ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3214 haber · Sayfa 56

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

Almanya’da Mısır Hasadı Sonrası Mısır Kurduna Karşı Anız Uyarısı

Almanya’da 2026 mısır hasadının tamamlanmasının ardından üreticilere, mısır kurdunun yeni nesline karşı tarlalarını kontrol etmeleri ve anızları uygun şekilde işlemeleri önerildi. Hasat sonrasında mısır saplarında bulunabilecek larvalar, 2027’de zararlı baskısının sürmesine yol açabilir. Landwirtschaftliche Technologiezentrum Augustenberg (LTZ), bu değerlendirmeyi yararlı organizma üreticisi Biocare’a atıfla aktardı. Mısır kurdu, Almanya’daki birçok mısır üretim bölgesinde yaygın görülüyor; ancak zararlının yoğunluğu bölgelere ve tek tek tarlalara göre değişiyor. Üreticilerin anızlarda delik, talaş, saplardaki beslenme zararları ve bükülmüş bitkiler gibi belirtileri incelemesi, alt sap bölümlerinde larva bulunup bulunmadığını kontrol etmesi öneriliyor. Hasarların karşılaştırılıp kayda geçirilmesi, 2027 bitki koruma planlamasına bilgi sağlayabilir. Larvalar çoğunlukla mısır anızlarında ve sap artıklarında kışlıyor. Bu nedenle mekanik mücadelenin amacı, kış boyunca tarlada mümkün olduğunca az sağlam sap bırakmak. Anızların kırılması, ezilmesi veya parçalanması, larvaların korunaklı kışlama alanlarının bir bölümünü ortadan kaldırabiliyor. Ancak etkili sonuç için mümkün olduğunca çok sapın gerçekten işlenmesi gerekiyor. Anız işlemesinde sap parçalayıcılar, bıçaklı merdaneler, prizma merdaneler ve diskli tırmıklar kullanılabiliyor. Hangi tekniğin uygun olduğu, hasat artığı miktarı ile tarla koşullarına bağlı. Mısır kurdu tarla sınırlarında durmadığı için, aynı bölgedeki çok sayıda işletmenin birlikte hareket etmesi mücadelenin etkisini artırabilir. Daha yoğun bulaşmada üreticilerin 2027 mücadelesini şimdiden planlaması öneriliyor. Seçeneklerden biri, mısır kurdunun yumurtalarını parazitleyen Trichogramma parazitoit arılarının kullanılması. Bu canlıların etkili olabilmesi için yumurta bırakma döneminin başlangıcında tarlada bulunması gerekiyor; uygulama zamanı güve uçuşu, hava koşulları ve izleme sonuçlarına göre belirleniyor.

E. Coli Salgınında Hasta Sayısı 50’ye Çıktı; Tavuk Dürümleri Araştırılıyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

E. Coli Salgınında Hasta Sayısı 50’ye Çıktı; Tavuk Dürümleri Araştırılıyor

ABD’de E. coli O157:H7 salgınında bildirilen hasta sayısı 50’ye yükseldi. Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) bir hafta önce salgında 35 hasta bulunduğunu açıklamıştı. FDA ve ABD Tarım Bakanlığı (USDA), salgının olası kaynağı olarak tüketime hazır, çok bileşenli tavuk dürümlerini araştırıyor. Ancak kurumlar, ürünlerin markasını veya hangi bölgede satıldığını açıklamadı. FDA’nın açıklamasına göre dürümler, ürünlerle salgın arasındaki bağlantı doğrulanmadan önce proaktif olarak piyasadan kaldırıldı ve ürünlerin raf ömrü doldu. Kurumlar şimdi olası bileşen düzeyinde bulaşmayı inceliyor. USDA, kümes hayvanları üzerindeki yetkisi nedeniyle soruşturmaya katılırken, tavuk etinin başka ürünlerde kullanılıp kullanılmadığını belirlemeye çalışıyor. FDA ise diğer bileşenlerden sorumlu olarak geriye dönük izleme, yerinde denetim ve numune testleri yürütüyor. FDA, izlenen gıdanın ne olduğunu, hangi yerlerde denetim yapıldığını ve hangi numunelerin test edildiğini paylaşmadı. Kurum ayrıca hastaların yaşları veya yaşadıkları yerler hakkında bilgi vermiyor. Salgın ilk olarak 23 Eylül’de duyuruldu. Resmi hasta sayısının gerçek toplamın altında kalabileceği belirtilirken, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), E. coli salgınlarında doğrulanmış her hasta için 26 vakanın tespit edilemeyebileceğini tahmin ediyor.

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi

Yeni Zelanda Wool Collective CEO’su Ross McIsaac, yeni kolektifin başarılı olabilmesi ve yetiştiricilerin son dönemde elde ettiği iyi getirilerin sürdürülebilmesi için söylem ile eylemin örtüşmesi gerektiğini söyledi. McIsaac, açıklamaları Huntly’nin batısında, Te Akau yakınlarındaki Waimai Valley’de Alastair ve Anne Reeves’e ait Waimai Romney’de düzenlenen açık günde yaptı. McIsaac’e göre kolektif, geleceğe ilişkin vaatlerde bulunmak yerine önceki kuruluşlar Wool Impact ve Campaign for Wool’un son yıllardaki çalışmalarından ve bu çalışmaların sağladığı faydalardan yararlanmayı hedefliyor. Yapı, iki kuruluşu tek çatı altında birleştirerek ve tedarik zincirindeki şirketlerle birlikte çalışarak işbirliğini geliştirmeye çalışıyor. Bu şirketleri kolektife yatırım yapmaya ikna etmek ise önündeki zorluklardan biri olarak görülüyor. Şeffaflık, kolektifin finansmanında temel koşullardan biri olarak öne çıkıyor. McIsaac, çiftçilerin yatırım yapabilmesi için paranın nereye gittiğini ve ne sağladığını bilmesi gerektiğini belirtti. Kolektif, sektörde hâlihazırda yürütülen çalışmaları tekrarlayarak gereksiz maliyet oluşturmak yerine tedarik ve değer zincirlerindeki şirketleri desteklemeyi amaçlıyor. Uzun vadede finansmanın yalnızca yetiştiricilerden gelmemesi ve tedarik zincirindeki şirketlerin de katkı yapması gerektiği ifade edildi. Kolektifin çalışma programı, maliyetleri ve bunların hükümet desteğiyle nasıl güçlendirileceği henüz tamamlanmadı; ayrıntıların yakında paylaşılması bekleniyor. McIsaac, yapının ihtiyaçtan büyük olmayacak şekilde yalın tutulacağını söyledi. Kolektif ayrıca mimarlar ve halı perakendecileriyle çalışarak yünün özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını, perakendecilerin tüketicileri doğru bilgilendirmesini ve bu amaçla çiftliklerle kırkım uygulamalarını anlatan videolar hazırlanmasını sağlamaya çalışıyor. McIsaac, yün için daha yüksek bir değer potansiyeli bulunduğuna inandığını, ancak halı gibi ürünlerde fiyat artışları konusunda piyasa hassasiyetlerinin bulunduğunu söyledi. Kolektifin bu alandaki çalışmaları, yünün doğal ve sürdürülebilir özelliklerinin tüketicilere ve ürünü önerecek sektör profesyonellerine daha iyi anlatılmasına odaklanıyor.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

