ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

79 haber · Sayfa 1

Güney Afrika’da 2026/27 Ekim Sezonunda Kuraklık Riskine Karşı Planlama Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da 2026/27 Ekim Sezonunda Kuraklık Riskine Karşı Planlama Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da Free State, North West, Mpumalanga ve Limpopo başta olmak üzere yaz yağışlarına bağlı bölgelerde faaliyet gösteren tahıl ve yağlı tohum üreticileri, 2026/27 üretim sezonunda maksimum verim yerine kuraklık riskini yönetmeye hazırlanıyor. Mevsim tahminleri, yaz aylarında güçlenebilecek El Niño’nun ülkenin yaz yağışlı bölgelerinde normalin altında yağış ve normalin üzerinde sıcaklık getirebileceğine işaret ediyor. Güney Afrika Hava Servisi ile Tarım Bakanlığı, sıcaklık stresi, nem açığı ve yağışların düzensiz dağılması konusunda uyarıda bulundu. Kaynakta, verim kayıplarının yalnızca sezon toplamındaki yağış eksikliğinden değil; çiçeklenme, tozlaşma ve tane doldurma dönemlerinde yaşanan sıcaklık stresinden de kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle üreticilere ekim tarihlerini kademelendirme, marjinal topraklarda mısır alanını azaltma ve ayçiçeğine yönelme gibi seçenekleri değerlendirme önerisi yapılıyor. Free State’te Pannar Seed’den Jaco Naudé, gübre ve ekim miktarlarının yeniden gözden geçirilmesini, sıcak hava dönemlerinde sulamanın günün daha serin saatlerinde yapılmasını tavsiye ediyor. Syngenta Seeds South Africa’dan Charles Basson ise ekim sırasında ve sonrasındaki ilk günlerde toprak sıcaklığının izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Sıcak günlerle serin geceler arasındaki dalgalanmaların ayçiçeğinde Sclerotinia mantarını harekete geçirebileceği, mısırda ise erken dönemde yabancı ot kontrolünün önem taşıdığı aktarılıyor. Syngenta Seedcare’den Yolandi Furniss, kurak yazlarda nematodlara karşı tohum uygulamalarının genç kökleri koruyarak riski azaltabileceğini söylüyor. Grain SA’dan Corné Louw ise yüksek girdi maliyetleri, görece düşük tahıl fiyatları ve sezonun ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilecek kuraklık nedeniyle üreticilerin denenmemiş ürün veya uygulamalara yönelmemesi gerektiğini vurguluyor. Gübre programlarının toprak analizleri, gerçekçi verim beklentileri ve tarla bazındaki maliyetlerle uyumlu hazırlanması isteniyor.

Kuraklık, Yazlık Silaj İhtiyacını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Kuraklık, Yazlık Silaj İhtiyacını Gündeme Getirdi

Bu yılki kuraklıkların etkisi, daha fazla çiftçinin yem bütçelerinde yazlık silaj için ihtiyat stoku oluşturmasını gündeme getirdi. Yaz boyunca süren sıcak ve kurak hava, birçok çiftlikte ot gelişimi, su kaynakları ve stokların destek yemlemesiyle ilgili sorunlara yol açtı. Teagasc’tan Michael O’Donovan, gelecekteki sıcak hava dalgaları ve kuraklıklara karşı çiftlik sistemlerinin dayanıklılığının artırılması gerektiğini belirtti. O’Donovan, Avrupa’nın daha sıcak hale geldiğini ve kuraklık riskinin çiftlik planlamasında dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Kırmızı Et İşletmeleri İçin Etkili Ekip Yönetiminde Üç Öneri
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Kırmızı Et İşletmeleri İçin Etkili Ekip Yönetiminde Üç Öneri

Kırmızı et sektöründeki işletmelerde yöneticilerin ekiplerini daha etkili yönetebilmesi için iletişim, güvenilir liderlik ve kararlı karar alma öne çıkarılıyor. Öneriler, hem yeni göreve başlayan yemlik sığır işletmesi yöneticilerine hem de ekip yönetimindeki insan ilişkileri becerilerini geliştirmek isteyen deneyimli saha yöneticilerine yönelik hazırlanmış. Etkili iletişimin çalışan motivasyonunu desteklediği belirtiliyor. Yöneticilerin ekiplerini projeler, görevler ve işletmenin genel gidişatı hakkında bilgilendirmesi; yalnızca sorunlar ortaya çıktığında değil, olumlu gelişmelerde de iletişim kurması öneriliyor. İyi çalışmaların ve olumlu başarıların açıkça takdir edilmesinin ekip içinde güveni artıracağı ve çalışanların katılımını teşvik edeceği aktarılıyor. Çalışanların soru veya sorunlarını rahatça iletebilmesi için yöneticilerin erişilebilir olması ve talepleri dikkatle dinlemesi gerektiği vurgulanıyor. Liderlerin ekiplerinin güvenini ve saygısını kazanabilmesi için güvenilirlik oluşturması gerektiği ifade ediliyor. Bunun; verilen sözlerin tutulması, görevlerin takip edilmesi, işlerin zamanında tamamlandığını gösteren bir geçmişe sahip olunması ve ekip içinde işi sonuçlandıran kişi olarak tanınmakla mümkün olacağı belirtiliyor. Yöneticilerin, çalışanlardan bekledikleri işe bağlılık ve tam profesyonellik düzeyini önce kendileri sergilemesi gerektiği de kaydediliyor. Son olarak yöneticilerin görev ve sorumlulukları kararlı biçimde devretmesi, gerektiğinde otorite kurması ve hızlı, doğru kararlar alması öneriliyor. Planlama, organizasyon ve personel yönetimine ilişkin kararların işletmenin tamamını etkilediği; doğru karar alma yaklaşımının yeni sorunlarla başa çıkmaya, işletmenin büyümesine, verimliliğin artmasına ve çalışan motivasyonuna katkı sağlayacağı belirtiliyor. Önerilerin kaynağı Meat Processors Pty Ltd olarak gösteriliyor.

