ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 7

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı

Bosna-Hersek’in yumurta ihracatından elde ettiği gelir, yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %23 artarak 15,16 milyon konvertibl markaya (KM) ulaştı. Aynı dönemde yumurta ithalatı 11 milyon KM olarak gerçekleşti. Böylece ülke, yumurta ticaretinde 4 milyon KM’nin üzerinde dış ticaret fazlası verdi. İhracattaki artış miktardan çok değer bakımından gerçekleşti. Yumurta ihracatının miktarı yaklaşık %8 yükselirken ihracat değerinin %23 artması, üreticilerin dış pazarlarda daha yüksek fiyat elde ettiğine işaret etti. Bosna-Hersek’in başlıca ihracat pazarları İtalya, Sırbistan, Karadağ, Avusturya ve Hırvatistan oldu. Dış Ticaret Odası’na göre sektör, bölge pazarlarında kapasite ve rekabet gücüne sahip. Ancak Avrupa Birliği (AB) pazarına erişim, ürün kategorileri bakımından sınırlı kalıyor. Bosna-Hersek, AB ülkelerine işlenmek üzere B sınıfı yumurta ihraç edebiliyor; A sınıfı tüketim yumurtalarının AB’ye ihracatı için ise henüz gerekli onayı alamadı. Ülkeden bölge pazarlarına taze tüketim yumurtaları, AB pazarına ise daha düşük fiyatlı işleme yumurtaları gönderiliyor. İthalatta tüketim yumurtalarının yanı sıra kuluçkalık döllü yumurtalar da yer alıyor. Üreticiler, tahıl ve soya küspesi gibi yem bileşenleriyle çiftlik ekipmanlarında ithalata bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum taşıma giderlerini ve küresel fiyat artışlarına maruz kalmayı artırıyor. Sektör, kalite ve sağlık standartlarının Avrupa normlarıyla uyumlu olduğunu savunurken, A sınıfı yumurta ihracatı için süreçlerin hızlandırılmasını ve yem, elektrik ile akaryakıt maliyetlerini dengeleyecek desteklerin artırılmasını istiyor.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı

İran’ın başkenti Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Kanatlı Hayvanlar ve Bağlantılı Endüstriler Fuarı 26-29 Mehr döneminde düzenleniyor. Açılış töreninde fuarın temel gündemi finansman, teknoloji geliştirme, verimliliğin artırılması ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi olarak öne çıktı. Kitap tanıtımının ardından yapılan kurdele kesimiyle fuar resmen açıldı ve etkinliğin 29 Mehr’e kadar sürmesi planlandı. Açılışta, üreticilerin banka kaynakları ve sermaye piyasasına erişimini artıracak yeni finansman yöntemlerinin geliştirilmesi ile devlet ve özel sektör arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Hayvancılık ve kanatlı sektöründe yem girdisi ve üretiminden yetiştiricilik, işleme, taşımacılık ve ürünlerin arzına uzanan zincir yaklaşımının üretim maliyetlerini azaltacağı ve gıda güvenliğini güçlendireceği ifade edildi. Verimliliğin artırılması, piyasanın daha öngörülebilir hale getirilmesi ve protein ürünleri zincirinde üretimin sürdürülmesi de gündeme geldi. Fuarda 50 yerli bilgi temelli şirket yer alırken, 16 ülkeden şirket temsilcileri de etkinliğe katılıyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımını kolaylaştırmak üzere 103 yabancı kişi ile yem fabrikası yöneticileri ve ülke genelindeki kanatlı yetiştiricilerinin katılımına yönelik planlama yapıldı. Dört günlük programda 10 uzmanlık paneli ve tarım fakültelerindeki öğrenci ve öğrenciler için ziyaret turları bulunuyor. Günlük içerik; sağlık, beslenme ve biyogüvenlik, teknoloji ve inovasyon, ticaret ve yatırım ile üretim kalitesi ve verimlilik başlıklarına ayrıldı. Açılışın sonunda, İran yem sektörünün son yıllardaki bilgi ve istatistiklerini derleyen “İran Yem Pazarı” kitabı tanıtıldı. Farsça, Arapça ve İngilizce hazırlanan kitabın İngilizce elektronik nüshasının ücretsiz erişime açılacağı bildirildi.

Cluj'da İsraftan Kurtarılan Gıdalarla Yemek Yarışması
Görsel kaynağı: Știrile ProTV · Özgün haber
Veri haberi

Cluj'da İsraftan Kurtarılan Gıdalarla Yemek Yarışması

Romanya'nın Cluj kentinde, Cluj Gıda Bankası'nın girişimiyle düzenlenen yemek ve yaratıcılık yarışmasında ekipler, atılmaya hazır ürünleri tariflere dönüştürdü. Organizasyon, çöpe gitmesi beklenen gıdaların basit yemeklerde kullanılabileceğini göstermeyi amaçladı. Yarışmacılar geleneksel Rumen yemeklerinin yanı sıra uluslararası mutfaklardan örnekler hazırladı. Yarışmacı Paula Partnoi, ana yemekte çıtır tavuk ve püre hazırlayacaklarını; elma, armut, kivi, hurma, üzüm ve kayısı kompostosu kullanacaklarını söyledi. Restoran sahibi Adrian Madar ise jüri değerlendirmesi öncesinde meze ve atıştırmalıklar sunulacağını belirtti. Etkinliğe 200 kişi katıldı. Cluj Gıda Bankası Başkanı Andreea Bobiş, ocaktan ağustos sonuna kadar 1.604 ton gıdanın israftan kurtarıldığını ve bu gıdalarla her hafta 34.000 kişinin beslendiğini açıkladı. Kalan yemeklerin katılımcılar tarafından evlerine götürülmesi teşvik edildi.

