ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

506 haber · Sayfa 14

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki genişlemesine hazırlık amacıyla 6 Ekim'de bir öneri paketi sundu. Paket, yeni üyeler için resmi katılım sonrasında da uygulanabilecek geçiş dönemi kısıtlamaları ve özel korunma mekanizmaları öngörüyor. Ancak nihai kurallar henüz belirlenmiş değil ve öneriler müzakereler için bir çerçeve niteliği taşıyor. Komisyon, Ukrayna tarım sektörünün büyüklüğü, yapısı ve yüksek verimliliği nedeniyle hassas tarım ürünleri, özellikle tahıl, için AB pazarına erişimi ve mali desteği sınırlayabilecek araçlar öneriyor. Kısıtlamalar, pazar erişiminin yanı sıra Ukrayna'nın Ortak Tarım Politikası'na (OTP) dayalı Avrupa tarım sübvansiyonlarına katılımını da kapsayabilir. Amaç, mevcut AB üyesi ülkelerdeki çiftçiler açısından rekabetin aniden artması riskini azaltmak. Buna karşılık Brüksel, Ukrayna'nın AB dışındaki geleneksel ihracat pazarlarını korumasına ve yeniden oluşturmasına yardım etmeyi öneriyor. Yaklaşım kapsamında Ukrayna buğdayının ağırlıklı olarak üçüncü ülke pazarlarına yönlendirilmesi planlanıyor. Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri, Ukrayna tahılı için kilit destinasyonlar arasında gösteriliyor; bu pazarlara sevkiyatın azalmasının, Karadeniz havzası tahılına bağlı ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği açısından risk yaratabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, ülkesinin tarım ürünlerinin AB pazarında satışına kalıcı kısıtlamalar getiren bir üyelik modelini kabul etmeyeceğini söyledi. Kiev, geçici kotaları ve sona erme tarihi açıkça belirlenmiş korunma mekanizmalarını kabul edebileceğini, süresiz kısıtlamaların ise tam üyelik anlayışıyla çelişeceğini belirtiyor. Ukrayna ayrıca yem, bileşen, işlenmiş ürün ve biyoyakıt ihracatını artırmayı, işleme kapasitesine yatırım çekmeyi hedefliyor. Önerinin nihai parametreleri katılım müzakerelerinde belirlenecek. Düzenlemenin Ukrayna'nın AB pazarına ve tarım sübvansiyonlarına erişimini sınırlaması, AB içindeki üreticilerin talebini koruyabilir. Ukrayna tahılının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü pazarlara yönelmesi ise Romanyalı ihracatçıların bu pazarlardaki rekabetini artırabilir. Kaynakta öneri paketinin yılı belirtilmediği için tarih 6 Ekim olarak aktarılmıştır. Aynı zamanda Ukrayna buğdayının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü ülke pazarlarına yönelmesi, Rumen ihracatçıların son aylarda Mısır ve Cezayir’den Türkiye ve Orta Doğu’ya kadar ilerleme kaydettiği pazarlarda daha güçlü rekabet anlamına geliyor.

Amerikan Pediatri Akademisi Çiğ Süt Satışına Ülke Çapında Yasak Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber

Amerikan Pediatri Akademisi Çiğ Süt Satışına Ülke Çapında Yasak Çağrısı Yaptı

Amerikan Pediatri Akademisi, gıda kaynaklı bakteri, parazit ve virüslerle kontamine olma eğilimi nedeniyle çiğ süt ve çiğ süt ürünlerinin satışına ülke çapında yasak getirilmesi çağrısında bulundu. Akademi, çocuk sağlığı açısından değerlendirdiği bu ürünlere ilişkin görüşünü çiğ süt üzerine yayımladığı bilimsel incelemeye dayandırıyor. Akademiye göre çiğ sütün besleyici yararlarına ilişkin savlar bilime dayanmıyor. İncelemede, pastörize edilmemiş süt veya süt ürünleriyle bağlantılı hastalık yükünün sürmesinde, öne sürülen yararlara ilişkin yanlış bilgilendirme ile riskin küçümsenmesinin başlıca etkenler arasında olduğu belirtiliyor.

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek

Yeni Zelanda et sektörü yöneticileri, ülkenin kuzu eti ithalatına ABD tarafından ek tarife veya başka kısıtlamalar getirilmesini önlemek amacıyla Washington’a gidecek. Meat Industry Association (MIA), ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) cumartesi günü Yeni Zelanda saatiyle düzenleyeceği tek günlük duruşmaya ilgili taraf olarak katılacak. Duruşmada, ithalatın ABD koyun sektöründe ciddi zarara yol açıp açmadığı veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığı değerlendirilecek. Soruşturma, Amerikan Sheep Industry Association’ın geçen ekimde yaptığı şikâyet üzerine ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer tarafından temmuz ayında talep edildi. Amerikan kuruluşu, ithal kuzunun yerli ürüne göre %19,5 indirimle satıldığını, ithalatın arttığını ve yerli üretimin ABD’de tüketilen kuzunun yalnızca %30’unu karşıladığını iddia ediyor. Amerikan kuruluşuna göre Avustralya ve Yeni Zelanda, ABD kuzu eti ithalatının %99’unu sağlıyor. Yeni Zelanda ve Avustralya ise artan tüketici talebi karşısında süpermarketlerde kuzu eti bulunmasını sağlayarak ABD’li yetiştiricilere yardımcı olduklarını savunuyor. MIA Üst Yöneticisi Nick Beeby, ihracatçıların ITC anketlerini yanıtladığını ve ABD’deki tedarik zinciri ortaklarını da sürece katılmaya teşvik ettiğini söyledi. Yeni Zelanda sektörü ayrıca hukuki temsil aldı ve duruşmada kanıt sunması için ABD merkezli bir tarım ekonomisti tuttu. Yeni Zelanda kuzusu üzerindeki mevcut %13,2’lik tarifeye ek yapılmaması konusunda ihracatçıların beklentisi düşük. Ancak tarife artışı veya yeni ithalat kısıtlamaları henüz kesinleşmiş değil. ITC’nin 13 Kasım’a kadar zarar ya da zarar riski konusunda karar vermesi bekleniyor. Zarar kanıtlanırsa 1 Aralık’a kadar olası önlemler için yeni bir duruşma yapılacak; ardından komisyon ABD başkanına tavsiyede bulunacak ve başkanın karar için 60 günü olacak.

