını da ortaya koydu. Çiftçilerin rahatlama umuduna karşın, düzenlemelerin uygulanmasına ve olası sonuçlarına ilişkin uyarıların sürdüğü aktarıldı.

Arıcılar Kovanları Sonbaharda Farelere Karşı Korumalı
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

Arıcılar Kovanları Sonbaharda Farelere Karşı Korumalı

Sonbaharın gelmesi ve havaların soğumasıyla fareler, sıcaklık ve yiyecek bulmak için kovanlarda barınak arıyor. Kovanlara giren fareler kış boyunca peteklere ve yiyecek stoklarına zarar verebilir, arı kolonisini rahatsız edebilir. Bu nedenle kovanların özellikle eylül ve ekim aylarında korunması, uçuş deliğinin daraltılması ve kemirgen girişinin önlenmesi öneriliyor. Fareler kovana en sık uçuş deliğinden, açıklık 1 santimetreden büyük olduğunda giriyor. Kovanın tabanında, kapak tahtasında veya duvarında açtıkları delikleri de kullanabiliyorlar. İçeri girdiklerinde petek, bal, çiçek tozu ve arıları yiyen fareler, soğuk nedeniyle kışın daha az hareketli olan arılardan etkili bir direnç görmüyor. Depolanan yedek petekler de zarar görebiliyor. Kış kontrolünde uçuş deliğinde fare dışkısı, kemirilmiş petek veya ölü arılar görülürse ve sıcaklık 10°C'nin üzerindeyse kovanın hemen açılması gerekiyor. Sıcaklık 10°C'nin altındaysa kovan ısıtılmayan bir bodrum ya da odaya alınmalı, çerçeveler dikkatle çıkarılarak fare bulunmalı ve işlemden sonra aynı sırayla yerleştirilmelidir. Ortam ısıtılmadan önce uçuş deliğine ağlı tel takılması, arıların toparlanmasının ardından kovanın yeniden arılığa götürülmesi öneriliyor. Arılıktaki yuvalanma malzemeleri kaldırılmalı, kapan kullanılmalı; uçuş deliği ekimde, dağlık bölgelerde ise eylülde daraltılmalıdır.

Kıbrıs'ta Tropilaelaps Akarı Alarmı: Arı Taşımacılığına Yasak
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber

Kıbrıs'ta Tropilaelaps Akarı Alarmı: Arı Taşımacılığına Yasak

Kıbrıs'ta arıcılığın korunması için Tropilaelaps akarının adaya girme ve yayılma riskine karşı alarm verildi. Gümrük Dairesi, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca işgal altındaki bölgelerden canlı arıların ve arıcılık malzemelerinin serbest bölgelere taşınmasının yasak olduğunu hatırlattı. Kurumun sözcüsü Yorgos Konstantinou, yetkili makamların riske ilişkin bilgilendirildiğini söyledi. Konstantinou'ya göre endişe, akarın Doğu Türkiye'de yayılmasıyla daha da önem kazandı. Parazitin canlı arılar veya arıcılık malzemeleri yoluyla işgal altındaki bölgelerden serbest bölgelere taşınabileceği belirtiliyor. Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında arı, bal, petek ve diğer hayvansal kökenli ürünlerin işgal altındaki bölgelerden taşınması da yasak. Denetimleri zorlaştıran başlıca unsur, arıların ve akarın küçük boyutu. Yetkilinin aktardığına göre akar, küçük şişelerde, kibrit kutularında veya tek bir arının gelişmesine yetecek herhangi bir kapta taşınabilir; kraliçe ve işçi arılar da bu yolla hareket ettirilebilir. Bu nedenle geçiş noktalarında tespit edilmesi son derece güç olabilir. Şu ana kadar geçiş noktalarından işgal altındaki bölgelerden canlı arı taşındığına dair bir olay kaydedilmediği, ancak geçmişte bal taşıma vakalarının tespit edildiği bildirildi. Gümrük Dairesi işletmecilere daha dikkatli olmaları çağrısında bulunan bir genelge gönderdi. Akarla mücadelede ortak çaba, kovanların doğru yönetimi ve arıcıların ilaçları gelişigüzel kullanmaktan kaçınması gerektiği belirtildi.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi Yabancı Gıdalar İçin İthalat Uyarılarını Güncelliyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber

ABD Gıda ve İlaç Dairesi Yabancı Gıdalar İçin İthalat Uyarılarını Güncelliyor

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), yabancı ülkelerden gelen gıdalara yönelik ABD gıda güvenliği düzenlemelerini uygulamak amacıyla ithalat uyarılarını kullanıyor. Bu uyarılar, ABD’ye gönderilen gıdalar için düzenleyici uygulama araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Kurum, ithalat uyarılarını ihtiyaç duydukça güncelliyor ve değiştiriyor. FDA’nın yakın tarihli değişiklikleri yayımladığı belirtilirken, sağlanan metinde bu değişikliklerin hangi ürün veya ülkelere ilişkin olduğu ayrıntılandırılmıyor.

Bulgar At Irklarının 75 Yılı Sofya’da Kutlandı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgar At Irklarının 75 Yılı Sofya’da Kutlandı

Bulgaristan’ın Doğu Bulgar, Tuna ve Plevne atı ırklarının korunması ve geliştirilmesinin 75. yılı, Sofya’da düzenlenen uluslararası konferansla kutlandı. Bulgaristan, Macaristan, Hırvatistan, Slovakya, Sırbistan ve Romanya’dan uzmanlar ile at yetiştiriciliği sektörü temsilcileri, geleneksel ırkların korunması ve seleksiyonunda deneyimlerini paylaştı. Konferansın açılışında konuşan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Yanislav Yançev, at yetiştiriciliğindeki genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Yançev, üç ırkın 75 yıldır korunmasını Bulgar at yetiştiricileri ile bilim insanlarının kuşaklar boyunca yürüttüğü kapsamlı çalışmaların sonucu olarak nitelendirdi. Bakanlığın Devlet At Harası Kabiyuk’un yanı sıra derneklere ve bu ırkları yetiştiren kişilere destek vermesiyle sektörün ilerlemesini umduğunu belirtti. Yıl dönümü programı, Sofya’daki Güney Parkı’nda düzenlenen açık hava etkinliğiyle devam etti. Ziyaretçilere Bulgar seleksiyonunu ve at yetiştiriciliğindeki başarıları temsil eden 60’tan fazla at gösterildi. Programda çocuklar için midilli gezintileri, fayton turları ve at temalı fotoğraf alanı yer alırken at yemleri, ahır ekipmanları ve binicilik malzemeleri de tanıtıldı. Etkinlik, Ulusal At Yetiştiriciliği Birliği tarafından ilgili bakanlık ve Devlet Tarım Fonu’nun desteği, Sofya Belediyesi’nin iş birliğiyle düzenlendi.

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması

25 yaşındaki arıcı ve üretici Nikolas Miços, Dragons’ Den programında hayvanlara zarar vermeyen bir arı zehiri koleksiyonu sunarak iki yatırımcının ilgisini çekti. Maria Hacistefani ile Antonis Karacis’in iş birliği için rekabet ettiği görüşmelerin ardından Miços, anlaşmayı Hacistefani ile yapmayı seçti. Anlaşma kapsamında Miços’un şirketine, işletmenin %33 hissesi karşılığında 200.000 avro finansman sağlandı. Kaynakta, şirketin yüksek cirolarının yatırımcılar arasındaki rekabeti artırdığı belirtilirken arı zehirinin, işçi arıların kovanı korumak için salgıladığı kokusuz, berrak ve asidik bir sıvı olduğu aktarılıyor. Arı zehirinin tedavi amaçlı kullanımının antik çağlara dayandığı da ifade ediliyor.