Kazakistan’ın Ayçiçek Yağı İhracatı Değer Bazında %48,5 Arttı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’ın Ayçiçek Yağı İhracatı Değer Bazında %48,5 Arttı

Kazakistan’ın ayçiçek yağı ihracatı ocak-ağustos döneminde %48,5 artarak 672,8 milyon ABD dolarına ulaştı. Tarım Bakanlığının verilerine göre ihracatın miktarı da %35,9 yükselerek 611.400 ton oldu. Kazakistan, 2025 itibarıyla dünyanın en büyük altı ayçiçek yağı ihracatçısından biri haline gelirken Çin’in ikinci büyük tedarikçisi olarak sıralandı. Ülke ayrıca Avrupa Birliği ve Çin’e ayçiçek küspesi ihracatında ilk üç ülke arasında yer aldı ve Orta Asya talebinin önemli bir bölümünü karşıladı. Tahıl sektöründe buğday ihracatı %26,5 artışla 1,25 milyar ABD dolarına çıktı. Yurt dışına gönderilen buğday miktarı %13,8 artarak 5,5 milyon tonu aştı. Buğday ve buğday-çavdar unu ihracatı ise %36 artarak 400 milyon ABD dolarına, sevkiyat miktarı %22,8 yükselerek 1,38 milyon tona ulaştı. Keten tohumu ihracatı değer bakımından 2,3 kat artarak 387,8 milyon dolara, miktar bakımından 2,5 kat artarak 780.800 tona çıktı. Hazır hayvan yemi ihracatı %60,8 artışla 577,6 milyon dolara ulaşırken fiziksel hacim %44,2 yükseldi. Ayçiçek yağı, un ve hazır hayvan yeminin toplam ihracatı 1,65 milyar dolar oldu.

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada

Condé Nast Traveller okuyucularının 2026 yılı için yaptığı gastronomi destinasyonları değerlendirmesinde İtalya ilk sırayı aldı. İtalya yüzde 96,92 puanla listenin başında yer alırken Yunanistan %96,72 ile ikinci, Portekiz ise %96,57 ile üçüncü oldu. Avrupa ülkeleri böylece sıralamanın ilk üç basamağını oluşturdu. Yıllık okuyucu seçimi için oylama 1 Nisan-30 Haziran arasında yapıldı. Binlerce yolcu, beğendikleri destinasyonlara birden beşe kadar puan verdi ve ortalama puanlar yüzdelik değerlere dönüştürüldü. Sıralama profesyonel aşçılar veya gastronomi uzmanlarının değerlendirmelerine değil, bu ülkeleri ziyaret eden insanların deneyimlerine dayanıyor. Seçimde yerel yemekler, geleneksel spesiyaliteler ve özgün restoranlar öne çıkarıldı. İtalya’nın öne çıkan gastronomik unsurları arasında Napoli pizzası, Sicilya kanolisi ve Milano risottosu sayıldı; Emilia-Romagna bölgesi ise parmesan, prşut, balzamik sirke ve ragù sosuyla ayrıca vurgulandı. Yunanistan’ın mutfağı taze deniz ürünleri, geleneksel tavernalar ve bölgesel spesiyalitelerle tanımlanırken Portekiz’in Atlantik kıyısındaki deniz ürünleri, pastel de nata tatlısı ve geleneksel tascas adı verilen lokantaları öne çıkarıldı. Türkiye, yüzde 95,65 puanla listenin beşinci sırasında gösterildi. İstanbul’daki Mısır Çarşısı kuru meyveleri, lokumu ve çeşitli baharatlarıyla; Gaziantep ise baklava ve kuruyemişli tatlılarıyla anıldı. Ancak kaynakta aktarılan sıralamada Endonezya yüzde 95,87 puanla Türkiye’den daha yüksek puan almasına rağmen Türkiye’nin bir sıra altında yer alıyor. Kaynak, bu sıra farkının nedenini açıklamıyor.

