ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

29 haber · Sayfa 1

Tayland'da Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: Khaosod English · Özgün haber
Veri haberi

Tayland'da Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı Açıldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, Udon Thani kentindeki Nong Dae Sulak Alanı'nda düzenlenen Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı 2026'yı açtı. “Yaşamın Çeşitliliği” temalı 134 günlük etkinlik, 1 Kasım 2026-14 Mart 2027 döneminde 17 ülkeden 32'den fazla uluslararası bahçenin yanı sıra tarımsal inovasyon sergileri, bitki yarışmaları ve kültürel gösterilere ev sahipliği yapıyor. Anutin, açılışta fuarın Tayland'ın bahçecilik uzmanlığını, tarımsal potansiyelini ve biyoçeşitliliğini uluslararası ziyaretçilere tanıtacağını söyledi. Başbakan, bitkiler, su ve insanlar arasındaki bağlantıya dikkat çekerek bitki koruma, sulak alanların korunması, iklim değişikliğine uyum ve tarım teknolojisinin önemini vurguladı. Bu yaklaşımın, biyolojik, döngüsel ve yeşil ekonomiyi birleştiren Tayland BCG modeliyle uyumlu olduğunu belirtti. Fuarı çiftçiler, araştırmacılar, girişimciler ve uluslararası kuruluşlar arasında bilgi paylaşımı, işbirliği ve yeni iş fırsatları için bir platform olarak tanımlayan Anutin, etkinliğin çiftçilerin yanı sıra oteller ve hizmet işletmeleri gibi sektörlere de fayda sağlamasının beklendiğini ifade etti. Hükümet, fuar alanını etkinlik sonrasında bahçecilik öğrenme merkezi ile tarımsal ürün ve inovasyon sergilerine ev sahipliği yapacak bir alana dönüştürmeyi planlıyor. Bu kapsamda uluslararası etkinlikler düzenlenirken sulak alan ekosisteminin ve doğal kaynakların korunması hedefleniyor. Fuar, yaklaşık 2.000 rai, yani yaklaşık 320 hektarlık Nong Dae Sulak Alanı'nın suyla kaplı olduğu tahmin edilen %60-70'lik bölümünü de kapsıyor. Etkinlik her gün 08.00-20.00 saatlerinde açık olacak ve genel giriş ücreti 199 baht olarak uygulanacak. Anutin ayrıca yakın gelecekte Nakhon Ratchasima eyaletinin Pak Chong ilçesinde başka bir uluslararası bahçecilik fuarı düzenleneceğini açıkladı.

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı

Paraguay’da mısırın başlıca zararlılarından Spodoptera frugiperda, soya tarlalarında da görülerek üreticiler için yeni bir mücadele sorunu oluşturdu. Entomolog Stella Candia, El Niño olgusuna bağlı aşırı yağış ve yüksek nemin soya üretimini etkilediğini, tırtıl saldırılarının erken başladığını ve zararlının birkaç üretim dönemi boyunca çoğalarak mısır dışındaki ürünlere uyum sağladığını belirtti. Zararlının soyadaki etkisi bitkinin gelişim dönemlerine göre değişiyor. İlk aşamada genç fideleri kesen tırtıl olarak ortaya çıkan Spodoptera frugiperda, daha sonra yaprakları tüketiyor ve son aşamada baklalara zarar veriyor. Mısırdaki bazı popülasyonların Bt teknolojili materyallere duyarlılığını kaybetmesi, zararlının sorgum, buğday ve yulaf gibi diğer buğdaygillere yönelmesiyle ilişkilendiriliyor. Candia, böylece sorunun tek bir ürünü değil, üretim sisteminin tamamını ilgilendirdiğini söyledi. Tohum ilaçlaması, genç bitkileri kesen tırtıla karşı başlıca araç olarak gösteriliyor. Ancak yağışlı ve nemli koşullarda bu uygulamanın etkisi daha kısa sürüyor ve zararlı daha uzun süre aktif kalıyor; bu nedenle birçok üretici ilk insektisit uygulamasını öne çekti. Nem, ayrıca ilk yaprakları delen Diabrotica speciosa ile çiçeklenme döneminde tarlayı kolonileştiren kokar böceklerin görülmesini destekledi. Bu zararlılara karşı temas etkili insektisitler öneriliyor. Uzman, ilaçlama öncesinde tarladaki zararlının türünün, yoğunluğunun ve gelişim büyüklüğünün belirlenmesi için izleme yapılmasını istedi. Mücadelenin, yıkanmaya dayanıklı formülasyonlarla ve etken maddelerin bitkide daha uzun süre bulunmasını sağlayacak seçeneklerle yürütülmesi gerektiği belirtildi. Paraguay pazarında metadiamidler, izoksazolinler, etiprol, klorfenapir ve spinetoram gibi seçenekler bulunuyor; trips ve akarların ise yağışların sürmesi halinde daha az görülmesi bekleniyor.

