ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 37

Endonezya, Uruguay Narenciyesi, Soyası ve Buğdayının İthalatına İzin Verdi
Görsel kaynağı: Mundoagro Chile · Özgün haber

Endonezya, Uruguay Narenciyesi, Soyası ve Buğdayının İthalatına İzin Verdi

Uruguay Devlet Başkanı Yamandú Orsi, Endonezya’nın narenciye, soya ve buğday dahil Uruguay tarım ve gıda ürünlerine yönelik ithalat pazarını açtığını duyurdu. Gelişme, Uruguay ürünlerinin Güneydoğu Asya’daki önemli bir pazara erişimini sağlıyor. Kaynakta, kararın Uruguay’ın uluslararası pazarlarını çeşitlendirme stratejisini güçlendirdiği ve büyüme potansiyeli yüksek ekonomilerden biri olarak tanımlanan Endonezya ile ticari ilişkiler açısından önem taşıdığı belirtiliyor. İthalat izninin kapsamı narenciye, soya ve buğday olarak aktarılıyor.

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor
Görsel kaynağı: The Globe and Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kanada’da gıda perakendecileri ve hizmet şirketleri, geçmişteki süt şişesi sistemini yeniden kullanılabilir ambalajlarla güncel koşullara taşımayı deniyor. Circular Innovation Council’ın 2024’te başlattığı Reuse Ottawa programında Sobeys, Farm Boy, Metro ve Walmart Canada ile lojistik ve hizmet şirketleri ortak bir ağda yer alıyor. Müşteriler, gıda kaplarını başlangıç depozitosu ödemeden ödünç alıyor; kaplar dijital olarak izleniyor, anlaşmalı iade noktalarına bırakılıyor, profesyonel olarak yıkanıp yeniden dolaşıma sokuluyor. Programın temel yaklaşımı, her markanın kendi iade sistemini kurması yerine ortak bir altyapı kullanmak. Böylece bir kap yalnızca satın alındığı mağazaya değil, ağdaki farklı noktalara iade edilebiliyor. Ottawa’daki pilotta, kapların toplanması, yıkanması, taşınması ve yeniden dağıtılması için mevcut ticari kapasite ve teslimat rotalarından yararlanıldı. Programın yıkama ortaklarından Gate Gourmet’in Ottawa Havalimanı’na hizmet veren ve büyük ölçüde kullanılmayan ticari bulaşık yıkama kapasitesi bulunuyordu. Bu model, yeniden kullanımın yalnızca dayanıklı kap üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. İade kutuları, yıkama tesisleri, kamyon güzergâhları, stok yönetimi ve normalde rekabet eden şirketler arasındaki iş birliği sistemin temel parçaları arasında yer alıyor. Circular Innovation Council, şirketleri ortak bir pilotta buluşturarak tek bir markanın kendi başına kuramayacağı bir ağı sınamayı amaçladı. Reuse Ottawa’da başlangıç depozitosu alınmamasının nedenlerinden biri, yaşam maliyeti krizinde tüketicilerin market faturalarına yeni bir ücret eklememekti. Müşterilere kapları ücretsiz iade etmeleri için belirli bir süre tanındı; kap geri dönmezse ücret uygulanabildi. Program yöneticisi Jo-Anne St. Godard, organizatörlerin kapların önemli bir bölümünün dolap, garaj veya araçlarda kalacağını öngördüğünü, ancak pilotta “son derece yüksek” bir iade oranı kaydedildiğini söyledi. Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 2022’de 5.152 kiloton plastik atık çıkarıldı ve bunun %98,6’sı atık yönetimi ile geri dönüşüm sistemlerince toplandı. Yeniden kullanım yaklaşımı, ambalajın atığa dönüşmesinden önce tekrar dolaşıma sokulmasını hedefliyor. Ottawa’da ayrıca Reuse City Canada Projesi’nin, hazır gıdanın yanı sıra şampuan, deterjan ve diğer ev ürünlerinde iade edilebilir ambalajı denemesi planlanıyor. Bu projede küçük bir iade edilebilir depozito uygulanacak. Yeniden kullanılabilir ambalajın çevresel yararı ise her durumda otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Dayanıklı kapların üretimi daha fazla malzeme gerektirebilir; toplama, taşıma ve yıkama da enerji ve su tüketir. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli bir yaşam döngüsü çalışmasına göre merkezi olarak toplanıp yıkanan yeniden kullanılabilir plastik kap, benzer tek kullanımlık ambalaja kıyasla yaklaşık altı kullanımdan sonra daha düşük küresel ısınma etkisine ulaşırken, diğer çalışmalar malzeme, yıkama ve taşıma koşullarına bağlı olarak daha yüksek eşiklere işaret ediyor.