Moldova’da Sulama Altyapısına 130 Milyon Avroluk Yatırım
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sulama Altyapısına 130 Milyon Avroluk Yatırım

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da yaklaşık 130 milyon avro değerindeki projeyle iki merkezi sulama sisteminin modernize edilmesi planlanıyor. Proje kapsamında Ştefan Vodă rayonunda bulunan Masivul Căușeni sistemi ile Criuleni ve Anenii Noi rayonlarındaki Puhăcenii de Sus sistemi yenilenecek. Bu altyapıların toplamda yaklaşık 7 bin hektarlık tarım arazisine hizmet vermesi bekleniyor. Masivul Căușeni sistemi yaklaşık 2 bin hektarlık alanı kapsıyor. Puhăcenii de Sus ise 4 bin 900 hektar için sulama altyapısı sağlayacak. Modernizasyonun ardından iki sistemin, ilgili bölgelerdeki sulama suyu kullanıcıları birliklerinin yönetimine devredilmesi öngörülüyor. Projenin finansmanı Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (BERD) ile Avrupa Birliği’nin kredi ve hibeleriyle sağlanacak. Destek kapsamında Moldova için Reform ve Büyüme Mekanizması da kullanılacak. Tarım Bakanı Eugeniu Osmochescu’nun aktardığına göre yaklaşık 300 tarım üreticisi de maliyetlerin %3’ünü karşılayarak finansmana katkıda bulunacak. Modern altyapının çiftçilere suya daha güvenli erişim sağlaması ve kuraklığın yol açtığı kayıpları azaltması bekleniyor. Yetkililer, mevcut sulama sistemlerinin rehabilitasyonuyla hizmet verilen bölgelerde tarımsal verimliliğin son on yılın ortalamasına göre yaklaşık %50 artabileceğini tahmin ediyor. Moldova’da halen sulama altyapısının rehabilitasyonuna yönelik dokuz proje uygulanıyor.

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek

Ukrayna, tarım üreticilerine yönelik sübvansiyonlar ile tarım ürünleri ihracatında kalıcı kısıtlamalar öngörülmesi halinde Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği kabul etmeyeceğini açıkladı. Tarım Bakanı Taras Vysockyj, tutumunu çarşamba günü AFP’ye bildirdi. Açıklama, Avrupa Komisyonu’nun salı günü gelecekteki yeni AB üyeleri için Ukrayna’dan buğday gibi bazı ürünlere yönelik mali desteği ve ihracatı sınırlayacak değişiklikler önermesinin ardından geldi. Vysockyj, geçiş dönemlerinin AB genişlemesinde olağan olduğunu, ancak tek pazara erişimde kalıcı kısıtlamaların farklı bir konu olduğunu ve Ukrayna tarafından kabul edilemeyeceğini söyledi. Vysockyj’ye göre Ukrayna hükümeti, AB üyesi ülkelerin liderlerinin gelecek hafta Brüksel’deki zirvede görüşmesi beklenen resmi öneriyi henüz almadı. Önerinin, mevcut üyelerin yeni üyelerin demokratik ilkelerden uzaklaşabileceği veya AB bütçesinden fazla kaynak kullanabileceği yönündeki kaygılarını azaltması amaçlanıyor. Ukrayna, 2022’deki geniş çaplı Rusya işgalinin başlamasından birkaç gün sonra AB üyeliğine başvurdu; aday ülke statüsünü birkaç ay sonra aldı ve katılım müzakereleri 2024’te başladı. Mısır, buğday, kolza, ayçiçeği tohumu ve bitkisel yağ ihracatçısı olan ülkenin olası üyeliği, tarım destekleri ve ucuz ürünlerin piyasa üzerindeki etkisi nedeniyle Fransa ile Polonya’da kaygı yarattı. Ukrayna ise uyum dönemleri, pazara erişim kapsamı ve koruma mekanizmaları konusunda görüşmeye açık olduğunu belirtiyor.

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor

Moldova Tarım Bakanı Eugen Osmochescu, kuraklığın etkileriyle mücadele için bulut tohumlamasının kullanılmasını önerdi. Bakanın açıklamasına göre yöntemde, özel roketlerle bulutlara gümüş iyodür adlı reaktif dağıtılarak yağış oluşumunun teşvik edilmesi amaçlanıyor. Önerilen sistemin Moldova’da bir ilk olacağı, ilk aşama yatırımının ise yaklaşık 9 milyon avro olacağı belirtildi. Osmochescu, programın hazırlanması ve uygulanmasının bir veya iki yıl sürebileceğini söyledi. Bakanın aktardığına göre uygulama, ülkede nemin yeterli olduğu bulutlu dönemlerle sınırlı olacak ve ekim-kasım aylarından mart-nisan aylarına kadar süren görece yağışlı dönemde gerçekleştirilebilecek. Moldova’nın dağlık alanlarının bulunmaması nedeniyle yağışın yalnızca mevcut bulutlardan yararlanılarak artırılabileceği ifade edildi. Bulut tohumlaması, su yönetimi için önerilen daha geniş stratejinin bir parçası olarak sunuluyor. Yetkililer su toplama ve depolama altyapısının genişletilmesini, su havuzları kurulmasını ve tarımsal sulama sistemlerinin geliştirilmesini de öneriyor. Bakan, hava yoluyla yapılacak uygulama için dolu önleme hizmetinin modernize edilip otomatikleştirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamaya göre Moldova’da kuraklık ve yağış açığı daha sık hale gelirken ülkede büyük bir su açığı yaşanıyor. Ülke, 26 Eylül’den itibaren enerji ve hidroloji sektörlerinde olağanüstü durumda bulunuyor; bu durum düşük nehir debileri ve enerji ile yakıt tedarikine ilişkin risklerle ilişkilendiriliyor. Kaynakta bulut tohumlama programının uygulanmasına ilişkin kesin bir karar veya başlangıç tarihi açıklanmıyor.