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), agav yetiştiriciliğinden tekila üretimi ve pazarlamasına uzanan değer zincirini güçlendirmek için çalışma yürütecek. Sader Başkanı Columba López Gutiérrez, bu hafta Meksika’nın Jalisco eyaletindeki bir tekila üretim tesisini ziyaret ederek üretim ve damıtma sürecini yakından inceledi. López Gutiérrez, zincirde özellikle bitki sağlığı ve gıda güvenliğine odaklanılacağını açıkladı. Bakanlığın planları arasında agav yetiştiriciliğinde agroekolojik bir sistemin geliştirilmesi, toprakların iyileştirilmesi ve yeniden kazanılması, biyofabrikalarla ortak çalışmalar yürütülmesi ve zararlılarla mücadele bulunuyor. Sader ayrıca tarım, araştırma ve sanayi arasındaki bağlantıları güçlendirmeyi; üreticiler, araştırmacılar ve ürünü işleyen kuruluşlar arasında ortak çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Bu başlıkların çalışma masaları, forumlar ve eğitimler aracılığıyla izlenmesi planlanıyor. López Gutiérrez, Tekila Düzenleme Konseyi’nin laboratuvarını ziyaretinde bilim, teknoloji ve uzmanlık bilgisinin ürün kalitesine katkısına da dikkat çekti. Ulusal Tekila Sanayisi Odası’nın bildirdiğine göre federal hükümet, Jalisco yönetimi ve Tekila Düzenleme Konseyi, agav-tekila zincirine yönelik bir eylem planı için çalışma toplantısı yaptı. Görüşmede agav üreticilerinin sayısı, plantasyonların kaydı ve güncellenmesi, stratejik planlama, bitki sağlığı ve üreticilerin korunması gündeme geldi. Ayrıca Agave Responsable Social sertifikası, coğrafi veri görüntüleyicisi, agavın diğer kullanım alanları, ürün rehni, ürün deseni dönüşümü, yeni pazarlar ve bitki sağlığı kampanyası değerlendirildi. Toprakların iyileştirilmesi, biyogübrelerin geliştirilmesi ve tekila ticaretinin özellikle Asya pazarlarında güçlendirilmesi de ele alındı.

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı

Lahor’da Mari Energies Limited ile Engro Fertilizers Limited, çiftçilerin kaliteli tarımsal girdilere ve dengeli besin kullanımına erişimini geliştirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, bu yolla ürün verimi ve çiftçi gelirlerinin desteklenmesini, tarımsal girişimlerin yanı sıra toplum kalkınması çalışmalarının yürütülmesini öngören bir çerçeve oluşturuyor. İşbirliği, Mari Energies’in faaliyet alanlarındaki toplum kalkınması deneyimini Engro Fertilizers’ın tarım uzmanlığıyla birleştiriyor. Şirketler, çiftçiler ve yerel topluluklar için programları ortaklaşa planlama, uygulama ve gözden geçirme konusunda anlaştı. Tarımsal çalışmaların odağında kaliteli girdilere erişimin artırılması ve bilinçli besin yönetimi uygulamalarının teşvik edilmesi bulunuyor. Ortaklığın kapsamına eğitim, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) öğrenimi, mesleki eğitim, gençlerin istihdam edilebilirliği, sağlık hizmetleri ve çevresel sürdürülebilirlik de dahil edildi. Spor, kültür ve liderlik programları da kapsamda yer alıyor. Mari Energies Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Faheem Haider, girişimin şirketin eğitim, sağlık, sürdürülebilir geçim kaynakları ve altyapı alanlarındaki mevcut çalışmalarına dayanacağını belirtti. Şirketler, ortak planlama ve program değerlendirmeleriyle ölçülebilir sonuçlara ulaşmayı hedefliyor.

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı
Görsel kaynağı: Salzburger Nachrichten · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

AB’nin 27 tarım bakanı, Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Lüksemburg’da yapılan toplantıda bakanlar, 2028-2034 dönemine ilişkin AB bütçe görüşmelerinde başka başlıklarda ele alınan konuları uzlaşmanın dışında bıraktı. Bunlar arasında bütçenin toplam büyüklüğü ile işletme başına alan bazlı gelir desteğine getirilecek sınır da bulunuyor. Üye devletler, OTP desteklerinin uygulanmasında daha fazla ulusal esneklik talep etti. Avrupa Komisyonunun üye ülkelere destek tasarımına ilişkin tavsiyelerinin bağlayıcı olmaması istenirken, yaşlılık aylığı alan çiftçilerin doğrudan ödemelerinin azaltılması da zorunlu tutulmayacak. Buna karşılık genç çiftçilere daha yüksek destek verilmesi ve işletme kurarken desteklenmeleri zorunlu olacak. Uzlaşma metnine göre “aktif çiftçi” tanımı bağlayıcı olacak, ancak üye devletler bu tanımın ayrıntılarını kendi ulusal koşullarına göre belirleyebilecek. Bu yaklaşım, OTP kaynaklarının fiilen tarım yapan kişilere yönlendirilmesi ve arazilerin yalnızca yatırım amacıyla tutulmasının önlenmesi hedefiyle ilişkilendiriliyor. Komisyon, gelecek uzun vadeli AB bütçesinde OTP ve yapısal destek için çok sayıdaki fonun yerine tek bir Ulusal ve Bölgesel Ortaklık Planı fonu oluşturulmasını önermişti. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, çiftçilerin gelecek mali dönemde ödemeleri için planlama güvenliği ve istikrara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Avrupa Parlamentosu pozisyonunu belirledikten sonra iki kurumun müzakerecileri ortak bir metin üzerinde çalışabilecek.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Yeni Zelanda’da Otago’daki Engebeli Çiftlikte Sanal Çitten İlk Faydalar
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Otago’daki Engebeli Çiftlikte Sanal Çitten İlk Faydalar

Yeni Zelanda’nın South Otago bölgesindeki Lochindorb Run koyun ve sığır işletmesinde sanal çit kullanımının ilk sonuçları olumlu oldu. Lyndon ve Jade McNab’ın işlettiği 2.500 hektarlık çiftlikte sistem yaklaşık iki aydır kullanılıyor. McNab, sanal çitin zorlu tepe arazisinde mevcut arazi ve hayvan varlığından daha iyi yararlanma fırsatı sunduğunu belirtiyor. McNab, kısa süre önce başlatılan Livestock Innovation Farming Transformation (LIFT) programının katılımcıları arasında yer alıyor. Ülke genelinden dokuz çiftliğin dahil olduğu program, sanal çit ile bağlantılı çiftlik sistemi değişikliklerinin farklı işletme türleri ve koşullardaki ticari sonuçları hakkında ortak bir veri kütüphanesi oluşturmayı amaçlıyor. McNab, programdan aldığı mali ve teknik desteğin karşılığında deneyimini tarla günleri gibi etkinliklerde paylaşmayı kabul etti. Beef + Lamb tarafından “zor tepe arazisi” olarak sınıflandırılan işletmenin geniş bölümlerine yalnızca yürüyerek ulaşılabiliyor. Çiftlikte kış döneminde 600 gebe sığır ve yaklaşık 6.500 koyun bulunuyor; işletme ayrıca her yıl en az 100 gün ot büyümesi olmadan geçecek şekilde planlama yapıyor. McNab, sanal çitin yem kullanımını iyileştirerek israfı azaltmasını ve genç damızlık hayvanların beslenmesini geliştirmesini umuyor. İlk ve ikinci kez buzağılayan sığırların kullanıldığı sistem, özellikle Southland ve Otago’da sezonun çok yağışlı geçtiği dönemde sürekli arka çitlemeye imkân verdi. McNab’a göre bu uygulama, buzağılama alanlarındaki çamur ve hasarı azaltırken hayvanlar taşındıktan sonra ilk otlatma bölümünün yeniden büyümesini hızlandırdı. Sığırlar yağışlı günlerde yüksek alanlara yönlendirilebiliyor; doğum bildirimleri de sorunların daha erken fark edilmesine yardımcı oluyor. Halter’in uydu bağlantısı, tepelik araziye iletişim kuleleri kurma ihtiyacını ortadan kaldırdığı için ayrıca avantaj sağlıyor.

