ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

289 haber · Sayfa 8

İŞAD, Tarımkon Başkanı Murat Subaşı ve Heyeti Ağırladı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

İŞAD, Tarımkon Başkanı Murat Subaşı ve Heyeti Ağırladı

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD), Türkiye’de tarım ve kırsal kalkınma alanında faaliyet gösteren Uluslararası Tarım ve Gıda Konfederasyonu (TARIMKON) Başkanı Murat Subaşı ile beraberindeki heyeti ağırladı. Heyet, 6-7 Ekim tarihlerinde KKTC tarımının daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirilmesi, üretimin artırılması ve yeni yatırım alanlarının geliştirilmesi amacıyla çeşitli temaslarda bulundu. İŞAD ve TARIMKON heyetleri Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği, Cyprruvex ve Kalyoncu Ltd.’yi ziyaret etti. Görüşmelerde modern tarım teknikleri, teknoloji kullanımı, üretici desteği, yatırım olanakları, üretim-işleme-ihracat süreçleri ve Türkiye-KKTC tarım iş birliği ele alındı. İŞAD Başkanı Enver Mamülcü, amaçlarının katma değer yaratan ve ihraç eden güçlü bir tarım ekonomisine katkı sağlamak olduğunu söyledi.

İskoçya’da Mavi Dil Hastalığı Tüm Ülkeyi Sardı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber

İskoçya’da Mavi Dil Hastalığı Tüm Ülkeyi Sardı

İskoçya hükümeti, Bluetongue hastalığı için 3 Ekim 2026’dan itibaren ülkenin tamamını tek bir kısıtlama bölgesi olarak belirledi. Karar, önce yalnızca ülkenin güneybatısının bir bölümünü kapsayan uygulamanın genişletilmesi anlamına geliyor. Hükümet, düzenlemeyi sonbahardaki hayvan ticareti döneminde hareketleri kolaylaştırmak ve yetiştiriciler, nakliyeciler ile hayvan pazarlarının idari yükünü azaltmak amacıyla sektör kuruluşlarıyla istişare ederek aldı. Birleşik Krallık’ta 1 Temmuz’da başlayan 2026-27 sezonunda, 8 Ekim itibarıyla Department for Environment, Food and Rural Affairs (Defra) verilerine göre 3.081 Bluetongue odağı doğrulandı. Odakların 2.561’i İngiltere’de, 473’ü Galler’de ve 47’si İskoçya’da bulunuyor. Sezonun henüz ilk haftalarında bu sayının önceki üç sezonun toplamındaki vaka sayısını aşması, salgının yayılımını öne çıkaran gelişmeler arasında gösteriliyor. Mevcut salgından sorumlu BTV-3 serotipi ilk kez 2023’te İngiltere’de tespit edilmişti. Virüs bu yıl ilk kez İskoçya’ya ulaştı. İlk gelişmeler ülkenin güneybatısındaki Dumfries and Galloway’de yoğunlaşırken, enfekte işletmelerden gelen hayvanların hareketlerinin izlenmesiyle başlangıçta belirlenen alanın dışındaki bazı odaklar saptandı. Virüs daha sonra kuzeydeki Aberdeenshire’a kadar yayıldı ve burada üç odak doğrulandı. Kaynak, bu durumu Bluetongue hastalığının Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş coğrafi genişlemesi olarak nitelendiriyor. Yeni uygulamayla sığır, koyun ve diğer duyarlı ruminantların önceki sınırlı bölgeye giriş ve çıkışları, sağlık açısından İskoçya’nın tamamı tek alan kabul edildiği için kolaylaştırılıyor. Ancak klinik belirti gösteren hayvanların taşınmasına izin verilmiyor ve bu hayvanlar için yetkililerin öngördüğü diğer kontrol önlemleri yürürlükte kalıyor. İskoçya Tarım Bakanı Jim Fairlie, aşılamayı hayvanları hastalığın ağır etkilerinden korumanın en etkili yolu olarak tanımlayarak yetiştiricilere veterinerleriyle görüşmelerini ve aşı dozlarını önceden temin etmelerini önerdi. İskoç hükümeti, aşılama konusunda yetiştiriciler ve veterinerlere bilgi sağlamak için sektörle ortak bir iletişim grubu kuracağını açıkladı. Aşı kayıtlarının sığır, koyun ve keçiler için ScotEID üzerinden, diğer ruminantlar için ise Birleşik Krallık hükümetinin çevrim içi sistemiyle tutulması isteniyor. Sonbaharda sıcaklıkların düşmesi Culicoides cinsi vektörlerin etkinliğini ve buna bağlı bulaşma riskini azaltıyor. Bununla birlikte, kısıtlamaların gevşetilmesiyle hayvan hareketlerinin kolaylaşması ve virüsün yayılma riskinin artması arasında bir denge bulunduğu belirtiliyor.

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avustralya’da askerlerin savunma kuvvetlerinden ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçişini kolaylaştırmak amacıyla Diggers to Stockman adlı yeni bir program kuruldu. Girişimi, ordudan ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçen Jack Blaine başlattı. Program, ayrılma sürecindeki veya savunma kuvvetlerinden ayrılmış kişileri farklı sığır işletmelerine götürerek saha deneyimi ve mesleki eğitim kazandırmayı amaçlıyor. Pilot program, katılımcılara kuzey sığır sektörünü mera yönetiminden boğa yakalamaya ve işlemeye kadar farklı aşamalarıyla tanıttı. Program, Central Queensland’deki Balcomba Station’da mera yönetimi ve takviye çalışmalarıyla başladı. Ardından North Queensland’de bulunan Longton Station’da yaklaşık 1000 damızlık sığır işlendi ve gebelik testinden geçirildi. Katılımcılar daha sonra Mackay’ın batısındaki Cerito Station’da temiz derili sığırların toplanmasına katıldı. Pilotun son durağı olan Clermont’taki Signature Beef mezbahası ve besi işletmesinde ise tedarik zincirinin son aşamasını inceledi. Blaine, helikopter ve atlarla çalışma gibi deneyimlerin katılımcılar için yeniden edinilmesi zor fırsatlar olduğunu söyledi. Programa katılım için başvuru süreci bulunuyor ve girişim, genel olarak sektöre girmek isteyen gazileri hedefliyor. Blaine, bunun bir dinlenme veya ruh sağlığı girişimi olmadığını, gazilere sığır sektöründe yer edinmeleri için başlangıç sağlamayı amaçladığını belirtti. Bir katılımcının arazi satın aldığı, birinin aile arazisini devraldığı, diğerinin ise arazi satın almayı değerlendirdiği aktarıldı. Blaine, Diggers to Stockman’ı hayır kurumu olarak kaydettirme sürecinde olduğunu ve programı yıllık ya da iki yılda bir düzenlemeyi hedeflediğini açıkladı. Pilot gezi, istasyon çalışanlarına da ordudan ayrılan kişilerin değişen yaşam ve kariyerlerini tanıma fırsatı sundu.

