ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

175 haber · Sayfa 1

Dünya Bankası Tahıl Fiyatlarında 2026 ve 2027 İçin Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Tahıl Fiyatlarında 2026 ve 2027 İçin Artış Bekliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, uluslararası tahıl fiyatları endeksinin 2026’da %14,1, 2027’de ise %9,3 artacağını öngörüyor. Bu tahmin, genel emtia fiyatlarının 2026’da %23 yükselmesinin ardından 2027’de %7 gerileyeceği beklentisinden ayrışıyor. Kurum, tahıl piyasasındaki yükselişin iki yıl üst üste devam edeceğini belirtiyor. Tahıl fiyatları üzerindeki baskının uluslararası arz riskleri, Karadeniz üzerinden taşımacılıktaki aksamalar, yüksek tarımsal girdi maliyetleri ve olumsuz hava koşullarından kaynaklanabileceği değerlendiriliyor. Dünya Bankası, gıda fiyatları endeksinin de 2026’da %10,3, 2027’de %7,2 artacağını tahmin ediyor. Liman altyapısına ve ticari gemilere yönelik saldırıların bazı pazarlarda tahıl bulunabilirliğini azaltabileceği, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor. Buğdayda en belirgin artışlardan biri bekleniyor. Amerikan Hard Red Winter buğdayının ortalama fiyatının 2026’da 311 dolar/tona çıkacağı, bunun 2025’teki 243 dolar/tona göre %28 artış anlamına geldiği tahmin ediliyor. Fiyatın 2027’de %13,5 daha yükselerek 353 dolar/tona ulaşması bekleniyor. Bu seviyenin 315 avro/tona karşılık geldiği, nisan ayındaki tahminlerin ise 2026 için 253, 2027 için 260 dolar/ton olduğu aktarılıyor. Mısır fiyatının 2026’da 223, 2027’de 235 dolar/ton; arpanın ise aynı yıllarda 164 ve 172 dolar/ton olması bekleniyor. Tayland’ın %5 kırık pirincinde fiyatın 2025’teki 408 dolardan 2026’da 448, 2027’de 500 dolar/tona çıkacağı öngörülüyor. Soya küspesi, soya fasulyesi ve soya yağı fiyatlarında da artış beklenirken, enerji fiyatlarının 2026’da %32, gübre fiyatları endeksinin %14,3 yükselmesi öngörülüyor. Dünya Bankası ayrıca çok şiddetli bir El Niño olayının farklı bölgelerde tarımsal üretimi etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor

Fransa’nın 2026 yumuşak buğday hasadı yaklaşık 31,5 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, 32,4 milyon ton civarındaki beş yıllık ortalamanın biraz altında kalıyor. Crédit Agricole’da büyük tarla bitkileri ve hayvan besleme sektörleri uzmanı Xavier Cassedanne, dönem sonundaki sıcak hava dalgalarının verimleri etkilediğini belirtti. Ancak üretim hacmi ortalama seviyenin altında kalmasına rağmen kalite göstergelerinin olumlu olduğu bildirildi. Buğdaydaki ortalama protein oranı %11,8’e ulaşırken, bazı bölgelerde %12’nin üzerine çıkıyor. Cassedanne’a göre %12 protein oranı, bazı ülkeler ve özellikle Afrika ülkeleri için aranan standart haline geliyor. Bu seviye, Fransız buğdayının belirli ithalatçıların şartnamelerini karşılamasına yardımcı oluyor. Fransa, Batı Afrika’daki geleneksel pazarlarının yanı sıra Mısır, Yemen ve Libya gibi geçmişte daha sınırlı varlık gösterdiği destinasyonlara da satış yaptı. Bu pazarlar, Fransız ihracatçıların satış noktalarını çeşitlendirmesine imkân sağladı. 2026-2027 sezonunda ihracat akışlarının yönünü Karadeniz’deki lojistik sorunlar da etkiliyor. Çatışmanın ağırlaşmasıyla liman altyapısının bombardımanlardan zarar görmesi, tahıl lojistiğini ve küresel tahıl ticaretini aksattı. İthalatçılar ilk aşamada alımlarını önemli ölçüde yavaşlattı; ardından tedariki sürdürmek için farklı menşelere yöneldi. Karadeniz’e yakın Romanya ve Bulgaristan bundan ilk dönemde daha fazla yararlanırken, Fransa da sonraki aşamada yeni satış fırsatları buldu. Diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması, Rusya ve Ukrayna menşeli buğdayın ihracat pazarına yeniden dönme ihtimalini gündeme getirdi. Cassedanne, Rusya’nın Azak Denizi’nde gemi geçişlerine yeniden izin vermiş olabileceğini belirtirken ticaret akışlarının normale döndüğünü söylemek için erken olduğunu vurguladı. Olası sevkiyatlarda üçüncü ülkeler üzerinden yürütülecek ticaret de gündemde; Türkiye, Kuzey Avrupa ülkeleri, Norveç, Finlandiya ve ABD bu kapsamda anılıyor. Rusya ve Ukrayna ürünlerinin geri dönmesi, küresel pazarda menşeler arasındaki rekabeti değiştirebilir ve Fransa’nın mevcut ihracat fırsatlarını geçici hâle getirebilir. Bir sonraki sezonun üretim planları ise kolza ekimleri açısından belirsizlik taşıyor. Fransa’nın bazı bölgelerinde ağustostan bu yana yaşanan kuraklığa altis böceklerinin saldırıları eklendi ve ekimlerin yerleşmesi zorlaştı. Bazı üreticilerin kolzayı bozarak mısır, ayçiçeği veya ilkbahar arpası gibi alternatif ürünlere yönelmesi gerekebileceği belirtildi. Kolza alanlarında başlangıçta 2025’e göre %10 artış beklenirken, mevcut değerlendirme %2 düşüş yönünde. Bununla birlikte çiftçilerin nihai ekim tercihleri henüz kesinleşmedi.

