ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

135 haber · Sayfa 3

Polonya’da Kuş Zararları İçin Tazminat Yolu Açılıyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Kuş Zararları İçin Tazminat Yolu Açılıyor

Polonya Sejm’i, belirli kuş türlerinin tarım ve balıkçılık işletmelerinde yol açtığı zararlar için Devlet Hazinesi’nin sorumluluğunu genişletmeyi amaçlayan yasa tasarısını kabul etti. Tasarı 438 milletvekilinin desteğini alırken karşı oy çıkmadı, iki milletvekili çekimser kaldı. Ancak düzenleme henüz yürürlüğe girmedi; 16 Ekim 2026 itibarıyla Senato’daki yasama süreci devam ediyor. Yeni kuralların turna ve yaban kazlarının yanı sıra kuğuları, kargagilleri, karabatakları ve balıkçılık işletmelerinde zarara yol açan balıkçılları kapsaması öngörülüyor. Düzenleme, tarımsal ürünler ve tarla ürünlerindeki zararlarla balıkçılık işletmelerindeki kayıpları ayrı şekilde ele alacak. Tazminat hakkı kuşun türüne ve zararın niteliğine bağlı olacak; kuşların tarlada bulunması tek başına ödeme yapılması için yeterli sayılmayacak. Tasarıdaki sisteme göre tazminat işlemlerinden Kırsal Kalkınmayı Destekleme Ulusal Merkezi (KOWR) sorumlu olacak. KOWR’nin ilgili bölge müdürü zararları değerlendirecek, tazminat tutarını belirleyecek ve ödemeyi yapacak. Zararların belgelenmesi ve doğrulanması sürecine tarımsal danışmanlık merkezleri ile tarım odalarının temsilcileri de katılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Senato sürecinin tamamlanması, Cumhurbaşkanı’nın imzası ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Yasa yayımlandıktan 30 gün sonra yürürlüğe girecek, ancak yayımlanma tarihi bilinmediği için kesin tarih henüz açıklanamıyor. Çiftçiler şu aşamada yeni kurallara göre başvuru yapamıyor; başvuru yöntemi, gerekli belgeler ve süreler de ayrıca netleştirilecek. Yürürlükten önce oluşan zararların otomatik olarak tazminat kapsamına gireceği de söylenemiyor.

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor

İspanya, avokado ve mangoda Avrupa’nın başlıca yakın tedarikçisi olma hedefini büyüyen üretim tabanı ve kısa teslim süresi avantajıyla güçlendirmeye çalışıyor. İspanya Avokado ve Mango Sektörlerarası Örgütü (Intertropic) Başkanı Juan Antonio Reyes Gutiérrez, sektörün düzenli büyümesi, menşe tanıtımı ve sürdürülebilirliğin öncelikler arasında olduğunu söyledi. İspanya, Avrupa Birliği’nin başlıca avokado ve mango üreticisi konumunda bulunuyor. Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı’nın (MAPA) ESYRCE araştırmasına göre ülkede avokado üretimine ayrılan alan 24.758, mango alanı ise 6.148 hektar. Üretim ağırlıkla Endülüs’te, özellikle Málaga ve Granada’da, ayrıca Kanarya Adaları’nda yoğunlaşıyor. Avokadoda üretim haritası yeni bölgelere yayılırken Valensiya Topluluğu’ndaki alanın yaklaşık 5.000 hektara ulaştığı ve büyümeyi sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Mango üretimi ise iklim gereksinimleri nedeniyle Málaga’daki Axarquía ile Granada’daki Costa Tropical’da daha yoğun kalıyor. Intertropic, İspanya’nın Fas, Kolombiya ve İsrail avokadosu ile Brezilya mangosuna karşı yakınlık ve tazelik üzerinden rekabet edebileceğini savunuyor. Juan Antonio Reyes Gutiérrez’e göre İspanyol mangosu, daha ileri olgunlukta hasat edilerek Avrupa raflarına yaklaşık 72–96 saatte ulaşabiliyor. Intertropic Genel Müdürü Antonio Carpintero da avokadoda uygun fizyolojik hasat zamanının doğal yağların gelişmesini, tüketicinin aradığı doku ve kremamsılığın oluşmasını sağladığını belirtti. Denizaşırı ithalatın ise birkaç haftalık deniz taşımacılığı gerektirebildiği aktarıldı. Tüketim tarafında İspanya’da hanelerin %80’den fazlası yılda en az bir kez avokado satın alıyor ve kişi başına ev içi tüketim 2,03 kilogram olarak ölçülüyor. Mango hanelerde %50’nin üzerinde penetrasyona ve kişi başına 0,80 kilogram tüketime ulaştı. Toplam taze meyve tüketimi 2016’dan bu yana yaklaşık %30 gerilerken subtropikal meyve tüketiminin 2008’den bu yana yaklaşık %20 arttığı bildirildi. Sektör bu nedenle tüketicinin yalnızca ürünü değil, Avrupa menşeini de ayırt etmesini hedefliyor. Bu amaçla Intertropic’in yürüttüğü “Aguacate y Mango de Europa: Frutas con Corazón” kampanyası 2026–2028 döneminde İspanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ta uygulanacak. Bütçesi 9 milyon avronun üzerinde olan kampanyanın yaklaşık %75’i Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor ve üç yılda tüketicilere 380 milyondan fazla etkili erişim hedefleniyor. Sektörün büyümesi önündeki başlıca koşul ise su kaynaklarının sürekliliği. Son yağışlar durumu kuraklığın en ağır dönemlerine göre iyileştirse de Intertropic, rezervlerdeki geçici toparlanmanın yapısal sorunu çözmediğini belirterek arıtılmış ve tuzdan arındırılmış suyun yanı sıra su iletim hatlarının ve yağmur suyu depolamasının geliştirilmesini savunuyor. Mevcut mango sezonu başlangıçta öngörülenden düşük hacimde ilerliyor; kalite ise mükemmel olarak değerlendiriliyor. Keitt çeşidinin hasadıyla sezonun ekim sonu veya kasım başına kadar sürmesi bekleniyor. Sektör, birkaç haftalık hasat döneminde ürün yoğunluğunun piyasayı zorlamaması için talebin artırılmasını istiyor.

