ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

477 haber · Sayfa 10

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor

İran’daki savaş, ABD’nin en popüler meyvesi olan muzun üreticilerini ve tedarik zincirini zorluyor. Artan yakıt, gübre ve taşımacılık maliyetleri, ABD’ye yapılan muz sevkiyatlarının giderlerini yükseltiyor. Yıllardır düşük marjlarla faaliyet gösteren sektör, artan maliyetlerin yanında bitkilerde görülen tehlikeli hastalıklar nedeniyle kriz uyarısı yapıyor. Bu koşullar, muz üreticileri ve tedarik zincirindeki işletmeler üzerindeki baskıyı artırıyor.

USDA Mısır Verim Tahminini Yükseltti, Tahıl Piyasalarında Baskı Oluştu
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber
Veri haberi

USDA Mısır Verim Tahminini Yükseltti, Tahıl Piyasalarında Baskı Oluştu

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) ekim ayı arz ve talep raporunda mısır verim tahminini yükseltmesi, tahıl piyasalarında baskı oluşturdu. Piyasa analisti Don Roose, tahminin geçen aya göre akr başına 2,7 kile artarak 181,2 kileye çıktığını söyledi. Roose, USDA’nın bazı talep ayarlamaları da yaptığını belirtti. Kaynakta bu ayarlamaların ayrıntıları yer almazken, verim artışının tahıl yatırımcılarını şaşırttığı aktarıldı.

Ukrayna’da Domates Fiyatı Bir Haftada Arttı
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Domates Fiyatı Bir Haftada Arttı

Ukrayna’da toptan domates fiyatı son bir haftada kilogram başına 15 grivna artarak 40-50 grivnadan 55-65 grivnaya yükseldi. EastFruit projesi analistlerinin aktardığı verilere göre salatalık fiyat aralığı 45-70’ten 50-65 grivnaya, tatlı biberin fiyat aralığı ise 22-70’ten 30-65 grivnaya daraldı. Borş çorbasında kullanılan sebzeler arasında beyaz lahananın fiyatı kilogram başına 20-25 grivnadan 17-20 grivnaya geriledi. Pancar 14-16’dan 13-15 grivnaya, kuru soğan ise 14-17’den 12-16 grivnaya düştü. Patatesin fiyat aralığı 10-16’dan 11-14 grivnaya daralırken, Pekin lahanası 38-45’ten 30-35 grivnaya geriledi. Kabak fiyatı 25-45’ten 30-35 grivnaya değişti; patlıcan 45-60 grivna düzeyinde kaldı. Meyve ve üzüm grubunda erik fiyatı 30-60’tan 50-65 grivnaya, şeftali 100-120’den 110-125 grivnaya yükseldi. Üzümün fiyat aralığı ise 65-110’dan 50-110 grivnaya geriledi. Soğan fiyatındaki düşüş, piyasada arzın artması ve talebin azalmasıyla ilişkilendirildi. Üreticilerin düşük kaliteli soğanı daha fazla satışa sunduğu, yüksek kaliteli ürünü ise daha iyi fiyat beklentisiyle beklettiği belirtildi.

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Gıda Forumu Açılış Töreni’ne gönderdiği video mesajında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başta olmak üzere etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen paydaşlara teşekkür etti. İklim değişikliği, çevrenin korunması ve gıda güvenliğinin gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma açısından kritik olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin güvenli gıdaya erişimi yalnızca arz meselesi değil, milli güvenliğin temel unsuru olarak gördüğünü söyledi. Dünyada milyonlarca kişinin kuru ekmek bulamazken gıda israfının arttığına dikkat çeken Erdoğan, küresel raporlara göre israfın %60’ının evlerde, yani tüketici aşamasında gerçekleştiğini aktardı. Her yıl üretilen yaklaşık 1,5 milyar ton gıdanın kaybedildiğini veya israf edildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin 2020’de başlattığı “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” girişimine işaret etti. Ekmek israfını önleme kampanyasıyla ekmek israfının %18 azaltıldığını söyledi. Erdoğan, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 sırasında Türkiye’nin deneyimlerini uygulamalara dönüştürecek adımlar planladığını ve Turkuaz Bağlantı girişimiyle gıda güvenliği ile iklim taahhütlerini ortak zeminde buluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin FAO genel direktörlüğü seçimleri için adaylığını açıkladığını belirterek Mehdi Eker’e destek istedi.

USDA ABD Mısır Üretimi Tahminini Artırdı, Rusya Buğday İhracatını Düşürdü
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

USDA ABD Mısır Üretimi Tahminini Artırdı, Rusya Buğday İhracatını Düşürdü

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), dünya tarım ürünleri arz ve talep tahminlerini içeren WASDE raporunda ABD mısır üretimi öngörüsünü beklenmedik biçimde artırdı. Ortalama verim tahmini yaklaşık 11,2 tondan 11,4 ton/hektara yükselirken hasat alanı değişmedi. Böylece üretim tahmini 401,3 milyon tondan 407,3 milyon tona çıktı. ABD'nin dönem sonu mısır stoku tahmini 39,8 milyon tondan 47 milyon tona, dünya stok tahmini ise 8,3 milyon ton artışla 280,4 milyon tona yükseltildi. Piyasa katılımcıları verim tahmininin düşürülmesini beklerken, Aralık 2026 teslimatlı mısırın Chicago Ticaret Borsası'nda (CBOT) 9 Ekim seansında önceki güne göre %4,6 gerilediği bildirildi. USDA, Avrupa Birliği'nin (AB) mısır üretimi tahminini 50,6 milyon tondan 48 milyon tona indirdi. Fransa'da üretimin geçen yıla göre %38 daha düşük olması bekleniyor. AB'de yemlik mısır kullanımının 2,2 milyon ton azalacağı, buğday kullanımının ise 1 milyon ton artacağı öngörülüyor. Buğdayın mısırdaki açığın bir bölümünü karşılaması beklenirken, AB'nin dönem sonu buğday stoku tahmini 1,8 milyon ton düşüşle 11,7 milyon tona çekildi. Rusya'nın buğday ihracatı tahmini, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle 43 milyon tondan 40 milyon tona düşürüldü. Bu seviye en az beş yılın en düşük tahmini olarak verilirken, Rusya'nın dönem sonu stokları 3 milyon ton artışla 19,1 milyon tona çıkarıldı. Avrupa piyasalarında Kasım 2026 teslimatlı MATIF mısırı ise %0,18 yükselerek ton başına 274,75 avrodan kapandı.