Arjantin’de Kooperatifleri Pyme Yasası’na Dahil Etme Projesi Komisyonu Geçti
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Kooperatifleri Pyme Yasası’na Dahil Etme Projesi Komisyonu Geçti

Arjantin Temsilciler Meclisi’ndeki Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ile Kooperatifler, Karşılıklı Yapılar ve Sivil Toplum Kuruluşları komisyonları, kooperatifleri Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Yasası kapsamına almayı öngören projeye 6 Ekim’de görüş verdi. Düzenleme, kooperatiflerin yasada açıkça tanınmasını ve bu kuruluşların finansman kanalları, vergi avantajları ile idari kolaylıklardan yararlanmasını amaçlıyor. Komisyonların onayının ardından proje, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’ndaki yasama sürecine gönderildi. Kooperatiflerin talebi, 2023’te değişen sertifika koşullarıyla bağlantılı. Daha önce tarım, hizmet veya sanayi kooperatifleri, Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (Mipyme) sertifikası alarak finansman, vergi avantajları ve destek programlarına başvurabiliyordu. Ancak yeni koşul, kooperatiflerin küçük ve orta ölçekli işletme sayılabilmesi için tüm ortaklarının bu statüde kayıtlı olmasını gerektirdi. Yüzlerce veya binlerce ortağı bulunan, ortakları arasında üreticiler, çalışanlar ya da hizmet kullanıcıları yer alabilen kuruluşlar, bu şartın başvuru sürecini zorlaştırdığını bildirdi. Coninagro, Cooperar ve Conaice, 24.467 sayılı Pyme Yasası’nın idari değişikliklere bağlı kalmadan kooperatifleri kendi ekonomik özellikleriyle değerlendirecek şekilde değiştirilmesini istedi. Kooperatifler, hukuki yapıları nedeniyle bazı uygulamaların dışında kaldıklarını, buna karşın faturalama, varlık ve personel bakımından diğer şirketlere benzediklerini savunuyor. Mipyme rejiminde finansman ve destek programlarının yanı sıra Katma Değer Vergisi ödemesini 90 gün erteleme, çek vergisini gelir vergisiyle mahsup etme ve bazı katkı ile stopajlarda farklı uygulamalar bulunuyor. Coninagro, görüşü kooperatiflerin ekonomik ve sosyal niteliğinin tanınması ve diğer küçük ve orta ölçekli işletmelerle eşit muamele açısından gerekli bir adım olarak değerlendirdi.

Özbekistan ve Afganistan Tarımsal İşbirliğini Genişletmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ve Afganistan Tarımsal İşbirliğini Genişletmeyi Görüştü

Özbekistan ile Afganistan, Taşkent’te tarımsal ticaret, yatırım ve teknoloji işbirliğini genişletme yollarını görüştü. Görüşme, Özbekistan’ın Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki cumhurbaşkanlığı temsilcisi ve Gıda Güvenliği Komitesi Başkanı Azizbek Urunov ile Afganistan Tarım, Sulama ve Hayvancılık Bakanı Attaullah Omari arasında yapıldı. Taraflar ikili dış ticaret ve tarımsal işbirliğinin genişletilmesi, tarım ürünleri ticaretinin artırılması, yatırım bağlarının güçlendirilmesi ve gelişmiş tarım uygulamalarıyla modern teknolojilerin paylaşılmasını ele aldı. Hayvancılık ile et ve süt ürünlerinin üretimi ve işlenmesi de görüşme kapsamına girdi. Tarımsal ihracat ve ithalatın artırılması, hayvancılıkta modern teknolojilerin kullanılması, uzmanlık paylaşımı ve karşılıklı yarar sağlayan projeler işbirliğinin umut vadeden alanları olarak belirlendi. Taraflar öncelikli tarım projeleri için diyaloğu sürdürme ve işletmelerle sektör kurumları arasında pratik işbirliği fırsatlarını belirleme konusunda anlaştı. Görüşme, Dünya Pamuk Günü ve gıda güvenliği konulu uluslararası etkinliklerin yanında gerçekleştirildi.

