ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3283 haber · Sayfa 84

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde

Arjantin’de soya işlemesi ağustosta 4,25 milyon tona ulaşarak son on kampanyadaki aynı ayların en yüksek seviyesini gördü. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği’nin açıkladığı verilere göre hacim, Ağustos 2025’e kıyasla 344 bin 212 ton arttı ve yıllık artış %8,81 oldu. Böylece yağ sanayisinin işlemesi, yılın ilk yarısındaki gerilemenin ardından temmuz ve ağustosta yükseldi. Soya işlemesi ocak-haziran döneminde 19,77 milyon tonla geçen yılın aynı döneminin %1,8 altında kalmıştı. Temmuzda 4,1 milyon tona çıkan faaliyet, ağustosta 4,25 milyon tona yükseldi. Kaynakta, temmuz ve ağustos verilerinin toparlanmaya işaret ettiği, ancak bunun kalıcı bir değişim olup olmadığını görmek için sonraki ayların izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Arjantin Yağ Sanayisi ve Tahıl İhracatçıları Odası (Ciara-CEC) Başkanı Gustavo Idigoras, artışta bu sezon 50 milyon tona ulaşan soya hasadının, Paraguay’dan getirilen ve Arjantin tesislerinde işlenen soya fasulyesinin ve soya yağına yönelik uluslararası talebin etkili olduğunu söyledi. Üreticilerin, geçici stopaj indirimleri gibi olağanüstü teşviklerin bulunmadığı bir dönemde satışlarını aylara daha düzenli yaydığını belirten Idigoras, ayçiçeği işlemesinin de tesis kapasitesinin kullanımını artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, yüksek işleme hacmi doğrudan döviz girişine eşdeğer görülmüyor. Soya alımı, ürünün un ve yağa dönüştürülmesi, ihracatın gerçekleştirilmesi ve ihracat gelirlerinin ülkeye getirilmesi farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ağustos verisi öncelikle sanayi faaliyetindeki artışı gösterirken, döviz etkisi ihracat ve tahsilat hızına bağlı olacak.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı

Güney Afrika kırmızı et sektöründe stratejilerin sonuç üretmesinin önündeki temel sorunların zayıf koordinasyon, yetersiz finansman ve uygulama eksikliği olduğu belirtildi. Değerlendirme, Free State eyaletindeki Bothaville’de 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde gündeme geldi. Etkinliğin başlatıcısı ve Stud Breeders Federation başkanı Kobus Bester, sorunlarla ilgilenen kişilerin çoğu zaman az sayıda kaldığını ve kuruluşların birbirinden kopuk çalıştığını söyledi. Bester, çözümün kuruluşlar, bölgeler ve hayvancılık türleri arasında ortak hareket etmekten geçtiğini ifade etti. Sektörde bazı sorunları ele almak için sistem ve yapılar kurulmuş olsa da bunların her zaman etkili biçimde uygulanmadığını belirten Bester, uygulamanın önünde kimi durumlarda siyasi veya “sinsi” nedenlerin bulunduğunu öne sürdü. Sektör paydaşlarını, bireysel kuruluşların ve çıkarların ötesine bakarak değer zincirinin tüm halkalarının kârlı, sürdürülebilir ve refah içinde olmasına katkı sağlayıp sağlamadıklarını değerlendirmeye çağırdı. Gıda ve Tarım Politikası Bürosu (BFAP) kıdemli analisti Gerhard van der Burgh’a göre sektörün sorunları daha önce hazırlanan uzun vadeli planlarda da tanımlanmıştı. 2021’de çalışmaları başlayan Red Meat Strategy 2030, Agriculture and Agro-processing Master Planı ile daha önceki yapılanma girişlerine dayanıyor. Strateji hayvan ve kamu sağlığı, kapsayıcı büyüme, pazara erişim ve rekabetçiliği dört ana alan olarak belirlerken ortak sektör sesinin eksikliği, yetersiz finansman ve uygulama kapasitesi, devlet veterinerlik kapasitesindeki sorunlar ile izlenebilirliğin uygulanmasını başlıca kısıtlar arasında saydı. 2022 stratejisinde öngörülen yapıda Meat and Livestock Value Chain Round Table sektör çapındaki sorunlarla ilgilenecek, Red Meat Primary Cluster (RMPC) öncelikleri yönlendirecek ve uyumu güçlendirecekti. Red Meat Industry Services (RMIS) ise izlenebilirlik, araştırma ve hayvan sağlığı gibi alanlarda uygulama ve hizmet sunumundan sorumlu olacaktı. Van der Burgh, 2024’te 44 milyar rand büyüklüğündeki sektörü ilerletmek için kâğıt üzerindeki yapıların yanı sıra bütçe, insan kaynağı, yetki, otorite ve açık hesap verebilirlik gerektiğini söyledi. Roller ve sorumluluklar konusunda anlaşmaların ise henüz tamamlanmadığını belirtti. Finansman açığını ortaya koyan verilere göre kırmızı et sektörünün bildirilen yasal kesinti geliri 2024’te 51,2 milyon rand oldu. Tarihsel toplam kesinti, ilk satış değerinin %0,09’una karşılık gelirken kesinti uygulanan Güney Afrika tarım sektörlerindeki ortalama %0,50 olarak verildi. Van der Burgh, %0,36’lık oranı olası bir artış örneği olarak gösterdi; ancak çiftçiler, yem işletmeleri ve mezbahalardan daha yüksek katkı alınması 2021’de dirençle karşılaşmıştı.