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı
Görsel kaynağı: Fax News — Faxweb · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı

Arnavutluk'ta tüketicilerin temel gıda ve hijyen ürünlerinin fiyatlarını karşılaştırabilmesi için “Pasqyra e Çmimeve” platformu kullanıma açıldı. Platformda fiyatlar 13 kategori kapsamında 155 satış noktasında doğrulanabiliyor. Süpermarketlerin güncel fiyatları paylaşmasıyla tüketicilerin alışveriş öncesinde daha ucuz satış noktalarını görmesi ve maliyetleri karşılaştırması amaçlanıyor. Ekonomi Bakanı Delina Ibrahimaj, girişim kapsamında 212 ürünün sabit fiyatla satılacağını açıkladı. Beş süpermarket ile 22 tedarikçinin katıldığı uygulamada söz konusu ürünlerin asgari kâr marjlarıyla satışa sunulacağı belirtildi. Ibrahimaj, fiyatların mevcut seviyelere göre ortalama %20-22 düşmesinin beklendiğini, bazı ürünlerde düşüşün %40'a ulaşacağını, bazı ürünlerde ise %10'da kalacağını söyledi. Platformda şeker, yağ, un, tahıllar, makarna, fasulye, mercimek, yoğurt, yumurta, tereyağı ve tavuk gibi günlük tüketim ürünlerinin yanı sıra deterjan ve hijyen ürünleri de yer alıyor. Platforma cep telefonlarından erişilebilecek; ilerleyen dönemde kullanıcıların indirebileceği bir uygulama oluşturulması planlanıyor. Sabit fiyat uygulamasının süresi kaynak metnin farklı bölümlerinde farklı ifadelerle verildiği için kesin dönem netleşmiyor. Başbakan Edi Rama, hükümetin ürünlere tavan fiyat koymayacağını, fiyatların serbest rekabetle belirleneceğini söyledi. Rama, girişimin yıl sonuna kadar 1.000 ürüne genişletilmesini ve daha küçük marketlerle perakende satış noktalarının da sürece katılmasını hedeflediklerini bildirdi. Fiyatlarda suistimal tespit edilmesi halinde para cezası uygulanabileceğini de belirtti.

Bosna-Hersek’te Mısır Verimi %70’e kadar Düştü
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Mısır Verimi %70’e kadar Düştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek’te bu yıl mısır üretimi, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların yanı sıra yüksek tarımsal girdi ve yakıt maliyetlerinin etkisiyle geriledi. Üreticiler, kilogram başına yaklaşık 45 fenilik mevcut fiyatın üretim giderlerini karşılamadığını belirtirken, bazı bölgelerde verimin geçen yıla göre %70’e kadar düştüğünü bildirdi. Semberiya’da mısır yaklaşık 26.000 hektara ekildi. Ancak üretici temsilcisi Savo Bakajlić’e göre birçok parselde verim hektar başına 150-500 kilogram arasında kaldı; 700 kilogramlık sonuçlar ise çoğunlukla küçük alanlarda görüldü. Yaklaşık yarım hektara yetecek bir çuval tohumluk mısırın 140-170 KM’ye mal olduğu, devlet yardımı ve primlere rağmen üreticilerin hektar başına en az 300-500 KM zararda bulunduğu aktarıldı. Bakajlić, Semberiya’daki sezonu son 30 yılın en ağır tarım dönemlerinden biri olarak nitelendirdi. Mısırdaki düşüşün yanı sıra yem açığının da hayvancılık yapan işletmeleri zorladığı, bazı üreticilerin borçlanmak yerine hayvan sayısını azaltmayı veya hayvanlarını satmayı düşünebileceği uyarısı yapıldı. Nedžad Bićo da mevcut fiyatın yatırımları karşılamadığını, yakıt ve diğer girdilerin üretim hesabına dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Tuzla Kantonu’nda bazı parsellerde verim kaybı %70’e ulaşırken, ortalama düşüşün geçen yıla göre %43-50 arasında olduğu belirtildi. Bazı bölgelerde hasadın henüz tamamlanmadığı, Sprečko Polje’de bitki gelişiminin Lijevče Polje ve Semberiya’ya kıyasla geciktiği aktarıldı. Üretici temsilcisi Enes Hasanović, arz ve talebe bağlı olmak üzere kilogram başına 60-70 fenilik fiyatın maliyetleri karşılamaya daha yakın olacağını ifade etti.