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi
Görsel kaynağı: Aktuality.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi

Slovakya’nın Sebechleboch bölgesinde Avrupa Birliği desteğiyle planlanan et üretim ve satış zincirinin mezbaha ayağı kurulmadı. Aktuality.sk’nin Investigatívne centrum Jána Kuciaka’ya (ICJK) dayandırdığı habere göre proje, mezbahadan paketleme tesisine ve Nitra, Bratislava ile Banská Bystrica’daki satış noktalarına uzanacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak zincirden Hontianske Nemce’deki tek satış noktası kaldı. Projede Agrospol, Agro HN, Euro-Seb, Roja - Slovensko ve Starohorská vinárska spoločnosť adlı beş şirket yer aldı. ICJK’ya göre şirketler 2017’de kırsal kalkınma programından 6 milyon euronun üzerinde hibe aldı; ödenen tutar 2,7 milyon euro oldu ve mezbaha ile bazı proje kalemleri çıkarıldı. ICJK, Róbert Ďurica ile bağlantılı şirketlerin Slovakya Tarım Ödeme Ajansı’nın (PPA) destek programlarından toplamda en az 12 milyon euro aldığını da bildirdi. Agro HN, Euro-Seb ve Agrospol’un vergi ve sosyal prim borçlarının 260 bin euronun üzerine çıktığı aktarıldı. Slovakya Mali İdaresi, Agro HN hakkında icra işlemi yürütüldüğünü doğruladı. ICJK’ya göre icra görevlilerinin şirketlerle ilgilenmeye başlamasının ardından üç şirket varlıklarını devretti ve PPA ile devam eden dört sözleşmede değişiklik yapıldı. Yeni yararlanıcıların da Ďurica ile bağlantılı şirketler olduğu belirtildi. Hayvancılık yöneticisi Jaroslav Dóbi ise tüm kontrollerin sorunsuz tamamlandığını, proje devirlerinin şirketlerin yasal başvuruları üzerine PPA tarafından onaylandığını söyledi. Dóbi, mezbaha projesinin iptalini 2020-2023 dönemindeki krizlerle açıkladı; vergi borçları ve icralar hakkında yorum yapmadı. Haberde, PPA’daki ek sözleşmelerin bazı destekli binalara icra rehni kaydedilmesinden bir gün önce imzalandığı ve Nisan 2026’da projelerin sürdürülebilirlik dönemi devam ederken düzenlendiği belirtildi. Kurallar uyarınca destekle alınan varlıkların PPA’nın onayı olmadan üçüncü kişiler lehine rehnedilemeyeceği, ihlal halinde hibenin tamamının veya bir bölümünün geri istenebileceği aktarıldı. ICJK’ya göre Auchfarm, Euro-Seb’den Sebechleboch’taki 13 binayı, kiralık araziyi ve ödemesi 2,6 milyon euronun üzerinde olan üç hibe sözleşmesini 100 bin euroya aldı. PPA ve Tarım Bakanlığı, değişikliklerin gerekçesi ile olası çıkar çatışmasına ilişkin soruları yanıtlamadı.

Güney Afrika’da Turist Artışı Agriturizmde Faydaların Yayılmasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Turist Artışı Agriturizmde Faydaların Yayılmasını Gündeme Getirdi

Güney Afrika, Ocak-Ağustos 2026 döneminde 7.581.455 uluslararası turist ağırladı. Turizm Bakanlığı verilerine göre bu sayı, geçen yılın aynı dönemine göre %11,7 artış anlamına geliyor. Turizm Bakanı Patricia de Lille, ağustosta bir milyondan fazla uluslararası turist ağırlanmasının ülkeye yönelik güçlü talebi gösterdiğini söyledi. De Lille, artan turist girişlerinin yatırıma, istihdama ve ekonomik fırsatlara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Bakan, ziyaretçilerin daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizm gelirlerinin ülke genelinde daha fazla topluluğa ulaşmasına yardımcı olmak için daha fazla destinasyon ve deneyim sunulması çağrısı yaptı. Agritourism Africa kurucusu Jacqui Taylor ise agriturizmin çiftçileri, tarım topluluklarını ve kırsal kalkınmayı merkeze alan topluluk temelli bir faaliyet olduğunu söyledi. Taylor, turist sayıları iyi görünse de agriturizmin hak ettiği farkındalık ve itibarı görmediğini, zorlu ekonomik koşulların bu alana odaklanan yerel topluluk şirketlerini endişelendirdiğini ifade etti. Taylor’a göre turizm ve agriturizm kazanımları eyaletler arasında eşit dağılmıyor. Western Cape’in fayda sağladığını, KwaZulu-Natal ve Limpopo’nun ise aynı ölçüde yararlanmadığını belirten Taylor, ülkenin tamamının bu artıştan pay alması gerektiğini söyledi. Western Cape’ten Noko Masipa, turistlerin ağırlıklı olarak Western Cape ve Cape Town’u ziyaret ettiğini aktarırken, Tarım, Ekonomik Kalkınma ve Turizm Bakanı Ivan Meyer şarap ile agriturizmi ülkenin güçlü turizm varlıkları arasında gösterdi.

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor

Fransa’nın Orne departmanındaki bazı süt sığırcılığı işletmeleri, yüksek hayvan alım maliyetleri ve artan yem giderleri nedeniyle inekleri satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor. Rémalard-en-Perche’de çiftlik işleten Benjamin Pelleray, 95 ineği Elevage et Patrimoine My Marguerite şirketinden kiralıyor, 50 ineğe ise kendisi sahip. Böylece sürüsünün yaklaşık üçte ikisini kiralık hayvanlar oluşturuyor. Pelleray, kiralama yoluyla mandırasına her yıl teslim etmesi gereken 1,3 milyon litre süt için yeterli hayvan sayısını koruyor. Bir ineğin satın alma maliyetini yaklaşık 2.000 avro olarak açıklayan yetiştirici, yaklaşık on yıl önce sürüsünü genişletirken hayvanları satın almak yerine kiralamayı seçti. Satın alma için harcayacağı yaklaşık 200 bin avroyu çiftliğinin modernizasyonuna ayırarak sağımhanesini yeniledi. Bankaların, süt sektöründeki krizden yeni çıkıldığı dönemde finansman konusunda isteksiz davranmasının da bu kararda etkili olduğunu söyledi. Kiralık hayvanlar için yetiştiriciler, mülkiyet şirketine hayvan başına aylık 28 avro ödüyor. Şirket temsilcisi Carl Darjinoff, mevcut ekonomik sıkıntılar sırasında kiralama sözleşmelerinin arttığını belirterek binden fazla ortak yetiştiriciye ulaştıklarını ve her ay 20 ila 30 yeni yetiştiricinin sisteme katıldığını söyledi. Modelde yatırımcılar şirket aracılığıyla inek satın alıyor; şirket de hayvanları yetiştiricilere kiralıyor. Darjinoff, yatırımların yaklaşık 10 yılda geri döndüğünü, yıllık getirinin ise garanti edilmeden yaklaşık %3 seviyesinde bulunduğunu aktardı. Yaz kuraklığının ardından yem için daha fazla ödeme yapılması, yetiştiricilerin nakit rezervlerini koruyarak sürülerini ve çiftlik yatırımlarını sürdürme arayışını güçlendiriyor.