Fonterra Süt Fiyatı Tahminini KgMS Başına 9,75 Dolara Yükseltti
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Fonterra Süt Fiyatı Tahminini KgMS Başına 9,75 Dolara Yükseltti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Fonterra, mevcut sezon için çiftlik çıkışı süt fiyatı tahmininin orta noktasını kgMS başına 9,75 dolara yükseltti. Önceki tahminin 9,50 dolar olduğu belirtilirken, yeni orta nokta 25 sentlik artışa karşılık geliyor. Kooperatif ayrıca tahmin aralığını kgMS başına 8,50–10,50 dolardan 9,00–10,50 dolara daralttı. İcra Kurulu Başkanı Richard Allen, artışın tam yağlı süt tozu ile yağsız süt tozuna yönelik iyileşen talepten kaynaklandığını söyledi. Allen'a göre son iki Global Dairy Trade etkinliğinde tam yağlı süt tozu fiyatı yaklaşık %5, yağsız süt tozu fiyatı ise yaklaşık %7 arttı. Talebin Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Afrika ve Çin'den sürdüğü belirtildi. Fonterra, sezonun iyi başlaması ve rekor süt toplamasına rağmen satış portföyünün bu dönem için iyi ölçüde sözleşmeye bağlanmasını tahmin aralığını yükseltip daraltma gerekçesi olarak gösterdi. Kooperatif, küresel süt ürünleri arz ve talebini etkileyebilecek unsurları izlemeyi sürdürecek. Ekim sütü için kasım ayında ödenecek avans oranı da 20 sent artırılarak kgMS başına 7,55 dolara çıkarıldı. Organik süt fiyatının orta noktası ise 14,30 dolardan 15,25 dolara yükseltildi; aralık 14,50–16,00 dolar oldu.

Piyush Goyal: ABD ile Ticaret Anlaşmasında Tarımsal Çıkarlardan Taviz Verilmedi
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Piyush Goyal: ABD ile Ticaret Anlaşmasında Tarımsal Çıkarlardan Taviz Verilmedi

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ABD ile müzakere edilen ticaret anlaşmasında ülkesinin hassas tarımsal çıkarlarından taviz vermediğini söyledi. Goyal, anlaşmanın nihai ayrıntıları kamuoyuna açıklandığında Hindistan halkının şartları olumlu karşılayacağını ve ülkenin çok güçlü bir karşılaştırmalı avantaja sahip olacağını savundu. Ancak anlaşmanın kesin hükümleri henüz açıklanmadı. Hindistan ve ABD, 7 Şubat’ta geçici ikili ticaret anlaşması için bir çerçeve üzerinde anlaştıklarını duyurmuştu. Daha sonra ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin karşılıklı tarifelerini geçersiz kılan kararı, ABD’nin tarife görünümünü değiştirdi ve tarafları yeniden müzakere masasına getirdi. Yeni Delhi, tarımsal hassasiyetlerini korurken Bangladeş, Vietnam, Endonezya ve Kamboçya gibi rakiplerine kıyasla tarife avantajı sağlamayı hedefliyor. Goyal, anlaşmayı eleştirenlerin ayrıntıları tam olarak anlamadan hareket ettiğini ve konunun bazı kesimlerce siyasallaştırıldığını belirtti. Bakan, son yıllarda tamamlanan sekiz serbest ticaret anlaşmasının kamuoyunda iyi karşılandığını söyledi. Bu anlaşmalar Mauritius, Birleşik Arap Emirlikleri, Avustralya, Umman, EFTA bloku, Birleşik Krallık, Yeni Zelanda ve AB ile yapılan düzenlemeleri kapsıyor.

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı

Ashburton merkezli tarım malzemeleri kooperatifi Ruralco, üst üste ikinci yıl ticari kâr açıkladı. İcra kurulu başkanı Tony Aitken, kârın 690.000 Yeni Zelanda doları olduğunu ve geçen yılki olumlu sonucun ardından işletmenin disiplinli yeniden yapılandırmasına ilişkin ek kanıt sunduğunu söyledi. Bu yılki ticari kâr, geçen yılki ticari kâra göre %50 arttı. Aitken, son 12 ayda uzun vadeli sürdürülebilirlik kapsamında giderleri azaltma, borcu düşürme ve satışlarla kârlılığı artırma stratejileri uygulandığını belirtti. Borç azaltma çalışmaları kapsamında Ruralco, 2026 mali yılında 2 milyon Yeni Zelanda doları daha borç ödedi. Kooperatif ayrıca çiftlik girdisi maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Ruralco, kâr payı iadesi yerine yıl boyunca daha düşük fiyatlar uygulamayı tercih ediyor. İşletmeyi yeniden hissedarların sahip olduğu yapıya döndürme çalışmaları kapsamında çok sayıda hissedar olmayan hesap hissedarlığa geçmeyi seçti. 2026 mali yılı yıllık raporu, 18 Kasım 2026’da yapılacak 63. yıllık genel kurul öncesinde yayımlandı. Mevcut üç direktör yeniden seçilmek için aday olurken başka adaylık alınmadı.