Karadeniz’deki Güvenlik Riskleri Bulgaristan Balıkçılığını Vurdu
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Güvenlik Riskleri Bulgaristan Balıkçılığını Vurdu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz’de artan güvenlik riskleri Bulgaristan’ın balıkçılık sektörünü olumsuz etkilerken, sektör temsilcileri mücbir sebep koşulları nedeniyle de minimis kapsamında devlet yardımı talep edeceklerini açıkladı. Açıklama, Varna’da toplanan Karadeniz Danışma Konseyi toplantısı sırasında BG Fish Derneği İcra Direktörü Yordan Gospodinov tarafından yapıldı. Gospodinov, büyük balıkçı teknelerinin önemli bölümünün denize açılmakta isteksiz olduğunu, bazı mürettebatların hiç sefere çıkmak istemediğini, bazılarının ise faaliyetlerini kıyıya yakın avcılıkla sınırladığını söyledi. Bulgaristan’ın balıkçılık filosu 1.740 tekneden oluşuyor; bunların 100’ü 12 deniz milinin dışındaki ekonomik münhasır bölgede faaliyet gösteren büyük teknelerden oluşuyor. Bu bölgenin mayınlar veya denize düşmüş patlayıcı yüklü dronlar nedeniyle riskli hale geldiği belirtildi. Gospodinov, şimdiye kadar Bulgar balıkçı teknelerini ilgilendiren bir olay yaşanmadığını, ancak mürettebatların sudaki şüpheli nesneleri yetkililere bildirdiğini aktardı. İşleme tesisi işleten en büyük balıkçılık şirketlerinin avları ise Çarşamba itibarıyla geçen yılki seviyenin %50’sine geriledi. Gospodinov, miktardaki düşüşün balık fiyatlarını artıracağını ve Karadeniz balığının daha kıt ve pahalı hale geleceğini söyledi. Romanya’da da balıkçıların denize açılmamayı tercih ettiği ve teknelerin limanlarda kaldığı bildirildi. Gospodinov, her iki ülkede küçük teknelerin de durumdan endişe duyduğunu belirterek Bulgaristan ve Romanya makamlarına sektöre destek çağrısı yapan bir başvurunun hazırlandığını söyledi. De minimis düzenlemesinin mücbir sebep durumlarında devlet yardımı sağladığını ve mevcut koşulların bu kapsama girdiğini savundu.

İzlanda’da Balık Avı Eylülde %23 Geriledi
Görsel kaynağı: Auðlindin · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Balık Avı Eylülde %23 Geriledi

İzlanda’da eylülde karaya çıkarılan toplam balık avı 102 bin ton oldu. İzlanda İstatistik Kurumu’nun verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %23 daha düşük gerçekleşti. Düşüş pelajik avda daha belirgin oldu; yaklaşık 70 bin tonluk pelajik av yıllık bazda %30 geriledi. Demersal av yaklaşık 31 bin tonla %1 azalırken, Ekim 2025-Eylül 2026 dönemindeki toplam av 997 bin tona indi ve önceki 12 aylık döneme göre %4 düştü.

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor

Avrupa Balık Üreticileri Örgütleri Birliği (EAPO), Fransa’nın Lorient kentindeki yıllık üye toplantısında balıkçılığın geleceğini ve AB’nin 2028-2034 bütçesini ele aldı. Üyeler, AB’nin ortak balıkçılık politikasının daha hızlı revize edilmesi, kuralların sadeleştirilmesi ve sektörün AB bütçesinden yeterli destek almaya devam etmesi için çalışma kararı aldı. EAPO ayrıca geleneksel balıkçılık alanlarına erişimin iyileştirilmesini ve bilimsel tavsiyeler, iklim değişikliği ile balıkçılığın ekonomik önemini dikkate alan daha istikrarlı kotalar istedi. Toplantıda dip balığı stokları ve Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyinin (ICES) Kuzey Denizi dahil bazı bölgeler için tavsiyeleri görüşüldü. Örgüt, uzun vadeli yönetim planları talep ederken kuzey sularındaki levrek stokunun iyi durumda olduğunu ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması için Birleşik Krallık’la anlaşma gerektiğini bildirdi.