Corrientes’te Manda Genetiği İçin Suni Tohumlama Merkezi Geliştiriliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Corrientes’te Manda Genetiği İçin Suni Tohumlama Merkezi Geliştiriliyor

Arjantin’in Corrientes eyaletindeki Caá Catí’de María Nilda Silva ve ailesi, manda yetiştiriciliğine odaklanan bir işletme ile Centro Integral de Inseminación Artificial Bubalino’yu (CIIAB) geliştiriyor. Ülkede öncü bir girişim olarak tanımlanan merkezin faaliyeti 2016’da başladı. Kaliteli genetiğe erişim ihtiyacıyla birlikte işletme, manda sperması üretimi ve ticareti için altyapı ve teknoloji yatırımlarına yöneldi. CIIAB, Senasa tarafından yetkilendirildi, Sociedad Rural Argentina’ya kaydedildi ve genetik materyal ithalatı ile ihracatında faaliyet gösteriyor. İşletmede Murrah, Mediterránea ve Jafarabadi ırkları üzerinde çalışılıyor. Silva’nın yaklaşımı, her ırkın özelliklerini korurken et ve süt üretimini birlikte kapsayan çift amaçlı yetiştiriciliği geliştirmeye dayanıyor. Silva’ya göre Arjantin manda yetiştiriciliğinin başlıca sorunlarından biri, damızlıkların kökeni ve performansı hakkında güvenilir ve izlenebilir bilginin yetersizliği. Ebeveyn bilgileri eksik olduğunda akrabalı yetiştirme riski artabilir ve yeni genetik hatların kullanımı sınırlanabilir. Mediterránea ırkında İtalya’dan gelen homologe edilmiş sperma, kayıtlı geçmişe sahip damızlıklara erişim sağlıyor. Murrah ve Jafarabadi ırklarında ise genetik iyileştirme için uzun süreli absorbsiyon ve seleksiyon çalışmaları gerekiyor. İşletmede safkan hayvanlar bulunuyor ve bu hayvanların üretim özelliklerinin yeni nesillere aktarılması amaçlanıyor. Üreme programında hem normal dönemlerde hem de alışılmış üreme sezonu dışında, özel protokollerle suni tohumlama uygulanıyor. Mandaların mevsimsel olması ve genellikle sonbaharda kızgınlığa girmesi, üreme planlamasını çalışmanın temel unsurlarından biri haline getiriyor. Seleksiyon yalnızca hayvanların görünüşüne göre yapılmıyor. Silva, verimli bir mandanın yılda bir yavru vermesi, iyi et üretim kapasitesine sahip olması ve süt sağlaması gerektiğini belirtiyor. Mediterránea ırkında ayak yapısı ve meme özellikleri, Murrah’da ise boynuzlar, sırt çizgileri ve bacakların biçimi değerlendiriliyor. Amaç, çift amaçlı üretimi sürdürürken her ırka özgü özellikleri korumak. Silva, Arjantin’de mandanın süt potansiyelinin hâlâ yeterince gelişmediğini ifade ediyor. Süt üretiminin yaygınlaşması için altyapı, sağım ekipmanı ve eğitimli personel gerektiğini; bu koşulların sektörün büyümesini zorlaştırabildiğini söylüyor. İşletmede UNNE Gıda Teknolojisi kürsüsünün katılımıyla süt kontrolleri yapılıyor. Bazı mandaların kayıtları on yıla kadar uzanıyor; bu veriler hayvanların özelliklerini ve bunları yavrularına aktarma kapasitesini değerlendirmeye yardımcı oluyor. İşletme, üreticilere damızlıkların anneleri, doğum ağırlıkları ve üretim performansları hakkında bilgi sunuyor. Corrientes, Formosa ve Misiones’teki küçük ve orta ölçekli üreticilerin damızlık ve sperma talebinin arttığı belirtiliyor. Silva ayrıca buzağıların ilk günlerden itibaren katı yem tüketmesini, ancak emzirmenin kesilmemesini hedefliyor. Hayvanları ehlileştirip sergilere hazırlayan Silva, işletmenin yıllardır bruselloz ve tüberkülozdan ari tutulduğunu da aktarıyor. 2018’de manda yetiştiriciliğinin Palermo Kırsal Sergisi’ne dönüşünde yer alan üretici, sergilerin et, süt, süt ürünleri ve manda genetiğinin tanıtımına katkı sağladığını düşünüyor.

ABD ve Macaristan’da Hassas Tarım Teknolojisi Kullanımı Karşılaştırıldı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

ABD ve Macaristan’da Hassas Tarım Teknolojisi Kullanımı Karşılaştırıldı

Umenhoffer Péter, ABD’deki tarım deneyimlerini “Mezőgazdaság az óceán két oldalán” başlıklı sunumda, Soós Pál Gépész Szakkollégium’un davetiyle Magyar Agrár- és Élettudományi Egyetem’in Gödöllő kampüsünde anlattı. Iowa ve Minnesota’da Macaristan’dakinden önemli ölçüde daha büyük işletmeler gördüğünü belirten Umenhoffer, yüksek güçlü makinelerin yanı sıra bazı çiftçilerin teknolojiye bağlılığını ve aile işletmelerinin geleceğini uzun vadeli planlamasını da aktardı. Sunumda farkın yalnızca makine büyüklüğünde olmadığı vurgulandı. ABD’de teknolojilerin günlük çalışmaya ve bunları kullanılabilir kılan hizmet altyapısına nasıl entegre edildiği öne çıktı. Dijital araçlar, toprak ve bitki durumuna ilişkin veriler, verim haritaları ve hedefli girdi uygulamaları birçok işletmede üretimin günlük yönetimini destekliyor. Bu bilgiler, farklı arazi koşullarına göre müdahalelerin daha isabetli planlanmasına yardımcı olabiliyor. Umenhoffer’in aktardığı karşılaştırmaya göre hassas tarım teknolojilerini kullanan Macar çiftçilerin oranı yaklaşık %15, Amerikalı çiftçilerin oranı ise yaklaşık %65-70 düzeyinde. Ancak ekipman satın almak tek başına yeterli görülmüyor. Farklı sistemlerden gelen bilgilerin birleştirilmesi, yorumlanması ve karar süreçlerinde kullanılması gerekiyor. Umenhoffer, ABD’deki deneyimlerden yararlanılması ve edinilen bilginin Macaristan’ın koşullarına uyarlanması gerektiğini ifade etti.