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre Maldivler, kişi başına yıllık yaklaşık 260 kilogram gıda israfıyla dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Al Jazeera’nın Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı analizde aktarılan bu miktar, kişi başına yıllık yaklaşık 132 kilogram olan küresel ortalamanın neredeyse iki katına karşılık geliyor. Maldivler’deki verinin ölçüm yılı ise kaynakta belirtilmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıda israf ediliyor. Mağazalar, restoranlar ve haneler aşamasında tüketicilere sunulan gıdanın neredeyse beşte biri çöpe gidiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre bu aşamadaki israf, 2022’de yaklaşık 1,05 milyar tona ulaştı. Söz konusu miktarın %60’ından haneler, %28’inden restoranlar ve diğer yeme-içme hizmetleri, %12’sinden mağazalar sorumlu oldu. Gıda kaybı ve israfı, tedarik zincirinin hasattan tüketime kadar tüm aşamalarında görülüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık %13’ü, mağazalara ulaşmadan önce hasat sonrasında kayboluyor. Depolama, taşıma ve işleme sırasında yaşanan kayıplarda özellikle meyve ve sebzeler öne çıkıyor. FAO, mağazalara ulaşmadan kaybolan gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doların üzerinde olduğunu belirtiyor. Ülkeler arasında belirgin farklar bulunuyor. UNEP, sıcaklığın daha yüksek olduğu ülkelerde hane kaynaklı gıda israfının daha yüksek olma eğiliminde olduğunu; taze ürün tüketiminin fazla olması ve soğutma olanaklarına erişimin daha sınırlı kalmasının olası açıklamalar arasında yer aldığını aktarıyor. Maldivler’in ardından Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus geliyor. Bu ülkelerin her birinde kişi başına yıllık gıda israfı 210 kilogramı aşarken, İspanya’da miktar yaklaşık 39 kilogram veya daha az olarak tahmin ediliyor. Gıda israfı, küresel açlıkla ilgili verilerle aynı bağlamda değerlendiriliyor. BM’nin gıda güvenliği ve beslenme raporuna göre 2025’te yaklaşık 645 milyon kişi, dünya nüfusunun %7,8’i, açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran 2024’teki %8,1’in ve 2022’deki %8,6’nın altında olsa da açlıktan etkilenen kişi sayısı 2019’dan yaklaşık 61 milyon daha yüksek kaldı. İsrafı azaltmak için alışveriş öncesinde evdeki gıdaların kontrol edilmesi, haftalık menü ve alışveriş listesi hazırlanması öneriliyor. Ayrıca “son tüketim tarihi” ile ürünün en iyi kalitesini koruduğu dönemi belirten “tavsiye edilen tüketim tarihi” ifadelerinin farklı anlam taşıdığı belirtiliyor.

İrlanda’da Gıda Okuryazarlığı İçin Ulusal Strateji Çağrısı
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Gıda Okuryazarlığı İçin Ulusal Strateji Çağrısı

İrlanda’daki Airfield Estate ekibi, gıda okuryazarlığının temel bir yaşam becerisi olarak tanınmasını ve bu alanda hükümet genelinde koordineli bir yaklaşım geliştirilmesini istiyor. Dublin’deki kentsel çalışma çiftliği ve gıda eğitimi kuruluşu, dağınık girişimleri ortak bir hedef etrafında birleştirecek Ulusal Gıda Okuryazarlığı Stratejisi hazırlanması çağrısında bulunuyor. Çağrı, çocukların gıdanın nasıl yetiştirildiği, üretildiği ve hazırlandığıyla bağının zayıfladığı yönündeki araştırma bulgularına dayanıyor. Airfield Estate’in araştırmasına katılan ebeveyn ve ilkokul öğretmenlerinin %89,5’i, birçok çocuğun gıda üretiminden kopuk olduğuna inanıyor. National Dairy Council tarafından bu yılın başlarında yayımlanan başka bir araştırmaya göre ise İrlanda’da 12 yaşın altındaki çocukların %56’sı hiç inek sağılırken görmedi. Airfield Estate, her yıl 12.000 okul çocuğunu ağırladığını ve birçok çocuğun çiftlik hayvanlarını, yumurtaların kaynağını ya da yetişen sebzeleri daha önce görmeden geldiğini belirtiyor. Kuruluşun uygulamalı eğitim modeli; gıda üretimi, eğitim, beslenme ve sürdürülebilirliği bir araya getiren programlarla çocukların gıda ve tarımla doğrudan ilişki kurmasını amaçlıyor. Ekip, bu deneyimlerin çocuklar için nadir veya olağan dışı olmaması gerektiğini savunuyor. Kaynağa göre gıda eğitimi İrlanda’da çoğunlukla farklı ders ve programlara bölünüyor; beslenme sağlık, tarım çiftçilik, biyoçeşitlilik fen bilimleri, yemek pişirme ise uygulamalı dersler üzerinden ele alınıyor. Airfield Estate araştırmasında ankete katılan ebeveynlerin %70’i, çocukların ilkokulda gıda hakkında yeterli eğitim almadığına inanıyor. Ayrıca Leaving Certificate düzeyinde Home Economics dersini seçen öğrenci sayısının azaldığı ve uygulamalı yemek pişirme süresinin kısaldığı belirtiliyor. Airfield Estate, gıda okuryazarlığını yalnızca sağlıklı beslenmeyi bilmek veya yemek pişirebilmek olarak tanımlamıyor. Kavram; insanların yaşamları boyunca gıdayı anlamasını, bilinçli kararlar almasını ve karmaşık gıda ortamında yolunu bulmasını sağlayan bilgi, beceri ve özgüveni kapsıyor. Kuruluşa göre bu yaklaşım sağlık, sürdürülebilirlik, iklim, biyoçeşitlilik ve gıda sistemleriyle ilgili konularda daha bilinçli seçimleri destekleyebilir. İrlanda’da sivil toplum kuruluşları, topluluk örgütleri, okullar, çiftlikler, eğitimciler ve işletmelerin farklı gıda okuryazarlığı programları yürüttüğü belirtiliyor. Ancak bu çalışmaların birbirinden bağımsız yürütülmesi, ihtiyaç duyulan ölçekte değişim yaratmıyor. Önerilen ulusal stratejinin hükümet, eğitim, sağlık, tarım, çevre, topluluklar, sivil toplum kuruluşları ve işletmeleri ortak bir hedef etrafında buluşturması bekleniyor.

