ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

23 haber · Sayfa 1

Kosova’da Brezilya Menşeli Dondurulmuş Tavuk Etinde Salmonella Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Sinjali · Özgün haber

Kosova’da Brezilya Menşeli Dondurulmuş Tavuk Etinde Salmonella Tespit Edildi

Kosova’da Brezilya’dan ithal edilerek Apetit SHPK ürünleri arasında piyasaya sunulan dondurulmuş tavuk etinin numunelerinde Salmonella Minnesota bakterisi tespit edildi. Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AUV), laboratuvar sonuçlarının ardından belirlenen ürünlerin satışını ve dolaşımını geçici olarak durdurdu, ürünleri resmî kontrol altına aldı ve satış noktalarından çekilmelerini emretti. Tespit, Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja’nın talimatıyla yürütülen olağanüstü ithal et kontrolleri sırasında yapıldı. Karar, Brezilya menşeli Coopavel ürünlerinde SIF 3887 onay ve R-14427 lot numaralı ürünleri kapsıyor. Superfrango ürünleri için ise SIF 3404 onay ve R20598 lot numarası belirtildi. AUV’ye göre tespit edilen Salmonella Minnesota, insanlarda gastrointestinal enfeksiyonlara yol açabilen Salmonella enterica bakterisinin patojenik bir serotipi. AUV, söz konusu lot numaralarına sahip ürünleri satın alan tüketicilere bunları tüketmemeleri ve satın aldıkları noktalara iade etmeleri çağrısında bulundu. Kurum, riskin yalnızca kontamine etin tüketilmesiyle sınırlı olmadığını; hazırlık sırasında bakterilerin eller, kaplar veya mutfak yüzeyleri aracılığıyla diğer gıdalara taşınabileceğini bildirdi. Kontroller, bakterinin tespit edildiği numunelerle sınırlı tutulmuyor. AUV, ithal edilen toplam miktarı, ürünlerin dağıtıldığı yerleri, tüketicilere ulaşan ve piyasada kalan miktarları belirlemek için izlenebilirlik çalışması yürütüyor. İncelemelerde ürünlerin Kosova’ya girişinden satış noktalarına kadar olan hareketi, etiketleri, üretim ve son kullanma tarihleri, veteriner sertifikaları, saklama koşulları ve ek laboratuvar analizleri değerlendiriliyor. AUV, risk değerlendirmesinin ardından ürünlerin nihai işlemine karar verecek; gerekli görülmesi hâlinde imha seçeneği de uygulanabilecek.

Küflü Gıdanın Riski Ürüne ve Bozulmanın Niteliğine göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Küflü Gıdanın Riski Ürüne ve Bozulmanın Niteliğine göre Değişiyor

Uzmanlara göre küflü bir gıdanın oluşturduğu risk, küfün türüne ve üzerinde bulunduğu gıdanın özelliklerine bağlı olarak değişiyor. Özellikle meyve ve sebzelerde görülen sıradan bozulmaların çoğu, gıda kaynaklı hastalığa yol açan mikroorganizmalarla aynı nitelikte olmayabiliyor. Ancak yalnızca gözle yapılan değerlendirme, görünmeyen toksinler nedeniyle her zaman yeterli olmayabiliyor. Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsünün yakın tarihli araştırmasında katılımcıların yaklaşık üçte biri, gıdanın küflü bölümünü kesip kalanını yediğini bildirdi. Araştırma, katılımcıların küflü gıdaya ilişkin alışkanlık ve bilgilerini ölçtü; gıdalardaki toksin düzeylerini veya katılımcıların hastalanıp hastalanmadığını incelemedi. Katılımcıların yarısından azı, bazı küflerin ürettiği ve gıdada görünmeyebilen mikotoksinlerin pişirme ya da fırınlamayla yok olmadığını biliyordu. Uzman Brian Labus, marul veya başka bir ürün yumuşamışsa atılması gerektiğini belirtti. Meyvelerde görünür küf ya da yumuşak bölümler bulunan parçaların atılması, sağlam ve küf belirtisi taşımayanların ise yıkanarak tüketilmesi önerildi. ABD Tarım Bakanlığı da küflü meyvenin ve temas ettiği parçaların atılmasını; kalanların küfsüz ve aşırı yumuşamamış olması halinde yıkanmasını tavsiye ediyor. Ekmekte küf görüldüğünde yalnızca küflü dilimi kesmek yerine ekmeğin tamamının atılması gerekiyor; çünkü küf somunun içine ilerleyebiliyor. Küflü reçel veya jöle de tüketilmemeli. Bazı küfler alerjik reaksiyonlara yol açabilirken, bazıları mikotoksin üretebiliyor. Küflü gıdayı yanlışlıkla yiyenlerin paniğe kapılmasına gerek olmadığını söyleyen Labus, küflü gıdanın tükürülmesini önerdi. Küf alerjisi olanların risk almaması, bağışıklığı baskılanmış kişilerin ise gıda işlemede daha dikkatli olması gerekiyor.