Romanya’da Buğday Yükseldi, Mısır ve Yağlı Tohumlar Geriledi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Romanya’da Buğday Yükseldi, Mısır ve Yağlı Tohumlar Geriledi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Romanya’nın Constanța limanındaki DAP fiziksel piyasasında 2-9 Ekim haftasında buğday fiyatları hem ekmeklik hem yemlik segmentte ton başına 6 avro arttı. Mısır fiyatı 7 avro gerilerken ayçiçeği 4 avro, kolza ise 18 avro düştü. Buğdaydaki artış aktif ihracat talebiyle ilişkilendirilirken, mısırdaki düşüş hasadın ilerlemesi ve arzın artmasıyla açıklandı. Ayçiçeği fiyatlarındaki gerilemeye karşın Romanya’nın ihracat temposu yükseldi. 2026/27 sezonunun başlangıcından itibaren ülke, AB dışına 130.920 ton ayçiçeği gönderdi; bu miktar 2025’in aynı dönemine göre %26 daha fazla oldu. Türkiye, 76.550 tonla Romanya ayçiçeğinin en önemli ihracat destinasyonu olurken, önceki yılın aynı döneminde Türkiye’ye gönderilen miktar 103.060 tondu. Kaynakta, ihracatın hasadın emilmesine katkı sağladığı ancak Karadeniz havzasındaki rekabetin fiyat artışını sınırladığı belirtildi. Rusya, Ukrayna ve Bulgaristan’daki hasatların neredeyse rekor düzeyde olması, Romanya ayçiçeği için güçlü bir fiyat yükselişi ihtimalini azaltıyor. Bazı bölgelerde kuraklıktan etkilenen hasatlar ve AB içindeki talep ise piyasadaki diğer etkenler olarak sıralandı. Kolza piyasasında Constanța’daki fiziksel fiyat düşüşü, Paris’teki kasım vadeli kontratta görülen ton başına 33 avroluk gerilemeden daha sınırlı kaldı. Kaynak, kasım kontratındaki hareketin fiziksel piyasanın tamamındaki zayıflamayı göstermeyebileceğini belirtti. Şubatta teslim edilecek MATIF kolza kontratı ise ton başına 550 avronun üzerinde kaldı. Fransa’da dane mısır hasadı 5 Ekim itibarıyla ekili alanın %84’üne ulaştı. Bir hafta önce bu oran %67 idi. Bununla birlikte, iyi veya çok iyi durumdaki mısır alanlarının payı %22’de kaldı. Bu veriler, hasat çalışmalarının hızlandığını ancak tarlada kalan ürünlerin durum değerlendirmesinde iyileşme görülmediğini ortaya koydu. USDA’nın ekim ayı WASDE raporunda Romanya’nın buğday, arpa, mısır, ayçiçeği ve kolza üretim tahminleri değiştirilmedi. Raporda buğday üretimi 12,5 milyon ton, arpa 3,45 milyon ton, mısır 7,837 milyon ton, ayçiçeği 2,8 milyon ton ve kolza 3,22 milyon ton olarak korundu. Ukrayna Ayçiçeği Birliği ise Rusya’nın ayçiçeği yağını Ukrayna’dan ton başına 10-15 dolar daha düşük fiyatlarla ihraç ettiğini bildirdi.

USDA, Romanya’nın Soya Tahminini Düşürdü; Diğer Büyük Ürünlerde Değişiklik Yapmadı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Romanya’nın Soya Tahminini Düşürdü; Diğer Büyük Ürünlerde Değişiklik Yapmadı

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) ekim ayı Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporu, Romanya’nın başlıca tarla bitkilerine ilişkin tahminlerini büyük ölçüde sabit tuttu. Buğday üretimi 12,5 milyon ton ve ekim alanı 2,375 milyon hektar, arpa üretimi 3,45 milyon ton ve alanı 635.000 hektar olarak korundu. Mısır tahmini 7,837 milyon ton ve 1,68 milyon hektar, ayçiçeği tahmini 2,8 milyon ton ve 1,17 milyon hektar, kolza tahmini ise 3,22 milyon ton ve 1 milyon hektar olarak kaldı. Rapordaki tek Romanya düzeltmesi soyada yapıldı. Soya üretim tahmini 310.000 tondan 240.000 tona, ekim alanı da 143.000 hektardan 103.000 hektara indirildi. Kaynak, alan değişiminin %28 olduğunu belirtti. Raporda verilen alan ve üretim rakamlarından hesaplanan ortalama verim; buğdayda hektar başına yaklaşık 5,3 ton, arpada 5,4 ton, mısırda 4,7 ton, ayçiçeğinde 2,4 ton, kolzada 3,2 ton ve soyada 2,3 ton olarak aktarılıyor. WASDE’nin küresel görünümünde mısır öne çıktı. ABD’nin mısır üretim tahmini, eylül ayındaki 401,3 milyon tondan 407,3 milyon tona yükseltildi. Kaynak bu artışı, piyasa beklentilerini aşan verimle ilişkilendiriyor. ABD’nin dönem sonu stok tahmini de 39,8 milyon tondan 47 milyon tona çıkarıldı. Dünya mısır dönem sonu stokları 8,3 milyon ton artışla 280,4 milyon tona yükseldi; kaynak, bu değişikliklerin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor. Buğday tarafında USDA, Rusya’nın ihracat tahminini 3 milyon ton azaltarak 40 milyon tona çekti. Bu seviye, önceki sezondaki 48 milyon tonun altında bulunuyor. Avrupa Birliği’nin buğday üretimi 133 milyon tona, dünya buğday ticareti ise yaklaşık 209 milyon tona indirildi. Rapora göre Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Fransa’daki mısır üretiminin geçen yıla göre %38 daha düşük öngörülmesi, Avrupa’da bölgesel arzın önemini artırıyor. Soya piyasasında dünya üretimi 0,4 milyon ton artışla 442,7 milyon tona, dönem sonu stokları ise 124,3 milyon tona yükseldi. Kaynağa göre Romanya, buğday ve mısırda yüksek ihracat fazlasına sahip olması nedeniyle bölgesel talep artışından yararlanabilir; ancak bunun için Köstence üzerinden lojistiğin açık kalması gerekiyor. Kanada ve Türkiye, 0,5'er milyon tonluk artışla telafi sağlarken toplam üretim sırasıyla 36,5 milyon ton ve 23 milyon tona çıktı.