Pakistan'da İhracat Odaklı Hayvancılığa Vergi Muafiyeti
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan'da İhracat Odaklı Hayvancılığa Vergi Muafiyeti

Pakistan Federal Gelir Kurulu (FBR), canlı sığır, koyun ve keçilerin besi amacıyla gümrük vergisi ve vergilerden muaf ithal edilerek daha sonra canlı hayvan veya işlenmiş et olarak ihraç edilmesine izin veren yeni kurallar yayımladı. SRO1752 of 2026 bildirimiyle duyurulan düzenleme, paydaşlardan gelecek görüşlerin ardından yedi gün içinde kesinleştirilecek. İhracat odaklı hayvancılık ve et işleme işletmelerini desteklemeyi amaçlayan plan; gümrük vergisi, ek gümrük vergisi, düzenleyici vergi, satış vergisi, federal tüketim vergisi ve stopaj gelir vergisinden muafiyet öngörüyor. Muafiyetler, belirlenen ihracat yükümlülüklerine ve düzenleyici güvencelere bağlı olacak. Pakistan'da doğan hayvanlar ile safkan damızlık hayvanlar düzenlemenin dışında tutulurken, kapsam sığır, koyun ve keçileri içeriyor. Plan iki uygulama kanalından oluşuyor. Track-A, ithal canlı hayvanların besiye alındıktan sonra canlı olarak ihraç edilmesine; Track-B ise hayvanların beslenmesi, kesilmesi, işlenmesi ve et ile et ürünleri olarak ihraç edilmesine imkân tanıyor. Yetkilendirilmiş işletmeler, yalnızca ihracata yönelik ithal hayvanların besisinde kullanılmak üzere yem, veteriner ilaçları, aşılar, takviyeler, dezenfektanlar ve tanımlama cihazlarını da vergi ödemeden edinebilecek. Yatırımcılar ayrıca yemlik, karantina tesisi, kesimhane ve et işleme tesisi kurmak veya genişletmek için tesis, makine ve ekipman ithal edebilecek. Projelere 24 aylık devreye alma süresi verilecek; bu dönem onayla 12 ay uzatılabilecek. İlk tam mali yılda Track-A kapsamında ithal hayvanların baş sayısının, Track-B kapsamında ise toplam üretim değerinin en az %80'inin ihraç edilmesi ve aynı oranın sonraki dört mali yılda korunması gerekecek. Sığırlar karantinadan çıktıktan sonra 180 gün, koyun ve keçiler ise 120 gün içinde işlenmeli; Track-B etleri kesimden sonraki 120 gün içinde, kayıtlı ihracat tesislerinde veteriner gözetimiyle ihraç edilmeli.

Suriye-Pakistan İş Konseyi Kuruluş Kararı Yayımlandı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye-Pakistan İş Konseyi Kuruluş Kararı Yayımlandı

Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı, Suriye tarafındaki Suriye-Pakistan İş Konseyi’nin kurulmasına ilişkin kararı 5 Ekim’de yayımladı. Kaynakta yılı belirtilmeyen karar, iki ülke arasındaki ortak iş konseylerinin çalışmalarını düzenleme çerçevesinde alındı. Konsey için ticaret, yatırım, sanayi, tarım, enerji ve teknoloji alanlarında iş birliği fırsatları öne çıkarıldı. Ekonomi analisti Muhammed Hindavi, konseyin yalnızca ticaret hacmini artırmaya odaklanmaması gerektiğini belirterek yatırım, üretim, teknoloji ve uzmanlık transferine yönelmenin önemini vurguladı. Hindavi, ilaç sektöründe Suriye pazarının ihtiyaç duyduğu nitelikli ürünlerin temin edilmesinin ardından zamanla yerel veya ortak üretime geçilebileceğini söyledi. Bu alandaki iş birliğinin kalite, akreditasyon ve ilaç denetimi standartlarına bağlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Hindavi, Pakistan’ın tarım, sulama, pamuk, pirinç, buğday ve gıda sanayisindeki deneyiminden modern tarım, su yönetimi, verimliliğin artırılması ve gıda işleme alanlarında yararlanılabileceğini belirtti. Ayrıca Suriye’nin tarım ve gıda ürünleri için yeni pazarlar açılabileceğini söyledi. Güneş enerjisi, elektrik üretim ekipmanları, depolama çözümleri, enerji verimliliği ve altyapının yeniden rehabilitasyonuna yönelik yatırımlar da olası iş birliği başlıkları arasında sıralandı. Araştırmacı Süleyman Şaban ise konseyi, Suriye-Özbekistan ve Suriye-Azerbaycan iş konseylerinin ardından ekonomik ilişkileri canlandırma sürecinde yeni bir adım olarak değerlendirdi. Şaban, ortak projelerle Pakistan yatırımlarının ve uzmanlığının Suriye’nin üretken sektörlerine çekilebileceğini, bunun bilgi ve teknoloji transferine katkı sağlayabileceğini söyledi. Hindavi ve Şaban, konseyin yalnızca ithalatı kolaylaştıran bir platforma dönüşmemesi; iş birliğinin üretim, istihdam, pazar açılması ve somut yatırım projelerine dayanması gerektiğini belirtti.

İspanya’da Laktozsuz Süt Satışları %22 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Laktozsuz Süt Satışları %22 Arttı

İspanya’da laktozsuz süt ürünlerinin satışları %22 artarken, bu ürünlerin laktozu tamamen içermediği yönündeki yaygın anlayış tartışmaya açıldı. La Razón’un aktardığı bilgilere göre laktozsuz ürünlerdeki laktoz, tüketilmeden önce parçalanıyor. Eczacı Gemma del Caño, laktoz intoleransı bulunan kişilerin bileşiği birlikte değil, parçalanmış basit şekerler hâlinde tüketebildiğini belirtiyor. Geleneksel süt de tüketiciye ulaşmadan önce teknik bir standardizasyondan geçiriliyor. Çiğ sütün kreması ayrılıyor, ardından seçilen ticari çeşide uygun yağ oranı yeniden oluşturuluyor. Yağsız sütte oran %1,5’in altında, yarım yağlı sütte %1,5 ile 3,5 arasında, tam yağlı sütte ise %3,5’in üzerinde tutuluyor. Ayrılan fazla krema peynir veya yoğurt üretiminde kullanılabiliyor. Kaynakta yer alan karşılaştırmaya göre geleneksel süt, 70 derecede 15 saniyelik ısıl işlemden sonra soğukta yaklaşık bir hafta saklanıyor. UHT süt ise 135 derecede buhar enjeksiyonuyla işleniyor ve ambalajı açılana kadar sıkı soğutma gerektirmeden daha uzun süre muhafaza edilebiliyor. Del Caño ayrıca süte su eklendiği yönündeki iddiaları reddederek, başka ürünler eklemek yerine kremayı ayırmanın daha düşük maliyetli olduğunu ifade ediyor.