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti

Kazakistan’da 2026 yılında uzak ülkelerden 7 bin 234 büyükbaş hayvan ithal edildi. Kazakistan Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2026-2030 Hayvancılık Geliştirme Kapsamlı Planı’nın uygulanması için 80 milyar Kazakistan tengesi ayrıldı. Bu kaynakla 40 bin büyükbaş ve 20 bin küçükbaş hayvan alınması planlanıyor. İthal edilen hayvanlar arasında süt işletmelerine gönderilen Holştayn ırkı sığırlar da bulunuyor. Türkistan bölgesindeki Asia Milk çiftliğine Danimarka’dan 165 başlık yeni parti ulaştı; önceki sevkiyatla birlikte çiftliğe bu ülkeden getirilen hayvan sayısı 330’a çıktı. Kuzey Kazakistan’daki Budennoe SK süt kompleksine Almanya’dan 165 düve gönderildi. Bu sevkiyatla işletmenin sürüsü 825 başa yükseldi ve tesisin toplam 1.200 baş ithal hayvanla tamamlanması planlanıyor. Doğu Kazakistan’daki Moyyldy-Baikonur çiftliğine ise Rusya’nın Perm bölgesinden 224 Holştayn düvesi getirildi. Bakanlık, uygulanan önlemlerin işletmelerin sürülerini yenilemesine, hayvan verimliliğini artırmasına ve üretim kapasitesini genişletmesine katkı sağladığını bildirdi.

Çekya’da İthal Kanatlı Etinde Salmonella Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber

Çekya’da İthal Kanatlı Etinde Salmonella Tespit Edildi

Çekya’da ithal kanatlı etine yönelik artırılmış Salmonella denetimlerinde, 93 ürün örneğinin 23’ünde bakteriye rastlandı. Devlet Veteriner İdaresi (SVS), ithal kanatlı ette Salmonella varlığını hedefleyen kontrolleri temmuz sonlarında yoğunlaştırdı. Testler, incelenen örneklerin yaklaşık dörtte birinde Salmonella bulunduğunu gösterdi. Denetimler, ithal ürünlerde patojen aranmasına yönelik özel bir uygulama kapsamında yürütüldü.

FDA, New York’taki Meyve Suyu İşleyicisine HACCP İhlali Uyarısı Gönderdi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

FDA, New York’taki Meyve Suyu İşleyicisine HACCP İhlali Uyarısı Gönderdi

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), New York eyaletinin Nesconset kentindeki Wellmill LLC adlı meyve suyu işleyicisine, federal Meyve Suyu Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP) gereklerini ihlal ettiği gerekçesiyle uyarı mektubu gönderdi. Denetçiler işletmede önemli eksiklikler tespit etti. İhlaller arasında yetersiz tehlike analizi yapılması ve gerekli patojen azaltma sürecinin uygulanmaması yer aldı. Kaynak metne göre işletme sahiplerinin FDA uyarı mektuplarına yanıt vermek için 15 günü bulunuyor; mektuplar kamuya haftalar veya aylar sonra açıklanabiliyor.

Hollanda’da Denetlenen İşletmelerin Yaklaşık Üçte İkisinde Gıda Güvenliği İhlali
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Denetlenen İşletmelerin Yaklaşık Üçte İkisinde Gıda Güvenliği İhlali

Hollanda Gıda ve Tüketici Ürünleri Güvenliği Kurumu’nun (NVWA) yaz denetim kampanyasında, hizmet işletmelerinin yaklaşık üçte ikisinde gıda güvenliği kurallarına aykırılıklar bulundu. Denetlenen 154 işletmenin 96’sı hakkında yaptırım uygulandı. Yaptırımlar 88 resmî uyarı ve para cezasıyla sonuçlanan sekiz rapordan oluştu. Kurallara uymayan işletmeler için üç ay içinde takip denetimi yapılacak. Kaynak, ayrıca et denetçilerinin çalışma koşullarına ilişkin bir uyarı bulunduğunu belirtiyor.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Kazakistanlı 40’tan Fazla Şirket Çin Tahıl Ticaret Platformuna Kaydoldu
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistanlı 40’tan Fazla Şirket Çin Tahıl Ticaret Platformuna Kaydoldu