Kıbrıs’ta Tropilaelaps Akarına Karşı Arıcılara Eğitim Başlatıldı
Görsel kaynağı: Politis · Özgün haber

Kıbrıs’ta Tropilaelaps Akarına Karşı Arıcılara Eğitim Başlatıldı

Türkiye’de Tropilaelaps spp. akarının tespit edilmesinin ardından Kıbrıs’ta arıcıların tehdidi tanıması ve gerekli önlemleri öğrenmesi amacıyla eğitim programı başlatılıyor. İlk eğitim, Skarinu Çevre Bilgilendirme Merkezi’nde düzenlenecek. Uygulamalı Arıcılık alanında uzman Aleksandros Papahristoforu, arıcılara akarın nasıl tanınacağını, oluşturduğu riskleri ve korunma yollarını anlatacak; katılımcıların sorularını yanıtlayacak. Eğitim, PLANBEE’nin Kıbrıs Arıcılar Birliği, Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası ile Filagrotiki danışmanlığının işbirliğiyle yürüttüğü program kapsamında yapılacak. Papahristoforu, bilim insanlarının şu aşamada Tropilaelaps akarının önünde olduğunu, ancak arıcıların rehavete kapılmaması gerektiğini belirtti. Araştırmacıya göre akar, Türkiye’nin Gürcistan sınırındaki kuzeydoğu bölgelerinde bulunuyor ve yayılmasının en kötümser tahminle Kıbrıs’a iki veya üç yıldan önce ulaşması beklenmiyor. Bununla birlikte, akarın bir kişi tarafından daha erken taşınması ihtimali dışlanmıyor. Kıbrıslı Türk arıcıların kolonileri kuzeydoğu Türkiye’den değil, daha yakın olan güney Türkiye’den ağırlıklı olarak ithal ettiği de aktarılıyor. Uzman, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk arıcılar arasında işbirliği ve karşılıklı bilgilendirmenin önemli olduğunu söyledi. Akarın Kıbrıs’a ulaşması halinde mücadelenin tüm arıcılar tarafından aynı zamanda ve belirli bir yöntemle yürütülmesi gerektiğini belirten Papahristoforu, bilimsel yönlendirmeyle hedefin akarın tamamen yok edilmesi değil, zararın sınırlandırılması olacağını ifade etti. Kıbrıs Veteriner Hizmetleri ise erken tespitin hızlı inceleme ve gerekli önlemlerin alınmasını, mümkünse akarın yerleşip yayılmadan ortadan kaldırılmasını sağlayacağını bildirdi. Eğitimlerde akarın tanınmasına yardımcı olmak üzere Kazakistan ziyareti sonrasında hazırlanan özgün fotoğrafların da gösterileceği belirtildi. Akarın yayıldığı ülkelerde sorunun şimdilik yönetilebilir göründüğü, ancak bu konuda henüz resmi verilerin bulunmadığı aktarıldı. Papahristoforu ayrıca yeni tehdidin Kıbrıs arı ırkına daha fazla ağırlık verilmesi için bir fırsat olduğunu söyledi. Araştırma verilerine göre Kıbrıs arı ırkı hâlâ varlığını sürdürüyor ve direnç gösteriyor; ancak korunmaya ve emek verilmesine ihtiyaç duyuyor. Kıbrıs Arıcılar Birliği Başkanı Margarita Kulumi, tüm arıcıların hazırlık yapması, akarı ilk tespit eden kişinin Veteriner Hizmetleri’ni derhal bilgilendirmesi ve denetimlerin artırılması çağrısında bulundu. Birlik, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk arıcılar arasında iki toplumlu teknik komite aracılığıyla bilgi paylaşımına katılmak istiyor. Kulumi ayrıca geçiş noktalarında işgal altındaki bölgelerden kraliçe arıların yasa dışı girişinin önlenmesini istedi. Gümrük Dairesi de Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca hayvanlar, hayvansal ürünler ve ilgili arıcılık malzemelerinin geçişinin yasak olduğunu, tespit edilen miktarların müsadere edileceğini açıkladı.