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir

Brezilya sığır etinin Avrupa Birliği (AB) pazarına dönüşünün, yeni uygunluk kuralları nedeniyle yaklaşık iki yılı bulabileceği bildirildi. Avrupa Komisyonu yetkilisi Erik Tevenar, konuyu eylül sonunda Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi önünde açıkladı. 3 Eylül 2026'dan itibaren AB'ye hayvan ve hayvansal ürün ihraç eden ülkelerin, antimikrobiyal maddelerin büyümeyi veya verimi artırmak amacıyla kullanılmadığını ve insan tedavisine ayrılan bazı ilaçların hayvanlarda kullanılmadığını garanti etmesi gerekiyor. Sığır eti için uygunluk kanıtının hayvanın tüm yaşam döngüsünü kapsaması, Brezilya açısından süreci zorlaştırıyor. Kaynakta, Brezilya'da sığırların doğumdan kesime kadar geçen süresinin yaklaşık iki yıl olduğu ve bu nedenle etin AB pazarına bu süreden önce dönmesinin zor görüldüğü aktarılıyor. Ancak bu durum, AB'nin iki yıllık resmi bir ithalat yasağı koyduğu anlamına gelmiyor. Brezilya gerekli güvenceleri sunup Avrupa kurallarına uyduğunu kanıtlarsa yeniden ihracat izni alabilecek. Avrupa Komisyonu aynı zamanda Brezilya sığır etinin kontrol ve sertifikasyon sistemiyle ilgili ayrı bir sorunu inceliyor. Komisyon denetçileri, östradiol ile tedavi edilen dişi sığırlardan elde edilen etin AB'ye ihracat için yanlış sertifikalandırıldığını belirledi. Bunun ardından Brezilya, sorunlu sevkiyatın geldiği çiftlik ile ilgili sertifikasyon kuruluşunu askıya aldı ve düzeltici önlemler planı sundu. Komisyon, östradiol vakasının ihracata yönelik hayvanların kontrol ve sertifikasyon sisteminin güvenilirliğiyle, antimikrobiyal kuralların ise hayvanın tüm yaşam döngüsündeki uygunlukla ilgili olduğunu vurguluyor. Brezilya sığır etinin dönüşü, ülkenin tüm şartları yerine getirmesine ve Komisyonun denetimlerle sistemin kurallara uygun işlediğini doğrulamasına bağlı olacak.

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Financial Times'ın aktardığı değerlendirmeye göre Rusya, Ukrayna'nın ihracat kapasitesine yönelik hava saldırılarını artırarak ülke ekonomisini zayıflatmayı hedefliyor. Temmuzdan bu yana süren saldırıların Karadeniz'i deniz taşımacılığına fiilen kapattığı ve Ukrayna'nın ana ihracat güzergâhını engellediği belirtiliyor. Rusya ve Ukrayna'nın tahıl ihracatının büyük ölçüde durması halinde küresel gıda fiyatlarının yükselmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre iki ülke, 2022 öncesinde dünya buğday ihracatının üçte birini ve mısır ihracatının %20'sini karşılıyordu. Odesa bölgesi yöneticisi Oleh Kiper de Ukrayna'nın geçmişte yaklaşık 70 ülkeye ve 300 milyon kişiye tarım ürünü sağladığını söyledi. Bu nedenle ihracat yollarındaki kesintinin yalnızca Ukrayna'yı değil, küresel gıda tedarikini de etkileyebileceği değerlendiriliyor. Ukrayna'nın Karadeniz limanları, tam kapsamlı işgalden önce ülkenin yıllık 60 milyon tonluk tahıl ihracatının %90'ından fazlasını yönetiyordu. Kaynağa göre limanlar büyük ölçüde faaliyet dışı kalırken, ağustos ayı Şubat 2022'den bu yana Karadeniz deniz taşımacılığı açısından en tehlikeli dönem oldu. Rusya'nın Tuna deltası çevresindeki gemilere yönelik insansız hava aracı saldırıları ve demir cevheri ile tahıl taşıyan trenlere yönelik saldırıları da ihracat seçeneklerini daraltıyor. Tarım Bakanı Taras Wysocki, limanlar kapalı kalırsa Ukrayna'nın hazirandan 2027'nin haziranına kadar en az 8 milyar dolar kaybedebileceğini tahmin etti. Ukrayna'nın bu yıl 64 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi beklenirken, limanlar açılmazsa bunun yarısına ulaşılmasının bile başarı sayılacağı aktarıldı. İhracatın aksaması, başarılı hasadın ardından depolama sorununu da büyütüyor; Wysocki, 11 milyon tona kadar ürün için depolama alanı açığı oluşabileceğini belirtti.