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı

Numbeo’nun Avrupa ülkelerini karşılaştıran verilerine göre Bulgaristan’ın gıda fiyatları endeksi 44 olarak ölçüldü. Bu değer, ülkeyi Avrupa Birliği üyeleriyle sınırlı olmayan 44 Avrupa ülkesi arasında 33. sıraya yerleştirdi. Endeks, Bulgaristan’daki fiyat düzeyini referans değeri 100 olan New York’a göre gösteriyor; buna göre ülkedeki fiyat seviyesi New York’un %44’ü düzeyinde. Ancak veriler kullanıcı katkılarıyla toplandığı ve hane gelirlerini hesaba katmadığı için, fiyatların düşük olması ürünlerin Bulgaristan’daki haneler açısından daha erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Numbeo’nun haziran verilerinde Bulgaristan’da bir litre taze sütün fiyatı 1,62 avro olarak veriliyor. Bu tutar Norveç, İzlanda, İsviçre ve Danimarka’daki fiyatların altında kalırken Lüksemburg’daki 1,47 avroyu aşıyor. Yunanistan’da süt 1,52, Romanya’da 1,33, Almanya’da 1,16 ve Slovakya’da 0,95 avro seviyesinde. Buna karşılık Bulgaristan’daki yerel peynirin kilogram fiyatı 9,21 avro ile Batı Avrupa’daki çoğu ülkenin altında kalıyor; Avusturya’da fiyat yaklaşık 17 avroya, Fransa’da ise daha yüksek bir seviyeye çıkıyor. Ürün grupları arasındaki farklar da belirgin. Kaynakta Bulgaristan’da ekmeğin karşılaştırmadaki en düşük fiyata sahip olduğu belirtiliyor. Bulgaristan’da 12 adet L boy yumurtanın fiyatı 3,14 avro, domatesin kilogramı ise 2,43 avro olarak veriliyor. Tavuk eti fiyatları Doğu Avrupa’daki seviyelerle karşılaştırılabilir bulunurken, Romanya ve Polonya’da kilogram fiyatları sırasıyla 6,02 ve 6,25 avro. Bulgaristan’daki domates fiyatı ise İspanya, Portekiz, Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan’daki fiyatların üzerinde. Eurostat’ın 2025 verileri, Bulgaristan’da yağlar ve sıvı yağlar fiyat endeksinin AB ortalaması 100’e karşı 141,9 olduğunu gösteriyor. Bu alanda yalnızca Letonya’nın endeksi daha yüksek. Süt, peynir ve yumurta grubunun fiyatları AB ortalamasının %26,2 üzerinde kalırken et fiyatları ortalamanın %28,5 altında bulunuyor. Ekmek ve tahıl ürünleri endeksi 81,4, meyve ve kuruyemişler 87,2, sebzeler ise 83 olarak ölçüldü. Bulgaristan’ın genel gıda fiyat endeksi 2025’te AB ortalamasının %91’i oldu; bu oran 2024’te %88,2’ydi. Gıda ve alkolsüz içecekler birlikte değerlendirildiğinde endeks 92,6’ya çıkıyor. Tüm hanehalkı harcamalarını kapsayan genel fiyat düzeyi ise 62,5 ile AB’nin en düşük seviyesi olarak veriliyor. Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi aynı karşılaştırmada 75,6 olarak gösteriliyor. Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre Eylül 2026’da gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık %1,6 arttı; 2025’te hanelerin bu gruba kişi başına ortalama harcaması 1.898 avro oldu.

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber

Sikorski’den Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı İçin Acil Ateşkes Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Karadeniz’de mümkün olan en kısa sürede ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundu. Sikorski, ateşkesin Ukrayna ve Rusya’dan tahılın güvenli biçimde taşınmasını sağlaması gerektiğini söyledi. Açıklamasını Atlanta’da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısı sırasında yapan Sikorski, hızlı adım atılması gerektiğini Küresel Güney ülkelerindeki insanların gıdaya ve tahıla duyduğu ihtiyaçla gerekçelendirdi. Sikorski, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalini sona erdirmeye yönelik her türlü girişimde Ukrayna’nın yer alması gerektiğini belirtti. Avrupa’nın da sürece dahil edilmesini isteyen Polonya Dışişleri Bakanı, olası bir barış veya ateşkes sürecinde Avrupa’nın kendi araçlarına ve etkisine sahip olduğunu savundu. Ayrıca Rus enerji ürünlerinin Avrupa’ya satışının yeniden başlamasından önce savaşın adil biçimde sona ermesi ve Moskova’nın savaşı durdurması gerektiğini söyledi. Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği konusunda Türkiye de Rusya ve Ukrayna’yı yeni saldırılardan kaçınmaları konusunda uyardı. Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, 28 Ekim’de Sofya’da, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan temsilcilerinin toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türk bayraklı veya Türk sahipli gemilere yönelik saldırılar nedeniyle hukuki adım atma hakkının saklı tutulduğunu bildirdi. Ankara, Kiev ve Moskova’ya iletilen saldırıların durdurulması ve güvenli tahıl taşımacılığı önerisine yanıt bekliyor. Toplantı kapsamında ABD’nin Polonya’ya Almanya ve Fransa’ya benzer tam G20 üyeliği verilmesini önermesi de gündeme geldi. Sikorski bu girişimi desteklerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daveti karşı üretken buldu ve G20 kararlarının uzlaşı temelinde alınması gerektiğini söyledi. Batılı yetkililer, Rusya’nın itirazı ve tüm üyelerin onayının gerekmesi nedeniyle Polonya’nın tam üyeliğinin yıllar sürebileceğini belirtti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Polonya’nın üyeliği hak ettiğini savundu.