Çin ve Kazakistan’ın eylülde tahıl ticareti için başlattığı ortak dijital platforma 40’tan fazla Kazakistanlı şirket kaydoldu. Çin tarafında 50 binden fazla şirketi bir araya getiren platform, tarım ürünleri ihracatçılarının ithalatçılar ve nihai tüketicilerle doğrudan görüşmesine imkân sağlıyor. Çin-Kazakistan dijital ticaret platformu, 1 Ekim’de Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansında tanıtıldı. İhracatçılar ürün lotlarını platformda yayımlayabiliyor ve alıcılarla FCA ile DAP dahil farklı teslim koşullarını görüşebiliyor. İşlemlerde her iki tarafın, lot değerinin %10’una kadar teminat yatırması öngörülüyor. Taraflardan biri anlaşmayı yerine getirmezse teminat karşı tarafa aktarılıyor. Prodcorporation, işlemlerde uygulanacak hukukun seçilebilmesine yönelik çalışma yürütüyor. Platformdaki işlemler şu anda Çin hukukuna tabi. Konferansta ayrıca bu yılki tahıl hasadının iç ihtiyacı karşılamaya ve ortalama ihracat hacimlerini korumaya yeteceği belirtildi. Mevcut stok ve arz dikkate alınarak ek müdahale alımına şu aşamada ihtiyaç görülmediği açıklandı.

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim

Endonezya Tarım Bakanlığı (Kementan), soya fiyatlarının yükselmesinde yerli üretimin ulusal ihtiyacı karşılamaya yetmemesinin etkili olduğunu açıkladı. Tofu ve tempe üreticilerinin kullandığı soyanın kilogram fiyatı 9.500 Endonezya rupisinden 11.600 rupiye çıkarken, üreticiler fiyat artışını ürün fiyatlarına tamamen yansıtmak yerine ürün boyutlarını küçültüyor. Kementan, yerli üretimi artırmak amacıyla 2026’da 50 bin hektarlık alanda soya tohumu desteği sağladı. Bu alanlardan 50 bin ton üretim bekleniyor. Tohum desteğine gübre ve pestisit yardımı da eklenirse üretimin 75 bin tonun üzerine çıkabileceği belirtildi. Bakanlık, desteği çiftçilerin üretim maliyetlerine katkı sağlayan bir teşvik olarak tanımladı. Bapanas yetkilisi Hermawan’a göre hükümetin Soya Tedarik ve Fiyat İstikrarı Programı (SPHP), fiyatların belirlenen Satış Referans Fiyatı’nı (HAP) aşması halinde uygulanacak; program fiyat her yükseldiğinde otomatik sübvansiyon olarak devreye girmeyecek. İthal soya için tüketici düzeyindeki HAP kilogram başına 12 bin rupi olarak belirlendi. Cava’da ortalama fiyat 11.623 rupiyle bu seviyenin altında kalırken, Doğu Endonezya’da ortalama fiyat 12.097 rupiye ulaştı. SPHP’nin 2026 uygulaması için Bulog’a görev verilmesini ve uygulama esaslarının hazırlanmasını sağlayacak yeni bir düzenleme planlanıyor.

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde

Yeni Zelanda’da kasım ayında yapılacak genel seçim öncesinde kırsal bölgelerin sorunlarını ve siyasi beklentilerini ortaya koymak amacıyla ülke genelinde bir ziyaret programı başlatılıyor. Farmers Weekly’nin görüş yazısında, küçük kasabalarda işletme sahipleri, topluluk üyeleri ve yerel yönetim temsilcileriyle görüşülerek hükümetin son üç yıldaki uygulamalarının ve yeni yönetimden beklenenlerin ele alınacağı belirtiliyor. Kırsal kesimde yaşam maliyeti, sağlık hizmetleri, ormancılığa bağlı arazi kullanımı değişiklikleri, yol bakımı, daha etkin zararlı kontrolü ve kamu hizmetlerinde merkezileşmenin azaltılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yazıya göre, kırsal bölgelerde siyasetçilerin seçim dönemleri dışında bu yerleşimleri yeterince ziyaret etmediği yönünde bir görüş bulunuyor. Bu taleplerin bir bölümü, Federated Farmers’ın seçim gündemindeki bürokrasiyi azaltma önceliğiyle örtüşüyor. Tarım sektöründeki ekonomik görünüm ise üretim dallarına göre farklılaşıyor. Süt ile koyun ve sığır yetiştiriciliğinde güçlü gelirlerden memnuniyet duyulurken, tarla bitkileri üreticileri düzenli hava olayları ve düşük fiyatlar nedeniyle daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Federated Farmers güven anketine göre çiftçilerin %72’si kâr ediyor, %5’inden azı zarar bildiriyor. Buna karşın gelecek 12 aya ilişkin beklentiler temkinli: yaklaşık %30’luk kesim koşulların kötüleşmesini beklerken yalnızca %12’lik kesim iyileşme öngörüyor.