Takaichi, Takebe'yi Japonya'nın Yeni Tarım Bakanı Atadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Takaichi, Takebe'yi Japonya'nın Yeni Tarım Bakanı Atadı

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kazuo Yana'nın tartışmalar nedeniyle görevden ayrılmasından bir gün sonra Arata Takebe'yi yeni tarım bakanı olarak atadı. Takaichi, eski kıdemli tarım bakanı yardımcısı Takebe'yi seçerken politika uzmanlığını ve parlamento deneyimini gerekçe gösterdi. Takebe, göreve hızla uyum sağlayarak hükümetin yasama gündeminin yürütülmesine katkı sunacağını söyledi. Atama, hükümetin 12 Aralık'a kadar sürecek 69 günlük olağanüstü parlamento oturumunda gündemini ilerletmeye çalıştığı dönemde yapıldı. Gündemde, tüketim vergisinin geçici olarak düşürülmesini öngören bir tasarının kabul edilmesi de bulunuyor. Takaichi, Takebe'nin özellikle parlamento çalışmalarının yürütülmesinde etkin olmasını beklediğini belirtti. Yana'nın görevde kaldığı dönemde, muhalefet milletvekilleri üst meclisin tarım, ormancılık ve balıkçılık komitesi toplantılarına katılmayı reddetmişti. İktidar ve muhalefet partileri, Yana'nın ayrılmasının ardından bütçe komitesi toplantılarının yapılması konusunda ön anlaşmaya vardı. Bu gelişme, tüketim vergisi tasarısının alt mecliste görüşülmesindeki gecikme riskini azaltmayı amaçlıyor. Hokkaido'dan seçilen 56 yaşındaki Takebe, Temsilciler Meclisi'nde altıncı dönemini sürdürüyor. Daha önce Fumio Kishida hükümetinde tarım, ormancılık ve balıkçılıktan sorumlu kıdemli bakan yardımcılığı yaptı; Liberal Demokrat Parti içinde tarım ve ormancılık biriminin yöneticiliği ile balıkçılık politikaları araştırma komisyonu başkanlığı görevlerinde bulundu. Babası Tsutomu Takebe de daha önce tarım bakanlığı yapmıştı.

Sivil Toplum Örgütleri Meksika’da Balıkçılık Bütçesinin Artırılmasını İstedi
Görsel kaynağı: El Universal · Özgün haber
Veri haberi

Sivil Toplum Örgütleri Meksika’da Balıkçılık Bütçesinin Artırılmasını İstedi

Meksika’da Observatorio de Crisis Climática y Presupuesto Público ile Causa Natura, balıkçılık için ayrılan kamu bütçesinin artırılmasını istedi. Kuruluşlar, 2027 Federal Harcama Bütçesi Projesi’nde balıkçılık açısından temel kamu kurumlarına ayrılan kaynakların yetersiz olduğunu belirtti. Kuruluşlara göre bu durum, Meksika’nın uluslararası taahhütlerini yerine getirmesini, gıda egemenliğini ve ülkedeki milyonlarca kişinin gıda güvenliğini riske atıyor. Açıklamada, deniz ve kıyıların korunması için gereken yıllık kaynağın 1,7 trilyon peso olduğu, mevcut tahsisatın ise bunun yarısında kaldığı savunuldu.

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor

Şili’de kadınlar 2024’te tarım, ormancılık, hayvancılık ve balıkçılık istihdamının %23’ünü oluşturdu. Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA) verilerine göre bu oran 126.193 kadına karşılık gelirken aynı istihdam alanında 427.330 erkek çalışıyordu. Ancak kırsal kadınların ekonomiye katkısı ücretli istihdamla sınırlı kalmıyor; gıda üretimi, ev işleri ve bakım faaliyetlerinin bir bölümü istatistiklerde görünmüyor. Kırsal alanda aynı gün içinde tarımsal işler, hayvan bakımı, yemek hazırlama ve aile üyeleriyle ilgilenme yürütülebiliyor. Bu faaliyetlerin bir bölümü gelir yaratırken bazıları aile ekonomileri için gerekli olmasına rağmen ücretli iş olarak kaydedilmiyor. Kadınların katkısı ayrıca öz tüketim için gıda üretimini, tohum saklamayı, ürünleri el işçiliğiyle dönüştürmeyi ve pazarlamayı kapsıyor; bu işler hanelere gıda ve gelir sağlarken üstlenilmesi gereken bazı maliyetleri azaltıyor. Maruja Cortés, ücretsiz emeğin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya doğrudan dahil edilmemesinin kadınların üretime ve aile ekonomilerinin sürdürülmesine katkısını olduğundan düşük gösterebileceğini belirtiyor. Emeğin görünmez kalmasının kamu politikalarını, krediye erişimi ve teknik yardımı etkileyebileceği; özellikle desteklerin üretken işlerin önemli bölümünü yapan kişiler yerine işletmelerin kayıtlı sahiplerine yöneldiği durumlarda bunun daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Universidad Católica de Temuco akademisyeni Jorge Constanzo’ya göre tarımsal üretim, ev işleri ve bakım sorumlulukları çoğu zaman art arda değil eşzamanlı yürütülüyor. Bu sorumlulukların fiziksel, psikolojik ve duygusal aşırı yük yaratabileceği, üretim destek programlarının ev ve bakım görevlerini dikkate almadığında kadınlara ek yük getirebileceği belirtiliyor. ODEPA’nın CASEN 2024 verilerine göre kadınların hane reisi olduğu kırsal hanelerde yoksunluk oranı %16,2 iken erkeklerin hane reisi olduğu hanelerde %12,5 oldu. Cortés ve Constanzo, bu emeğin ölçülmesini daha uygun kamu politikaları tasarlamak için gerekli görüyor.