Yazar, FDA’dan Salgınların Gerçek Kaynağını Açıklamasını İstiyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Yazar, FDA’dan Salgınların Gerçek Kaynağını Açıklamasını İstiyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Food Safety News yazarı, FDA’ya sunacağını belirttiği iki yurttaş dilekçesiyle, kurumun kendi soruşturmasında bir salgının gerçek kaynağı olarak belirlediği firmanın adını açıklamasını istiyor. Talep, soruşturma sürerken olası kaynakların veya çalışma hipotezlerinin yayımlanmasını kapsamıyor; yalnızca inceleme tamamlandığında gerçekten kaynak olduğu sonucuna varılan şirketin açıklanmasını öngörüyor. Yazar, dilekçelerin federal hükümetin daha önce yapmadığı ya da yapabileceğini söylemediği bir uygulamayı istemediğini savunuyor. Yazıya göre “radikal şeffaflık” ilkesi, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile FDA’nın gıda politikalarına 2025’te taşındı. HHS, 10 Mart 2025’te kendiliğinden GRAS yolunun kapatılmasını inceleme talimatı verirken, Amerikalıların gıdalarının içeriğini bilmesini sağlama taahhüdünü açıkladı. FDA da 9 Temmuz 2025’te gıda güvenliği ve beslenme eylemlerinde radikal şeffaflığın gıda kaynaklı hastalıklar ile kronik hastalıkları azaltmanın anahtarı olduğunu bildirdi. FDA’nın gıda programı, 24 Eylül 2025’te kapanmış salgın soruşturmaları için Yönetici Olay Özeti belgelerini yayımlamaya başladı. Ancak yazar, bu özetlerde kamuoyunun en çok ihtiyaç duyduğu “kim ve nerede” bilgilerinin eksik kaldığını belirtiyor. FDA bazı salgınlarda şirket adlarını ve hastaların yaşadığı eyaletler gibi ayrıntıları açıklamadı; kurum, şirket adlarının Ticari Sırlar Yasası kapsamında korunduğunu söyledi. Yazıda, eylül ayında marulla bağlantılı bir E. coli soruşturmasının yetiştirici, işleyici veya marka adı verilmeden kapatıldığı aktarılıyor. Ekimdeki E. coli O157:H7 salgınında ise ürün markasının FDA veya USDA Gıda Güvenliği ve Denetim Servisi (FSIS) yerine dava ve gazete haberleri aracılığıyla öğrenildiği belirtiliyor. Yazar, 2024 sonbaharındaki romaine bağlantılı E. coli O157:H7 salgınını şeffaflık eksikliğinin örneği olarak gösteriyor. Salgında 15 eyalette 89 kişi hastalandı, 36 kişi hastaneye kaldırıldı, yedi hemolitik üremik sendrom vakası görüldü ve bir kişi öldü; FDA soruşturmayı yalnızca “romaine” ifadesiyle kapattı. Ayrıca chicken wrap ürünleriyle bağlantılı 50 kişilik salgında FDA salgının sona erdiğini bildirdi, FSIS ise kaynağın Trader Joe’s olduğunu bir gazeteciye doğruladı. FDA, ürünlerin daha önce piyasadan kaldırıldığını ve raf ömrü dolduğu için ayrıntılı açıklamanın tüketicilerin alabileceği koruyucu bir eylem sağlamayacağını söyledi; buna karşın FDA ve FSIS soruşturmalarının ayrıntıları yayımlanmadı.

Rusya'nın Tahıl İhracatının Temmuz-Ekim Döneminde %39,6 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Rusya'nın Tahıl İhracatının Temmuz-Ekim Döneminde %39,6 Gerilemesi Bekleniyor

Rusya'nın tarım yılının ilk dört ayını kapsayan Temmuz-Ekim 2026 dönemindeki tahıl ihracatının 10,26 milyon ton olması bekleniyor. Rusagrotrans Analiz Merkezi'ne göre bu, yıllık bazda %39,6'lık düşüş anlamına geliyor. Arpa ihracatının %25 azalarak 2,28 milyon tona, mısır ihracatının ise %5,4 gerileyerek 1,23 milyon tona düşeceği öngörülüyor. Kaynakta, temmuz ortasından itibaren düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki liman altyapısının büyük bölümünü devre dışı bıraktığı ve bu güzergâhtaki tedariklerin sınırlı kaldığı belirtiliyor. Novorossiysk Limanı'ndan haziran-ekim döneminde 2,13 milyon ton buğday ihraç edildi; bu limandaki sevkiyatlar yıllık bazda %71,1 azaldı. Kavkaz Limanı'ndan yapılan ihracat da 2025'teki 3,79 milyon tondan 2026'da 400 bin tona geriledi. Rusya'nın tahıl sevkiyatları ağırlıklı olarak Baltık limanlarına yöneldi. Rusagrotrans analistlerine göre Baltık limanları, Temmuz-Ekim 2026 döneminde Rus buğday ihracatının %38,3'ünü taşıdı; ekim ayında bu payın %65'e ulaşabileceği tahmin edildi. Ust-Luga, dört aylık dönemde toplam ihracatın %14'ünü karşılayarak ana merkez oldu. Ancak limanda tahıl taşımacılığı gübre ve kömür sevkiyatlarıyla kapasite rekabetine giriyor ve demiryolu vagonlarında sıkışıklık yaşanıyor. Hazar Denizi de alternatif güzergâhlardan biri olarak öne çıktı ve temmuz-ekim döneminde bu limanlardan 582 bin ton buğday taşındı. Buna karşın ihracatçılar artan taşıma maliyetleriyle karşılaşıyor. Kpler'e göre Rusya ve Ukrayna'dan tedariklerin azalması, özellikle bu ülkelerin tahılını yoğun tüketen Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini etkileyebilir. Türkiye ise mevcut kayıpları şu anda Romanya'dan yaptığı tedarikle dengeliyor.

