ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

21 haber · Sayfa 1

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi

Kazakistan’da geçen hafta tahıl piyasasındaki hareketlilik düşük seviyede kaldı. Sıradan buğday fiyatları değişmezken, glüten oranı %28-29 ve %30’un üzerinde olan 3. sınıf buğdayın fiyatı ton başına 1 bin tenge geriledi. Fiyatlar sırasıyla 100-104 bin ve 105-109 bin tengeye indi. Verileri, Kazakistan Tahıl Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov açıkladı. Diğer buğday çeşitleri, %16 KDV dahil ve EXW elevatör koşulunda ton başına 90-100 bin tenge aralığında işlem gördü. 4. sınıf buğday için 86-90 bin, 5. sınıf buğday için 83-86 bin tenge teklif edildi. İç piyasada arpa fiyatı ise haftalık bazda 1 bin tenge artarak 72-76 bin tengeye yükseldi. Karabanov, artışta yem unu üreticilerinin talebi ile Çin’e yapılan yüksek hacimli ihracatın etkili olduğunu belirtti. Tahılın ihracata sevk edilme temposu, altyapının aşırı yüklenmesi nedeniyle KTJ tarafından uygulanan kısıtlamalar sonucunda yavaşladı. İhracat buğdayı fiyatları genel olarak sabit kalırken, glüten oranı %27 ve %28-29 olan 3. sınıf buğdayın DAP Sarıağaç fiyatları ton başına 1 dolar düştü. Lojistik maliyetlerindeki artış ve yükleme kısıtlamaları, 1. sınıf un ile yem unu fiyatlarını da ton başına 5 dolar yükseltti.

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor

FAO sayfasında yer alan verilerden hareketle Visual Capitalist tarafından hazırlanan ülke karşılaştırmasında, gelecek 12 ayda gıda fiyatlarının İran’da %114,4 artabileceği öngörülüyor. Kaynak, bu rakamların kesinleşmiş fiyatlar değil, modellemelere dayalı tahminler olduğunu belirtiyor. İran’daki artış, ülkede gıda fiyatlarının ortalama düzeyinin iki katından fazla yükselme ihtimaline işaret ediyor. Aynı tahmin döneminde Türkiye’de gıda fiyatlarının %24,2 artması bekleniyor. Kaynakta Arjantin, Ruanda ve Nijerya gibi ülkeler için de çift haneli artış öngörüleri yer alırken, Lübnan, Moğolistan, Libya ve başka ülkelerde de gıda fiyatlarının yükselmesinin beklendiği aktarılıyor. Bazı Avrupa ülkelerinde ise gıda fiyatlarının gerilemesi öngörülüyor. Bu tahminler, ülkelerin kesin fiyat düzeylerini değil, gelecek dönemdeki olası değişimleri gösteriyor. İran’daki fiyat baskısının 28 Şubat’ta başlayan savaşla ortaya çıkmadığı, ülkenin daha önce de yüksek enflasyon, riyalin değer kaybı, enerji ve elektrik tedarikindeki sorunlar, yaptırımlar, ithalat maliyetleri ve ulaşım güçlükleriyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Aralık 2025’te İran’da yıllık enflasyon %42’ye, gıda fiyatı enflasyonu %72’ye çıktı; ekmek fiyatı da bir yılda %113 arttı. Savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılık aksamalarının bu baskıları artırabileceği ifade ediliyor. Kaynağa göre olası etkiler yalnızca tüketici fiyatlarıyla sınırlı kalmayabilir. Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ve üretimde kullanılan bazı girdilerin taşınması, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artıştan etkilenebilir. Bu nedenle modelleme, gübre ortalama fiyatının 2026’da %30’dan fazla yükselebileceğini öngörüyor; böyle bir artışın tarımsal üretim maliyetlerini de artırabileceği belirtiliyor.

Rusya, Tahıl İhracatını Murmansk Üzerinden Deniyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatını Murmansk Üzerinden Deniyor

Rusya, Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırılarının Karadeniz üzerinden geleneksel tahıl ihracat güzergâhını büyük ölçüde aksatmasının ardından, Arktik’teki Murmansk Limanı üzerinden sevkiyat yapmayı deniyor. Financial Times’ın aktardığına göre limanda bir dökme yük gemisi, Kuzey Afrika’daki alıcılara gönderilmek üzere 29.500 ton buğdayı yüklemeye başladı. Normalde gübre taşımacılığında kullanılan tesisler, bu deneme sevkiyatı için tahıl taşımasına uyarlandı. Rusagrotrans’a göre Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı, daha iyi bir hasada rağmen geçen yılın aynı dönemine kıyasla %38 azaldı. Fastmarkets ise bazı Karadeniz güzergâhlarındaki navlunların temmuz ortasından bu yana iki katından fazla arttığını bildirdi. Rusya Tahıl Birliği Başkanı Arkadiy Zlotevski, Arktik güzergâhındaki lojistik maliyetlerin Azak ve Karadeniz havzalarından yapılan taşımaya göre önemli ölçüde yüksek olacağını söyledi. Rusya’nın Baltık’taki terminallerinin, Zlotevski’nin tahminine göre yıl sonuna kadar Karadeniz ve Azak Denizi’nden kaybedilen hacmin en fazla yarısını karşılayabileceği belirtildi. Kuzeye yönelen sevkiyatlar demiryollarında yığılmaya yol açarken, bazı ihracatçılar Azak Denizi, Don Nehri, Volga-Don Kanalı ve Hazar Denizi üzerinden alternatif rotalar kullanıyor. Ancak bu hatların güney limanlarının kapasitesinin yerini tamamen alması mümkün görünmüyor. Ukrayna’da Tuna üzerinden ve komşu AB ülkelerinden karayolu veya demiryoluyla uzanan alternatif güzergâhların da ülkenin normal tarımsal ihracat hacminin yaklaşık yarısını taşıyabildiği bildirildi. Tarım Bakanı Taras Visotski, bu rotaların lojistik giderlerini ton başına en az 50 dolar artırdığını söyledi. İç kesimlerdeki Ukrayna mısırının fiyatı üç haftada neredeyse beşte bir düşerken, Türkiye ayrı Rus ve Ukrayna gemileri için güvenli geçiş koridorları oluşturulmasını önerdi.

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor

Arjantin, 2026/27 sezonunda yeniden yüksek miktarda buğday ihraç etmeye hazırlanıyor. Rosario Ticaret Borsası, yeni sezonda ihraç edilebilir arzın 17,1 milyon ton olacağını öngörüyor. Bu miktar, 30 Kasım’da sona erecek 2025/26 sezonundaki 18,5 milyon tonun altında kalıyor. Buna rağmen yeni arzın, Karadeniz’deki lojistik kesintilerin oluşturduğu açığın bir bölümünü karşılaması bekleniyor. Yeni hasat edilecek buğdayın kalitesi henüz belli değil; kalite sonuçlarının iklim koşullarına bağlı olacağı belirtiliyor. Bu belirsizlik sürerken 2025/26 sezonunun son partileri, Brezilya başta olmak üzere bölgesel pazarlarda ve Kuzey Afrika ile Güneydoğu Asya gibi geleneksel olmayan destinasyonlarda olağandışı arz baskısıyla karşılaşıyor. Fiyatlardaki baskı, olağanüstü hasadı değerlendirmek için açılan yeni ticaret kanallarına ürün sağlama ihtiyacıyla ilişkilendiriliyor. Arjantin ekmeklik buğdayının spot resmî FOB fiyatı haftayı ton başına 233 ABD dolarıyla tamamladı. Haberde bu değer, Meksika Körfezi çıkışlı, %11,0 protein içeren eşdeğer ABD Hard Red Winter buğdayının ton başına 288 ABD doları olan fiyatıyla karşılaştırılıyor. Uzak pazarlara yönelen sevkiyatlarda, Güneydoğu Asya gibi bölgelere ulaşmanın daha yüksek dış ticaret ve lojistik maliyetleri taşıdığı belirtiliyor. Arjantin’in sevkiyatları Brezilya’nın yanı sıra Endonezya, Vietnam ve Cezayir’e de yöneliyor. Çünkü 2026/27 sezonunda ihraç edilebilir arzın, Brezilya’nın 9,0-10 milyon tonluk ithalat ihtiyacını aşması bekleniyor. Ancak ihracat hacmi Brezilya’nın ihtiyacına yaklaşana kadar piyasanın asıl sınavı yaşanmış olmayacak; bu aşamada FOB fiyatının bölgesel piyasa koşullarınca belirlenmesi bekleniyor. Üreticiler için sabır, finansal yönetim ve pazarlanacak buğdayın kalitesine hâkimiyet öne çıkarken, ihracatçı ve değirmenciler açısından mevcut dönem ile hasat aşaması ürün tedariki için uygun zaman olarak değerlendiriliyor.