Belarus Gazetelerinin 22 Ekim İçeriklerinde Ürün Depolama ve Yapay Zekâ Geliştirmeleri
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus Gazetelerinin 22 Ekim İçeriklerinde Ürün Depolama ve Yapay Zekâ Geliştirmeleri

«Belarus Segodnya» yayınevinin gazeteleri, 22 Ekim Perşembe günü yayımlanacak sayılarında Belarus’taki göz bilimi, sezon dışı dönemde meyve ve sebze arzının güvenceye alınması, yapay zekâ tabanlı yerli projeler ve ülkenin kültürel mirası hakkında içeriklere yer verecek. Duyuruda ayrıca bir öğretmenin meslek öyküsü de tanıtılıyor; ancak tarım açısından öne çıkan bölüm, ürünlerin bölgesel istikrar fonlarına depolanması ve fiyat koşullarıyla ilgili haber. Göz bilimi dosyasında, Belarus’un Sovyet döneminden devralınan yöntemleri kendi olanak ve ihtiyaçlarına göre uyarlayarak ayrı bir gelişim çizgisi oluşturduğu aktarılıyor. Milletvekilleri Meclisi Sağlık, Beden Eğitimi, Aile ve Gençlik Politikası Daimi Komisyonu Başkanı Valeri Malaşko’nun değerlendirmesine göre, savaş sonrası dönemde Profesör Tatyana Biriç’in yürüttüğü operasyonlar ve oluşturduğu bilimsel-pratik okul, alanın temelini attı. Ülkede bugün farklı sınıflardan göz ilaçları bulunuyor; yapay göz merceği üretimi ile transplantasyon oftalmolojisi de geliştiriliyor. Tarım bölümünde, 2026/2027 sezon dışı döneminde tüketicilere meyve ve sebze teminini güvenceye almak amacıyla istikrar fonlarına 9.533 ton salatalık ve 6.050 ton domates konulduğu belirtiliyor. Bu planlamada önceki yıllarda bazı ürünlerde yaşanan talep artışlarının dikkate alındığı ifade ediliyor. Ürünler için başlangıç dönemi satış fiyatları belirlendi; fiyatların her yıl 20 Mart’a kadar yeniden gözden geçirilebilmesine de olanak tanındı. Bölgesel fonlara depolama çalışmaları tarım kuruluşları ve köylü çiftlikleri tarafından yürütülüyor. Yapay zekâ dosyasında, Minsk’te düzenlenen V. Uluslararası Akademgorodok IT Forumu’nda tanıtılan beş yerli geliştirmeden bazıları ele alınıyor. Belarus Devlet Üniversitesi’nin 5D-Belarus Arşivi projesi, bilgileri lazerle özel cam üzerine kaydetmeyi ve 10 bin yıldan uzun bir saklama süresi sağlamayı hedefliyor. Ulusal Kadastro Ajansı ise adres, oda sayısı, alan ve dekorasyon türü bilgileriyle dairelerin yaklaşık piyasa değerini hesaplayan ücretsiz bir çevrim içi servis geliştirdi. Modelin mutlak hata payı Minsk’te %5,59’a, bölge merkezlerinde %6,53’e kadar çıkıyor; kurum, sonucu yalnızca gösterge olarak değerlendirmek gerektiğini belirtiyor. Duyurulan diğer içerikte, Pasto bölgesindeki Kamai tarım kasabasının 17. yüzyıl başlarından kalma Vaftizci Yahya Kilisesi, 15–16. yüzyıllara tarihlenen taş haç ve yerel efsaneleriyle turist çektiği anlatılıyor.

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı

ABD’li gıda ithalatçısı Gellert Global Group, Kanada’ya yönelik tarifelerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nde dava açtı. New York merkezli mahkemeye yapılan başvuru, kâr amacı gütmeyen Liberty Justice Center tarafından Salı günü şirket adına sunuldu. Davada, ABD Başkanı Donald Trump’ın 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338. Bölümü’nü kullanarak kapsamlı tarifeler ve ithalat yasakları uygulamasının başkanlık yetkisini aştığı savunuluyor. Trump, ticaret görüşmelerinin ağustosta kesilmesinin ardından bazı Kanada mallarına %50 gümrük vergisi getirdi. Aynı yasal dayanak, sonraki ay motosikletler ile bazı alkol ve süt ürünlerinin Kanada’dan ithalatını yasaklamak için de kullanıldı. Beyaz Saray, daha önce bu amaçla kullanılmamış olan 338. Bölüm’ün, bir ülkenin ABD ihracatçılarını diğer ülkelerin ihracatçılarına kıyasla dezavantajlı duruma getirmesi halinde başkana tarife uygulama yetkisi verdiğini belirtiyor. ABD’li yetkililer son önlemleri, Kanada’daki eyaletlerin ABD likörüne yönelik yasaklarına, Kanada’nın arz yönetimli süt ürünleri sistemine ve bazı ABD araçlarına uygulanan kotalara yanıt olarak açıklıyor. Ancak dava, Kanada politikalarının kapsamlı tarifeleri haklı çıkarmadığını ileri sürüyor. Başvuruda, otomobil kotaları ile likör yasaklarının Trump yönetiminin kendi tarife önlemlerine yanıt olduğu ve Kanada’nın süt ürünleri arz yönetiminin, Trump’ın ilk başkanlık döneminde müzakere edilen Kanada-ABD-Meksika Anlaşması’na dayandığı belirtiliyor. Gellert Global Group, Kanada’dan ithal ettiği peynir için %50 tarife ödediğini, Kanada’daki biriminin sattığı ABD menşeli peynirlere ise Ottawa’nın misilleme tarifeleri uyguladığını söylüyor. Şirket, Kuzey New York’taki süt üreticilerinden alınan sütün Kanada’da brie peynirine işlendiğini ve ardından ABD’ye gönderildiğini belirterek, tarifelerin bu sınır ötesi tedarik zincirinin her iki tarafındaki Amerikalı çiftçileri ve işletmeleri etkilediğini ifade ediyor. Dava ayrıca 338. Bölüm’ün işlevsiz kaldığını ve Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü gibi daha sonraki düzenlemelerle aşıldığını savunuyor. Başvuruda, tarife uygulanmadan önce gereken 30 günlük bekleme süresi gibi koşulların da karşılanmadığı ileri sürülüyor. Trump yönetiminden bir yetkili, başkanın eylemlerinin mahkemede güçlü biçimde savunulacağını ve davanın Amerikalı işçiler, çiftçiler ve şirketler için şartları eşitleme politikasını caydırmayacağını söyledi. Gellert Global Group ise mahkemeden tarifelerin hukuka aykırı ilan edilmesini ve ödenen tutarların iade edilmesini istiyor.