Lukaşenko, Belarus Tarımı İçin Yeni Gelişme Alanları Arandığını Söyledi
Görsel kaynağı: Rossiyskaya Gazeta · Özgün haber
Veri haberi

Lukaşenko, Belarus Tarımı İçin Yeni Gelişme Alanları Arandığını Söyledi

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, ülkenin tarım sektörünün dinamik gelişimini yönetimin öncelikli görevlerinden biri olarak nitelendirdi. Lukaşenko, 16 Ekim’de Vitebsk bölgesine yaptığı çalışma ziyareti sırasında gazetecilere, Belarus yönetiminin tarım için gelecekte yeni gelişme alanları aradığını söyledi. Lukaşenko’ya göre 10-15 yıl önce planlanan hedefler tamamlandı. Belarus geçen yıl gıda ve tarım hammaddesi ihracatından 10 milyar dolar gelir elde etti. Cumhurbaşkanı, ihracat gelirini 20 milyar dolara çıkarma hedefinin yalnızca fiyat artışlarıyla değil, tarımın yoğunlaştırılmış gelişimiyle gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti. Lukaşenko aynı görüşmede, kendisini her şeye gücü yeten gören ülkelere yönelik uyarılarda bulundu ve ABD’nin İran’daki eylemlerini eleştirdi. ABD’nin bazı kentleri bombaladığını ve ülke yönetimini öldürdüğünü söyleyen Lukaşenko, güçlü ülkelerin uluslararası çatışmalarda daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Belarus lideri ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin değiştirilmesine ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Lukaşenko, Ukrayna cumhurbaşkanını Ukrayna halkının belirlemesi gerektiğini söyledi; seçim yapılması gerektiği konusunda Trump’ın haklı olduğunu, ancak Ukrayna’ya nasıl hareket edeceğini dikte etmemesi gerektiğini belirtti.

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Il Post · Özgün haber
Veri haberi

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’nın güneyinde akaryakıt maliyetlerindeki artışa karşı kamyoncuların ve çiftçilerin düzenlediği protestolar Puglia ile Calabria’dan Sicilya, Campania ve Basilicata’ya yayıldı. Eylemler, ana yolların ve otoyol bağlantılarının bloke edilmesine, bazı bölgelerde akaryakıt dağıtımının aksamasına ve marketlerde taze ürün eksikliği görülmesine yol açtı. Sicilya’daki kamyoncu grevinin 22 Ekim’e kadar sürmesi beklenirken, koordinatör Salvatore Bella hükümetten yanıt gelmemesi halinde eylemlerin süresiz devam edebileceğini söyledi. Protestoların arka planında motorindeki sabit özel tüketim vergisi indiriminin 6 Ekim’de sona ermesi ve akaryakıt fiyatının yeniden yükselmesi bulunuyor. Kaynakta ortalama fiyat litre başına yaklaşık 2,30 euro olarak verildi. Sektör derneklerinin durumun ağırlaştığı ve kendiliğinden eylemlerin arttığı yönündeki uyarıları üzerine Ulaştırma Bakanlığı, derneklerle 27 Ekim’de görüşmek üzere toplantı çağrısı yaptı. İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso, akaryakıt maliyetini sınırlamaya yönelik olası yeni önlemlerin ay sonundaki görüşmeden sonra alınacağını söyledi. Calabria’daki yeni mobilizasyona çiftçiler de katıldı. Bölgesel lojistik federasyonunun organize ettiği 17 kamyoncu eylemi Gioia Tauro Limanı, Lamezia Terme Havalimanı çevresi ve Cosenza ilindeki A2 bağlantıları gibi noktalara yayıldı. Campania’ya uzanan protestolar sırasında Nola ve Nocera-Pagani otoyol çıkışları ile Battipaglia ve Campagna arasındaki bir bölüm geçici olarak kapatıldı. Sicilya’da ise bazı kamyonlar Palermo’daki Santa Lucia rıhtımı girişinde sabit bir bekleme noktası oluşturdu. Basilicata’daki yakıt tedarik sorunları, Taranto’daki Eni rafinerisine tanker erişiminin eski ILVA işçilerinin blokajı nedeniyle kesilmesiyle de bağlantılıydı. İşçiler Cuma sabahı devlet yolu 7 ile Jonica yolundaki geçişleri açtı. Eni, blokajın Puglia ve diğer güney bölgelerindeki istasyonların yanı sıra havalimanları, toplu taşıma işletmeleri, kolluk kuvvetleri ve itfaiyeye yönelik yakıt dağıtımını etkilediğini açıkladı. Şirkete göre Puglia’daki 300 Enilive istasyonunun 150’sinde yakıt kalmamıştı. Puglia’da bazı belediyelerde market raflarının boşaldığı ve akaryakıt istasyonlarında eksiklik yaşandığı bildirildi; Confcommercio Bari ise o sırada mal tedarikinde sorun bulunmadığını açıkladı. Foggia ilindeki Cerignola, San Severo ve Lucera’da birçok markette taze ürünlerin tükendiği aktarıldı. Cerignola’da belediye sivil koruma operasyon merkezi acil durumları yönetmek üzere etkinleştirildi. Protestolar, artan enerji maliyetleri ve gerileyen tarım ürünü fiyatlarıyla ağırlaşan tarım kriziyle birleşti. Bari’de yaklaşık 3 bin zeytin üreticisi gösteri yaptı. Fedagri-Confcooperative, taze meyve-sebze ve diğer bozulabilir gıdaların sevkiyatının korunması gerektiğini belirtti.