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı
Görsel kaynağı: Sunday World · Özgün haber
Veri haberi

Kenya’da Kuraklık Taze Süt Arzını Daralttı

El Niño iklim örüntüsüyle bağlantılı uzun süreli kurak koşullar, Kenya’da taze süt arzını aksattı. Başkent Nairobi’de tüketiciler son haftalarda aralıklı kıtlıklarla karşılaşırken, süpermarketler artan talep karşısında düzenli teslimatları sürdürmekte zorlandı. Bazı popüler markalar raflarda hızla tükenirken, sabah gelen süt sevkiyatlarının da birkaç saat içinde satıldığı bildirildi. Kıtlık, perakende fiyatlarını yükselterek yaşam maliyeti baskısı altındaki hanelerin bütçelerini daha da zorladı. Kenya Dairy Board verilerine göre resmi sektördeki işlemeciler temmuzda en az 81 milyon litre çiğ süt topladı; bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %5,8 düşüş anlamına geliyor. Bir süt çiftliği yöneticisi de üretimde %3,7 gerileme yaşandığını belirtti. Çiftlik teknik sorumlusu Nora Makena, hayvan yemi giderlerinin üretim maliyetlerinin yaklaşık %70’ine çıktığını, geçen yıl bu oranın %55 olduğunu söyledi. Bazı çiftçiler yem miktarını azaltırken süt verimi ve sığırların fiziksel durumu olumsuz etkilendi. Tarım yetkilileri, yağışlı El Niño dönemi öncesindeki kurak koşulların otlakların azalmasına ve işlemecilere yapılan süt teslimatlarının düşmesine katkıda bulunduğunu belirtiyor. Kenya Meteoroloji Dairesi, ekim-aralık döneminde ülkenin yaklaşık %80’inde ortalamanın üzerinde yağış bekliyor. Yağışların otlakları ve yem bulunabilirliğini iyileştirmesi beklenirken, uzmanlar çiftçilerin yem stoklarını yeniden oluşturması ve hayvan verimliliğini artırması gerektiği için toparlanmanın hemen gerçekleşmeyeceği uyarısında bulunuyor. Kenya hükümeti sektörü istikrara kavuşturmak amacıyla yem dağıtımı, piyasa denetiminin güçlendirilmesi ve süt kayıplarını azaltacak soğuk zincir altyapısının geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Yetkililer ayrıca sığır yetiştiriciliğine bağımlılığı azaltmak için deve, keçi ve manda sütü gibi alternatif süt kaynaklarını teşvik etmeyi planlıyor.

Pakistan, Macaristan’da İlk Pirinç Festivalini Düzenledi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Macaristan’da İlk Pirinç Festivalini Düzenledi

Pakistan’ın Macaristan Büyükelçiliği, Budapeşte’de ilk Pakistan Pirinç Festivali’ni düzenleyerek basmati pirincini Macar ithalatçılar, şefler ve gıda sektörü profesyonellerine tanıttı. Pakistan Ticaret Bakanlığı ile Pakistan Ticaret Geliştirme Kurumu’nun (TDAP) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, tarım ve gıda ihracatını artırma ve yeni ticari bağlantılar kurma hedefiyle yapıldı. Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, ülkenin tarım ve gıda ürünlerini Avrupa başkentlerindeki alıcılara doğrudan ulaştırmanın yeni müşteriler kazanmanın en etkili yollarından biri olduğunu söyledi. Khan, basmati pirincinin Pakistan’ın en çok tanınan ihracat ürünlerinden biri olduğunu ve uluslararası pazarlardaki talep artışının ülkenin çiftçileri ile ihracatçıları açısından teşvik edici bulunduğunu belirtti. Hükümetin tarım ve gıda ihracatını genişletmeye, yatırım çekmeye ve geleneksel pazarların ötesinde ticari bağlar kurmaya bağlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Festivale gıda ve tarım sektöründen ithalatçılar ile iş dünyası temsilcilerinin yanı sıra önde gelen Macar şefler, kamu kurumlarının temsilcileri ve diplomatik topluluk üyeleri katıldı. Pakistan’ın Budapeşte Büyükelçisi Asif Hussain Memon, basmati pirincinin mirası, önemi ve ihracat potansiyeli hakkında bilgi verdi. Memon, ürünün yalnızca tarımsal bir ürün değil, Coğrafi İşaret ile korunan ve kanıtlanmış kaliteye sahip tanınmış bir marka olduğunu vurguladı. Etkinlik kapsamında Pakistan Ticaret ve Yatırım Ataşesi tarafından “Biryani Sanatı” adlı canlı pişirme gösterisi düzenlendi. Konuklara Pakistan pirinciyle hazırlanan yemekler tanıtılırken Himalaya pembe tuzu gibi tamamlayıcı ürünler de sergilendi ve tadıma sunuldu. Büyükelçilik ayrıca Macarca pirinç yemekleri tariflerinden oluşan kısa bir kitap hazırlayarak katılımcılara Pakistan pirinci örnekleri dağıttı. Konuklar, Pakistan’ın Karaçi’deki Expo Centre’da 23-26 Kasım 2026’da düzenleyeceği FoodAg 2026 fuarına da davet edildi.

