ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

72 haber · Sayfa 3

İrlanda’da Sığır Yetiştirme Çiftliklerinin Geliri 2025’te %68 Arttı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Sığır Yetiştirme Çiftliklerinin Geliri 2025’te %68 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İrlanda’da sığır yetiştirme çiftliklerinde ortalama aile çiftliği geliri 2025’te bir önceki yıla göre %68 artarak 23.291 avroya yükseldi. Teagasc’ın Ulusal Çiftlik Araştırması sonuçlarına göre bu rakam, söz konusu işletmeler için kaydedilen en yüksek gelir oldu. Araştırmada yaklaşık 18.620 sığır yetiştirme çiftliği temsil edildi. Gelir ve marjlardaki iyileşmede 2025’te yükselen sığır fiyatları etkili olurken, anaç inek üretimi bu işletmelerdeki başlıca faaliyet olmayı sürdürdü. Teagasc’ın 2025 işletme bilgi notları, 800’den fazla çiftliğin katıldığı araştırmaya dayanıyor. Kurum, girdi maliyetlerinin 2022’den bu yana yüksek kaldığını, buna karşın çıktı fiyatlarındaki artışın süt ve çeşitli sığır işletmelerinin marjlarını belirgin biçimde iyileştirdiğini bildirdi. İşletme marjları çoğu tarımsal destek ödemesini içermediği için piyasa kaynaklı kârlılığın bir göstergesi olarak sunuluyor. Aynı sonuçlarda tahıl işletmelerindeki iyileşmenin 2024’teki düşük marjlarla karşılaştırılması gerektiği, koyun işletmelerinin marjlarının ise 2025’te hafifçe gerilediği belirtildi.

İrlanda’da 2025 Çiftlik Gelirleri ve Faaliyet Marjları Açıklandı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da 2025 Çiftlik Gelirleri ve Faaliyet Marjları Açıklandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Teagasc, 2025 Ulusal Çiftlik Araştırması’nın kesin sonuçlarını ve çiftlik faaliyetlerine ilişkin bilgi föylerini yayımladı. 800’den fazla çiftlikten derlenen veriler süt, çeşitli sığır işletmeleri, koyunculuk ve tahıl üretimini kapsıyor; faaliyetlerin maliyet ve kâr marjlarını ortaya koyuyor. Sonuçlara göre 2025’te yükselen ürün fiyatları süt ve sığır işletmelerinin marjlarını belirgin biçimde iyileştirdi. Bazı tahıl ürünlerinde marjlar 2024’teki çok düşük düzeyden toparlanırken koyunculuk marjlarında hafif gerileme görüldü. Faaliyet marjları, çiftlik gelirlerinden farklı olarak tarımsal destek ödemelerinin çoğunu kapsamıyor.

Güney Afrikalı Çiftçiler Üzerindeki Mali Baskı Artıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrikalı Çiftçiler Üzerindeki Mali Baskı Artıyor

Güney Afrika’da çiftçiler, şap hastalığı (FMD), yüksek girdi maliyetleri, daralan kâr marjları ve El Niño koşulları riskinin artırdığı mali baskıyla karşı karşıya. Agri SA Üst Yöneticisi Johan Kotzé, Farmer’s Weekly’ye verdiği röportajda üreticilerin yaşadığı finansal sıkıntıları ele aldı. Kotzé, ülkedeki şap hastalığıyla mücadeledeki eksikliklere ve hastalığa karşı eşgüdümlü yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekti. Geleneksel ticari koşullarda finansmana erişemeyen çiftçileri desteklemek için kalkınma finansmanına ihtiyaç olduğunu belirterek, örgütlü tarım ile hükümetin sektörün sürdürülebilirliği için uygun koşullar oluşturması gerektiğini söyledi.

AB, Brezilya’dan Hayvansal Ürün İthalatına Dönüş Sinyali Verdi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

AB, Brezilya’dan Hayvansal Ürün İthalatına Dönüş Sinyali Verdi

Avrupa Birliği (AB), Brezilya’dan kanatlı eti ve bal ithalatının kısa süre içinde yeniden başlatılabileceğini bildirdi. Brezilyalı yetkililer ise hızlandırılmış bir izin sürecinin sığır eti ihracatı için de uygulanmasını bekliyor. Ancak açıklamalar, ithalatın kesin olarak yeniden başladığı anlamına gelmiyor; süreç bürokratik işlemlerin tamamlanmasına bağlı. AB, Brezilya’dan et, tavuk, balık, yumurta ve bal ithalatını 3 Eylül’den itibaren, ülkenin üretim zinciri boyunca antimikrobiyal kullanımına ilişkin kurallara uyduğunu gösteremediği gerekçesiyle askıya almıştı. Yeni açıklamalar, AB Ticaret Komiseri Maros Sefcovic ile Brezilya’nın dışişleri ve sanayi-ticaret bakanları arasındaki Milwaukee görüşmesinin ardından geldi. Brezilya hükümetinin açıklamasına göre AB tarafı, ülkede birkaç hafta önce yapılan bir denetimin olumlu sonuçlandığına işaret etti ve gerekli idari süreçlerin tamamlanmasının ardından kanatlı eti ile bal ihracatının kısa vadede yeniden başlayabileceğini belirtti. Brezilya tarafı aynı hızlandırılmış prosedürün sığır eti için de uygulanmasını umuyor. Askıya alma, dünyanın en büyük sığır eti ve tavuk üreticisi ve ihracatçısı olarak tanımlanan Brezilya ile başlıca pazarlarından biri olan AB arasındaki ticareti etkiliyor.