AB’de Süt Alım Fiyatı Ağustosta Yıllık %19,7 Geriledi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

AB’de Süt Alım Fiyatı Ağustosta Yıllık %19,7 Geriledi

Agriland’ın Avrupa Komisyonu verilerine dayandırdığı habere göre, Avrupa Birliği’nde üreticiden alınan sütün ortalama fiyatı Ağustos 2026’da kilogram başına 0,428 avro, yani 42,8 sent oldu. Bu seviye, bir yıl öncesinin %19,7 ve beş yıllık ortalamanın %8,3 altında kaldı. Buna karşılık ocak–ağustos döneminde toplanan süt miktarı yıllık %3 arttı. Yıllık fiyat düşüşü ile aylık hareket farklı yöndeydi: haberde ağustos için aylık %2,3 artış aktarılırken, eylül ortalaması kilogram başına 0,4311 avro (43,11 sent) olarak tahmin ediliyor. Eylül rakamı gerçekleşmiş fiyat değil, tahmin niteliğinde. En sert yıllık düşüş Macaristan’da %29, Çekya ve Litvanya’da %26 oldu. Süt toplama miktarı yalnız ağustos ayında yıllık %0,6 yükseldi. Bu dönemde Yunanistan’da %13,3 artış görülürken Romanya’da %13,6, Estonya’da %11,7 ve İrlanda’da %8,4 düşüş kaydedildi. AB genelindeki toplam artış, bütün ülkelerde aynı yönlü gelişme yaşandığı anlamına gelmiyor. 2026’nın ilk sekiz ayında yağsız süt tozu üretimi %9, tereyağı %7,7 ve peynir %3,6 arttı; tam yağlı süt tozu üretimi %4,4 geriledi. Ocak–temmuz döneminde süt eşdeğeri cinsinden ihracat hacmi %11,9 artmasına rağmen ihracat değeri %1,5 düştü. Böylece daha yüksek üretim ve dış satış hacmine, daha yüksek toplam ihracat geliri eşlik etmedi.

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: e15 · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz'de Rusya'ya atfedilen insansız hava aracı saldırıları, ticari gemi taşımacılığını ve Ukrayna'nın tahıl, yağ ile gübre ihracatını tehdit ediyor. Ekim ayında Romanya ve Bulgaristan yakınlarında en az beş ticari geminin insansız hava araçları tarafından vurulduğu bildirildi. Ukrayna limanlarından Türk boğazlarına ve oradan Akdeniz'e uzanan güzergâh, ülkenin tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştıran ana ihracat rotalarından biri olduğu için güvenlik sorunları küresel gıda tedarikini de etkiliyor. Avrupa Birliği'nin paylaştığı açıklamaya göre Ukrayna, ihracat güzergâhlarındaki kesintiler nedeniyle günde tahminen 60 milyon avro gelir kaybediyor. Ukrayna'nın tarım ürünlerinin yaklaşık %90'ı Karadeniz koridorundan taşınıyor. Başlıca limanların çalışmasının aksaması, ülkenin ihracat kapasitesini sınırlarken küresel tahıl fiyatları da Şubat 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Kaynak haberde, sevkiyat sorunlarına kuraklık, El Niño ve Orta Doğu'daki çatışmaların gübre tedarikini zorlaştırmasının eşlik ettiği aktarılıyor. Karadeniz; Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarıyla birlikte küresel gıda güvenliği açısından kritik üç geçiş noktasından biri olarak değerlendiriliyor. Ukrayna ile Rusya'nın tahıl, ayçiçeği yağı ve gübre tedarikindeki ağırlığı nedeniyle deniz taşımacılığındaki kesintiler iki ülkenin ticaretiyle sınırlı kalmıyor. Kaynak habere göre Rusya'nın Karadeniz üzerinden gübre ihracatının kesilmesi, sonbahar toprak hazırlığından gelecek hasada kadar uzanan tarım döngüsünde üretim koşullarını baskılayabilir. AB, Ukrayna'yı dünya pazarlarına bağlamak için kara güzergâhlarını ve Dayanışma Hatları girişimini kullanıyor. Bu hatlar üzerinden yapılan tahıl ihracatı temmuz ortasından bu yana yaklaşık iki milyon ton arttı. Ancak alternatif rotaların taşıma maliyetlerini yükselttiği ve Moldova, Romanya ile Polonya sınırlarına yönelik saldırıların bu güzergâhları da riske attığı belirtiliyor. AB ayrıca Karadeniz ve Tuna'da güvenliği güçlendirmeyi, deniz gözetimini artırmayı ve ciddi olaylarda hızlı siyasi istişare sağlayacak bir Acil Durum Protokolü oluşturmayı planlıyor. Romanya ve Bulgaristan'ın AB desteğiyle ortaklaşa kurduğu Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin deniz trafiğine ilişkin farkındalığı güçlendirmesi bekleniyor. Avrupa Savunma Ajansı'nın MARSUR ağı üzerinden deniz gözetimi bilgilerinin paylaşılması ve insansız hava aracı kapasitesinin geliştirilmesi de planlanan adımlar arasında yer alıyor. AB, Karadeniz'de güvenli geçiş düzenlemesi için Türkiye, Hindistan, Afrika'daki gıda ithalatçısı ülkeler ve daha geniş anlamda Küresel Güney ile çalışıyor.