Polonya’da Elektronik Tarla Kaydında Tam Geçiş 2027’ye Ertelendi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Elektronik Tarla Kaydında Tam Geçiş 2027’ye Ertelendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da bitki koruma ürünleriyle yapılan uygulamaların elektronik ortamda kaydedilmesini öngören yeni standarda tam geçiş 1 Ocak 2027’ye ertelendi. Üreticiler 2026 boyunca uygulama kayıtlarını mevcut kurallara göre tutmayı sürdürecek. Polonya Bitki Koruma ve Tohum Denetimi Başmüfettişliği de 2026’da belge düzenleme kurallarının önceki yıllara göre değişmeyeceğini açıkladı. Mevcut kayıtlarda kullanılan bitki koruma ürününün adı, uygulama zamanı ve dozu, uygulamanın yapıldığı alan ve ürün ile en azından uygulama gerekçesi bulunması gerekiyor. Bu kapsam, tarımsal üreticiler ile bitki koruma ürünlerini profesyonel olarak kullanan diğer kesimler için geçerli kayıt yükümlülüklerini koruyor. 2027’de yürürlüğe girmesi beklenen yeni elektronik düzende kayıtların makine tarafından okunabilir formatta tutulması öngörülüyor. Sistemde ürün ve izin numarası, tarih, doz, konum, alan ve ürün bilgilerinin yanı sıra gerekli durumlarda BBCH gelişme dönemi de yer alabilecek. Polonya makamlarının profesyonel kullanıcılara konum tanımlama yöntemleri ile EPPO kodları ve BBCH dönemlerine ilişkin adlandırmaları sağlaması bekleniyor. Elektronik tarla kartı yaklaşımı, uygulama kayıtlarının tarlalar ve yapılan işlerle birlikte bitki koruma ürünleri kayıtları ve depo verileriyle ilişkilendirilmesini mümkün kılabilir. Böylece kullanılan ürünün stoktan düşülmesi ve maliyetinin ilgili tarımsal çalışmayla ilişkilendirilmesi amaçlanıyor. Kaynakta, bazı dijital sistemlerin belge ve tarla bilgilerini yapay zekâ desteğiyle okuyabildiği, ancak aktarılan verilerin kullanıcı tarafından doğrulanması gerektiği de belirtiliyor.

Suriye’de Balıkçılık Üretimi İçin TİKA ile Yatırım Fırsatları Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Üretimi İçin TİKA ile Yatırım Fırsatları Görüşüldü

Suriye Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumu Genel Müdürü Habib Abdullah ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) danışmanı İlhan Aydın, kuruma bağlı altyapı projelerini ve iş birliğini görüştü. Görüşmede balıkçılık üretimini iyileştirecek yatırım ve teknik fırsatlar, tesislerin ve altyapının yenilenmesi ile sektördeki mevcut imkânların daha iyi kullanılması ele alındı. Ziyaret kapsamında özel balık çiftliklerinde üretim süreci incelenerek başlıca zorluklar ve geliştirme ihtiyaçları değerlendirildi. Suriye Tarım Bakanlığının beş yıllık planında tatlı su balığı yavrusu üretiminin artırılması, yeni kuluçkahaneler kurulması, barajlardaki yüzer kafeslerde yetiştiriciliğe yönelme ve balık çiftlikleriyle yem fabrikalarının desteklenmesi yer alıyor.

İspanya’da Seçim Çağrısı Ortak Tarım Protestosu Takvimini Erteledi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya’da Seçim Çağrısı Ortak Tarım Protestosu Takvimini Erteledi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

İspanya’da genel seçimlerin ilan edilmesi, ASAJA, COAG, UPA ve Unión de Uniones’un ortak hareket çerçevesinde hazırlamayı planladığı tarım protestoları takviminin ayrıntılandırılmasını erteledi. Buna rağmen Zaragoza’da çarşamba günü yapılması planlanan eylem gibi bazı münferit gösteriler gündemde. Tarım örgütleri, motorin desteklerinin aralık ayına kadar uzatılmasını yetersiz buldukları için hafta başında protesto takvimini belirlemeyi planlıyordu. Daha önce Madrid’de büyük bir etkinlik ihtimali de dışlanmamış, ancak ayrıntılı takvim açıklanmamıştı. COAG Genel Sekreteri Andrés Góngora, kararın meclisin feshedilmesi ve hükümetin görevde kalmasının ardından oluşacak müzakere alanına bağlı olduğunu söyledi. Góngora, protestoların sürdürülüp sürdürülmeyeceğinin ASAJA ve UPA ile yapılacak değerlendirmeler sonrasında, her örgütün kendi oylamasıyla kararlaştırılacağını belirtti. Unión de Uniones ise kararı çarşamba ve perşembe günleri Segovia’da yapacağı kurul toplantısında ele alacak. Örgütün koordinatörü Luis Cortés, tarım sektöründeki kârlılık sorunları nedeniyle gösterilerden vazgeçmediklerini, ancak seçim kampanyasında konuların siyasallaşacağını ifade etti. Extremadura’da sofralık zeytinin durumuna ilişkin önceki perşembe günü münferit bir protesto düzenlenmişti.

Mısır’ın Bir Haftalık Çilek İhracatı 9.000 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’ın Bir Haftalık Çilek İhracatı 9.000 Tona Ulaştı

Mısır, 26 Eylül-2 Ekim 2026 döneminde 9.000 ton çilek ihraç etti. Ulusal Gıda Güvenliği Otoritesinin (NFSA) 37. haftalık raporuna dayandırılan verilere göre çilek, ülkenin meyve ihracatında ilk sırada yer aldı. Aynı dönemde nar ihracatı 7.000 ton, mango ihracatı ise 6.000 ton olarak kaydedildi. Mısır’ın toplam meyve ihracatı 23 kategoriye yayılan 27.000 tona ulaşırken, çilek açıklanan meyve tonajının üçte birini oluşturdu. Meyve sevkiyatları, 26 Eylül-2 Ekim döneminde gerçekleştirilen toplam 156.000 tonluk gıda ürünü ihracatının parçasıydı. Bilanço 3.810 parti ve 1.340 şirketin 150 ülkeye gönderilerini kapsadı; kapsamda meyve ve sebzenin yanı sıra işlenmiş ürünler ile tahıl ürünleri de yer aldı. Ancak 9.000 tonluk çilek verisinin taze, dondurulmuş veya farklı sunum biçimlerini birlikte kapsayıp kapsamadığı belirtilmedi. Bu nedenle rakam, Fas arzıyla aynı dönemde piyasaya sunulan taze çilek miktarı olarak yorumlanamaz. Veri ayrıca önceki yıl karşılaştırması veya pazar payı değişimi göstermiyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor

İran ile ABD arasındaki aylar süren çatışmanın Hürmüz Boğazı’ndan mal akışını kısıtlaması, küresel gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’a göre birçok ülkenin gübre ve doğal gaz gibi kritik girdilerin ithalatında kullandığı boğazın yeniden açılmaması halinde tahıl fiyatları %80’e kadar yükselebilir. Bu durumun ithalata bağımlı ülkelerin ekonomilerini özellikle zorlayacağı belirtildi. Denton, boğazdaki durumun dünya piyasasında yaklaşık 2,7 milyon tonluk gübre açığına yol açtığını söyledi. Uluslararası Ticaret Odası, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Denizcilik Örgütüyle birlikte seyrüsefer yönetiminin geçici olarak BM Genel Sekreteri’ne devredilmesini öngören bir mekanizma üzerinde çalışıyor. İzleme, gemi sigortası ve denetimleri kapsayan mekanizmanın uygulanması ise ABD ile İran arasındaki anlaşmazlık nedeniyle engelleniyor.

Selanik’te Balıkçılar Türkiye’den Gelen Balık Kamyonlarını Engelledi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Selanik’te Balıkçılar Türkiye’den Gelen Balık Kamyonlarını Engelledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan’ın Selanik kentinde balıkçılar, Nea Michaniona Balıkçı Hali’ne giren ve Türkiye’den balık taşıyan dört kamyonun geçişini engelledi. Kamyonlardan üçünün Selanik’e, birinin ise Kavala’ya gideceği belirtildi. Balıkçıların kurduğu barikat nedeniyle araçlar dururken yüklerin dağıtımı yapılamadı. Balıkçıların eylemleri 1 Ekim’den bu yana sürüyor. Sektör temsilcileri, denizcilik yakıtı maliyetinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını ve bu nedenle Yunan balıkçılığının desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Talepler arasında yakıt maliyetinin düşürülmesinin yanı sıra yunusların balıkçı ağlarına verdiği zararlar ile fitoplanktonun yol açtığı sorunlara yönelik önlemler de bulunuyor. Balıkçılar eylemleri ülke genelindeki balıkçı hallerine yaymayı ve ithal balıkların dağıtımını engellemeyi planlıyor. Açıklamalarına göre Nea Michaniona’ya ulaşan ithal balıkların yaklaşık %90’ı Türkiye ve Bulgaristan’dan geliyor. Eylemler nedeniyle sektördeki tedarik akışının etkilenmesi beklenirken, balıkçılar talepleri karşılanana kadar müdahalelerini sürdüreceklerini bildiriyor.

Peynir Tüketimi Geçen Yıl Rekor Seviyeye Ulaştı
Görsel kaynağı: Der Standard · Özgün haber

Peynir Tüketimi Geçen Yıl Rekor Seviyeye Ulaştı

Peynir tüketimi geçen yıl en yüksek seviyesine ulaştı. Kaynakta, protein odaklı tüketim eğiliminin peynir tüketimindeki artışın başlıca itici güçlerinden biri olduğu belirtildi. Erlebnis-Sennerei Zillertal yöneticisi Christian Kröll’e göre keçi sütü ürünlerine yönelik talep de her yıl artıyor. Bu artışta inek sütüne karşı intoleranslar ve tüketicilerin spesiyalitelere verdiği önem etkili oluyor. Kaynakta keçi sütünün günümüzde daha yumuşak bir tada sahip olduğu da aktarılıyor.

Japonya’da Pirinç Kokarca Böcekleri 37 Prefektüre Yayıldı
Görsel kaynağı: Kyodo News · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Pirinç Kokarca Böcekleri 37 Prefektüre Yayıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japon hükümeti, pirinçle beslenen pirinç kokarca böceklerinin ülkenin 47 prefektürünün 37’sinde bulunduğunu doğruladı. Ülkenin güneybatısındaki Kyushu bölgesinden kuzeydoğudaki Fukushima Prefektürü’ne kadar yayılan böceklerin pirinç üretiminde geniş çaplı zarara yol açtığı bildirildi. Tochigi Prefektürü’nde bir çiftçinin 2024 hasadı, böcek zararları nedeniyle normal miktarın üçte birine geriledi. Güney Tochigi’de zararın yaygınlaşması üzerine prefektür yönetimi 2025’te bir görev gücü kurarak uygun ilaçlar, uygulama zamanları ve istilanın mevcut durumu hakkında bilgi paylaşmaya başladı. Böceklerin bu yıl Tochigi’nin orta ve kuzey kesimlerine de yayılması, mücadele önlemlerinin kapsamını genişletti. Yetkililer, ilaçlamanın pirinç bitkilerinin başaklandığı dönemde yapılmasını ve etkinliğin korunması için farklı ilaç türlerinin dönüşümlü kullanılmasını önemli görüyor. İlk ilaçlamanın diğer kokarca böceklerine kıyasla daha erken, ardından taneler oluşmaya başladığında yeniden yapılması öneriliyor. Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı’nın 2025’te yaptığı araştırma, böceklerin 37 prefektürde bulunduğunu ortaya koydu. Uzman Hiroya Higuchi, daha ılıman kışların daha fazla böceğin hayatta kalmasına imkân verdiğini, sonbaharda başaklanan pirinç çeşitlerinin de kış öncesine kadar besin sağladığını belirtti. Higuchi’ye göre küresel ısınmanın sürmesi, böceklerin yaşam alanını daha kuzeye taşıyabilir.