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor

Belçika merkezli RTBF’nin “Avrupa’dan Görünüm” dosyası, az sayıda büyük şirketin tohum, bitki koruma ürünleri, gübre ve tarım makineleri gibi girdilerdeki ağırlığını inceliyor. Dosyaya göre yoğunlaşma, üretim girdileriyle sınırlı kalmıyor; gıda işleme ve perakende pazarlarında da az sayıda şirket belirleyici oluyor. Bu yapı, çiftçileri tedarik zincirinin hem başında hem de sonunda yoğunlaşmış piyasalar arasında bırakabiliyor. Dosyada İsviçre merkezli Syngenta’nın bitki koruma ürünleri alanındaki konumu örnek gösteriliyor. Şirket, 2025’te bu ürünlerin satışından 13,7 milyar dolar gelir elde etti; söz konusu gelir bir önceki yıla göre %4 arttı. Syngenta’nın yaklaşık 1.800 bitki koruma ürününün ruhsatını kaydettirdiği, yeniden kaydettirdiği veya uzattığı aktarılıyor. Kamu otoritelerinin insan sağlığı ve çevre kaygıları nedeniyle ruhsat yenileme ve yeni ürünlere izin verme konusunda daha sıkı davranması, mevcut geniş ürün portföylerine sahip şirketlerin önemini artırıyor. Avrupa Birliği’nde pestisitlerde izin verilen etkin madde sayısının 25 yılda 1.000’in üzerinden yaklaşık 500’e gerilediği belirtiliyor. Yeni bir pestisitin ruhsatlandırılması 7 ila 10 yıl sürebiliyor ve ruhsatın geçerliliği en fazla 15 yıl olabiliyor. Dosyaya göre uzun ve maliyetli süreçler, ruhsat yenileme kapasitesi yüksek şirketlere avantaj sağlarken yeni şirketlerin pazara girişini zorlaştırıyor. Bu koşulların çiftçilerin tohum, kimyasal ürün ve makine seçeneklerini daraltabileceği ifade ediliyor. Şirket yoğunlaşmasının yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, birleşmelerin özellikle 1980’lerden itibaren hızlandığı aktarılıyor. Bayer’in Monsanto’yu 2018’de satın alması, Dow ile DuPont’un 2019’da Corteva Agriscience adı altında birleşmesi, Potash Corporation ile Agrium’un 2018’de Nutrien’i oluşturması ve Syngenta’nın ChemChina tarafından 2017’de satın alınması bu sürecin örnekleri arasında gösteriliyor. ETC araştırma kolektifine göre, küresel tohum pazarında en büyük 10 şirketin 10 yıl önce kontrol ettiği %40’lık paya bugün en büyük iki şirket sahip. Dosyada, az sayıda şirkete bağımlılığın tedarik şoklarında çiftçileri ve gıda sistemini daha kırılgan hâle getirebileceği yönündeki eleştirilere de yer veriliyor. Bununla birlikte yoğunlaşmanın tek başına rekabet hukukunu ihlal etmediği belirtiliyor. Rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar veya az sayıda aktörün bulunduğu bir pazarda gücü artıran birleşmeler incelemeye alınabiliyor. Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezi’nden Max Koppenberg ise yoğunlaşmanın her zaman hâkim durumun kötüye kullanılması anlamına gelmediğini, bazı perakende pazarlarında yoğun rekabetin düşük kâr marjları ve görece düşük tüketici fiyatlarıyla sonuçlanabildiğini söylüyor. Yeni girişleri kolaylaştırmak için ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve patent sürelerinin sınırlandırılması önerilirken, patent süresini kısaltmanın ters sonuç doğurabileceği uyarısı yapılıyor.