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı

Endonezya’da çiftlik düzeyindeki canlı tavuk fiyatı Rp20.000-20.500/kg seviyesine gerilerken üretim maliyeti Rp24.000-Rp25.000/kg’a yükseldi. Yem fiyatının Rp9.700-10.000/kg’a çıkması maliyet baskısını artırdı. Permindo’dan Asep Saepudin, üreticilerin tavuk başına Rp4.000-5.000 zarar ettiğini ve durum ay içinde kontrol altına alınmazsa yeniden üretim yapamayabileceklerini söyledi. Permindo, hükümetin canlı tavuk için belirlediği Rp19.500/kg’lık Alım Referans Fiyatı’nın (HAP) yükselen üretim maliyetleri nedeniyle artık geçerli olmadığını savundu. Örgüt, yem fiyatının Rp8.000-8.500/kg aralığına indirilmesini ve canlı tavuk için üretim maliyetine uyumlu en az Rp24.000/kg fiyat uygulanmasını istedi. Saepudin ayrıca, piyasa fiyatları üzerinde etkili olduklarını belirttiği entegre üreticilerin satış fiyatlarını artırmasını talep etti. Permindo’nun 180 bağımsız üreticiden oluştuğunu belirten Saepudin, mevcut koşulların sürmesi halinde tüm üyelerin iki ay içinde iflas edebileceği uyarısında bulundu. Tarım Bakanlığına bağlı Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü ekibi ise yem maliyetindeki artışta Rp7.500/kg’ı aşan mısır fiyatı, yükselen kepek fiyatı, döviz kuru ve ithal soya küspesi ile yemlik buğdayın lojistik giderlerinin etkili olduğunu açıkladı. Bakanlık, canlı tavuk alımını kolaylaştırdığını ve broiler günlük civciv üretimini piyasa ihtiyacına göre kontrol ettiğini bildirdi. Kesimhanelerin ve soğuk depoların daha etkin kullanılmasıyla üretici düzeyindeki arzın ve fiyatların desteklenmesi hedefleniyor.

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor

Avrupa’nın bazı büyük somon üreticileri, yetiştirme maliyetlerini düşürmek amacıyla işlenmiş kanatlı eti yan ürünlerinden elde edilen yemleri kullanmaya başladı. Norveçli Leroj, kanatlı kaynaklı içerikleri Norveç’teki tüm deniz çiftliklerinde somon yemine eklerken, dünyanın en büyük somon üreticisi Movi benzer bir uygulamayı Norveç ve İskoçya’da hayata geçirmeyi planlıyor. Değişimin temel nedenlerinden biri, geleneksel balık yeminin fiyatının son iki yılda neredeyse iki katına çıkması. Kaynakta bu artışın, balık kaynaklarının azalması ve Çin’den gelen talebin yükselmesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Kanatlı kaynaklı bileşenlerin ton başına maliyeti ise balık ununun yarısından daha az. Grig temmuz ayında tavuk unu ve yağı kullanmaya başlarken, Salmar bu tür yemi mart ayında test etti. Yemlerde kemik, sakatat ve insan tüketimine ayrılmayan diğer kanatlı parçaları bulunuyor. İşlenmiş hayvansal proteinlerin yetiştirilen balıkların beslenmesinde kullanımı, hastalık bulaşması endişesi nedeniyle Birleşik Krallık’ta 2013’e kadar yasaktı; bu yemler artık izinli. Buna rağmen Nofima araştırması, Birleşik Krallık ve Fransa’daki tüketicilerin somonun tavuk kaynaklı içeriklerle beslenmesi fikrine sıklıkla olumsuz yaklaştığını gösterdi. Satıcıların yem içeriğini somon ambalajında belirtmesi zorunlu olmadığı için tüketiciler, satın aldıkları balığın bu proteinlerle yetiştirilip yetiştirilmediğini çoğunlukla öğrenemiyor.