Brezilya Pazarı Estonyalı Gıda Üreticileri İçin Cazip Hale Geldi
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Pazarı Estonyalı Gıda Üreticileri İçin Cazip Hale Geldi

Avrupa Birliği ile Mercosur arasındaki ticaret anlaşması, Brezilya’yı Estonya gıda sektörü şirketleri için daha cazip bir ihracat pazarı haline getirdi. Altı Estonya şirketinden oluşan bir delegasyon, Brezilya’da yeni iş fırsatları aramak üzere ülkeye gidiyor. Estonya ayrıca balık ve süt ürünlerinin Brezilya pazarına girebilmesi için gerekli onay süreçlerini hızlandırmaya çalışıyor. Girişim, bu ürünlerin Brezilya’daki pazar erişimi için gereken koordine çalışmalarını da kapsıyor.

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı

Güney Afrika Future Food Conference’ta sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve daha güçlü değer zinciri ortaklıklarının gıda sektöründeki rolü ele alındı. Uzmanlar, küçük ölçekli çiftçilerin yalnızca kalkınma veya tedarikçi geliştirme programlarıyla desteklenmesi yerine gerçek ticari fırsatlara ve piyasalara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kurumsal çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarının yalnızca geri dönüştürülebilir ambalaj ya da çevre girişimleriyle sınırlanamayacağı belirtildi. Candice Knipe-Tlhotlhalemajoe, işletmelerin önce yönetişim gerekliliklerini anlaması, ardından sosyal, değer zinciri ve çevresel boyutları birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ona göre sürdürülebilirlik, ürünlerin tüm değer zincirindeki etkilerini, sorumlu tedariki, elektrik kullanımını, atık azaltımını ve sosyal etkiyi kapsıyor. Knipe-Tlhotlhalemajoe, sürdürülebilirliğin kalite, karşılanabilirlik ve erişilebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek gıda ekosistemindeki işbirliğinin önemine dikkat çekti. Komşu çiftliklerle alternatif enerji çalışmaları, lojistiğin iyileştirilmesi, taşıma mesafelerinin ve atığın azaltılması olası adımlar arasında gösterildi. CropLife Üst Yöneticisi Rod Bell, sorumlu üretim ve gıda güvenliği için bitki koruma ürünlerinin doğru depolanması, çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanması ve ürünlerin etiket talimatlarına göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Bell ayrıca boş ambalajların toplanması ve geri dönüştürülmesine ilişkin genişletilmiş üretici sorumluluğu mevzuatına işaret etti. Gıda güvenliği konusunda sansasyonel iddialar yerine bilginin güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve bilimsel bilgilerin tüketicilerin anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini söyledi. OneFarm Impact yöneticisi Thembi Xaba ise küçük ölçekli çiftçi geliştirme çalışmalarının kapasite oluşturma, ilerleme ve ticarileşme aşamalarını içermesi gerektiğini belirtti. Xaba, bu çiftçilerin yan projeler olarak görülmek yerine daha geniş ekonomik büyümeye ve piyasaların oluşturduğu fırsatlara dahil edilmesini savundu.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak
Görsel kaynağı: Objektiiv · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya ve Belarus tahılının transitini 1 Ekim'den itibaren yasaklayacaklarını açıkladı. Estonya hükümeti ayrıca Rusya'nın tahıl ticaretinin ülke limanlarına yönelmesi ihtimalini engellemeye karar verdi. Kaynakta bu adımın, Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmakta zorlandığı ve Rusya'nın tahılı için yeni taşıma koridorları aradığı iddiası üzerine atıldığı belirtiliyor. Metne göre Ukrayna, 2025 hasadından kalan tahılı depolardan tamamen çıkaramadı. Karadeniz çevresindeki çatışmaların küresel gıda krizine yol açabileceği de aktarılıyor. 23 Eylül'de Kaja Kallas'ın Ukrayna, Romanya ve Fransa temsilcileriyle düzenlediği gıda güvenliği toplantısında Karadeniz tahıl taşımacılığının yeniden başlatılması çağrısı yapıldığı kaydediliyor. Tsahkna ise Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırıp Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını engellerken Rus tahılının Estonya limanlarından taşınmasına izin vermenin alaycı olacağını söyledi. Bakan, Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmasına ilişkin planların ulusal yaptırımla sona erdirileceğini belirtti.