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Körfez bölgesinin uzun vadeli gıda güvenliğinin sağlanmasında güvenilir bir ortak olmaya hazır olduğunu açıkladı. Tokayev, bu değerlendirmeyi Astana’da düzenlenen Kazakistan-Umman İş Forumu’nda yaptı. Cumhurbaşkanı, Kazakistan ile Umman’ın tarım ve gıda güvenliği alanlarında iş birliğini genişletmek için önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Tokayev, iki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve yatırım bağlarının güçlendirilmesi için uygun bir hukuki ve kurumsal çerçeve oluşturulması gerektiğini belirtti. Yatırımların teşviki ve karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmanın, projeleri hayata geçirmek isteyen yatırımcılara daha öngörülebilir, şeffaf ve güvenilir koşullar sağlamasının amaçlandığını ifade etti. Forumda Samruk-Kazyna ile Umman Yatırım Otoritesi arasında ortak yatırım yapısının başlatılmasına ilişkin anlaşma da imzalandı. Tokayev, bu girişimin finansmanı harekete geçirmeye ve ilave yatırımları çekmeye yardımcı olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı ayrıca iki ülkenin finans kuruluşları arasındaki doğrudan bağlantıların karşılıklı yatırımlar için yeni fırsatlar yaratabileceğini ve Kazakistan-Umman İş Konseyi’nin iş dünyaları arasında iş birliği için pratik bir platform sunacağını kaydetti.

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında

Fas’ta ekim ayıyla başlayan zeytin hasadı, süregelen sıcaklık dalgaları ve iş gücü eksikliği nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Aşırı sıcaklıkların zeytinliklerin beklenen üretim hacmini gerilettiği ve olgunlaşan meyvelerin kalitesini tehdit ettiği belirtiliyor. Bu koşullar, zeytin üretiminin yanı sıra hasat ve pazarlama zincirinde de belirsizlik yaratıyor. Son yağışlar yeraltı su kaynakları açısından geçici bir rahatlama sağladı ancak olgunlaşma dönemindeki ağaçları etkileyen sıcaklık baskısını ortadan kaldırmadı. Kaynakta, değişken iklim koşulları karşısında hedefli besin uygulamaları ve ziraat mühendislerinin desteği gibi teknik çözümlerin ekonomik açıdan önem kazandığı aktarılıyor. İş gücü açığı ise hasat sürecinin diğer temel sorunu olarak öne çıkıyor. Üreticiler işçi bulmakta zorlanırken ücretler yaşam maliyetindeki genel artışa paralel olarak yükseliyor. Yeterli personel bulunamaması, olgunlaşan meyvelerin zamanında toplanamaması ve bunun önemli mali kayıplara yol açabilmesi nedeniyle tüccar ve aracılarda temkinli bir tutuma neden oluyor. Kadın emeği personel açığının etkisini kısmen azaltıyor; ancak sektörün geleceği için iş gücünün yapılandırılması, eğitilmesi ve profesyonelleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Moldova, Akıllı Tarımı Ulusal Ölçekte Geliştirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova, Akıllı Tarımı Ulusal Ölçekte Geliştirmeyi Hedefliyor

Moldova, akıllı tarımı 2027’de ülke genelinde geliştirmeyi ve bu dönüşümü dijitalleşme, yapay zekâ ile bilimsel araştırmalarla desteklemeyi planlıyor. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanı Eugeniu Osmochescu, bazı üreticilerin hâlihazırda akıllı tarım teknolojilerinden yararlandığını, ancak bu uygulamaların ülke çapında ortak bir vizyon temelinde yürütülmediğini söyledi. Bakan, akıllı tarım kapsamında uydudan toprağa kadar farklı bilimsel imkânlardan yararlanılacağını belirtti. Tarım Bakanlığı, planlanan ulusal yaklaşımı desteklemek amacıyla Moldova tarımının modernizasyon olanaklarını inceleyen kapsamlı bir çalışma hazırlamak istiyor. Bilimsel araştırmalara dayandırılması planlanan çalışma için ülke içinden ve dışından ekiplerin belirlenmesine yönelik görüşmeler başlatıldı. Osmochescu, çalışmanın gelecek yıl haziran ayına kadar tamamlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Çalışmanın kapsamı yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmayacak. Bakanın açıklamasına göre bahçecilik, arıcılık ve kanatlı sektörleri de bilimsel temelli değerlendirmeye dâhil edilecek. Moldova’nın yaklaşımında dijital araçların yanı sıra yapay zekâ ve tarımda kullanılabilecek diğer bilimsel imkânlardan yararlanılması öngörülüyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığı, temmuz ayında Roma’da Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde düzenlenen Küresel Akıllı Tarım Konferansı’na katıldı. Konferans, dijital ve jeo-uzamsal çözümlerin tarım sektörünün izlenmesinde, iklim risklerinin yönetiminde ve çiftçilere yönelik bilgilendirme ile destek hizmetlerinin geliştirilmesinde kullanılması konusunda uluslararası iş birliği ve deneyim paylaşımına olanak sağladı. Bakanın açıkladığı diğer hedef, tarım sayımının akıllı tarım ve sektörün dijitalleşmesiyle paralel yürütülmesi. Mevcut plana göre yeni genel tarım sayımı 2030’da yapılacak ve hazırlıklar Avrupa Birliği gereklilikleri doğrultusunda sürdürülecek. Moldova’nın 15 Mart-15 Nisan 2011’de gerçekleştirilen ilk genel tarım sayımında yaklaşık 903 bin tarım işletmesi kayda geçirilmişti. Ulusal İstatistik Bürosu, 2030 sayımı için idari ve istatistikî veri kaynaklarını hazırlarken 2027’de ilk kez Entegre Tarım Araştırması yapmayı planlıyor.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tartışılırken Fransız Üreticiler OTP’nin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tartışılırken Fransız Üreticiler OTP’nin Korunmasını İstiyor