Çin’in Rekor Soya Stokları Alım Beklentilerini Değiştiriyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Rekor Soya Stokları Alım Beklentilerini Değiştiriyor

Chicago’da soya fiyatı, ABD hasadının ilerlemesi ve Çin’den gelen talep sinyallerinin zayıflamasıyla geriledi. Central Internacional de Análises Econômicas e de Estudos de Mercado Agropecuário (CEEMA) verilerine göre ilk ay soya kontratı eylül sonunda 12,93 dolar/bushel düzeyindeyken 1 Ekim’de 12,84 dolara geriledi. Bu değer, yaklaşık 472 dolar/tona karşılık geliyor. Soya, temmuz-eylül döneminde %16 yükselmiş, eylül ayı ortalaması da ağustosa göre %9 artmıştı. ABD’de 27 Eylül itibarıyla ekili soya alanlarının %17’sinde hasat tamamlandı ve ülke üretiminin 123 milyon tonun biraz üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), aynı tarih itibarıyla ürünlerin %58’ini iyi veya mükemmel durumda sınıflandırdı. ABD’nin soya ihracatı da 24 Eylül’de sona eren haftada 1,15 milyon tona ulaştı; 1 Eylül’de başlayan mevcut ticaret yılının birikimli ihracatı 2,8 milyon tona çıkarak geçen yılın aynı döneminin %26 üzerine çıktı. Fiyatlar üzerindeki başlıca baskı Çin’den geldi. Çin’de zayıf yem talebi ve negatif soya işleme marjları, önümüzdeki aylarda alımların azalabileceği beklentisini güçlendirdi. Ülkedeki özel yağlı tohum işleme şirketleri, şubat başına kadarki ihtiyaçlarının büyük bölümünü Brezilya ve Arjantin’den yapılan alımlarla ve devlet rezervleriyle karşıladı. Çin’deki 111 işleme tesisinin soya stokları 25 Eylül haftasında 7,96 milyon tona yükselerek en az 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD ile Çin liderleri arasındaki son görüşmede soya, tarife indirimi önerisinin dışında kaldı. Soya küspesi de 24 Eylül’deki 376,10 dolar/kısa ton seviyesinden 1 Ekim’de yaklaşık 388 dolar/metrik tona geriledi; kaynakta bu hareket beş iş gününde %6,4 düşüş olarak verildi.

Süt Marjı Koruma Programı İçin Kayıtlar 5 Ekim’de Açılıyor
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

Süt Marjı Koruma Programı İçin Kayıtlar 5 Ekim’de Açılıyor

ABD’de Süt Marjı Koruma Programı için kayıt dönemi 5 Ekim’de başlayacak. Duyuru, USDA sekreterinin World Dairy Expo ziyareti sırasında yapıldı. Programın kayıt sürecine ilişkin kaynakta bunun dışında ayrıntı yer almıyor. Ziyaret sırasında ayrıca yonca ve kuru ot için olası temel alanlar da gündeme geldi. Kaynak, bu başlıktaki değerlendirmenin kapsamını veya sonucunu açıklamıyor.

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor

Arjantin’de süt üretimi artmasına rağmen bu büyüme üreticilerin gelirlerine aynı ölçüde yansımıyor. Süt sektörünü izleyen danışman Marcos Snyder, üreticilerin geride kalan süt fiyatları ve yükselen yem maliyetleri nedeniyle daralan marjlarla karşı karşıya olduğunu, süt sanayisinin ise verimlilik ve ölçek arayışıyla yeniden şekillendiğini belirtti. Snyder’e göre sanayinin fiyatları yeniden ayarlaması gerekecek. Gözlemevi verilerine göre ağustos ayında süt üretimi geçen yılın aynı ayına göre %2,2 artarak 1.114.792.553 litreye ulaştı. Üretim temmuza göre de %6 yükseldi. Ocak-ağustos dönemindeki yıllık artış %4,5 olarak hesaplandı. Ancak üretimdeki artış, zincir içindeki fiyat hareketleriyle desteklenmedi. Aynı dönemde mısır fiyatı %40, toptan süt ürünleri fiyatları %18 ve raf fiyatları %23 artarken, üreticinin aldığı süt fiyatındaki artış %9’da kaldı. Snyder, bu farkın zincir tarafından üreticiye yeterince aktarılmadığını ve sanayinin daha düşük enflasyon ile artan maliyetler arasında marjlarını korumaya çalıştığını söyledi. Bununla birlikte danışman, geçen ilkbaharda olağanüstü ot arzının üretimde ani sıçramaya ve bir miktar sütün ticari hedef bulamamasına yol açan koşulların bu yıl tekrarlanmasını beklemiyor. Daha düşük nem koşullarının üretimi sınırlayabileceğini belirten Snyder, süt arzının yaklaşık %70’inin iç pazarda tüketildiğini, kalan %30’un ise ihraç edildiğini aktardı. Üreticilerin temel beklentilerinden biri, satın alınan yemlerin bir bölümünün otla ikame edilmesi. Ancak bazı bölgelerdeki nem eksikliği, yem bitkilerindeki büyümeyi sınırlamaya başladı. İhracat ise fazla sütü değerlendirmek için bir kanal olmayı sürdürüyor. Snyder, ton başına 3.600-3.800 dolar aralığındaki işlemlerin hâlâ ihracat yapılmasına olanak verdiğini, Brezilya’nın artan bir pazar haline geldiğini ve Cezayir’e satışların geçen yıla göre zorlaştığını söyledi. Danışmana göre 2026’nın sonunda üretim artışı, El Niño’nun güçlü bir etkisi hesaba katılmadığında %2 ila 3 arasında olabilir. 1997’ye benzer bir hava koşulunun yaşanması halinde ise üretimin geçen yıla göre %1 daha düşük tamamlanabileceğini öngördü. Snyder ayrıca Arjantin süt sektöründe yoğunlaşmanın süreceğini, büyük işletmelerin yılda %4 ila 5 büyürken orta ve küçük işletmelerin genişlemekte zorlandığını belirtti. Daha büyük ölçek, teknoloji yatırımları ve uygun finansman ihtiyacının hem işletmeler hem de sanayi için belirleyici olacağını kaydetti.