Arjantin’de Sığır Fiyatları İç Tüketim Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Sığır Fiyatları İç Tüketim Baskısıyla Geriliyor

Arjantin’de ihracatın kesime gönderilecek sığır fiyatlarını desteklemeye yetmediği, iç tüketimdeki zayıflığın ise et ve hayvan fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu bildirildi. Bichos de Campo’nun Mercado Agroganadero de Cañuelas (MAG) verileri ile Arjantin Sığır Eti Tanıtım Enstitüsünün (IPCVA) fiyat araştırmasına dayandırdığı habere göre, piyasaya sunulan sığır eti arzı geçen yıla göre daha düşük olmasına rağmen fiyatlarda belirgin bir yükseliş görülmedi. MAG verilerine göre eylülde novillo kategorisindeki hayvanlar canlı kilogram başına ortalama 4.180 Arjantin pesosundan satıldı. Bu değer, mart ortalamasına göre %6,65 düşüşe işaret etti. Novillito kategorisinin ortalaması 4.550 peso ile %5, vaquillona kategorisinin ortalaması ise 4.300 peso ile %7 geriledi. Kaynak, enflasyon hesaba katıldığında novillo fiyatındaki reel kaybın %10’a ulaştığını belirtti. Diğer kategorilerden ayrışan inek fiyatı, canlı kilogram başına ortalama 3.080 peso ile marta göre %15 arttı. Haberde bu yükseliş, söz konusu kategorideki kesimin azalmasına ve dişi hayvanların toplam kesimdeki payının geçen yılki %49’dan yaklaşık %45’e inmesine bağlandı. Çin’den gelen güçlü talebin yanı sıra ABD’nin hamburger üretiminde kullanmak üzere yağsız parça araması da bu kategorideki talebi destekleyen unsurlar arasında gösterildi. İhracatın son ayda toplam üretimin %36’sını almasına karşın fiyatları destekleyemediği aktarıldı. Piyasa operatörleri, tüketicilerin ödeme gücündeki düşüş ve alternatif etlerin rekabetçi fiyatları nedeniyle sığır fiyatlarında en azından yıl sonuna kadar önemli bir değişiklik beklemiyor. IPCVA’ya göre sığır eti parçalarının fiyatı eylülde aylık %0,5, son bir yılda %49,8 arttı.

Yemlik Arpa Talebi Dünya Ticaretini Destekliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Yemlik Arpa Talebi Dünya Ticaretini Destekliyor

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 2025/26 ekim-eylül sezonunda dünya arpa ithalatının yaklaşık 35 milyon tona ulaşacağını tahmin etti. Bu hacim, 2020/21 sezonundaki 37 milyon tonun ardından kaydedilen en yüksek ikinci seviye olarak değerlendiriliyor. Kurum, güçlü yemlik arpa talebinin maltlık arpaya yönelik daha düşük talebi telafi ettiğini ve başlıca ihracatçıların bol hasatlarından yapılan sevkiyatları artırdığını belirtti. Son yıllarda arpa talebindeki büyümenin büyük bölümünü hayvan yemi oluşturdu. Arpanın enerji değerinin mısırın %85-90'ına denk gelmesi, mısırın erişilemez veya pahalı olduğu dönemlerde ürünü alternatif yem kaynağı haline getiriyor. Arjantin'in FOB fiyatlarında yemlik arpanın güncel spot fiyatı ton başına 237 dolar olurken, bu değer mısırın %12,8 üzerinde bulunuyor. Bir yıl önce iki ürün arasındaki fark %6,0 seviyesindeydi. Arjantin, Avustralya ve Kanada'nın ihracatı da yemlik arpanın ağırlığını gösterdi. Bu üç ülke 2022/23 sezonunda yaklaşık 4,0 milyon ton maltlık ve yaklaşık 9,0 milyon ton diğer kullanım amaçlı arpa satarken, 2025/26 sezonunun şu ana kadarki bölümünde miktarlar sırasıyla yaklaşık 5,0 milyon ve 13 milyon tona çıktı. 2025/26 talebinde Çin'in alternatif yem tedarikçileri araması etkili olurken, Türkiye kuraklık nedeniyle ihracatçı konumundan ithalatçı konumuna geçti. USDA, 2026/27 sezonunda dünya arpa ithalatının 30 milyon tonun biraz üzerine gerilemesini bekliyor. Bu öngörünün gerekçeleri arasında bazı önemli ithalatçıların iç üretimindeki artış ve başlıca ihracatçıların hasatlarının ortalama seviyelere dönmesi bulunuyor. Çin'in 13,0 milyon tonluk beklenen ithalatla ticaretin başlıca motoru olacağı, talebin ise Avustralya'nın rekor hasadı ve Kanada gibi tedarikçilerin güçlü arzıyla karşılanabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte Karadeniz'deki lojistik kesintinin Rusya ve Ukrayna'nın sevkiyat kapasitesini sınırlayabileceği ifade ediliyor.

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış

Paraguay’ın kanatlı ürünleri ihracatı, Eylül 2026 sonunda 14.690 tona ulaştı. La Nación’un Avipar ve Ulusal Hayvan Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senacsa) verilerine dayandırdığı habere göre bu miktar, Eylül 2025’teki 7.663 tona kıyasla %92’lik artış anlamına geldi. İhracat gelirleri de aynı dönemde 8,3 milyon ABD dolarından 39,6 milyon ABD dolarına yükseldi; haberde yıllık artışın %300’ün üzerinde olduğu belirtildi. Avipar Başkan Yardımcısı Blanca Ceuppens, rekoru daha yüksek işlenen ürün hacmi, Afrika pazarlarındaki güçlü talep ve Asya’da daha yüksek ticari değere sahip yeni destinasyonların açılmasıyla açıkladı. Ceuppens ayrıca üretim kapasitesi, arz ve pazarın ürünleri absorbe etme kapasitesinin artırıldığını, sanayinin kurulu kapasitesinin teknik ve operasyonel verimlilikle çalıştığını söyledi. Ceuppens’e göre 2026 boyunca iç üretimdeki sürdürülebilir artış; altyapı yatırımları, işleme teknolojisi ve sıkı biyogüvenlik programlarıyla desteklendi. İç pazar, artan tüketimle birlikte sektörün ana hacim temeli olmayı sürdürürken, üretim fazlası ile uluslararası talep gören belirli kesimler dış ticaret kanalıyla değerlendirildi. Ceuppens, yılın kalan bölümünde kesim hızının artmasını ve üretimin rekor düzeyde kapanmasını beklediğini aktardı. Tayvan, sektörün stratejik büyüme odağı olarak öne çıktı. Temmuz ortasındaki ilk sevkiyatların ardından bu ülkeye düzenli gönderilerin kademeli olarak büyüdüğü ve aylık 300 tona ulaşılmasının hedeflendiği bildirildi. Senacsa bültenine göre Eylül sonunda Irak, kanatlı ürünleri alımlarında %33 payla ilk sırada yer aldı; Vietnam %14, Arnavutluk ve Kosova ise %8’er pay aldı.