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir
Görsel kaynağı: Vedomosti — Agroprom · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir

Rusya’da 2027 yılı tarımın geliştirilmesi ve tarım ürünleri piyasalarının düzenlenmesine yönelik devlet programı için 261,7 milyar ruble ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, 2026 bütçesinde öngörülen 302,2 milyar rubleye göre 40,5 milyar ruble ve %13,4 daha düşük. Tarım Bakanlığı temsilcisi, proje bütçesindeki rakamların ekonomik koşullar ile destek önlemlerine yönelik talebe göre netleştirilebileceğini belirtti. Ayrıca 2027–2029 döneminde, federal bütçedeki kaynaklara ek olarak sektörün durumuna göre finansman sağlanması planlanıyor.

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti

Ukrayna’nın Karadeniz limanlarındaki abluka nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerini Avrupa üzerinden daha yüksek hacimlerde ihraç etme talebi Polonya ve Romanya’dan karşılık bulmadı. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi, Avrupa Birliği ülkelerinden sevkiyatlara izin verilmesini ve artan taşıma maliyetlerini karşılamak üzere 1,1 milyar avro sağlanmasını istedi. Polonya ve Romanya ise kendi tarım sektörlerinin çıkarlarını önceliklendirdi. Vysotskyi, Ukrayna’da hasat edilen tahıl ve yağlı tohumların satılamadığını, ürünlerin ülke içinde biriktiğini ve çiftçilerin kışlık ekim için gerekli paradan yoksun kaldığını söyledi. Sorunun ilkbahara kadar sürmesi halinde ekili alanın %35-40 azalabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, ihracat kanallarındaki tıkanıklığın yalnızca mevcut ürün stoklarını değil, sonraki üretim dönemini de etkileyebileceği yönündeki Ukrayna değerlendirmesini yansıtıyor. Romanya Tarım Bakanı Barna Tánczos, Ukrayna tahılının ülke üzerinden taşınmasıyla Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyelerinin Romanya limanlarını aşırı yüklediğini ve Rumen çiftçilerin ürünlerini satmasını zorlaştırdığını belirtti. Tánczos, tren sayısının, kara ve demir yolu bağlantılarının ya da liman kapasitesinin iki katına çıkarılamayacağını söyledi. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transitini artırmaya yönelik bir değişiklik planlamadığını açıkladı. Haber ayrıca Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in Ukrayna ve Rusya ile Karadeniz’de ateşkes ve tahıl taşımacılığının güvenliği konusunda yeni görüşmeler yürüttüğünü aktarıyor. Bu girişim, Rusya’nın Temmuz 2023’te çekildiği 2022 tarihli tahıl anlaşmasının yeniden oluşturulmasını amaçlıyor.

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Karadeniz bölgesindeki Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve küresel gıda tedarikini baskı altına alıyor. CNN.gr'nin aktardığına göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı, Rusya'nın limanlara yönelik saldırıları nedeniyle ağustosun ilk iki haftasında yıllık bazda %75 azaldı. Rusya'nın temmuz ve ağustos başında limanlara 70'ten fazla saldırı düzenlediği, 62 olayda gemilerin hedef alındığı bildirildi. Oxford Economics ekonomistleri, bu gelişmelerin Dünya Bankası gıda fiyatları endeksine yansımasını bekliyor. Ekonomist Pablo Meyer, endeksin 2026'da yaklaşık %9,3 artacağını, artış hızının 2027'de yaklaşık %4,4'e gerileyeceğini söyledi. Rusya ve Ukrayna birlikte küresel tahıl talebinin yaklaşık üçte birini karşıladığı için ihracattaki kesinti, özellikle bu ürünlere bağımlı ülkeler açısından arz ve fiyat riskini artırıyor. Ukrayna'nın ihracat görünümü de limanlardaki kesintiden doğrudan etkileniyor. Tahıl ihracatı geçen ay 774 bin tona indi; bu miktar, 2023-2025 döneminin ağustos ortalamasının %79 altında kaldı. Eylül ihracatı ise yaklaşık 1,4 milyon ton olarak verildi. Mevcut koşullar sürerse 2026/27 dönemindeki tahıl ihracatının yaklaşık 20 milyon tonla, abluka öncesinde yapılan tahminin yaklaşık yarısı düzeyinde kalabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, alternatif güzergâhların ulaşabileceği en yüksek kapasiteye çıkması koşuluna bağlanıyor. Alternatif taşımacılık yolları, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tamamen dolduramıyor. Avrupa Birliği'nin demir, kara ve nehir yollarından oluşan Dayanışma Koridorları temmuzda Ukrayna'nın tarım dışı ihracatının %95'ini taşırken tahıl, yağlı tohum ve ilgili ürünlerdeki payı %20'de kaldı. Deniz yolu, büyük yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında daha verimli görülüyor; alternatif güzergâhların en iyi ihtimalle yaklaşık 17 milyon tonluk açığı karşılayabileceği belirtiliyor. Ukrayna tarımı ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve fiilî liman ablukasının ülkeye günlük 70 milyon dolara kadar maliyet çıkardığı aktarılıyor. Ukrayna son dönemlerde dünya buğday ihracatının yaklaşık %6'sını, mısır ihracatının %11'ini karşılıyordu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Ukrayna'dan yapılan uygun maliyetli sevkiyatlara dayanan kuruluşlar arasında yer alıyor; saldırıların taşıma ve sigorta maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin açıklamasına göre Türkiye, Hindistan, Mısır ve diğer bazı Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz'de deniz ulaşımının yeniden tesis edilmesine yönelik yeni bir girişim kapsamında geçen haftanın sonlarında görüşmelere katıldı.