Embrapa ve USP Araştırması, Buğdaydaki Mantar Hastalığı Şiddetini %60 Azalttı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Embrapa ve USP Araştırması, Buğdaydaki Mantar Hastalığı Şiddetini %60 Azalttı

Embrapa ve São Paulo Üniversitesi (USP) tarafından yürütülen araştırmada, kontrollü koşullarda uygulanan yararlı bakteriler, Bipolaris sorokiniana mantarının neden olduğu buğday hastalıklarının şiddetini yaklaşık %60 azalttı. Araştırmacılar, yalnızca mantara maruz bırakılan bitkilerle mantarın yanı sıra yararlı bakteriler uygulanan bitkileri karşılaştırdı. Bakteri uygulanan grupta hastalık şiddeti daha düşük görüldü. Çalışmanın yaklaşımı, patojeni doğrudan ortadan kaldırmak yerine buğday köklerinin çevresindeki mikrobiyal topluluğu yönetmeye dayanıyor. Embrapa’ya göre mikroorganizmalar, bitkilerin doğal direncini destekleyen toprak işlevlerini yeniden düzenliyor. Hastalık şiddetinin, mantar popülasyonu sabit kaldığında ve bazı uygulamalarda arttığında bile azalması, biyolojik kontrolün yalnızca patojenin yok edilmesine bağlı olmadığını gösterdi. Bu değerlendirme Hélio Quevedo tarafından yapıldı. Araştırmada incelenen üç bakteri; bitki büyümesini teşvik etme, fosforun kullanılabilirliğini artırma ve Bipolaris sorokiniana’ya karşı etki gösterme özellikleri sergiledi. Bu patojen kahverengi leke, kök çürüklüğü, taç çürüklüğü, fide yanıklığı ve siyah nokta hastalıklarına yol açıyor. Patojenin, özellikle sıcak veya su noksanlığı görülen bölgelerde buğday için ekonomik önem taşıdığı aktarıldı. Bakteriler arasında Pseudomonas inefficax en belirgin sonuçları verdi. Bu bakteri hastalık şiddetini azaltırken fosforun kullanılabilirliğini ve kök sisteminin gelişimini destekledi. Deney sonunda saptanan mikroorganizmaların %2,5’inden azını oluşturmasına rağmen kök mikrobiyomunda geniş bir yeniden yapılanmayı tetikledi. Streptomyces virginiae ve Pseudomonas inefficax uygulamalarında, stres koşullarına dayanım ve bitki korumasıyla ilişkili genlerde artış gözlendi. Araştırma koordinatörü Rodrigo Mendes, yaklaşımın daha etkili ve sürdürülebilir biyolojik inokulantların geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti; ticari uygulanabilirlik ise henüz koşula bağlı.

Türkiye ve İran Buğdaylarının Rizozferinden İzole Edilen Bakteriler Hastalık Şiddetini Yaklaşık %60 Azalttı
Görsel kaynağı: Poder360 · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye ve İran Buğdaylarının Rizozferinden İzole Edilen Bakteriler Hastalık Şiddetini Yaklaşık %60 Azalttı

Embrapa Meio Ambiente ile São Paulo Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, yararlı bakterilerin kontrollü koşullardaki deneylerde Bipolaris sorokiniana mantarının neden olduğu buğday hastalıklarının şiddetini yaklaşık %60 azalttığı görüldü. Çalışma, hastalık etmenini doğrudan yok etmek yerine kök çevresindeki rizosferde bulunan mikrobiyal topluluğun yönetilmesine dayalı biyolojik kontrol yaklaşımını inceledi. Araştırmacılar, yalnızca mantara maruz bırakılan bitkileri mantar ve yararlı bakterilerle birlikte uygulama yapılan bitkilerle karşılaştırdı. Bakteri uygulanan grupta hastalık şiddeti daha düşük bulundu. Sonuç, bazı uygulamalarda mantar popülasyonu sabit kalmasına, hatta artmasına rağmen elde edildi. Araştırmacılara göre bu yaklaşım, biyolojik kontrolün patojenin tamamen ortadan kaldırılmasına bağlı olmayabileceğini gösteriyor. Çalışmada Streptomyces virginiae CMAA1738, Paenibacillus ottowii CMAA1739 ve Pseudomonas inefficax CMAA1741 değerlendirildi. Bakteriler biyolojik kontrol ve bitki gelişimini destekleme potansiyeli taşıdı. Pseudomonas inefficax, hastalık şiddetini azaltma kapasitesinin yanı sıra fosforun bitkilerce kullanılabilirliğini artırma ve kök sisteminin daha fazla gelişmesini destekleme özellikleriyle öne çıktı. Bu bakteri, deney sonunda saptanan mikroorganizmaların %2,5'inden azını oluşturmasına rağmen rizosfer mikrobiyal topluluğunda geniş bir yeniden yapılanmayı tetikledi. Bipolaris sorokiniana; kahverengi leke, kök çürüklüğü, taç çürüklüğü, fide yanıklığı ve siyah nokta hastalıklarına neden oluyor. Patojen, özellikle sıcak veya su açığı yaşanan bölgelerde buğday üretimi açısından ekonomik önem taşıyor. Streptomyces virginiae ve Pseudomonas inefficax uygulamaları, bitki stres direnci ve bitki korumasıyla ilişkili gen işlevlerinin yeniden kazanılmasıyla ilişkilendirildi. Bakteriler, Türkiye ve İran'daki geleneksel buğday çeşitlerinin rizosferinden izole edildi. Deneyler Brezilya'nın São Paulo eyaletindeki Assis'ten alınan tarım toprağı ve BRS Guamirim çeşidiyle yürütüldü. Araştırmada mikrobiyal toplulukları ve gen işlevlerini incelemek için metataxonomik ve metagenomik dizileme, mantarı ölçmek için qPCR ve gen analizleri için biyoinformatik araçlar kullanıldı. Bulgular kontrollü koşullardaki deneylere dayanıyor; tarla koşullarındaki etkinlik hakkında kaynakta sonuç bulunmuyor.