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor

Endonezya’nın Jakarta kentinde Pasar Induk Cipinang çevresindeki bakkallarda pirinç satışlarının, karışım pirinç iddialarına rağmen istikrarlı kaldığı, bazı işletmelerde ise artış eğilimi gösterdiği bildirildi. Cipinang’dan premium ve medium pirinç alarak satan bakkal sahibi Suryadi, 29 Ekim 2026’da müşterilerinin paniklemediğini ve satışlarında şu ana kadar sorun yaşanmadığını söyledi. İddialar, Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman’ın Jakarta’nın doğusunda sübvansiyonlu SPHP pirincinin premium pirinç olarak yeniden satıldığı yönündeki şüphesine dayanıyor. Kaynağa göre kilogramı 12.500 rupiahtan satılması gereken SPHP pirincinin işlenerek premium ürün adıyla 17.000 rupiaha kadar satıldığı öne sürüldü. Bu aktarım kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, bakanın dile getirdiği şüphe olarak verildi. Jakarta’nın doğusundaki Kalimalang bölgesinde satış yapan Yuni ise iddialardan belirgin biçimde etkilenmediğini belirtti. Yuni, iki-üç günde bir özellikle Batik ve Palapa Solo markalı 50 kilogramlık çuvallardan aldığını, pirinci litreyle evlere ve catering işletmelerine sattığını söyledi. Kaynakta, aylık tüketiminin 10 çuvalı aştığı ve bazı haftalarda altı çuvala ulaştığı aktarılıyor. Bazı müşteriler endişelense de alışverişe devam etti; kaygının daha çok 5 kilogramlık ambalajlı pirinçlere yöneldiği belirtildi. Buna karşılık, Cipinang’dan ürün tedarik eden ve Senen Pazarı’nda 40 yıldır satış yapan Ivan, son aylarda kiosk cirosunun keskin biçimde düştüğünü söyledi. Ivan, gerilemenin yalnızca karışım pirinç iddialarından değil, genel alım gücü kaybından da kaynaklandığını değerlendirdi. Daha önce 25 kilogram alan bireysel müşterilerin 10 kilograma indiğini, haftada 10 çuval tüketen restoranların ise aynı miktarı bir aya yaydığını aktardı. Yaklaşık altı ay önceki denetimde satıcılara kilogram başına 15.000 rupiah azami perakende fiyatına uyma talimatı verildiğini de belirtti.

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu
Görsel kaynağı: Adnkronos · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu

İtalya, 2025/26 ticaret sezonunda ikinci yıl üst üste dünyanın en büyük elma ihracatçısı oldu. Ismea’nın Uluslararası Ticaret Merkezi verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre İtalya, küresel elma ihracat değerinin %17’sini oluşturdu. ABD %14, Çin ise %13 payla İtalya’yı izledi. Sonuç, İtalyan elma sektörünün üretim organizasyonu, ürün kalitesi ve dış pazarlara erişim kapasitesiyle ilişkilendiriliyor. Sezon boyunca İtalyan elmaları 86 yabancı ülkeye ulaştı. Üretim ve ihracat zinciri, kuzeyde Val di Non Dop ve Val Venosta Igp gibi bölgelerden Campania’daki Annurca Igp’ye, Emilia-Romagna ve Toskana’ya kadar uzanıyor. Bu yapı, yılın 12 ayı boyunca düzenli tedarik sağlanmasına dayanıyor. Geleneksel Golden Delicious, Gala, Stark, Granny Smith, Cripps Pink ve Fuji çeşitlerinin yanında, tüketici tercihlerini hedefleyen yeni çeşitler de pazarda yerini güçlendiriyor. 2025/26 sezonunda toplam sevkiyat yaklaşık 1.060 milyon kilo oldu ve ihracat değeri 1,2 milyar avroya ulaştı. Değer, önceki sezona göre %2 artarken ortalama ihracat fiyatı da %3 yükseldi. Kaynak, fiyat artışında çeşitlerin yenilenmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. İhracat artışının en belirgin olduğu alan AB dışı pazarlar oldu; bu ülkelere sevkiyatlar önceki sezona göre %24 yükseldi. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail, ayrıca Brezilya ve Hindistan öne çıktı. Avrupa’da İspanya’ya ihracat %10 artarak bu ülkeyi İtalya’nın ikinci büyük pazarı haline getirirken, Almanya ilk sıradaki pazar olmayı sürdürdü.

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor

Küresel süt üreticileri, tüketicilerin süt ürünlerinden yalnızca protein değil, farklı tüketim deneyimleri ve sindirim sistemiyle ilişkilendirilen özellikler de beklemesine yanıt olarak ürün çeşitlendiriyor. Paris'te geçen hafta düzenlenen SIAL Gıda Fuarı'nda ilgi gören ürünler arasında yeniden talep kazanan geleneksel Yunan yoğurdu ve lor peyniri ile kefir ilaveli süt ürünleri yer aldı. Keskin ve ekşi bir tada sahip kefir, sindirim sistemi için yararlı bakteriler sağlayan probiyotik bir kültür olarak tanımlanıyor; Baltık ülkelerinde yaygın kullanılan kefirin Avrupa'nın diğer bölgelerinde de popülerlik kazandığı belirtiliyor. İtalyan Ponte Reale, kefir ilaveli manda sütü mozzarella peyniri sergiledi. Şirket, ürünün İtalyan burratasına göre %25 daha az yağ içerdiğini ve yemek pişirmede kullanılamasa da çeşni olarak tüketildiğini açıkladı. Ponte Reale, kefirli mozzarellanın inek sütünden üretilen bir çeşidini ve laktozsuz bir versiyonunu geliştirmeyi planlıyor. Yunanistan merkezli Olympus Dairy de artan talebe karşılık kefir ilaveli bir sütlü içecek geliştirdi. Geleneksel süt ürünlerine yönelik talep de artıyor. Olympus Dairy, Avrupa'ya Yunan yoğurdu satışlarının son iki yılın her birinde %40 büyüdüğünü bildirdi. Şirkete göre bu artışta, sağlıklı beslenme kapsamında düşük yağlı ve yüksek proteinli ürünler arayan genç tüketicilerin talebi etkili oldu. Polonyalı Piatnica, Yunan ve ayran yoğurtları ile lor peyniri gibi kaliteli taze süt ürünlerine odaklandı. Wisconsin'deki 120 peynir üreticisi şirket ise biber ve baharatlı turşu aromalı peynirler geliştiriyor; mühürlü ambalajlarda küçük porsiyonlu peynir atıştırmalıkları da öne çıkan eğilimler arasında bulunuyor.