Fas’ta Kıyı ve Küçük Ölçekli Balıkçılık Ürünleri 965.832 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Kıyı ve Küçük Ölçekli Balıkçılık Ürünleri 965.832 Tona Ulaştı

Fas’ta kıyı ve küçük ölçekli balıkçılığın pazarlanan ürünleri, Eylül 2026 sonu itibarıyla 965.832 tona ulaştı. Fas Ulusal Balıkçılık Ofisi’nin (ONP) verilerine göre miktar yıllık bazda %19, ürünlerin toplam değeri ise %6 artarak yaklaşık 8,7 milyar dirheme yükseldi. Tür bazında pelajik balıkların miktarı %25 artışla 812.567 tona, kafadanbacaklıların miktarı %7 artışla 49.383 tona çıktı. Buna karşılık beyaz balık miktarı %13, yosun miktarı %12 ve kabuklu miktarı %74 azaldı. Atlantik limanlarında miktar %19 artarken Akdeniz’de miktar %7 yükseldi, değer ise %10 geriledi.

Sırbistan’da Tarım ve Balıkçılık Ürünleri Fiyatları Ağustosta Yıllık %8,7 Düştü
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tarım ve Balıkçılık Ürünleri Fiyatları Ağustosta Yıllık %8,7 Düştü

Sırbistan’da tarım ve balıkçılık ürünlerinin fiyatları ağustosta, 2025’in aynı ayına göre %8,7 geriledi. Veriyi Sırbistan Cumhuriyet İstatistik Kurumu yayımladı. Yıllık düşüşte tahıl fiyatları %8,5, hayvan ve kanatlı fiyatları %9,8, meyve fiyatları %23,3 ve hayvansal ürün fiyatları %10,6 azaldı. Ağustosta fiyatlar temmuza göre ortalama %0,2 düştü. Bu aylık gerilemeye sanayi bitkileri fiyatlarındaki %7,3 ve tahıl fiyatlarındaki %0,6 düşüş öncülük etti. İlk sekiz ayda tarım ve balıkçılık ürünleri fiyatları, 2025’in aynı dönemine göre ortalama %5,8 geriledi.

Gürcistan ile Vietnam Arasında Tarım İş Birliği Mutabakatı İmzalandı
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Gürcistan ile Vietnam Arasında Tarım İş Birliği Mutabakatı İmzalandı

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı ile Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti Tarım ve Çevre Bakanlığı arasında tarım alanında iş birliğini derinleştirmek amacıyla mutabakat zaptı imzalandı. Mutabakata Gürcistan bakanlığının Birinci Bakan Yardımcısı Nino Tandilaşvili ile Vietnam bakanlığının Bakan Yardımcısı Vo Van Hung imza attı. Mutabakat, tarım ve balıkçılık ürünlerinin ihracatı ile ithalatının kolaylaştırılmasını, tarım sektöründe deneyim paylaşılmasını, eğitim ziyaretleri ve seminerler düzenlenmesini öngörüyor. Ayrıca uzmanlar, profesyoneller, bilim insanları ve stajyerler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor. İş birliği; tarım ve balıkçılık ürünlerinin üretimi, bilimsel araştırma ve bilimsel eğitim alanlarının yanı sıra hayvan sağlığı, bitki koruma ve sıhhi-fitosıhhi konuları da kapsıyor. Vietnam Cumhurbaşkanı Yardımcısı Vo Thi Anh Xuan'ın başkanlık ettiği Vietnam heyeti, Gürcistan'da resmi ziyarette bulunuyor. Ziyaret kapsamında farklı alanlarda iş birliğine ilişkin mutabakatların imzalanmasının planlandığı bildirildi.

Japonya’da Rakunların Tarımsal Zararı Hızla Büyüyor
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Japonya’da Rakunların Tarımsal Zararı Hızla Büyüyor

Japonya genelinde rakunların tarım alanlarında yol açtığı zarar yıllık yaklaşık 700 milyon yene yaklaşırken, bu tutarın 10 yıl öncesinin iki katına çıktığı bildirildi. Japonya Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre istilacı türün yayılması kentleri de etkiliyor. Osaka’da rakunlara ilişkin şikâyetler 2023 mali yılında 161 iken 2024’te 332’ye, bir sonraki yıl 397’ye yükseldi. Osaka prefektür hükümeti, rakun varlığının yalnızca dağlarda değil, kentlerde ve özellikle prefektürün merkezinde de doğrulandığını açıkladı. Yetkililer, hayvanların yiyecek bulabildikleri için kentlere yerleşmiş olabileceğini belirterek halktan rakunlara yaklaşmamasını ve onları beslememesini istedi. Rakunlar, Osaka prefektüründe 2024 mali yılında 84 milyon yen değerinde tarımsal ürüne zarar verdi; bu rakam, yaban hayvanlarının yol açtığı zararların %40’ından fazlasını oluşturdu. Osaka kenti, 2026’dan itibaren rakunların istilacı tür olarak ortadan kaldırılmasına yönelik prefektür programına dahil edildi. Tarım Bakanlığı temsilcisi, boş evler gibi rakunların üreyebileceği alanların artmasının yayılmaya katkıda bulunmuş olabileceğini söyledi. Kaynakta, programa dahil edilme adımının haber tarihi itibarıyla uygulanıp uygulanmadığına ilişkin ek bilgi yer almıyor. Hokkaido’da rakun görülen belediyelerin sayısı 1992’den bu yana düzenli biçimde arttı. Varlıkları 2001’de belediyelerin %40’ında doğrulanırken, bu yılın ocak sonuna kadar prefektürün neredeyse tamamına yayıldıkları bildirildi. Hokkaido’da 2024 mali yılındaki tarımsal zarar 220 milyon yeni aştı; önceki yıllarda bu tutar yaklaşık 40 milyon yen düzeyindeydi. Osaka’daki çevre araştırma merkezinden ekoloji uzmanı Juzuru İşizuka, zararları azaltmak için tuzak kurma çalışmalarının sonbahar ve kış aylarında da sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor
Fotoğraf: Photo par BOUILLAND STEPHANE / HEMIS.FR / HEMIS.FR / HEMIS VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor

Fransa’nın Lorient kentindeki Keroman Zanaat Balıkçılığı İşletmesi, akaryakıt fiyatlarındaki sert yükseliş nedeniyle mali baskı altında. Balıkçılar litre başına 1,21 avroya kadar düşen vergisiz gazelden yararlansa da bu destek, özellikle büyük trol teknelerinin yüksek tüketimi karşısında yükü hafifletmeye yetmiyor. İşletmenin beş çok amaçlı trol teknesi günde ortalama 1.400 litre yakıt tüketiyor. İşletme direktörü Jérôme Nicol’e göre artan giderler satış fiyatlarına aktarılamıyor. Balığın fiyatı müzayedede belirlendiği için işletmeler fiyatı doğrudan artıramıyor; kotalar da daha fazla avlanarak geliri yükseltme olanağını sınırlıyor. Balıkçılıkta kullanılan mavi renkli gazelin fiyatının yıl başından bu yana iki katına çıktığı belirtilirken, Nicol balıkçıların aylık gelirlerindeki azalmanın 200 ila 600 avro arasında olduğunu tahmin ediyor. Kıyıdan uzakta çalışan büyük trol tekneleri, klasik bir tekneye göre 13 kata kadar daha fazla yakıt tüketebiliyor. Ifremer araştırmacısı Olivier Guyader, trol avcılığında cironun %25 ila 30’unun yakıt maliyetiyle kaybedildiğini belirtiyor. Küçük tekneler de gider artışından etkileniyor ancak daha sınırlı bir baskı yaşıyor; bu tekneler için çalışma alışkanlıklarının değiştirilmesi ve elektrikli tahrike geçiş mümkün görülüyor. Didier Gascuel ise sektörün 20 veya 30 yıl içinde planlı biçimde trol avcılığından çıkmasını öneriyor. Gascuel, gazel vergisi indirimini Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) sübvansiyon olarak değerlendirdiğini ve bu indirim olmadan trol balıkçılığının hızla çökeceğini savunuyor. Hükümet, fiyat artışlarının başlamasından bu yana balıkçıların yakıt giderlerine destek için 30 milyon avrodan fazla kaynak ayırdı; ancak kısa vadede belirgin bir çözüm bulunmadığı aktarılıyor.

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’da balıkçılık faaliyetlerini daha ayrıntılı izlemek amacıyla yapay zekâ, kameralar, çevresel DNA ve robotik sistemleri bir araya getiren OptiFish girişimi yürütülüyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 2024’ten beri sürdürülen dört yıllık proje, sekiz ülkeden araştırmacıların katılımıyla balık türlerini otomatik tanımayı ve avların izlenmesini geliştirmeyi hedefliyor. Avrupa balıkçı filoları yılda 3,2 milyon ton balık indirirken, bu avın değeri 5,5 milyar avro olarak veriliyor. Projenin arka planında denizdeki faaliyetlere ilişkin veri eksikliği bulunuyor. Belçika’da yaklaşık 60 balıkçı teknesi olmasına rağmen bilimsel örnekleme, balıkçılık seferlerinin yalnızca %1,5’ini kapsıyor. Geleneksel izleme, teknelerde görev yapan bilimsel gözlemcilere dayanıyor ve denizdeki faaliyetlerin yalnızca bir bölümünü kapsayabiliyor. Eksik veriler, balıkçıların, bilim insanlarının ve düzenleyicilerin hangi türlerin nerede ve ne miktarda yakalandığını kesin olarak belirlemesini zorlaştırıyor. Sander Delacauw, sürdürülebilir balıkçılık yönetiminde toplanan verilerin stok değerlendirmeleri ve kota kararlarına temel oluşturacak kadar kaliteli ve yeterli olması gerektiğini belirtti. Kaynağa göre yalnızca dijital raporlama, hangi türlerin nerede ve hangi miktarlarda yakalandığına ilişkin bilgi açığını kapatmıyor. Bu ayrıntılar bulunmadığında yöneticilerin sürdürülebilir av limitleri konusunda karar vermesi, deniz ürünlerini tedarik zinciri boyunca izlemesi ve balıkçıların seferlerini planlaması zorlaşıyor. OptiFish kapsamında geliştirilen yapay zekâlı kamera sistemleri pompalı tekneler, ayıklama masaları, kirişli troller ve küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinde deneniyor. Sistemler, üst üste duran veya kısmen gizlenen balıkları tanımak üzere eğitiliyor. Proje ortağı DTU Aqua’nın elektronik izleme altındaki taşıma bantlarında balıkları takip eden sistemi, birbirine benzeyen altı tür üzerinde balıkları %90,43 oranında doğru eşleştirdi. Araştırmacılar ayrıca üst üste duran balıkları ayıklama bantlarında ayıracak bir robotik kol geliştiriyor. Araştırmacılar denizde balıkların bıraktığı çevresel DNA parçacıklarından da yararlanıyor. Su örnekleri veya balıkçı ağlarına bağlanan özel problar aracılığıyla sudaki türlerin belirlenmesi ve belirli bir balık stokunun biyokütlesinin tahmin edilmesi amaçlanıyor. OptiFish, bu yöntemleri Kuzey Denizi, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan beş pilot sahada test ediyor. Revize Balıkçılık Kontrol Tüzüğü kapsamında elektronik raporlama çoğu tekne için zorunlu olurken, izleme kurallarının 2028’e kadar küçük teknelere, dijital izlenebilirliğin ise 2029’a kadar işlenmiş balıklara genişlemesi öngörülüyor. Daha doğru verilerin sefer planlamasına, yakıt ve maliyetlerin azaltılmasına ve hassas stokların aşırı avlanmasından kaçınılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Kosova ile Avrupa Komisyonu Tarım ve Balıkçılık Reformlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Kosova ile Avrupa Komisyonu Tarım ve Balıkçılık Reformlarını Görüştü