Vita Programına Tarım Teknolojileri İçin 40 Ekip Başvurdu
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Vita Programına Tarım Teknolojileri İçin 40 Ekip Başvurdu

Campus bio-medico ve Mercedes-Benz Italia tarafından yürütülen Vita – Vision and Innovation for Technological Agriculture açık inovasyon programına ulusal ve uluslararası 40 ekip başvurdu. Startup’ları, araştırmacıları ve üniversite öğrencilerini bir araya getiren program, tarım ve tarım-gıda sektöründe uygulanabilecek teknolojik çözümler geliştirmeyi; uygulamalı araştırma, sürdürülebilirlik ve yeni üretim alanlarına odaklanmayı amaçlıyor. Başvurular, kontrollü ortamlarda nutraceutik bileşikler ve tıbbi bitkiler üretiminden çevresel izlemede yapay zekâ ve bilgisayarlı görü kullanımına kadar farklı konuları kapsıyor. Enerji sistemlerinin fotovoltaik ile bütünleştirilmesi ve yüksek katma değerli yenilikçi üretimler de programın çalışma başlıkları arasında bulunuyor. Faaliyetler dört alana ayrılıyor: otonom ve öngörücü yönetim modellerini hedefleyen akıllı sera; kontrollü ortamda yüksek değerli ürünler, yeni gıdalar ve süper gıdalar geliştirmeye odaklanan sürdürülebilir beslenme ve yeni gıdalar; insan sağlığına yönelik biyomoleküller için tıbbi bitkilerin yetiştirilmesi; yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı ve şebekeye bağımlılığı azaltmayı amaçlayan tesis enerjisi. Programın ilk çalışma toplantısı 22 Ekim’de Agri Research & Teaching Center’da gerçekleştirildi. Katılımcılar teknik değerlendirmelere, ekip ve mentor sunumlarına ve yüksek teknoloji seraları, akuaponik-hidroponik sistemler, deney laboratuvarları, fitotronlar ile sürdürülebilir enerji üretim tesislerini kapsayan altyapı ziyaretine katıldı. Bu görüşmelerin ardından ekiplerin ilk deney önerilerini geliştirmeye başlaması bekleniyor. İkinci çalışma gününün kasım ortasında yapılması, sürecin aralık ayındaki final etkinliğiyle tamamlanması planlanıyor. Ekipler önerilerini teknik-bilimsel jüriye sunacak ve jüri kazanan projeyi belirleyecek. Vita, Campus bio-medico’nun araştırma, eğitim, sürdürülebilirlik ve inovasyonu bir araya getiren Social Green Masterplan yaklaşımının parçası olarak yürütülüyor.

Kışı Geçiren Biber Fidesiyle Hasat Daha Erken Başlıyor
Görsel kaynağı: Mynavi Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kışı Geçiren Biber Fidesiyle Hasat Daha Erken Başlıyor

Biber fidesini kış boyunca korumak, sonraki sezonda yeni tohum veya fide kullanmaya göre daha erken hasat alınmasını sağlayabiliyor. Japonya’daki yetiştirme koşullarını anlatan kaynakta, kışı geçirmiş fidenin yeniden dikildikten hemen sonra, yaklaşık mayıs ayında ürün vermeye başladığı belirtiliyor. Yeni tohumdan veya satın alınan yeni fideden yetiştirilen biberde ise hasadın en erken haziran civarında başladığı aktarılıyor. Kışı geçiren fidenin mayıs ayında kalın gövde ve çok sayıda dala sahip olduğu, bu nedenle erken dönemde daha fazla ürün verebildiği ifade ediliyor. Kışlatma işlemi, havaların soğuduğu ekim-kasım döneminde bitkideki meyvelerin toplanmasıyla başlıyor. Ardından bütün dallar kesiliyor, kökler çıkarılıyor ve fide sebze yetiştirme toprağı bulunan 5 numara saksıya dikilerek içeri alınıyor. Bitkinin sıcak, gündüz güneş alan ve tercihen güney yönlü bir yerde tutulması; toprağın yüzeyi kurudukça sulanması öneriliyor. Dokusuz kumaşla örtme işleminin temel amacı soğuktan korunmak değil, iç mekânda ortaya çıkabilecek yaprak bitlerini önlemek olarak açıklanıyor. Kış aylarında biberler küçük kalsa da şubat-nisan arasında ayda yaklaşık beş biber alınabildiği belirtiliyor. Fide nisan sonlarında yeniden dışarı dikildiğinde gelişme hızlanıyor ve mayıs ortalarından itibaren hasat artıyor. Kaynakta aktarılan bir yetiştirme örneğinde, ekim ayına kadar gübreleme ve hasada devam edilmiş; tepe alma veya meyve seyreltmesi yapılmadan, serbest yetiştirmeyle bir yılda yaklaşık 300 biber toplanmış. Ekim sonlarında dalların yeniden kesilip köklerin çıkarılması ve fidenin içeri alınmasıyla bitkinin iki veya üç yıl yetiştirilebileceği aktarılıyor. Sürekli 30’dan fazla meyve taşıyan bitkide, gübreleme sırasında 30-50 gram gübre verilmesinin meyve boyutunu artırdığı belirtiliyor. Yazın su yetersizliği güneş yanığı ve yetersiz döllenmeye neden olabileceğinden, saman örtüsü kullanılması ve daha fazla sulama yapılması öneriliyor.