Kıbrıs’ta Kadınlar Tarım Alanlarının %6,5’ini Yönetiyor
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Kadınlar Tarım Alanlarının %6,5’ini Yönetiyor

Eurostat verilerine göre kadınlar, Kıbrıs’ın kullanılan tarım alanlarının 2023’te %6,5’ini yönetti. Bu oran, Avrupa Birliği ortalaması olan %17,5’in altında kaldı ve Kıbrıs’ı kadınların yönettiği tarım arazisi payında AB’nin alt sıralarındaki ülkeler arasında gösterdi. Karşılaştırma, AB’nin İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması’nın ikinci düzeyindeki NUTS 2 bölgeleri üzerinden yapıldı. İncelenen 241 bölgenin %55,6’sında kadınların yönettiği tarım alanı payı Avrupa ortalamasının altında kaldı. En az %28,5 oranına ulaşan 25 bölgenin 11’i İtalya’da, dördü Yunanistan’da, dördü Avusturya’da ve üçü İspanya’da yer aldı. Bölgesel dağılımda en düşük oran, kadınların kullanılan tarım alanının %2,7’sini yönettiği Hollanda’daki Friesland bölgesinde kaydedildi. En yüksek pay ise Yukarı Avusturya’da %42,5 oldu ve kadınların yönettiği alan yaklaşık 211 bin 600 hektara karşılık geldi. Kadınların yönettiği payın %5’in altında kaldığı 12 bölge arasında Hollanda’nın 10 bölgesi, Finlandiya’daki Åland ve Güney Danimarka bulundu. Eurostat, kadınların yönettiği tarımsal işletmelerin genellikle küçük ölçekli olduğunu belirtti. Kıbrıs’ta kadın çiftçiler toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk bakımı ve kırsal yaşam koşullarıyla ilgili zorluklarla karşılaşıyor.

Yeni Zelanda’da 50 Bin Hektarlık Koyun Projesine Fon Desteği
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da 50 Bin Hektarlık Koyun Projesine Fon Desteği

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yeni Zelanda’nın Otago ve Canterbury bölgelerindeki koyun yetiştiriciliği alanlarında 50.000 hektarı yeniden canlandırmayı amaçlayan proje, Regenerative Fund for Nature’dan destek aldı. The Whole Story Savory Hub liderliğindeki çalışma, Güney Adası’ndaki koyun yetiştiricilerinin toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik, su işlevi ve iklim dayanıklılığını geliştirmeye yönelik bütünsel otlatma yönetimini benimsemesini hedefliyor. Projede, Ekolojik Sonuç Doğrulaması (EOV) adı verilen bilim temelli izleme çerçevesi kullanılacak. EOV ile toprak işlevi, biyolojik çeşitlilik ve peyzaj dayanıklılığı dahil ekosistem sağlığındaki değişimler takip edilecek; toplanan veriler çiftçilerin yönetim kararlarının etkisini ölçmesine ve çevresel iyileşmeleri göstermesine yardımcı olacak. İzleme sonuçlarının, çevresel iyileşme gösteren çiftçilerle ticari yün alıcılarını buluşturan Land to Market aracılığıyla doğrulanmış rejeneratif yünün küresel pazarlara ulaşmasına katkı sağlaması bekleniyor. The Whole Story Savory Hub, projeye katılmaları için Güney Adası’ndaki son birkaç koyun yetiştiricisini arıyor. Fon, 2021’de Conservation International ve Kering tarafından kuruldu ve Conservation International tarafından yönetiliyor.

CNA, COP 31 İçin Brezilya Tarım Sektörünün Pozisyonunu Sundu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