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Paraguay Ayolas’ta Sel: Tarım Arazileri ve Hayvancılık Etkilendi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay Ayolas’ta Sel: Tarım Arazileri ve Hayvancılık Etkilendi

Paraguay’ın Misiones departmanındaki Ayolas’ta şiddetli yağışlar ve su yataklarındaki yükselme, tarım ve hayvancılık üreticilerini etkiledi. Bazı parseller su altında kalırken çok sayıda hayvan selden korunmak için daha yüksek bölgelere taşındı. Belediye Başkanı Carlos Duarte, çok sayıda üreticinin zarar gördüğünü belirtti. Belediye, etkilenenlerin sayısını ve tarımsal ve hayvansal kayıpları belirlemek için hasar tespiti yürütüyor. Küçük ölçekli hayvancılık yapan ve geçimini az sayıdaki hayvandan sağlayan ailelere ait 100’den fazla hayvan taşındı. Hayvanlara yem desteği verilirken, parselleri su altında kalan çiftçiler için de destek seçenekleri aranıyor. Teknik ekiplerin saha çalışmalarının ardından daha kesin verilerin hazırlanması ve yardımın buna göre yönlendirilmesi bekleniyor. Duarte’ye göre geçen hafta yaklaşık 200-250 milimetre yağış düştü ve bu yağış birçok parsele zarar verdi. Meteoroloji ve Hidroloji Direktörü Eduardo Mingo, Paraguay’da temmuzun ikinci yarısından beri etkili olan El Niño’nun en yoğun etkilerinin kasım ile ocak arasında görülmesini beklediklerini söyledi. Bu dönemde bol yağış ve hızlı nehir yükselmelerine yol açabilecek fırtınaların görülme olasılığının artabileceği aktarıldı.

Sağlıklı Beslenme Talebi Artıyor, Fiyatlar En Büyük Engel
Görsel kaynağı: El Mostrador · Özgün haber
Veri haberi

Sağlıklı Beslenme Talebi Artıyor, Fiyatlar En Büyük Engel

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Gıda Günü kapsamında yayımlanan değerlendirmeye göre, dengeli ve sağlıklı beslenmeye yönelik ilgi artarken yüksek gıda fiyatları tüketicilerin önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor. FAO, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu, UNICEF, Dünya Gıda Programı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan SOFI 2026 raporuna göre 2025'te 645 milyon kişi açlık yaşadı. Aynı yıl 2,690 milyar kişi, dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri, sağlıklı bir diyetin maliyetini karşılayamadı. Sorun Latin Amerika ve Karayipler'de farklı bir çelişkiyle ortaya çıkıyor. Bölgede açlık nüfusun %4,8'ini, yaklaşık 32 milyon kişiyi, etkilerken sağlıklı beslenmenin maliyeti dünyadaki en yüksek seviyeye ulaştı. Kişi başına günlük 4,91 ABD doları olarak hesaplanan bu tutar, satın alma gücü paritesiyle ölçülüyor. Buna göre bölge nüfusunun %25,7'si sağlıklı beslenmeyi finanse edemiyor. Edenred'in 21 ülkede 55.468 çalışan ve 1.035 restoran işletmecisiyle gerçekleştirdiği FOOD 2026 Barometresi, fiyat baskısının tüketim tercihlerini değiştirdiğini gösteriyor. Çalışanların %82'si fiyat artışları devam ederse restoran ziyaretlerini azaltacağını belirtti. Şili'de araştırmaya 1.369 çalışan ve 94 restoran işletmecisi katıldı. Ülkede restoranların %35'i son 12 ayda müşteri sayısının azaldığını bildirdi; bu oran 2025'e göre dört puan yükseldi. Fiyat ve kalite ilişkisi, çalışanların %86'sı için restoran seçerken en önemli ölçüt oldu. Bunu ürünlerin kalitesi ve yemeklerin fiyatı, her ikisi için de %78'lik oranla, izledi. Ekonomik baskıya rağmen sağlıklı seçeneklere yönelik talep güçleniyor. Çalışanların %77'si dengeli beslenmeye daha fazla dikkat ettiğini, %76'sı restoranların daha sağlıklı yemekler sunmasını beklediğini söyledi. Latin Amerika'da bu beklenti %83'e çıktı. Restoran işletmecilerinin %53'ü son bir yılda sağlıklı yemek talebinin arttığını belirtti; bu oran 2023'te %40'tı. Ancak işletmecilerin %63'ü sağlıklı yemekleri hazırlamanın daha yüksek maliyet gerektirdiğini düşünüyor ve yalnızca %42'si bu ürünleri gelir artırmak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Çalışanların %73'ü yemek yardımları iki katına çıksa yemek kalitesini iyileştirebileceğini, %34'ü ise bu destek olmadan daha sağlıksız besleneceğini ifade etti. Gıda israfı da tartışmanın bir diğer başlığı oldu. Çalışanların %74'ü israftan endişe duyarken, %70'i hangi restoranların bu soruna karşı önlem aldığını bilmek istiyor. Restoranların %78'i atıkları azaltmak için uygulama yürüttüğünü bildirdi. Latin Amerika merkezli Animal Interseccional ise çözümün yalnızca daha fazla üretim olmadığını; hangi gıdaların üretildiği, kaynakların nasıl kullanıldığı ve bu gıdalara kimin erişebildiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

İrlanda’da Tahıl İthalatı 2025’te Yerli Üretimin İki Katını Aştı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Tahıl İthalatı 2025’te Yerli Üretimin İki Katını Aştı

İrlanda, 2025'te yaklaşık 5,1 milyon ton tahıl ithal etti. Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı (DAFM) verilerine göre bu miktar, ülkede aynı yıl üretilen 2,2 milyon tonun iki katından fazlaydı. Veriler, ticaret akışlarında önemli bir kesinti yaşanması halinde ülkenin tahıl tedarikinde olası bir kırılganlığa işaret ediyor. Tarım Bakanı Martin Heydon, Sinn Féin milletvekili Denise Mitchell’in sorusu üzerine, devletin yıllık yaklaşık 4,5 milyon ton hayvan yemi ithal ettiğini belirtti.