Kanser Araştırmacısından Bitkisel Süt Uyarısı
Görsel kaynağı: DV · Özgün haber

Kanser Araştırmacısından Bitkisel Süt Uyarısı

Son yıllarda birçok tüketici, hayvan refahı veya daha sağlıklı beslendiği düşüncesiyle inek sütü yerine yulaf, soya ve badem bazlı bitkisel içecekleri tercih ediyor. Bu ürünler kahveye veya kahvaltılık gevreklere eklenerek geleneksel süt gibi tüketiliyor. Ancak haberde bazı bilim insanlarının bitkisel sütlerin otomatik olarak daha sağlıklı kabul edilmemesi gerektiğini söylediği aktarılıyor. Kanser araştırmalarında çalışan doktor Maria Abreu, 7News’e yaptığı açıklamada bazı ürünlerin aşırı işlenmiş gıda niteliği taşıyabileceğini ve içeriklerindeki maddelerle ek bileşenlerin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Abreu’ya göre bu maddeler bağırsakların doğal dengesini etkileyebilir ve en kötü durumda kronik iltihaplanmaya yol açabilir. Uzmanların aktarılan değerlendirmesinde ise tek bir bardak bitkisel süt tüketiminin belirleyici olmadığı, asıl olarak ürünlerin içeriklerinin incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. Haberde, bitkisel kaynaklı ürünlerin hayvansal kaynaklı ürünlerden kendiliğinden daha sağlıklı sayılamayacağı ifade ediliyor.

Suriye'nin Tahıl Silolarını Türkler Yapacak
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'nin Tahıl Silolarını Türkler Yapacak

Suriye Tahıl Kurumu, Türk şirketi Obial ile Halep, İdlib, Haseke, Rakka, Hama ve Deyrizor illerinde 15 yeni metal tahıl silosu kurulmasını görüştü. Önerilen tesislerin toplam depolama kapasitesinin 250 bin tona ulaşması ve 2027 sezonunda buğday kabulüne başlaması planlanıyor. Görüşmede projenin teknik ve uygulamaya ilişkin yönleri ele alındı. Suriye makamlarına göre yatırımın amacı, tahıl depolama altyapısını genişletmek, kapasiteyi üretim bölgelerine yaklaştırmak ve buğdayın teslim alınması ile depolanmasında verimliliği artırmak. Kurumun daha önce açıkladığı verilere göre mevcut sezonda teslim alınan buğday 2,7 milyon tona ulaştı; bu miktar, Suriye'nin yıllık 2,55 milyon tonluk ihtiyacının üzerinde bulunuyor.

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir

Brezilya’da mısırdan üretilen etanolün toplam etanol üretimindeki payının önümüzdeki 10 yılda %40-45’e ulaşabileceği bildirildi. Öngörü, Brezilya Ulusal Mısır Etanolü Birliği (Unem) İcra Kurulu Başkanı Amaury Pekelman tarafından paylaşıldı. Mısırın mevcut payı yaklaşık %30 olurken, şeker kamışından üretilen etanol %70’lik bölümünü oluşturuyor. Pekelman, mısır etanolü sektörünün son beş yılda yıllık ortalama %37 büyüdüğünü söyledi. Mısır ve şeker kamışından elde edilen etanolün nihai ürününün aynı olduğu, her iki türün de araçlarda doğrudan veya benzinle karıştırılarak kullanılabildiği belirtildi. Farklılıkların ise hammadde maliyeti, hammadde bulunabilirliği ve üretim tesislerinin yapısından kaynaklandığı aktarıldı. Esnek tesisler, piyasa koşullarına göre aynı birimde mısır veya şeker kamışı kullanabiliyor. Brezilya’da benzine katılan etanol oranı son yıllarda %27’den %32’ye yükseldi. Pekelman’a göre Combustível do Futuro yasası, yeni çalışmalar yapılması şartıyla karışım oranının %35’e çıkarılmasına izin veriyor. Yönetici, yeni yatırımlar açısından karışım politikasında öngörülebilirliğin önemli olduğunu belirterek, üreticilerin yatırımlarının geri dönüşüne ilişkin güvence aradığını ifade etti. Mısır etanolü üretimi, hayvan yemi olarak kullanılan kurutulmuş damıtık tahıl çözünürleri (DDG) ile mısır yağı gibi yan ürünler de sağlıyor. Pekelman, DDG’nin sığır, kanatlı ve balıkların beslenmesinde kullanıldığını söyledi. DDG kullanılan rasyonların, yalnızca mısıra dayalı beslemeye kıyasla besi sığırlarının gelişim süresini kısaltabildiğini belirtti. Etanol tesislerinin yayılması özellikle mısır üretimi ve hayvancılığın yoğun olduğu Brezilya’nın Orta-Batı bölgesinde gerçekleşti. Hammaddeye ve büyükbaş hayvan varlığına yakınlık, lojistik etkilerin azaltılmasına katkı sağladı. Pekelman, Maranhão ve Bahia’da da tesisler bulunduğunu, Güney bölgesinde ise buğdaydan etanol üretildiğini aktardı. Mısır etanolü için oluşan iç talebin, üreticilere iki ila dört yıllık tedarik sözleşmeleriyle yeni bir pazarlama seçeneği sunduğu belirtildi.