CNA, COP 31 İçin Brezilya Tarım Sektörünün Pozisyonunu Sundu

Brezilya Tarım ve Hayvancılık Konfederasyonu (CNA), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 31'incisi (COP 31) için Brezilya tarım sektörünün pozisyon belgesini sundu. Antalya'da 9-20 Kasım'da yapılması planlanan konferansa yönelik belge, iklim değişikliği müzakerelerinde tarım sektörünün öneri ve önceliklerini içeriyor. Pozisyon, CNA'nın çevre ve sulama komisyonlarının ortak toplantısında, Brezilya Dışişleri Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Embrapa temsilcilerinin katılımıyla paylaşıldı. CNA Başkan Yardımcısı Muni Lourenço, Brezilya tarımının değerlerinin savunulması, kırsal üreticilerin koruma faaliyetlerinin görünür kılınması ve tarım sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede çözümün parçası olduğunun vurgulanması gerektiğini söyledi. Konfederasyona göre COP 31, 2025'te 10. yılını dolduran Paris Anlaşması'nın uygulanmasında somut ilerleme sağlamalı. Bu kapsamda iklim gündemi için daha fazla kaynak ayrılması, finansmana erişimin hızlandırılması, proje hazırlama kapasitesinin geliştirilmesi, eğitim ve işbirliğine yatırım yapılması ve düşük karbon ayak izli teknoloji ve ürün ticaretinin teşvik edilmesi isteniyor. Belge, kırsal üreticiler, eyalet tarım ve hayvancılık federasyonları, sendikalar ve sektör kuruluşlarıyla yapılan geniş istişarenin ardından hazırlandı ve CNA'nın pozisyonunu sekiz ana eksende düzenledi. Kuruluş, özel kırsal mülklerde korunan doğal kaynaklara ekonomik değer verilmesini ve koruma faaliyetlerinin üretim potansiyelini azaltmadan finanse edilmesini öneriyor. CNA ayrıca tarım ve gıda güvenliğinin iklim müzakerelerinde özel bir gündem olarak sürmesini, farklı üretim biçimlerinin tanınmasını ve tarım ile gıda güvenliğine ilişkin projeleri bir araya getiren Sharm el-Sheikh Portalı'nın güçlendirilmesini savunuyor. CNA, Paris Anlaşması'nın uygulanmasındaki ilerlemeyi değerlendiren Küresel Durum Değerlendirmesi'nin sağlam bilimsel temellere, tutarlı verilere ve daha kesin ulusal emisyon envanterlerine dayanmasını istiyor. Konfederasyon, tropikal tarım ve hayvancılığın özelliklerinin uluslararası değerlendirmelerde doğru biçimde hesaba katılması gerektiğini belirtiyor. İklim finansmanında ise COP 29'da kabul edilen, gelişmiş ülkelerin 2035'e kadar yıllık en az 300 milyar ABD doları seferber etmesi hedefi ile kamu ve özel aktörlerin toplam katkısını yıllık en az 1,3 trilyon ABD dolarına çıkarma hedefini aktarıyor. CNA, tarıma uygun finansman araçları, daha düşük kredi maliyeti, iklim sigortası ve projelerin finansman kaynaklarıyla buluşturulmasını talep ediyor. Uyum başlığında CNA, COP 30'da kabul edilen 59 uluslararası göstergenin 5'inin tarım ve gıda güvenliğiyle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor ve bu göstergelerin finansman, teknoloji ve eğitimle desteklenmesini istiyor. Kuruluş ayrıca düşük karbonlu ekonomiye geçişin her ülke ve bölgenin ekonomik, sosyal ve üretim koşullarını dikkate alması gerektiğini savunuyor. CNA'ya göre iklim geçişi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde maliyetleri artıran veya pazarları kısıtlayan tek taraflı ticari önlemler için gerekçe yapılmamalı. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Konfederasyonu (CNA), 15 Perşembe günü Brezilya tarım sektörünün Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’incisi (COP31) için tutumunu açıkladı. COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin Antalya kentinde düzenlenecek.

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor

İspanya, avokado ve mangoda Avrupa’nın başlıca yakın tedarikçisi olma hedefini büyüyen üretim tabanı ve kısa teslim süresi avantajıyla güçlendirmeye çalışıyor. İspanya Avokado ve Mango Sektörlerarası Örgütü (Intertropic) Başkanı Juan Antonio Reyes Gutiérrez, sektörün düzenli büyümesi, menşe tanıtımı ve sürdürülebilirliğin öncelikler arasında olduğunu söyledi. İspanya, Avrupa Birliği’nin başlıca avokado ve mango üreticisi konumunda bulunuyor. Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı’nın (MAPA) ESYRCE araştırmasına göre ülkede avokado üretimine ayrılan alan 24.758, mango alanı ise 6.148 hektar. Üretim ağırlıkla Endülüs’te, özellikle Málaga ve Granada’da, ayrıca Kanarya Adaları’nda yoğunlaşıyor. Avokadoda üretim haritası yeni bölgelere yayılırken Valensiya Topluluğu’ndaki alanın yaklaşık 5.000 hektara ulaştığı ve büyümeyi sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Mango üretimi ise iklim gereksinimleri nedeniyle Málaga’daki Axarquía ile Granada’daki Costa Tropical’da daha yoğun kalıyor. Intertropic, İspanya’nın Fas, Kolombiya ve İsrail avokadosu ile Brezilya mangosuna karşı yakınlık ve tazelik üzerinden rekabet edebileceğini savunuyor. Juan Antonio Reyes Gutiérrez’e göre İspanyol mangosu, daha ileri olgunlukta hasat edilerek Avrupa raflarına yaklaşık 72–96 saatte ulaşabiliyor. Intertropic Genel Müdürü Antonio Carpintero da avokadoda uygun fizyolojik hasat zamanının doğal yağların gelişmesini, tüketicinin aradığı doku ve kremamsılığın oluşmasını sağladığını belirtti. Denizaşırı ithalatın ise birkaç haftalık deniz taşımacılığı gerektirebildiği aktarıldı. Tüketim tarafında İspanya’da hanelerin %80’den fazlası yılda en az bir kez avokado satın alıyor ve kişi başına ev içi tüketim 2,03 kilogram olarak ölçülüyor. Mango hanelerde %50’nin üzerinde penetrasyona ve kişi başına 0,80 kilogram tüketime ulaştı. Toplam taze meyve tüketimi 2016’dan bu yana yaklaşık %30 gerilerken subtropikal meyve tüketiminin 2008’den bu yana yaklaşık %20 arttığı bildirildi. Sektör bu nedenle tüketicinin yalnızca ürünü değil, Avrupa menşeini de ayırt etmesini hedefliyor. Bu amaçla Intertropic’in yürüttüğü “Aguacate y Mango de Europa: Frutas con Corazón” kampanyası 2026–2028 döneminde İspanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ta uygulanacak. Bütçesi 9 milyon avronun üzerinde olan kampanyanın yaklaşık %75’i Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor ve üç yılda tüketicilere 380 milyondan fazla etkili erişim hedefleniyor. Sektörün büyümesi önündeki başlıca koşul ise su kaynaklarının sürekliliği. Son yağışlar durumu kuraklığın en ağır dönemlerine göre iyileştirse de Intertropic, rezervlerdeki geçici toparlanmanın yapısal sorunu çözmediğini belirterek arıtılmış ve tuzdan arındırılmış suyun yanı sıra su iletim hatlarının ve yağmur suyu depolamasının geliştirilmesini savunuyor. Mevcut mango sezonu başlangıçta öngörülenden düşük hacimde ilerliyor; kalite ise mükemmel olarak değerlendiriliyor. Keitt çeşidinin hasadıyla sezonun ekim sonu veya kasım başına kadar sürmesi bekleniyor. Sektör, birkaç haftalık hasat döneminde ürün yoğunluğunun piyasayı zorlamaması için talebin artırılmasını istiyor.