Şili Bilimi Gıda Artıklarına Yeni Kullanım Alanları Arıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Bilimi Gıda Artıklarına Yeni Kullanım Alanları Arıyor

Dünya Gıda Günü kapsamında Şili’deki bilim insanları, gıda kayıpları ve israfını azaltmak için tarım-gıda artıklarının yeni bileşenlere ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmaları öne çıkarıyor. Şili’deki CREAS, gıda artıklarının yeniden değerlendirilmesine yönelik bilimsel ve teknolojik projeler yürütürken, bu çalışmalar mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını hedefliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tahminlerine göre gıdanın yaklaşık %13’ü hasattan perakendeye ulaşana kadar kaybediliyor. Gıdanın bir başka %19’u ise ticaret, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. Kaynakta aktarılan bu oranlar, gıda kaynaklarının kullanımını yeniden değerlendirecek ve tarım-gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğini güçlendirecek seçeneklerin araştırılması gerektiğine işaret ediyor. CREAS liderliğindeki INTERESA projesi, bira posası ve üzüm cibresi gibi tarım-gıda yan ürünlerinin işlenmesine odaklanıyor. Lif ve polifenoller gibi biyoaktif bileşenler içeren bu hammaddeler için, bileşenlerin kullanılabilirliğini ve işlevselliğini artıracak teknolojik işlemler araştırılıyor. Amaç, bu yan ürünlerin yeni gıda bileşenleri ve katma değerli gıdalarda değerlendirilmesini sağlamak. CREAS’ın diğer çalışmaları arasında ANID destekli CT CREAS, Corfo girişimi TT Green Foods, Valparaíso Bölgesel Hükümeti destekli REPROCESA ve balıkçılık kaynaklarına değer katmaya odaklanan Proyecto Humboldt II danışmanlıkları yer alıyor. Araştırmacılar, teknolojik çözümlerin yanı sıra bilim, sanayi ve insanların ihtiyaçları arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Devon’da Mavi Dil Salgını Sonrası Destek Programı 2027’de Yenilenecek
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Devon’da Mavi Dil Salgını Sonrası Destek Programı 2027’de Yenilenecek

Devon Konseyi, hayvancılık işletmelerini etkileyen mavi dil salgınının ardından Kırsal Destek ve Esenlik Programı’nı 2027’den itibaren yeniden başlatmayı kabul etti. Program kapsamında çiftçilere pratik danışmanlık, esenlik desteği ve erken müdahale hizmetleri sunulacak. Devonlu koyun yetiştiricisi Jerry Sanders-Carr, salgın nedeniyle yaklaşık 18 bin sterlin maliyetle karşılaştığını belirterek yıllık 60 bin sterlinlik desteğin etkilenen işletmelerin sayısı ve giderleri karşısında yeterli olup olmayacağını sorguladı. Devon, İngiltere’de salgından en fazla etkilenen bölge oldu. DEFRA’nın son verilerine göre 10 Temmuz-14 Ekim döneminde ilçede 1.285 işletmede doğrulanmış vaka kaydedildi; bu sayı İngiltere genelindeki 2.864 vakanın neredeyse %45’ine karşılık geldi. Salgın, hayvan kayıpları ve artan veteriner masraflarının yanı sıra işletmelerin geleceğine ilişkin kaygılara yol açtı. Kuru geçen yazın birçok işletmede yem açığı oluşturması da baskıyı artırdı. Farming Community Network bölge yöneticisi Stephen Dennis, hasta hayvanlarla ilgilenmenin çiftçiler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ve birçok kişinin tükendiğini söyledi. Dennis ayrıca mavi dilin koç ve boğaların döl verimliliğini etkileyebileceği, kötü durumdaki dişi hayvanların ise daha az kuzu ve buzağı doğurabileceği uyarısında bulundu. Bu etkilerin gelecek yıl ve sonrasında işletme gelirlerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Yenilenen program Heart of the South West Trading Standards tarafından, Farming Community Network, RABI, Devon ve Cornwall Polisi, itfaiye servisi ve Samaritans gibi kuruluşlarla birlikte yürütülecek. Program, 2022-2025 arasında uygulanan önceki bir çalışmaya dayanacak. Konsey, 2027’de çiftçi esenliği, hayvan refahı ve tarım işletmelerine desteğin ne kadar etkili olduğunu değerlendirecek. Bu tarihe kadar yardıma ihtiyaç duyan çiftçiler Trading Standards ve Devon’daki diğer kırsal destek kuruluşlarına başvurabilecek.