Hollanda'da Pirinç İçin Deneme Üretimi Başladı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hollanda'da Pirinç İçin Deneme Üretimi Başladı

Hollanda’da Amsterdam ile Lahey arasındaki turbalık ve bataklık arazilerde ülkenin ilk pirinç hasadı yapıldı. Sander Roeleveld’in yürüttüğü deneysel proje, deniz seviyesinin yaklaşık iki metre altında bulunan ve kanallarla bölünen arazilerde gerçekleştiriliyor. Bölgedeki su varlığı ile ısınan iklimin pirinç yetiştiriciliği için uygun koşullar oluşturduğu belirtiliyor. Çalışma şimdilik 0,6 hektarlık alanda yürütülüyor ve kısa taneli, özellikle suşi veya risotto yapımında kullanılabilecek yaklaşık üç ton pirinç elde edilmesi bekleniyor. Araştırmacılar, Hollanda iklimine en iyi uyum sağlayacak çeşitleri belirlemek amacıyla yaklaşık 30 farklı pirinç türünü inceliyor. Çeşitler arasında Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan kökenli olanlar da bulunuyor. Projenin amacı yalnızca tarımsal üretimi çeşitlendirmek değil. Hollanda’daki turbalık alanlar genellikle sığır yemi için çim yetiştirmek amacıyla kurutuluyor. Kuruyan turba her yıl milyonlarca ton karbon dioksitin atmosfere salınmasına, toprağın da bazı bölgelerde yılda birkaç santimetre çökmesine neden oluyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin bu arazilerin sürekli ıslak tutulmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Ancak bölgedeki üreticilerin temel gelir kaynağı yüzyıllardır süt hayvancılığı olduğu için projeye temkinli yaklaşılıyor.

Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl İhracatı Ağustosta %75 Düştü
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl İhracatı Ağustosta %75 Düştü

Ukrayna’nın tahıl ihracatı, Ağustos 2026’nın ilk iki haftasında geçen yılın aynı dönemine göre %75 azaldı. Libertatea’nın The Independent’a dayandırdığı habere göre düşüş, Karadeniz bölgesinde Rusya’nın saldırılarını yoğunlaştırmasıyla bağlantılı olarak aktarıldı. Ukrayna limanları temmuz ve ağustos başında 70’ten fazla saldırının hedefi olurken, ticari gemiler 62 kez hedef alındı. Gelişmelerin yerel ekonomileri ve temel gıda ürünlerine bağımlı ülkeleri etkilediği belirtildi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye göre, son dönemde Türkiye, Hindistan ve Mısır gibi ülkeler Karadeniz deniz koridorunun yeniden açılması için görüşmelere katıldı.