Romanya Çiftliklerinde Yapay Zekâyla İş Gücü İhtiyacının Azalacağı Öngörülüyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber

Romanya Çiftliklerinde Yapay Zekâyla İş Gücü İhtiyacının Azalacağı Öngörülüyor

Çiftçi temsilcilerine göre Romanya’daki çiftlikler, teknoloji ve özellikle yapay zekânın ilerlemesiyle gelecekte daha az işçiye ihtiyaç duyacak. Temsilciler, teknoloji kullanımındaki bu gelişmenin çiftlikleri ekonomik açıdan daha uygulanabilir hale getireceğini değerlendiriyor. Öngörü, teknoloji ve yapay zekâdaki ilerlemeye bağlı olarak ifade ediliyor; bunun gerçekleşmesine ilişkin belirli bir tarih paylaşılmadı.

Lula’nın Yeniden Seçilmesi Brezilya Soyasını İhracatta Ucuzlattı; Karadeniz Haberleri Avrupa Tahılını Geriletti
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Lula’nın Yeniden Seçilmesi Brezilya Soyasını İhracatta Ucuzlattı; Karadeniz Haberleri Avrupa Tahılını Geriletti

Luiz Inacio Lula da Silva’nın pazar günü yeniden seçilmesi iş dünyasını şaşırtırken Brezilya realinde sert değer kaybına yol açtı. Global Commodity Analytics and Consulting analisti Michael Zuzolo’ya göre kurdaki düşüş, Brezilya soya fasulyesinin ihracatta daha ucuz hale gelmesi anlamına geliyor. Bu durum, Brezilya soyasını ABD ürünü karşısında daha güçlü bir rakip haline getirirken Çin’in ABD’den büyük miktarlarda soya alımını sürdürüp sürdürmeyeceği sorgulanıyor. Brezilya dünya soya üretiminin %42,1’ini karşılıyor ve üretimde ilk sırada yer alıyor; ABD’nin payı %27 olarak veriliyor. Chicago’da 27 kilogramlık soya fasulyesi kilesi salı kapanışında 12,29 ABD dolarından işlem gördü. Fiyat bir hafta önce 12,48 dolardı. Avrupa tahıl fiyatlarındaki düşüşün ise esas olarak Karadeniz’de taşımacılığı güvenceye almaya yönelik diplomatik girişimlere dair tekrarlanan haberlerden kaynaklandığı belirtildi. Plantureux-StoneX brokerı Edward de Saint-Denis, Rusya ve Ukrayna’nın birlikte dünya buğday ihracatının dörtte birini oluşturduğunu, iki ülkenin tahıl ihraç ederek döviz elde etmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ancak broker, henüz sonuçlanmış bir anlaşma olmadığını, yalnızca temasların sürdüğünü vurguladı. Karadeniz’de Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya açıklarında ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırıları temmuzdan beri artarken, saldırıların yoğunluğu son günlerde azaldı. Kiev, tahıl ihracatını güvenceye almak için deniz ateşkesi ve kış öncesinde enerji alanında ateşkes umuyor; Rusya ise temel bir anlaşma yapılmadan çatışmalara ara verilmesini reddediyor. Rusya, Ukrayna ve ABD arasında barış çabalarını yeniden başlatmak üzere kasım ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nde toplantı yapılması planlanıyor.

Romanya’da AB Tarım Destekleri Davasında Üç Kişi Suçlanıyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da AB Tarım Destekleri Davasında Üç Kişi Suçlanıyor

Avrupa Savcılığı (EPPO), Romanya’nın başkenti Bükreş’teki mahkemede üç kişi hakkında Avrupa Birliği (AB) tarım destekleriyle bağlantılı dolandırıcılık suçlamasıyla dava açtı. Soruşturma, genç çiftçileri ve küçük çiftliklerin gelişimini desteklemek amacıyla finanse edilen 237 projeyi kapsıyor. Projeler için toplam yaklaşık 5,7 milyon avro destek talep edildi. Bunların 170’ine finansman sağlanırken, AB’nin zararının yaklaşık 3,5 milyon avro olduğu değerlendirildi. EPPO’ya göre başsanık, şirketler ve aile işletmeleri adına bu projelerde yanlış ve hatalı belgeler sundu. Destek başvurularının Avrupa Kırsal Kalkınma Tarım Fonu, yani kırsal kalkınma fonu kapsamında yapıldığı belirtildi. Başsanık ve davayla bağlantılı iki kişi suçlu bulunmaları halinde en fazla 10 yıl hapis cezasıyla karşılaşabilir. Ayrıca 30 kişi ihlallerini itiraf ederek suç kabulüne dayalı anlaşma talep etti; bu kişilere ilişkin hukuki süreçlerin sürdüğü bildirildi. Düzinelerce kişi de kendi adlarına, rızalarıyla hileli başvurular yapıldığı ve karşılığında proje finansmanının %10-15’inin teklif edildiği şüphesiyle soruşturuluyor. EPPO, tüm ilgililerin yetkili Romanya mahkemesinde suçlulukları kanıtlanana kadar masum kabul edildiğini hatırlattı.