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde

Arjantin’de soya işlemesi ağustosta 4,25 milyon tona ulaşarak son on kampanyadaki aynı ayların en yüksek seviyesini gördü. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği’nin açıkladığı verilere göre hacim, Ağustos 2025’e kıyasla 344 bin 212 ton arttı ve yıllık artış %8,81 oldu. Böylece yağ sanayisinin işlemesi, yılın ilk yarısındaki gerilemenin ardından temmuz ve ağustosta yükseldi. Soya işlemesi ocak-haziran döneminde 19,77 milyon tonla geçen yılın aynı döneminin %1,8 altında kalmıştı. Temmuzda 4,1 milyon tona çıkan faaliyet, ağustosta 4,25 milyon tona yükseldi. Kaynakta, temmuz ve ağustos verilerinin toparlanmaya işaret ettiği, ancak bunun kalıcı bir değişim olup olmadığını görmek için sonraki ayların izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Arjantin Yağ Sanayisi ve Tahıl İhracatçıları Odası (Ciara-CEC) Başkanı Gustavo Idigoras, artışta bu sezon 50 milyon tona ulaşan soya hasadının, Paraguay’dan getirilen ve Arjantin tesislerinde işlenen soya fasulyesinin ve soya yağına yönelik uluslararası talebin etkili olduğunu söyledi. Üreticilerin, geçici stopaj indirimleri gibi olağanüstü teşviklerin bulunmadığı bir dönemde satışlarını aylara daha düzenli yaydığını belirten Idigoras, ayçiçeği işlemesinin de tesis kapasitesinin kullanımını artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, yüksek işleme hacmi doğrudan döviz girişine eşdeğer görülmüyor. Soya alımı, ürünün un ve yağa dönüştürülmesi, ihracatın gerçekleştirilmesi ve ihracat gelirlerinin ülkeye getirilmesi farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ağustos verisi öncelikle sanayi faaliyetindeki artışı gösterirken, döviz etkisi ihracat ve tahsilat hızına bağlı olacak.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı

Güney Afrika kırmızı et sektöründe stratejilerin sonuç üretmesinin önündeki temel sorunların zayıf koordinasyon, yetersiz finansman ve uygulama eksikliği olduğu belirtildi. Değerlendirme, Free State eyaletindeki Bothaville’de 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde gündeme geldi. Etkinliğin başlatıcısı ve Stud Breeders Federation başkanı Kobus Bester, sorunlarla ilgilenen kişilerin çoğu zaman az sayıda kaldığını ve kuruluşların birbirinden kopuk çalıştığını söyledi. Bester, çözümün kuruluşlar, bölgeler ve hayvancılık türleri arasında ortak hareket etmekten geçtiğini ifade etti. Sektörde bazı sorunları ele almak için sistem ve yapılar kurulmuş olsa da bunların her zaman etkili biçimde uygulanmadığını belirten Bester, uygulamanın önünde kimi durumlarda siyasi veya “sinsi” nedenlerin bulunduğunu öne sürdü. Sektör paydaşlarını, bireysel kuruluşların ve çıkarların ötesine bakarak değer zincirinin tüm halkalarının kârlı, sürdürülebilir ve refah içinde olmasına katkı sağlayıp sağlamadıklarını değerlendirmeye çağırdı. Gıda ve Tarım Politikası Bürosu (BFAP) kıdemli analisti Gerhard van der Burgh’a göre sektörün sorunları daha önce hazırlanan uzun vadeli planlarda da tanımlanmıştı. 2021’de çalışmaları başlayan Red Meat Strategy 2030, Agriculture and Agro-processing Master Planı ile daha önceki yapılanma girişlerine dayanıyor. Strateji hayvan ve kamu sağlığı, kapsayıcı büyüme, pazara erişim ve rekabetçiliği dört ana alan olarak belirlerken ortak sektör sesinin eksikliği, yetersiz finansman ve uygulama kapasitesi, devlet veterinerlik kapasitesindeki sorunlar ile izlenebilirliğin uygulanmasını başlıca kısıtlar arasında saydı. 2022 stratejisinde öngörülen yapıda Meat and Livestock Value Chain Round Table sektör çapındaki sorunlarla ilgilenecek, Red Meat Primary Cluster (RMPC) öncelikleri yönlendirecek ve uyumu güçlendirecekti. Red Meat Industry Services (RMIS) ise izlenebilirlik, araştırma ve hayvan sağlığı gibi alanlarda uygulama ve hizmet sunumundan sorumlu olacaktı. Van der Burgh, 2024’te 44 milyar rand büyüklüğündeki sektörü ilerletmek için kâğıt üzerindeki yapıların yanı sıra bütçe, insan kaynağı, yetki, otorite ve açık hesap verebilirlik gerektiğini söyledi. Roller ve sorumluluklar konusunda anlaşmaların ise henüz tamamlanmadığını belirtti. Finansman açığını ortaya koyan verilere göre kırmızı et sektörünün bildirilen yasal kesinti geliri 2024’te 51,2 milyon rand oldu. Tarihsel toplam kesinti, ilk satış değerinin %0,09’una karşılık gelirken kesinti uygulanan Güney Afrika tarım sektörlerindeki ortalama %0,50 olarak verildi. Van der Burgh, %0,36’lık oranı olası bir artış örneği olarak gösterdi; ancak çiftçiler, yem işletmeleri ve mezbahalardan daha yüksek katkı alınması 2021’de dirençle karşılaşmıştı.