Birleşik Krallık Sığır Eti Piyasasında 2026 İçin Sıkı Arz ve Yüksek Fiyat Beklentisi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Sığır Eti Piyasasında 2026 İçin Sıkı Arz ve Yüksek Fiyat Beklentisi

Birleşik Krallık’ta sığır eti arzının 2026’da sıkı kalması ve fiyatları desteklemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board (AHDB), ülkenin sığır eti üretiminin 2026’da 904.000 tona ulaşacağını öngördü. Üretimin, artan karkas ağırlıklarının daha düşük kesim sayılarını dengelemesiyle 2025’e göre %1 yükselmesi bekleniyor. Üretici güveni, iç politika belirsizliği, aşırı hava olayları ve süregelen kârlılık sorunları nedeniyle kırılgan kalıyor. AHDB’ye göre zayıf tüketici talebi ve değişen ithalat bileşimi, sıkı arzın fiyatları desteklemesine rağmen belirgin fiyat artışını sınırlayabilir.

Sonbahar Yapraklarından “Yaprak Toprağı” Hazırlama Önerisi
Görsel kaynağı: Argumenty i Fakty · Özgün haber

Sonbahar Yapraklarından “Yaprak Toprağı” Hazırlama Önerisi

Agronom Lyudmila Voinkova, sonbaharda dökülen yaprakların yakılmak veya atılmak yerine “yaprak toprağı” hazırlamak için kullanılabileceğini belirtti. Aif.ru’ya konuşan Voinkova, yöntemin hazır toprak karışımı satın alma maliyetini azaltabileceğini ve hafif, gevşek bir substrat sağlayabileceğini söyledi. Elde edilen humus, sebze fideleri yetiştirmede, ev çiçeklerinin çeliklerini köklendirmede ve ağır killi bahçe toprağının yapısını iyileştirmede kullanılabiliyor. Voinkova, yaprak toprağı için huş, ıhlamur, akçaağaç, kavak, dişbudak ve meyve ağaçlarının yapraklarını önerdi; meşe ve ceviz yapraklarından ise yüksek tanen içeriği nedeniyle kaçınılmasını istedi. Toplanan yapraklar yığın, sandık veya havalandırma delikleri açılmış plastik torbalara yerleştirilmeli, nemlendirilip sıkıştırılmalı. Olgunlaşmayı hızlandırmak için katmanlara bahçe toprağı serpilebilir ya da kompost biyopreparatları uygulanabilir.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Fenagrı, Fas Gıda Sanayisi İçin 2027-2031 Programını Hazırlıyor
Görsel kaynağı: Les Inspirations Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fenagrı, Fas Gıda Sanayisi İçin 2027-2031 Programını Hazırlıyor

Fas Ulusal Gıda Sanayisi Federasyonu (FENAGRI), 13 Ekim’de Kazablanka’da düzenlenen olağan genel kurulda stratejik önceliklerini yeniden teyit etti. Federasyonun gündemindeki başlıklardan biri, Fas gıda sanayisinin gelişimini desteklemek üzere 2027-2031 dönemine yönelik devlet-sektör program sözleşmesinin yeniden başlatılması oldu. FENAGRI ayrıca sektörün rekabet gücünü ve gıda güvenliğini artırmayı, karbonsuzlaşma ile su tasarrufunu hızlandırmayı, inovasyon ve sanayi yatırımlarını teşvik etmeyi hedefliyor. Federasyon, ihracatın ve “Made in Morocco” tanıtımının geliştirilmesini de öncelikler arasında saydı. Morocco Food World uluslararası fuarının, Messe Düsseldorf ortaklığıyla 8-10 Haziran 2027’de El Jadida’daki Mohammed VI Fuar Parkı’nda düzenleneceği açıklandı. Etkinlik, Fas tarım ve gıda ekosisteminin potansiyelini uluslararası aktörlere tanıtmayı amaçlıyor.