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor

Fosfatlı gübre fiyatlarındaki %26’lık artış ve sevkiyatlarda yaşanan gecikmeler, küresel tarımsal üretimin maliyetleri ile gelecek dönem arzına ilişkin endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 24 Eylül tarihli verilerine göre, Orta Doğu’daki savaşın uluslararası ticarette yol açtığı aksaklıklar her ay 1,5 ila 3 milyon ton gübrenin taşınmasında gecikmeye neden oldu. Bu durumun artan üretim maliyetlerini zamanla gıda fiyatlarına yansıtmasından endişe ediliyor. Gübre piyasasındaki baskıda enerji maliyetleri de etkili oluyor. FAO verilerine göre doğal gaz fiyatları, Orta Doğu’daki çatışma öncesi seviyelere göre %129 ila 139 yükselirken Brent petrolündeki artış %39 oldu. Doğal gaz, amonyak üretiminde temel hammadde olarak kullanıldığı için fiyatındaki yükseliş azotlu gübre üreten sanayinin maliyetlerini artırıyor ve üreticilerin kâr marjlarını daraltıyor. Basra Körfezi, tarımsal üretimde kullanılan önemli hammaddelerin küresel tedarikinde belirleyici konumda bulunuyor. FAO’ya göre bölge, dünya üre arzının %30 ila 35’ini, amonyak arzının %20 ila 30’unu ve küresel kükürt ihracatının %50’sini karşılıyor. Uluslararası ticarete konu gübrelerin normal koşullarda %20 ila 30’u da Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Reuters’ın aktardığına göre ticari gemilerinin boğazdan geçişi, tanker saldırılarının tırmanması nedeniyle 6 Ekim’de iki aydan uzun sürenin en düşük seviyesine indi; bu veri toplam deniz taşımacılığını kapsıyor. Teslimatların zamanlaması, gübre kullanımının bitkilerin belirli gelişme aşamalarıyla bağlantılı olması nedeniyle üretim açısından kritik görülüyor. Ticaret akışı daha sonra düzelse bile yaşanan gecikmeler verimleri etkileyebilir. Yüksek fiyatlar bazı çiftçileri gübre kullanımını azaltmaya veya ekim planlarını değiştirmeye yöneltebilir. FAO, gübre kıtlığının 2026’nın ikinci yarısında ve 2027’de tarımsal verimlerin düşmesine ve gıda arzının daralmasına yol açabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği’nde Komisyon, fiyat artışlarından etkilenen çiftçilere destek amacıyla Ortak Tarım Politikası kapsamındaki acil yardım kaynaklarının artırılması ve kısa vadeli desteklerde üye ülkelere daha fazla esneklik sağlanması seçeneklerini sundu. Gübre stoklarının oluşturulması ve alternatif ürünlerin teşvik edilmesi de gündeme geldi. Bununla birlikte gübre maliyetlerinin nihai gıda fiyatlarına geçişi doğrudan ve tüm ürünlerde aynı değil; artışların süresi, gübrenin toplam maliyet içindeki payı ve maliyetin ne kadarının karşılanabildiği belirleyici oluyor. FAO’nun 2 Ekim’de açıkladığı verilere göre küresel gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak aylık %1,5, yıllık %5,8 yükseldi; bu artış yalnızca gübre maliyetlerine bağlanmıyor.

2026'da Küresel Süt Arzında %2.2 Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

2026'da Küresel Süt Arzında %2.2 Artış Bekleniyor

Ornua'nın Ekim 2026 tarihli piyasa raporuna göre, güçlü üretim akışlarının etkisiyle yıllık küresel süt arzının 2026'da %2.2 artması bekleniyor. Raporda, bu tahminin başlıca üretim bölgelerindeki gelişmelere dayandığı, ancak El Nino hava olayının gerçek etkisinin henüz bilinmediği belirtildi. Avrupa Birliği'nde süt üretimi eylülde %1,1 arttı; bu oran ağustostaki %2,5'lik artışın altında kaldı. Son aylardaki kuraklığa rağmen Fransa ve Almanya'daki üretim akışları beklenenden iyi gerçekleşti. Bu gelişme, AB'nin yıllık süt üretimi tahmininin kuraklık öncesi seviyelere, %1,9'a revize edilmesini sağladı.