Şili’de Örtü Altı Meyvecilik İçin Sürdürülebilirlik Gündemi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Örtü Altı Meyvecilik İçin Sürdürülebilirlik Gündemi

Şili’de örtü altında meyve üretimi üzerine çalışan Richard Bastías, bu üretim sisteminin iklim değişikliğine uyum sağlama işlevini koruduğunu, ancak yeni sürdürülebilirlik hedefleriyle birlikte yeniden ele alınması gerektiğini belirtiyor. Bastías’ın yıllara dayanan araştırma deneyimi, sistemin karşılaşacağı zorluklara ilişkin değerlendirmesinin temelini oluşturuyor. Bastías’a göre öncelikler arasında örtü altı üretiminin iklim değişikliğini azaltmaya katkı sunması, çiftçiler arasındaki kurulum teknolojisi farkının daraltılması ve plastiğe alternatif çözümler geliştirilmesi bulunuyor. Bu yaklaşımı, üretim sisteminin yalnızca uyum sağlamasını değil, küresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkıda bulunmasını amaçlayan yeni bir bilimsel gündem olarak nitelendiriyor. Akademi ve kamu sektörü de Şili meyveciliğinin teknolojik gelişimi, çevresel sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü destekleme bağlılığını yineliyor.

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’ın 2026 İhracatında %19 Büyüme Beklentisi

Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu’nun (Cepal) Uluslararası Ticaret ve Entegrasyon Bölümü Direktörü Daniela García, Paraguay’ın ihracat değerinin 2026’da %19 büyümesinin beklendiğini bildirdi. García’ya göre artışta tarım ürünleri ile tarımsal kökenli imalatların performansı belirleyici olacak. Tahmin, ihracat fiyatlarında %7 ve yurt dışına gönderilen hacimlerde %12 artış varsayımını içeriyor. García, tarımsal ihracatın %32, tarımsal kökenli imalatların ise %25 büyümesinin beklendiğini söyledi. Bu performansın, hayvancılık ihracatı hacminde öngörülen düşüşü telafi etmesi bekleniyor. Paraguay’ın görünümünün bölge ortalamasına benzer olmasının olumlu olduğu belirtildi. García, görünümün uluslararası talepte yavaşlama, tarım ürünleri fiyatlarında düşüş ve ticaret ile tedarik zincirlerini etkileyebilecek jeoekonomik koşulların kötüleşmesi gibi dış risklere bağlı olduğunu ifade etti. Mercosur gündeminde ise Avrupa Birliği anlaşmasının gelecekte uygulanması, Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) anlaşmasının yürürlüğe girmesi ve Hindistan ile Japonya’yla müzakereler yer alıyor.

Japonya’da Pirinçte Talebe göre Üretim Vurgusu
Görsel kaynağı: JAcom — Tarım Kooperatifleri Gazetesi · Özgün haber

Japonya’da Pirinçte Talebe göre Üretim Vurgusu

Japonya Tarım Bakanı Takebe, pirinçte üretimin talebe göre çeşitlendirilmesini ve tarım yönetiminin duraksamadan sürdürülmesini istedi. Takebe, yeni çeltik politikası ile ABD menşeli patates ithalatının serbest bırakılması konularının gündemde olduğu dönemde göreve geldi. 25 Eylül itibarıyla pirinç üretiminin talep görünümünü yaklaşık 400 bin ton aşması bekleniyor. Takebe, 27. üretim yılı için yalnızca sofralık pirince değil, işlenmiş pirinç, pirinç unu ve ihracata yönelik pirinçte talep oluşturmaya odaklanılacağını belirtti. Fiyatların yeniden yatırım ve üretimin devamını mümkün kılacak düzeyde olması gerektiğini söyleyen Takebe, maliyet göstergelerine dayalı fiyat görüşmelerini teşvik eden gıda sistemi yasasının uygulanacağını ifade etti. Yeni çeltik politikasında destek birimlerinin üreticiyi motive etmesi ve verimi artırmaya yöneltmesi gerektiğini belirten Takebe, üretim sahasından mevcut su kullanımı politikası düzeyinin korunması yönünde talep geldiğini söyledi. Desteklerin bütçe hazırlığı sürecinde kararlaştırılacağını kaydetti. Üretim girdilerindeki maliyet artışının üreticilerde maliyetin altında üretim yapma endişesi yarattığı, Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle maliyetlerin öngörülemez olduğu aktarıldı. Takebe ayrıca, ABD patatesi ithalatında zararlı organizmaların giriş riski bilimsel olarak giderilemezse izin verilmeyeceğini söyledi.