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı

Almanya’da 2026 mısır hasadının tamamlanmasının ardından üreticilere, mısır kurdunun yeni nesline karşı tarlalarını kontrol etmeleri ve anızları uygun şekilde işlemeleri önerildi. Hasat sonrasında mısır saplarında bulunabilecek larvalar, 2027’de zararlı baskısının sürmesine yol açabilir. Landwirtschaftliche Technologiezentrum Augustenberg (LTZ), bu değerlendirmeyi yararlı organizma üreticisi Biocare’a atıfla aktardı. Mısır kurdu, Almanya’daki birçok mısır üretim bölgesinde yaygın görülüyor; ancak zararlının yoğunluğu bölgelere ve tek tek tarlalara göre değişiyor. Üreticilerin anızlarda delik, talaş, saplardaki beslenme zararları ve bükülmüş bitkiler gibi belirtileri incelemesi, alt sap bölümlerinde larva bulunup bulunmadığını kontrol etmesi öneriliyor. Hasarların karşılaştırılıp kayda geçirilmesi, 2027 bitki koruma planlamasına bilgi sağlayabilir. Larvalar çoğunlukla mısır anızlarında ve sap artıklarında kışlıyor. Bu nedenle mekanik mücadelenin amacı, kış boyunca tarlada mümkün olduğunca az sağlam sap bırakmak. Anızların kırılması, ezilmesi veya parçalanması, larvaların korunaklı kışlama alanlarının bir bölümünü ortadan kaldırabiliyor. Ancak etkili sonuç için mümkün olduğunca çok sapın gerçekten işlenmesi gerekiyor. Anız işlemesinde sap parçalayıcılar, bıçaklı merdaneler, prizma merdaneler ve diskli tırmıklar kullanılabiliyor. Hangi tekniğin uygun olduğu, hasat artığı miktarı ile tarla koşullarına bağlı. Mısır kurdu tarla sınırlarında durmadığı için, aynı bölgedeki çok sayıda işletmenin birlikte hareket etmesi mücadelenin etkisini artırabilir. Daha yoğun bulaşmada üreticilerin 2027 mücadelesini şimdiden planlaması öneriliyor. Seçeneklerden biri, mısır kurdunun yumurtalarını parazitleyen Trichogramma parazitoit arılarının kullanılması. Bu canlıların etkili olabilmesi için yumurta bırakma döneminin başlangıcında tarlada bulunması gerekiyor; uygulama zamanı güve uçuşu, hava koşulları ve izleme sonuçlarına göre belirleniyor.