İrlanda’da Düşük Verimler Tarla Bitkileri Üreticilerinin Marjlarını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Düşük Verimler Tarla Bitkileri Üreticilerinin Marjlarını Baskılıyor

İrlanda’da Teagasc’ın ilk analizi, 2026 hasadının ardından birçok tarla bitkileri üreticisinde oluşan dar kâr marjlarının başlıca nedeninin düşük verimler olduğunu gösteriyor. Tahıl fiyatları yıllık bazda yaklaşık ton başına 20 avro artmasına rağmen ekonomik baskıların sürdüğü belirtiliyor. Son 12 ayda gübre, yakıt ve işçilik maliyetlerindeki önemli artışlar da marjları olumsuz etkiledi. Teagasc uzmanı Shay Phelan, verimlerin ürünler arasında büyük farklılık gösterdiğini ve kuraklığın etkisinin belirleyici olduğunu söyledi.

Küresel Piyasalar Soya ve Mısır Fiyatlarını Etkiliyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Piyasalar Soya ve Mısır Fiyatlarını Etkiliyor

Brezilya’da soya ve mısır fiyatları, uluslararası piyasalardaki referansların yanı sıra döviz kuru ve fiziksel piyasadaki arz-talep koşullarından etkileniyor. Chicago Board of Trade (CBOT), soya, mısır ve buğday gibi tarım ürünlerinin vadeli işlem fiyatları için küresel referans oluşturuyor. CBOT fiyatları; üretim bölgelerindeki hava koşulları, ekim alanları, dünya stokları ve büyük alıcıların talebine ilişkin beklentileri yansıtıyor. Ancak Chicago fiyatı, Brezilya’da üreticinin eline geçen fiyatın yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Brezilya’daki fiyat oluşumuna yerel talep, limanlar, ürünün kaynağı ve yıl içindeki dönemle bağlantılı primler ile dolar-real kuru da dahil oluyor. Taşıma, depolama, vergiler ve piyasa aktörlerinin marjları da nihai fiyatı etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor

Arnavutluk’ta süt üretimi 2021’de yaklaşık 1,013 milyon tondan 2025’te 868,3 bin tona geriledi. Yazıda aktarılan verilere göre bu, dört yılda yaklaşık 145 bin tonluk düşüş anlamına geliyor. Aynı dönemde Sırbistan, 2021–2023 yıllarında Arnavutluk pazarının başlıca süt tedarikçilerinden biri oldu ve 2023’te bu ülkeden yaklaşık 7,8 milyon kilogram süt ithal edildi. Sırbistan’dan yapılan ithalat 2024’te gerilerken Macaristan ilk sıraya çıktı; yazı, tartışmanın tek bir ülkeye değil, yerli üretim daralırken dış tedarike artan bağımlılığa odaklandığını belirtiyor. Yazıda, Sırbistan’ın 2025’te kayıtlı işleyicilere teslim edilen süt için litre başına ödeme sağladığı, ayrıca süt inekleri ve sürünün yenilenmesini desteklediği aktarılıyor. Arnavut çiftçilerin ise pahalı hayvan yemi, yakıt ve veterinerlik hizmetleri, iş gücü eksikliği ve bazı durumlarda maliyeti ancak karşılayan toplama fiyatlarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Alıntılanan uzmana göre bir litre sütün üretim maliyeti yaklaşık 48–50 lek olurken, kalite ve sözleşmeye bağlı toplama fiyatı 55 leke kadar çıkabiliyor. Yazıya göre bu dar marj, çiftçilerin ekipman almasını, sürüyü büyütmesini veya işletmeye yatırım yapmasını zorlaştırıyor. Hesap tutmadığında bazı üreticiler hayvan sayısını azaltıyor ya da faaliyetini kapatıyor; düzenli hammaddeye ihtiyaç duyan işleyiciler de yurt dışından süt arıyor. Küçük ve dağınık işletmeler için toplama noktaları, soğutma altyapısı, kalite analizleri, işleyicilerle istikrarlı sözleşmeler, mekanizasyon ve yem üretimine destek öneriliyor. Desteğin, kayıtlı biçimde kaliteli süt üreten ve teslim eden çiftçiye ulaşması gerektiği savunuluyor. Metinde ayrıca çiftçilere yönelik KDV telafi programının %20’den %6’ya indirildiği ve daha sonra kaldırıldığı ifade ediliyor. Teslim edilen her litre süt için benzer bir desteğin bulunmadığı belirtilirken, IPARD fonlarının bloke edilmesinin ahır, ekipman ve teknoloji yatırımlarını geciktirdiği aktarılıyor. IPARD III, Arnavutluk’ta kırsal kalkınmaya yönelik Avrupa Birliği yardım çerçevesinin parçası olarak anılıyor. Yazı, ithalatın yasal olduğunu kabul etmekle birlikte, tüketicilerin satın aldığı süt ürünlerinde sütün menşeinin açıkça belirtilmesini istiyor. Üretim ve ihracatın güçlenmesi için istikrarlı miktar, standartlar, izlenebilirlik ve rekabetçi işleme kapasitesi gerektiği; hükümetin de üretim başına destek, maliyetlerin düşürülmesi ve toplama altyapısına ilişkin ölçülebilir bir plan sunması gerektiği savunuluyor.