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi

Yeni Zelanda Wool Collective CEO’su Ross McIsaac, yeni kolektifin başarılı olabilmesi ve yetiştiricilerin son dönemde elde ettiği iyi getirilerin sürdürülebilmesi için söylem ile eylemin örtüşmesi gerektiğini söyledi. McIsaac, açıklamaları Huntly’nin batısında, Te Akau yakınlarındaki Waimai Valley’de Alastair ve Anne Reeves’e ait Waimai Romney’de düzenlenen açık günde yaptı. McIsaac’e göre kolektif, geleceğe ilişkin vaatlerde bulunmak yerine önceki kuruluşlar Wool Impact ve Campaign for Wool’un son yıllardaki çalışmalarından ve bu çalışmaların sağladığı faydalardan yararlanmayı hedefliyor. Yapı, iki kuruluşu tek çatı altında birleştirerek ve tedarik zincirindeki şirketlerle birlikte çalışarak işbirliğini geliştirmeye çalışıyor. Bu şirketleri kolektife yatırım yapmaya ikna etmek ise önündeki zorluklardan biri olarak görülüyor. Şeffaflık, kolektifin finansmanında temel koşullardan biri olarak öne çıkıyor. McIsaac, çiftçilerin yatırım yapabilmesi için paranın nereye gittiğini ve ne sağladığını bilmesi gerektiğini belirtti. Kolektif, sektörde hâlihazırda yürütülen çalışmaları tekrarlayarak gereksiz maliyet oluşturmak yerine tedarik ve değer zincirlerindeki şirketleri desteklemeyi amaçlıyor. Uzun vadede finansmanın yalnızca yetiştiricilerden gelmemesi ve tedarik zincirindeki şirketlerin de katkı yapması gerektiği ifade edildi. Kolektifin çalışma programı, maliyetleri ve bunların hükümet desteğiyle nasıl güçlendirileceği henüz tamamlanmadı; ayrıntıların yakında paylaşılması bekleniyor. McIsaac, yapının ihtiyaçtan büyük olmayacak şekilde yalın tutulacağını söyledi. Kolektif ayrıca mimarlar ve halı perakendecileriyle çalışarak yünün özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını, perakendecilerin tüketicileri doğru bilgilendirmesini ve bu amaçla çiftliklerle kırkım uygulamalarını anlatan videolar hazırlanmasını sağlamaya çalışıyor. McIsaac, yün için daha yüksek bir değer potansiyeli bulunduğuna inandığını, ancak halı gibi ürünlerde fiyat artışları konusunda piyasa hassasiyetlerinin bulunduğunu söyledi. Kolektifin bu alandaki çalışmaları, yünün doğal ve sürdürülebilir özelliklerinin tüketicilere ve ürünü önerecek sektör profesyonellerine daha iyi anlatılmasına odaklanıyor.

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor

Meyve ve sebze üretiminde her ek hasat turu yeni maliyetler getiriyor. Sezon ilerledikçe verimin düşmesi, ürün kalitesinin değişmesi ve piyasa fiyatlarının dalgalanması, üreticilerin hasadı sürdürüp sürdürmeme kararını etkiliyor. Geç hasat aşamalarında işçilik giderleri sabit kalabildiği gibi, işçi başına toplanan ürün miktarının azalması nedeniyle artabiliyor. Hasat gelirleri işçilik, yakıt, taşıma ve ambalajlama giderlerini karşılamıyorsa çalışılan her ek gün doğrudan finansal kayba dönüşüyor. Bu nedenle kârlılık eşiğinin hesaplanması, üreticilerin zarar bölgesine girmeden hasadı zamanında durdurmasına yardımcı oluyor. Bu hesaplamada üretimin başlangıcındaki tohum veya fide, gübre ve bitki koruma ürünlerinin yanı sıra yakıt, makine amortismanı, hasat işçiliği, ambalajlama ve taşıma giderleri dikkate alınıyor. Kârlılık eşiği, toplam maliyetleri karşılamak için satılması gereken birinci sınıf ürün miktarını gösteriyor. Kaynakta verilen örneğe göre, bir hektardaki toplam üretim maliyeti 500.000 dinar ve birinci sınıf ürünün alım fiyatı kilogram başına 100 dinarsa, üreticinin yatırdığı parayı geri kazanmak için en az 5.000 kilogram ürün elde etmesi gerekiyor. Bu miktarın üzerindeki üretim, örneğin koşulları içinde kâr olarak değerlendiriliyor. Ancak ürün kalitesi düşerek daha düşük fiyata veya ikinci sınıf olarak satılırsa kârlılık eşiği önemli ölçüde yükseliyor. Bu durum, hasada devam etmenin ekonomik açıdan yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Hektar başına maliyetlerin ayrıntılı biçimde kaydedilmesi ve piyasa hareketlerinin izlenmesi, üreticilerin hasadı ne zaman sonlandıracağına ve kaynaklarını sonraki sezon için nasıl koruyacağına daha rasyonel karar vermesine yardımcı oluyor.

Bulgaristan Bakanı: Karadeniz Tahıl Ticaretinde Endişe Yok
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber

Bulgaristan Bakanı: Karadeniz Tahıl Ticaretinde Endişe Yok

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovsky, Karadeniz’de tahıl ticaretinde endişe edilecek bir durum bulunmadığını ve Bulgaristan’a giden ya da ülkeden ayrılan gemilerin geri çevrilmediğini söyledi. Abrovsky, Varna ve Burgaz limanlarındaki durumun sakin olduğunu ve ticaret için acil önlemlere gerek bulunmadığını belirtti. Bakan, açıklamasını Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı ile iletişiminin ardından yaptı. Güneydoğu Bulgaristan’daki Haskovo ve Svilengrad bölgelerinde üzüm alımlarının başladığını aktaran Abrovsky, üreticilerin asıl sorununun talep değil fiyat olduğunu söyledi. Üzüm üreticileri için bir destek paketi hazırlandığını belirten bakan, piyasa ekonomisi nedeniyle devletin fiyat belirlemeye müdahale edemeyeceğini vurguladı.