Kosova temsilcileri ile Avrupa Komisyonu, İstikrar ve Ortaklık Anlaşması kapsamındaki alt komite toplantısında tarım, kırsal kalkınma, gıda güvenliği, veterinerlik, balıkçılık ve akuakültür reformlarını görüştü. Brüksel’de 9 Ekim 2026’da yapılan toplantıda Komisyon, Kosova’yı bekleyen mevzuatın kabulünü hızlandırmaya ve yürürlükteki düzenlemeleri etkili uygulamaya teşvik etti. Görüşmelerde kurumsal ve idari kapasitenin güçlendirilmesi, boş kadroların doldurulması ve yeterli mali kaynak sağlanması ele alındı. Tarım ve kırsal kalkınma başlıklarında tarım arazilerinin konsolidasyonu, iklim değişikliğine uyum, toprak bozulmasının önlenmesi, tarım ürünleri piyasasının düzenlenmesi ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin mevzuatın tamamlanması gündeme geldi. Gıda güvenliği ve veterinerlikte Avrupa Birliği standartlarının uygulanması, denetim kapasitesinin artırılması ve Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansına kaynak sağlanması vurgulandı. Hayvansal yan ürünlerin işlenmesi tesisinin işlevsel hale getirilmesi, hayvan refahı ve sağlığı mevzuatının kabulü ile hastalıkların izlenmesine yönelik beş yıllık planın uygulanması da değerlendirildi. Balıkçılık ve akuakültürde ise AB mevzuatıyla uyumlu yasanın kabulü, balık türleri envanterinin tamamlanması ve kapasitenin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi; Avrupa standartlarına uyumun yeni ekonomik faydalar ve kırsal topluluklara destek sağlayabileceği ifade edildi.

Arjantin’in Yumurta Ürünleri İhracatı Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in Yumurta Ürünleri İhracatı Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı

Arjantin’in yumurta ürünleri ihracatı, 2026’nın ocak-ağustos döneminde 20,23 milyon ABD dolarını aşarak son 10 yılın aynı dönemlerindeki en yüksek değere ulaştı. Arjantin Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği tarafından açıklanan veriler, ihracatın Dünya Yumurta Günü kapsamında gündeme geldiğini gösterdi. Bu dönemde 2.580 ton yumurta ürünü ihraç edildi. İhracat değeri, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %18 arttı; kaynakta bu yükselişin başlıca nedeni olarak dış satım fiyatlarındaki iyileşme gösterildi. Danimarka, Japonya, Avusturya ve Şili, sevkiyatların yaklaşık %80’ini oluşturdu. Geri kalan ürünler Avrupa, Asya ve Amerika’daki çeşitli pazarlara gönderildi. Başlıca ürünler arasında bütün yumurta, yumurta sarısı ve toz albümin yer aldı; bu ürünler mayonez, fırıncılık ürünleri, makarna, kek ve dondurma üretiminde girdi olarak kullanılıyor. İhracat artışı, Arjantin’in kuş gribinden ari ülke ilan edilmesinin ardından bazı destinasyonların yeniden açılması ve Mercosur-Avrupa Birliği Anlaşması’nın sunduğu ticari fırsatlarla birlikte değerlendirildi. Yumurta üretim zinciri özellikle Buenos Aires, Entre Ríos, Córdoba, Santa Fe, Mendoza ve Salta’da yoğunlaşıyor; sektör bu bölgelerde istihdam ve ekonomik faaliyet yaratırken büyüyen iç pazarın tedarikine de katkı sağlıyor.

Tanzanya’nın Gıda Kendine Yeterlilik Oranı 2026/2027 Sezonunda %133’e Çıktı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Tanzanya’nın Gıda Kendine Yeterlilik Oranı 2026/2027 Sezonunda %133’e Çıktı

Tanzanya’nın gıda kendine yeterlilik oranı 2026/2027 tarım sezonunda %133’e yükseldi. Oran, 2024/2025 sezonunda kaydedilen %130 seviyesinin üzerine çıkarken, gelişme ülkedeki yurt içi gıda üretiminin devam eden büyümesine işaret ediyor. Buna rağmen Tanzanya, özellikle küçük çocuklar arasındaki yetersiz beslenme ve bodurluk sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürüyor. Buriani, hükümetin artan gıda erişilebilirliğinin nüfus için daha sağlıklı beslenmeye dönüşmesini sağlamak amacıyla hedefli önlemler uyguladığını belirtti. Yaklaşan Dünya Gıda Günü kutlamalarında hükümet temsilcileri ile tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinden paydaşların bir araya gelmesi planlanıyor. Etkinliklerde verimliliği artırması ve daha iyi beslenmeyi desteklemesi amaçlanan modern teknolojiler ile yenilikçi yaklaşımlar gösterilecek. Kutlamaların tarihi ise kaynakta belirtilmedi. Tarım Bakanlığı yetkilisi Theophord Ndunguru, beslenme yetersizlikleriyle mücadele kapsamında biyolojik zenginleştirmeye öncelik verildiğini söyledi. Bu yaklaşım, tarımsal araştırmalar yoluyla temel besin maddelerini daha yüksek yoğunlukta içeren ürün çeşitlerinin geliştirilmesini kapsıyor. Hükümet ayrıca mısır unu gibi işlenmiş ürünlere temel vitamin ve mineraller eklenmesini içeren endüstriyel gıda zenginleştirmesini teşvik ediyor. Her iki girişimin de yetersiz beslenmeyle mücadele, beslenme kalitesini iyileştirme ve halk sağlığını güçlendirme amacı taşıdığı belirtildi.

Azerbaycan ve Çin Tarımda İş Birliği Olanaklarını Görüştü
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber

Azerbaycan ve Çin Tarımda İş Birliği Olanaklarını Görüştü

Azerbaycan Tarım Bakanı Majnun Mammadov’un başkanlık ettiği heyet, Çin’e çalışma ziyareti kapsamında Pekin merkezli tarım yüksek teknoloji şirketi DBN Group’un faaliyetlerini inceledi. Görüşmede DBN Group Direktörü Mao Changqing, şirketin uluslararası iş birliklerine değinerek Azerbaycan’la olası iş birliği alanlarını gündeme getirdi. Mammadov, Azerbaycan’ın tarım sektörünü geliştirme çalışmalarını ve İlham Aliyev’in ilgili kararıyla onaylanan 2026–2030 Tarımsal Üretim ve İşleme, Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Devlet Programı’nı anlattı. Program, sürdürülebilir gelişme ile yoğun ve rekabetçi üretim modeline geçişi amaçlıyor. Mammadov, Çinli şirketler dahil uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı ve DBN Group temsilcilerini yıllık Caspian Agro fuarına davet etti.

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hırvatistan’da Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre ortalama kişi yılda yaklaşık 125 kilogram gıdayı çöpe atıyor. Bu miktar ülke genelinde yılda yaklaşık 500.000 tona karşılık geliyor. Brodsko-posavska bölgesi, israfı azaltmak amacıyla vatandaşları daha rasyonel alışveriş yapmaya ve öğünlerini planlamaya çağırıyor. Bölgeden yapılan açıklamaya göre gıda israfının azaltılması, atığın en büyük bölümünün oluştuğu hanelerde başlamalı. İhtiyaçtan fazla gıda satın alınması, ürünlerin bir bölümünün kullanılmadan kalmasının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Bu nedenle alışverişte ihtiyaç kadar ürün alınması, öğünlerin daha iyi planlanması, gıdaların doğru saklanması ve hazırlanmış yemek artıklarının değerlendirilmesi isteniyor. Bir araştırmaya göre ankete katılanların %40’ı ayda birkaç kez veya daha sık gıda atıyor. En sık çöpe atılanlar pişmiş ya da hazırlanmış yemek artıkları olurken bunları ekmek ve hamur işleri ile meyve ve sebzeler izliyor. Bölge, üretim ve israf sürecinde su, enerji ve toprak gibi kaynakların kullanılmasının çevre üzerindeki baskıyı artırdığına, bunun karbon ayak izi ve iklim değişikliğiyle de bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor

Yeni Zelanda’nın tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yapay zekâ kullanımı, Amazon Web Services (AWS) araştırmasına göre %40’ın hemen altında kaldı. Ülke genelindeki işletmelerde bu oran %50 olurken, yapay zekâ kullanan işletmelerin çoğunun teknolojiyi en temel aşamada kullandığı belirtildi. İşletmelerin yalnızca %10’u ileri düzey yapay zekâ kullanımına geçmiş durumda. Araştırmaya göre fiziksel yapay zekâ; robotik, otonom sistemler ve bilgisayarlı görü aracılığıyla tarla yönetimi, hayvanların izlenmesi ve tarımsal ürünlerin işlenmesinde en fazla fırsatı sunuyor. Ancak tarım işletmelerinin yalnızca %30’u bu teknolojiyi duyduğunu bildirdi; bu işletmelerin %7’si teknolojiyi kullanıyor veya pilot uygulama yürütüyor. Yeni nesil yapay zekâ araçlarını benimsemeye hazır olduğunu belirtenlerin oranı ise %9’da kaldı. AWS Yeni Zelanda Ülke Müdürü Manuel Bohnet, en büyük engelin beceri eksikliği olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital becerilerdeki yetersizliğin yanı sıra diğer işletme öncelikleri ile yeni nesil araçlara veya gerekli altyapıya sınırlı erişim de başlıca sorunlar arasında gösterildi. AWS, birincil sektör çalışanlarının becerilerini geliştirmesi için ücretsiz bir tarım teknolojileri okulu yürütüyor. Lone Star Farm’ın Güney Adası’ndaki beş koyun ve sığır çiftliğinde 30’dan fazla uygulama veya program kullanılıyor. Çiftliğin stok yöneticisi Carey Pawson-Edwards, Halter sanal çit sistemiyle otlağın metabolik enerjisinin 30 gün sonra yaklaşık 1 ila 2 arttığını ve sütten kesim ağırlığının 10 kilogram yükseldiğini söyledi. İşletmede koyunların tamamında elektronik kulak küpeleri bulunuyor; bu sistem, hayvan performansının izlenmesinin yanı sıra Lumina Lamb adlı kuzu programına tedarik ve izlenebilirlik sağlıyor. Pawson-Edwards, üreticiler için temel ölçütün teknoloji yatırımının karşılığını görmek olduğunu, farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonun da faydaları artırabileceğini belirtti.