İrlanda’da Tahıl Fiyatları Ekin Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Tahıl Fiyatları Ekin Üreticilerini Zorluyor

İrlanda’da 2026 hasadı için açıklanan tahıl fiyatlarının, ağır darbe alan ekin üreticilerine yeterli marj sağlamadığı bildirildi. İrlanda Çiftçiler Birliği (IFA) ve Irish Grain Growers Group (IGGG), değerlendirmeyi Tirlán’ın tahıl ve yağlı tohum fiyat tarifesini açıklamasının ardından yaptı. IFA ulusal tahıl başkanı John Murphy, dünya tahıl piyasalarının son haftalarda baskı altında kaldığını söyledi. Murphy’ye göre hızla yükselen girdi ve işçilik maliyetleri ürün marjları üzerindeki baskıyı artırıyor; tahıl alıcıları ve yem işletmeleri, ürettikleri rasyonlarda İrlanda tahılına öncelik vermeli.

Finlandiya’da Okul Sütü İçin Meyveli Ara Öğün Önerisi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber

Finlandiya’da Okul Sütü İçin Meyveli Ara Öğün Önerisi

Finlandiya’da okul sütü sistemi kapsamında yalnızca içme sütü yerine meyve veya yemiş içeren süt ürünleri, pürüzsüz içecekler ve benzeri süt bazlı ara öğünlerin sunulması önerildi. Öneri, MTK’nin süt işleri sorumlusu Saralotta Engblom tarafından, Uluslararası Okul Sütü Günü öncesinde gündeme getirildi. Engblom, sıvı süt tüketiminin azalmasına karşılık yoğurt, lor ve diğer süt bazlı ara öğünlere ilginin arttığını belirtti. Bu nedenle Finlandiya’da okul dağıtım sisteminin, çocukların okul günü içindeki beslenmesini destekleyecek besin değeri yüksek süt bazlı ürünleri de kapsayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ancak meyve veya yemiş içeren ürünlerin sisteme dahil edilmesi, Avrupa Birliği mevzuatında belirtilen koşullara bağlı. Finlandiya, çocuklarda süt, belirli süt ürünleri, meyve ve sebze tüketimini teşvik eden Avrupa Birliği okul dağıtım sisteminde yer alıyor. Sistem aynı zamanda çocukların tarım, gıda üretimi ve sağlıklı beslenme konusundaki farkındalığını artırmayı amaçlıyor. Bitki bazlı içecekler ise destek kapsamındaki ürün grupları arasında bulunmuyor. Engblom, okul sütünü Finlandiya’daki çocukların gıdanın üretim süreciyle bağlantı kurmasını sağlayan bir araç olarak değerlendirdi.

Holando Buzağı Besi Programı, Hayvan Başına 124 Dolar Marjla Büyütülüyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Holando Buzağı Besi Programı, Hayvan Başına 124 Dolar Marjla Büyütülüyor

Uruguay’da Prolesa ile Minerva Foods’un birlikte yürüttüğü Holando buzağı besi programı, pilot uygulamada üreticilere hayvan başına ortalama 124 ABD doları marj sağlanmasının ardından genişletiliyor. İlk döngüde 285 hayvan kesime gönderilirken, programın yeni aşamasında 20’den fazla üretici yaklaşık 800 buzağıyla sisteme dahil oldu. Gelişme, Prolesa’dan Mónica Dialutto tarafından Expo Rural del Prado’da düzenlenen sonuç sunumunda aktarıldı. Program, süt işletmelerinde erkek Holando buzağıların nasıl değerlendirileceği sorununa çözüm bulmak amacıyla geliştirildi. Prolesa, Uruguay’daki işletmelerde uygulanabilecek bir besi sistemi oluşturmak için araştırma yaptı, Arjantin’deki uygulamaları inceledi ve Uruguaylı ve Arjantinli teknik uzmanlara danıştı. Kurum, sistemin ulusal ve uluslararası düzeyde doğrulanmış olduğunu belirterek, modelin yalnızca deneysel değil, işletmelerin günlük faaliyetlerine uyarlanabilir olup olmadığını sahada test etti. Buzağılar, yaklaşık 80 kilogramda buzağı bölmesinden çıkarılarak lif içeren rasyon, su ve gölge bulunan kendi tüketimli yemlik sistemine alınıyor. Yaklaşık dokuz ay süren besi sonunda hayvanların 11 aylıkken yaklaşık 400 kilograma ulaşması hedefleniyor. Minerva Foods yaklaşık 200 kilogram karkas hedefi koyarken, sonuçlar bazı hayvanların daha erken kesime gönderilebildiğini gösterdi. Protokolü daha sıkı uygulayan üreticiler daha iyi ekonomik sonuçlar aldı. Et endüstrisi de hayvanların bitirme özellikleri ve partilerdeki homojenlikten memnun kaldı; bu özellikler, hayvanların iç tüketim ve gıda tedarik zincirine yönlendirilmesini sağlıyor.

Monako’da Terrae’nin Sebze Üretimi Sona Erdi
Görsel kaynağı: Monaco Life · Özgün haber
Veri haberi

Monako’da Terrae’nin Sebze Üretimi Sona Erdi

Monako’da kentsel tarım projeleri yürüten Terrae’nin sebze üretimi sona erdi. Şirket, 10 Eylül 2026’da tasfiye sürecine alındı; kurucu Jessica Sbaraglia ise eğitim, terapötik atölye ve danışmanlık çalışmalarını daha küçük bir yapı altında sürdürme kararı aldı. Sbaraglia’ya göre kapanışın doğrudan nedeni, şirketin pazar bahçıvanının haziran ayında ayrılması oldu. Küçük ölçekli bir tarım işletmesinde her çalışan ayrılığının şirketi zor durumda bıraktığını belirten Sbaraglia, bu pozisyonu doldurmanın güç olduğunu söyledi. İşletmenin sabit giderleri de yükseldi; özellikle işletme kirasını aşırı yüksek, muhasebe ücretlerini ise şirketin büyüklüğüne göre orantısız olarak niteledi. Dar sebze üretimi marjları karşısında bu maliyetleri taşımak giderek zorlaştı. Sbaraglia ayrıca kızının doğumunun, uzun çalışma günleri ve az sayıdaki tatil gününden oluşan çalışma düzenini yeniden değerlendirmesine yol açtığını aktardı. Tüm sebze üretimi 30 Haziran’da durdu. Monte-Carlo Bay Hotel & Resort’taki bahçe, Beausoleil’de Monte-Carlo Société des Bains de Mer için işletilen bahçe, çeşitli şirket bahçeleri ve Princess Grace Hastane Merkezi’ndeki bahçe üretimi sona eren çalışmalar arasında yer aldı. Terrae, kapanmadan önce yılda yaklaşık 3,5 ton sebze üretiyordu. Sbaraglia, 2016’da Terre de Monaco adıyla kurduğu girişimi daha sonra Terrae olarak yeniden adlandırdı. Şirket, otellerin çatıları ve yüksek binaların çevresi gibi geleneksel tarımla ilişkilendirilmeyen alanlara sebze bahçeleri, arı kovanları ve tavuk kümesleri taşıdı. 2021’e kadar farklı noktalarda yaklaşık 1.600 metrekarelik kentsel üretim alanı oluşturuldu. Bu çalışmalar arasında hastane, okul, şirket ve otel bahçeleri bulunuyordu; bazı bahçelerin ürünleri otel restoranlarının mutfaklarına ulaştı. Şirketin sebze üretimini bırakması, Sbaraglia’nın kentsel tarımdan çekildiği anlamına gelmiyor. Çalışanı olmayan yeni işletmesiyle Monako’daki okullarda çocuklarla ders ve atölyeler düzenlemeyi, Tour Odéon yanındaki mini çiftlikte çocuklar ve yetişkinler için terapötik etkinlikler yürütmeyi planlıyor. Hastanenin psikiyatri bölümüyle yapılan atölyeler için dört dikim yatağını koruduğunu belirten Sbaraglia, bu çalışmaların hastalara katkısı nedeniyle durdurulmasının söz konusu olmadığını söyledi. Okul programı ise altı okulda yaklaşık 600 çocuğa ulaşmış durumda.

Rio Grande Do Sul Süt Pazarının %8’i İthal Ürünlerden Oluşuyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Rio Grande Do Sul Süt Pazarının %8’i İthal Ürünlerden Oluşuyor

Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde süt üretimi 2025’te bir önceki yıla göre yaklaşık %2,38 artmasına rağmen ithal ürünlerin pazar payı yaklaşık %8’e ulaştı. Rio Grande do Sul Küçük ve Orta Ölçekli Süt İşleme Sanayileri Birliğine (Apil) göre Arjantin ve Uruguay’dan daha düşük maliyetlerle gelen ürünler, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerindeki rekabet baskısını artırıyor. Apil Başkanı Fernando Zimmermann, ithal ürünlerin satış noktalarında eyaletin laktik ürünleriyle doğrudan rekabet ettiğini belirtti. Bazı pizzacı zincirleri ve süpermarketlerin ithalatı doğrudan ya da emtia ticareti şirketleri aracılığıyla gerçekleştirebildiğini söyleyen Zimmermann, bu ürünlerin daha düşük maliyetle piyasaya girmesinin üreticiye ödenen fiyatları da baskıladığını ifade etti. Küçük işletmelerin süt tozu ve requeijão üretiminde kullanılan hamur gibi girdileri ithal eden büyük şirketlerle rekabet etmekte zorlandığı kaydedildi. Eyaletteki sanayi tesislerinin günlük kapasitesi 19-20 milyon litre arasında tahmin edilirken mevcut süt üretimi yaklaşık 10,5 milyon litre düzeyinde bulunuyor. İşletmeler bu nedenle çalıştıkları üreticilerin verimliliğini artırmaya ve üretim maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Apil, Arjantin ve Uruguay’dan gelen süt tozu ile mozzarella peyniri başta olmak üzere bazı ithal ürünlere ek maliyet uygulanmasını ve sektöre kredi erişimi ile tüketimin artırılmasını sağlayacak önlemlerin görüşülmesini savunuyor. Bu öneriler henüz karara dönüşmüş değil.

Tarım Kredisi Uzmanı: 2027 Üretim Yılı Planlaması Şimdiden Başlamalı
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber

Tarım Kredisi Uzmanı: 2027 Üretim Yılı Planlaması Şimdiden Başlamalı

Tarım kredileri uzmanı Rudi Pitzer Perry, ekonomik belirsizlik döneminde çiftçilerin 2027 üretim yılına yönelik finansal planlamaya şimdiden başlamasının yararlı olabileceğini belirtti. Perry, daha sıkı kâr marjlarının üreticileri işletme bütçelerini yeniden değerlendirmeye zorladığını söyledi. Farm Credit Mid-America’nın tarımsal kredilendirme bölge başkan yardımcısı Perry, baskının yalnızca tahıl fiyatlarından kaynaklanmadığını, çok sayıda girdi maliyetinin de üreticilerin bütçelerini etkilediğini ifade etti.

Kuraklığa Hazırlık Borçlu Çiftçiler İçin Zorlaşıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Kuraklığa Hazırlık Borçlu Çiftçiler İçin Zorlaşıyor

Güney Afrika’da Fanie Botha, kuraklığa hazırlanmak için önerilen pratik adımların küçük çiftçiler için maliyet yüzünden uygulanamadığını söyledi. Luckhoff’ta sığır ve sulamalı tahıl üretimi yapan Botha, sulamalı çiftçilerin son yıllarda zor günler geçirdiğini belirterek ekipman, pivotlar ve iş gücünün ücretsiz olmadığını vurguladı. Botha’ya göre toprak sağlığını artırmak, koruyucu tarım uygulamak ve organik maddeyi yükseltmek faydalı olsa da, mısır ve buğdayda çalışan küçük üreticiler için bu tür yatırımlar sermaye gerektiriyor. Elektrik, gübre, mazot ve yeni ekipman maliyetleri yükselirken gelirlerin artmadığını söyleyen çiftçi, düşük ürün fiyatları ve biriken ödeme yükümlülükleri nedeniyle birçok üreticinin mahsulünü bekletemediğini anlattı. Mısır ve buğdayda kâr marjlarının çok daraldığını söyleyen Botha, on iki yıl önce 2 milyon rand olan bir biçerdöverin şimdi 5 milyon randın üzerine çıktığını hatırlattı. Buna karşılık arazi fiyatlarının da yükseldiğini, küçük çiftçilerin ne daha fazla toprak alabilecek ne de ekipman yenileyebilecek durumda olduğunu ifade etti; bu yüzden birçok üreticinin sadece ayakta kalmaya çalıştığını söyledi.