Fransız yağlı tohum ve protein bitkileri üreticileri, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne olası katılımının sektörde yaratabileceği baskılara karşı Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunmasını istedi. Fop ve Terres Univia Başkanı Benjamin Lammert, üreticilerin gelirlerinin kötü durumda olduğunu, sınırda koruma bulunmadığını ve soyanın GDO’suz üretim priminin tehdit altında olduğunu belirtti. Lammert, Ukrayna’dan gelebilecek ürün hacimlerinin Avrupa pazarında karşılanabilmesi için biyoyakıtlar ve soya küspesi üzerinden işleyen, hacimleri absorbe edebilecek Avrupa kuralları talep etti. Açıklamada, Fransız üreticilerin Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonu karşısında kırılgan olduğu vurgulandı.

İrlanda’da Koyun Ticaretinde Dişi Koyun ve Kuzu Fiyatları Sabit Kaldı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Koyun Ticaretinde Dişi Koyun ve Kuzu Fiyatları Sabit Kaldı

İrlanda’da bu haftaki koyun ticaretinde dişi koyun ve kuzu fiyatları geçen haftaya göre büyük ölçüde değişmedi. Kepak, kuzular için kilogram başına 7,85 avro ve 0,15 avro kalite güvencesi primi açıklayarak toplam teklifi 8 avroya çıkardı. Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı verilerine göre haftalık koyun kesimleri son 10 haftadır geçen yılın üzerinde seyrediyor. Yılbaşından bugüne toplam kesim 20.000 baştan fazla artarken, kuzu ve toklu kesimi 60.000 baştan fazla azaldı; kasaplık dişi koyun ve koç kesimi ise 75.000 baştan fazla yükseldi.

C Vitamini İçin Portakaldan Zengin Gıdalar
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

C Vitamini İçin Portakaldan Zengin Gıdalar

Tek bir vitamin veya gıdanın soğuk algınlığı ya da gribe yakalanmayı önleyemeyeceği belirtilirken, C vitamininin bağışıklık sistemini desteklediği aktarılıyor. Beslenme uzmanı Rob Hobson, portakalın yanı sıra kırmızı biber, kuş üzümü, kivi, çilek, brokoli, Brüksel lahanası ve turunçgilleri zengin C vitamini kaynakları arasında saydı. Yaklaşık 120 gramlık bir portakal 62 miligram C vitamini içerirken, çiğ yarım kırmızı biberde yaklaşık 100 miligram bulunuyor. 80 gramlık porsiyonlarda kuş üzümü 160, brokoli 63, Brüksel lahanası 48, kivi 47 ve çilek 46 miligram C vitamini sağlıyor. Patatesin miktarı daha düşük olsa da 100 gramında yaklaşık 7-9 miligram C vitamini bulunuyor ve bir öğünde genellikle 100 gramdan fazla tüketiliyor. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS), 19-64 yaş arası yetişkinlerin dengeli beslenmeyle günde 40 miligram C vitamini almasını öneriyor. Suda çözünen ve vücutta depolanmayan vitaminin her gün gıdalarla alınması gerektiği; doku onarımına katkı sağladığı ve hücreleri serbest radikal hasarından koruyarak bağışıklık sistemini desteklediği belirtiliyor. Bununla birlikte NHS, C vitamininin tek başına soğuk algınlığını önlediğine veya iyileşmeyi hızlandırdığına dair güçlü kanıt bulunmadığını bildiriyor. Dr Leyla Hanbeck ise D ve C vitaminleriyle çinkonun düzenli beslenme veya takviyeler yoluyla alınmasının bağışıklık sistemini desteklediğini söyledi.

İran’da Hurma Zararlılarıyla Mücadele İçin 1.720 Üretici ve Uzman Eğitilecek
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hurma Zararlılarıyla Mücadele İçin 1.720 Üretici ve Uzman Eğitilecek

1 yayıncı · 3 haber · İncele

İran’da hurma üretimindeki dört önemli zararlı ve hastalığın entegre yönetimi için yaklaşık 1.720 üretici ve uzmanın eğitileceği bildirildi. Üç ay sürmesi planlanan eğitim programı, hurma üretiminin yoğun olduğu dokuz ilde yürütülecek. Programda hurma yaprak zararlıları, kırmızı palmiye böceği, hurma salkım kuruması ve odun delen zararlılar ele alınacak. Çalışma, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) uzmanları ile İran Bitki Koruma Kurumu, Bitki Koruma Araştırma Enstitüsü ve Tarım Araştırma, Eğitim ve Yayım Kurumunun iş birliğiyle hazırlandı. Dokuz ana hurma üretim ilinde oluşturulacak örnek bahçe ve tarlaların, edinilen bilgi ve teknolojinin diğer üreticilere aktarılmasında kullanılması öngörülüyor. İran Tarım Araştırma, Eğitim ve Yayım Kurumu Başkanı Gulamrıza Golmohammadi, projenin hurma zararlıları ve hastalıklarının entegre yönetimine ilişkin çalışmanın son yılında bulunduğunu belirtti. Golmohammadi, eğitim ve üreticilerin güçlendirilmesiyle bilgi ve teknolojinin üretim alanlarında uygulanmasını, diğer çiftçilerin de örnek bahçelerdeki deneyimlerden yararlanmasını hedeflediklerini söyledi. Golmohammadi’ye göre İran, hurma ekim alanı bakımından dünyada birinci, üretim bakımından üçüncü sırada yer alıyor. Hurmanın ülkenin iç üretimi ve ihracatı açısından önemli ürünlerinden biri olduğunu belirten yetkili, bu nedenle ürünün zararlı ve hastalıklardan korunmasına öncelik verildiğini kaydetti. FAO’nun İran temsilcisi ise projenin özellikle küçük üreticilere ulaşmayı ve bilimsel bilgiyle güncel teknolojilerin üretim alanlarına aktarılmasını amaçladığını bildirdi. İran’da hurma üretim alanlarını genişletme imkânının sınırlı olduğu, su kaynakları ve iklim değişikliğinin de üretim açısından güçlük oluşturduğu belirtildi. Proje kapsamında eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin, yeni alan açmak yerine mevcut üretimde verimliliğin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor
Görsel kaynağı: The Globe and Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kanada’da gıda perakendecileri ve hizmet şirketleri, geçmişteki süt şişesi sistemini yeniden kullanılabilir ambalajlarla güncel koşullara taşımayı deniyor. Circular Innovation Council’ın 2024’te başlattığı Reuse Ottawa programında Sobeys, Farm Boy, Metro ve Walmart Canada ile lojistik ve hizmet şirketleri ortak bir ağda yer alıyor. Müşteriler, gıda kaplarını başlangıç depozitosu ödemeden ödünç alıyor; kaplar dijital olarak izleniyor, anlaşmalı iade noktalarına bırakılıyor, profesyonel olarak yıkanıp yeniden dolaşıma sokuluyor. Programın temel yaklaşımı, her markanın kendi iade sistemini kurması yerine ortak bir altyapı kullanmak. Böylece bir kap yalnızca satın alındığı mağazaya değil, ağdaki farklı noktalara iade edilebiliyor. Ottawa’daki pilotta, kapların toplanması, yıkanması, taşınması ve yeniden dağıtılması için mevcut ticari kapasite ve teslimat rotalarından yararlanıldı. Programın yıkama ortaklarından Gate Gourmet’in Ottawa Havalimanı’na hizmet veren ve büyük ölçüde kullanılmayan ticari bulaşık yıkama kapasitesi bulunuyordu. Bu model, yeniden kullanımın yalnızca dayanıklı kap üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. İade kutuları, yıkama tesisleri, kamyon güzergâhları, stok yönetimi ve normalde rekabet eden şirketler arasındaki iş birliği sistemin temel parçaları arasında yer alıyor. Circular Innovation Council, şirketleri ortak bir pilotta buluşturarak tek bir markanın kendi başına kuramayacağı bir ağı sınamayı amaçladı. Reuse Ottawa’da başlangıç depozitosu alınmamasının nedenlerinden biri, yaşam maliyeti krizinde tüketicilerin market faturalarına yeni bir ücret eklememekti. Müşterilere kapları ücretsiz iade etmeleri için belirli bir süre tanındı; kap geri dönmezse ücret uygulanabildi. Program yöneticisi Jo-Anne St. Godard, organizatörlerin kapların önemli bir bölümünün dolap, garaj veya araçlarda kalacağını öngördüğünü, ancak pilotta “son derece yüksek” bir iade oranı kaydedildiğini söyledi. Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 2022’de 5.152 kiloton plastik atık çıkarıldı ve bunun %98,6’sı atık yönetimi ile geri dönüşüm sistemlerince toplandı. Yeniden kullanım yaklaşımı, ambalajın atığa dönüşmesinden önce tekrar dolaşıma sokulmasını hedefliyor. Ottawa’da ayrıca Reuse City Canada Projesi’nin, hazır gıdanın yanı sıra şampuan, deterjan ve diğer ev ürünlerinde iade edilebilir ambalajı denemesi planlanıyor. Bu projede küçük bir iade edilebilir depozito uygulanacak. Yeniden kullanılabilir ambalajın çevresel yararı ise her durumda otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Dayanıklı kapların üretimi daha fazla malzeme gerektirebilir; toplama, taşıma ve yıkama da enerji ve su tüketir. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli bir yaşam döngüsü çalışmasına göre merkezi olarak toplanıp yıkanan yeniden kullanılabilir plastik kap, benzer tek kullanımlık ambalaja kıyasla yaklaşık altı kullanımdan sonra daha düşük küresel ısınma etkisine ulaşırken, diğer çalışmalar malzeme, yıkama ve taşıma koşullarına bağlı olarak daha yüksek eşiklere işaret ediyor.

Avusturya’da Kuraklık Hasat Kayıplarını Artırdı
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Kuraklık Hasat Kayıplarını Artırdı

Avusturya’da kuraklık, bu yılki hasatta ciddi kayıplara yol açtı. Soya hasadında yaklaşık %50, ayçiçeğinde yaklaşık %36 kayıp bildirilirken, üzüm hasadı bazı bölgelerde %30’a kadar geriledi. Su yoğunluğu yüksek ürünler, özellikle patates, kuraklıktan daha ağır etkilendi. Aşağı Avusturya Yeşilleri, su yönetiminde tepki vermek yerine önlemeye odaklanılmasını ve ülkede daha fazla su tutma alanı oluşturulmasını istedi. Kuraklığın çiftçilerin geçimini tehdit edebileceği, yerli gıdada kıtlık ve tüketiciler için daha yüksek fiyat riski yaratabileceği belirtildi.