Suriye ve IFAD Su Güvenliği ile Hayvancılık Projelerini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ve IFAD Su Güvenliği ile Hayvancılık Projelerini Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Bakanlığı teknik ekibi ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) heyeti, su güvenliği ve tarımsal geçim kaynakları programının tasarımını görüştü. Toplantıda ayrıca entegre hayvancılık geliştirme projesinin uygulama süreci ele alındı. Heyete, IFAD’ın Yakın Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa bölge direktörü ile Suriye ülke direktörü Tevfik el-Zubri başkanlık etti. Görüşmede tarımsal ürünlerin pazarlara erişiminin kolaylaştırılması, kırsal toplulukların desteklenmesi ve tarım sektörünün durumunun iyileştirilmesi değerlendirildi. Tarım Bakanlığının aktardığına göre taraflar, hayvancılık projesinin uygulama aşamalarını, elde edilen başarıları ve karşılaşılan zorlukları gözden geçirdi. Projelerin teknik, mali ve idari yönleriyle belirlenen plan ve programlara uyumu da toplantının gündeminde yer aldı.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Paraguay’da Meyve Sineğine Karşı Gözetim Sürdürülüyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Meyve Sineğine Karşı Gözetim Sürdürülüyor

Paraguay Ulusal Bitki ve Tohum Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senave), meyve sineğine karşı üretim bölgeleri ile ülkeye giriş noktalarında gözetim, denetim ve numune analizi yürütüyor. Senave Teknik Genel Müdürü Carmen Berni, yüksek yayılma kapasitesi nedeniyle zararlının kritik kabul edildiğini belirtti. Meyve sineği, farklı meyve ürünlerini etkileyen türler kompleksinden oluşuyor. Dişi sinek meyvenin kabuğunu delerek yumurtalarını içine bırakıyor; larvalar da meyve özüyle beslenerek bozulmaya ve erken dökülmeye neden oluyor. Bu durum üreticiler için ekonomik kayıplara yol açarken, zararlının varlığı uluslararası ticaret açısından da engel oluşturabiliyor. Senave’nin bitki sağlığı izleme sistemi, mevcut türleri ve popülasyonlarını belirlemek, görülme sıklığındaki olası artışları saptamak amacıyla üretim bölgelerine tuzaklar yerleştiriyor ve bunları düzenli olarak kontrol ediyor. Elde edilen sonuçlar uyarıların hazırlanmasına ve üreticilerle teknik yardım hizmetleriyle yürütülecek kontrol çalışmalarının yönlendirilmesine katkı sağlıyor. İstila belirtisi taşıyan meyveler reddedilebildiği için sağlık kurallarına uyum, uluslararası pazarlara erişimin korunması açısından önem taşıyor. Berni, mücadelenin yalnızca kurumların sorumluluğunda olmadığını belirterek çiftçilerin düşen meyveleri toplaması ve larvaların gelişim döngüsünü tamamlamasını önleyecek uygun yöntemleri uygulaması gerektiğini söyledi. Uzmanın belirttiği seçenekler arasında, etkilenen meyvelerin plastik torbalarla ısıtılmasını sağlayan solarizasyon ve yetişkin böceklerin çıkmasını engelleyecek derinlikte gömme yer alıyor.