İtalyan Çiftçiler Roma’da Yüksek Motorin Maliyetini Protesto Etti
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

İtalyan Çiftçiler Roma’da Yüksek Motorin Maliyetini Protesto Etti

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Crotone’den gelen tarım üreticileri ile Puglia ve Calabria’dan 100’den fazla çiftçi, Roma’da Temsilciler Meclisi’nin bulunduğu Montecitorio önünde gösteri yaptı. Üreticiler yüksek tarım motorini maliyetini, artan üretim giderlerini ve yabancı tarım ürünleriyle rekabeti protesto ederken hükümetten bir yetkiliyle görüşmek istediklerini, ancak taleplerinin tamamen görmezden gelindiğini söyledi. Movimento Popolare Nazionale temsilcisi Giancarlo Greco, İtalyan tarımının ulusal ve Avrupa piyasalarında rekabet gücünü yitirdiğini savundu. Greco, bir litre zeytinyağının üretiminin en az 6,50 avroya mal olduğunu, Tunus zeytinyağının ise 4 avronun altında piyasaya girdiğini belirtti. Göstericilerden biri, tarım motorinine litre başına 0,80 avro ve dağıtıcıda 1,60 avro tavan fiyat uygulanmasını önerdi.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Brüksel’de yaptığı görüşmede Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya’dan Ukrayna tahıl sevkiyatlarının demiryoluyla transitine izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Magyar Péter ise yüklerin yalnızca Macaristan’dan geçerek başka ülkelere gitmesi koşuluyla taşımaların önüne engel koymayacağını belirtti. Önerilen modelde özellikle mısırın kapalı demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor. Girişimin arka planında, Rusya’nın saldırılarının Karadeniz üzerinden yapılan ihracatı ciddi biçimde aksatması bulunuyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum ihracatının yaklaşık %90’ı geleneksel olarak Karadeniz üzerinden uluslararası pazarlara ulaşıyordu. Demiryolu transitinin yeniden başlatılması, Ukrayna tarım ürünlerinin Macaristan’a ithalatına izin verilmesi anlamına gelmiyor; transit yüklerin başka ülkelere gitmesi gerekiyor. Kaynakta, kapalı vagonlar, belgelenmiş güzergâhlar ve uygun denetimle transit tahılın Macaristan pazarında ortaya çıkması ve arzda bozulma yaratması riskinin azaltılabileceği belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun ağustos tahminine göre AB’nin 2026 mısır üretimi 50,1 milyon ton olabilir. Bu miktar yaklaşık 20 yılın en düşük seviyesi olabilir ve önceki üç yılın ortalamasının yaklaşık %20 altında kalabilir. Transit, Ukrayna’nın ihracat lojistiğindeki sorunları hafifletebilir ve Avrupa’daki alıcı pazarların tedarikine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte Orta Avrupa ülkeleri, transit uygulamasının yerli tahıl üreticilerinin piyasa durumunu kötüleştirmemesini istiyor.

Fon Satışları Buğday ve Mısır Fiyatlarını Geriletti
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Fon Satışları Buğday ve Mısır Fiyatlarını Geriletti

2026'nın 44. haftasına ilişkin piyasa değerlendirmesinde, tahıl fiyatlarının daha önce rekor seviyelerde tuttuğu uzun pozisyonlarını azaltan spekülatif fonların satışlarından etkilendiği belirtildi. MATIF'te buğdayın fiyatı son hafta 16 EUR/t düşerek güncel olarak 227 EUR/t seviyesine inerken, mısırın Kasım 2026 kontratı 10 EUR/t gerileyerek 283 EUR/t'ye, Mart 2027 kontratı ise haftalık 5 EUR/t düşüşle 265 EUR/t'ye indi. Buna karşılık Şubat 2027 kolza kontratı 5 EUR/t artışla 552 EUR/t'ye çıktı. ABD'deki CBoT piyasasında yumuşak buğday 12 EUR/t düşüşle 202 EUR/t'ye, mısır ise 4 EUR/t düşüşle 160 EUR/t'ye geriledi. CBoT mısırı, eylül sonundaki zirvesinden %20'den fazla değer kaybederek yaklaşık 4,5 USD/buşel, yani 180 USD/t seviyesine indi. Kaynak, bu düşüşü ABD'de daha düşük mısır tüketimine ilişkin raporlar, yeni ürün üretim tahminlerindeki artış ve fonların uzun pozisyonlarını tasfiye etmesiyle ilişkilendirdi. Buğday piyasasında fiyatları aşağı çeken diğer unsurlar arasında Avustralya'nın üretim tahminindeki yükseliş, Arjantin'de beklenen güçlü hasat ve Karadeniz bölgesinden güvenli sevkiyata olanak sağlayabilecek yeni bir tahıl anlaşması görüşmesine ilişkin açıklamalar yer aldı. SovEcon analistleri Rusya'nın ekim ayı buğday ihracatı tahminini 2,8 milyon tona yükseltirken, Ukrayna'da geçen haftanın sonunda 3,05 milyon hektar buğday ekildi. Bu alan, planlanan ekim alanının %67'sine karşılık geldi. ABD'de buğday ekimi %76 seviyesine ulaştı; beş yıllık ortalama ise %77 olarak verildi. Kaynakta, fonların uzun pozisyonlarını azaltmayı sürdürmesi halinde MATIF'te düşüş eğiliminin devam edebileceği değerlendirildi. Ancak Batı Avrupa'nın spot piyasasında fiyatların borsa hareketini tamamen yansıtmayabileceği, çünkü fiziksel piyasada buğday kalitesinin de belirleyici olduğu aktarıldı. Avrupa'da yüksek kaliteli buğday arzının geçen sezondan düşük olduğu belirtildi. Mısırda ise Avrupa Komisyonu MARS, AB'nin ortalama hektar verimi tahminini aylık bazda 0,08 t/ha düşürerek 6,42 t/ha'ye indirdi. Mart 2027 MATIF kontratı 265 EUR/t desteğinin üzerinde kalamazsa fiyatın 250 EUR/t'ye gerileyebileceği ifade edildi.