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı

Uruguay’da son saatlerde etkili olan yoğun yağışların tarımsal üretim üzerindeki olası sonuçları değerlendirilmeye başlandı. Aşırı sudan özellikle bitkisel üretim ve meyve-sebze yetiştiriciliğinin etkilenebileceği belirtilirken, zararların kapsamının henüz netleşmediği bildirildi. Üretim üzerindeki etkinin işletmelerin mevcut durumuna ve hava koşullarının nasıl ilerleyeceğine bağlı olacağı kaydedildi. Ulusal Et Enstitüsü (INAC) verilerine göre, ihraç edilen sığır etinin son 30 gündeki ortalama geliri ton başına 6.107 ABD doları oldu. Sığır eti ihracat hacmi 2025’in aynı dönemine kıyasla %12,1 gerilerken, ortalama fiyat %17,6 yükseldi. Koyun etinde ihracat hacmi daha belirgin düşmesine rağmen ortalama gelir bir yıl önceye göre %26,3 arttı. Sonuçların, sığır ve koyun kesiminin düşük seyrettiği haftalara denk geldiği ve önümüzdeki haftalarda işleme faaliyetinde toparlanma beklendiği aktarıldı. Mısır ithalatı da artış gösterdi. Birikimli dış alımlar 120.000 tonu aşarken, ekimin ilk haftası sonunda geçen yılın aynı döneminin üç katına ulaştı. Artış, mısırın besi işletmeleri ile süt sektöründe daha fazla kullanılmasına bağlandı. Yeni tarım kampanyasında yaklaşık 350.000 hektarlık mısır ekim niyetinden söz edildi. Küresel yün arzındaki daralmanın fiyatları desteklediği ve Uruguay için fırsat oluşturduğu belirtildi. Avustralya’da Doğu Piyasaları Göstergesi temiz bazda kilogram başına 1.268 cent seviyesinde gerçekleşirken, piyasada fiyatların görece istikrarlı ancak dalgalı seyrini koruduğu bildirildi. Chicago ve Paris’te tahıl fiyatları ise önceki gün geriledi; aralık vadeli buğday ton başına 6,50 ABD doları düştü, Paris’te kolza da değer kaybetti.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki genişlemesine hazırlık amacıyla 6 Ekim'de bir öneri paketi sundu. Paket, yeni üyeler için resmi katılım sonrasında da uygulanabilecek geçiş dönemi kısıtlamaları ve özel korunma mekanizmaları öngörüyor. Ancak nihai kurallar henüz belirlenmiş değil ve öneriler müzakereler için bir çerçeve niteliği taşıyor. Komisyon, Ukrayna tarım sektörünün büyüklüğü, yapısı ve yüksek verimliliği nedeniyle hassas tarım ürünleri, özellikle tahıl, için AB pazarına erişimi ve mali desteği sınırlayabilecek araçlar öneriyor. Kısıtlamalar, pazar erişiminin yanı sıra Ukrayna'nın Ortak Tarım Politikası'na (OTP) dayalı Avrupa tarım sübvansiyonlarına katılımını da kapsayabilir. Amaç, mevcut AB üyesi ülkelerdeki çiftçiler açısından rekabetin aniden artması riskini azaltmak. Buna karşılık Brüksel, Ukrayna'nın AB dışındaki geleneksel ihracat pazarlarını korumasına ve yeniden oluşturmasına yardım etmeyi öneriyor. Yaklaşım kapsamında Ukrayna buğdayının ağırlıklı olarak üçüncü ülke pazarlarına yönlendirilmesi planlanıyor. Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri, Ukrayna tahılı için kilit destinasyonlar arasında gösteriliyor; bu pazarlara sevkiyatın azalmasının, Karadeniz havzası tahılına bağlı ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği açısından risk yaratabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, ülkesinin tarım ürünlerinin AB pazarında satışına kalıcı kısıtlamalar getiren bir üyelik modelini kabul etmeyeceğini söyledi. Kiev, geçici kotaları ve sona erme tarihi açıkça belirlenmiş korunma mekanizmalarını kabul edebileceğini, süresiz kısıtlamaların ise tam üyelik anlayışıyla çelişeceğini belirtiyor. Ukrayna ayrıca yem, bileşen, işlenmiş ürün ve biyoyakıt ihracatını artırmayı, işleme kapasitesine yatırım çekmeyi hedefliyor. Önerinin nihai parametreleri katılım müzakerelerinde belirlenecek. Düzenlemenin Ukrayna'nın AB pazarına ve tarım sübvansiyonlarına erişimini sınırlaması, AB içindeki üreticilerin talebini koruyabilir. Ukrayna tahılının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü pazarlara yönelmesi ise Romanyalı ihracatçıların bu pazarlardaki rekabetini artırabilir. Kaynakta öneri paketinin yılı belirtilmediği için tarih 6 Ekim olarak aktarılmıştır. Aynı zamanda Ukrayna buğdayının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü ülke pazarlarına yönelmesi, Rumen ihracatçıların son aylarda Mısır ve Cezayir’den Türkiye ve Orta Doğu’ya kadar ilerleme kaydettiği pazarlarda daha güçlü rekabet anlamına geliyor.

Akaroa’daki İstilacı Wakame Gıda Bileşenine Dönüştürülecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Akaroa’daki İstilacı Wakame Gıda Bileşenine Dönüştürülecek

Yeni Zelanda’da Ōnuku Rūnanga, Premium Seas ve Ceres Organics, Akaroa Harbour’da bulunan istilacı wakameyi rejeneratif bir gıda bileşenine dönüştürmek üzere Māori öncülüğünde bir pilot üzerinde çalışıyor. Undaria pinnatifida olarak bilinen türün sertifikalı, ihracata hazır ve organik sertifikalı bir gıda bileşenine dönüştürülmesi hedefleniyor. Pilot, Auckland’da düzenlenen Aotearoa Yeni Zelanda Deniz Yosunu Birliği zirvesinde duyuruldu. Yeni Zelanda’da ilk kez 1980’lerde kaydedilen wakame, Akaroa Harbour’un önemli çevresel sorunları arasında yer alıyor. Limanda tahminen 280 ton wakame bulunduğu, türün yerli kelp ormanlarıyla rekabet ettiği ve deniz habitatlarını değiştirdiği belirtiliyor. Ürünlerin yerel ve uluslararası pazarlar için organik sertifikalı bileşenler olması planlanıyor. Proje, Premium Seas’in Ōnuku marae dışında kurduğu gıda sınıfı işleme tesisiyle destekleniyor. Tesiste özel kurutma ve elleçleme ekipmanlarının yanı sıra sertifikasyon, uyum ve eğitim sistemleri geliştiriliyor. Hasat ve işleme için whānau üyelerine mevsimlik roller oluşturulurken, Ceres Organics’in ürünleri 2027’den itibaren Yeni Zelanda genelinde piyasaya sunması planlanıyor.

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek

Ukrayna, tarım üreticilerine yönelik sübvansiyonlar ile tarım ürünleri ihracatında kalıcı kısıtlamalar öngörülmesi halinde Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği kabul etmeyeceğini açıkladı. Tarım Bakanı Taras Vysockyj, tutumunu çarşamba günü AFP’ye bildirdi. Açıklama, Avrupa Komisyonu’nun salı günü gelecekteki yeni AB üyeleri için Ukrayna’dan buğday gibi bazı ürünlere yönelik mali desteği ve ihracatı sınırlayacak değişiklikler önermesinin ardından geldi. Vysockyj, geçiş dönemlerinin AB genişlemesinde olağan olduğunu, ancak tek pazara erişimde kalıcı kısıtlamaların farklı bir konu olduğunu ve Ukrayna tarafından kabul edilemeyeceğini söyledi. Vysockyj’ye göre Ukrayna hükümeti, AB üyesi ülkelerin liderlerinin gelecek hafta Brüksel’deki zirvede görüşmesi beklenen resmi öneriyi henüz almadı. Önerinin, mevcut üyelerin yeni üyelerin demokratik ilkelerden uzaklaşabileceği veya AB bütçesinden fazla kaynak kullanabileceği yönündeki kaygılarını azaltması amaçlanıyor. Ukrayna, 2022’deki geniş çaplı Rusya işgalinin başlamasından birkaç gün sonra AB üyeliğine başvurdu; aday ülke statüsünü birkaç ay sonra aldı ve katılım müzakereleri 2024’te başladı. Mısır, buğday, kolza, ayçiçeği tohumu ve bitkisel yağ ihracatçısı olan ülkenin olası üyeliği, tarım destekleri ve ucuz ürünlerin piyasa üzerindeki etkisi nedeniyle Fransa ile Polonya’da kaygı yarattı. Ukrayna ise uyum dönemleri, pazara erişim kapsamı ve koruma mekanizmaları konusunda görüşmeye açık olduğunu belirtiyor.

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Etkisiyle %35 Düştü
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Etkisiyle %35 Düştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın sığır eti ihracatı Eylül 2026’da geçen yılın aynı ayına göre %35,1 azalarak 229,3 bin tona geriledi. İhracat geliri de %27,6 düşüşle 1,38 milyar dolar oldu. Brezilya Et İhracatçıları Sanayileri Birliği (Abiec) verilerine göre, daralmanın başlıca nedeni Çin’e yapılan sevkiyatların bu ülkede yürürlükte olan korunma önlemi nedeniyle sert biçimde azalmasıydı. Veriler, Brezilya Kalkınma, Sanayi, Dış Ticaret ve Hizmetler Bakanlığı (MDIC) bilgilerine dayanıyor. Brezilya’nın Çin’e sığır eti sevkiyatı Eylül’de 12,9 bin tona düştü. Bu miktar, Eylül 2025’e göre %93,2 daha düşük olurken satış geliri %92,9 azalarak 75,2 milyon dolara indi ve 75,2 milyon dolar oldu. Abiec Başkanı Roberto Perosa, temmuz, ağustos ve eylül aylarının Çin’e normal seviyelerde satış yapılamaması nedeniyle zor geçtiğini söyledi. Perosa’ya göre diğer ülkelere yapılan satışlardaki artış daralmanın bir bölümünü dengelese de Çin talebinin yerini henüz alamıyor. Çin’e sevkiyatlar gerilerken bazı diğer pazarların alımları yükseldi. ABD, Eylül ayında Brezilya’dan 48,3 bin ton sığır eti alarak yıllık bazda %389 artış kaydetti; bu satışların geliri 313,8 milyon dolar oldu. Şili 19,4 bin ton, Rusya ise 13,1 bin ton ithal etti. Endonezya’nın alımları 9,4 bin tona, Kanada’nın 4 bin tona, Türkiye’nin 5,9 bin tona ve Suudi Arabistan’ın 7,7 bin tona çıktı. Bu pazarlarda da geçen yılın aynı ayına göre artış görüldü. Avrupa Birliği’nin Eylül verilerinde 20 bin tonluk ithalat ve %29,7’lik artış yer aldı. Ancak Abiec, bu rakamların yeni antimikrobiyal kullanım şartlarının yürürlüğe girmesinin ardından sevkiyat akışının kesilmesinden önceki dönemi yansıttığını belirtti. Bu nedenle Avrupa Birliği verileri, ay içinde başlayan kesintinin etkilerini tam olarak göstermiyor. Ocak-Eylül 2026 döneminde Brezilya’nın sığır eti ihracatı 2,43 milyon ton oldu ve yıllık bazda %0,5 geriledi. Buna karşılık ihracat geliri %14,1 artarak 14,17 milyar dolara ulaştı. Çin, 912 bin tonluk alım ve 5,59 milyar dolarlık gelirle ana pazar olmayı sürdürdü; ancak bu ülkeye yapılan satışlar yıllık bazda hacimde %20,9, gelirde %7,8 azaldı. Çin, dokuz aylık toplam ihracat hacminin %37,5’ini ve sektör gelirinin %39,4’ünü oluşturdu. ABD’nin dokuz aylık alımları %45 artarak 317,4 bin tona, geliri ise %60,8 artışla 2,08 milyar dolara çıktı. Brezilya’daki et işleme şirketleri, yeni Çin kotası döneminde yapılacak satışlar için önümüzdeki aylardaki sözleşmeleri planlıyor. Abiec ise sevkiyatların 2027 boyunca daha dengeli dağıtılması için hükümetle görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.

Suriye’de Tarım ve Gıda Yatırımlarında Entegre Zincir Arayışı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber

Suriye’de Tarım ve Gıda Yatırımlarında Entegre Zincir Arayışı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Bakan Yardımcısı Muhammed Yusuf el-Mikdad, Suriye Uluslararası Ticaret Odası heyetiyle tarım ve gıda sektörlerinde yatırımları güçlendirme yollarını görüştü. Toplantıda yatırıma uygun projelerin geliştirilmesi, gıda sanayisinin, değer zincirlerinin, pazarlama faaliyetlerinin ve tarımsal üretimin desteklenmesi ele alındı. Görüşmede ayrıca Roma’da 13-16 Ekim 2026’da düzenlenmesi planlanan Yatırım Forumu ile “El Ele” girişimine katılım değerlendirildi. Taraflar modern ve sürdürülebilir teknolojilerin kullanılması, sektörün uluslararası standartlara göre geliştirilmesi, eğitim ile teknoloji ve uzmanlık transferinin artırılması başlıklarını da görüştü. Suriye haber ajansı SANA’ya göre toplantıda sigorta, vergiler, çevre ve dijital dönüşüm komitelerinin yeniden etkinleştirilmesi, sigorta piyasasının güçlendirilmesi ve yerel ile uluslararası iş dünyaları arasındaki bağlantının artırılması gündeme geldi. Tahkim komitelerinin rolü de görüşülen başlıklar arasında yer aldı. Tarım uzmanı Ekrem Afif, yatırımın yalnızca üretime değil, üretimden işleme, depolama, paketleme, pazarlama ve ihracata uzanan entegre bir zincire dayanması gerektiğini belirtti. Afif, fırsatların başarılı projelere dönüşmesi için açık fizibilite çalışmaları, hedef pazarların belirlenmesi, finansman ve sigorta imkânlarının sağlanması ile üretim altyapısı ve hizmetlerinin iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. Uzman, gıda sanayisinin yerel üretimi depolanabilir, pazarlanabilir ve ihraç edilebilir ürünlere dönüştürerek tarımsal katma değeri yükseltebileceğini ifade etti.

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor

İran Veterinerlik Kurumu Başkanı Vahid Salehi, ülkede tek tırnaklı hayvanların yetiştirilmesine izin verilen bir birim veya bu hayvanların etinin elde edilmesi için yetkili bir mezbaha bulunmadığını açıkladı. Açıklama, tek tırnaklı hayvan yetiştiriciliği ve et ihracatı için yapılan başvurulara ilişkin tartışmalar sırasında geldi. Salehi’ye göre bu alandaki ilk başvuru, et ihracatı amacıyla bir yetiştiricilik birimi kurulması için 1395 ve 1396 yıllarında yapıldı. Geçen yıl ise üç ilden yetiştiricilik zinciri, özel mezbaha, paketleme ve ihracat kurulması için başvurular geldi. Ancak söz konusu çiftliklerin kurulmasına yönelik uygulama yönergesi, hayvancılık tesisi ruhsat düzenlemesi veya onaylanmış bir kural henüz yayımlanmadı. Salehi, 1398’de alınan dini görüşte, sürecin yasalara ve sağlık izinlerine uygun yürütülmesi ve ürünün niteliğinin tüketiciye açıkça bildirilmesi halinde dini açıdan engel bulunmadığının belirtildiğini aktardı. Veterinerlik Kurumunun politikası ise standartlar oluşturulması halinde tüm sürecin sağlık denetimine tabi tutulması ve ürünlerin diğer ürünlerle karışmasını önleyecek şekilde kesin biçimde etiketlenmesi yönünde. Açıklamada hayvan ve hayvansal girdilerin izlenmesine ilişkin sistem hakkında da bilgi verildi. 1392’de kurulan kapsamlı izleme ve tanımlama sistemi canlı hayvan, ilaç, aşı, biyolojik maddeler ve pestisitlerin taşıma, depolama ve muhafaza noktalarını izliyor. Canlı hayvanların yetiştirme döneminden mezbahaya kadar sağlık kimliği taşıması gerekiyor; sağlık sertifikası düzenlenmeden taşıma irsaliyesi çıkarılmıyor. Salehi ayrıca dondurulmuş tavuk stoklarına ilişkin verileri paylaştı. Depolanan 20 bin 500 ton tavuğun yaklaşık 15 bin tonu tüketim süresi dolmadan piyasaya dağıtıldı. Bir ila üç ay tüketim süresi kalan yaklaşık 5 bin 400 ton ise perakende piyasaya gönderilmeyerek toptan merkezlere ve ısıl işlem gören et ürünleri sanayisine tahsis edildi. Bu partiden toplam 27 ton ürün, salmonella veya diğer sağlık kriterlerine aykırılık nedeniyle insan tüketimine onay almadı; kaynağa göre ürünler için imha veya atık işleme ve üreticiye iade süreçleri uygulandı.

İrlanda Süt Sektörü Beslenme Eğilimlerinde Fırsat Görüyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda Süt Sektörü Beslenme Eğilimlerinde Fırsat Görüyor

İrlanda süt sektörü, değişen beslenme eğilimlerini üretim ve işleme alanlarında önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor. Dairy Industry Ireland Direktörü Conor Mulvihill, süt paydaşlarına Avrupa Sütçülükte Mükemmellik Öğrenme Projesi’nin sonuçlarının aktarıldığı 5 Ekim tarihli bilgilendirmede konuştu. Dört yıllık proje kapsamında İrlanda tarım ve gıda işletmeleri için çevrim içi beceri geliştirme ve eğitim kaynakları tanıtıldı. Avrupa Birliği ile İrlanda ve Avrupa’daki çeşitli ortaklarca ortak finanse edilen proje, süt sektöründeki paydaşlara yönelik araçlar sundu.

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor

Toprak yüzeyinde fotosentez yapabilen mikroorganizmalar, güneş enerjisi ve atmosferik karbondioksiti kullanarak organik bileşikler üretebiliyor. Bu karbonun bir bölümü toprak organik karbonu deposuna katılabilirken, söz konusu bileşikler yararlı mikroorganizmalar için besin ve enerji kaynağı oluşturabiliyor. Bu süreç, organik maddelerin ayrışmasına ve besin elementlerinin döngüsüne katkı sağlayabiliyor. Bazı siyanobakteriler atmosferik azotu toprak ekosisteminde kullanılabilecek formlara dönüştürebiliyor. Kaynakta bu sürecin bazı nemli ekosistemler ve çeltik üretim sistemleri için önem taşıdığı belirtiliyor. Topraktaki biyolojik süreçler ile organik maddeler ayrıca agregat oluşumunu ve toprak yapısının iyileşmesini destekleyebiliyor. Bunun sonucunda suyun derin katmanlara ulaşması, havalanma ve su tutma kapasitesi açısından olumlu etkiler görülebiliyor. Biyolojik toprak kabuğu ve bitki örtüsü, özellikle eğimli tarım arazilerinde rüzgâr ve su erozyonuna karşı koruma sağlayabiliyor. Malçlama, kompost ve iyi yanmış organik materyal kullanımı, canlı kök sisteminin korunması ve aşırı toprak işlemeden kaçınma da biyolojik faaliyeti destekleyen uygulamalar arasında sayılıyor. Ancak toprak yüzeyindeki fotosentez, kültür bitkisinin yapraklarındaki fotosentezin veya doğru bitki besleme ve gübreleme yönetiminin yerine geçmiyor. Sürecin önemi toprak tipi, nem, ışık, iklim ve ekosistemdeki organizmalara göre değişiyor.