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı

Cepea’nın dokuz Brezilya meyvesini inceleyen araştırmasına göre papaya, kavun ve mango, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük (VCR) sıralamasında öne çıktı. 2016-2024 döneminde değerlendirilen dokuz meyvenin yedisi VCR göstergesini artırdı. Araştırma, Hortifruti Brasil dergisinin ekim sayısında yayımlandı ve Brezilya meyveciliğinin uluslararası pazardaki varlığını artırma ve sürdürme koşullarını ele aldı. Limon ve misket limonu, karpuz, üzüm ve avokado da aynı dönemde göstergede ilerleme kaydetti. Muz ve elmanın üretim zincirleri ise daha çok iç pazarın tedarikine yönelmiş olarak değerlendirildi. Faostat ile Brezilya hükümetinin Comex Stat sistemi verileriyle hesaplanan VCR, her meyvenin Brezilya ihracatındaki payını dünya meyve ihracatındaki payıyla karşılaştırıyor. Cepea’ya göre gösterge, göreli ihracat uzmanlaşmasını ölçüyor; doğrudan rekabet gücü veya kârlılık değerlendirmesi anlamına gelmiyor. Avokado, Brezilya’nın dış satımındaki genişlemenin öne çıkan örneklerinden biri oldu. Meyvenin ihracat geliri cari değerlerle 2016’da 6,8 milyon ABD dolarından 2024’te 36,2 milyon ABD dolarına yükseldi. Çalışmaya göre bu artışı başlıca hass çeşidi destekledi. Ancak genişlemenin kalıcı olması için üretim ölçeğinin ve verimliliğin artırılması, dış pazara uygun kalite standartlarının karşılanması ve ürün koşullarının taşıma ile dağıtım boyunca korunması gerekiyor. Araştırma, rakip ülkelerin arzının düşük olduğu dönemlerden yararlanabilmek için lojistik ve planlamanın önemine işaret ediyor. Brezilya meyvesinin hedef pazarlara doğru zamanda ulaşması ve alıcıların talep ettiği kaliteyi koruması gerekiyor. Uluslararası varlığın sürdürülmesi ayrıca maliyetlerin kontrolüne, kayıpların azaltılmasına, pazarların çeşitlendirilmesine ve üreticilerle zincirin diğer aktörleri için kârlılığın güvence altına alınmasına bağlanıyor.

İngiltere’nin Altı İlçesinde Şiddetli Kuraklık İlanı
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’nin Altı İlçesinde Şiddetli Kuraklık İlanı

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, Cornwall, Devon, Dorset, Somerset, East Sussex ve West Sussex’in bazı bölümlerinde şiddetli kuraklık ilan ederek hanehalkı su tedarikini korumaya yönelik yeni önlemleri devreye aldı. Hükümet, Güneydoğu ve Güneybatı İngiltere’nin nisan-eylül dönemini 100 yılı aşkın sürenin en kurak dönemi olarak geçirdiğini ve rezervuar seviyelerinin tehlikeli ölçüde düştüğünü bildirdi. Bakanlar, su şirketlerinden izlemeyi artırmalarını ve tedarik kesintilerini önlemek için ek adımlar atmalarını istedi. Önlemler, rezervuar ve nehir seviyelerinin günlük kontrolü ile su kalitesinin daha sıkı izlenmesini kapsıyor. Çevre Ajansı da doğal kaynaklardan su alan işletmelerin izin verilen limitleri aşmadığını denetleyecek. Su kaynaklarındaki düşüş Ardingly ve Wimbleball rezervuarlarında da görülüyor. West Sussex’teki Ardingly %19 kapasitede ve yaklaşık 95.000 mülke hizmet veriyor. Somerset’teki Wimbleball ise %16 dolulukta bulunuyor ve yaklaşık 300.000 müşteriye su sağlıyor; Çevre Ajansı bu dönemde rezervuarların %75 kapasitede olmasını bekliyor. Şiddetli kuraklık, Çevre Ajansı’na göre ilan edilebilecek en yüksek kuraklık seviyesi. Yerel Direnç Forumları, koşulların kötüleşmesi halinde desteğin hızla koordine edilmesi için devreye alınırken hükümet, hanehalkı su tedarikinin şimdilik kesintisiz süreceğini açıkladı. Yetkililer, su şirketlerinin planlarını uygulamasını ve herkesin daha az su kullanmasını istiyor.

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya soya piyasasında 15 Perşembe günü işlem hacmi düşük kaldı. Az sayıda işlem yapılırken fiyatlarda önemli bir değişiklik görülmedi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, doların güçlü değer kazanmasının Chicago Ticaret Borsası’ndaki sert düşüşü telafi ettiğini ve fiziksel piyasa kotasyonlarında yapısal değişiklik oluşmasını önlediğini belirtti. Limanlarda göstergeler nominal kaldı; ezmecilerin alım teklifleri satıcıların taleplerinin altında kaldığı için işlemler tıkandı. Üreticilerin ekim çalışmalarına yoğunlaşması da piyasanın yavaş seyretmesine katkıda bulundu. İç piyasada Passo Fundo, Santa Rosa, Rondonópolis ve Dourados fiyatları değişmedi. Cascavel’de soya çuvalı 144,50 realden 145,00 reale yükselirken Rio Verde’de 140,00 realden 139,00 reale geriledi. Limanlarda Paranaguá’da fiyat 155,50 realden 156,00 reale çıktı, Rio Grande’de ise 156,50 realde kaldı. Chicago’daki soya vadeli kontratları art arda dördüncü kayıp seansını yaşadı. ABD hasadının ilerlemesi ve ABD’de eylül ayındaki soya ezmesinin zayıf kalması, fiyatları yedi haftanın en düşük seviyelerine taşıdı. Piyasanın temel görünümünde ABD’de rekor olması beklenen hasat ile Brezilya’da geniş üretim beklentisinin oluşturduğu arz artışı öne çıktı. Brezilya Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2026/27 sezonunda ülkenin soya üretimini 181,616 milyon ton olarak öngördü. Bu, önceki sezona göre %0,7 artış anlamına geliyor. Ekim alanının da %1,4 artarak 49,3 milyon hektara ulaşması bekleniyor. Kuzey Amerika Yağlı Tohum İşleyicileri Birliği (Nopa), ABD’de eylül ayı soya ezmesini 196,3 milyon bushel olarak açıkladı. Bu miktar, ağustostaki 205,456 milyon bushelin ve 203,74 milyon bushel olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Reuters’a konuşan üç ticaret kaynağı ise Çin’in devlet alıcılarının ABD’den 10 ila 13 soya yükü aldığını bildirdi; bu haftaki alımların toplamı 18 ila 23 yüke ulaştı.