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor

İtalya'nın mısır üretimi 2025'te 5,5 milyon tonda kaldı. Bu miktar, yaklaşık 12 milyon ton olarak verilen yıllık ihtiyacın oldukça altında bulunurken, ithalat 7 milyon tona ulaştı. 2026 için ise hasadın yaklaşık 4 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Roma'da düzenlenen ve Cibo per la Mente, Assalzoo, Origin Italia ile İtalyan Mısır Üreticileri Birliği tarafından desteklenen toplantıda sektör temsilcileri, mısır üretiminin tarım politikalarının merkezine alınmasını istedi. Üretimdeki daralmanın uzun vadeli bir niteliğe sahip olduğu belirtiliyor. Dane mısır ekim alanları 2000'de 1,06 milyon hektarken 2025'te 541 bin hektara indi. İtalya'nın mısır üretimi de 2006'daki 9,6 milyon tondan 2025'te 5,5 milyon tona geriledi; kaynak bu düşüşün 20 yılda %40'ın üzerinde olduğunu aktarıyor. Sektör, yetersiz kârlılık, artan üretim maliyetleri ve fiyat oynaklığını başlıca nedenler arasında sıralıyor. İklim değişikliğinin verim ve tahılların sağlık kalitesi üzerindeki etkileri, mikotoksin riskiyle birlikte üretim zincirine ek baskı oluşturuyor. Po Havzası'nda üre kullanımının 2028'den itibaren yasaklanmasına ilişkin endişeler de dile getiriliyor. Ayrıca azalan ulusal arz ortamında mısırın gıda ve enerji amaçlı kullanımları arasındaki rekabetin, hayvancılık için gerekli hammaddenin bulunabilirliği açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Mısır, hayvan yeminin temel hammaddelerinden biri olduğu için arzındaki gerileme, hayvancılık işletmelerinin yanı sıra süt ürünleri, et ve yumurta zincirlerinin rekabet gücünü etkiliyor. Mısırın bulunabilirliği, kalite, izlenebilirlik ve ürün şartnamelerine bağlı Dop ve Igp kapsamındaki peynir ve şarküteri ürünleri için de önem taşıyor. Sektör, gelecek Ortak Tarım Politikası kapsamında mısıra özgü eşleştirilmiş destek verilmesini ve üretimin ekonomik açıdan daha cazip hale getirilmesini istiyor. Kamu desteklerine ek olarak, özellikle Dop ürünlerine yönelik çok yıllı mısır tedarik zinciri sözleşmeleri öneriliyor. Bu sözleşmelerle üreticilere daha fazla istikrar, alıcılara ise daha öngörülebilir tedarik sağlanması ve piyasa dalgalanmalarına maruziyetin azaltılması hedefleniyor. Dop ve Igp zincirleri için istisnai durumlarda, mevzuata ve ürün şartnamelerine uygun geçici esneklik araçlarının değerlendirilmesi de gündemde; öncelik, yeterli, güvenli ve kaliteli ulusal mısır arzının korunması olarak ifade ediliyor. Üretimin yeniden güçlendirilmesi için genetik ıslah, Yardımlı Evrim Teknikleri ve daha verimli agronomik uygulamalar öne çıkarılıyor. Ancak sektör ve akademi temsilcileri, yenilikçi araçların maliyetleri ile uzmanlık gereksiniminin özellikle küçük işletmeler açısından erişimi sınırlayabileceğini belirtiyor. Amedeo Reyneri Di Lagnasco, işletmeler arasındaki işbirliği ve kümelenmenin yeni teknolojilere erişimi kolaylaştırabileceğini savunurken, araştırma temsilcileri iklim etkileri ve mısırın sağlık kalitesi sorunlarına yönelik izleme ile genetik geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini aktarıyor.

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir

İşlenmiş et tüketimi, özellikle kalın bağırsak kanseri riskindeki artışla ilişkilendiriliyor. Bu gruba yalnızca pastırma ve sosis değil; sucuk, salam, dondurulmuş et köftesi ve tavuk nuggetları da giriyor. Uzmanlara göre işlenmiş et, tütsüleme, salamura, tuzlama veya kimyasal koruyucu eklenmesiyle elde ediliyor. İşleme sırasında kullanılan nitrit ve nitratların sindirim sisteminde N-nitrozo bileşikleri oluşturabileceği belirtiliyor. Tütsüleme sırasında yağın sıcak yüzeylere damlamasıyla polisiklik aromatik hidrokarbonlar ortaya çıkabiliyor. Yüksek tuz alımının da sindirim sistemi mukozasına zarar vererek kanserojenlerin etkisini kolaylaştırabileceği aktarılıyor. Etin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi veya yanması ek zararlı maddeler oluşturabiliyor; bu bileşiklerin pişirmeyle ortadan kalkmayacağı ifade ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), 800'den fazla çalışmanın ardından 2015'te işlenmiş eti Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırdı. Kırmızı et ise Grup 2A'da, yani muhtemel kanserojen grubunda yer aldı. Kaynakta aktarılan değerlendirmeye göre günde yaklaşık 50 gram işlenmiş et tüketimi, kalın bağırsak kanseri riskini yaklaşık %18 artırabilir. Bu miktarın birkaç dilim pastırma, bir sosis veya birkaç dilim şarküteriye karşılık gelebileceği belirtildi. İşlenmiş etle ilgili en güçlü kanıtların kalın bağırsak kanseriyle bağlantılı olduğu, ancak araştırmaların mide, yemek borusu, pankreas ve meme kanseriyle de ilişkiye işaret ettiği aktarıldı. 2025 tarihli bir çalışmanın, kalın bağırsak tümörlerinde beslenmeyle doğrudan bağlantılı kronik iltihaplanmaya dair kanıtlar ortaya koyduğu belirtildi. Uzmanlar ayrıca nitritlerin DNA hasarı, hem demirinin hücre zarları ve DNA üzerinde olası etkileri ile bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmanın risk mekanizmaları arasında sayıldığını ifade ediyor. %18'lik artışın nüfus düzeyinde anlamlı olduğu, ancak kişisel riskin genetik, tüketim sıklığı ve genel yaşam tarzına göre değiştiği vurgulanıyor. Düzenli tüketim, aralıklı tüketime kıyasla daha önemli bir sorun olarak tanımlanıyor. