ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 2

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı

Numbeo’nun Avrupa ülkelerini karşılaştıran verilerine göre Bulgaristan’ın gıda fiyatları endeksi 44 olarak ölçüldü. Bu değer, ülkeyi Avrupa Birliği üyeleriyle sınırlı olmayan 44 Avrupa ülkesi arasında 33. sıraya yerleştirdi. Endeks, Bulgaristan’daki fiyat düzeyini referans değeri 100 olan New York’a göre gösteriyor; buna göre ülkedeki fiyat seviyesi New York’un %44’ü düzeyinde. Ancak veriler kullanıcı katkılarıyla toplandığı ve hane gelirlerini hesaba katmadığı için, fiyatların düşük olması ürünlerin Bulgaristan’daki haneler açısından daha erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Numbeo’nun haziran verilerinde Bulgaristan’da bir litre taze sütün fiyatı 1,62 avro olarak veriliyor. Bu tutar Norveç, İzlanda, İsviçre ve Danimarka’daki fiyatların altında kalırken Lüksemburg’daki 1,47 avroyu aşıyor. Yunanistan’da süt 1,52, Romanya’da 1,33, Almanya’da 1,16 ve Slovakya’da 0,95 avro seviyesinde. Buna karşılık Bulgaristan’daki yerel peynirin kilogram fiyatı 9,21 avro ile Batı Avrupa’daki çoğu ülkenin altında kalıyor; Avusturya’da fiyat yaklaşık 17 avroya, Fransa’da ise daha yüksek bir seviyeye çıkıyor. Ürün grupları arasındaki farklar da belirgin. Kaynakta Bulgaristan’da ekmeğin karşılaştırmadaki en düşük fiyata sahip olduğu belirtiliyor. Bulgaristan’da 12 adet L boy yumurtanın fiyatı 3,14 avro, domatesin kilogramı ise 2,43 avro olarak veriliyor. Tavuk eti fiyatları Doğu Avrupa’daki seviyelerle karşılaştırılabilir bulunurken, Romanya ve Polonya’da kilogram fiyatları sırasıyla 6,02 ve 6,25 avro. Bulgaristan’daki domates fiyatı ise İspanya, Portekiz, Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan’daki fiyatların üzerinde. Eurostat’ın 2025 verileri, Bulgaristan’da yağlar ve sıvı yağlar fiyat endeksinin AB ortalaması 100’e karşı 141,9 olduğunu gösteriyor. Bu alanda yalnızca Letonya’nın endeksi daha yüksek. Süt, peynir ve yumurta grubunun fiyatları AB ortalamasının %26,2 üzerinde kalırken et fiyatları ortalamanın %28,5 altında bulunuyor. Ekmek ve tahıl ürünleri endeksi 81,4, meyve ve kuruyemişler 87,2, sebzeler ise 83 olarak ölçüldü. Bulgaristan’ın genel gıda fiyat endeksi 2025’te AB ortalamasının %91’i oldu; bu oran 2024’te %88,2’ydi. Gıda ve alkolsüz içecekler birlikte değerlendirildiğinde endeks 92,6’ya çıkıyor. Tüm hanehalkı harcamalarını kapsayan genel fiyat düzeyi ise 62,5 ile AB’nin en düşük seviyesi olarak veriliyor. Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi aynı karşılaştırmada 75,6 olarak gösteriliyor. Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre Eylül 2026’da gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık %1,6 arttı; 2025’te hanelerin bu gruba kişi başına ortalama harcaması 1.898 avro oldu.

Elite Shine, Özbekistan’da 10 Milyar Somluk Hayvancılık Projesi Yürütüyor
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Elite Shine, Özbekistan’da 10 Milyar Somluk Hayvancılık Projesi Yürütüyor

Özbekistan merkezli Elite Shine LLC, Orta Çirçik ilçesinde kiralanan 100 hektarlık arazi üzerinde 10 milyar Özbekistan somu (yaklaşık 832.160 dolar) tutarında hayvancılık geliştirme projesi yürütüyor. Şirket, ilerleyen aşamalarda damızlık sığır sürüsünü 1.000 başa çıkarmayı planlıyor. Özbekistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığına dayandırılan bilgilere göre proje, Cumhurbaşkanlığı’nın PF-18 sayılı kararıyla getirilen yeni arazi kiralama sistemi kapsamında uygulanıyor. Arazi elektronik açık artırmayla kiralandı; şirket bölgede gerekli altyapıyı ve damızlık sığırlar için yem tabanını geliştiriyor. Başlangıçta planlanan 400 damızlık sığırın 185’i çiftliğe getirildi ve hayvancılık faaliyetleri başladı. Projenin amacı hayvancılık üretimini geliştirmek ve yüksek kaliteli yem tedarik etmek. Kompleks kapsamında ördek yetiştiriciliği tesisleri de bulunuyor ve bu amaçla 300 metre uzunluğunda özel bir yapı inşa edildi. Enerji verimliliğini artırmak için tesise toplam 100 kilovat kapasiteli güneş panelleri kuruldu. Şirket, hayvancılık faaliyetlerini gelecek aşamalarda genişletmeyi öngörüyor.

Avustralya Wagga Pazarında Besilik Sığır Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Avustralya Wagga Pazarında Besilik Sığır Fiyatları Yükseldi

Wagga’daki 2 Kasım 2026 tarihli sığır satışında yüksek fiyatlar arzı artırırken, alıcılar daha çok karkas yapısı güçlü ve kaliteli hayvanlara yöneldi. Yemlik erkek sığırlar piyasaya öncülük etti; özellikle üretici yetiştirmesi Angus erkek ve dişi sığırlar ilgi gördü. Hafif sığır arzı sınırlı kaldı ve satılan hayvanların çoğu yerel bölgede kaldı. 330-400 kilogramlık yemlik erkek sığırlar kilogram başına 475-610 sentten satıldı ve fiyatları önceki haftaya göre 28 sent yükseldi. Orta ağırlıktaki yemlik erkek sığırlarda fiyatlar 500-588 sent aralığında oluştu. Aynı ağırlık grubundaki dişi sığırlar 456-538 sentten satılırken ortalama fiyat 495 sent oldu. Otlak için geri alınan dişi sığırlarda fiyatlar 446-582 sent arasında değişti ve hayvan başına ortalama 1632 Avustralya dolarına ulaştı. İç piyasa işlemcileri seçici davranırken, bazı büyük yemlik işletmeleri alımlarda rekabet etti. Ticaret amaçlı erkek ve dişi sığırlar kilogram başına 440-525 sent aralığında satıldı. İhracat kalitesindeki hayvanlar tüm ağırlık gruplarında güçlü seyretti; ağır erkek sığırlar ve öküzler 465-515 sentten alıcı buldu. Çoğunlukla ağır ineklerden oluşan arz ise 395-430 sent aralığında satılarak kilogram başına 8 sent geriledi.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Canterbury Ovası’nda Süt Sığırı Sayısı 30 Yılda On Kat Arttı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Canterbury Ovası’nda Süt Sığırı Sayısı 30 Yılda On Kat Arttı

Yeni Zelanda’nın Canterbury Ovası’nda tarımın yapısı son 30 yılda önemli ölçüde değişti. Bölgede koyun sayısı, sürünün 1990’da 10 milyonun üzerine çıkmasının ardından yarıdan fazla azalırken süt sığırı sayısı aynı dönemde on kat artarak 1,2 milyonun üzerine yükseldi. Kuru tarım ve ekin alanlarının yeşil, sulanan otlaklara dönüşmesi, bölgedeki süt hayvancılığı büyümesinin temel unsurlarından biri olarak aktarılıyor. Waiau yakınlarında süt çiftliği işleten Don Galletly, geçen yıl kuzu ve sığır fiyatlarındaki belirgin iyileşmenin topluma enerji kazandırdığını ve genel durumun iyi olduğunu söylüyor. Galletly, kuraklık ihtimaline rağmen yeni bir iyi sezon bekliyor. Geraldine’deki Humdinger Gin’in sahibi Saskia Lewis de kışın genellikle zor geçmesine karşın bu yılın, işletmesinin yedi yıllık tarihindeki en iyi dönem olduğunu belirtiyor. Lewis, bölgesel refahı Canterbury’nin birincil sektörlerinin başarısı ve Fonterra’nın Mainland markalarını satmasının bölgeye para aktarmasıyla ilişkilendiriyor. Bununla birlikte ekonomik canlılığın toplumun tamamına eşit yansımadığı belirtiliyor. Lewis, tarımsal faaliyetlerin güçlü olduğu bölgede yaz aylarında nehir suyunda besin maddelerinin artması nedeniyle yüzülemediğini, su kalitesinin iyileştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Hinds yakınlarında meyve ve çilek yetiştiren Christine Lallu ise küçük işletmelerin zorlandığını, bazılarının kapandığını ve bazılarının da çöküşün eşiğinde bulunduğunu söylüyor. Ormancılıkta 17 yıl çalıştıktan sonra Geraldine çevresinde yaşayan Lewis MacLeod da ilerleyemediğini düşünerek Dunedin’e dönmeye karar verdi.

Deyrizor’da Gıda Zehirlenmesi Vakaları 227’ye Ulaştı
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Gıda Zehirlenmesi Vakaları 227’ye Ulaştı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Deyrizor kentinde gıda zehirlenmesi vakalarının sayısı 31 Ekim Cumartesi günü 227’ye ulaştı. Vakalar, Deyrizor Ulusal Hastanesi ile Şehit Ahmed Huveydi Hastanesi arasında dağıldı. Sağlık ekipleri, hastalara müdahale etmek ve tedavilerini sürdürmek üzere çalışmalarını yoğunlaştırdı. Deyrizor Ulusal Hastanesi daha önce 90’dan fazla, Ahmed Huveydi Hastanesi ise çoğu çocuk olmak üzere 50’den fazla zehirlenme vakası kabul etti. Vakaların, kentteki bir restoranda tüketilen yemekten kaynaklandığı ve durumların orta ile ağır şiddet arasında değiştiği bildirildi. Destekleyici bir haberde ise iki hastanede 160 vaka için işlem yapıldığı, gıda ve su örneklerinin alındığı belirtildi.

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor

Uruguaylı veteriner ve Agrifirm Uruguay teknik danışmanı Juan Gerónimo Minutti, mısır silajındaki nişasta düzeyinin hem hayvan rasyonuna sağlanan enerjiyi hem de üretim maliyetini etkilediğini belirtti. Minutti, Arjantin Foraj Kongresi’nin son edisyonunda, 2019/20 ile 2025/26 arasındaki yedi üretim sezonunda mısır silajlarının nişasta içeriğinin nasıl değiştiğini inceleyen bir analiz sundu. Minutti’nin aktardığına göre yağışlar, elde edilen sonuçlarla doğrudan ilişkiliydi. Uruguay’daki üretimin önemli bölümünün yağışa bağlı yapılması, iklim koşullarını silajın besin değerini etkileyen unsurlardan biri haline getiriyor. Bunun yanında hasat zamanı, üreticilerin, danışmanların ve yüklenicilerin daha fazla karar verebildiği bir yönetim alanı olarak öne çıkıyor. Kuru madde düzeyi çok düşükken yapılan hasadın nişasta oranını da düşürebileceği, uygun zamanda ve uygun kuru madde aralığında hazırlanan silajın ise sisteme daha fazla enerji sağlayabileceği belirtildi. Sorun yalnızca besleme açısından ortaya çıkmıyor. Nişasta düzeyi düşük bir silaj, hayvanların enerji ihtiyacını karşılamak için mısır veya başka enerji içerikli yemlerle tamamlanabiliyor. Bu durumda üretici önce silajın kurulması için harcama yapıyor, ardından rezervin besin değeri beklentinin altında kaldığında rasyonu tamamlamak için yeniden maliyete katlanıyor. Sıcak dönemler, bitkide stres belirtilerinin görülmesi, komşu işletmelerin hasada başlaması veya yüklenicinin geç kalacağı endişesi, uygun zaman gelmeden silaj hazırlamaya yöneltebiliyor. Minutti, değişmez bir reçete olarak sunmamakla birlikte “35, 35, 35” kuralını pratik bir referans olarak paylaştı. Buna göre yaklaşık %35 kuru madde, %35 nişasta ve %35 nötr deterjan lifi hedefleniyor. İklim koşulları bu değerlerin her zaman birlikte yakalanmasına izin vermese de hedef, maliyetli bir silaj rezervinin sağlayabileceği enerjinin altında kalmaması için yol gösterici kabul ediliyor.

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor

Rusya’nın tahıl ihracatı için yeniden açtığı ve yeni devreye aldığı rotalar, buğday piyasasında fiyat baskısını artırdı. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) aralık vadeli buğday kontratı 11,25 ABD senti gerileyerek buşel başına 599 sente düştü. Fiyatlar, temmuz başından bu yana en düşük seviyeyi görürken ton karşılığı yaklaşık 197,55 avro olarak hesaplandı. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını şimdilik 15 Kasım’a kadar yeniden onayladı ve gemilere askeri refakat sağlanacağını bildirdi. Rusya ile Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları sonrasında temmuzda duran deniz trafiğinin ardından ilk yük gemileri Kerç Boğazı’ndan geçti. Rusya ayrıca Arktik liman Murmansk üzerinden ilk kez tahıl ihracatına başladı. İlk sevkiyat 3.400 ton olurken, Fas’ın Kazablanka Limanı’na gönderilmek üzere yaklaşık 28.000 ton buğdayın daha yüklenmesi planlanıyor. Yeni rota, eylül ayında Rusya’nın deniz yoluyla tahıl ihracatının %60’tan fazlasını taşıyan Baltık limanlarındaki yükü azaltmayı amaçlıyor. Borsa fiyatlarındaki gerileme üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da AMI verilerine göre ekmeklik buğdayın alım fiyatı 8,80 avro düşerek ton başına 199,52 avroya, yemlik buğdayın fiyatı ise 196,15 avroya indi. Renanya-Palatina’da ekmeklik buğday, ekim sonunda bir hafta içinde ton başına 201,60 avrodan 194,90 avroya geriledi. Önümüzdeki dönemde fiyatların, dünya piyasasına ulaşacak Rus buğdayı miktarına ve Rusya, Ukrayna ile ABD arasındaki diplomatik görüşmelerin sonucuna bağlı olması bekleniyor. Kasım başında tahıl ticaretinin yeniden kurulması olasılığı gündemde olsa da henüz somut bir anlaşma bulunmuyor; ABD’nin haftalık buğday ihracatı verileri de izlenecek göstergeler arasında yer alıyor.

Geç Kesilen Silajda Fermantasyon İçin Şeker Düzeyi Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Geç Kesilen Silajda Fermantasyon İçin Şeker Düzeyi Önem Taşıyor

İki ay süren kuraklığın ardından gübre uygulamasının gecikmesi, silaj hasadının da gecikmesine yol açtı. Çiftliklerdeki silajın önemli bölümü eylül ortasından sonra biçildi; kuraklık sonrası çimlerin hızla büyümesi ve hasat sırasında gün ışığının azalması nedeniyle bu silajın kalitesinin görece düşük olduğu belirtildi. İyi fermantasyon için biçim sırasında şeker oranının %3’ün üzerinde olması ideal görülüyor. Ancak bu hedefe eylül ortası ve sonlarında, özellikle ekimde biçilen silajda ulaşmanın çok zor olabildiği aktarıldı. Glikoz gibi şekerler bakterilerce parçalanarak fermantasyonda önemli rol oynayan laktik asidi oluşturuyor.

El Niño ve İklim Değişikliği Hindistanlı Çiftçilerin Uyum Seçeneklerini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

El Niño ve İklim Değişikliği Hindistanlı Çiftçilerin Uyum Seçeneklerini Gündeme Getirdi

Agrispective Podcast’in bir bölümünde Swades Foundation Üst Yöneticisi Mangesh Wange ile El Niño kaynaklı hava bozulmaları ve iklim değişikliğinin Hindistan tarımındaki etkileri ele alındı. Özellikle kırsal Maharashtra’daki çiftçilerin yağış açığı, kuraklık benzeri koşullar, su kıtlığı, yem eksikliği ve ürün kayıplarıyla karşılaştığı belirtildi. Wange, büyük ölçekli sulama projeleriyle tarla göletleri gibi merkezi olmayan çözümlerin su güvenliğini ve çiftliklerin dayanıklılığını artırabileceğini aktardı. Bölümde ayrıca ürün çeşitlendirmesi, bahçecilik, tıbbi bitkiler ve birlikte ekimin yanı sıra süt hayvancılığı, keçi yetiştiriciliği, kanatlı yetiştiriciliği ve balıkçılığı birleştiren entegre geçim modelleri değerlendirildi. Wange’a göre çoklu gelir kaynakları ve iklime dayanıklı uygulamalar, çiftçilerin riskleri azaltmasına ve düzensizleşen musonlarla başa çıkmasına yardımcı olabilir.

Irak’ta Yumurta Üretimi İçin Özel Sektöre Kolaylıklar Sağlanıyor
Görsel kaynağı: Al-Rasheed TV · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Yumurta Üretimi İçin Özel Sektöre Kolaylıklar Sağlanıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Tarım Bakanlığı, kanatlı hayvanı projelerini desteklemek ve sofra yumurtası üretimini artırmak amacıyla özel sektöre kolaylıklar sağlandığını açıkladı. Bakanlık sözcüsü Kusay el-Hattab, Irak’ın yılda yaklaşık 6 milyar yumurta ürettiğini, kendine yeterlilik için ise yıllık yaklaşık 9 milyar yumurtaya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi. El-Hattab, Irak’ın farklı illerinde büyük kanatlı üretim projeleri bulunduğunu ve bu işletmelerin ülkenin kanatlı ürünleri arzına katkı sunduğunu belirtti. Sağlanan kolaylıklar arasında yem girişinin kolaylaştırılması ve işletme izinlerinin yenilenmesiyle ilgili engellerin azaltılması yer alıyor. Bakanlık, özel sektörle iş birliğinin yerel pazarlarda gıda güvenliğini, piyasa istikrarını ve arz-üretim dengesini desteklediğini ifade etti.

Irak'ta Kanatlı Üretimini Artırmak İçin Özel Sektöre Kolaylık
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber
Veri haberi

Irak'ta Kanatlı Üretimini Artırmak İçin Özel Sektöre Kolaylık

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Tarım Bakanlığı, kanatlı projelerini desteklemek ve sofralık yumurtada yerli üretimi artırmak amacıyla özel sektöre kolaylıklar sağlandığını açıkladı. Bakanlık sözcüsü Kusay el-Hattab, uygulamaların gıda güvenliğini güçlendirmeyi ve yerel piyasalarda arz ile üretim arasındaki dengeye katkı sunmayı amaçladığını belirtti. El-Hattab'a göre Irak yılda yaklaşık 6 milyar sofralık yumurta üretiyor. Kendine yeterlilik için gereken yıllık miktarın ise yaklaşık 9 milyar adet olduğu, bu verilerin Hayvancılık Dairesinin benimsediği bir çalışmaya dayandığı aktarıldı. Bakanlık, üretim kapasitesinin artırılmasında özel sektörle iş birliğine önem veriyor. Açıklanan kolaylıklar, kanatlı işletmelerine yem girişinin kolaylaştırılmasını ve işletme izinlerinin yenilenmesiyle ilgili engellerin azaltılmasını kapsıyor. Bakanlıkta işlemlerin basitleştirilmesi ve başvuruların sonuçlandırılmasının hızlandırılması yönünde sürekli talimatlar verildiği belirtildi. Irak'ın farklı illerinde, aralarında Kerbela, Divaniye ve Enbar'daki projelerin de bulunduğu büyük kanatlı üretim tesislerinin faaliyet gösterdiği ifade edildi.

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık

Hollanda’da Radar tüketici koruma portalının 3.279 kişinin katılımıyla yaptığı araştırmaya göre tüketicilerin %77’si, meyve ve sebzelerin şeklinin satın alma kararında önemli olmadığını belirtti. Araştırma, standart dışı görünümlü ürünlere yönelik tüketici kabulünün perakende uygulamalarından daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Katılımcıların %56’sı, aynı kalitedeki düzgün şekilli ürünlerle standart dışı görünümlü sebze ve meyveler için aynı fiyatı ödemeye hazır olduğunu söyledi. Bununla birlikte %44’lük kesim, bu ürünlerin mağazalarda indirimli satılması gerektiğini düşünüyor. Hollanda’da Samen Tegen Voedselverspilling kuruluşunun yöneticisi Toine Timmermans’a göre katı pazar standartları ve müşteri beklentileri, hangi ürünlerin perakende zincirlerine gireceğini etkiliyor. Standart dışı ürünler tamamen kayba uğramıyor. Küçük karanfiller hazır yemek paketlerinde, olgun meyveler ise smoothie ve diğer işlenmiş ürünlerde değerlendirilebiliyor. Hollanda’da yetiştirilen sera salatalıklarının %1’inden azının eğri veya alışılmadık şekilli olduğu belirtilirken, perakendede bu ürünlere daha fazla yer verilmesinin gıda israfını azaltabileceği aktarılıyor. Perakende sektöründeki gıda atığı 2018’den bu yana %34 azaldı.

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tayland, tarım ve gıda güvenliği alanında Rusya ile iş birliğini genişletmek ve karşılıklı ticaret fırsatlarını artırmak için yeni pazar olanaklarını değerlendiriyor. Tarım ve Kooperatifler Bakanı Suriya Juangroongruangkit, 31 Ekim 2026'da Bangkok'ta düzenlenen 2. Rusya-Tayland Yatırım Forumu'nda yaptığı konuşmada, tarım ürünleri ticareti ve düzenlemelerin gıda güvenliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekti. İki taraf, ülkelerinin farklı güçlü yönlerini bir araya getirerek tarım ve gıda sistemlerini geliştirme, ürünlere katma değer kazandırma ve ticareti büyütme potansiyeli bulunduğunu belirtti. Tayland yönetimi, iklim değişikliği ile tedarik zincirlerindeki belirsizliklere karşı güvenilir ticaret ortaklarından oluşan ağlar kurmayı, tarım ve gıda ürünlerinde tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve lojistik sistemlerini daha verimli hâle getirmeyi öncelikli görüyor. Suriya, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Vladimir Ilichyov, Krasnodar yöneticisi ve Rusya'nın Tayland Büyükelçisi ile tarım ve gıda alanındaki iş birliğinin genişletilmesini görüştü. Tayland, Rusya pazarında evcil hayvan yemi, işlenmiş su ürünleri, taze ve işlenmiş tropikal meyveler ile pirinç için pazar erişimini ve ihracatı artırmayı hedefliyor. Rusya tarafı ise Tayland'a üst segment sığır eti, tahıl, buğday, deniz ürünleri ve özellikle kolza yağı göndermeye ilgi gösteriyor. Ürün gruplarına ilişkin ayrıntıların, ileride yapılacak Tayland-Rusya tarım toplantıları kapsamında ele alınacağı bildirildi. Prachachat Turakij'in aktardığı verilere göre iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2025'te 8.228 milyon bahta ulaştı. Ticaret yıllık ortalama %7,76 artarken Tayland, Rusya karşısında sürekli ticaret fazlası verdi. Rusya, Tayland'ın tarım ürünleri ticaret ortakları arasında 34. sırada bulunuyor. 2023-2025 döneminde iki ülkenin tarım ticareti, Tayland'ın dünya ile gerçekleştirdiği tarım ürünleri ticaretinin %0,32'sini oluşturdu.

AB'de Meyve ve Sert Kabuklu Yemiş İthalatı 20,2 Milyar Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Meyve ve Sert Kabuklu Yemiş İthalatı 20,2 Milyar Avroya Ulaştı

Avrupa Birliği'nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde meyve ve sert kabuklu yemiş ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre %4 artarak 20,2 milyar avroya ulaştı. Avrupa Komisyonu'nun tarımsal gıda ticareti raporuna göre ithalat değeri bir yılda 825 milyon avro yükseldi. Aynı dönemde AB'nin meyve ve sert kabuklu yemiş ihracatı da %9 artışla 4,83 milyar avroya çıktı. Buna karşın ithalat ile ihracat arasındaki fark büyümeyi sürdürdü ve ticaret açığı 15,38 milyar avroya yükseldi. 2025'in aynı döneminde açık 14,94 milyar avro düzeyindeydi. Sebze ticaretinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. 2026'nın ilk sekiz ayında AB'nin sebze ihracatı ve ithalatı %2 geriledi. İşlenmiş meyve, sert kabuklu yemiş ve sebze ürünlerinde de hem ihracat hem ithalat değerleri düştü. Böylece AB tarımsal gıda ticaretinde ürün gruplarına göre ayrışan bir tablo oluştu; taze meyve ve sert kabuklu yemişlerde artış yaşanırken sebze ve işlenmiş ürünlerde gerileme kaydedildi.

Tarım İşletmelerinde Fidye Yazılımları Kritik Sistemleri Durdurabilir
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Tarım İşletmelerinde Fidye Yazılımları Kritik Sistemleri Durdurabilir

MNP’den Eugene Ng ve Marvin Slingerland, kırsal işletmelerde güvene dayalı ilişkilerin siber suçlular tarafından sahte faturalar, ele geçirilmiş e-posta hesapları ve yapay zekâ destekli dolandırıcılıklarla istismar edilebildiğini belirtiyor. Uzmanlara göre risk finansal kayıplarla sınırlı kalmıyor; fidye yazılımları tarımsal operasyonların durmasına yol açabiliyor. Slingerland, fidye yazılımlarının otomatik yemleme sistemleri ve robotik sağım makineleri gibi kritik altyapıları durdurabileceğini söylüyor. Ng ise Bill C-8 gibi mevzuatın kritik altyapıya bağlı tarım üreticileri ve tedarikçileri için sıkı siber güvenlik standartlarını yakında zorunlu kılabileceğini belirtiyor. Uzmanlar bağlı cihazların envanterlenmesini, operasyonel teknolojinin kişisel ağlardan ayrılmasını ve ödeme bilgilerinin telefonla bağımsız biçimde doğrulanmasını öneriyor.

Kuraklık, Yazlık Silaj İhtiyacını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Kuraklık, Yazlık Silaj İhtiyacını Gündeme Getirdi

Bu yılki kuraklıkların etkisi, daha fazla çiftçinin yem bütçelerinde yazlık silaj için ihtiyat stoku oluşturmasını gündeme getirdi. Yaz boyunca süren sıcak ve kurak hava, birçok çiftlikte ot gelişimi, su kaynakları ve stokların destek yemlemesiyle ilgili sorunlara yol açtı. Teagasc’tan Michael O’Donovan, gelecekteki sıcak hava dalgaları ve kuraklıklara karşı çiftlik sistemlerinin dayanıklılığının artırılması gerektiğini belirtti. O’Donovan, Avrupa’nın daha sıcak hale geldiğini ve kuraklık riskinin çiftlik planlamasında dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Birleşik Krallık’ta Süt Fiyatı Eylülde Arttı, Yıllık Bazda Geriledi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Fiyatı Eylülde Arttı, Yıllık Bazda Geriledi

Birleşik Krallık’ta ortalama çiftlik çıkışlı süt fiyatı Eylül 2026’da litre başına 38,45 peniye yükseldi. DEFRA’nın son verilerine göre fiyat, Ağustos 2026’daki 36,65 penilik seviyeye kıyasla 1,8 peni ve %4,8 arttı. Buna karşın Eylül fiyatı, geçen yılın aynı ayına göre %16, yani litre başına 7,1 peni daha düşük kaldı. Aynı ay süt üretimi de 1 milyar 198 milyon litreye gerileyerek yıllık bazda %2 azaldı. AHDB, Birleşik Krallık süt sektörünün daralan arz, azalan inek sayısı ve yükselen üretim maliyetlerinin etkili olduğu bir dönemden geçtiğini açıkladı. Nisan ile 17 Ekim arasındaki süt yılında hacimler geçen yılın aynı dönemine göre %2,4 düşerken, yalnızca 1-17 Ekim dönemindeki gerileme %3,6 oldu. Azalan süt hacimlerinin çiftlik çıkışlı fiyatları desteklediği, ekim ve kasım fiyat açıklamalarının ise çoğunlukla yatay seyrettiği belirtildi. Sütçü sığır sürüsü 1 Temmuz 2026 itibarıyla %2,2 küçülerek 1,57 milyon başa indi. Genç hayvan sayısındaki düşüşün gelecekteki damızlık arzı açısından sorun oluşturabileceği, süt işletmesi sayısının da ilk kez 7 binin altına gerileyerek 6.850’ye düştüğü kaydedildi. Yaz aylarındaki sıcak hava dalgalarının ot büyümesini ve kışlık yem bulunabilirliğini olumsuz etkilediği aktarıldı. AHDB’ye göre yaygınlaşan mavi dil hastalığı süt hacimlerinde potansiyel kayıplara ve düşük verimlilik, şekil bozukluğu ya da gebe kalamama gibi üreme sorunlarına yol açabilir. Fiyat tekliflerinin sürdürülebilirliği sözleşme ve işletme türüne göre değişirken, perakendeci bağlantılı veya üretim maliyetine endeksli sözleşmelerin sıvı süt ve imalat sözleşmelerine göre daha avantajlı olduğu belirtildi. Yakıt, gübre, enerji ve işçilik maliyetlerinin baskıyı sürdürdüğü ifade edildi.

Bulgaristan, Yıllık 2,3 Milyon Tondan Fazla Tahılın Demiryoluyla Taşınmasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan, Yıllık 2,3 Milyon Tondan Fazla Tahılın Demiryoluyla Taşınmasını Değerlendiriyor

Bulgaristan, yıllık 2,3 milyon tonun üzerine çıkabilecek tahıl taşımacılığını demiryoluna kaydırmanın yollarını değerlendiriyor. Ulaştırma ve İletişim Bakanı Georgi Peev ile Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin tahıl üreticileri, tahıl ve yem tüccarları ile BDZ Cargo temsilcisiyle yaptığı toplantıda, kuzey Bulgaristan’dan Varna Limanı ve diğer varış noktalarına taşımacılığın kolaylaştırılması ele alındı. Görüşmelerde amaç, tarımsal ürün taşımacılığını daha verimli ve rekabetçi hale getirecek pratik çözümler bulmak olarak açıklandı. Sektör temsilcileri, Vidin, Vratsa ve Montana bölgelerindeki çiftçilerin ana limanlara uzaklık ve yüksek karayolu taşıma maliyetleri nedeniyle dezavantaj yaşadığını belirtti. Bu koşulların tüccarlar arasındaki rekabeti sınırladığı ve tahıl alım fiyatlarını etkilediği ifade edildi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği, demiryolu taşımacılığının daha iyi organize edilmesini ve münferit çiftliklerdeki tahılın daha büyük sevkiyatlarda birleştirilmesini istedi. Toplantıda demiryolu navlun fiyatları, mevcut kapasite ve Vidin, Vratsa ile Montana’daki terminal altyapısı için gereken yatırımlar da görüşüldü. Abrovski, başlangıçta Vidin, Vratsa, Montana ve Pleven’i kapsayacak bölgesel tahıl hacmi değerlendirmesi yapılmasını önerdi. Çalışmanın olası güzergâhları, taşınacak hacimleri, sefer programlarını ve demiryolu kapasitesini ortaya koyması bekleniyor. İlk adımda, tahıl yüklemeye ve boşaltmaya uygun istasyonlar incelenecek; kullanılmayan bazı küçük yük istasyonlarının yeniden açılması da değerlendirilecek. İşletmelerden beklenen hacim ve taşıma sürelerine ilişkin tahminler sunmaları istenecek. Hükümet uzun vadede karayolu ile demiryolu arasında yük aktarımına olanak sağlayacak intermodal terminaller geliştirmeyi planlıyor. Toplantıda Varna ve Burgaz limanlarının operasyonel durumu ile Karadeniz’deki gemi trafiği de ele alındı.

Türkiye’nin Rekor Buğday Hasadı Alımları Azaltabilir
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Rekor Buğday Hasadı Alımları Azaltabilir

Türkiye’de rekor buğday hasadının alımları azaltması bekleniyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), eylülden bu yana ihracat için işleme rejiminde faaliyet gösteren un ve makarna ihracatçılarına buğday sunuyor. Kurum, ekimde Türk ticaret borsası üzerinden tüm alıcılara 5,5 milyon ton ürün açıklaması yaptı. Buğday tüketiminin yıllık karşılaştırmada %4 artacağı, artışın bir bölümünün hayvan yemi kullanımından kaynaklanacağı belirtiliyor. Haziran-ağustos döneminde buğday ve türevleri ihracatı 2025/26’nın aynı dönemine göre %14 geriledi; un satışları %20 düşerek 617 bin tona inerken makarna satışları %22 artarak 560 bin tona çıktı.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi

Fas Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, 2026 yılında gümrük vergisi ve ithalat KDV'si ödenmeden getirilebilen kesimlik sığırlar için 300 bin başlık kontenjanın tükendiğini açıkladı. Bakanlığın 23 Ekim 2026'da yayımladığı duyuruda, kontenjanın 15 Ekim tarihli 1484 sayılı bildirimle dolduğunun kayda geçirildiği belirtildi. Ancak bu toplam, ülkeye fiilen giren sığırlar ile hâlen geçerli muafiyet kapsamındaki hayvanların birlikte hesaplanmasına dayanıyor; tüm hayvanların Fas'a ulaştığı anlamına gelmiyor. Bakanlık, operasyon kapsamında aylık ortalama ithalat hızının yaklaşık 24 bin baş olduğunu bildirdi. Haziran ve temmuz aylarında 44 binin üzerinde, ağustos ve eylül aylarında ise yaklaşık 17 bin başlık giriş açıklandı; kaynakta bu sayıların aylık mı yoksa dönem toplamı mı olduğu belirtilmedi. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası Brezilya menşeli olurken, ekimdeki talep artışı Bakanlığa göre Portekiz'den ithalatın açılmasıyla bağlantılıydı. Gümrük vergisi ve ithalat KDV'si muafiyeti 31 Aralık 2026'ya kadar geçerli. Uygulama, 29 Ağustos 2025 tarihli 2.25.720 sayılı kararname ile 50.25 sayılı mali yasanın 2. maddesine dayanıyor. Şubat 2026'da tüm ithalatçı ve profesyonellere ön izin olmadan açılan süreçte başvurular PORTNET üzerinden geliş sırasına göre işleniyor ve her muafiyet bir ay geçerli oluyor. Bakanlık, ithalatı kuraklık, yem maliyetlerindeki artış ve kesimlik hayvan varlığındaki düşüşle gerekçelendirirken, ithalatın piyasayı tedarik ettiğini ve kırmızı et fiyatlarını istikrara kavuşturduğunu belirtti. Yeni kontenjan veya 2027 uygulaması konusunda açıklama yapılmadı; mevcut muafiyeti süren hayvanlar Fas'a gelmeye devam edebilir.

USDA: Kuraklık, Hindistan’ın Süt Üretimi Artışını 2027’de %2’ye Yavaşlatacak
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

USDA: Kuraklık, Hindistan’ın Süt Üretimi Artışını 2027’de %2’ye Yavaşlatacak

USDA’nın Delhi Post değerlendirmesine göre, El Niño kaynaklı kuraklık koşulları Hindistan’da süt üretiminin büyümesini 2027’de %2’ye yavaşlatacak. Beklentinin temelinde, kuraklığın hayvancılıkta kullanılan yem ve kuru ot arzını sınırlaması yer alıyor. USDA, yem ve kuru ot bulunabilirliğindeki daralmanın hayvan verimliliğini de olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Değerlendirme, Hindistan’ın süt üretimindeki büyüme görünümüne ilişkin bir tahmin sunuyor; kaynak metinde üretim miktarı veya kuraklığın bölgesel dağılımına dair ek ayrıntı yer almıyor.

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor

İklim değişikliği ve protein bitkilerinde verim düşüşü, insanlar ile hayvanların beslenmesi için yeni kaynak arayışını hızlandırıyor. Sırbistan’ın Novi Sad kentindeki Gıda Teknolojileri Bilim Enstitüsü uzmanları bu kapsamda iki proje yürütüyor. Soya tanesinin %36-40 protein içerdiği ve hayvan yemlerinde bu bileşenin en bol kaynaklarından biri olduğu belirtiliyor. Ancak kuraklığın son iki yılda soya ekili alanları %70 azalttığı, bunun da protein tedarik stratejisini bozduğu aktarılıyor. Uzmanlar alternatifler arasında böcekler ve böcek ununu gösterirken, Tuna Nehri’ne yerleşen Amerikan kerevitinin değerlendirilmesi için de projeler başlatıldığını bildiriyor. İstilacı türün nehirdeki doğal dengeyi tehdit ettiği, bu nedenle kerevit etinden insanlar ve hayvanlar için marine ürünler ile evcil hayvan sosisleri geliştirilmesinin; kabuğunun ise ambalaj malzemesinde kullanılmasının araştırıldığı belirtiliyor. Gıda güvenliği açısından mikotoksinler, yeni patojenler, zararlılar ve uzun tedarik zincirleri başlıca engeller arasında sayılıyor. Tüketicilerin bitki koruma amaçlı kimyasalları sağlık açısından sorunlu gördüğü, üretici ve uzmanların ise bu maddeleri gerekli bulduğu ifade ediliyor. Enstitü yöneticisi Miloš Pelić, çalışmaların Avrupa düzenlemeleriyle uyumlu olduğunu ve Sırbistan’ın gıda kalitesi ile güvenliğini denetleyen yasalara sahip bulunduğunu söylüyor. Konu, Novi Sad’da düzenlenen Foodtech 2026 kongresinde ele alındı.

Cleanfarms, Kanada’da Tarımsal Plastik Toplamasında Rekor Oranlar Bildirdi
Görsel kaynağı: Financial Post · Özgün haber
Veri haberi

Cleanfarms, Kanada’da Tarımsal Plastik Toplamasında Rekor Oranlar Bildirdi

Kanada genelinde tarımsal plastiklerin geri kazanımını yürüten Cleanfarms, 2025’in kuruluşun temel program alanlarında ulaşılan toplama oranları bakımından rekor yıl olduğunu açıkladı. Çiftçiler, yıl boyunca geri dönüşüm için Cleanfarms’ın toplama noktalarına 11,8 milyon kilogramdan fazla tarımsal plastik getirdi. Kuruluşun açıkladığı toplama oranları, Cleanfarms’ın topladığı malzeme hacminin piyasaya satılan aynı malzeme hacmine oranının üç yıllık ulusal ortalamasını gösteriyor. 23 litrenin altındaki kaplarda bu ortalama %88, dökme boyutlu kaplarda ise %63 olarak hesaplandı. Cleanfarms, her iki oranı kuruluş açısından rekor olarak nitelendirirken, küçük kaplardaki oranın tarımsal girdi kapları için dünyadaki en yüksek oranlardan biri olduğunu belirtti. Cleanfarms İcra Direktörü Shane Hedderson, Kanada’da her ekim ayında düzenlenen Döngüsel Ekonomi Ayı’nın 2025’te elde edilen geri kazanım oranlarını öne çıkarmak için uygun bir dönem olduğunu söyledi. Hedderson, tarımsal üretici sorumluluğu alanındaki kademeli değişimin, Kanada tarımındaki değer zinciri boyunca daha sürdürülebilir bir geleceğin oluşturulmasına katkı verdiğini ifade etti. Cleanfarms; bitki koruma ürünleri, tohum, gübre, hayvan sağlığı ilaçları, yem ve tarımsal plastikler gibi sektörlerde kullanılan plastik, ambalaj ve ürünlerin geri kazanılıp geri dönüştürülmesini sağlayan bir üretici sorumluluğu kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. Kuruluşun ekipleri Alberta, Saskatchewan, Manitoba, Ontario, Quebec ve Kanada’nın Maritimes bölgesinde bulunuyor.