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde

Arjantin’de soya işlemesi ağustosta 4,25 milyon tona ulaşarak son on kampanyadaki aynı ayların en yüksek seviyesini gördü. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği’nin açıkladığı verilere göre hacim, Ağustos 2025’e kıyasla 344 bin 212 ton arttı ve yıllık artış %8,81 oldu. Böylece yağ sanayisinin işlemesi, yılın ilk yarısındaki gerilemenin ardından temmuz ve ağustosta yükseldi. Soya işlemesi ocak-haziran döneminde 19,77 milyon tonla geçen yılın aynı döneminin %1,8 altında kalmıştı. Temmuzda 4,1 milyon tona çıkan faaliyet, ağustosta 4,25 milyon tona yükseldi. Kaynakta, temmuz ve ağustos verilerinin toparlanmaya işaret ettiği, ancak bunun kalıcı bir değişim olup olmadığını görmek için sonraki ayların izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Arjantin Yağ Sanayisi ve Tahıl İhracatçıları Odası (Ciara-CEC) Başkanı Gustavo Idigoras, artışta bu sezon 50 milyon tona ulaşan soya hasadının, Paraguay’dan getirilen ve Arjantin tesislerinde işlenen soya fasulyesinin ve soya yağına yönelik uluslararası talebin etkili olduğunu söyledi. Üreticilerin, geçici stopaj indirimleri gibi olağanüstü teşviklerin bulunmadığı bir dönemde satışlarını aylara daha düzenli yaydığını belirten Idigoras, ayçiçeği işlemesinin de tesis kapasitesinin kullanımını artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, yüksek işleme hacmi doğrudan döviz girişine eşdeğer görülmüyor. Soya alımı, ürünün un ve yağa dönüştürülmesi, ihracatın gerçekleştirilmesi ve ihracat gelirlerinin ülkeye getirilmesi farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ağustos verisi öncelikle sanayi faaliyetindeki artışı gösterirken, döviz etkisi ihracat ve tahsilat hızına bağlı olacak.

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama

Suriye’de mantar yetiştiriciliği, küçük üretim odaları ve aile işletmelerinden daha genişleyebilir bir tarımsal faaliyete dönüşüyor. Üreticiler ve sektörle ilgili uzmanlar, farklı mantar türlerinin üretim imkânlarının yanı sıra pazarlama ve işleme alanlarının geliştirilmesiyle sektörün ekonomik değerinin artırılabileceğini belirtiyor. Beyaz mantar ticari pazarda daha geniş yer tutarken, istiridye mantarı daha sınırlı imkânlarla üretilebilmesiyle öne çıkıyor. Beyaz mantar üretimi, soğutma üniteleri bulunan ve sıcaklık, nem ile havalandırmanın kontrol edilebildiği özel odalar gerektiriyor. Üretim döngüsü 22-24 derece arasındaki kuluçka aşamasıyla başlıyor; ardından kompostun üzeri torfla kaplanıyor ve mantarın gelişimini teşvik etmek için sıcaklık ile havalandırma koşulları düzenleniyor. Oda kurulumu, işçilik ve diğer yetiştirme girdileri üreticilerin başlıca maliyet kalemleri arasında yer alıyor. Yerel kompostun metrekare fiyatı 40-50 ABD doları arasında değişirken, uygun koşullarda metrekare başına yaklaşık 20 kilogram ürün alınabildiği aktarılıyor. İstiridye mantarı ise küçük alanlarda ve farklı koşullarda yetiştirilebilmesi, ayrıca daha düşük maliyet gerektirmesi nedeniyle aile işletmeleri için uygun görülüyor. Ancak taze ürünün raf ömrünün 24 saati aşmaması, özellikle küçük üreticilerin ürünü kısa sürede pazarlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle kurutma, salamura ve dondurma gibi işleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması; ürünün saklama süresinin uzatılması, kayıpların azaltılması ve yeni pazarlama kanalları oluşturulması açısından öneriliyor. SANA’nın aktardığı bilgilere göre Suriye’de tarımsal mantar üretimine yönelik ilk çalışmalar 1976’da başladı. Kessva yakınlarında 1981’de kurulan üretim tesisinden 1982’de ilk ürün alındı.

Endülüs’te Yeni Zanaat Peyniri Düzenlemesi Yayımlandı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Endülüs’te Yeni Zanaat Peyniri Düzenlemesi Yayımlandı

Endülüs Tarım, Balıkçılık, Su ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, zanaat usulü peynir ve lorun hazırlanması ile pazarlanmasına ilişkin yeni düzenlemeyi Endülüs Cuntası Resmî Gazetesi’nde (BOJA) yayımladı. Düzenleme, 2013’te kabul edilen kuralların yerini alıyor ve Endülüs peynir sektörüyle yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlandı. Yeni işletmelerin sektöre katılımını kolaylaştırmak ve bölgelere özgü peynir çeşitlerinin görünürlüğünü artırmak da düzenlemenin amaçları arasında yer alıyor. Yeni kurallar, zanaatkârın üretimdeki müdahalesini temel unsur olarak korurken bazı işlemlerde esneklik getiriyor. Pıhtının kalıplara, zanaatkârın açık müdahalesini gerektiren kesintili dolum sistemleriyle aktarılmasına izin veriliyor; tamamen otomatik sistemler ise kapsam dışında tutuluyor. Olgunlaştırılmış peynirin çiğ veya pastörize sütle üretilmesine de uygulanabilir sağlık koşullarına uyulması şartıyla olanak tanınıyor. Düzenleme, zanaat peynirhanelerinin süt işleme kapasitesini çalışan sayısına bağlıyor ve çalışan başına yıllık 170.000 litre üst sınır getiriyor. Çiftlik tipi zanaat peynirhaneleri için yıllık 75.000 litre veya günlük 20 kilogram peynir sınırı korunuyor. Sütün geldiği işletmelerle peynirhaneler arasındaki mesafe en fazla 100 kilometre olabilecek. Çiftlik tipi işletmelerde ise hammadde, peynirhaneyle bağlantılı tek bir hayvancılık işletmesindeki hayvanlardan sağlanacak. Lor üretiminde yalnızca aynı işletmenin peynir yapımından elde ettiği keçi, koyun veya inek sütü suyu kullanılabilecek. Başka tesislerden alınan süt suyuyla lor üretilemeyecek. Ayrıca zanaat peyniri ve lor üreten işletmelerin mikro veya küçük işletme, “çiftlik ürünü” ifadesini kullanan işletmelerin ise mikro işletme olması gerekiyor.

Rusya’da Eylül Ayında Tarım ve Gıda Gündeminin Öne Çıkanları
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Eylül Ayında Tarım ve Gıda Gündeminin Öne Çıkanları

Rusya’da eylül ayının tarım ve gıda gündeminde tahıl ihracat vergileri, iç piyasa fiyatları, ihracat lojistiği ve tarımsal üretim beklentileri öne çıktı. Hükümet, buğday, mahlut, arpa ve mısır için ihracat vergilerini 2026 sonuna kadar askıya alarak oranları sıfırladı. Ayçiçek yağı ve ayçiçeği küspesi ihracat vergileri ise yıl sonuna kadar ton başına sırasıyla 7748 ve 312 rublede sabitlendi. İç piyasada dördüncü sınıf buğdayın KDV dahil fabrika çıkış fiyatı 25 Eylül itibarıyla ton başına ortalama 8625 rubleye geriledi. Analitik şirket ProZerno’nun Genel Müdürü Vladimir Petriçenko, fiyatların 2013-2014 düzeylerine kadar düşebileceğini söyledi. Güney Rusya’da bazı aracılar sofralık buğdayı maliyetin yarısından daha düşük fiyatlarla satın almayı önerirken, küçük arazili ve depolama kapasitesi bulunmayan çiftçilerin daha kırılgan durumda olduğu aktarıldı. Tahıl ihracatının sezon boyunca 39,1 milyon ton ile 45 milyon ton arasında gerçekleşebileceği öngörüldü. Kötümser senaryoda Azak-Karadeniz havzasındaki geleneksel sevkiyatlar hesaba katılmazken, alternatif limanlara demiryoluyla 24,1 milyon ton tahıl taşınması gerekecek. Rostov bölgesinde deniz taşımacılığının durması ve küspenin demiryoluyla sevkinin ekonomik olmaması nedeniyle yağlı tohum işleme tesislerinin faaliyetlerini durdurabileceği belirtildi. Tarım Bakanlığı, 2027 ürünü için kışlık buğday, çavdar, arpa ve tritikale ekimine hektar bazlı sübvansiyon verilmesini önerdi; destek, karar alınması halinde 2026 ve 2027’de bütçe sınırları içinde uygulanacak. Olumsuz hava koşulları nedeniyle tarımsal üretimin bu yıl 2025’e göre gerilemesi beklenirken, Damate’nin 2025’te 268 bin ton hindi eti tedarik ederek dünyanın en büyük üç üreticisi arasına girdiği bildirildi.

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı

Japonya’nın Niigata eyaletindeki Murakami kenti, somon avındaki sert düşüşe karşı karada yetiştiriciliğe yöneliyor. Japonya Denizi kıyısında chum somonuyla tanınan kentte, Miomote Nehri’nden 2015 mali yılında 55.718 somon yakalanırken bu sayı 2025 mali yılında 1.415’e geriledi. Kent yönetimi, bu kritik durum karşısında Okayama Üniversitesi Bilim Enstitüsü’nün Gelecek Nesil Su Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi ile bir araştırma yürütüyor. Merkezde yaklaşık 2.000 chum somonu, 35 metrik ton kapasiteli oval bir tankta yetiştiriliyor. Toshimasa Yamamoto’nun liderlik ettiği ekip, balıkları yavru döneminden itibaren büyütüyor. 15 Ağustos itibarıyla balıkların ortalama ağırlığı yaklaşık 140 gram, uzunluğu ise yaklaşık 24 santimetreydi. Deneyin hedefi, Nisan 2026’da başlayan iki yıllık görev süresi içinde somonları 2-3 kilogram ağırlığa ulaştırmak. Araştırma ekibi, yavruların ebeveyn balıklara dönüştürülmesini ve bu balıklardan alınacak yumurtalarla yeni neslin yetiştirilmesini içeren kapalı devre yetiştiriciliğini amaçlıyor. Karada yetiştiricilikte sockeye ve Atlantik somonu için ilerleme kaydedilmiş olsa da chum somonunun hızlı yüzmesi önemli bir güçlük oluşturuyor. Balıklar büyüdükçe kalabalık tanklarda birbirlerine çarparak ölebiliyor. Yamamoto, güçlü yüzücü mavi yüzgeçli orkinos üzerinde geliştirilen yetiştiricilik tekniklerinin bu sorunun önlenmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor. Murakami’nin karada yetiştiricilik için uygun olabileceği belirtilen özellikleri arasında soğuk su kaynakları bulunması yer alıyor. Bu sayede suyu soğutmak için makine kullanılması gerekmeyebilir. Ancak kent yönetimi, kapalı devre yetiştiriciliğinin ticari açıdan uygulanabilir olup olmadığını ve kentte somon işleme, dağıtım ve diğer faaliyetlerde yer alan kişilerin görüşlerini dikkate alarak ilerlemek istiyor. Somonlardaki gerileme Murakami ile sınırlı değil. Japonya genelinde, dört yıl önce bırakılan yavrulara göre geri dönen somonların oranı 1974’ten 2024’e kadar %1’in altına inmezken 2025’te %0,66’ya düştü. Niigata’daki oran ise 2023’te %0,19, 2024’te %0,13 ve 2025’te %0,06 oldu. Isınmayla kuzeye ilerleyen balıkların avcılığı, uygun su sıcaklıklarının görüldüğü dönemin kısalması ve daha az besleyici zooplankton türlerinin yayılması başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Miomote Nehri Somon Balıkçılığı Birliği daha önce 10 milyon yumurta toplayıp 8 milyon yavruyu suya bırakıyordu. Ancak geri dönen somonların azalması yumurta toplama ve kuluçka faaliyetlerini zorlaştırdı. Kapalı devre yetiştiriciliği krizi önleyebilecek bir yol olarak görülse de birlik yetkilileri, yetiştiriciliğin balıkları nehirde çoğaltmak için değil tüketim amacıyla kullanacağına dikkat çekerek sonuçların belirsiz olduğunu ve sürecin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.

İspanya’da Tütün Üretimi Yeni Kısıtlama Endişesiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Tütün Üretimi Yeni Kısıtlama Endişesiyle Karşı Karşıya

İspanya’da tütün yaprağı üretimi, özellikle Extremadura’daki kırsal bölgeler için önemli bir ekonomik dayanak olmayı sürdürürken, sektörde yeni kısıtlamaların geleceğe yönelik endişe yaratacağı belirtiliyor. Üreticiler ve yerel yöneticiler, sigara tüketiminin sona erdirilmesi hedefini desteklediklerini ancak tütün yaprağı üretimiyle tütün ürünlerinin tüketiminin birbirinden ayrılması gerektiğini savunuyor. Sektör temsilcilerine göre bölgede tütünün yerine kısa sürede konulabilecek başka bir tarımsal ürün bulunmuyor. İspanya, Avrupa’nın ikinci büyük tütün üreticisi konumunda. Ülke üretiminin %98’i Extremadura’dan geliyor; bu miktar Avrupa Birliği üretiminin %19’una karşılık geliyor. Üretim La Vera, Campo Arañuelo ve Valle del Tiétar çevresinde yoğunlaşıyor. Extremadura, ürettiği tütünün %74’ünü ihraç ediyor ve dış satışlardan 70 milyon avronun üzerinde gelir elde ediyor. Sektörün bölgesel gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı 91 milyon avro olarak verilirken, tarımsal doğrudan istihdam 1.900 kişi, dolaylı faaliyetlerle birlikte toplam istihdam ise yaklaşık 20 bin kişi seviyesinde bulunuyor. Yaklaşık 3 bin aile ve 1.900 işletme de bu ekonomik yapıdan geçiniyor. Üretimin yoğunlaştığı yerleşimlerde tütünün ağırlığı daha da belirgin. Yaklaşık 3 bin nüfuslu Losar de la Vera’da tütünün kasaba gelirindeki payı %80 ile 85 arasında. Talayuela’da ise yaklaşık 3 bin aile sektöre bağlı ve nüfusun %28’ini tütün alanında çalışan göçmenler oluşturuyor. Belediye başkanları, üretimin sona ermesi halinde iş kaybı, göç ve hizmetlerin kapanmasıyla karşı karşıya kalınacağını belirterek, yeni ürünlere geçişin bir, iki hatta beş yıl içinde tamamlanamayacağını ifade ediyor. Tütün yaprağının işlenmesi de bölgedeki ekonomik zincirin önemli bir parçası. Coolosar kooperatifi yılda 2 milyon kilogram kuru yaprak satıyor. Yaprak, yeşil halde teslim alındıktan sonra sekiz gün boyunca, sıcaklığın 71 dereceye kadar çıktığı kurutma konteynerlerinde işleniyor; kullanılan ısı biyokütle kazanlarından sağlanıyor. Kamu şirketi Cetarsa ise yılda yaklaşık 17 milyon kilogram yaprak işliyor ve İspanya tütününün %80’ini gerçekleştiriyor. Talayuela’daki tesis günde 200 kilogramlık 1.400 kasa işliyor; partilerin etiketlenmesi ve yetkililere bildirilmesiyle izlenebilirlik sağlanıyor. Philip Morris International, 1992’den bu yana Extremadura’dan kesintisiz yaprak alıyor ve son 10 yılda bölgeye 230 milyon avro yatırım yaptı. Şirket 2025’te bölge yaprağını ısıtılmış tütün ürünlerinde kullanım için sertifikalandırdı. Şirketin dumansız ürünleri küresel net gelirlerinin %43’ünü oluştururken, sektör bu dönüşümün geleneksel üretim bölgelerinin ekonomik rolünü koruyacak düzenlemelerle yürütülmesini istiyor.

360 Food Syria Fuarı Şam’da İhracat Görüşmeleriyle Sona Erdi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

360 Food Syria Fuarı Şam’da İhracat Görüşmeleriyle Sona Erdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Şam’da düzenlenen 360 Food Syria gıda sanayileri fuarı, üç günlük etkinliğin ardından sona erdi. Evex Events ve Pyramids Group tarafından düzenlenen fuarın son gününde katılımcılar arasında çeşitli mutabakatlar imzalanırken, yurt dışından gelen tüccarlar Suriye ürünlerini ve fuara katılan şirketleri inceledi. Etkinliğe 18 ülkeden 120 yerel, Arap ve yabancı şirket katıldı. Fuarın, Suriye ürünlerinin dış pazarlara ihracatı için yeni ticari bağlantılar ve olanaklar oluşturduğu belirtildi. Etkinlikte tarımsal üretim girdileri, modern tarım teknolojileri, gıda işleme, paketleme, ambalajlama, nihai ürünler ile pazarlama ve dağıtım zincirleri bir araya getirildi. Fuara katılanlar, gıda makineleri, üretim hatları ve ekipmanların Suriye’de geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltabileceğini ifade etti. Yerel üreticiler ise yüksek vergiler ve gümrük ücretlerinin yanı sıra otomasyon, mekanik ve elektrik alanlarında uzman personel eksikliğinin sektörün genişlemesini zorlaştırdığını aktardı. SANA’nın fuardaki katılımcı açıklamalarına dayandırdığı bilgilere göre, Suriye’de üretilen bazı makineler ve ekipmanlar Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Irak ve bazı Körfez ülkelerindeki pazarlara ulaştı. Katılımcılar, yerel üretimin yalnızca iç talebi karşılamakla kalmayıp ekipman ve gıda ürünleri ihracatını da genişletebileceğini belirtti. Restoran ve otel ekipmanları alanında şiş kebap ızgaraları, mayonez mikserleri, hamur yoğurma makineleri, kokteyl mikserleri, dondurma, patlamış mısır ve pamuk şeker makineleri gibi ürünlerin üretildiği aktarıldı.

ABD'nin Orta Batı'sında Dizel Fiyatları Mısır ve Soya Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Orta Batı'sında Dizel Fiyatları Mısır ve Soya Üreticilerini Zorluyor

ABD'nin Orta Batı'sında soya ve mısır hasadı başlarken yükselen dizel fiyatları çiftçilerin, nakliye şirketlerinin ve yakıta bağlı diğer işletmelerin maliyetlerini artırıyor. Indiana'da 2.500 dönüm arazide mısır ve soya üreten Joe Hamilton, hasat döneminde yaklaşık 34 bin litre dizel kullanacak. Dört traktör, iki biçerdöver ve beş kamyonun çalışacağı hasat için yakıt faturası rekor düzeye çıkacak. Bölgede kasım sonuna kadar yaklaşık 522 milyon metrik ton mısır ve soyanın hasat edilmesi bekleniyor. Tahminlere göre İran savaşı, Rusya'daki rafineri hasarları ve bölgesel dizel arz kesintileri, hasat edilen her yaklaşık 405 hektar için yakıt maliyetine 12.500 dolar ekleyebilir. Eylül ayında dizel fiyatlarındaki en yüksek haftalık artışların görüldüğü beş eyaletin dördü de Orta Batı'da bulunuyordu: Illinois, Michigan, Ohio ve Indiana'da fiyatlar bir yıl öncesine göre galon başına 3 doların üzerinde arttı. Bölgesel arz sorunları da fiyat baskısını artırdı. Illinois eyaletindeki Joliet'te bulunan ExxonMobil rafinerisi, geçen ay elektrik kesintisi ve sel nedeniyle bir haftadan uzun süre kapalı kaldı; bunun sonucunda 80 milyon galondan fazla dizel ve benzin arz dışı kaldı. Indiana'nın Whiting kentindeki büyük bir rafineride sendika üyeleriyle BP arasındaki altı aylık anlaşmazlık da bölgedeki fiyat artışlarına katkıda bulundu. Otterbein Üniversitesi'nden Kurt Lykins, Orta Batı'nın kıyı bölgelerine ve Meksika Körfezi'ne göre daha az rafineriye sahip olması nedeniyle kriz dönemlerinde arzı artırmasının daha zor olduğunu söyledi. Lykins, Teksas ve Louisiana'daki tuz mağaralarında tutulan ve 714 milyon varil kapasitesi bulunan Stratejik Petrol Rezervi'nin son 43 yılın en düşük seviyesinde olduğuna dikkat çekti. Rezervden 172 milyon varil çekilmesinin fiyatlara bir süre istikrar sağladığını, ancak kışın dizel talebinin artmasıyla bu desteğin azalabileceğini belirtti. Ohio'da dizel kullanan yaklaşık 15 bin okul otobüsü 800 bin öğrenciyi taşıyor; ülke genelindeki bir ankete katılan okul bölgelerinin yaklaşık %40'ı yakıt giderlerini düşürmek için güzergâhları birleştiriyor. Çiftçiler ise dizel tüketimini azaltmak için daha az tarla geçişi gerektiren toprak işlemesiz tarım ve örtü bitkisi uygulamalarına yöneliyor. Hamilton, bu yöntemlerle normal bir yılda dönüm başına yaklaşık iki ila dört galon yakıt kullandığını söyledi. Ancak ürünlerin bu sonbaharda pazara ulaştırılması için yüksek makine yakıtı fiyatlarının karşılanması gerektiğini belirtti.