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor

Yunanistan’ın altı bölgesinden 82 gıda ve içecek üreticisi, 5 Kasım’da Stockholm’de düzenlenecek Flavours of Greece etkinliğinde İsveçli satın almacılar, ithalatçılar ve distribütörlerle buluşacak. Etkinlikte perakende ve gıda hizmetleri sektörü için daha geniş bir Yunan ürünleri yelpazesinin tanıtılması ve yeni ticari bağlantılar kurulması hedefleniyor. Katılımcıların 68’i gıda, 14’ü ise şarap ve içecek sektörünü temsil ediyor. Üreticiler Girit, Orta ve Batı Makedonya, Epir, Kuzey Ege adaları ve İyon adalarından geliyor. Sunulacak ürünler arasında ödüllü zeytinyağları, Kalamata zeytinleri, bakliyat, bal ve marmelatların yanı sıra tütsülenmiş salyangoz filetoları, trüf mantarlı kekler, lavantalı çikolata ve otlu organik köpüklü çay da bulunuyor. Etkinlik, kasım ayı boyunca Yunan mutfağını ticaret ve restoran faaliyetleriyle öne çıkaran Stockholm Greek Month’un başlangıcını oluşturacak. Stockholm’de 12 market özel ürünler sunarken, 12 restoran farklı Yunan bölgelerinden esinlenen menüler hazırlayacak. Program 6–7 Kasım’da Stockholmsmässan’daki Sthlm Food & Wine etkinliğiyle sürecek. Flavours of Greece, Finlandshuset’te 10.00–17.00 saatlerinde düzenlenecek.

Bosna-Hersek’te Süt Üreticileri Ödeme Sorunu Yaşıyor
Görsel kaynağı: N1 Bosna i Hercegovina · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Süt Üreticileri Ödeme Sorunu Yaşıyor

Bosna-Hersek’te süt üreticileri, teslim ettikleri süt için bir süt işletmesinden ödeme alamadıklarını belirtiyor. Üreticilerden biri, işletmenin sütü almaya devam ettiğini ancak teslim edilen ürünün bedelinin altı aydır ödenmediğini söyledi. Üretici, sütün alım fiyatının 0,76 KM olduğunu ve fiyatın temel sorun olmadığını ifade etti. Kredi, yem ve veterinerlik hizmetleri giderlerinin sürdüğü bir dönemde ödemelerin yapılmamasının süt işletmeleri üzerindeki mali baskıyı artırdığı belirtildi.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Polonya’da Broyler Fiyatı Bir Yılda %19,8 Düştü
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Broyler Fiyatı Bir Yılda %19,8 Düştü

Polonya’da broyler tavukların ortalama alım fiyatı, 5–11 Ekim 2026 döneminde 11 Ekim itibarıyla 4.815,04 zloti/tona, yani yaklaşık 4,82 zloti/kg’ye geriledi. Zintegrowany System Rolniczej Informacji Rynkowej (ZSRIR) verilerini içeren Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı raporuna göre fiyat bir önceki haftaya göre %1,1, 2025’in aynı dönemine göre ise %19,8 düştü. Broyler fiyatlarındaki gerileme yılın ilerleyen döneminde belirginleşti. Aylık ortalama fiyat Eylül 2026’da 4.959 zloti/ton olurken Temmuz’da 5.638 zloti/ton seviyesindeydi. Yılın başında fiyatlar yaklaşık 4,9–5,1 zloti/kg aralığında bulunuyor, yıl ortasında ise 5,6 zloti/kg’nin üzerine çıkıyordu. Bölgesel farklar da dikkat çekti: kuzey makro bölgede ortalama yaklaşık 4,97 zloti/kg olurken güneydoğuda 4,21 zloti/kg’de kaldı; güneydoğudaki fiyat yıllık bazda %33 daha düşüktü. Düşüş, tavuk etinin farklı ürünlerinde de görüldü. Tavuk göğüs filetosunun ortalama satış fiyatı 18.255,98 zloti/ton, yaklaşık 18,26 zloti/kg oldu; haftalık fiyat 18,61 zloti/kg düzeyindeydi ve yıllık gerileme %20,1 olarak kaydedildi. Tavuk çeyrekleri 4.907,24 zloti/tona inerken haftalık düşüş %5,9, yıllık düşüş %29,2 oldu. Tavuk bacaklarının fiyatı 6.194,33 zloti/tonla haftalık %8,8 ve yıllık %28,6 geriledi. Tavuk bagetleri ve butlarında da yıllık düşüşler sırasıyla %20,2 ve %21,9 oldu. Kanatlı sektörünün tüm kolları aynı yönde hareket etmedi. Hindi erkeklerinin ortalama alım fiyatı 9.474,76 zloti/tonla haftalık %2,8, yıllık %2,7 düşerken hindi dişilerinde fiyat 9.408,78 zloti/ton oldu ve haftalık %1, yıllık %2,4 geriledi. Broyler ördek fiyatı haftalık %0,3 düşmesine rağmen yıllık %5,1 arttı. Besilik kaz fiyatı ise 16.574,60 zloti/tonla yıllık %15,8 yükseldi. Polonya’nın kanatlı eti ihracatı Ocak–Temmuz 2026 döneminde 1,183 milyon tona ulaştı ve geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 1,154 milyon tona göre %2,5 arttı. Buna karşın ihracat değeri yaklaşık 3,406 milyar avrodan 3,360 milyar avroya geriledi. Kaynak, yüksek arzın fiyat baskısını sürdürebileceğini, güçlü ihracatın ise iç üretim fazlasını kısmen dengeleyebileceğini belirtiyor.