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, tarımda yerli üretimin korunması için Bakanlar Konseyi başta olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların fiyatları düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını, kuraklığın da hayvan yemi üretimini tehdit ettiğini bildirdi. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin ülke içindeki pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek en etkili önlemin çiğ süt ithalatının azaltılması olduğunu söyledi. Bićo, uzun vadede süt ihraç edilirken bu sütten yapılan pahalı peynirlerin ithal edilmesi yerine yerli mandıralara yatırım yapılmasını ve peynir ile diğer süt ürünlerinin ülkede üretilmesini önerdi. Bićo’nun aktardığına göre Sırbistan, kendi üreticilerini korumak amacıyla geçen mayıstan bu yana Bosna-Hersek’ten süt ithalatını yasakladı. Bunun ardından Bosna-Hersek’teki alıcılar çiğ süt fiyatını litre başına 55, 60 ila 80 fenige indirdi. Bićo, bu bedelin üretim maliyetlerini karşılamadığını ve çiftliklerin kapanması riski bulunduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık nedeniyle silajlık mısırdaki zararın %50’yi aştığını, bunun da kışlık hayvan yemi arzını tehlikeye attığını belirtti. Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük tarifeleri konusunda yetkinin Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi’nde olduğunu, ancak Konseyin son dört yılda bu önlemleri gündeme getirmediğini savundu. Çiftçiler gelecek hafta tarımdaki durumu görüşmek üzere yeni adımlar belirleyeceklerini, sonuç alınmaması halinde süt taşıyan tankerleri durdurmak için sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Federasyondaki üretimin genel durumuna ilişkin değerlendirmesinde Bićo, yerli üreticilerin en iyi koşullarda ihtiyaçların yaklaşık %35’ini karşıladığını, kurak yıllarda bu oranın %20’nin altına indiğini söyledi. İlkbahar ekimi için vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt yardımının henüz yapılmadığını da belirten Bićo, üreticilerin litre başına 4 KM yakıt kullandığını ifade etti.

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor

Çin’in tarım ve gıda gücü olma yönünde ilerlediği, ülkenin üretim kapasitesinin Afrika’daki tarımsal kalkınma için örnek oluşturabileceği savunuluyor. Makalede Çin’in tahıl üretiminin iki yıl üst üste 700 milyon ton seviyesinde kaldığı ve 1,4 milyar kişinin gıda talebini karşıladığı belirtiliyor. Üretimin temel yeterliliğin ötesine geçtiği, gıda politikasının yalnızca yeterli miktara değil, besleyici gıdaya erişime de odaklandığı aktarılıyor. Metne göre Çin, dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini dünya ekilebilir arazisinin %9’u ile besliyor. Çinli araştırma kurumları iklim değişikliği ve kuraklığa uyum sağlamak amacıyla tarım teknolojileri ile ıslah çalışmalarını geliştirirken, genetik yatırımları yüksek verim, hastalık direnci ve besin alımı gibi özelliklere yöneliyor. Bu çalışmaların ortak hedefi, istikrarlı ve besleyici bir gıda arzı oluşturmak olarak açıklanıyor. Felix Dapare Dakora’nın aktardığı Hebei örneğinde bir köy, üretimden işleme ve satışa uzanan bir zincir işletiyor. Dakora, çiftçilerin kooperatiflerde örgütlenmesiyle yeni çeşitlerin ve üretim yöntemlerinin komşu işletmelere yayılabileceğini belirtiyor. Afrika’da gıda yoksulluğundan ve ardından gelir yoksulluğundan çıkışın tarımsal üretimle başlaması gerektiğini savunan Dakora, Çinli ve Afrikalı araştırmacıların ortak geliştirdiği teknolojilerle Afrika’da benzer kooperatifler kurulmasını istiyor. Makalede Afrika’nın dünyadaki kullanılabilir ekilebilir arazinin yaklaşık %60’ına sahip olmasına rağmen birçok ülkenin yeterli gıda üretemediği ve ithalata dayandığı ifade ediliyor. Bu durum, başta teknoloji ve makine eksikliği ile tarımsal araştırmalara yetersiz yatırım yapılmasına bağlanıyor. Sichuan’daki bir demonstrasyon üssünde Çin’in yerli süper hibrit pirincinin veriminin hektar başına yaklaşık 18,8 metrik tona ulaştığı da bildiriliyor; metin bu veriyi Çinli bilim insanlarının hedefini aşan bir sonuç olarak aktarıyor. Dakora, Hainan’ın tropikal iklimi ile Afrika’nın büyük bölümündeki iklim koşullarının benzerliğinin ürünlerin iki bölgede test edilip değiş tokuş edilmesine imkân sağlayabileceğini belirtiyor. Ona göre Çin-Afrika tarım işbirliği, sınırlı sayıda bilim insanının eğitilmesinin ötesine geçerek tohum, gübre, tarım makineleri ve sulamayı kapsamalı. Kuraklığa dayanıklı ve yüksek verimli çeşitlerin ortak test edilmesi, mekanik ve sulama teknisyenlerinin eğitilmesiyle geliştirilen kapasitenin proje ekipleri ayrıldıktan sonra da yerel topluluklarda kalması hedefleniyor.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Malezya, Kullanılmayan Askeri Arazileri Gıda Güvenliği İçin Değerlendirmeyi Planlıyor
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Malezya, Kullanılmayan Askeri Arazileri Gıda Güvenliği İçin Değerlendirmeyi Planlıyor

Malezya Savunma Bakanlığı, kullanılmayan Malezya Silahlı Kuvvetleri arazilerini ulusal gıda güvenliğini desteklemek ve askeri gazilerin sosyoekonomik refahını artırmak amacıyla değerlendirmeyi planlıyor. Savunma Bakanı Mohamed Khaled Nordin, uygulamanın JanaVeteran Programı ile Boustead Plantations (BPlant) işbirliğinde yürütülebileceğini söyledi. Bazı arazi parsellerinin herhangi bir tahsis veya geliştirme planı bulunmadığı için 10 ila 15 yıldır kullanılmadan durduğu belirtildi. Khaled, projenin tarımla ilgilenen gazilere iş ve gelir fırsatı sağlayacağını ifade etti. Her yıl 5.000 askeri personelin emekli olduğunu belirten bakan, bu gazilerin programa dahil edilmesinin seçeneklerden biri olduğunu söyledi. Khaled ayrıca gıda arzındaki kıtlıkların veya yükselen gıda maliyetlerinin ulusal güvenlik tehdidine dönüşebileceğini kaydetti. JanaVeteran pilot projesi, Kota Tinggi'deki Ladang Telok Sengat'ta KayTi zencefili yetiştiriciliğiyle başladı. BPlant, katılımcıların ürününü satın alarak projeye pazar garantisi sağlıyor. Khaled, BPlant ile yürütülen JanaKomuniti Programı kapsamındaki çalışmalarla Kota Tinggi'yi ülkenin başlıca KayTi zencefili üreticisi yapmayı amaçladığını söyledi. JanaKomuniti, Kota Tinggi Parlamento Ofisi tarafından desteklenen bir BPlant kurumsal sosyal sorumluluk girişimi olarak kümelenmiş fertigation zencefil tarımını içeriyor.