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi

İsveç Tarım Kurulu, 2026 ilkbaharında başvurulan euro cinsinden tarım desteklerinin hektar ve hayvan birimi başına tutarlarını açıkladı. Desteklerin amacı sürdürülebilir ve rekabetçi tarıma katkı sağlamak. Euro üzerinden belirlenen ödemeler, her yıl ekim ayında toplam başvurulan hektar ve hayvan birimi sayıları dikkate alınarak hesaplanıyor. 2026 için çiftlik desteği hektar başına 132,27 euro, ilk 150 hektar için yeniden dağıtım desteği 16,92 euro ve genç çiftçi desteği 90,23 euro olacak. Sığır desteği hayvan birimi başına 93,80 euro olarak belirlendi. Organik üretim desteği tahıl, yağlı tohum ve protein bitkilerinde 162 euro; meyve ve meyvelerde 811 euro; patates, şeker pancarı ve sebzelerde 541 euro olarak uygulanacak. Tarım arazisindeki hayvan desteği ise hektar başına 195 euro. Hassas tarım planlaması desteği hektar başına 31,28 euro, yem bitkisi yetiştiriciliği desteği 59 euro olacak. Çiçekli tarla ve tarla kenarı desteği, bölgeye göre 282 euro, 726,02 euro veya 387,73 euro olarak değişecek. Karbon depolama ve azot sızıntısını azaltma desteği ara ürün için 141 euro, yakalama bitkisi için 156 euro ve ilkbahar işlemesi için 72 euro olarak açıklandı. 2026 ödemelerinde 1 euro 11,331 İsveç kronu üzerinden hesaplanacak. Çoğu ödemenin 11 Aralık'ta başlaması, bazı desteklerde %85'lik kısmi ödemenin ise 13 Kasım'dan itibaren yapılması planlanıyor; bu desteklerin nihai ödemeleri Ocak 2027'de başlayacak.

Mavi Dilin 2027'de Yeniden Ağır Seyretme Riski Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Mavi Dilin 2027'de Yeniden Ağır Seyretme Riski Uyarısı

Devon merkezli veteriner Mike Glover, Birleşik Krallık'ta mavi dil hastalığına bağlı enfeksiyonlar yavaşlıyor görünse de çiftçilerin en kötüsünün geride kaldığını varsaymaması gerektiğini söyledi. Glover, hastalığın 2027'de yeniden ağır seyredebeileceği uyarısında bulundu. Birleşik Krallık'ta 2026/27 sezonunda BTV-3 veya serotipi belirtilmemiş mavi dil vakalarının sayısı 3.436 olarak bildirildi. Pirbright Laboratuvarı araştırmacıları, virüsün enfekte tatarcıkların korunaklı koşullarda hayatta kalması ve gebe hayvanların virüsü doğmamış kuzu ve buzağılarına aktarması gibi yollarla varlığını sürdürebileceğini belirledi. Bazı enfekte hayvanların virüsü uzun süre taşıyabildiğine dair bulgular da virüsün, tatarcıkların daha az aktif olduğu dönemlerde hayatta kalmasına imkân verebilir. Araştırmaya göre ılıman bir kış riski artırabilir; laboratuvar koşullarında bazı yetişkin tatarcıklar 10°C'de üç aya kadar yaşadı. Glover, mevcut enfeksiyon düzeyi ve doğmamış kuzu ile buzağıların muhtemel enfeksiyonu nedeniyle virüsün gelecek yılın başlarında yeniden görülebileceğini söyledi. Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığı (DEFRA) da mavi dilin kışı geçirmesinin muhtemel olduğu uyarısında bulunarak çiftçilere gelecek yılın aşılama programlarını planlamaya başlamalarını tavsiye etti. Aşı talebinin salgının yayılmasıyla keskin biçimde artması, bu yıl tedarik sorunlarına yol açtı. Ulusal Koyun Birliği araştırmasında katılımcıların %40'ı denemesine rağmen aşı bulamadığını, %65'i ise gelecek yıl sürülerini kesinlikle aşılamayı planladığını belirtti. Glover, Güneybatı İngiltere'de salgının zirvesinde çiftçilerin aşıya ulaşmakta zorlandığını ve üreticilerin gelecek yıl için arzı artırmasını umduğunu söyledi. Koyun işletmelerinde çiftleşme sezonu sürerken koçların dölleme kabiliyetiyle ilgili endişeler de arttı. Glover, mavi dilin bu sorunlarda önemli rol oynamış olabileceğini düşünse de olağanüstü sıcak ve kurak yaz ile ot eksikliğinin de koyunları etkilemiş olabileceğini belirtti. Henüz aşılanmayan çiftçilere, bu sonbaharda aşının faydalı olup olmayacağını veya gelecek yıla hazırlanmaları gerekip gerekmediğini veterinerlerine danışmaları çağrısı yaptı.

Japonya’da Tarım İşletmeleri Yarıdan Fazla Azaldı, Ortak İşletmelerin Rolü Arttı
Görsel kaynağı: JAcom — Tarım Kooperatifleri Gazetesi · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Tarım İşletmeleri Yarıdan Fazla Azaldı, Ortak İşletmelerin Rolü Arttı

Japonya’daki tarım işletmelerinin sayısı 2010’da 1,679 milyondan 2025’te 836 bine gerileyerek yarıdan daha azına indi. 2020/25 dönemindeki azalış 240 bin işletme oldu. Bu sayı 2015/20 dönemindeki 302 binlik azalıştan düşük kalırken, azalış oranı %22,3’e çıkarak önceki dönemdeki %21,9’u aştı. Temel tarım işgücü de 1,036 milyon kişiye indi ve aynı dönemde %24 azaldı; Çin ve Hokuriku bölgelerinde düşüş yaklaşık %30 oldu. Kaynağa göre gerilemenin arka planında baby boom kuşağının emekliye ayrılması bulunuyor. Sonraki kuşağın bölgeden ayrılarak kentlerde yaşaması da tarım işgücünün yenilenmesini sınırlıyor. Uçida’nın hesaplamasına göre temel tarım işgücü 2035’te 590 bine, 2040’ta 460 bine düşebilir. Uçida, çiftçilerle çalışanları buluşturacak eşleştirme uygulamalarının ve dijital dönüşümün üretim alanında kullanılmasını önerdi. İşletilen tarım arazisi 2020/25 döneminde ülke genelinde 234 bin hektar azalarak 2,999 milyon hektara indi. Hokkaido’da 100 hektar ve üzerindeki işletmelerin payı %4,8 artışla %29,8’e çıktı. Tarım arazisinin sorumlu üreticilere aktarımı ise 2013-19 dönemindeki 301 bin hektarlık artıştan 2019-25 döneminde 125 bin hektara geriledi. Arazi azalırken yerleşim temelli ortak tarım işletmelerinin topladığı alan yaklaşık yatay kaldı ve bu işletmelerin payı Tōfu bölgelerinde yükselerek Çin bölgesinde %32,6’ya ulaştı. Uçida, bu yapıların ağ oluşturarak makineleri ortak kullanmasını ve ortak zararlı mücadelesi yürütmesini; ayrıca değerli tarım arazilerini korumak için arazi kullanım planlamasının güçlendirilmesini ve tarım altyapısına yatırım yapılmasını savundu.

Belarus Gazetelerinin 22 Ekim İçeriklerinde Ürün Depolama ve Yapay Zekâ Geliştirmeleri
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus Gazetelerinin 22 Ekim İçeriklerinde Ürün Depolama ve Yapay Zekâ Geliştirmeleri

«Belarus Segodnya» yayınevinin gazeteleri, 22 Ekim Perşembe günü yayımlanacak sayılarında Belarus’taki göz bilimi, sezon dışı dönemde meyve ve sebze arzının güvenceye alınması, yapay zekâ tabanlı yerli projeler ve ülkenin kültürel mirası hakkında içeriklere yer verecek. Duyuruda ayrıca bir öğretmenin meslek öyküsü de tanıtılıyor; ancak tarım açısından öne çıkan bölüm, ürünlerin bölgesel istikrar fonlarına depolanması ve fiyat koşullarıyla ilgili haber. Göz bilimi dosyasında, Belarus’un Sovyet döneminden devralınan yöntemleri kendi olanak ve ihtiyaçlarına göre uyarlayarak ayrı bir gelişim çizgisi oluşturduğu aktarılıyor. Milletvekilleri Meclisi Sağlık, Beden Eğitimi, Aile ve Gençlik Politikası Daimi Komisyonu Başkanı Valeri Malaşko’nun değerlendirmesine göre, savaş sonrası dönemde Profesör Tatyana Biriç’in yürüttüğü operasyonlar ve oluşturduğu bilimsel-pratik okul, alanın temelini attı. Ülkede bugün farklı sınıflardan göz ilaçları bulunuyor; yapay göz merceği üretimi ile transplantasyon oftalmolojisi de geliştiriliyor. Tarım bölümünde, 2026/2027 sezon dışı döneminde tüketicilere meyve ve sebze teminini güvenceye almak amacıyla istikrar fonlarına 9.533 ton salatalık ve 6.050 ton domates konulduğu belirtiliyor. Bu planlamada önceki yıllarda bazı ürünlerde yaşanan talep artışlarının dikkate alındığı ifade ediliyor. Ürünler için başlangıç dönemi satış fiyatları belirlendi; fiyatların her yıl 20 Mart’a kadar yeniden gözden geçirilebilmesine de olanak tanındı. Bölgesel fonlara depolama çalışmaları tarım kuruluşları ve köylü çiftlikleri tarafından yürütülüyor. Yapay zekâ dosyasında, Minsk’te düzenlenen V. Uluslararası Akademgorodok IT Forumu’nda tanıtılan beş yerli geliştirmeden bazıları ele alınıyor. Belarus Devlet Üniversitesi’nin 5D-Belarus Arşivi projesi, bilgileri lazerle özel cam üzerine kaydetmeyi ve 10 bin yıldan uzun bir saklama süresi sağlamayı hedefliyor. Ulusal Kadastro Ajansı ise adres, oda sayısı, alan ve dekorasyon türü bilgileriyle dairelerin yaklaşık piyasa değerini hesaplayan ücretsiz bir çevrim içi servis geliştirdi. Modelin mutlak hata payı Minsk’te %5,59’a, bölge merkezlerinde %6,53’e kadar çıkıyor; kurum, sonucu yalnızca gösterge olarak değerlendirmek gerektiğini belirtiyor. Duyurulan diğer içerikte, Pasto bölgesindeki Kamai tarım kasabasının 17. yüzyıl başlarından kalma Vaftizci Yahya Kilisesi, 15–16. yüzyıllara tarihlenen taş haç ve yerel efsaneleriyle turist çektiği anlatılıyor.

Karadağ’da Tarım ve Gıda Sektörüne Yatırım Çağrısı
Görsel kaynağı: Agrokultura · Özgün haber

Karadağ’da Tarım ve Gıda Sektörüne Yatırım Çağrısı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Karadağ Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, Herceg Novi’de düzenlenen Avrupa Birliği–Karadağ (AIM 2026) Yatırım Konferansı’nda, tarım ve gıda sektörüne yatırım yapmak isteyen yatırımcılara Bakanlığın açık olduğunu söyledi. Joković, “Çiftlikten pazara: Karadağ tarım ve gıda sektörünün geleceğine yatırımlar” panelinde ülkenin yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve sektörün rekabet gücünün artırılması gerektiğini anlattı. Joković’e göre Bakanlık, yeni projeler başlatmak, mevcut üretimi genişletmek ve yerel ekonomide katma değer yaratmak isteyen yatırımcılarla işbirliğine hazır. Bakanlığın, düzenleyici çerçeveyi ekonominin ihtiyaçlarına göre geliştirmeyi ve idari prosedürleri daha etkin hale getirerek yatırımcıların projelerini gereksiz engel ve gecikmeler olmadan uygulamasını sağlamayı sürdüreceği belirtildi. Öngörülebilir ve işlevsel bir düzenleyici ortamın sermaye çekmek, yeni üretim kapasiteleri oluşturmak ve uzun vadeli iş planlaması yapmak için önemli olduğu kaydedildi. Joković, gıda üretiminin ekonomik kalkınmanın temellerinden biri olmasının yanı sıra ülkenin uzun vadeli istikrarı ve güvenliği açısından da önem taşıdığını söyledi. Yerli üretimin güçlendirilmesi, tarım üreticilerinin desteklenmesi ve işleme sanayisinin geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltarak piyasadaki yerli ürün payını artırabileceğini belirten Joković, daha yüksek kendine yeterlilik için yeni yatırımlar, modern teknoloji, daha güçlü işleme kapasitesi ve kamu-özel sektör ortaklığı gerektiğini ifade etti. Bakan ayrıca tarım üreticilerinin işleme sanayisi ve pazarla bağlantısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlantının yerli ürünlerin daha istikrarlı pazarlanmasına, tarımsal kaynakların daha iyi değerlendirilmesine ve üreticilerin daha yüksek ekonomik fayda elde etmesine katkı sağlayacağını belirtti. Konferans, iş ve yatırım çevreleriyle Karadağ tarımı ve gıda sektöründeki yatırım olanaklarının ve yeni projeler için atılabilecek adımların görüşülmesine de fırsat sağladı. Bakanlık, sürdürülebilir ve rekabetçi tarım için yatırımları ve ortaklıkları teşvik etmeyi sürdüreceğini açıkladı.