Hırvatistan’da Kuraklık İçin Yatay Mücbir Sebep Tanındı
Görsel kaynağı: Gospodarski list · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kuraklık İçin Yatay Mücbir Sebep Tanındı

Hırvatistan Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı, kuraklık nedeniyle yatay mücbir sebep durumunu tanıdı. 2026 yılı Tek Başvuru kapsamında 31.05 ve/veya 31.06 müdahaleleri için destek isteyen ve kuraklıktan etkilenen çiftçilerin bireysel başvuru yapması gerekmeyecek. İstisna, 31.05 müdahalesindeki tarım alanlarında en az %20 baklagil bulunması koşulu ile 31.06 kapsamındaki koruyucu tarım uygulamasını kapsıyor. Düzenleme, kuraklıktan etkilenen ve söz konusu müdahalelere başvuran çiftçiler için geçerli.

Güney Kore’de K-Brand Ürünleri İçin QR Kodlu Doğrulama Sistemi Başlatıldı
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Güney Kore’de K-Brand Ürünleri İçin QR Kodlu Doğrulama Sistemi Başlatıldı

Güney Kore, tüketicilerin K-brand ürünlerinin gerçekliğini kontrol edebilmesi için yeni bir doğrulama sistemi başlattı. Başkan Lee Jae Myung’ın açıkladığı K-Brand Hükümet Sertifikasyon Sistemi kapsamında ürünlere iliştirilen QR kodlar cep telefonuyla taranarak ürünün gerçek olup olmadığı kontrol edilebilecek. Sistem, Kore kültürel içeriklerinin ve bu dalgayla küresel pazarda yaygınlaşan K-food ile K-beauty ürünlerinin ihracatında rekorlar görülmesinin ardından devreye alındı. Kore kültürel içerik ihracatı geçen yıl 14,9 milyar ABD dolarıyla rekor kırarken, tarım ve balıkçılık ürünleri ihracatı 12,4 milyar ABD dolarına, kozmetik ihracatı ise 11,4 milyar ABD dolarına ulaştı. Lee, K-brand ürünlerinin popülerliği arttıkça Güney Koreli şirketlerin yurt dışındaki sahte ürünler nedeniyle daha fazla zarar gördüğünü söyledi. Hükümetin bu ürünlere karşı hızlı karşılık vereceğini belirten Lee, şirketlerin sahtecilikle mücadelede yalnız bırakılmayacağını ifade etti. Sisteme Buldak acılı tavuk ramen üreticisi Samyang Foods ve kozmetik şirketi Amorepacific’in de aralarında bulunduğu 31 şirket katıldı. OECD’nin 2024’te yayımladığı verilere göre sahte K-brand ürünlerinin küresel pazarı yaklaşık 11 trilyon won büyüklüğünde.

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı

Avustralya’nın Queensland eyaletinde çiftçi ve hayvancılardan, zorlu geçebilecek yaz hava sezonu öncesinde hazırlık yapmaları istendi. Aktif El Niño koşullarının eyalet genelinde çalı yangınları ve şiddetli fırtına olasılığını artırdığı belirtildi. Queensland Temel Endüstriler Dairesinin tarımdan sorumlu genel müdür yardımcısı Peter Donaghy, Get Ready Week’in üreticilere şiddetli hava olayları meydana gelmeden önce harekete geçmeleri için önemli bir hatırlatma olduğunu söyledi. Donaghy, yaz mevsiminde seller, çalı yangınları, siklonlar ve fırtınalar yaşanabileceğini ifade etti. Queensland Hükümeti, üreticilerden acil durum planlarını gözden geçirmelerini, işletme risklerini değerlendirmelerini ve gerekli kaynakları yaz öncesinde hazır bulundurmalarını istiyor. Öneriler arasında yem stoklarının güvenceye alınması, hayvanların hızla taşınabilmesi, yiyecek ve suya erişimin sağlanması, kritik altyapının korunması, yangın şeritlerinin sürdürülmesi ve mülk çevresindeki yanıcı yükün azaltılması yer alıyor. Üreticiler ayrıca Industry Recovery and Resilience Officers ile çalışmaya çağrılıyor. Avustralya ve Queensland hükümetleri tarafından ortak finanse edilen bu program, iklim risklerinin yönetimi ve toparlanma planlarının hazırlanmasının yanı sıra toparlanma hibeleri, imtiyazlı krediler ve esenlik desteği hakkında bilgi sunuyor.