Romanya ve Polonya Ukrayna Tahıl İhracatına Daha Fazla Destek Veremeyecek
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya ve Polonya Ukrayna Tahıl İhracatına Daha Fazla Destek Veremeyecek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Romanya ve Polonya, Karadeniz'deki deniz ablukası ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar sürerken, Ukrayna'nın tahıl ve diğer tarım ürünlerini Avrupa üzerinden daha fazla taşımasına yardımcı olamayacaklarını bildirdi. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysoțki, Brüksel ziyareti sırasında Avrupa Birliği ülkelerinden ihracat için ek güzergâhlar açılmasını ve artan deniz taşımacılığı maliyetlerini karşılamak üzere 1,1 milyar avro sağlanmasını istedi. Vysoțki, durumu “son derece kritik” olarak nitelendirdi. Romanya Tarım Bakanı Tanczos Barna, ülkesinin kendi çiftçilerinin çıkarlarını önceliklendirdiğini söyledi. Ukrayna tahılının Romanya'ya ulaşan miktarı, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesiyle birleşerek limanlarda yoğunluk yaratıyor ve Rumen çiftçilerin kendi ürünlerini satmasını zorlaştırıyor. Bükreş yönetimi sınır geçişlerini kolaylaştırmak ve demir yolu bağlantılarını geliştirmek için Kiev ile bir mutabakat imzalasa da Barna, tren, kara yolu, demir yolu ve liman kapasitesinin iki katına çıkarılamayacağını belirtti. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transit geçişini artıracak bir değişiklik yapmayı planlamadığını açıkladı. Böylece Ukrayna'nın Avrupa'ya yönelik ihracatında kritik öneme sahip iki ülke, kendi üreticilerinin karşılaştığı lojistik ve satış sorunları nedeniyle daha fazla kapasite sunamayacaklarını ortaya koydu. Haberde, Polonya, Slovakya ve Macaristan'ın daha önce Ukrayna tahılı ithalatını yasakladığı da aktarılıyor. Vysoțki'ye göre Ukrayna ihracatının yarısından azı Avrupa'nın demir yolu, kara yolu ve nehir güzergâhlarından çıkabiliyor. Abluka sürerse bu yıl 35 milyon tona kadar tahıl ve diğer tarım ürününün ülkede mahsur kalabileceği belirtiliyor. Hasat edilen tahıl ve yağlı tohumların alıcı bulamaması, çiftçilerin gelecek yılın mahsulü için sonbahar ekimlerini finanse etmesini de zorlaştırıyor. Vysoțki, durumun ilkbahara kadar devam etmesi halinde ekilen alanın %35-40 azalabileceğini söyledi. Avrupa Birliği ortak bir yanıtı dışlamıyor. Tarımdan sorumlu Avrupa Komisyonu üyesi Christophe Hansen, küresel gıda güvenliği endişeleri nedeniyle sorunun ele alınması gerektiğini söyledi ancak somut bir taahhütte bulunmadı. Ukrayna, alternatif ihracat güzergâhları için Hollanda ve Almanya'daki limanları değerlendirirken, Almanya yönetimi bu rotaların güçlendirilmesi için Avrupa düzeyinde çaba gösterdiğini açıkladı. Krizin, Rusya ve Ukrayna'nın dünya tahıl ticaretindeki rolü nedeniyle Avrupa dışındaki gıda arzını da etkileyebileceği ifade ediliyor.

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber
Veri haberi

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Yunanistan’ın Girit Adası’nda üç gün boyunca etkili olan şiddetli hava koşullarının ardından tarım alanları, kırsal yollar, altyapı ve ulaşım ağlarında oluşan hasarın belirlenmesi için çalışma başlatılması bekleniyor. Lasithi Platosu’nda geniş tarım alanları su ve çamur altında kalırken, patates üretimi ile diğer tarla bitkileri ve sebze yetiştiriciliği ağır darbe aldı. Bazı üreticiler arazilerine hâlâ ulaşamadığı için zararın boyutu kesin olarak ortaya konulamadı. Suların çekilmesinin ardından denetim ekiplerinin bölgeye giderek inceleme ve kayıt çalışmaları yapması planlanıyor. Çiftçiler, üreticiler ve temsilcilerinin, hızlı işlemler, ilk yardım ve tazminat içeren, Yunanistan’da Daniel fırtınası sonrasında uygulanan tedbirlere benzer bir destek talep etmesi bekleniyor. Kaynak, üreticilerin önlerinde zorlu aylar bulunduğuna dikkat çekiyor. Şiddetli yağışlar Girit’in farklı bölgelerinde de ulaşımı ve yerleşimleri etkiledi. Lasithi’de Ferma bölgesine giden yol ağır hasar gördü ve Makris Gialos yönündeki ulaşım kesildi. Acil durum araçlarının yanı sıra bölge ve belediye araçlarının alternatif güzergâhlardan geçebilmesi için çalışmalar yürütüldü. Kıyı kesiminde altyapı ve iletişim ağlarında hasar oluşurken itfaiye ekipleri su tahliyesi yaptı. Zonianá’da yerel nehir taştı; sel suları, çamur ve sürüklenen malzemeler dere yataklarını ve yolları kapattı. Köprü ve dere duvarlarında yıkımlar meydana gelirken, evler, avlular ve kaldırımlar da sudan zarar gördü. Psiloritis yamaçlarında otlatılan hayvanların taşkın sularına kapılarak öldüğü, bölgedeki hayvan yetiştiricilerinin yüzlerce hayvanını kaybettiğini bildirdiği aktarıldı. Girit’in farklı bölgelerinde etkili olan yağışlar nedeniyle Samaria Geçidi’nde sekiz kişi mahsur kaldı. Yağış ve su seviyesinin yüksek olması, kurtarma ekiplerinin güvenli şekilde ulaşmasını geciktirdi. Mahsur kalanların doktor, ilaç ve ihtiyaç malzemelerine sahip olduğu, iletişimlerinin sürdüğü ve su akışı tehlikeli olduğu sürece bulundukları yerden ayrılmamaları yönünde talimat aldıkları belirtildi. Yunanistan hükümetinden genişletilmiş bir heyetin Girit’e giderek hasarı ve ihtiyaçları değerlendirmesi planlandı. Ayrıca 1 Ekim 2026’dan itibaren etkili olan hava olayları için Avrupa Birliği’nin Copernicus Acil Durum Yönetim Hizmeti haritalama sistemi etkinleştirildi. Uydu görüntülerinden üretilecek harita ve verilerin, acil durum yönetiminde görev alan kurumlara ücretsiz sağlanması bekleniyor.