Karadağ’da Tarım ve Gıda Yatırımları İçin Bakanlık Açık
Görsel kaynağı: CDM · Özgün haber

Karadağ’da Tarım ve Gıda Yatırımları İçin Bakanlık Açık

Karadağ Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, üretim kapasitesine yatırım yapmaya, modernizasyona ve Karadağ tarımının rekabet gücünü artırmaya hazır yatırımcılara Bakanlığın açık olduğunu söyledi. Joković, bu açıklamayı Herceg Novi’de düzenlenen Avrupa Birliği-Karadağ Yatırım Konferansı’nda, Karadağ tarım ve gıda sektörünün geleceğine yatırımların ele alındığı panelde yaptı. Bakan, ülkenin tarım ve gıda sanayisine yatırım için güvenilir bir merkez olarak görülmesini, yeni projeler başlatılmasını ve mevcut üretimin genişletilmesini hedeflediklerini belirtti. Joković, yatırımcıların projelerini gereksiz engel ve gecikmeler olmadan hayata geçirebilmesi için mevzuat çerçevesinin ekonominin ihtiyaçlarına göre geliştirilmeye ve uyarlanmaya devam edeceğini kaydetti. İdari prosedürlerin daha verimli hale getirilmesinin de amaçlandığını söyleyen Joković’e göre öngörülebilir ve işlevsel bir düzenleyici ortam; sermaye çekmek, yeni üretim kapasiteleri geliştirmek ve işletmelerin uzun vadeli planlama yapabilmesi için önemli bir ön koşul. Bakan, yatırımcılarla yeni projeler ve mevcut üretimin büyütülmesi konusunda işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Gıda üretimini ekonomik kalkınmanın temellerinden biri ve devletin uzun vadeli istikrarı ile güvenliği açısından önemli bir unsur olarak nitelendiren Joković, yerli üretimin güçlendirilmesi, tarım üreticilerinin desteklenmesi ve işleme sanayisinin geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltacağını söyledi. Daha yüksek kendine yeterlilik için yeni yatırımların yanı sıra çağdaş teknolojiye, güçlü işleme kapasitesine ve kamu-özel sektör ortaklığına ihtiyaç olduğunu belirtti. Üreticilerin işleme sanayisi ve piyasayla bağlantısının güçlendirilmesinin, yerli ürünlerin daha istikrarlı pazarlanmasına ve üreticilerin daha yüksek ekonomik fayda elde etmesine katkı sağlayacağını aktardı. Sektörel gelişimin yalnızca üretim hacmiyle sınırlı kalmaması; kalite, teknoloji ve çağdaş piyasa taleplerine uygun ürünleri de kapsaması gerektiğini söyledi.

Fas, 2031’e kadar 1,8 Milyar M³ Arıtılmış Su Hedefliyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas, 2031’e kadar 1,8 Milyar M³ Arıtılmış Su Hedefliyor

Fas hükümeti, su güvenliğini güçlendirmek amacıyla deniz suyu arıtma tesislerinin gerçekleştirilmesini hızlandırmayı planlıyor. Hükümet programında, 2031 ufkunda 1,8 milyar m³ arıtılmış suyun seferber edilmesi hedefleniyor. Hedef, Fatima Ezzahra El Mansouri’nin 19 Ekim Pazartesi günü Parlamento’nun iki kanadında sunduğu programdaki yönelimler arasında yer aldı. Arıtma yatırımları, ulusal su tedarikini çeşitlendirmeyi amaçlayan daha geniş bir altyapı stratejisinin parçası olarak ele alınıyor. Bu kapsamda kurak, yarı kurak ve dağlık bölgelerle vahalardaki barajların güçlendirilmesi, gerektiğinde havzalar ve bölgeler arasında su transferi yapılması öngörülüyor. Hükümet, bu transferlerde bölgelerin su dengesinin korunacağını belirtiyor. Ancak açıklanan 1,8 milyar m³’lük hedefin tamamı sulamaya ayrılmış değil. Kullanım alanlarına göre dağılım, sulamaya hizmet verecek tarım arazilerinin büyüklüğü ve ek suyun hangi üretim havzalarına ulaşacağı belirtilmedi. Bu nedenle mevcut duyuru, tarım işletmeleri için belirli bir ölçekte yeni su mevcudiyetini ortaya koymuyor. Hükümet ayrıca uzun vadeli su politikasının stratejik çerçevesi olacak Ulusal Su Planı’nı hazırlayacağını duyurdu. Tarımsal etkilerin değerlendirilebilmesi için tesislerin konumu, su sağlama takvimi, sulamaya ayrılacak hacimler ve fiyatlandırmanın proje bazında netleşmesi gerekiyor.

Çiftçilerin Finansmana Hazırlığında Kayıt ve Mali Disiplin Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Çiftçilerin Finansmana Hazırlığında Kayıt ve Mali Disiplin Öne Çıkıyor

Çiftçilerin finansmana erişim hazırlığı, yalnızca bir fon sağlayıcı bulmaya değil, işletmenin alınacak parayı yönetmeye hazır olduğunu kanıtlamaya dayanıyor. Food For Mzansi’nin Standard Bank South Africa, Nedbank ve tarım danışmanlarından aktardığı değerlendirmelere göre zayıf kayıt düzeni, yetersiz mali sistemler, tamamlanmamış uyum yükümlülükleri ve işletmenin durumuna ilişkin belirsizlikler, umut vadeden bir başvuruyu zayıflatabiliyor. Standard Bank South Africa’dan Brendan Jacobs, çiftçilerin planlama ve karar alma süreçlerinde kullanmak üzere ilgili verileri ve mali bilgileri sunulabilir biçimde tutması gerektiğini belirtiyor. Gelir, gider, üretim, satış ve diğer tarımsal faaliyetlere ilişkin kayıtlar; tahminlere dayalı yaklaşımlar yerine gerçekçi bütçeler ve projeksiyonlar hazırlanmasına yardımcı oluyor. Nedbank’tan Olivia Pratt ise eksik veya güncel olmayan bilgi sunulmasını başvurulardaki en büyük hatalardan biri olarak nitelendiriyor. Ona göre kreditörler, işletmenin geçmiş performansını açıkça gösteren doğru mali bilgiler bekliyor. Molo Consulting’in kurucusu Sibo Molo, aylık muhasebe kayıtlarından oluşturulan mali tabloları başvurunun en önemli belgeleri arasında gösteriyor. Traktör, araç ve hayvanlar dahil varlıkları içeren doğru bir sicil de işletmenin sahip olduklarını ve uygun olduğunda teminat olarak kullanılabilecek unsurları ortaya koyuyor. Pratt, güçlü bir başvurunun güvenilir mali bilgiler, kanıtlanmış geçmiş performans ve karşılanabilirlik ile sürdürülebilirliği gösteren gerçekçi nakit akışı projeksiyonlarını birlikte sunması gerektiğini söylüyor. Uzmanlar ayrıca kişisel ve işletme maliyesinin ayrılmasını, çiftlik için ayrı banka hesabı kullanılmasını ve işlemlerin yıl sonunda geriye dönük olarak toparlanması yerine aylık kaydedilmesini öneriyor. Bu uygulamalar, iyi yönetişim, vergi yükümlülüklerine uyum, uygun sigorta kapsamı, profesyonellik ve etkili risk yönetiminin göstergeleri olarak değerlendiriliyor.