Çekya’da Süt Ürünleri Fiyatlarını Arz Fazlası ve Mağaza Baskısı Düşürüyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Süt Ürünleri Fiyatlarını Arz Fazlası ve Mağaza Baskısı Düşürüyor

Çekya’da süt alım fiyatları yıllık karşılaştırmada %27’den fazla geriledi. Avrupa ve dünyada süt üretiminin artmasına karşın talebin zayıflaması, piyasada arz fazlası oluşturdu. Çekya’daki süt sanayicileri ayrıca perakendecilerin süt ürünlerinde daha fazla indirim talep ettiğini belirtiyor. Çekya-Moravya Süt Sanayicileri Birliği Başkanı Jiří Kopáček, bazı zincirlerin tüketimlik süt ve tereyağını üretim maliyetlerini karşılamayan kampanyalı fiyatlarla sattığını söyledi. Birlik, alış fiyatının altında satışın haksız ticari uygulama olarak tanımlanmasını istiyor. Kopáček’e göre perakendecilerin bu satışlardaki kaybı, başka ürünlerdeki marj artışlarıyla telafi ediliyor. Buna karşın Çekya’da süt ve süt ürünlerinin iç tüketimi geçen yıl %6,8 artarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Kişi başına tüketim süt eşdeğeri olarak 278,7 kilogram, peynir tüketimi ise 21 kilogram oldu. Dünya süt üretimi %2,6, Çekya’daki üretim %3,9 artarken uluslararası talep yalnızca %1 yükseldi. Sektör temsilcisi, piyasanın bu yılın sonlarına doğru toparlanabileceğini öngördü.

Azorlar’da Süt Üreticileri İçin Brüksel’e Destek Sorusu
Görsel kaynağı: Agroportal · Özgün haber

Azorlar’da Süt Üreticileri İçin Brüksel’e Destek Sorusu

Portekizli AP üyesi André Franqueira Rodrigues, Azorlar’daki süt üreticilerinin aldığı fiyatlarda son aylarda yeni indirimler yaşandığını söyleyerek Avrupa Komisyonu’na hangi önlemlerin gündemde olduğunu sordu. Siyasi isim, eylülde açıklanan düşüşlerin zaten daralmış marjları daha da sıkıştırdığını belirtti. Rodrigues’e göre üretim maliyetleri yüksek kalırken gelirler geriliyor; bu durum yatırım planlarını zorlaştırıyor ve bazı işletmelerde terk ya da dönüşüm sinyali yaratıyor. Ayrıca tereyağı ve yağı alınmış süttozu için kamu müdahalesinde kullanılan referans eşiklerin 15 yıldan uzun süredir güncellenmediğini hatırlatarak, mevcut piyasa koşullarına göre revizyon talep etti.

Kuraklık ve Sıcaklar Patates Üretimini Düşürdü, Fiyatlar Yükseliyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık ve Sıcaklar Patates Üretimini Düşürdü, Fiyatlar Yükseliyor

Bologna’daki Patates Borsası Eşitlik Komisyonu, 28 Ağustos’taki toplantısında yeni ticari sezon öncesi patates piyasasında arz kaygılarının arttığını bildirdi. Eylül ayında başlaması beklenen kampanya öncesinde üretimde düşüş ve maliyet artışı öne çıkıyor. Komisyona göre 2026’daki uzun süren kuraklık ve 35-40 derecenin üzerindeki sıcaklıklar yalnızca İtalya’yı değil, Fransa, Belçika, Almanya, Hollanda ve Birleşik Krallık gibi kuzey Avrupa üreticilerini de etkiledi. Bu durum yumru büyüklüğünü küçültürken piyasaya çıkacak ürün miktarını azalttı. İlk tahminler Avrupa’da ortalama patates üretiminde %15-20 daralma, ekili alanlarda ise yaklaşık %11 azalma olduğunu gösteriyor. İtalya’da ise yakıt, gübre, soğutma, paketleme, seçme ve taşıma giderlerindeki artış üretici marjlarını sıkıştırıyor; özellikle premium ve paketli patateslerde fiyat artışı bekleniyor.

Azorlar’da Tarımsal Motorin 1 Eylül’de Zamlanacak
Görsel kaynağı: Agroportal · Özgün haber
Veri haberi

Azorlar’da Tarımsal Motorin 1 Eylül’de Zamlanacak

Azorlar’da tarımsal motorinin litresi 1 Eylül’den itibaren 1,585 avroya yükselecek. Azorlar Tarım Federasyonu, bölgesel hükümetin bu kararını eleştirerek artışın üreticilerin zaten daralan marjlarını daha da sıkıştıracağını söyledi. Federasyon Başkanı Jorge Rita, süt ve et üretici fiyatlarının düştüğünü, üretim girdilerinin ise bölgeye ek maliyetle geldiğini belirtti. Rita ayrıca hükümetin, bölge için onaylanan ve ödenmesi gereken 26 milyon avroyu talep etmekte de yetersiz kaldığını savundu. Artışın Azorlar’daki tüm tarımsal faaliyetleri etkileyeceği ifade edildi.

Taze patates yumruları
Temsilî görselTaze patates yumruları. Temsilî arşiv fotoğrafı.Gaurav Dhwaj Khadka / Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0Görsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.

Patates Fiyatları Yüksek Verim ve Düşük Marj Nedeniyle Baskı Altında

Hollanda’da patates havuzu fiyatları, yüksek hasat ve düşük kâr marjı nedeniyle baskı görüyor. Çiftçiler, gelir riskini azaltmak için ürünlerini daha güvenli pazarlama yollarına yönlendiriyor.