Malezya’nın 2026 Palm Yağı Üretimi Hedefi Aşma Yolunda
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Malezya’nın 2026 Palm Yağı Üretimi Hedefi Aşma Yolunda

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Malezya’nın 2026 palm yağı üretiminin hedefi aşma yolunda olduğu bildirildi. Plantasyon ve Emtia Bakanı Datuk Seri Noraini Ahmad, üretimdeki olumlu performansın yanı sıra sektördeki gelişmeler ve agresif pazarlama stratejilerinin bu beklentiyi desteklediğini söyledi. Noraini, Kuala Lumpur’da düzenlenen Malezya Palm Yağı Forumu 2026’nın ardından yaptığı açıklamada, yılın kalan iki ayında üretimin geçen yılki seviyeye ulaşmasını veya onu aşmasını beklediğini belirtti. Malezya’nın 2026 toplam palm yağı üretiminin 19,5 milyon ila 19,8 milyon ton aralığında olması öngörülüyor. Ülke, yılın ilk yedi ayında 10,8 milyon ton palm yağı üretti. Bakan, üretimin mevcut hedeflerle uyumlu olduğunu ve artış hedeflediklerini ifade etti; ancak 2026 üretim hedefinin sayısal değerini açıklamadı. Bakanlık, Malezya Palm Yağı Konseyi ve Malezya Palm Yağı Kurulu aracılığıyla ürünlerin uluslararası pazarlardaki tanıtımını destekleyen girişimler yürütüyor. Malezya, mevcut pazarlarını güçlendirmenin yanı sıra Afrika, ASEAN, Orta Doğu ve diğer bölgelerde yeni fırsatlar aramayı sürdürecek. Hükümet ayrıca palm yağı temelli biyokütle sektörünü teşvik ediyor, ancak bu alandaki ticarileştirme için belirli bir yüzde hedefi bulunmuyor.

ABD’ye 1916’da Getirilen Asya Uğur Böceği İstilacı Türe Dönüştü
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber

ABD’ye 1916’da Getirilen Asya Uğur Böceği İstilacı Türe Dönüştü

Gökkuşağı renkli Asya uğur böceği (Harmonia axyridis), tarımsal zararlılarla mücadele amacıyla 1916’da Asya’dan ABD’ye getirildi. Yaprak bitleri ve kabuklu bitler gibi zararlıları kontrol etmesi beklenen tür, aradan geçen sürede istilacı bir türe dönüştü. Başlangıçta kimyasal böcek ilaçlarına umut verici bir alternatif olarak görülen biyolojik mücadele girişimi, beklenmeyen sonuçlar doğurdu. Tür, yerli böceklerle rekabet ediyor ve zaman zaman insanların evlerine giriyor.

Massimiliano Giansanti COPA Başkanlığına 2026-2028 Dönemi İçin Yeniden Getirildi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Massimiliano Giansanti COPA Başkanlığına 2026-2028 Dönemi İçin Yeniden Getirildi

Massimiliano Giansanti, Avrupa'nın başlıca profesyonel tarım örgütlerini bir araya getiren COPA'nın başkanlığına yeniden getirildi. Confagricoltura başkanının yeni görev dönemi 2026-2028 olarak belirlendi; onay 2 Ekim'de Brüksel'deki başkanlık komitesi genel kurul toplantısında geldi. Giansanti, Avrupa tarımının stratejik kaynak olarak tanınması ve iklim, enerji ve ticaret alanlarındaki zorluklara uygun finansman sağlanması gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği'nin gıda güvenliğinin siyasi gündemin üst sıralarında tutulmasını isteyen Giansanti, çiftçi gelirlerini ve kırsal alanları koruyacak yeni bir Ortak Tarım Politikası çağrısı yaptı. Üretim maliyetleri, özellikle gübre maliyetleri, üçüncü ülkelerle ticari ilişkiler ve bürokrasinin azaltılması COPA'nın öncelikleri arasında yer alıyor.

İtalya’da Enerji, Tarım ve Gıda Sektörünün Rekabet Gücünde Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Enerji, Tarım ve Gıda Sektörünün Rekabet Gücünde Öne Çıkıyor