İran’da Tavuk Tüketimindeki Düşüş Üretim Kaygısını Artırdı
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber

İran’da Tavuk Tüketimindeki Düşüş Üretim Kaygısını Artırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Meclisi Tarım, Su, Doğal Kaynaklar ve Çevre Komisyonu toplantısında tavuk ve yumurta üretimi, fiyatlandırması ve piyasa düzenlemesi ele alındı. Komisyon sözcüsü Hüşeng Hadiyanpur, hane halkının tavuk tüketimindeki düşüşün piyasanın zayıflaması ve tavukların kupon sistemiyle dağıtımındaki sorunlardan kaynaklandığını söyledi. Devletin dağıtıcı mağazalara olan ödemelerini yapmaması da kupon sistemi üzerinden tavuk satışını olumsuz etkileyen unsurlar arasında gösterildi. Hadiyanpur, tavuk fiyatının yaklaşık üretim maliyetinin altına indiğini belirterek, piyasa koşulları dikkate alınırken sürdürülebilir üretimin de korunması gerektiğini ifade etti. Toplantıda, günlük civciv fiyatının kontrol altında tutulması için destek imkânlarının kullanılması ve gerekirse sübvansiyon ödenmesi yönündeki seçeneklerin incelenmesi kararlaştırıldı. Tavuk ve yumurta üreticilerinin sorunlarının hızla giderilmesinin, üretim döngüsünün aksamaması açısından gerekli olduğu belirtildi. Komisyon sözcüsü, üreticilerin kaygıları giderilmezse ileride civciv yerleştirmeye ilgi göstermeyebileceği uyarısında bulundu. Böyle bir gelişmenin önce günlük civciv arzını, ardından tavuk üretimini etkileyerek gelecekte fiyat artışına yol açabileceği ifade edildi. Bu nedenle günlük civciv fiyatının kontrolü ile üreticilerin sorunlarının çözülmesi birlikte ele alınacak. Toplantıda ayrıca gerçek üretim ve tüketim verilerinin güncellenmesi kararlaştırıldı. Üretim fazlası oluşması halinde Hayvancılık Destek Şirketi işbirliğiyle garantili veya anlaşmalı alım yapılması, imkân bulunursa fazla üretimin ihracatına yönelik planlama gerçekleştirilmesi değerlendirilecek.

Divaniye’de Yeni Alanlar Kışlık Tarım Planına Dahil Edilecek
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Divaniye’de Yeni Alanlar Kışlık Tarım Planına Dahil Edilecek

Irak’ın Divaniye kentinde geniş tarım alanlarının kışlık tarım sezonu planına dahil edilmesi için resmi onay alındığı açıklandı. Divaniye Yerel Birliği Başkanı Halid el-Hazai, açıklamayı Irak Ulusal Haber Ajansına yaptı. Hazai, Tarım Bakanlığının yenilenmemiş sözleşmeli arazilerin tarım planına alınmasını onayladığını belirtti. Kira bedelleri konusunda beklenmesi ve sözleşme yenileme işlemlerinin sürdürülmesi istenirken, genel vekâlet sahiplerinin de plana dahil edileceği ifade edildi.

Birleşik Krallık’ta Sınırlı Sığır Arzı Et Fiyatını Yükseltti
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Sınırlı Sığır Arzı Et Fiyatını Yükseltti

Büyük Britanya’da sığır eti fiyatı, 27 Eylül’e kadar olan haftada yükselişini sürdürdü. Tarım ve Bahçecilik Geliştirme Kurulu’na (AHDB) göre ölü ağırlık üzerinden hesaplanan tüm birinci sınıf sığır fiyatı haftalık 8 peni artarak kilogram başına ortalama 6,28 sterline çıktı. AHDB analisti Molly Corbett, artışta Noel öncesinde güçlenmesi beklenen mevsimsel talebin yanı sıra sınırlı birinci sınıf sığır arzı ve sonbahar talebinin etkili olduğunu belirtti. Fiyat, 2025’in aynı haftasının yalnızca 13 peni altında kaldı.

Leros'ta Balıkçılar Greve Katıldı
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber

Leros'ta Balıkçılar Greve Katıldı

Yunanistan’ın Leros Adası’nda profesyonel balıkçılar, Lakki Limanı’nda toplanarak sektörün ülke genelindeki grevine katıldı. Balıkçılar, artan yakıt maliyetleri, deniz memelilerinin ağlara verdiği zararlar ve balon balığı sorunu nedeniyle destek ve çözüm talep etti. Balıkçılar ayrıca sigorta ile diğer yükümlülüklerin meslek üzerindeki yükünü azaltacak düzenlemeler istedi. Leros Belediye Başkanı Timotheos Kottakis, balıkçıların yanında olduğunu belirterek kurumsal girişimlerde bulunma ve Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı ile görüşme sözü verdi.