Suriye’de Patates İthalatına İzin Verildiği İddiası Yalanlandı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Patates İthalatına İzin Verildiği İddiası Yalanlandı

Suriye Tarım Bakanlığı, patates ithalatına izin verildiği yönündeki haberleri yalanladı. Bakanlık, dolaşımdaki belgenin sahte olduğunu ve Tarım Bakanı tarafından yayımlanmadığını bildirdi. Bakanlık Medya Dairesi Müdürü Diyab el-Sahuri, ithalata izin verme veya ithalatı yasaklama kararlarının belirlenen usul ve prosedürlere göre incelenerek alındığını açıkladı. Suriye Ulusal İthalat ve İhracat Komitesi, 27 Nisan’da bazı tarım ürünlerinin 2026 yılı boyunca ithalatını yasaklayan bir karar almıştı. Patatesin yanı sıra soğan, sarımsak, kabak, salatalık ve hıyarı kapsayan yasak, 1 Mayıs-31 Ekim 2026 döneminde uygulanacak. Kararın uygulanması için Sınır Kapıları ve Gümrükler Genel Müdürlüğü görevlendirildi.

Patateslerin Filizlenmesini Önlemek İçin Buzdolabı Önerisi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Patateslerin Filizlenmesini Önlemek İçin Buzdolabı Önerisi

Patateslerin filizlenmesinin satın alma sırasında yapılan bir seçimden çok, yanlış depolamayla ilişkili olduğu belirtiliyor. Filizlenen patateslerin tüketime uygun olmayabileceği aktarılırken, depolama yerinin yanı sıra ışık ve sıcaklığın da süreci etkilediği ifade ediliyor. Sarımsak gibi bazı ürünlere yakınlık da filizlenmeyi hızlandırabiliyor. Kaynakta, patatesleri gıda dolabında saklamak yerine buzdolabında muhafaza etmenin eski bir inanışın aksine daha iyi sonuç verebileceği belirtiliyor. Soğutmanın patateslerin yapısını bozduğu yönündeki görüşün geçerli olmadığı, buzdolabının muhafazayı belirgin biçimde iyileştirdiği aktarılıyor. Buzdolabında saklama sırasında patateslerin hava alabilmesi için file veya kâğıt torba kullanılması öneriliyor. Havalandırmayı engelleyen plastik torbaların patatesleri yumuşatabileceği ya da küf oluşumuna yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Soğutma süreci uzatsa da patateslerin sınırsız süreyle saklanamayacağı, düzenli kontrol edilmeleri ve iki hafta içinde tüketilmeleri gerektiği kaydediliyor.

Hindistan’da Bebek Gıdalarında Eklenmiş Şeker İçin Yasak Önerisi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Bebek Gıdalarında Eklenmiş Şeker İçin Yasak Önerisi

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), altı aya kadar bebeklere yönelik gıda ürünlerine sukroz ve fruktoz eklenmesini yasaklamayı önerdi. Düzenleme henüz öneri aşamasında bulunuyor ve ne zaman yürürlüğe gireceği ya da nihai kurala dönüşüp dönüşmeyeceği belirtilmiyor. FSSAI, önlemin bebeklerin eklenmiş şekerlere maruziyetini azaltmayı ve çocukluk çağı obezitesiyle bağlantılı sağlık risklerini ele almayı amaçladığını açıkladı. Mevcut kurallarda bebek beslenmesi ürünlerinde laktoz ve glikoz polimerleri tercih edilen karbonhidrat kaynakları olarak tanımlanıyor. Sukroz ve fruktoz ise gerektiğinde, belirlenmiş sınırlar içinde eklenebiliyor. Mevcut düzenlemeler doğumdan 24 aya kadar çocuklara yönelik ürünlerin besin bileşimi, kalite ve güvenlik standartlarını kapsıyor. Öneri, Hindistan’da yoğunlaşan gıda güvenliği denetimleri sırasında gündeme geldi. FSSAI ve bazı eyalet düzenleyicileri son aylarda kontrolleri artırırken baskınlara ilişkin fotoğraf ve videoları kamuoyuyla paylaştı; bazı yerel ve markalı restoranların faaliyetleri de durduruldu. The Lancet’te yayımlanan bir araştırmaya göre ülkede 2021’de 180 milyon aşırı kilolu veya obez yetişkin bulunuyordu; bu sayının 2050’de 450 milyona ulaşacağı öngörüldü. FSSAI ayrıca daha önce, tek bir kaygı verici besin maddesinin sınırı aşması halinde uyarı etiketi zorunluluğu getirilmesini önermişti.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Ayva ve Muşmulada Hasat ve Saklama Koşulları
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Ayva ve Muşmulada Hasat ve Saklama Koşulları