Irak'ta Türkiye'den Gelen Suyun Tarımda Kullanılması Çağrısı
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber
Veri haberi

Irak'ta Türkiye'den Gelen Suyun Tarımda Kullanılması Çağrısı

Iraklı eski milletvekili Fadıl el-Fetlavi, hükümet ile Tarım Bakanlığının Türkiye’den gelen su salımlarından yararlanmak için kapsamlı bir tarım planı hazırlaması gerektiğini söyledi. Fetlavi, yükselen su seviyelerinin stratejik ürünlerin ekiminde değerlendirilmesi ve gelecek yılların ihtiyaçlarını karşılayacak gıda stoku oluşturulması çağrısı yaptı. Fetlavi’ye göre Irak barajlarındaki su stoku, kaynak ülkelerdeki sellerin ardından Türkiye ve Suriye’den gelen sel ve su salımları sonucunda 35 milyar metreküpün üzerine çıktı. Bu yıl su bolluğu beklediğini belirten Fetlavi, suyun tarım arazilerine yönlendirilmesi ve öncelikli ürünlerin belirlenmesiyle yerel üretimin artırılabileceğini, ithalata bağımlılığın azaltılabileceğini ve gıda güvenliğinin güçlendirilebileceğini ifade etti. Bunun için sulama sistemlerinin geliştirilmesi, su israfını azaltan modern yöntemlerin kullanılması ve kamu kurumları arasında koordinasyon gerektiğini söyledi.

Gürcistan’da Alternatif Tarım Politikası İçin Planlama ve İzleme Modeli Önerildi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Alternatif Tarım Politikası İçin Planlama ve İzleme Modeli Önerildi

Gürcistan’da sunulan alternatif tarım ve kırsal kalkınma stratejisi, mevcut neden-sonuç uyumsuzluklarının belirlenmesini ve yürürlükteki politika-stratejik yükümlülüklerdeki ilerleme ya da gerilemenin uygun göstergelerle değerlendirilmesini öneriyor. Çalışmanın başlangıç hedefi; mevcut durumun kapsamlı biçimde incelenmesi, tematik analiz yapılması, sorun ve zorlukların belirlenmesi, izleme bilgilerinin değerlendirilmesi ve değerlendirme raporlarının analitik olarak işlenmesi olarak tanımlanıyor. Çalışma tezinde, tarım sektörünün stratejik gelişim planlamasıyla birlikte tahmin, yönetim, izleme ve analiz ile kontrol ve değerlendirme sistemlerinin değiştirilmesi gerektiği savunuluyor. Metin, süreçlerin herhangi bir aşamasında hızlı değişiklik yapılabilmesi için program esnekliğinin ve bağlamı dikkate alan yönetim anlayışının güçlendirilmesini öne çıkarıyor. Öneri, uygulanmış bir politika sonucu olarak değil, alternatif stratejik platform ve çalışma tezi olarak sunuluyor. Yaklaşım, tarım ve kırsal kalkınma projelerinin parçalı biçimde finanse edilmesi yerine toprağı, çiftçiyi, sermayeyi, kurumları, bilgiyi, yayım hizmetlerini, teknolojiyi, pazarı, lojistiği ve altyapıyı tek bir ekonomik zincir içinde ele alan bir yönetim sistemi kurulmasını öngörüyor. Kavramsal model bütüncül bakış, sistemik yaklaşım ve karmaşık değerlendirme olmak üzere üç bileşene dayanıyor. Metinde bu çerçevenin kırsal alanda kapsayıcı ekonomik büyüme, sosyoekonomik gelişme ve refah hedefiyle ilişkilendirildiği belirtiliyor. Önerilen izleme sistemi tasarım, veri, izleme, kontrol ve yönetim olmak üzere beş çalışma aşamasından oluşuyor. Tasarım aşamasında strateji, hedefler, görevler ve göstergeler; veri aşamasında veri tabanı, veri toplama, oluşturma ve kalite; izleme aşamasında plan, gerçekleşme, rapor değerlendirmesi ve sapmalar ele alınıyor. Kontrol aşaması tematik doğrulama, denetim ve veri güvenilirliğine; yönetim aşaması ise analiz, tahmin, karar ve düzeltmeye odaklanıyor. Yeni tarım politikası programı ayrıca teşhis, öncelik, araç ve sonuç sıralamasıyla dört aşamalı tematik araştırma-değerlendirme hattından ve dijital analitik filtreleme aşamalarından geçiriliyor. İlk teşhis kapsamında arazi kayıtsızlığı, parçalanma ve işlenmeme, düşük verimlilik, sulama altyapısının yokluğu veya arızası, finansmana erişim sorunları, teknolojik geri kalmışlık ve bilgi eksikliği inceleniyor. Kooperasyon düzeyinin düşüklüğü, dağınık çiftçi işletmeleri, yetersiz işleme, hammadde kıtlığı, pazara erişim sorunları ve düşük kalite de değerlendirilecek başlıklar arasında sayılıyor. Metin ayrıca ekonomik etkinlik, sosyal adalet, çevresel sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve siyasi uygulanabilirliğin birlikte değerlendirilmesini öngörüyor.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı

İran’ın başkenti Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Kanatlı Hayvanlar ve Bağlantılı Endüstriler Fuarı 26-29 Mehr döneminde düzenleniyor. Açılış töreninde fuarın temel gündemi finansman, teknoloji geliştirme, verimliliğin artırılması ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi olarak öne çıktı. Kitap tanıtımının ardından yapılan kurdele kesimiyle fuar resmen açıldı ve etkinliğin 29 Mehr’e kadar sürmesi planlandı. Açılışta, üreticilerin banka kaynakları ve sermaye piyasasına erişimini artıracak yeni finansman yöntemlerinin geliştirilmesi ile devlet ve özel sektör arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Hayvancılık ve kanatlı sektöründe yem girdisi ve üretiminden yetiştiricilik, işleme, taşımacılık ve ürünlerin arzına uzanan zincir yaklaşımının üretim maliyetlerini azaltacağı ve gıda güvenliğini güçlendireceği ifade edildi. Verimliliğin artırılması, piyasanın daha öngörülebilir hale getirilmesi ve protein ürünleri zincirinde üretimin sürdürülmesi de gündeme geldi. Fuarda 50 yerli bilgi temelli şirket yer alırken, 16 ülkeden şirket temsilcileri de etkinliğe katılıyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımını kolaylaştırmak üzere 103 yabancı kişi ile yem fabrikası yöneticileri ve ülke genelindeki kanatlı yetiştiricilerinin katılımına yönelik planlama yapıldı. Dört günlük programda 10 uzmanlık paneli ve tarım fakültelerindeki öğrenci ve öğrenciler için ziyaret turları bulunuyor. Günlük içerik; sağlık, beslenme ve biyogüvenlik, teknoloji ve inovasyon, ticaret ve yatırım ile üretim kalitesi ve verimlilik başlıklarına ayrıldı. Açılışın sonunda, İran yem sektörünün son yıllardaki bilgi ve istatistiklerini derleyen “İran Yem Pazarı” kitabı tanıtıldı. Farsça, Arapça ve İngilizce hazırlanan kitabın İngilizce elektronik nüshasının ücretsiz erişime açılacağı bildirildi.

Tayland’da Güvenli Sebze Üretimi İçin Kapsamlı Tarım Politikası Çağrısı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber

Tayland’da Güvenli Sebze Üretimi İçin Kapsamlı Tarım Politikası Çağrısı

Tayland’da Halk Partisi lideri ve Temsilciler Meclisi muhalefet lideri Natthaphong Ruangpanyawut, Khon Kaen eyaletinin Sam Sung ilçesine bağlı Ban Sawang’da güvenli sebze üreticileri kooperatifini ziyaret etti. Ruangpanyawut ve beraberindeki parti heyeti, üreticilerle görüşerek tarım sektörünün geliştirilmesine ilişkin sorunları dinledi. Ziyarette, devletin tarım politikalarını arazi, su, borç, üretim maliyetleri ve pazar erişimini birlikte kapsayacak şekilde ele alması gerektiği savunuldu. Sam Sung’da daha önce yağışlı ve kurak mevsimlerde pirinç yetiştiren köylüler, bilgi ve destek çalışmalarıyla güvenli sebze üretimine yöneldi. Kooperatifte 60’tan fazla sebze çeşidi yetiştiriliyor; üretimin hanelere ve topluluğa gelir sağladığı, ürünler için de topluluk ekonomisi ve tarım ürünlerini destekleyen Jingjai Farmer’s Market üzerinden pazar bulunduğu belirtildi. Ruangpanyawut, üreticilerin örgütlenmesi, bilgi birikimini geliştirmesi ve pazara bağlanmasının ürünlere katma değer kazandırabileceğini söyledi. Ruangpanyawut’a göre tarım sorunları yalnızca ürünlerin daha yüksek fiyata satılmasıyla çözülemez. Arazi kiralayan çiftçilerin üretime başlamadan maliyet üstlendiğini, bazı bölgelerde su kıtlığı ve sulama altyapısının yetersizliği nedeniyle üretim planlamasının zorlaştığını belirtti. Bu sorunların üreticilerin kendi imkânlarıyla tamamen çözülemeyeceği ifade edildi. Açıklamada, birçok çiftçinin gelirinin önemli bölümünü borç ödemelerine ayırdığı ve yeni üretim dönemine yatırım yapacak kaynak bulmakta zorlandığı belirtildi. Bu nedenle borçların çiftçi gelirine uygun biçimde yeniden yapılandırılması, ödeme süresinin uzatılması, faiz yükünün azaltılması ve koşullu borç ertelemesi önerildi. Bu adımların üretim maliyetlerini düşürme, pazar kanallarını geliştirme ve ürün fiyatlarını iyileştirme politikalarıyla birlikte uygulanması gerektiği kaydedildi.

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı

Paraguay’da kış aylarında mandalina raflarındaki arzın bir bölümü Brezilya ve Arjantin’den gelen ürünlerle karşılanıyor. Paraguay Tarım Teknolojisi Enstitüsüne (IPTA) bağlı Hernando Bertoni Araştırma Merkezi’nin (CIHB) geçici meyvecilik programı yöneticisi Lucidio Burgos’a göre temel sorun talep değil, yerli üretimin alıcıların istediği hacim, kalite ve sürekliliği sağlayamaması. Süpermarketler, bakkallar ve diğer alıcılar, yerel arzın karşılayabildiğinden daha uzun bir dönem ürün arıyor. Burgos, Paraguay’ın mandalina üretimini geliştirmeye uygun toprak ve iklime sahip olduğunu belirtiyor. Son sayıma göre ülkede, ticari işletmelerin yanı sıra kırsal avlulardaki ağaçları da kapsayan yaklaşık 800 hektar mandalina alanı bulunuyor. Verim, iklim ve yetiştirme yönetimine bağlı olarak hektar başına 25-30 ton arasında değişiyor. Üretim iki bölgede yoğunlaşıyor: Cordillera’da mayıstan itibaren pazara çıkan Dancy, Itapúa’daki Carlos Antonio López ve Mayor Otaño’da ise çoğunlukla temmuz-ağustos döneminde satılan Murcott öne çıkıyor. Bu dönemlerin dışında raflarda ithal ürün bulunuyor. Burgos, hasat takvimini uzatmak için çeşitlerin çeşitlendirilmesini öneriyor; ancak bunun yatırım ve planlama gerektirdiğini, Itapúa’da mandalinanın daha yüksek gelir sağlayabilen soya ile arazi rekabeti yaşadığını belirtiyor. Cordillera’da satışlar boyut, görünüm veya kaliteye göre sınıflandırılmadan yapılıyor. Fiyatlar sezona göre 100 meyve için 20.000-50.000 guarani arasında değişiyor. Kuraklık ve aşırı sıcaklar da üretimi tehdit ediyor. Hasat sonrasındaki ağustos-eylül döneminde su eksikliği üretimi düşürerek sonraki kampanyayı riske atabilirken, ocak-şubat sıcakları meyveyi yakıp ticari kaliteyi bozabiliyor. Sulama ve fertigasyon verimi koruyabilir, ancak istikrarlı alıcılar ve öngörülebilir fiyatlar olmadan bu yatırımların geri kazanılması zorlaşıyor. Burgos, düzenli arz için üreticiler, işleyiciler ve alıcılar arasında sözleşmeler kurulmasını; taze satışa uygun olmayan küçük meyvelerin ise reçel, marmelat ve şuruplu konservelerde değerlendirilmesini öneriyor.