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor

Polonya’da arıcılar, arıcı kuruluşları, tarımsal danışmanlık birimleri ile bilimsel araştırma kuruluşları, 23 Ekim 2026’dan itibaren arıcılık sektörüne yönelik desteğe başvurabilecek. Ortak Tarım Politikası (OTP) 2023-2027 Stratejik Planı bütçesinden finanse edilen beşinci çağrı 27 Kasım 2026’ya kadar sürecek. Başvuruları Tarımın Yeniden Yapılandırılması ve Modernizasyonu Ajansı (ARiMR) yalnızca Elektronik Hizmetler Platformu üzerinden alacak. 2026 desteği yedi müdahaleyi kapsıyor ve bu sayı değişmiyor. Müdahaleler; arıcılık bilgisinin artırılması, arıcılık işletmelerinde yatırım ve modernizasyon, varroazla ilaçla mücadele, gezginci arıcılığın kolaylaştırılması, arıların yeniden oluşturulması ve kullanım değerinin iyileştirilmesi, bilimsel araştırma ile balın ticari kalitesinin incelenmesi ve çeşit balların tanımlanmasına yönelik desteklerden oluşuyor. ARiMR’nin aktardığı değişikliklere göre varroazla mücadelede, reçetesiz veteriner ilaçları da dahil olmak üzere tedavide kullanılan veteriner ilaçlarının satın alınması için destek istenebilecek. Arıcılık işletmelerindeki yatırımlar ve modernizasyon için geri ödeme kapsamındaki ekipman kataloğu da genişletildi. Balmumu presleri ve santrifüjleri, sterilizatörler, yıkama makineleri, propolis elde etme cihazları ve bal süzme hatları bu kapsamda yer alabilecek. Arıcılık bilgisini artırmaya yönelik eğitimlerde kira, eğitim materyalleri, eğitici ücretleri ve katılımcıların yemek giderleri için uygun maliyetlerdeki azami birim fiyatlar yükseltildi. Arıcılar ya da arı yetiştirmeyi planladığını ve sicile kaydolmak için başvuracağını beyan eden kişiler, birden fazla kuruluşun veya tarımsal danışmanlık biriminin düzenlediği eğitime katılabilecek. Agropolska’nın aktardığı ayrı bir destek verisine göre, kışlatılmış arı kolonileri için kovan başına 50 zloti yardım başvuruları 1 Nisan-31 Mayıs döneminde alındı ve yaklaşık 43,5 bin başvuruyla tamamlandı. Belgelerin incelenmesinin ardından yararlanıcı hesaplarına 72 milyon zlotinin üzerinde ödeme yapıldı. Program kapsamında 2021’den bu yana arı yetiştiricilerine aktarılan toplam kaynak ise 340 milyon zlotinin üzerine çıktı.

Gürcistan’da Oksalik Asit Kullanımı İçin Arıcılara Uyarılar
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Gürcistan’da Oksalik Asit Kullanımı İçin Arıcılara Uyarılar

Gürcistan’da arıcılara yönelik bilgilendirmede, oksalik asidin Varroa akarlarına karşı etkisinin ürün seçiminin yanı sıra arı ailesinin biyolojik durumuna ve uygulama zamanına bağlı olduğu belirtildi. Asidin esas olarak yetişkin arılar üzerinde bulunan foretik akarlara etki ettiği, mühürlü yavru hücrelerine ulaşamadığı için bu hücrelerdeki akarları doğrudan hedeflemediği aktarıldı. Uygulama için genellikle geç sonbahar ve kış başı daha elverişli dönemler olarak gösterildi. Ilıman ve karasal iklimlerde ana arının yumurtlamayı azalttığı veya geçici olarak durdurduğu bu dönemde akarların daha büyük bölümü yetişkin arılar üzerinde bulunabiliyor. Ancak Gürcistan’ın özellikle kışları ılık bölgelerinde yavrulama uzun sürebildiğinden, takvim tarihi tek başına ölçüt alınmamalı; zamanlama arı ailesinin gerçek durumuna göre belirlenmeli. İlkbahar ve yazdaki aktif yavrulama sırasında akarların bir bölümü mühürlü hücrelerde korunduğu için oksalik asidin etkinliği azalabilir. Yavrulamayı geçici olarak durdurma veya tekrarlı uygulama yalnızca uygun yöntem, veteriner önerisi ve izinli ürün talimatı temel alınarak planlanmalı. Yavaş salınımlı şeritlerde tüm ürünler için geçerli tek bir doz bulunmuyor; miktar ürünün bileşimine, kovanın yapısına ve koloni gücüne göre değişiyor. Şeritlerin kovanda kalma süresi de ürüne göre değişerek birkaç haftaya ulaşabiliyor. Oksalik asidin tahriş edici ve aşındırıcı olduğu, uygulama sırasında kimyasala dayanıklı eldiven, göz koruması ve uygun solunum koruması kullanılması gerektiği kaydedildi. Arıcıların yalnızca arılar için tasarlanmış ve izin verilmiş ürünleri kullanması, çözeltiyi kendi başına hazırlamaması ve önerilen konsantrasyon ile dozu değiştirmemesi gerekiyor. Bal ve diğer arıcılık ürünlerinin güvenliğiyle ilgili kurallara uyulması, uygulamanın ürün talimatında belirtilenden daha sık yapılmaması ve akar yoğunluğunun düzenli izlenmesi öneriliyor.