Arjantin’de Yağışlar Mısır ve Ayçiçeği Ekiminin İlerlemesini Yavaşlattı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Yağışlar Mısır ve Ayçiçeği Ekiminin İlerlemesini Yavaşlattı

Arjantin’de su rezervlerindeki iyileşmeye rağmen mısır ve ayçiçeği ekimi son yağışlar nedeniyle yavaşladı. Buenos Aires Tahıl Borsası’nın Haftalık Tarım Görünümü’ne göre ticari dane mısır ekimi, 2026/27 sezonu için öngörülen 8,4 milyon hektarın %34,8’ine ulaştı ve önceki kampanyanın yaklaşık 5 puan önünde ilerledi. Çalışmalar tarım alanının merkez ve batısında sürerken, merkez ve güneydeki yağışlar yeni parsellerin ekime alınma hızını düşürdü. Orta-Kuzey Córdoba’da yağış eksikliği nedeniyle ekilemeyen parsellerin geç ekime yönelmesi bekleniyor. Ekili mısırın durumu çoğunlukla normal ile iyi arasında, su mevcudiyeti ise yeterli ile optimum arasında değerlendirildi. Düşük sıcaklık ve düşük radyasyon bazı parsellerde çıkış sorunları ile sararmaya neden oldu. Ayçiçeği ekimi haftalık bazda 5,8 puan ilerleyerek öngörülen 3,1 milyon hektarın %41,9’una ulaştı. Bu oran tarihsel ortalamanın 11,6, son beş kampanya ortalamasının ise 6,6 puan üzerinde bulunuyor. Ancak güney bölgelerinde yağışlar ve düşük sıcaklıklar çalışmaları yavaşlatırken, yağışların devam edeceğine ilişkin tahminler ekim planlarının tamamlanması konusunda belirsizlik yaratıyor. Buğdayda kuzey tarım alanında tekrarlanan yağışlar ve yüksek nem, fizyolojik olgunluğa ulaşan parsellerde hasadın başlamasını geciktirdi. Beklenen verimler hektar başına 10-40 kental arasında değişirken, Kuzeybatı Arjantin’de yaklaşık 20, Kuzeydoğu Arjantin’de 30 kental ortalama öngörülüyor. Merkezin bazı kesimlerinde ise kardeş sürgünü kaybı ve don hasarı nedeniyle önceki kampanyaya göre %10-30 düşüş bekleniyor. Arpada ekim yağışları su rezervlerini iyileştirse de batı Buenos Aires’te don hasarı verim kayıplarına yol açtı ve beklenti yaklaşık 40 kentalde kaldı. Diğer bölgelerde tahmini verimler hektar başına 35-60 kental arasında. Güneybatı Buenos Aires-Güney La Pampa’da su eksikliği ve düşük radyasyon verimi sınırlayabilir; Güneydoğu Buenos Aires’te ürün genel olarak iyi durumda ancak gelişim geriden geliyor.

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor

İşgal altındaki Batı Şeria’da Sinjil sakinleri, İsrail ordusunun Route 60 boyunca inşa ettiği çitin tarım arazilerine ve komşu bölgelere erişimi kısıtladığını söylüyor. Beş metre yüksekliğinde ve dikenli tellerle çevrili metal çit, kasabaya giriş çıkış için yalnızca denetimli bir rota bıraktı. İsrail ise uygulamanın otoyoldaki yerleşimcilere yönelik saldırıları önlemeyi amaçladığını belirtiyor. İsrail makamları çit için Şubat 2024’te yaklaşık 30 dönüm, aynı yılın ağustos ayında da 15 dönüm Filistin mülkiyetindeki araziyi tahsis etti. Eylül ayında arazide çalışma başlarken 200’den fazla ağaç söküldü; bunların 135’inin zeytin ağacı olduğu belirtildi. Sinjil Belediye Başkanı Moataz Tawafsha, yaklaşık 100 ailenin topraklarından koparıldığını ve bu nedenle geçim kaynaklarından mahrum kaldığını söyledi. Kasabada ekonomik sıkıntının arttığını belirten Tawafsha, İsrail’de işçi olarak çalışan bazı kişilerin son üç yıldır çalışma izinlerinin iptal edilmesi nedeniyle işlerine gidemediğini aktardı. Sinjil çevresindeki baskının yalnızca çitle sınırlı olmadığı belirtildi. Nisan 2025’te kasabanın güneyinde özel mülkiyetteki Filistin arazisinde yeni bir yerleşimci karakolunun ortaya çıkmasının ardından bir dizi baskın yaşandı. Birleşmiş Milletler, dört evin yakıldığını, hayvanların çalınıp öldürüldüğünü ve bölge sakinlerine saldırıldığını belgeledi; en az 35 kişinin yaralandığı bildirildi. 11 Temmuz 2025’te ise Sinjil ve komşu Al-Mazra’a ash-Sharqiya çevresinde arazilerinde çalışan çiftçilere yönelik yerleşimci saldırısında iki Filistinli erkek öldürüldü. Ramallah’ın doğusundaki yaklaşık 5 bin nüfuslu Deir Jarir’de de zeytin ağaçlarının yakıldığı veya kesildiği, tarım arazilerinin zarar gördüğü ve hayvanların hedef alındığı aktarıldı. Belediye meclisi üyesi Adel, saldırılar ve hareket kısıtlamalarının köyün tarım ekonomisini zayıflattığını, daha önce yerel üretimin temel unsurlarından olan zeytinyağının artık başka yerlerden getirildiğini söyledi. Kısıtlamalar nedeniyle çocukların haftada yalnızca üç gün okula gidebildiği, Ramallah’a gidenlerin ise kontrol noktaları nedeniyle saatlerce trafikte kaldığı belirtildi. Temmuz 2026’da Deir Jarir’de yerleşimciler ve İsrail güçlerinin dahil olduğu bir baskında belediye meclisi üyesi Odeh Abdul Rahim Odeh Farakhneh ile Ahmad Adel Abu Mukho öldürüldü. OCHA’ya göre İsrail güçleri, yerleşimcilerin koyunları ele geçirmeye çalışmasının ardından toplanan kalabalık sırasında iki kişiyi vurdu. İsrail ordusu ise askerlerin saldırıya uğramalarının ardından ateş açtığını söyledi; bölge sakinleri güçleri yerleşimcileri korumakla suçladı. Adel, köy ve çevresinde yerleşimci faaliyetleriyle bağlantılı olaylarda yedi kişinin öldürüldüğünü ve saldırıları bildiren bir çiftçinin gece boyunca gözaltında tutulduğunu aktardı.

Yeni Zelanda’da Pazıdaki Yüksek Pestisit Kalıntısı İnceleniyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Pazıdaki Yüksek Pestisit Kalıntısı İnceleniyor

Yeni Zelanda Gıda Güvenliği’nin (NZFS), pazıda izin verilen sınırın çok üzerinde pestisit kalıntısı tespit edilen bir vakayı ele alış biçimi, Greenpeace’in Bilgi Edinme Yasası kapsamında elde ettiği belgeleri yayımlamasının ardından gündeme geldi. Başvurunun, 2022-2023 Gıda Kalıntıları Araştırma Programı raporundaki uygunsuzluk bölümünün ardından yapıldığı belirtildi. Rapora göre pazı örneğinde, kullanımına izin verilmeyen organofosfat insektisiti metamidofos için kilogram başına 3,6 miligram kalıntı bulundu. Yeni Zelanda’daki azami kalıntı limiti ise 0,01 miligramdı. Metamidofosun pazıda kullanımı ruhsatlı değildi ve madde daha sonra Yeni Zelanda’da yasaklandı. Gıda Kalıntıları Araştırma Programı, perakende satış noktaları, çiftçi pazarları ve paketleme tesisleri gibi dağıtım kanallarından alınan örnekleri kapsıyor. Raporda toplam 147.063 testin 33’ünün uygunsuz sonuç verdiği aktarıldı. Bilgi Edinme Yasası belgelerinde üreticinin adı karartılırken, yazışmalarda ürünün bozulabilir olması nedeniyle bir hafta içinde dağıtılıp tüketilmiş olabileceği ve bu nedenle geri çağrılamadığı belirtildi. Greenpeace, kamuoyunun olay hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. NZFS Genel Müdür Yardımcısı Vincent Arbuckle ise kurumun güvenli olmadığını düşündüğü gıdaların tüketicilere ulaşmasına izin vermeyeceğini söyledi. Arbuckle’a göre ilk toksikolog değerlendirmesinde kronik veya devam eden maruziyete ilişkin risk dışlanamadı; ardından yapılan kapsamlı değerlendirmede ise acil ya da devam eden bir gıda güvenliği riski bulunmadığı sonucuna varıldı. Bu değerlendirmede ilk tüketim tahmininin yüksek olması, olayın tek seferlik gerçekleşmesi, pazının yıkanmasının kalıntıları dörtte bir oranında azaltabilmesi ve metamidofosun 80 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda parçalanması dikkate alındı.

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı

Mısır Milletvekili Necla el-Asili, hükümet verilerine dayanarak ülkedeki büyükbaş hayvan sayısının 2014’te yaklaşık 5,5 milyon baştan 8,6 milyon başa yükseldiğini açıkladı. El-Asili, yerli et üretiminin de 2025’te yaklaşık 600 bin tona ulaştığını belirterek bu göstergelerin hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarla bağlantılı olduğunu söyledi. El-Asili’ye göre hayvan varlığı ve yerli üretimdeki artış, önümüzdeki dönemde et fiyatlarının düşmesine katkı sağlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca hayvan sayısının yükselmesine bağlı değil. Piyasalardaki fiili arzın artması, yetiştirme ve üretim maliyetlerinin gerilemesi ile dağıtım ve ticaret sisteminin iyileştirilmesi gerekiyor. Milletvekili; yem maliyetlerinin azaltılması, yetiştiricilere daha fazla kolaylık sağlanması, devlet satış noktalarında uygun fiyatlı et sunulması ve piyasa denetimlerinin sıkılaştırılması çağrısı yaptı. Ulusal buzağı projesi ile uygun koşullu finansman programlarının, özellikle küçük yetiştiriciler ve genç mezunlar için üretimi destekleyebileceğini ifade etti. Ayrıca tarım ve gıda tedarikinden sorumlu kurumlar arasında koordinasyon kurulmasını istedi.

AB Süt Arzında Düşüş, Çiftçi Fiyatlarında %30 Artış Öngörüsü
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber
Veri haberi

AB Süt Arzında Düşüş, Çiftçi Fiyatlarında %30 Artış Öngörüsü

Avrupa Birliği’nin (AB) süt arzının 2025–2035 döneminde %4,8’e kadar azalabileceği, çiftçi sütü fiyatlarının ise mevcut seviyeye göre en az %30 artabileceği öngörüldü. Uzmanlar, AB’deki inek varlığının da aynı dönemde %18 gerileyebileceğini belirtti. Öngörüler, Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi ile Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğünün ortak düzenlediği bir çalıştayda ele alındı. Süt ihracatının toplam üretimdeki payının %14’ten %9’a düşebileceği ifade edildi.

İrlanda’da Beş Tütsülenmiş Somon Ürünü Listeria Nedeniyle Geri Çağrıldı
Görsel kaynağı: Irish Mirror · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Beş Tütsülenmiş Somon Ürünü Listeria Nedeniyle Geri Çağrıldı

İrlanda’da Centra ve SuperValu mağazalarında satılan beş tütsülenmiş somon ürünü, Listeria monocytogenes bulunması nedeniyle geri çağrıldı. İrlanda Gıda Güvenliği Otoritesi (FSAI), etkilenen ürünleri satın alan tüketicilere bunları hemen tüketmemeleri ve satın aldıkları mağazaya tam para iadesi için götürmeleri çağrısında bulundu. Geri çağırma kapsamındaki ürünler arasında 100 gramlık SuperValu Signature Tastes Dingle Gin Infused Smoked Salmon, 80 gramlık Handcut Smoked Salmon Ribbons, 100 gramlık Applewood Smoked Salmon ve 100 gramlık Dill and Black Pepper Smoked Salmon yer alıyor. Ürünlerin tavsiye edilen tüketim tarihleri 31 Ekim 2026 veya 4 Kasım 2026 olarak açıklandı. Listede ayrıca 80 gramlık Inspired By Centra Applewood Smoked Salmon bulunuyor; bu ürünün tarihi 31 Ekim 2026. Perakendecilerden etkilenen ürünleri satıştan kaldırmaları ve satış noktalarında geri çağırma duyurularını açıkça göstermeleri istendi. Dağıtıcılar ve toptancılardan da etkilenen müşterileriyle iletişime geçerek ürünleri geri çağırmaları talep edildi. Tüketicilerin para iadesi alabilmesi için fiş göstermesi gerekmiyor. Listeria monocytogenes bakterisinin neden olduğu enfeksiyon hafif grip benzeri belirtilere veya bulantı, kusma ve ishale yol açabiliyor. Nadir durumlarda ciddi komplikasyonlar görülebiliyor. Hamileler, bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler daha yüksek risk altında kabul ediliyor. Etkilenen ürünü tüketen ve kendini iyi hissetmeyen kişilerin, özellikle yüksek risk grubundalarsa, tıbbi yardım alması istendi.

Letonya, Rus Tahılı Transitinin Kesilmesiyle Yıllık 290 Milyon Avro Kaybedebilir
Görsel kaynağı: TASS · Özgün haber
Veri haberi

Letonya, Rus Tahılı Transitinin Kesilmesiyle Yıllık 290 Milyon Avro Kaybedebilir

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Delfi’nin haberine göre Letonya, Rusya’dan gelen tahıl transitinin kesilmesi halinde yılda yaklaşık 290 milyon avro kaybedebilir. Kaybın yaklaşık 40 milyon avroluk bölümü devlet demiryolu şirketi VAS Latvijas dzelzceļš, yaklaşık 250 milyon avroluk bölümü ise liman terminalleri, taşımacılar ve bağlantılı işletmelerle ilişkilendiriliyor. RIA Novosti’nin aktardığı açıklamaya göre Letonya şu anda Rus tahılı transitini yasaklayamıyor veya demiryolu altyapısı ücretini üç katına çıkaramıyor. Tarife ve transit yetkisinin Avrupa Birliği’nde olduğu, olası yasağın 200 milyon ila 800 milyon avro arasında davalara yol açabileceği belirtildi.

Arjantin’de Gıda Fiyatları Mayıs’tan Bu Yana En Yüksek Haftalık Artışı Kaydetti
Görsel kaynağı: El Destape · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Gıda Fiyatları Mayıs’tan Bu Yana En Yüksek Haftalık Artışı Kaydetti

Arjantin’de gıda fiyatları ekimin ikinci haftasında %1,03 arttı. Eco Go’nun perakende fiyat araştırmasına göre bu oran, mayıstan bu yana kaydedilen en yüksek haftalık artış oldu. Araştırmada 9 Ekim Cuma gününe kadar derlenen verilerde genel fiyat düzeyi %0,32 yükselirken, gıda ve alkolsüz içecekler bu artışa 0,28 puan katkı yaptı. Böylece haftalık genel artışın yaklaşık tamamı gıda grubundan kaynaklandı. Gıda fiyatlarındaki değişim, ekimin ilk haftasında görülen %0,05’lik düşüşün ardından yönünü yeniden yukarı çevirdi ve genel fiyat düzeyindeki artışın üç katını aştı. İncelenen 10 grubun yedisi zamlanırken, beş grubun artışı gıda ve alkolsüz içecekler bölümünün ortalamasını geçti. En yüksek haftalık artış alkolsüz içeceklerde %3,17, sebzelerde %1,90, infüzyon ürünlerinde %1,75 ve etlerde %1,30 olarak ölçüldü. Şeker ve tatlılar %3,27, meyveler ise %0,4 geriledi. Et fiyatları perakende kanalda %1,3 yükseldi. Kanatlı eti %2,3, sığır eti %1,2 arttı. Toptan et fiyatları da ikinci hafta üst üste %1,3 yükselerek iki haftada %2,7’lik artışa ulaştı. Meyvelerde ise perakende fiyatlar %0,4 düşerken toptan piyasa %4,1 arttı ve iki haftalık yükseliş %8,7’ye çıktı. Eco Go, bu farkın önümüzdeki haftalarda tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti. Eco Go, ekim ayı enflasyon tahminini bir hafta önceki %1,7’den %1,8’e çıkardı. Tahmin, ayın kalan haftalarının her birinde %0,5’lik artış varsayımına dayanıyor. Ekim ayının ilk iki haftasında fiyatlar toplam %1,21 artarken, aylık projeksiyonda gıda fiyatlarının %2,4 yükselmesi bekleniyor.

Şehbaz Şerif Pakistan Tarım ve Gıda Sektörlerini Modernleştirme Taahhüdünü Yineledi
Görsel kaynağı: Associated Press of Pakistan · Özgün haber

Şehbaz Şerif Pakistan Tarım ve Gıda Sektörlerini Modernleştirme Taahhüdünü Yineledi

Pakistan Başbakanı Muhammed Şehbaz Şerif, hükümetin tarım ve gıda sektörlerini modernleştirme taahhüdünü yineledi. Şerif, bu yaklaşımın ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmesini hedeflediğini belirtti. Modernleştirme kapsamında bilimsel araştırma ve teknolojik yenilikten yararlanılması, ayrıca çiftçilere yönelik desteğin iyileştirilmesi öngörülüyor. Açıklamada, bu unsurların ulusal gıda güvenliğini güçlendirme amacı taşıdığı ifade edildi.

İtalya’da Artan Giderler Gıda Yoksulluğunu Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Artan Giderler Gıda Yoksulluğunu Derinleştiriyor

İtalya’da artan harcamalar ve faturalar, bazı hanelerin daha fazla ödeme yapmasına rağmen alışveriş sepetine daha az ve daha düşük kaliteli gıda koymasına yol açıyor. En ciddi etkilerin çocuklar ve gençler başta olmak üzere genç yaş gruplarında görüldüğü belirtiliyor. İstatistik kurumu verilerine göre ülkede 2,1 milyondan fazla hane mutlak yoksulluk içinde bulunuyor ve bu durum 5,4 milyon kişiyi etkiliyor. ActionAid’in İtalya’daki gıda yoksulluğunu inceleyen raporunda ayrıca, yoksulluk eşiğinin üzerindeki 4 milyon İtalyanın sofraya konacak ürünler için harcamalarını azalttığı aktarılıyor.