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti

Kazakistan’da 2026 yılında uzak ülkelerden 7 bin 234 büyükbaş hayvan ithal edildi. Kazakistan Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2026-2030 Hayvancılık Geliştirme Kapsamlı Planı’nın uygulanması için 80 milyar Kazakistan tengesi ayrıldı. Bu kaynakla 40 bin büyükbaş ve 20 bin küçükbaş hayvan alınması planlanıyor. İthal edilen hayvanlar arasında süt işletmelerine gönderilen Holştayn ırkı sığırlar da bulunuyor. Türkistan bölgesindeki Asia Milk çiftliğine Danimarka’dan 165 başlık yeni parti ulaştı; önceki sevkiyatla birlikte çiftliğe bu ülkeden getirilen hayvan sayısı 330’a çıktı. Kuzey Kazakistan’daki Budennoe SK süt kompleksine Almanya’dan 165 düve gönderildi. Bu sevkiyatla işletmenin sürüsü 825 başa yükseldi ve tesisin toplam 1.200 baş ithal hayvanla tamamlanması planlanıyor. Doğu Kazakistan’daki Moyyldy-Baikonur çiftliğine ise Rusya’nın Perm bölgesinden 224 Holştayn düvesi getirildi. Bakanlık, uygulanan önlemlerin işletmelerin sürülerini yenilemesine, hayvan verimliliğini artırmasına ve üretim kapasitesini genişletmesine katkı sağladığını bildirdi.

Çekya’da İthal Kanatlı Etinde Salmonella Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber

Çekya’da İthal Kanatlı Etinde Salmonella Tespit Edildi

Çekya’da ithal kanatlı etine yönelik artırılmış Salmonella denetimlerinde, 93 ürün örneğinin 23’ünde bakteriye rastlandı. Devlet Veteriner İdaresi (SVS), ithal kanatlı ette Salmonella varlığını hedefleyen kontrolleri temmuz sonlarında yoğunlaştırdı. Testler, incelenen örneklerin yaklaşık dörtte birinde Salmonella bulunduğunu gösterdi. Denetimler, ithal ürünlerde patojen aranmasına yönelik özel bir uygulama kapsamında yürütüldü.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Kazakistanlı 40’tan Fazla Şirket Çin Tahıl Ticaret Platformuna Kaydoldu
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistanlı 40’tan Fazla Şirket Çin Tahıl Ticaret Platformuna Kaydoldu

Çin ve Kazakistan’ın eylülde tahıl ticareti için başlattığı ortak dijital platforma 40’tan fazla Kazakistanlı şirket kaydoldu. Çin tarafında 50 binden fazla şirketi bir araya getiren platform, tarım ürünleri ihracatçılarının ithalatçılar ve nihai tüketicilerle doğrudan görüşmesine imkân sağlıyor. Çin-Kazakistan dijital ticaret platformu, 1 Ekim’de Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansında tanıtıldı. İhracatçılar ürün lotlarını platformda yayımlayabiliyor ve alıcılarla FCA ile DAP dahil farklı teslim koşullarını görüşebiliyor. İşlemlerde her iki tarafın, lot değerinin %10’una kadar teminat yatırması öngörülüyor. Taraflardan biri anlaşmayı yerine getirmezse teminat karşı tarafa aktarılıyor. Prodcorporation, işlemlerde uygulanacak hukukun seçilebilmesine yönelik çalışma yürütüyor. Platformdaki işlemler şu anda Çin hukukuna tabi. Konferansta ayrıca bu yılki tahıl hasadının iç ihtiyacı karşılamaya ve ortalama ihracat hacimlerini korumaya yeteceği belirtildi. Mevcut stok ve arz dikkate alınarak ek müdahale alımına şu aşamada ihtiyaç görülmediği açıklandı.

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde

Yeni Zelanda’da kasım ayında yapılacak genel seçim öncesinde kırsal bölgelerin sorunlarını ve siyasi beklentilerini ortaya koymak amacıyla ülke genelinde bir ziyaret programı başlatılıyor. Farmers Weekly’nin görüş yazısında, küçük kasabalarda işletme sahipleri, topluluk üyeleri ve yerel yönetim temsilcileriyle görüşülerek hükümetin son üç yıldaki uygulamalarının ve yeni yönetimden beklenenlerin ele alınacağı belirtiliyor. Kırsal kesimde yaşam maliyeti, sağlık hizmetleri, ormancılığa bağlı arazi kullanımı değişiklikleri, yol bakımı, daha etkin zararlı kontrolü ve kamu hizmetlerinde merkezileşmenin azaltılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yazıya göre, kırsal bölgelerde siyasetçilerin seçim dönemleri dışında bu yerleşimleri yeterince ziyaret etmediği yönünde bir görüş bulunuyor. Bu taleplerin bir bölümü, Federated Farmers’ın seçim gündemindeki bürokrasiyi azaltma önceliğiyle örtüşüyor. Tarım sektöründeki ekonomik görünüm ise üretim dallarına göre farklılaşıyor. Süt ile koyun ve sığır yetiştiriciliğinde güçlü gelirlerden memnuniyet duyulurken, tarla bitkileri üreticileri düzenli hava olayları ve düşük fiyatlar nedeniyle daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Federated Farmers güven anketine göre çiftçilerin %72’si kâr ediyor, %5’inden azı zarar bildiriyor. Buna karşın gelecek 12 aya ilişkin beklentiler temkinli: yaklaşık %30’luk kesim koşulların kötüleşmesini beklerken yalnızca %12’lik kesim iyileşme öngörüyor.

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Karadeniz bölgesindeki Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve küresel gıda tedarikini baskı altına alıyor. CNN.gr'nin aktardığına göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı, Rusya'nın limanlara yönelik saldırıları nedeniyle ağustosun ilk iki haftasında yıllık bazda %75 azaldı. Rusya'nın temmuz ve ağustos başında limanlara 70'ten fazla saldırı düzenlediği, 62 olayda gemilerin hedef alındığı bildirildi. Oxford Economics ekonomistleri, bu gelişmelerin Dünya Bankası gıda fiyatları endeksine yansımasını bekliyor. Ekonomist Pablo Meyer, endeksin 2026'da yaklaşık %9,3 artacağını, artış hızının 2027'de yaklaşık %4,4'e gerileyeceğini söyledi. Rusya ve Ukrayna birlikte küresel tahıl talebinin yaklaşık üçte birini karşıladığı için ihracattaki kesinti, özellikle bu ürünlere bağımlı ülkeler açısından arz ve fiyat riskini artırıyor. Ukrayna'nın ihracat görünümü de limanlardaki kesintiden doğrudan etkileniyor. Tahıl ihracatı geçen ay 774 bin tona indi; bu miktar, 2023-2025 döneminin ağustos ortalamasının %79 altında kaldı. Eylül ihracatı ise yaklaşık 1,4 milyon ton olarak verildi. Mevcut koşullar sürerse 2026/27 dönemindeki tahıl ihracatının yaklaşık 20 milyon tonla, abluka öncesinde yapılan tahminin yaklaşık yarısı düzeyinde kalabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, alternatif güzergâhların ulaşabileceği en yüksek kapasiteye çıkması koşuluna bağlanıyor. Alternatif taşımacılık yolları, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tamamen dolduramıyor. Avrupa Birliği'nin demir, kara ve nehir yollarından oluşan Dayanışma Koridorları temmuzda Ukrayna'nın tarım dışı ihracatının %95'ini taşırken tahıl, yağlı tohum ve ilgili ürünlerdeki payı %20'de kaldı. Deniz yolu, büyük yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında daha verimli görülüyor; alternatif güzergâhların en iyi ihtimalle yaklaşık 17 milyon tonluk açığı karşılayabileceği belirtiliyor. Ukrayna tarımı ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve fiilî liman ablukasının ülkeye günlük 70 milyon dolara kadar maliyet çıkardığı aktarılıyor. Ukrayna son dönemlerde dünya buğday ihracatının yaklaşık %6'sını, mısır ihracatının %11'ini karşılıyordu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Ukrayna'dan yapılan uygun maliyetli sevkiyatlara dayanan kuruluşlar arasında yer alıyor; saldırıların taşıma ve sigorta maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin açıklamasına göre Türkiye, Hindistan, Mısır ve diğer bazı Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz'de deniz ulaşımının yeniden tesis edilmesine yönelik yeni bir girişim kapsamında geçen haftanın sonlarında görüşmelere katıldı.

Kanser Araştırmacısından Bitkisel Süt Uyarısı
Görsel kaynağı: DV · Özgün haber

Kanser Araştırmacısından Bitkisel Süt Uyarısı

Son yıllarda birçok tüketici, hayvan refahı veya daha sağlıklı beslendiği düşüncesiyle inek sütü yerine yulaf, soya ve badem bazlı bitkisel içecekleri tercih ediyor. Bu ürünler kahveye veya kahvaltılık gevreklere eklenerek geleneksel süt gibi tüketiliyor. Ancak haberde bazı bilim insanlarının bitkisel sütlerin otomatik olarak daha sağlıklı kabul edilmemesi gerektiğini söylediği aktarılıyor. Kanser araştırmalarında çalışan doktor Maria Abreu, 7News’e yaptığı açıklamada bazı ürünlerin aşırı işlenmiş gıda niteliği taşıyabileceğini ve içeriklerindeki maddelerle ek bileşenlerin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Abreu’ya göre bu maddeler bağırsakların doğal dengesini etkileyebilir ve en kötü durumda kronik iltihaplanmaya yol açabilir. Uzmanların aktarılan değerlendirmesinde ise tek bir bardak bitkisel süt tüketiminin belirleyici olmadığı, asıl olarak ürünlerin içeriklerinin incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. Haberde, bitkisel kaynaklı ürünlerin hayvansal kaynaklı ürünlerden kendiliğinden daha sağlıklı sayılamayacağı ifade ediliyor.