PFC'den CPEC İçin Shenzhen Tarzı Reform Çağrısı
Görsel kaynağı: Associated Press of Pakistan · Özgün haber

PFC'den CPEC İçin Shenzhen Tarzı Reform Çağrısı

Pakistan Mobilya Konseyi (PFC) Üst Yöneticisi Mian Kashif Ashfaq, hükümete Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun (CPEC) ikinci aşamasının potansiyelinden tam yararlanmak için Shenzhen tarzı reformlar uygulama çağrısı yaptı. Çağrı, koridorun sanayi ve tarım alanlarındaki işbirliği fırsatlarıyla ilişkilendirildi. Ashfaq’ın önerileri arasında Özel Ekonomik Bölgelerin (SEZ) kuruluşunun hızlandırılması ve yatırım prosedürlerinin basitleştirilmesi yer aldı. Bu adımlar, CPEC kapsamındaki potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi hedefiyle sunuldu.

Finlandiya’da PTT, Patates, Tahıl ve Sığır Eti Sektörlerine Destek Önerdi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da PTT, Patates, Tahıl ve Sığır Eti Sektörlerine Destek Önerdi

Finlandiya’da Pellervon Taloustutkimus PTT, Avrupa Birliği’nin üretici örgütlerine yönelik faaliyet programı desteğinin patates, tahıl ve sığır eti sektörlerine genişletilmesini önerdi. PTT’nin Tarım ve Orman Bakanlığının talebiyle hazırladığı çalışmaya göre bu üç sektörde desteğin kullanılabilmesi için en fazla koşul bulunuyor ve onaylı üretici örgütleri faaliyet gösteriyor. Finlandiya’da destekten şu anda yalnızca meyve ve sebze sektörü yararlanabiliyor. Çalışmada desteğin ticari faaliyetlere, pazara erişime ve üreticilerin pazardaki konumunu güçlendirmeye daha fazla yöneltilmesi istendi. Kıdemli tarım ekonomisti Päivi Kujala, patates sektöründe koşulların en ileri düzeyde olduğunu, tahıl sektöründe ticari işbirliği ile arzın bir araya getirilmesine duyulan ihtiyacın büyük olduğunu, sığır etinde ise desteğin yeni gelişen üretici örgütlenmesini güçlendirebileceğini belirtti. Önerilen faaliyetler sektörlere göre farklılaşıyor. Patateste ürün geliştirme, depolama, işleme, paketleme, pazarlama ve uluslararasılaşma; tahılda ortak ticari faaliyet, pazar bilgisi, yeni pazar kanalları ve pazara erişim öne çıkıyor. Sığır etinde ise üretim verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik yatırımları, kalite yönetimi, izlenebilirlik, pazarlama ve pazara erişim desteklenebilecek alanlar arasında sayılıyor. Finlandiya’da mevcut finansman döneminde meyve ve sebze sektöründe üç üretici örgütü faaliyet programı yürütülüyor. Araştırma direktörü Sari Forsman-Hugg, bu deneyimlerin üretici örgütlerinin pazardaki konumu, üretimin koordinasyonu ve ürünlerin pazara sunulması üzerinde olumlu etkiler sağlayabildiğini aktardı. Ancak çalışma, desteğin tek başına işleyen bir üretici işbirliği oluşturmayacağına dikkat çekti. Mevcut uygulamada başvuru, maliyetlerin doğrulanması, raporlama ve ödeme süreçleri ağır bulunurken, ulusal uygulamada daha açık ve öngörülebilir işlemler ile daha düşük idari yük önerildi.

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor

Suriye’nin Rakka kentinin güney kırsalında artan tarımsal üretim maliyetleri ve mevsimlik ürünlerin ekonomik cazibesindeki gerileme, bazı çiftçileri buğday, pamuk ve sarı mısırdan üzüm başta olmak üzere meyve ağaçlarına yöneltiyor. Çiftçiler, mevsimlik ürünlerde tohum, gübre, tarım ilacı ve işçilik giderlerinin yükseldiğini; ürünleri pazarlamanın zorlaştığını ve bazı ödemelerin geciktiğini belirtiyor. Üzüm, badem türleri ve şeftali Rakka’daki alternatifler arasında öne çıkarken Curniye, Kesrat ve vilayetteki başka bölgelerde üzüm bağlarının kurulumu genişliyor. Üreticilere göre üzüm yetiştiriciliği daha az işgücü gerektiriyor; bazı durumlarda aile, ilaçlama ve ağaç bakımından hasat hazırlığı ile pazarlamaya kadar işlerin çoğunu üstlenebiliyor. Bağların üretime geçmesi birkaç yıl alsa da sonrasında yıllık ürün alınabilmesi, çiftçileri mevsimlik tarımdan meyve ağaçlarına geçmeye teşvik ediyor. Üzüm üretiminde pazarlama ve fiyat dalgalanması ise devam eden sorunlar arasında. Bir üretici, kilogram fiyatının sezon başında yaklaşık 7-8 bin Suriye lirasından sezon ortasında 3-4 bin liraya gerileyebildiğini söyledi. Ziraat mühendisi ve çiftçi Muhammed el-Assaf ise o sıradaki fiyatın 3-3,5 bin lira olduğunu ve bunun üretim maliyetleriyle örtüşmediğini belirtti. Bu farklılıklar, fiyatların dönem ve üretim miktarına göre değiştiğine işaret ediyor. Çiftçiler, kuyularla yapılan sulamada mazot fiyatlarının maliyetleri artırdığını belirterek gübre ve yakıt desteği istiyor. Ayrıca dış pazarların açılması, soğutma birimleri ile donanımlı taşıma araçlarının sağlanması ve ürünlerin yüksek arz döneminde düşük fiyattan satılmasını önleyecek depolama imkânlarının oluşturulması talep ediliyor. Bölgede çoğunlukla Vitmuni, yerel adıyla Şami, üzümü yetiştirilirken daha az miktarda Helvani ile son üç yılda yayılan Sihirbaz Parmakları ve Yakut çeşitleri de bulunuyor.