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

İtalya'da Çiğ Sütlü Peynir Etiketine Karşı Önerge
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Çiğ Sütlü Peynir Etiketine Karşı Önerge

Lombardiya Bölge Meclisi’ndeki Fratelli d’Italia grubu, dağlık bölgelerde üretim yapan işletmeleri savunma gerekçesiyle çiğ sütlü peynirlerde risk etiketi zorunluluğunun kaldırılmasını isteyen bir önerge sundu. Önerge, İtalya Sağlık Bakanlığı’nın ilgili kılavuzlarını etkisizleştirmeyi amaçlıyor. Düzenleme girişimi, çocuklar, hamile kadınlar ve yaşlılar gibi hassas gruplara yönelik uyarıları hedef alıyor. Kaynakta, çiğ sütlü peynir tüketimiyle ilişkilendirilen bir enfeksiyonun dokuz yıl bitkisel hayata kalan Mattia Maestri’nin ölümüne yol açtığı ve hemolitik-üremik sendromun ağır beyin hasarına neden olabildiği aktarılıyor.

Arıların Titreşim Algısı Kovan İletişiminde Rol Oynuyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arıların Titreşim Algısı Kovan İletişiminde Rol Oynuyor

Arıların bacaklarında bulunan subgenual organ, çevredeki mekanik titreşimleri sinir sinyallerine dönüştüren bir mekanoreseptör görevi görüyor. Bu yapı, arıların üzerinde durdukları bitki gövdesi, yaprak, uçuş tahtası veya petek gibi yüzeylerin hareketleri hakkında bilgi almasını sağlıyor. Özellikle Bombus grubundaki bazı arılar, çiçeklerin oluşturduğu çok küçük titreşimleri de algılayabiliyor. Çiçekler rüzgâr, bir böceğin konması veya başka bir mekanik etki nedeniyle hareket edebiliyor. Araştırmalar, arıların bu titreşim işaretlerini çiçeğin durumunu değerlendirmek ve daha fazla kaynak sunan çiçekleri seçmek için kullanabileceğine işaret ediyor. Titreşimler kovan içi iletişimde de rol oynuyor. İşçi arıların besin kaynağının yönünü ve konumunu bildirdiği dans sırasında oluşan mekanik ve akustik sinyaller petek yüzeyine yayılabiliyor. Petek, bir arının oluşturduğu titreşimleri diğer arılara aktarabilen bir iletişim taşıyıcısı işlevi görebiliyor. Kovanın güçlü biçimde sarsılması, darbe alması veya peteklerin sertçe hareket ettirilmesi arılar tarafından önemli bir mekanik sinyal olarak algılanabilir. Bu nedenle kovanla çalışırken aşırı sarsıntı ve darbelerden kaçınılması, peteklerin sakin ve düzenli biçimde hareket ettirilmesi öneriliyor.