İtalya’da tarım ile gıda ve içecek sektörlerinin enerji tüketimi ve maliyetleri, rekabet gücünün temel unsurlarından biri haline geliyor. Roma’da RSE ve CREA’nın düzenlediği “Enerji dönüşümüne doğru agroalimentare sektörünün zorlukları” toplantısında sunulan çalışmaya göre tarım 2024’te 6.600 GWh’nin üzerinde, gıda ve içecek sanayisi ise 14.300 GWh’den fazla elektrik tüketti. Tarım işletmelerindeki fotovoltaik tesislerin üretimi de 3.100 GWh’yi aştı. Çalışmaya göre enerji giderleri, makarna, zeytinyağı, süt, meyve ve şarap zincirlerindeki çok sayıda işletmede cironun %10’undan fazlasını oluşturuyor. RSE yöneticisi Franco Cotana, tarım ve gıda zincirlerinin yan ürünleri ile agro-gıda atıklarının enerji açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda biyometan, bitkisel yağlardan biyodizel, hidrojenle işlenmiş bitkisel yağ ve sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimi ile tarımsal faaliyetlerle uyumlu agrivoltaik uygulamalar öne çıkarıldı. Enerji dönüşümünün küçük işletmeler açısından finansman, teknik destek ve eğitim gerektirdiği ifade edildi. İtalya’daki tarım işletmelerinin %74’ünün ekonomik büyüklüğü 25 bin avronun altında bulunurken, gıda ve içecek işletmelerinin %84’ü dokuzdan az çalışan istihdam ediyor. RSE ve CREA, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, dijitalleşme, hassas tarım ve biyokütlelerin değerlendirilmesini; tüketim, maliyet ve emisyonların azaltılmasıyla birlikte işletmelerin enerji özerkliğinin artırılması için başlıca yönler olarak sıraladı.

Genç Boğaların Aşım Öncesi Aşılanması Sürü Kayıplarını Azalttı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Genç Boğaların Aşım Öncesi Aşılanması Sürü Kayıplarını Azalttı

Avustralya’nın Batı Avustralya bölgesindeki Esperance’da bir sığır yetiştiricisi aile, genç boğaların sürü performansını etkileyen kayıpları azaltmak için aşım öncesinde aşılama uyguluyor. Aile için genç boğaların kaybedilmesi geçmişte önemli bir maliyet oluşturuyordu. Yaklaşık 20 yıldır sürdürülen aşılama uygulamasının kayıpları azaltmaya yardımcı olduğu ve ailenin daha iyi genetik özelliklere sahip hayvanlara yatırım yapma konusundaki güvenini artırdığı belirtildi.

Yeni Zelanda’da Koç Satışlarında Talep Artışı Bekleniyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Koç Satışlarında Talep Artışı Bekleniyor

Yeni Zelanda’da koyun yetiştiricilerinin güvenindeki belirgin artış, ekim-şubat dönemindeki koç satışlarında talebin güçlenebileceğine işaret ediyor. Rekor kuzu fiyatları, ticari koyun işletmelerinin daha iyi genetik seçimine daha fazla para ve zaman ayırması beklentisini artırdı. Geçen yaz koç fiyatları yükseldi; açık artırmalarda satışların ortalaması hayvan başına 1.864 Yeni Zelanda doları oldu. Bazı damızlık işletmelerinin ortalaması 3.000 Yeni Zelanda doları veya biraz üzerinde gerçekleşti. Yüksek koyun eti fiyatları ve yakın dönemde toparlanan melez yapağı fiyatları da beklentileri destekledi.

Rakka Badiyesi'nde Mera Bitkileri Çoğaltma Ünitesi Açıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Rakka Badiyesi'nde Mera Bitkileri Çoğaltma Ünitesi Açıldı

Suriye'nin Rakka vilayetindeki Badiye bölgesine bağlı El-Burcub'da, hayvancılığı desteklemek amacıyla mera bitkileri çoğaltma ünitesi açıldı. Rakka Tarım Müdürlüğü tarafından açılan ünite, Tarım Bakanlığı ile CIHEAM Bari işbirliğiyle hayata geçirildi. Projede yaklaşık 22.500 mera bitkisi fidesi bulunuyor. Fidanlıkta fidan üretimi, sertleştirme ve anaç üretimi birimleri yer alıyor; tesis betonarme çalışmalar ve güneş enerjili güvenlik sistemiyle yeniden düzenlendi. Yetkililere göre kuraklığa dayanıklı pelin, harmel ve rothe gibi türler kumulların sabitlenmesine, yem ve mera alanlarının sağlanmasına katkı sunacak. Proje ayrıca nesli tehdit altındaki bitki çeşitlerinin çoğaltılmasını ve Badiye'deki bitki örtüsünün yeniden oluşturulmasını hedefliyor.

Azerbaycan, 2030’a kadar Buğday Tohumunda Tam Yeterlilik Hedefliyor
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan, 2030’a kadar Buğday Tohumunda Tam Yeterlilik Hedefliyor

Azerbaycan, 2030’a kadar buğday tohumu arzında %100 öz yeterliliğe ulaşmayı hedefliyor. Tarım Bakanı Majnun Mammadov, Bakü’deki tohum üretimi konferansında hedefin Devlet Programı kapsamında uygulanacağını açıkladı. Mammadov, tarla denetimlerinin dijitalleştirilmesi ve tohum üretim alanlarının haritalanmasının sertifikalı tohumların kalite ve menşe izlenebilirliğini geliştirdiğini söyledi. Toplam tohum üretimi 81 bin ton olurken, bu yıl yaklaşık 100 bin tona yaklaşması bekleniyor. Patates, sebze, yem ve sanayi bitkileri tohumlarının arzını artırmak da öncelikler arasında yer alıyor. Sertifikalı fide üretimi yaklaşık 7 milyon adede ulaşırken, özel sektörde dört in-vitro laboratuvarı anaç üretimi yapıyor. İthal tohumların çeşit ve ekim kalitesi denetiminin uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesi planlanıyor.