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı

Mısır Ticaret Odaları Genel Birliği Başkan Danışmanı Ala Ezz, küresel buğday fiyatının tedarik zinciri sorunları, Karadeniz’deki belirsizlikler ile navlun ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yaklaşık %6 arttığını, ancak bu artışın şu ana kadar Mısır’daki yerel piyasaya yansımadığını söyledi. Ezz’e göre Mısır’ın temel emtialardaki stratejik stoku ülkenin yaklaşık 6 aylık ihtiyacını karşılıyor. Yerel stokların bulunmasının küresel fiyat dalgalanmalarının iç piyasaya etkisini sınırladığını belirten Ezz, buğday fiyatlarındaki küresel yükselişe rağmen süt ürünleri ve peynir fiyatlarındaki artışın %1’in altında kaldığını aktardı. Sebze fiyatları %15, meyve fiyatları ise %2,5 yükseldi. Ezz, bu artışları tarımsal hasat dönemleri arasındaki arz değişimine ve dönemler arasında yaşanan arz açığına bağladı. Söz konusu yükselişlerin gıda ve içecekler grubundaki enflasyon oranını %3,2’ye taşıdığı, kentsel enflasyonun ise temmuzdaki %14,9’dan ağustosta %14,5’e ve eylülde %13,9’a gerilediği belirtildi.

Brezilya’da Sanayi Amaçlı Mısır Kullanımında Büyük Artış Beklentisi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Sanayi Amaçlı Mısır Kullanımında Büyük Artış Beklentisi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya’da sanayi amaçlı mısır tüketiminin dört yıl içinde 19 milyon tondan 37 milyon tona çıkabileceği bildirildi. Bichos de Campo’nun aktardığı Bolsa de Comercio de Rosario raporuna göre, 2026/27 sezonunda ülkenin toplam iç mısır tüketimi son beş yılın ortalamasına kıyasla %42 artarken, ihracatın %10’dan fazla gerilemesi bekleniyor. Rosario Ticaret Borsası teknisyenleri, USDA projeksiyonlarına dayanarak Brezilya’nın 2026/27 sezonunda ulusal mısır üretiminin %31’ini sanayi amaçlı kullanabileceğini tahmin ediyor. Bu projeksiyon gerçekleşirse, ülkede sanayi amaçlı mısır kullanımı beş yıl içinde üç katına çıkmış olacak. Artışta özellikle biyoetanol üretimine yönelik iç talebin etkili olduğu belirtiliyor. Arjantin’de ise Rosario Ticaret Borsası’nın 2025/26 sezonuna ilişkin arz-talep bilançosuna göre sanayi amaçlı mısır kullanımı ulusal hasadın %6,6’sına denk geldi. Kongre’de görüşülen yeni biyoyakıt yasasının onaylanması halinde ülkenin mısırı sanayi amaçlı iç kullanımının artabileceği öngörülüyor. Biyoetanol sektöründe, yeni düzenleyici çerçeve kapsamında birkaç milyar dolarlık yatırım projesi bulunduğu aktarılıyor.

Beyaz Saray Sözcüsü: Gaz Yağı Anlaşması Yakıt ve Gıda Fiyatlarını Düşürebilir
Görsel kaynağı: Donya-e-Eqtesad · Özgün haber
Veri haberi

Beyaz Saray Sözcüsü: Gaz Yağı Anlaşması Yakıt ve Gıda Fiyatlarını Düşürebilir

Beyaz Saray’ın yeni sözcüsü Kiti Zekeriya, Donald Trump ile Vladimir Putin arasında yapılan gaz yağı anlaşmasının ABD’de benzin ve gıda fiyatlarının düşmesine yardımcı olacağını öne sürdü. Zekeriya, cumartesi günü yerel saatle katıldığı “Fox & Friends Weekend” programında, Trump’ın enflasyonla mücadele için dış çıkarlarla ABD’nin önceliklerini dengeleyen çok yönlü bir yaklaşım izlediğini savundu. Sözcü, anlaşma sayesinde yakıt ve gıda fiyatlarında düşüş görüleceğini söyledi. Trump ise cuma günü yaptığı açıklamada, Putin’in ABD ve dünya pazarına gaz yağı arzını kabul ettiğini belirtti. Açıklamaya göre Rusya hemen 300 bin tondan fazla gaz yağı sağlayacak, kasım ayı boyunca 500 bin ton daha sunacak ve bunun hemen ardından 1 milyon tonluk ek arz gerçekleşecek. Kaynak, bu miktarların ABD ve dünya pazarları arasındaki dağılımını ayrıntılandırmıyor. Kaynakta, ABD’de gaz yağı fiyatlarının yüksek seyretmesinin ve yakıt maliyetlerindeki artışın kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde önemli bir konuya dönüştüğü belirtiliyor. Zekeriya ayrıca anlaşmanın Ukrayna ile Rusya arasında barış sağlama çabalarına katkıda bulunabileceğini iddia etti. Fiyatlarda gerçekleşmiş bir düşüş ya da düşüş miktarı bildirilmediği için, açıklamalar beklenti ve siyasi değerlendirme niteliğinde aktarılıyor.