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir

Türkiye, Rusya ve Ukrayna’dan tedarike ilişkin belirsizlikler ile ithalat politikasındaki değişiklikler nedeniyle 2026/27 ticaret sezonunda Romanya ayçiçeği için daha önemli bir pazar haline gelebilir. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Romanya’nın ayçiçeği rekoltesini 2,8 milyon ton olarak tahmin ederken, Türkiye talebinin ihracata ve iç işlemeye ayrılabilecek miktarları doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim’den itibaren %20’den %12’ye indirdi. Bu tarih, normalde uygulanan 30 Kasım’dan daha erken geldi. Ayrıca Ankara, 2026/27 sezonu için önceki yıllarla aynı düzeyde 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanı belirledi. Vergi indirimi ve kontenjan, Karadeniz’de hasat sürerken Türk alıcıların Avrupa havzasından daha erken ürün sözleşmesi yapmasına imkân tanıdı. USDA’ya göre değişikliklerin Romanya ve Bulgaristan piyasalarında etkisi görülmeye başladı ve bu ülkelerden Türkiye’ye daha yüksek ihracat bekleniyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya, incelenen dönemde AB dışı ülkelere 207.367 ton ayçiçeği tohumu ihraç ederek AB toplamının %81,67’sini oluşturdu. Bulgaristan’ın ihracatı ise 29.615 ton oldu. Türkiye aynı dönemde AB genelinden 206.307 ton ayçiçeği tohumu aldı ve AB ithalatçıları arasındaki payı %81,2’ye ulaştı. Türkiye’den gelen talep, Romanyalı üreticiler için hasadı değerlendirmede alternatif oluşturabilir; ancak bu ilgi otomatik olarak daha yüksek fiyat anlamına gelmiyor. Fiyatlar Ukrayna ve Bulgaristan ürünleriyle rekabete, lojistik maliyetlerine ve Romanya’daki işleme fabrikalarının talebine bağlı olacak. Nihai seviyeyi ayrıca Türkiye’nin alım hızı ile Ukrayna ürününün bulunabilirliği belirleyecek. Kaynakta verilen DAP ve CIF fiyatları farklı teslim koşullarına ait olduğu için çiftçi teslim fiyatlarıyla doğrudan karşılaştırılamıyor.

Yeni Zelanda’da Tahıl Üreticilerine Fiyat Yerine Değerle Rekabet Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Tahıl Üreticilerine Fiyat Yerine Değerle Rekabet Çağrısı

Yeni Zelanda’da tahıl üreticilerine, ithal ürünlerle fiyat üzerinden yarışmak yerine menşe, kalite ve ürün değerini öne çıkararak rekabet etme çağrısı yapıldı. Lincoln University’deki Yeni Zelanda Tarım ve Bahçe Bilimleri Enstitüsü forumunda konuşan Orta Canterbury’li tahıl üreticisi ve eski özel ticaret temsilcisi Hamish Marr, üreticilerin sübvansiyon yarışını kazanamayacağını, ancak doğru koşullar sağlanırsa değer odaklı bir yarışta rekabet edebileceğini söyledi. Marr’a göre ülkenin tahıl ve yem ihtiyacının %60’ı ithalatla karşılanıyor. Palm çekirdeği, soya küspesi, buğday, mısır ve arpa ithalatı 2025’te 2,9 milyon tona ulaşırken 2010’da 1,8 milyon tondu. Buna karşılık Yeni Zelanda’nın tahıl üretimi aynı dönemde 900.000 tondan 1 milyon tona çıktı ve büyük ölçüde yatay kaldı. Marr, artan süt hayvancılığının tahılda dışa bağımlılığı daha da artırdığını belirtti. Konuşmada lojistik maliyetleri de öne çıktı. Güney Adası ile Kuzey Adası arasındaki Cook Boğazı’ndan tahıl taşımacılığının ton başına 110-130 Yeni Zelanda dolarına mal olduğu, buna karşılık Avustralya’da Tasmanya’dan ana karaya taşımacılığın hükümet tarafından desteklendiği aktarıldı. Marr, sübvansiyonların ölçek, lojistik, standartlar ve uyum sorunlarını tek başına çözemeyeceğini söyledi. Üreticilerin NZ Grown Grains sertifikası gibi girişimlerle menşe bilgisini görünür kılması ve kamu altyapı desteği alması önerildi.

Ukrayna’da Çiftçiler Düşük Buğday Fiyatları Nedeniyle Satışları Bekletiyor
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Çiftçiler Düşük Buğday Fiyatları Nedeniyle Satışları Bekletiyor

Ukrayna’da çiftçiler, gıda buğdayı için ton başına 5.500–6.500 grivnalık teklifleri düşük buldukları için tahıllarını toplu olarak satışa çıkarmıyor. Elektronik Tahıl Borsası’na göre batı sınırlarındaki bombardımanlar ve alarm durumları nedeniyle vagonlar 20–40 gün bekliyor; bu da lojistik maliyetlerini artırıyor. Karadeniz limanlarına sefer yapan gemilerin temel sigorta bedeli, 2024’teki blokaj öncesindeki 150–250 bin dolardan Ekim 2026’da sefer başına 2,5 milyon dolara yükseldi ve ton başına 35,7 dolarlık ek yük oluşturdu. Ukrayna ekimin ilk yarısında 558 bin ton buğday ihraç etti; Mısır başlıca alıcı olurken Türkiye, Cezayir ve AB ülkeleri de alıcılar arasında yer aldı. Borsa uzmanları deniz taşımacılığının güvenliğinin artabileceğini belirtse de tedarik görünümünün belirsiz kaldığını ifade ediyor.

Kazakistan’da Düşük Kaliteli Buğday ve Yemlik Arpa Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Düşük Kaliteli Buğday ve Yemlik Arpa Fiyatları Arttı

Kazakistan’da düşük kaliteli buğday ve yemlik arpa fiyatları bir haftada yükseldi. Zerno Birliği verilerine göre 4. sınıf buğdayın ton fiyatı 86-90 bin tengeye, 5. sınıf buğdayın fiyatı 83-86 bin tengeye çıktı. Her iki üründe artış 1 bin tenge olurken yemlik arpa da aynı miktarda yükselerek 68-72 bin tengeye ulaştı. Zerno Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov, artışta işleyiciler, kanatlı işletmeleri ve ihracatçılardan gelen talep ile arz açığının etkili olduğunu belirtti. Rusya’daki vagon kıtlığı ve lojistik maliyetlerindeki yükselişin Rus buğdayı teklif fiyatlarını da artırdığını söyledi. İç piyasada 3. sınıf buğday fiyatı değişmedi ve kaliteye göre ton başına 89-110 bin tenge aralığında kaldı. Geçen hafta ihracat fiyatları da sabit seyretti. Saryagash DAP tesliminde 3. sınıf buğday 265-300 dolar, 4. sınıf 255-260 dolar, 5. sınıf ise 245-250 dolar oldu. KTЖ’nin altyapı yoğunluğu nedeniyle uyguladığı yükleme kısıtlamaları sevkiyatları yavaşlattı ve Özbekistan yönünde 3. sınıf buğday alımını sınırladı. KTЖ ile Özbekistan demiryolları yönetiminin çalışması sonucunda Saryagash’ta günlük vagon kabulü 31’den 35 tren çiftine çıkarıldı. Vagon birikimi 9,1 bine inse de normatif seviyenin %30 üzerinde kaldı; Bolashak’ta da yüksek birikim kaydedildi.

Ukrayna, Liman Ablukasını Aşmak İçin Kara Yoluyla Tahıl İhracatını Artırmaya Çalışıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Liman Ablukasını Aşmak İçin Kara Yoluyla Tahıl İhracatını Artırmaya Çalışıyor

Ukraynalı çiftçiler, Karadeniz limanlarındaki abluka nedeniyle tahıl ihracatını Romanya ve diğer komşu ülkeler üzerinden kara yoluyla sürdürmeye çalışıyor. Bu kapsamda özellikle kolza ve ayçiçeği taşınıyor. Rusya'nın bölgedeki gemilere yönelik saldırıları yoğunlaşırken, son günlerde Romanya ve Bulgaristan yakınlarında bazıları Ukrayna tahılı taşıyan dört gemi insansız hava araçlarının saldırısına uğradı. Normal koşullarda tahıl, demiryoluyla Odesa'ya taşınıyor ve buradan Avrupa, Asya ve Afrika'ya ayda 5 milyon tona kadar gönderiliyordu. Ancak Rusya'nın liman altyapısı ile sivil gemilere yönelik saldırıları, Odesa üzerinden ihracatı haziran sonundan bu yana büyük ölçüde bloke etti. Bu durum, çiftçileri alternatif güzergâhlar aramaya yöneltti. Chernivtsi bölgesindeki, Romanya sınırına yakın Vashkivtsi kentinde bulunan orta ölçekli bir tarım şirketi, ayçiçeği tohumlarını kamyonlarla sevk ediyor. Şirketin kurucu ortağı Anatoli Makoviichuk'a göre bazı yükler Türkiye'ye gidecek ve burada yerel bir şirket tarafından işlenecek; diğerleri Romanya'nın Köstence Limanı üzerinden gönderilecek. Bulgar bir şirkete tedarik de başlamaya hazırlanıyor. Makoviichuk, artan lojistik maliyetleri nedeniyle yalnızca başta kolza ve ayçiçeği olmak üzere belirli ürünlerin ihracatının ekonomik açıdan uygulanabilir kaldığını belirtti. Buğdayın biriktiğini, gelecek mısır hasadı için depolama alanının neredeyse kalmadığını ve mısırın ilkbahara kadar tarlalarda bırakılabileceğini söyledi.

Moldova’da Ayçiçeği Tohumu İhracatı Arttı, Lojistik Maliyetleri Üretici Gelirini Sınırladı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Ayçiçeği Tohumu İhracatı Arttı, Lojistik Maliyetleri Üretici Gelirini Sınırladı

Moldova, Temmuz-Eylül 2026 döneminde 60,5 bin ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. İhracat hacmi 2025’in aynı dönemine göre %9,5 artarken, ihracat değeri 719,3 milyon Moldova leyine yükseldi ve yıllık artış %19,6 oldu. Ortalama ihracat fiyatı da 11,89 ley/kg’ye çıkarak geçen yılın aynı dönemindeki 10,89 ley/kg seviyesinin %9,2 üzerine çıktı. Buna karşın fiyat artışı tarım üreticilerinin gelirlerine aynı ölçüde yansımadı. Taşıma tarifeleri geçen yıla göre iki katına çıktı ve ihracat sözleşmelerinin çoğunda ürünün alıcıya kadar teslim edilmesi, fiyat farkının önemli bölümünün lojistik giderlerine gitmesine neden oldu. Bu nedenle çiftlik kapısındaki net fiyatın önceki sezona yakın kaldığı belirtildi. İhracatın yaklaşık %85’i Türkiye ve Romanya’ya yapıldı. Türkiye 27,6 bin tonla başlıca varış noktası olurken, Romanya’ya 23,8 bin ton gönderildi. Polonya ve Almanya’ya yapılan sevkiyatlarda ise gıda ve şekerleme sanayisine yönelik tohumların payı nedeniyle, yağ işleme amacıyla gönderilen ürünlere kıyasla daha yüksek fiyatlar görüldü. Karayolu taşımacılığı, 37,2 bin ton ve toplam ihracatın %61,5’iyle ana taşıma yöntemi oldu. Eylül ayında Giurgiulești Limanı üzerinden 22,6 bin ton sevk edildi. Ancak Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin yaklaşık 4 metreye düşmesi nehir taşımacılığını sınırladı; Karadeniz havzasındaki güvenlik riskleri ve düşük mavna bulunabilirliği de maliyetleri artırdı. Bazı tüccarların alım sözleşmeleri bulunmasına rağmen ürünlerin çiftçi depolarında kaldığı ve bu durumun yeni alımları yavaşlattığı aktarıldı.

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor

Karadeniz üzerinden tahıl ve yağlı tohum ihracatının aksaması, Ukrayna’da depolardaki stokların büyümesine, iç piyasada fiyatların düşmesine ve çiftçilerin 2027 ekim planlarını daraltmasına yol açıyor. İHA ve füze saldırılarının altyapı ile deniz taşımacılığını hedef alması, ticari gemilerin sigortalanmasını zorlaştırırken Ukrayna ve Rusya’dan Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya yapılan sevkiyatları da aksatıyor. Odesa bölgesinde çiftçilik yapan Oleksandr Chumak, tahılının yaklaşık %80’ini şu anda kârla satamadığını ve gelecek yıl ekim alanlarını önemli ölçüde azaltmayı planladığını belirtiyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun ise üreticilerin ürünlerini satamadıkları için vergi ve arazi kirası ödemelerini karşılamakta zorlandığını söylüyor. Dykun’a göre kolza ile ayçiçeği tohumu hâlâ satılabilen ürünler arasında bulunuyor ancak bu satışlar masrafları karşılamaya yetmiyor. Finansman ihtiyacındaki artış da krizin işletme sermayesi üzerindeki etkisini gösteriyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine işletme sermayesi için 1,53 milyar grivna kredi kullandırdı; bu tutar önceki yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Bazı üreticiler nakit yaratmak için ürünlerini düşük fiyatlardan erkenden satarken, depolama imkânı bulunanlar fiyatların toparlanmasını bekleyerek satışları erteliyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona çıkması bekleniyor. Ancak önceki sezondan devreden stoklar, saldırılara karşı kırılgan olan depolama ve taşıma altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Çiftçiler 2027 planlarında lojistik maliyetlerinden daha az etkilenen yağlı tohumlara ve niş ürünlere yönelirken Chumak, mısır ve arpadan tamamen vazgeçmeyi planladığını belirtiyor. Tarım sektörü ayrıca iş gücü eksikliği, askerî seferberlik, mayınlı araziler ve çiftliklere yönelik saldırılarla karşı karşıya. Ukrayna’nın önemli tarım ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz’den taşınıyor. Ağustos 2026’da tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tona gerileyerek önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %58 düştü. Kanada, Avustralya ve Arjantin’deki elverişli buğday ve arpa hasatları ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi üretim, küresel etkileri şimdilik sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise deniz rotalarının yeniden açılmasının diğer ülkelerdeki tahıl fiyatlarını ton başına birkaç on dolar düşürebileceğini söylüyor. Karadeniz’deki ölümcül olaylar ekim ayında da devam ederken Türkiye, küresel gıda güvenliğine yönelik risklerin ortasında ihracatın yeniden başlaması için bir anlaşmaya arabuluculuk yapmaya çalışıyor.

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor

Ukrayna’da tahıl ticareti, Karadeniz’de güvenli deniz taşımacılığının yapılamaması ve geleneksel ihracat yollarının aksaması nedeniyle savaşın en ağır dönemlerinden biriyle karşı karşıya. Ukrayna ve Rusya’daki depolama tesislerinde, normal koşullarda Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya gönderilecek milyonlarca ton ürün bulunuyor. Ürünlerin savaşan ülkelerde mahsur kalması, küresel arzı baskılıyor ve gıda güvenliği açısından risk yaratıyor. Karadeniz’de Rusya’nın insansız hava aracı ve füze saldırıları 2026 yazı ve sonbaharında yoğunlaştı. Kiev’in misilleme saldırıları da Rusya’nın ihracatını aksatırken ticari gemilerin güvenli geçişini engelliyor. Ekim ayında saldırıların sürmesi, ateşkes beklentilerinin zayıf kalmasına yol açarken Türkiye, küresel gıda güvenliği üzerindeki riskler nedeniyle arabuluculuk çabalarını artırıyor. Ukraynalı çiftçiler, tahıllarının yaklaşık %80’ini şu anda kâr ederek satamadıklarını ve nakit sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Yurtiçi fiyatlardaki düşüş, çiftçilerin önümüzdeki aylarda 2027 hasadı için ekim yapma isteğini de azaltıyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun, üreticilerin vergi ve arazi kirası gibi yükümlülüklerini karşılamakta zorlandığını söyledi. Üreticiler, satış yapabildikleri başlıca ürünlerin kolza ve ayçiçeği tohumu olduğunu, ancak bu ürünlerin hacminin de yeterli olmadığını aktarıyor. Depoların dolu kalması halinde ilkbaharda tarımsal faaliyet yürütmenin zaman ve para kaybına dönüşebileceği belirtiliyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine 1,53 milyar grivna işletme sermayesi finansmanı kullandırdı. Bu tutar, geçen yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona yükselmesi beklenirken önceki sezondan devreden stoklar depolama ve lojistik altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Banka, bazı üreticilerin nakit akışı sağlamak için ürünlerini düşük fiyatlarla sattığını, depolama imkânı olanların ise daha iyi fiyat beklediğini belirtiyor. Ukrayna’nın başlıca tarım ürünleri ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz üzerinden yapılıyor. Geçen ağustosta tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tonla yıllık bazda yaklaşık %58 geriledi. Savaş öncesinde Ukrayna ve Rusya dünya ayçiçek yağı arzının yarısından fazlasını, arpa arzının yaklaşık beşte birini ve buğday arzının %14’ünü sağlıyordu. Kanada, Avustralya, Arjantin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi hasatlar mevcut arz açığının etkisini kısmen sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise Karadeniz limanlarının açılması halinde ucuz arz dalgasının diğer menşelerdeki tahıl fiyatlarını birkaç on dolar düşürebileceğini belirtiyor.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Moldova Tahıl İhracatçıları 200 Milyon Dolarlık Kayıp Açıkladı
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Tahıl İhracatçıları 200 Milyon Dolarlık Kayıp Açıkladı

Moldova'da tahıl ve yağlı tohum ihracatçılarının bu yıl lojistik maliyetleri, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesi ile Ukrayna ve Orta Doğu'daki savaşların etkisiyle 200 milyon doların üzerinde kayıp yaşadığı öne sürüldü. Açıklama, Moldova Tahıl Birliği İcra Direktörü Iurie Rija tarafından Moldova Logistics Forum 2026 kapsamında yapıldı. Rija, ihracatçıların özellikle Orta Doğu pazarına ürün ulaştırmakta zorlandığını belirtti. Giurgiulești Limanı ile Köstence Limanı arasındaki taşımada barjaların daha uzun güzergâh izlemek zorunda kaldığını söyleyen Rija, 2022'de bir ton buğday, mısır veya ayçiçeğinin bu hat üzerinden taşınmasının 15 dolara mal olduğunu, bugün ise ihracatçıların 75 dolar harcadığını ifade etti. Tuna'daki su seviyesinin düşmesi de barjaların tam kapasiteyle yüklenmesini engelliyor. Artan motorin fiyatları, daha az ürün taşınabilmesi ve buna bağlı mali kayıpları artırıyor. Moldova ayrıca kendi tahılını ihraç ederken Ukrayna tahılıyla rekabet ediyor. Rija, Köstence Limanı'ndaki yoğunluğun ve liman çevresindeki demiryolu geçişlerinde sürdürülen modernizasyon çalışmalarının sevkiyatları zorlaştırdığını, Romanya'nın bu yılki yüksek tahıl hacminin de rekabeti artırdığını söyledi. LogiHub Başkanı Adrian Țenu ise Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana yetkililer, taşımacılar ve müşteriler için büyük bir zorluk oluştuğunu, ancak sınır trafiğinin akışını kolaylaştıran yöntemler geliştirildiğini belirtti. Altyapı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Vladimir Bolea, bakanlığın özel sektör, taşımacılık ve lojistik kuruluşlarıyla sorunları görüşeceğini açıkladı. Görüşmelerin, lojistikteki sorunların belirlenmesi ve uygulama sürecine ilgili ekonomik aktörlerin dahil edilmesi amacıyla yapılacağı bildirildi.

Moldova Tahıl İhracatçıları Bu Yıl 200 Milyon Dolar Kayıp Bildirdi
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Tahıl İhracatçıları Bu Yıl 200 Milyon Dolar Kayıp Bildirdi

Moldova tahıl ihracatçılarının bu yıl lojistik maliyetleri, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesi ve Ukrayna ile Orta Doğu'daki savaşlar nedeniyle 200 milyon doların üzerinde kayıp yaşadığı öne sürüldü. Açıklama, Moldova Tahıl Birliği İcra Direktörü Iurie Rija tarafından Moldova Logistics Forum 2026 sırasında yapıldı. Rija, ihracatçıların Orta Doğu pazarına tahıl ulaştırmakta giderek daha fazla zorlandığını söyledi. Giurgiulești Limanı ile Köstence Limanı arasındaki güzergâhta mavnaların daha uzun bir rota izlemek zorunda kaldığını belirten Rija, artan lojistik maliyetlerin emtia ticareti şirketlerinin yükünü artırdığını ifade etti. Rija'ya göre tahıl ve yağlı tohum piyasasının yaklaşık 1 milyar dolarlık değerine karşılık ihracatçıların kaybı 200 milyon doların üzerine çıkıyor. Düşük su seviyesi nedeniyle mavnaların tam kapasiteyle yüklenemediğini belirten Rija, motorin fiyatlarının da maliyetleri artırdığını söyledi. Köstence Limanı çevresindeki bazı demir yolu geçişlerinde modernizasyon çalışmaları nedeniyle transitin durdurulduğunu aktaran Rija, Romanya'nın yüksek tahıl hacmi ve başka güzergâh seçeneği bulunmayan Ukrayna tahıllarıyla rekabetin Moldova ihracatçıları üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. LogiHub Derneği Başkanı Adrian Țenu ise Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana taşımacılık zincirindeki tüm taraflar için büyük bir zorluk oluştuğunu, ancak sınır geçişlerindeki trafiğin akışını iyileştirecek yöntemler bulunduğunu söyledi. Altyapı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Vladimir Bolea da özel sektör, taşımacılık ve lojistik kuruluşlarıyla sorunları belirlemek ve uygulama sürecine dahil etmek amacıyla görüşmelere başlanacağını açıkladı.

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor
Görsel kaynağı: Jordbruksaktuellt · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor

Ukrayna’da tahıl ihracatının eylülde %60’tan fazla azalması, depolardaki ürün miktarını artırdı. Ülkenin en büyük çiftçi örgütü Ukrainian Agri Council (UAC), yağlı tohumlara öncelik verilmesinin tahıl stoklarını daha da büyütebileceği ve üretici fiyatlarını baskılayabileceği uyarısında bulundu. Ukrayna Tarım Bakanlığı, ihracat olanakları sınırlıyken taşıma kapasitesinin daha yüksek değerli ürünlere ayrılmasını öngören öneriyi destekledi. Ancak UAC, yağlı tohumların yüksek değerleri sayesinde lojistik maliyetlerini karşılamada avantajlı olduğunu belirtti. Limanların kapalı olması nedeniyle ülke, potansiyel ihracatının ancak yarısından biraz fazlasını Tuna limanları ve Doğu Avrupa demiryollarıyla gerçekleştirebiliyor. 1 Eylül’de tahıl stokları 24,6 milyon tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı gününe göre 10 milyon ton fazlaydı.

Güney Afrika’da Tarım Liderliği Akademisi Sektör Sorunlarına Odaklandı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Tarım Liderliği Akademisi Sektör Sorunlarına Odaklandı

Güney Afrika tarım sektörünün altyapı kısıtları, teknolojiye erişim sorunları ve küresel oynaklık nedeniyle artan baskıyla karşı karşıya olduğu belirtildi. Bu sorunlar, North West bölgesinde eylülde sona eren 2026 Bayer Tarım Liderliği Akademisi kapsamında ele alındı. Bayer sponsorluğundaki program, Grain SA, North-West University Business School ve Thinking Fusion AFRICA ortaklığında yürütüldü. Nisanda başlayan ve birkaç ay süren akademi, tarım sektörünün farklı kesimlerinden katılımcıları liderlik gelişimi, akran iş birliği ve uygulamaya dönük sorun çözme çalışmaları için bir araya getirdi. Katılımcılar, yalnızca çiftçiler veya kurumlar tarafından tek başına çözülemeyecek karmaşık sorunlara odaklandı ve Güney Afrika tarımının rekabetçiliği ile dayanıklılığı açısından önem taşıyan üç grup projesi hazırladı. Pipeline Protectors grubu, yollar, demiryolları ve limanlardaki bozulmanın yanı sıra kamu kurumlarıyla özel sektör arasındaki koordinasyon eksikliğinin lojistik maliyetlerini nasıl artırdığını inceledi. Wild Oaks grubu, iyileştirilmiş genetik, bitki koruma ürünleri, dijital teknoloji ve mekanizasyon gibi yeniliklere erişimi yavaşlatan düzenleyici süreçleri ve benimseme engellerini ele aldı. Sustainable Solutions Squad ise enerji piyasasındaki kesintiler, gübre tedarikindeki şoklar ve uluslararası ticaretteki istikrarsızlığın çiftlik kararlarına etkisini değerlendirdi. Programın kapanışında Grain SA Başkanı Richard Krige, tarımsal planların ve stratejilerin çiftliklerde ve değer zincirinin tamamında çalışan insanların katkısına bağlı olduğunu söyledi. Bayer yetkilisi Maria Vnuchkova da teknolojinin sonuç üretmesinde liderliğin ve insanların uygulama kapasitesinin belirleyici olduğunu ifade etti.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor

Özbekistan’ın gıda ithalatı, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüyen dış ticaretin önemli kalemlerinden biri oldu. Özbekistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre ülkenin toplam ithalatı 12,2 milyar dolara ulaşırken, gıda ürünleri ve canlı hayvan ithalatı yaklaşık 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu grubun ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 arttı. 37 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’daki ticari konumu, Özbekistan’ı gıda ihracatçıları açısından dikkat çeken bir pazar haline getiriyor. İlk çeyrekte hayvansal ve bitkisel yağ ithalatı 158,1 milyon dolara, içecek ithalatı ise 71,3 milyon dolara çıktı. Yağ ithalatı yıllık bazda %46, içecek ithalatı %42,6 arttı. İran ile Özbekistan arasındaki ticaret de 2026’nın ilk yarısında %37,5 artarak 305 milyon dolara yükseldi. Ancak bu tutar, Özbekistan’ın toplam dış ticareti ve gıda ithalatı dikkate alındığında iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin hâlâ sınırlı bir paya sahip olduğunu gösteriyor. İran’da özel sektör, bu farkı kapatmak için tarım ve gıda sektörlerindeki işbirliğini genişletmeye çalışıyor. Taşkent’te 30 Şehriver 1405’te düzenlenen İran-Özbekistan Tarım Stratejik Komitesi’nin ilk toplantısı sırasında üç işbirliği belgesi imzalandı. Belgelerden biri su ürünleri yemi ve balıkçılık ürünlerinde ticaret, teknoloji transferi, ortak yatırım ve üretimi; bir diğeri hayvan ve kanatlı yemi, üretim girdileri, tahıl, kepek ve pamuk tohumu küspesi ticaretini kapsıyor. Üçüncü belge ise protein ve süt ürünleri, yem ve girdiler, ekipman tedariki, teknik bilgi transferi ve ortak yatırımlara odaklanıyor. İranlı yetkililer, anlaşmaların yalnızca ticaret hacmini artırmasını değil, ortak üretim ve sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmasını hedefliyor. Özbekistan’da bazı süt ürünleri, yumurta, hurma, elma ve kivi için sıfır gümrük tarifesi uygulanması İranlı ihracatçılar açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte ihracatçıların Çin, Rusya, Kazakistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin yanı sıra fiyat, ambalaj, standart, dağıtım ve lojistik maliyetleri bakımından da rekabet etmesi gerekiyor.

İtalya’da Mısır Azalışı ve İthalat Güçlükleri Hayvancılık Zincirini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Mısır Azalışı ve İthalat Güçlükleri Hayvancılık Zincirini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da mısır üretimindeki düşüş, yem hammaddelerinin kalitesine ilişkin sorunlar, uluslararası tedarik rotalarındaki aksamalar ve enerji maliyetlerindeki artış, hayvancılık yemleri ile işletmeleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin, bu etkenlerin birlikte İtalyan hayvancılığının tedarik güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirtti. 2026 kampanyasına ilişkin ilk göstergelere göre, kuraklık ve yüksek sıcaklıklardan en fazla etkilenen bölgelerde ulusal mısır üretimindeki düşüş %35’i aşabilir. Avrupa’daki mısır hasadı tahmini de başlangıçta öngörülen yaklaşık 61 milyon tondan 50 milyon tona indirildi. İklim koşulları ayrıca aflatoksin ve fumonisin gibi mikotoksinlerle kontaminasyon riskini artırarak hayvan yemi olarak kullanılabilecek mısır miktarını daha da azaltabilir. Tedarik sıkıntısı fiyatlara da yansıyor. Granaria di Milano verilerine göre, ağustos sonu ile 22 Eylül arasında kabuksuz ulusal soya küspesinin fiyatı ton başına 428 avrodan 476 avroya, ulusal mısırın fiyatı ise 248 avrodan 258 avroya yükseldi. Menşe ve tedarik alanına ilişkin kurallar nedeniyle DOP zincirlerinde alternatif hammadde kaynaklarına yönelmek daha sınırlı kalıyor. Assalzoo’ya göre Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz’deki saldırılar tahıl taşımacılığını zorlaştırırken, Avrupa’nın büyük ölçüde ithalata bağlı olduğu soya için EUDR’nin yaklaşan uygulaması da erişimi güçleştirebilir. Dernek, soya için uygulamanın askıya alınmasının değerlendirilmesini, uluslararası hammadde erişiminin korunmasını, ulusal tahıl üretiminin desteklenmesini ve enerji ile lojistik maliyetlerinin azaltılmasını istedi.

Ukrayna Tarım Ürünlerini Baltık Denizi Limanlarından İhraç Etmeyi Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Mano Ūkis · Özgün haber

Ukrayna Tarım Ürünlerini Baltık Denizi Limanlarından İhraç Etmeyi Değerlendiriyor

Ukrayna, tarım ürünlerini Baltık Denizi'ndeki limanlar üzerinden ihraç etme olasılığını değerlendiriyor. Gelişme, Ukrayna portalı Evropeiska Pravda'nın Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına dayandırdığı haberle aktarıldı. Ancak yüksek lojistik maliyetleri, bu güzergâhın kullanılmasının önündeki başlıca engel olarak belirtiliyor.