ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

23 haber · Sayfa 1

Tarım İşletmelerinde Fidye Yazılımları Kritik Sistemleri Durdurabilir
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Tarım İşletmelerinde Fidye Yazılımları Kritik Sistemleri Durdurabilir

MNP’den Eugene Ng ve Marvin Slingerland, kırsal işletmelerde güvene dayalı ilişkilerin siber suçlular tarafından sahte faturalar, ele geçirilmiş e-posta hesapları ve yapay zekâ destekli dolandırıcılıklarla istismar edilebildiğini belirtiyor. Uzmanlara göre risk finansal kayıplarla sınırlı kalmıyor; fidye yazılımları tarımsal operasyonların durmasına yol açabiliyor. Slingerland, fidye yazılımlarının otomatik yemleme sistemleri ve robotik sağım makineleri gibi kritik altyapıları durdurabileceğini söylüyor. Ng ise Bill C-8 gibi mevzuatın kritik altyapıya bağlı tarım üreticileri ve tedarikçileri için sıkı siber güvenlik standartlarını yakında zorunlu kılabileceğini belirtiyor. Uzmanlar bağlı cihazların envanterlenmesini, operasyonel teknolojinin kişisel ağlardan ayrılmasını ve ödeme bilgilerinin telefonla bağımsız biçimde doğrulanmasını öneriyor.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor

Kanada'nın Ontario eyaletindeki Schaus Land and Cattle Company, mısırda azot kullanımını azaltırken verimi koruma veya artırma potansiyelini değerlendirmek için otonom azot uygulama robotlarını test ediyor. Ken Schaus, Bruce County'deki çiftliğinde iki Upside Robotics Gen 5 robotunu büyüme sezonu boyunca kullanarak teknolojinin azot verimliliği, kârlılık ve sürdürülebilirliğe katkısını inceliyor. Bruce ve Grey ilçelerinde faaliyet gösteren 4.000 akrelik aile işletmesindeki ilk yıl denemesi 85 akreyi kapsıyor. Bunun 65 akresinde robotlar, 20 akresinde ise işletmenin geleneksel gübreleme programı kullanılıyor. Robotlar, mısır sıraları arasında daha küçük miktarlarda besin uyguluyor; merkezi istasyona dönerek otomatik biçimde dolum ve şarj oluyor. İşletmenin gübre ve kompost kullanımı, mısırın ne kadar azota ne zaman ihtiyaç duyduğunun belirlenmesini önemli bir yönetim konusu haline getiriyor. Schaus, robotlu alanlarda güçlü kök gelişimi, sağlıklı yaprak örtüsü ve sezon sonuna kadar canlı büyüme gözlemlediğini, geleneksel uygulamadaki bazı bitkilerde görülen azot eksikliği belirtilerine robotlu alanlarda rastlamadığını belirtiyor. Hasatta verimler karşılaştırılacak ve mısırın önemli bölümü sığır rasyonlarında kullanıldığı için nişasta testi yapılacak. Schaus ayrıca, besin zamanlamasının fark yaratabileceği alanlarda üretimin akre başına 15-20 bushel artabileceğini düşünüyor.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Kuzey İrlanda’da Yapay Zekâ ve Robotik Sistemler Süt Çiftliklerinde Kullanılıyor
Görsel kaynağı: BBC News · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey İrlanda’da Yapay Zekâ ve Robotik Sistemler Süt Çiftliklerinde Kullanılıyor

Kuzey İrlanda’daki süt çiftliklerinde yapay zekâ destekli kameralar, robotik sağım sistemleri ve dijital uygulamalar hayvan takibi ile işletme yönetiminde kullanılıyor. Antrim Kontluğu’ndaki Islandmagee yakınlarında çiftçilik yapan George McMaster, 300 başlık sürüsünü sağımhanedeki yapay zekâ kamerasından izliyor. Sistem her ineğe bir kimlik atıyor, her gün kısa bir video kaydedip analiz ediyor ve değişimleri insan gözüyle fark edilmeden önce bildiriyor. McMaster ailesinin kullandığı CattleEye uygulaması, oğul Jack’in ifadesine göre topallık belirtilerini ve acil durumları daha erken fark etmeye yardımcı oluyor. Jack, kameranın bazı hayvanlardaki sorunları, çiftlikte günlük gözlem yapılırken fark edilebilecek zamandan daha erken belirlediğini söylüyor. Daha sağlıklı hayvanların daha fazla süt verebildiği yönündeki değerlendirme ise çiftçinin kendi gözlemine dayanıyor. Tyrone Kontluğu’ndaki Coagh yakınlarında 90 Jersey ineği yetiştiren Caleb Howard, hayvanların belirli saatlerde sürülmek yerine istedikleri zaman robotik sağım makinesine girdiği bir sistem kullanıyor. Howard, yüksek hızlı geniş bant bağlantısının ardından çiftlik mağazası ve elektronik ödeme sistemi kurabildiğini belirtiyor. Kırsal bölgelere yüksek hızlı internet ulaştırmak amacıyla Project Stratum kuruldu; projeyi uygulayan Fibrus’tan Colin Hutchinson, bağlantının kırsal işletmeler için önemli olduğunu ifade ediyor. Antrim Kontluğu’ndaki Randalstown yakınlarında 100 süt ineği bulunan Robert Smyth ise işletmesini dört yıldır FarmDrive uygulamasıyla yönetiyor. Smyth, daha önce kâğıda yazılan kayıtların artık işlem sırasında tutulabildiğini ve denetimler öncesinde ilaç ile yem kayıtlarına ilişkin raporların uygulamanın uyum bölümünden hazırlanabildiğini söylüyor. Smyth’e göre yapay zekânın temel amacı çiftlik yönetimini iyileştirmek, girdileri azaltmak ve çıktıları artırmak olmalı.

Tarımda Dron ve Robotlar Sınıfa Giriyor, ancak Teknoloji Tek Başına Yeterli Değil
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Tarımda Dron ve Robotlar Sınıfa Giriyor, ancak Teknoloji Tek Başına Yeterli Değil

Dronlar, sensörler, GPS, robotlar ve yapay zekâ, tarım sektörünü hızla değiştiren teknolojiler arasında yer alıyor. Dijital teknikler eğitim alanında da yaygınlaşıyor. Bu gelişmeler, öğrencilerle öğretmenlerin geleceğin teknolojileriyle çalışmayı nasıl öğreneceği sorusunu gündeme getiriyor. Kaynak metin, teknoloji kullanımının tek başına yeterli olmadığını belirten başlık dışında ayrıntı sunmuyor.

Japonya’da Pirinç İsrafına Karşı Küçük Porsiyon Talebi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Nippon.com · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Pirinç İsrafına Karşı Küçük Porsiyon Talebi Öne Çıkıyor

Japonya’da Suzumo Machinery tarafından eylül ortasında 400 kişiyle yapılan ankete göre katılımcıların yaklaşık %90’ı, öğünde pirincini bitirmediğinde suçluluk hissediyor. Katılımcıların çoğu, evde ya da dışarıda yemek yerken pirinç bırakmaktan hoşlanmadığını belirtti. Dışarıda yemek yerken daha küçük porsiyon istemekte en çok zorlanılan durum, %30,7 ile tek başına yemek yemek oldu. Bunu işle ilgili yemekler ve bir restoranı ilk kez ziyaret etmek izledi. Restoranlardaki gıda israfının azaltılması için katılımcıların %42,4’ü, küçük ve lokmalık seçenekleri de içeren daha ayrıntılı porsiyon ölçüleri sunulmasını istedi. Porsiyonların gram cinsinden belirtilmesi veya fotoğraflarla gösterilmesi de destek gördü. Kaynakta, Japonya’da kişi başına gıda kaybının günde bir kase pirince eşdeğer olduğu ifade edildi. Bir kase pirincin yenmeden bırakılmasıyla israf edildiği düşünülen para konusunda en yaygın yanıt, katılımcıların %35,8’inin seçtiği 50-100 yen aralığı oldu. Otel açık büfeleri ve set menü zincirlerinde kullanılan self-servis pirinç istasyonları ile otomatik dağıtıcıların da israfı azaltmaya yardımcı olabileceği belirtildi.

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarımda Robotlar ve Hassas Gübrelemeyle Sınanıyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarımda Robotlar ve Hassas Gübrelemeyle Sınanıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avusturya’nın Wieselburg kentinde düzenlenen “AI meets Agriculture” konferansında, yapay zekânın tarımda kullanımına yönelik otonom dronlar, yabani ot temizleyen robotlar ve hedefli ilaçlama sistemleri tanıtıldı. 19 Ekim 2026’daki etkinlikte araştırma, ekonomi ve siyaset temsilcileri teknolojinin çiftliklerde uygulanmasını ele aldı. Tarım işletmelerinin uygulamaya geçişi için veri, uzmanlık, test altyapısı, finansman ve yüksek performanslı hesaplama erişiminin gerektiği belirtildi. AgrifoodTEF, EDIH AI5innovation ve AI Factory Austria AI:AT girişimleri şirketlere destek sağlıyor. Aşağı Avusturya, veri merkezli tarımsal yapay zekâ için yaklaşık 1,5 milyon avroluk profesörlük desteği veriyor.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.

Yapay Zekânın Tarımda Tablolardan Otonom Traktörlere Uzanan Rolü
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber

Yapay Zekânın Tarımda Tablolardan Otonom Traktörlere Uzanan Rolü

Yapay zekâ, Estonya’daki tarım işletmelerinde günlük veri işlemlerinden otonom tarım makinelerine kadar farklı alanlarda kullanılmaya başlanıyor. Pajo Ranch’te bitkisel ve hayvansal üretimden sorumlu Airika Verrev, teknolojiden Excel tabloları hazırlamak, verileri analiz etmek ve mevzuatta ilgili hükümleri bulmak için yararlanıyor. Verrev, kısa süre içinde yapay zekânın kullanımında önemli ilerleme gördüğünü, artık Excel tablolarını kendisinin hazırlamadığını söylüyor. Bununla birlikte yapay zekâ, çiftçilerin uzmanlık sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Estonya Yaşam Bilimleri Üniversitesi’nden Marten Madissoo, teknolojinin karar alma sürecini hızlandıran yararlı bir araç olduğunu, ancak çiftçilerin sonuçları değerlendirebilmesi için alan uzmanlığını koruması gerektiğini belirtiyor. Madissoo’ya göre makine öğrenmesi ve yapay zekâ; lojistikte, tarımsal ürünlerin depolanması ve işlenmesinin düzenlenmesinde ve tarla analizinde kullanılabilir. Uygulamanın biçimi ise ele alınan probleme göre değişiyor; her duruma uyan tek bir çözüm bulunmuyor. Madissoo’nun koordinasyonunu yürüttüğü Yapay Zekâ ve Robotik Merkezi AIRE, yapay zekânın gıda işleme alanındaki kullanımını da test etti. Nõo Lihatööstus’ta yürütülen gösterim projesinde, konveyör üzerinden ilerleyen paketli ürünlerin kalite kontrolü incelendi. Sistem, düzgün yapışmamış etiketleri, yanlış tarihleri ve ürünün görünümündeki kusurları belirlemek üzere tasarlandı. Tartu Üniversitesi araştırmacıları ise hava fotoğraflarında tarla adacıklarını tanımlamak ve tahıl sınıflandırmak için yapay zekâdan yararlandı. Otonom makineler ve tarım dronları için teknik olanakların yanında hukuki ve güvenlik koşulları da belirleyici. Estonya Parlamentosu’nda görüşülen Bitki Koruma Yasası değişikliği, belirli şartlar altında bitki koruma ürünlerinin insansız hava araçlarıyla püskürtülmesine izin verebilir. Ancak otonom çözümlerin kullanımını yasal kısıtlar ve güvenlik gereklilikleri sınırlıyor. Estonya Yaşam Bilimleri Üniversitesi’nin tarla robotu hâlâ test aşamasında; robotun tarlaların sınırlarını ve çalışabileceği alanları öğrenmesi gerekiyor. Verrev, gelecekte yapay zekâ yardımıyla farklı veri kaynaklarının birleştirilmesinin tarımsal üretimi daha hassas hâle getirebileceğini belirtiyor. Hava ve drone görüntülerinin analizi, gelecek sezon için ne kadar gübre veya bitki koruma ürünü sipariş edilmesi gerektiğinin belirlenmesine yardımcı olabilir. Bu yaklaşım gereksiz harcamaların önlenmesini sağlayabilir; ancak Madissoo’ya göre üreticilerin yeni teknolojiye yatırım yapma kararı, beklenen faydanın maliyeti ne kadar sürede karşılayacağına bağlı olacak. Üreticiler, daha karmaşık uygulamalar için üniversitelerden veya AIRE’den destek alabilir.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación/Nación Media’nın Hacedores LN programına verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, istikrarlı bir piyasa ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynir imalathaneleri ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker, üretimin %84’ünün büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bu yapının üretici, sanayi ve tüketici fiyatları arasındaki dengeyi desteklediğini ve üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir sanayi kuruluşuna erişimini kolaylaştırdığını ifade etti. Sektörde günlük 8.000 ila 10.000 litre ve daha fazla kapasiteye sahip tamamen robotize süt işletmeleri bulunuyor. Sanayide yeni nesil makineler, gelişmiş ambalaj teknolojileri ve protein oranı artırılmış yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütler geliştiriliyor. Becker, kefirin de yeni ürünler arasında yer aldığını ve sektörün katma değer yaratmayı sürdürdüğünü söyledi. Süt zincirinde yaklaşık 5.000 üretici ile sanayi ve pazarlama alanlarında 15.000 ila 16.000 çalışan bulunuyor. Becker ayrıca, Hambre Cero programı kapsamında her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt verildiğini belirtti. Kamu-özel işbirliğinin bir parçası olan ve 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve diğer kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri analiz ediliyor. Paraguay’ın süt ihracatı altı ya da yedi yıldır çoğunlukla üretim fazlasının süt tozuna dönüştürülmesiyle yapılıyor. İlk pazarlar arasında Orta Amerika, Dominik Cumhuriyeti ve Orta Doğu’daki bazı ülkeler, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu destinasyonlar yer aldı. Son yıllarda Brezilya ülkenin başlıca alıcısı haline geldi. Bununla birlikte Becker, üretim fazlasını ihraç etmenin her zaman en iyi ticari seçenek olmadığını, uluslararası süt fiyatlarının zaman zaman yalnızca maliyetleri karşılayabildiğini söyledi. Becker’e göre süt üretimi her gün emek gerektiriyor ve bu durum bazı üreticilerin sektörden ayrılmasına yol açabiliyor. Daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Becker, sektörün daha fazla üretim potansiyeline sahip olduğunu ancak büyümenin daha iyi ticari fırsatlar, istikrarlı iç piyasa ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

Kyoto Tachibana Üniversitesi Öğrencileri Kyoto Sebzeleri İçin Hasat Robotu Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Japan Agricultural News · Özgün haber

Kyoto Tachibana Üniversitesi Öğrencileri Kyoto Sebzeleri İçin Hasat Robotu Geliştiriyor

Japonya’da Kyoto Tachibana Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Robotik Bölümü öğrencileri, Kyoto’ya özgü sebzelerin hasadını kolaylaştırmak için bir robot tasarlayıp prototipini geliştirmeye başladı. Proje, biçimi ve meyve verme özellikleri üründen ürüne değişen Kyoto sebzelerinde deneyime dayalı kararları ve el emeğini azaltmayı amaçlıyor. JA Kyoto City Yamashina Güney Şubesi Başkanı Yukihiro Watanabe, eylül sonunda sekiz öğrenciye üretim koşulları hakkında bilgi verdi. Watanabe, Kyoto’nun kentsel tarımında geniş arazilerde üretim yapan çiftliklerin az olduğunu, bu nedenle küçük ve çok amaçlı makinelerin daha kullanışlı olabileceğini anlattı. Öğrenciler ayrıca, üretim sırasında seyreltilen ancak genellikle ticari olarak pazarlanmayan sebzelerin temiz biçimde toplanarak yalnızca belirli dönemde tüketilebilen mevsimlik ürünler olarak satışa sunulabileceği fikrini değerlendirdi. Öğrenciler, gelişmiş sebzelerin hasadını nihai hedef olarak belirlerken ilk aşamada sebze seyreltme işlemini yapacak bir robot geliştirecek. Watanabe, öğrencilerin bu çalışmayı sahada deneyebilmesi için kendi tarlasını sunmayı ve saksıda yetiştirdiği turp ile şalgamları projeye sağlamayı planlıyor. Ayrıca robotun ilerleyen aşamalarında kullanılmak üzere hasat denemeleri için tarlasını da açacak.

IIT Ropar, Pencap’ta Yapay Zekâ Destekli Tarım Danışmanlığı İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber

IIT Ropar, Pencap’ta Yapay Zekâ Destekli Tarım Danışmanlığı İçin İş Birliği Yaptı

IIT Ropar bünyesindeki ANNAM.AI, Hindistan Ulusal Bilişim Merkezi’nin Pencap birimi (NIC Punjab) ve Pencap Eyaleti Çiftçiler ve Tarım İşçileri Komisyonu (PSFC), eyaletteki çiftçilere tarımsal bilgi ve danışmanlığı daha erişilebilir kılmak amacıyla mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, üç kuruluşun teknik ve kurumsal imkânlarını çiftçilerin danışmanlık ihtiyaçları için bir araya getirmesini öngörüyor. Mutabakatı ANNAM.AI Proje Direktörü Dr. Pushpendra P. Singh, PSFC Başkanı Dr. Sukhpal Singh ile NIC Punjab Eyalet Bilişim Sorumlusu ve Genel Müdür Yardımcısı Shri Vivek Verma imzaladı. İş birliğinde ANNAM.AI yapay zekâ destekli tarım teknolojilerini, NIC Punjab dijital platformları ve yönetişimde yapay zekâ konusundaki teknik uzmanlığını, PSFC ise tarım sektörü bilgisiyle çiftçi ihtiyaçlarına ilişkin deneyimini sağlayacak. Taraflar, mevcut hizmet kanalları üzerinden güvenilir yanıtların çiftçilere ulaştırılmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Planın önemli unsurlarından biri, ANNAM.AI’nin ANNAM Sohbet Motoru’nun (ACE) ve Kisan Çağrı Merkezi çözümünün, NIC Punjab ile PSFC’nin tarıma özel veri ve web portalı girişimine entegre edilmesi. Tarıma özgü bilgi tabanından yararlanan ACE’nin, çiftçi sorularına birden fazla dilde ve uzmanlarca doğrulanmış bilgilerle yanıt vermesi öngörülüyor. Hizmetlerde sesli arayüzler, sohbet robotları ve mobil uygulamalar bulunabilir. İş birliği ayrıca zararlı ve hastalıkların belirlenmesine yardımcı olan yapay zekâ tabanlı ürün sağlığı çözümleriyle yerel hava koşullarını izleyen nesnelerin interneti destekli sistemleri kapsıyor. Taraflar teknik gereksinimler ve olası uygulamalar üzerinde, çiftçilerin ihtiyaçlarını ve Pencap’ın tarım ekosistemini merkeze alarak koordinasyon sağlayacak. IIT Ropar’ın ev sahipliği yaptığı ANNAM.AI, Eğitim Bakanlığı’nın ulusal yapay zekâ misyonu kapsamında faaliyet gösteren Hindistan’ın tarım alanındaki ilk yapay zekâ Mükemmeliyet Merkezi olarak tanımlanıyor.

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’da balıkçılık faaliyetlerini daha ayrıntılı izlemek amacıyla yapay zekâ, kameralar, çevresel DNA ve robotik sistemleri bir araya getiren OptiFish girişimi yürütülüyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 2024’ten beri sürdürülen dört yıllık proje, sekiz ülkeden araştırmacıların katılımıyla balık türlerini otomatik tanımayı ve avların izlenmesini geliştirmeyi hedefliyor. Avrupa balıkçı filoları yılda 3,2 milyon ton balık indirirken, bu avın değeri 5,5 milyar avro olarak veriliyor. Projenin arka planında denizdeki faaliyetlere ilişkin veri eksikliği bulunuyor. Belçika’da yaklaşık 60 balıkçı teknesi olmasına rağmen bilimsel örnekleme, balıkçılık seferlerinin yalnızca %1,5’ini kapsıyor. Geleneksel izleme, teknelerde görev yapan bilimsel gözlemcilere dayanıyor ve denizdeki faaliyetlerin yalnızca bir bölümünü kapsayabiliyor. Eksik veriler, balıkçıların, bilim insanlarının ve düzenleyicilerin hangi türlerin nerede ve ne miktarda yakalandığını kesin olarak belirlemesini zorlaştırıyor. Sander Delacauw, sürdürülebilir balıkçılık yönetiminde toplanan verilerin stok değerlendirmeleri ve kota kararlarına temel oluşturacak kadar kaliteli ve yeterli olması gerektiğini belirtti. Kaynağa göre yalnızca dijital raporlama, hangi türlerin nerede ve hangi miktarlarda yakalandığına ilişkin bilgi açığını kapatmıyor. Bu ayrıntılar bulunmadığında yöneticilerin sürdürülebilir av limitleri konusunda karar vermesi, deniz ürünlerini tedarik zinciri boyunca izlemesi ve balıkçıların seferlerini planlaması zorlaşıyor. OptiFish kapsamında geliştirilen yapay zekâlı kamera sistemleri pompalı tekneler, ayıklama masaları, kirişli troller ve küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinde deneniyor. Sistemler, üst üste duran veya kısmen gizlenen balıkları tanımak üzere eğitiliyor. Proje ortağı DTU Aqua’nın elektronik izleme altındaki taşıma bantlarında balıkları takip eden sistemi, birbirine benzeyen altı tür üzerinde balıkları %90,43 oranında doğru eşleştirdi. Araştırmacılar ayrıca üst üste duran balıkları ayıklama bantlarında ayıracak bir robotik kol geliştiriyor. Araştırmacılar denizde balıkların bıraktığı çevresel DNA parçacıklarından da yararlanıyor. Su örnekleri veya balıkçı ağlarına bağlanan özel problar aracılığıyla sudaki türlerin belirlenmesi ve belirli bir balık stokunun biyokütlesinin tahmin edilmesi amaçlanıyor. OptiFish, bu yöntemleri Kuzey Denizi, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan beş pilot sahada test ediyor. Revize Balıkçılık Kontrol Tüzüğü kapsamında elektronik raporlama çoğu tekne için zorunlu olurken, izleme kurallarının 2028’e kadar küçük teknelere, dijital izlenebilirliğin ise 2029’a kadar işlenmiş balıklara genişlemesi öngörülüyor. Daha doğru verilerin sefer planlamasına, yakıt ve maliyetlerin azaltılmasına ve hassas stokların aşırı avlanmasından kaçınılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor

Yeni Zelanda’nın tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yapay zekâ kullanımı, Amazon Web Services (AWS) araştırmasına göre %40’ın hemen altında kaldı. Ülke genelindeki işletmelerde bu oran %50 olurken, yapay zekâ kullanan işletmelerin çoğunun teknolojiyi en temel aşamada kullandığı belirtildi. İşletmelerin yalnızca %10’u ileri düzey yapay zekâ kullanımına geçmiş durumda. Araştırmaya göre fiziksel yapay zekâ; robotik, otonom sistemler ve bilgisayarlı görü aracılığıyla tarla yönetimi, hayvanların izlenmesi ve tarımsal ürünlerin işlenmesinde en fazla fırsatı sunuyor. Ancak tarım işletmelerinin yalnızca %30’u bu teknolojiyi duyduğunu bildirdi; bu işletmelerin %7’si teknolojiyi kullanıyor veya pilot uygulama yürütüyor. Yeni nesil yapay zekâ araçlarını benimsemeye hazır olduğunu belirtenlerin oranı ise %9’da kaldı. AWS Yeni Zelanda Ülke Müdürü Manuel Bohnet, en büyük engelin beceri eksikliği olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital becerilerdeki yetersizliğin yanı sıra diğer işletme öncelikleri ile yeni nesil araçlara veya gerekli altyapıya sınırlı erişim de başlıca sorunlar arasında gösterildi. AWS, birincil sektör çalışanlarının becerilerini geliştirmesi için ücretsiz bir tarım teknolojileri okulu yürütüyor. Lone Star Farm’ın Güney Adası’ndaki beş koyun ve sığır çiftliğinde 30’dan fazla uygulama veya program kullanılıyor. Çiftliğin stok yöneticisi Carey Pawson-Edwards, Halter sanal çit sistemiyle otlağın metabolik enerjisinin 30 gün sonra yaklaşık 1 ila 2 arttığını ve sütten kesim ağırlığının 10 kilogram yükseldiğini söyledi. İşletmede koyunların tamamında elektronik kulak küpeleri bulunuyor; bu sistem, hayvan performansının izlenmesinin yanı sıra Lumina Lamb adlı kuzu programına tedarik ve izlenebilirlik sağlıyor. Pawson-Edwards, üreticiler için temel ölçütün teknoloji yatırımının karşılığını görmek olduğunu, farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonun da faydaları artırabileceğini belirtti.

İrlanda’da İnekler Yılın Büyük Bölümünü Merada Geçiriyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da İnekler Yılın Büyük Bölümünü Merada Geçiriyor

İrlanda’nın Daingean kentindeki McIntyre ailesi çiftliğinde 105 süt ineği yılın büyük bölümünü merada geçiriyor. Hayvanlar yılda yaklaşık 290 gün dışarıda tutuluyor; bu süre İrlanda ortalamasından yaklaşık 20 gün daha uzun. İnekler, günde üç kez kendileri sağım robotuna gidiyor ve sağım sırasında ek yem alıyor. Çiftlikte yedi yıldır kullanılan robotlu sağım sistemi, yapay zekâ yardımıyla hayvanların sağlık durumunu, süt verimini ve sütün bileşimini izliyor. Sistemle birlikte enerji tüketimi bir miktar artarken süt kalitesinin iyileştiği belirtiliyor. Millie McIntyre’ye göre teknoloji, işletmede daha fazla boş zaman sağlamadı; fiziksel işlerin bir bölümü bakım, bilgisayar üzerinden veri kontrolü ve analiz çalışmalarına dönüştü. İrlanda’da tarım arazilerinin %92’den fazlasını çayırlar oluşturuyor. Ülkenin ılıman ve yağışlı ikliminin meralara uzun bir büyüme dönemi sağladığı aktarılıyor. McIntyre ailesi ise çim miktarını düzenli ölçüyor, verileri Teagasc’ın hava durumu temelli büyüme tahminleriyle karşılaştırıyor, meralara az miktarda yonca ekiyor ve gerekli besinleri belirlemek için toprak analizleri yaptırıyor.

Edagricole, EIMA 2026’da Tarım Teknolojileri ve Genç Çiftçileri Gündeme Taşıyacak
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Edagricole, EIMA 2026’da Tarım Teknolojileri ve Genç Çiftçileri Gündeme Taşıyacak

Edagricole, EIMA 2026 fuarı kapsamında kitap, dergi ve kurslara ayrılan alanların yanı sıra tarım sektörünün güncel başlıklarına odaklanan toplantılar ve uygulamalı etkinlikler düzenleyecek. Programda tarımsal hizmet işletmelerinin sektördeki rolü, genç çiftçilere yönelik destekler, robotik, otomasyon ve dronların tarımdaki kullanımı yer alıyor. CAI-Agromec iş birliğiyle yapılacak toplantıda, tarımın değişen yapısı içinde agromekanik işletmelerin öneminin korunması ve ulusal bir meslek siciline ilişkin çalışmalar ele alınacak. Il Contoterzista dergisi ile CAI-Agromec’in düzenleyeceği 2026 ödüllerinde ise yenilik, hassas tarım, kadınlar, gençler, çeşitlendirme ve değer zinciri kategorilerinde altı işletme ödüllendirilecek; CAI Agromec ayrıca sendikal faaliyet alanında özel bir ödül verecek. Programın bir diğer toplantısı, 2023-2027 Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) 40 yaş altındaki tarım işletmecilerine sunduğu fırsatlara ayrılacak. Toplantıda sektör uzmanları, kurum temsilcileri ve OTP fonlarından yararlanan genç çiftçiler konuşacak. Robotik ve otomasyon oturumunda tarım teknolojilerinin gelişimi, uygulama alanları ve geleceği değerlendirilecek. Drone oturumunda hedefli bitki koruma ve biyolojik mücadele, ekim, yararlı böcek dağıtımı ve erişimi zor alanlarda müdahale konuları işlenecek. Ayrıca sensör, uçuş süresi ve taşıma kapasitesi ile uydu, robotik ve yönetim platformlarıyla entegrasyon ele alınacak. Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA) kuralları, İtalya Sivil Havacılık Kurumu (ENAC), operasyon izinleri ve pilot yeterlilikleri de programda bulunacak.

Hollanda Sera Tarımı Robotik ve Veriye Yöneliyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Hollanda Sera Tarımı Robotik ve Veriye Yöneliyor

Hollanda sera tarımı, elverişli piyasa koşullarından yararlanırken gelecekte karşılaşacağı zorluklara odaklanıyor. ABN AMRO’nun son sektör analizine göre işletmeler, sektörün büyümesini ve rekabet gücünü korumak için yeni yatırım alanlarına yöneliyor. İş gücü kıtlığı, artan enerji maliyetleri ve daha sıkı düzenlemeler, sera işletmelerini robotik sistemlere, veriye dayalı yetiştiriciliğe ve daha ileri profesyonelleşmeye yatırım yapmaya zorluyor.

Batı ve Doğu Flandre’de Tarım İşletmelerinde Yangın Önleme Çalışmaları Artıyor
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

Batı ve Doğu Flandre’de Tarım İşletmelerinde Yangın Önleme Çalışmaları Artıyor

Belçika’nın Batı Flandre bölgesinde tarım işletmelerinde yangın riskine karşı yeni bilgilendirme toplantıları düzenlenecek. İl yönetimi, Prevent Agri ile işbirliği içinde bir toplantı dizisi planlarken, Doğu Flandre’de de üç benzer toplantı yapılması öngörülüyor. Batı Flandre’deki toplantıların bu sonbaharda, kasım ayında Ieper’de gerçekleştirilmesi planlanıyor. Zone 1 ve Westhoek itfaiye bölgelerinin verilerine göre bu yıl tarım işletmelerinde 14 yangın çıktı. 2022-2025 döneminde kaydedilen 116 olayın 85’i Westhoek’ta gerçekleşti. Ancak Prevent Agri, Flaman itfaiye bölgelerinde olayların ortak bir yöntemle kaydedilmemesi nedeniyle genel ölçekte karşılaştırılabilir somut verilere sahip olmadığını belirtiyor. Önleme çalışmalarında elektronik tesislerin düzenli kontrolü ve yangın söndürücülerin hazır bulundurulması gibi düşük maliyetli tedbirler ele alınacak. Kuruluş, işletmelerde otomasyonun yaygınlaşmasıyla süt ve gübre robotları ile iklim kontrol sistemleri gibi daha fazla elektronik ekipman kullanıldığını, bunun da yangın riskini artırdığını savunuyor. İşletmelerin büyümesi ve ahırlarda daha fazla hayvan bulunması ise yangınların olası etkisini artıran diğer koşullar arasında gösteriliyor.

Yumurta Pazarının 2035'e kadar %22 Büyümesi Öngörülüyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Yumurta Pazarının 2035'e kadar %22 Büyümesi Öngörülüyor

Ukragroconsult’un aktardığı rapora göre küresel yumurta pazarının 2035 yılına kadar %22 büyümesi bekleniyor. RaboResearch’in hayvansal proteinler alanındaki küresel uzmanı Nan-Dirk Mulder, yumurtanın diğer protein kaynakları karşısındaki güçlü pazar konumunu koruyacağını, ancak büyüme hızının gelecek on yılda yıllık yaklaşık %2’ye gerileyeceğini belirtti. Raporda, kişi başına tüketimin bölgelere göre değiştiği; Afrika’nın bazı kesimlerinde yıllık 50 adedin altında, Meksika ve Japonya’da ise 300 adede kadar çıktığı aktarıldı. Gelişmekte olan bölgelerdeki talep artışının dağıtım, pazarlama ve ürün geliştirmede değişiklik gerektireceği, Batı pazarlarında kafessiz sistemlerin yayılacağı bildirildi. Yatırımların modernizasyon, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, biyogüvenlik ve verimliliğe odaklanması bekleniyor.

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri
Görsel kaynağı: Boerenbusiness · Özgün haber

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri

Avrupa ve Kuzey Amerika’da sıcaklık ile kuraklığın tarım ürünleri fiyatlarını son dönemde desteklemesine karşın, önceki aylardaki olumsuz koşullar ve belirsizlik Hollanda’daki tarla bitkileri işletmelerinin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdi. Boerenbusiness’in ING, ABN Amro, Triodos ve Rabobank uzmanlarıyla yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut dönemde yeni makine, teknoloji ve yenileme yatırımları azalırken finansman başvuruları da çoğunlukla geriledi. ING, fiyatların bu yıl işletmeler için yeterli kârlılığı sağlamaması halinde gelecek kış yeni makinelere ve diğer yatırımlara ilginin daha da düşebileceğini belirtiyor. Bankalara göre 2024 ve 2025’teki iyi kazançlar, yeni teknolojilere, hassas ilaçlama makinelerine, yabancı ot temizleme robotlarına ve yenileme yatırımlarına yönelimi artırdı. Ancak düşük fiyatlar, belirsiz fiyat beklentileri, izin süreçlerindeki zorluklar ve süren jeopolitik gerilimler yatırımları sınırladı. Triodos, biyolojik, biyodinamik ve dönüşüm sürecindeki işletmelerin yabancı ot temizleme robotlarına yatırım yapmayı sürdürdüğünü aktarıyor. Bankalar, iş gücünden tasarruf etmek ve bitki koruma ürünleri ile gübre kullanımını azaltmak için inovasyon talebinin devam ettiğini, buna karşılık bazı yenileme yatırımlarının ertelendiğini ifade ediyor. Arazi alımları, yatırım iştahındaki genel düşüşten ayrı bir alan oluşturuyor. Rabobank’a göre bir parsel satışa çıktığında, tarla bitkileri işletmeleri iyi ya da kötü bir yıldan bağımsız olarak bu fırsatı değerlendirmek zorunda kalabiliyor. Bununla birlikte yüksek arazi fiyatları, arazinin tamamının satın alınmasını zorlaştırıyor ve üst hakkı seçeneğini daha fazla gündeme getiriyor. Banka, çiftçilerin yanı sıra savunma, veri merkezleri ve enerji şirketlerinin de arazi talebinde bulunduğunu; su depolama ve nehirler için ek alan ihtiyacının da fiyatları yüksek tutabileceğini belirtiyor. ABN Amro ise mevcut arazi hareketliliğinin düşük olduğunu ve bunun kredi başvurularını etkilediğini bildiriyor. Bankalar, makine ve arazi kullanımında işletmeler arası iş birliğinin maliyetleri düşürebileceğini düşünüyor. ING, makinelerin yıl boyunca daha fazla saat kullanılmasının verimlilik ve doğrudan maliyet avantajı sağlayabileceğini savunuyor. Triodos, özellikle biyolojik işletmelerin birlikte yatırım yapmasını uygun bulurken, ABN Amro hem arazi kullanımında hem de işletme araçlarında iş birliğine daha sık bakıldığını belirtiyor. Rabobank ise girişimcilerin mümkün olduğunda makineleri kendi bünyesinde tutmayı tercih ettiğini aktarıyor. ABN Amro ayrıca bazı büyük işletmelerde makine parkının gereğinden fazla büyüdüğünü ve bu işletmelerin zaman zaman hizmet işletmesi gibi çalıştığını kaydediyor. Kredi değerlendirmesinde güncel bilanço tek ölçüt değil. Bankalar çok yıllı sonuçları, uzun vadeli kârlılığı, likiditeyi, özkaynak katkısını, nakit akışını, getiriyi ve borç ödeme kapasitesini inceliyor. Yatırım işletmenin gelecekteki mali sınırlarını aşacak ve olumsuz bir senaryoda doğrudan mali sorun yaratacaksa ertelenmesi öneriliyor. Rabobank ayrıca işletmenin gelecekteki görünümünü, ekim planını, iklim risklerini, sulama imkânını, toprağın besin maddelerini yıkamaya duyarlılığını ve dinlendirici ürünlerin payını değerlendiriyor. Uzmanlara göre mali göstergeler uygunsa talep düşüşü nedeniyle makine ve malların ucuzlaması fırsat yaratabilir; ancak yatırım kararının temelini her işletmenin kendi mali dayanıklılığı oluşturmalı.

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor

Tarımda meyve hasadı, budama ve yabancı ot temizliği gibi yoğun emek gerektiren işlerde robot kullanımı yaygınlaşmaya başlıyor. Çiftliklerde yeni nesil robotlar test edilirken, ülkeler de bu teknolojilerin geliştirilmesi için yatırım yapıyor. Bu eğilimin başlıca nedenlerinden biri, mevsimlik, fiziksel ve tekrarlayan işlerde çalışacak insan gücünün bulunmasının zorlaşması. ABD’de Cornell University öncülüğünde, Amerikan meyve bahçelerinde çalışacak robotların geliştirilmesi için dört yıllık ve 7,5 milyon dolar bütçeli bir proje yürütülüyor. Proje kapsamında elma ve diğer meyvelerin hasadı, budama ve seyreltme gibi işlerde kullanılabilecek, farklı görevlere ve bahçe koşullarına uyarlanabilen sistemler geliştiriliyor. Washington Fruit and Produce ise yaklaşık 4.047 hektarlık elma ve kiraz üretiminde iş gücünün toplam maliyetlerdeki payının yaklaşık 15 yılda %45'ten %60'ın üzerine çıktığını belirtiyor. Şirkete göre satış fiyatları aynı dönemde maliyet artışını takip etmedi. Meyve bahçelerinde robot kullanımı, açık ve kontrollü ortamlarda çalışan traktör ve biçerdöverlere kıyasla daha karmaşık. Robotların dallar ve yapraklar arasındaki meyveyi tanıması, konumunu değerlendirmesi, uygun biçimde kavraması ve ürüne zarar vermemesi gerekiyor. Bu nedenle sistemlerde kameralar, sensörler, navigasyon, robotik kollar ve yapay zekâ birlikte kullanılıyor. Araştırmacılar ayrıca tek bir büyük makine yerine, aynı parselde iş birliği yapan küçük robotlardan oluşan sistemleri inceliyor. Teknolojinin önünde hâlâ önemli engeller bulunuyor. Çamur, toz, yağmur, engebeli arazi, farklı bitki yükseklikleri, dallar ve yapraklar robotların güvenilir hareket etmesini zorlaştırıyor. Birleşik Krallık da mevsimlik iş gücü açığı gerekçesiyle ağustosta tarım robotları ve otomatik sistemlerin geliştirilmesine 20 milyon sterlin ayıran bir program başlattı. Program, ekim ve ürün bakımından hasada kadar farklı işlerde kullanılabilecek teknolojileri hedefliyor.

Tarım Ekipmanları Otonom Makinelerde Traktörlerin Önüne Geçebilir
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Ekipmanları Otonom Makinelerde Traktörlerin Önüne Geçebilir

Londra’da düzenlenen World Agri-Tech konferansındaki uzman panelinde, otonom tarım makineleri dünyasında traktörlerin merkezî rolünü tarım ekipmanlarının üstlenebileceği belirtildi. Uzmanlara göre bu dönüşümün gerçekleşmesi, farklı marka traktör ve ekipmanların birlikte çalışabilmesine bağlı olacak. Panelde jeopolitik riskler, daha az pestisit ve herbisit kullanma baskısı ile iş gücü bulma zorluklarının çiftçileri otonom traktörlere yönelttiği ifade edildi. NourishTech ortağı Mark Durno, 12 ay içinde 12 sürücü çalıştıran bir çiftçinin sonunda otonom traktör satın aldığını anlattı. Kubota Europe yöneticisi Peter van der Vlugt ise hem otonom traktörlere hem de bu makinelerin kullanabileceği ekipmanlara talebin arttığını söyledi. Uzmanlar, üreticilerin özellikle düşük seviyeli ve tekrarlayan işleri kolaylaştıracak çözümler aradığını aktardı. Depolama tesislerinde ürünleri taşıyan robotlar, verimliliği artırabilecek kullanım alanları arasında gösterildi. Lincoln Üniversitesinden Marc Hanheide, çiftliklerin yalnızca tek bir makine almak yerine otonom araç ve robotlara toplu geçiş yapabileceğini öngördü. Tarım Endüstrisi Elektroniği Vakfı Başkanı Norbert Schlingmann, birlikte çalışamayan ekipmanların otonom makinelerin yaygınlaşmasını yavaşlattığını belirterek “Traktör artık kral değil. Ekipman kral” dedi. Panelde ayrıca, makinelerin ürettiği verilerin mülkiyeti ve güvenli saklanması ile yeni teknoloji şirketlerinin ölçek büyütmek için ortaklar, yükleniciler ve kiralama şirketleriyle çalışması gerektiği ele alındı.