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor

İran ile ABD arasındaki aylar süren çatışmanın Hürmüz Boğazı’ndan mal akışını kısıtlaması, küresel gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’a göre birçok ülkenin gübre ve doğal gaz gibi kritik girdilerin ithalatında kullandığı boğazın yeniden açılmaması halinde tahıl fiyatları %80’e kadar yükselebilir. Bu durumun ithalata bağımlı ülkelerin ekonomilerini özellikle zorlayacağı belirtildi. Denton, boğazdaki durumun dünya piyasasında yaklaşık 2,7 milyon tonluk gübre açığına yol açtığını söyledi. Uluslararası Ticaret Odası, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Denizcilik Örgütüyle birlikte seyrüsefer yönetiminin geçici olarak BM Genel Sekreteri’ne devredilmesini öngören bir mekanizma üzerinde çalışıyor. İzleme, gemi sigortası ve denetimleri kapsayan mekanizmanın uygulanması ise ABD ile İran arasındaki anlaşmazlık nedeniyle engelleniyor.

Polonya’da Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi Eko-Şeması Onaylandı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi Eko-Şeması Onaylandı

Polonya’da “Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi” adlı yeni eko-şema, Ortak Tarım Politikası (OTP) 2023-2027 Stratejik Planı İzleme Komitesi’nden onay aldı. 2 Ekim 2026 tarihli kararla öngörülen müdahale, sığırların beslenmesinde yapılacak değişikliklerle metan emisyonunun azaltılmasını hedefliyor. Eko-şemanın genel amacı, iklim değişikliğinin azaltılmasına ve buna uyuma katkı sağlamak. Kaynakta, Polonya tarımının 2024’teki toplam emisyonu 34,1 milyon ton karbondioksit eşdeğeri olarak verilirken, en büyük kaynakların bağırsak fermantasyonu ile tarım toprakları olduğu belirtiliyor. Uygulamadan yararlanmak isteyen çiftçilerin, metan emisyonunu azaltmaya hizmet eden bileşen veya oranları içeren önceden hazırlanmış bir besleme planı kullanması gerekecek. Plan çiftçi, tarım danışmanı veya besleme danışmanı tarafından hazırlanabilecek; yem rasyonlarını dengeleyen bir programdan da yararlanılabilecek. Planın eko-şema koşullarına uygunluğu tarım danışmanı veya tanınmış bir kalite sistemini belgelendiren kuruluş tarafından doğrulanacak. Ödeme için işletmedeki ilgili sürünün tüm hayvanlarının onaylanan plana göre beslenmesi şart olacak. Düzenleme, ırkı, cinsiyeti veya üretim yönü ne olursa olsun, işletmelerde tutulan altı aydan büyük evcil sığırları kapsayacak. Besleme katkıları ve yem materyalleri için bilimsel birimlerin hazırlayacağı bir liste kullanılacak; işletmede üretilmeyen ürünlerin satın alındığını gösteren belgelerin tutulması gerekecek. Yararlanıcıların aktif çiftçi olması ve başvuruya konu uygun alanın en az 1 hektar olması şartı aranacak. Bir hektardan küçük işletmelerde hayvan ödemesi alınıyorsa asgari doğrudan ödeme tutarı 200 euro olacak. Ödeme hayvan başına, işletmedeki ortalama dönemsel sığır varlığı temelinde hesaplanacak. Tahmini oran 82 euro/DJP olarak açıklandı ancak nihai oranın ilgi düzeyine göre değişebileceği belirtildi.

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor

Toprak yüzeyinde fotosentez yapabilen mikroorganizmalar, güneş enerjisi ve atmosferik karbondioksiti kullanarak organik bileşikler üretebiliyor. Bu karbonun bir bölümü toprak organik karbonu deposuna katılabilirken, söz konusu bileşikler yararlı mikroorganizmalar için besin ve enerji kaynağı oluşturabiliyor. Bu süreç, organik maddelerin ayrışmasına ve besin elementlerinin döngüsüne katkı sağlayabiliyor. Bazı siyanobakteriler atmosferik azotu toprak ekosisteminde kullanılabilecek formlara dönüştürebiliyor. Kaynakta bu sürecin bazı nemli ekosistemler ve çeltik üretim sistemleri için önem taşıdığı belirtiliyor. Topraktaki biyolojik süreçler ile organik maddeler ayrıca agregat oluşumunu ve toprak yapısının iyileşmesini destekleyebiliyor. Bunun sonucunda suyun derin katmanlara ulaşması, havalanma ve su tutma kapasitesi açısından olumlu etkiler görülebiliyor. Biyolojik toprak kabuğu ve bitki örtüsü, özellikle eğimli tarım arazilerinde rüzgâr ve su erozyonuna karşı koruma sağlayabiliyor. Malçlama, kompost ve iyi yanmış organik materyal kullanımı, canlı kök sisteminin korunması ve aşırı toprak işlemeden kaçınma da biyolojik faaliyeti destekleyen uygulamalar arasında sayılıyor. Ancak toprak yüzeyindeki fotosentez, kültür bitkisinin yapraklarındaki fotosentezin veya doğru bitki besleme ve gübreleme yönetiminin yerine geçmiyor. Sürecin önemi toprak tipi, nem, ışık, iklim ve ekosistemdeki organizmalara göre değişiyor.