Ayva ve muşmula, sofralarda daha seyrek yer alsa da mutfakta değerli ürünler olarak öne çıkıyor. Her iki meyvenin de uygun işlemlerle daha uzun süre saklanabildiği belirtilirken, hasat zamanının doğru seçilmesi önem taşıyor. Ayva tam olgunlaşmadan depolanabilirken, muşmulanın ağaçta olgunlaştıktan sonra bir süre daha yumuşaması yararlı olabiliyor. Ayva genellikle eylül sonundan kasım başına kadar olgunlaşıyor; ancak bu dönem hava durumuna, çeşide ve yetişme yerine göre değişiyor. Hasat kararı yalnızca takvime göre verilmemeli; meyvenin rengi, giderek belirginleşen kokusu ve genel durumu da dikkate alınmalı. Ayvanın şiddetli sonbahar donlarından önce toplanması önerilir. Hasat sırasında ezilen veya zarar gören meyveler daha kolay bozulduğu için dikkatli taşınmaları gerekiyor. Sağlıklı ve hasarsız ayvalar, serin, kuru ve iyi havalandırılan bir yerde, yaklaşık 0–5 Celsius derecede 2–3 ay kalite kaybı olmadan saklanabiliyor. Bu süre çeşide, hasat olgunluğuna ve neme göre değişebiliyor. Depolama öncesinde meyvelerin yıkanmaması, tek kat halinde ve birbirine baskı yapmayacak şekilde yerleştirilmesi gerekiyor. Yumuşayan, lekelenen veya çürümeye başlayanlar ayrılmalı; fazla ürün ise ayva peyniri ya da konserveye işlenerek sezon sonrasına taşınabiliyor.

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı

Slovakya'da yayımlanan gıda güvenliği bilgilendirmesinde, doğru depolama ve işleme uygulamalarının gıdaların güvenliği ile kalitesini koruduğu ve gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine yardımcı olduğu belirtildi. Tüketicilere, ürün ambalajındaki saklama sıcaklığı ve koşullarına uyma, çabuk bozulan gıdaları satın aldıktan sonra buzdolabına koyma, tüketme veya işleme çağrısı yapıldı. Salmonella ve Campylobacter gibi mikroorganizmaların çoğalmasını ve yayılmasını sınırlamak için sıcaklık zincirinin korunması gerektiği aktarıldı. Yumurta, çiğ et ve et ürünleri, meyve, sebze ve yarı mamuller çabuk bozulan gıdalar arasında sayılırken pirinç, makarna, un, şeker, yağ, sirke ve konserve ürünlerinin farklı depolama gereksinimleri olduğu kaydedildi. Pişmiş yemeklerin buzdolabı dışında iki saatten fazla bırakılmaması, özellikle çorba, sos ve et suyu gibi su içeriği yüksek yemeklerin oda sıcaklığında daha hızlı bozulabileceği uyarısı yapıldı. Taze gıdalarda etiketlerde belirtilen sıcaklığın genellikle 2 ila 8 °C arasında olduğu belirtildi. Çapraz bulaşma riskine karşı çiğ ve hazır gıdaların ayrı tutulması, çiğ et veya balık sularının doğrudan tüketilecek gıdalara temas etmemesi ve kapalı kapların kullanılması önerildi. Dondurulmuş gıdaların buzdolabında yavaşça çözdürülmesi, çözüldükten sonra kısa sürede işlenmesi ve yeniden dondurulmaması gerektiği bildirildi. Çiğ et için ayrı kesme tahtası ve mutfak gereçleri kullanılması da tavsiye edildi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yürütülen Safe2Eat kampanyasına ortak ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğu aktarıldı.

Patatesin Uzun Süre Saklanmasında Elma Önerisi Tek Başına Yeterli Değil
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber

Patatesin Uzun Süre Saklanmasında Elma Önerisi Tek Başına Yeterli Değil

Kış için fazla miktarda alınan patatesin birkaç hafta içinde filizlenip çürümemesi için saklama koşullarına dikkat edilmesi gerekiyor. Patates çuvalına elma koymak, elmanın olgunlaşırken doğal olarak salgıladığı etilen nedeniyle kullanılan geleneksel bir öneri olsa da bu yöntem filizlenmeye karşı kesin koruma sağlamıyor. Elmanın etkisi, patatesin bulunduğu ortamın sıcaklığına, nemine ve hava dolaşımına bağlı. Bu yöntem denenirse sağlıklı bir elma kullanılmalı ve düzenli olarak kontrol edilmeli; yumuşayan veya çürümeye başlayan elma hemen çıkarılmalı. Patatesler kuru, karanlık, serin ve iyi havalandırılan bir yerde tutulmalı; soba, radyatör ve diğer ısı kaynaklarının yakınına konulmamalı. Patates ile soğan aynı yerde saklanmamalı. Nem birikimini ve küf oluşumunu azaltmak için kapalı naylon poşetler yerine hava geçiren çuvallar, kâğıt çuvallar veya kasalar tercih edilmeli. Uzun süre saklanacak patates yıkanmamalı; çuval ya da kasa nemli zemine doğrudan yerleştirilmemeli, raf veya tahta altlık üzerine kaldırılarak altından da hava dolaşımı sağlanmalı. Patatesler donma noktasının altındaki sıcaklıklara maruz bırakılmamalı. Işığa uzun süre maruz kalan patatesler yeşerebilir ve yeşil bölümlerde glikoalkaloidlerin, bunlar arasında solaninin de bulunduğu bileşiklerin yoğunluğu artabilir. Çok yeşil, aşırı filizlenmiş, buruşmuş veya dokusu değişmiş patateslerin tüketilmemesi; yumuşak, ıslak, çürük ya da hasarlı olanların ise sağlıklı ürünlerden ayrılması gerekiyor. Hasarlı olanların önce tüketilmesi öneriliyor.

Portekiz, Svalbard Tohum Deposu'na 334 Yeni Örnek Gönderdi
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Portekiz, Svalbard Tohum Deposu'na 334 Yeni Örnek Gönderdi

Portekiz, Norveç’teki Svalbard Tohum Deposu’na 334 yeni tohum örneği gönderdi. 13 Ekim’de gerçekleştirilen sevkiyatla ülkenin tesiste saklanan tarımsal örneklerinin toplamı 1.861’e yükseldi. Yeni örneklerin 303’ü fasulye, 18’i börülce ve 13’ü mısır tohumlarından oluşuyor. Bu, Portekiz’in depoya yaptığı beşinci katkı olurken ülke tarımsal çeşitlerinin bir bölümünü burada saklamaya 2018’de başladı. Svalbard’daki tesis, farklı ülkelerden gelen tohumların yedek kopyalarını acil durumlar için koruyor. Orijinal koleksiyonların savaş, doğal afet veya kaza nedeniyle yok olması halinde bu çeşitlerin yeniden kullanılabilmesi amaçlanıyor. Svalbard takımadalarında, Kuzey Kutbu’na yaklaşık 1.300 kilometre uzaklıkta bulunan depo, bölgenin düşük sıcaklıklarından yararlanıyor. Tesiste haziran ayında 1,4 milyondan fazla tohum örneği bulunuyordu. Portekiz’in sevkiyatı, farklı ülkelerdeki 20’den fazla tohum bankasının katkı sunduğu dönemde gerçekleşti. Ukrayna, Lübnan ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu bu kuruluşlar tarımsal koleksiyonlarını korumak için örnek gönderdi. İspanya da eylülde binden fazla tarımsal çeşidini depoya ilettiğini açıkladı; bu çeşitler arasında tahıllar, baklagiller ve sebzeler yer aldı.

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor

Şili’de kadınlar 2024’te tarım, ormancılık, hayvancılık ve balıkçılık istihdamının %23’ünü oluşturdu. Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA) verilerine göre bu oran 126.193 kadına karşılık gelirken aynı istihdam alanında 427.330 erkek çalışıyordu. Ancak kırsal kadınların ekonomiye katkısı ücretli istihdamla sınırlı kalmıyor; gıda üretimi, ev işleri ve bakım faaliyetlerinin bir bölümü istatistiklerde görünmüyor. Kırsal alanda aynı gün içinde tarımsal işler, hayvan bakımı, yemek hazırlama ve aile üyeleriyle ilgilenme yürütülebiliyor. Bu faaliyetlerin bir bölümü gelir yaratırken bazıları aile ekonomileri için gerekli olmasına rağmen ücretli iş olarak kaydedilmiyor. Kadınların katkısı ayrıca öz tüketim için gıda üretimini, tohum saklamayı, ürünleri el işçiliğiyle dönüştürmeyi ve pazarlamayı kapsıyor; bu işler hanelere gıda ve gelir sağlarken üstlenilmesi gereken bazı maliyetleri azaltıyor. Maruja Cortés, ücretsiz emeğin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya doğrudan dahil edilmemesinin kadınların üretime ve aile ekonomilerinin sürdürülmesine katkısını olduğundan düşük gösterebileceğini belirtiyor. Emeğin görünmez kalmasının kamu politikalarını, krediye erişimi ve teknik yardımı etkileyebileceği; özellikle desteklerin üretken işlerin önemli bölümünü yapan kişiler yerine işletmelerin kayıtlı sahiplerine yöneldiği durumlarda bunun daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Universidad Católica de Temuco akademisyeni Jorge Constanzo’ya göre tarımsal üretim, ev işleri ve bakım sorumlulukları çoğu zaman art arda değil eşzamanlı yürütülüyor. Bu sorumlulukların fiziksel, psikolojik ve duygusal aşırı yük yaratabileceği, üretim destek programlarının ev ve bakım görevlerini dikkate almadığında kadınlara ek yük getirebileceği belirtiliyor. ODEPA’nın CASEN 2024 verilerine göre kadınların hane reisi olduğu kırsal hanelerde yoksunluk oranı %16,2 iken erkeklerin hane reisi olduğu hanelerde %12,5 oldu. Cortés ve Constanzo, bu emeğin ölçülmesini daha uygun kamu politikaları tasarlamak için gerekli görüyor.

AB Liderlerinden Çalınan Ukrayna Tahılı İçin Transit Yasağı Çağrısı Planı
Görsel kaynağı: Ukrainska Pravda · Özgün haber

AB Liderlerinden Çalınan Ukrayna Tahılı İçin Transit Yasağı Çağrısı Planı

Avrupa Birliği liderleri, Rusya’nın Ukrayna’nın geçici işgal altındaki topraklarından çaldığı tahılın AB üzerinden ihraç edilmesini yasaklama çağrısı yapmayı planlıyor. Avrupa Pravda’nın aktardığı bilgi, Avrupa Konseyi’nin 15-16 Ekim’deki zirvesine ilişkin taslak sonuç metnine dayanıyor; bu nedenle söz konusu düzenleme henüz alınmış bir karar değil. Taslağa göre liderler ayrıca Ukrayna’ya kış hazırlıkları ve kritik altyapının dayanıklılığı konusunda yardım edilmesini isteyecek. Rusya’nın Karadeniz’de ihracat yollarını bloke etmesinin sonuçları da gündeme getirilecek. Ukrayna’nın finansmanına ilişkin ek karar planlanmazken, Rusya’nın dondurulmuş varlıklarının kullanımı liderlerin gündeminde bulunmuyor ancak tartışma sırasında ele alınabilir.

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, yerli tarımsal üretimin korunması için başta Bakanlar Konseyi olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem alınmasını istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların çiğ süt alım fiyatını düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını belirtti. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve en etkili koruma önleminin bu ürünün ithalatını azaltmak olduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık da sektördeki baskıyı artırdı. Silajlık mısırda %50'yi aşan zarar, hayvan yemi üretimini azalttı ve kış aylarında hayvanların beslenmesini tehdit etti. Bićo, çiftliklerin özellikle yem eksikliği nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bosna-Hersek'te çiğ sütün litresi için 55 ila 80 fening ödendiğini aktaran Bićo, bu fiyatın aynı miktardaki sütün üretim maliyetini karşılamadığını söyledi. Bićo, çiğ süt üretiminin Sırbistan'ın geçen mayısta Bosna-Hersek'ten süt ithalatını yasaklamasından bu yana arttığını, ancak pazarın yetersiz kaldığını ifade etti. Ona göre yerli üreticiler en iyi koşullarda ülke ihtiyaçlarının yaklaşık %35'ini karşılıyor; kuraklık yıllarında bu oran %20'nin altına iniyor. Uzun vadede peynir ve diğer süt ürünleri için yerli mandıralara yatırım yapılmasını öneren Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük vergileri konusunda yetkili Bakanlar Konseyi'nin son dört yıldır bu konuyu görüşmediğini söyledi. Önlem alınmaması halinde çiftçilerin süt taşıyan ithalat tankerlerini durdurmak için sınırları bloke edebileceğini de belirtti.

Ukrayna, Rus Tahılının AB Üzerinden Transitini Yasaklama Girişimini Destekledi
Görsel kaynağı: The Kyiv Independent · Özgün haber

Ukrayna, Rus Tahılının AB Üzerinden Transitini Yasaklama Girişimini Destekledi

Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, Letonya, Litvanya ve Estonya başbakanlarına Rusya’nın tahılını Avrupa Birliği (AB) üzerinden taşımasını yasaklamaya yönelik girişimi başlattıkları için teşekkür etti. Vysotskyi, girişimin AB düzeyinde ilerletilmesinin önemini vurgularken Baltık ülkelerinin Ukrayna’ya desteğini övdü. Litvanya Başbakanı Mindauga Sinkevicius, 8 Ekim’de AB’den Rus tahılına yaptırım uygulanmasını ve bu ürünün transit geçişinin yasaklanmasını istedi. Üç Baltık başbakanı da ertesi gün ortak mektupla konuyu AB gündemine taşıdı. Mektupta, işgal altındaki topraklardan çalınan tahılın AB üzerinden ihraç edilmesini önleyecek adımlar atılması ve Rus tahılının AB topraklarından transit geçişinin yasaklanması talep edildi. Ayrıca Ukrayna’nın pazarlara daha fazla tahıl ulaştırabilmesi için AB-Ukrayna Dayanışma Hatları’nın güçlendirilmesi istendi. Kaynakta, Rusya’nın Karadeniz ablukasının Ukrayna’nın tarım ihracatından vergi geliri toplama kapasitesini olumsuz etkilediği, küresel tahıl fiyatlarını yükselttiği ve Ukrayna ihracatına bağımlı Kuzey Afrika ile Orta Doğu ülkelerini riske attığı belirtildi. Baltık başbakanları, AB’nin Rusya’nın saldırganlığının ekonomik sonuçlarını telafi ettiği bir kanala dönüşmemesi gerektiğini savundu. Yasağın ne zaman kararlaştırılıp uygulanacağı ise bilinmiyor.

Doğu Azerbaycan'da Tarım Ürünleri İhracatı ve İşleme Desteği Gündemde
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Doğu Azerbaycan'da Tarım Ürünleri İhracatı ve İşleme Desteği Gündemde

1 yayıncı · 2 haber · İncele

İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinde tarım ürünleri ihracatının kolaylaştırılması ve işleme tesislerinin desteklenmesi, Tebriz Ticaret Odası İhracat ve İthalat Yönetimi Komisyonu toplantısında ele alındı. Toplantıda Irak, Türkiye, Kazakistan ve diğer hedef pazarlardaki ticaret kapasitesi ile eyalet tarım ürünlerinin ihracatında yaşanan sorunlar değerlendirildi. Komisyon toplantısında sınır işlemleri, hammadde temini, hedef pazarlara erişim ve taşımacılıkta yaşanan güçlüklerin kamu kurumları ile özel sektörün işbirliğiyle aşılması gerektiği belirtildi. Tahir Ruhi, bankaların işleme birimlerine kaynak sağlamasını, elma ve üzümün konsantre gibi ürünlere dönüştürülmesini ve bu yolla ürünlerin saklama süresinin uzatılmasını önerdi. Gümrüklerde elma ve üzüm ihracatına öncelik verilmesi de istendi. Rahim Revai, mevcut hasat döneminde eyalette yaklaşık 320-350 bin ton üzüm ile 600-650 bin ton elma bulunduğunu açıkladı. Revai’nin üç önerisi, işleme tesislerine işletme sermayesi sağlanması, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve tarım ürünleri için yeni pazarlar geliştirilmesi oldu. Döviz taahhüdü kapatma oranının bu sektör için %100’den %50’ye indirilmesi önerisi valiye sunuldu ve hükümet kurulunda incelenmesi planlandı. Pakistan ve Hindistan’a yönelik ihracatın sınır sorunları nedeniyle kısıtlandığı belirtilirken, Rusya taze meyve için uygun bir pazar olarak gösterildi. Üzüm ve işlenmiş üzüm ürünlerinin gelecek aylardaki ihracatı için planlama yapılması, kuru üzümün güney limanları üzerinden ulaştığı Arap ülkelerindeki pazarların korunması ve alternatif güzergâhların değerlendirilmesi istendi. Eyalette mobil gümrük kurulması önerisinin ise henüz uygulanmadığı bildirildi.

Meyve ve Sebzeleri Eve Gelir Gelmez Yıkamak Neden Önerilmiyor?
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Meyve ve Sebzeleri Eve Gelir Gelmez Yıkamak Neden Önerilmiyor?

Meyve ve sebzeleri eve getirir getirmez yıkamak pratik görünse de çoğu ürün için önerilmiyor. Kaynağa göre yıkama, saklama sırasında nemli bir ortam oluşturarak küf ve bakterilerin daha hızlı gelişmesine, dolayısıyla ürünlerin daha çabuk bozulmasına neden olabiliyor. Bu nedenle ürünlerin, hazırlanıp tüketileceği zamana kadar yıkanmadan buzdolabında tutulması tavsiye ediliyor. Elma, erik ve üzüm gibi bazı meyvelerin yüzeyindeki doğal mumsu tabaka, nem kaybını azaltarak ürünün sertliğini koruyor. Önceden yıkamaya karşı özellikle hassas olanlar arasında böğürtlen gibi yumuşak meyveler, yapraklı sebzeler ve taze fasulye bulunuyor. Buna karşılık üzerinde belirgin biçimde toprak bulunan sebzelerin, özellikle kök sebzelerin, bakteri taşıyabileceği için saklamadan önce durulanması öneriliyor. Önceden kesilecek veya soyulacak sebzeler işlemden hemen önce yıkanmalı; kesildikten sonra temiz ve kapalı bir kapta, iki saat içinde buzdolabına kaldırılmalı. Yıkamanın zorunlu olduğu durumlarda ürünler temiz bez ya da kâğıt havluyla iyice kurutulmalı. Hazırlık öncesinde eller en az 20 saniye sabun ve ılık suyla yıkanmalı; tezgâh, lavabo ve mutfak gereçleri de temiz tutulmalı.

EAE 2026 İçin Atακ ve/veya Καεκ Beyan Örneği Sunuldu
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

EAE 2026 İçin Atακ ve/veya Καεκ Beyan Örneği Sunuldu

Yunanistan’da EAE 2026 başvuruları kapsamında, taşınmaz kimlik numarası ATΑΚ ve/veya kadastro kodu ΚΑΕΚ ile beyan edilen tarım parsellerinin tam olarak eşleştirilemediği durumlar için üreticinin kullanabileceği sorumlu beyanı örneği yayımlandı. Örnek, 7 Ekim 2026’da EAE 2026 hakkında yanıtlanan 70 sorunun ardından üreticiler ve başvuru kuruluşlarının kullanımına açıldı. Beyanda üretici, myAGRO platformunda ilgili parseller ve istisna gerekçeleri için sunulan bilgilerin doğru ve eksiksiz olduğunu bildiriyor. Üreticinin gerekçeyi destekleyen belgeleri bulundurması, bunları arşivinde saklaması ve yetkili makamların talebi halinde sunması gerekiyor. Engel ortadan kalktığında doğru ATΑΚ ve/veya ΚΑΕΚ bilgilerinin bildirilmesi de taahhüt ediliyor. Belge, gov.gr üzerinden veya imza doğrulamasıyla hazırlanarak başvuru için yetkilendirilen kuruluşa teslim ediliyor.

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği Küçük Projelerden Büyüyen Bir Sektöre Dönüşüyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği Küçük Projelerden Büyüyen Bir Sektöre Dönüşüyor

Suriye’de mantar yetiştiriciliği, küçük üretim odaları ve aile işletmelerinden daha genişleyebilir bir tarımsal faaliyete dönüşüyor. Üreticiler ve sektörle ilgili uzmanlar, farklı mantar türlerinin üretim imkânlarının yanı sıra pazarlama ve işleme alanlarının geliştirilmesiyle sektörün ekonomik değerinin artırılabileceğini belirtiyor. Beyaz mantar ticari pazarda daha geniş yer tutarken, istiridye mantarı daha sınırlı imkânlarla üretilebilmesiyle öne çıkıyor. Beyaz mantar üretimi, soğutma üniteleri bulunan ve sıcaklık, nem ile havalandırmanın kontrol edilebildiği özel odalar gerektiriyor. Üretim döngüsü 22-24 derece arasındaki kuluçka aşamasıyla başlıyor; ardından kompostun üzeri torfla kaplanıyor ve mantarın gelişimini teşvik etmek için sıcaklık ile havalandırma koşulları düzenleniyor. Oda kurulumu, işçilik ve diğer yetiştirme girdileri üreticilerin başlıca maliyet kalemleri arasında yer alıyor. Yerel kompostun metrekare fiyatı 40-50 ABD doları arasında değişirken, uygun koşullarda metrekare başına yaklaşık 20 kilogram ürün alınabildiği aktarılıyor. İstiridye mantarı ise küçük alanlarda ve farklı koşullarda yetiştirilebilmesi, ayrıca daha düşük maliyet gerektirmesi nedeniyle aile işletmeleri için uygun görülüyor. Ancak taze ürünün raf ömrünün 24 saati aşmaması, özellikle küçük üreticilerin ürünü kısa sürede pazarlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle kurutma, salamura ve dondurma gibi işleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması; ürünün saklama süresinin uzatılması, kayıpların azaltılması ve yeni pazarlama kanalları oluşturulması açısından öneriliyor. SANA’nın aktardığı bilgilere göre Suriye’de tarımsal mantar üretimine yönelik ilk çalışmalar 1976’da başladı. Kessva yakınlarında 1981’de kurulan üretim tesisinden 1982’de ilk ürün alındı.

Meyve, Yumurta ve Diğer Gıdalar Nasıl Saklanmalı?
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Meyve, Yumurta ve Diğer Gıdalar Nasıl Saklanmalı?

Meyve, yumurta, tereyağı, kahve, çikolata ve patates gibi gıdaların buzdolabında saklanıp saklanmaması, ürünün türüne ve olgunluk durumuna göre değişiyor. The Huffington Post’un derlediği önerilerde, aşırı sıcak hava dönemleri dışında bazı ürünlerin oda sıcaklığında, bazılarının ise serin ve kuru ortamlarda tutulmasının daha uygun olduğu belirtiliyor. Narenciye ürünleri, yaklaşık bir hafta boyunca oda sıcaklığında korunabiliyor. Ancak ne zaman tüketileceği bilinmiyorsa portakal, limon, mandalina ve greyfurt meyve-sebze bölmesine alınabiliyor. Muzun soğuğu sevmediği, satış noktasına ulaştığında olgunlaşma sürecinin devam ettiği aktarılıyor. Bu nedenle muzların 20-25 °C arasındaki bir odada, tercihen asılarak saklanması öneriliyor. Tereyağı, başka gıdaların kokusunu çekmemesi için buzdolabında kapalı bir tereyağı kabında tutulmalı. Oda sıcaklığında tüketilecek miktarın ise kapalı bir kapta bir veya iki saatten fazla bekletilmemesi tavsiye ediliyor. Kahve için buzdolabı önerilmiyor; nemi ve çevredeki kokuları hızla çekebildiği için kahvenin ışıktan, sıcaktan ve nemden uzak, opak ve hava geçirmeyen bir kapta saklanması gerekiyor. Çikolatanın da yaklaşık 18 °C’de, serin, kuru ve karanlık bir yerde tutulması öneriliyor. Yumurtalar konusunda tek bir uygulama bulunmuyor. Fransız yumurta sektörü, ürünün kuru ve serin, 10-15 °C arasındaki bir yerde, örneğin kilerde saklanmasını ideal görüyor. Evde böyle bir alan yoksa yumurtaların buzdolabına konulması; sivri uçlarının aşağı bakması ve yıkanmaması gerekiyor. Yıkamanın, kabuğu çevreleyen koruyucu tabakayı ortadan kaldırabileceği belirtiliyor. Elmalar serin ve ışıktan uzak bir yerde, kilerde veya buzdolabının sebzelik bölümünde saklanabiliyor. Patateslerin filizlenmesini önlemek için 6-8 °C arasındaki serin ve kuru bir ortam öneriliyor. Fransa'da Temmuz 2020'de 1.056 kişiyle yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yalnızca %43'ü patatesleri doğru saklama yöntemlerini kullanıyordu. Domatesler ise genellikle oda sıcaklığında tutulmalı; tamamen olgunlaştıklarında daha uzun süre dayanabilmeleri için buzdolabına alınabiliyor. Tüketilmeden yaklaşık bir saat önce çıkarılmaları, lezzetlerinin daha iyi alınmasını sağlayabiliyor.

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi

Şili’de O’Higgins Üniversitesi (UOH) bünyesindeki Tarım, Hayvan Bilimleri ve Çevre Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapan araştırmacı Cristian Hernández, gıda kaybı ile gıda israfının ayrıştırılması gerektiğini belirtti. Hernández’e göre kayıp; üretim, hasat sonrası işlemler, depolama ve işleme aşamalarında, israf ise perakendeciler, yemek hizmetleri ve tüketicilerin kararlarıyla zincirin son bölümünde ortaya çıkıyor. Bu ayrım, hangi aşamaya müdahale edileceğinin, hangi teknolojinin kullanılacağının ve sonucun hangi göstergeyle ölçüleceğinin belirlenmesini sağlıyor. Tarım ve gıda ihracatında önemli bir ülke olan Şili’de kayıpların en fazla hangi aşamada oluştuğunu ortaya koyan kesin veriler henüz bulunmuyor. Oficina de Estudios y Políticas Agrarias’ın (ODEPA) işaret ettiği üzere ölçüm; ürüne, bölgeye, mevsime ve fiyatlara göre değişiyor. Bu nedenle Gıda Kayıplarının ve İsrafının Önlenmesi ve Azaltılması Ulusal Komisyonu, ortak bir Gıda Kayıpları Endeksi yöntemi hazırlıyor. Üretim ve hasadın yanı sıra hasat sonrası işlemler, ambalajlama, depolama, işleme ve taşıma kritik aşamalar arasında sayılıyor. Boyut, renk veya biçim bakımından ticari ölçütleri karşılamayan ancak besin değerini koruyan ürünler de bu kayıplara dahil olabiliyor. Hernández, kuraklık ve iklim değişikliği koşullarında sorunun çevresel boyutunun büyüdüğünü aktardı. Gıda üretiminde kullanılan tatlı suyun yaklaşık %70’inin, kaybedilen veya israf edilen gıdaların üretimine ayrılan bölümünün ise yaklaşık %20 olduğu belirtildi. FAO tahminlerine göre tüketilmeyen gıdalar, dünya tarım arazilerinin %28’inin kullanımını, küresel gıda sisteminin enerji tüketiminin yaklaşık %38’ini ve sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu temsil ediyor.

Córdoba’da Balı Toz Haline Getirme Çalışması Başladı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Córdoba’da Balı Toz Haline Getirme Çalışması Başladı

Córdoba’daki Ceprocor, balı taşıması, saklaması ve gıda sanayisinde kullanması daha kolay bir toz ürüne dönüştürmek için ilk denemeleri yapıyor. Çalışma, arıcılık üretimine katma değer ekleme amacıyla başlatıldı. Araştırmacı María Candelaria Risso’nun aktardığına göre ekip önce kapsamlı bir literatür taraması yaptı ve toz ürün elde etmek için bala ek bir bileşen katılması gerektiğini belirledi. İlk testler, kurumun Santa María de Punilla’daki mikroenkapsülasyon ve sprey kurutma laboratuvarlarında sürüyor.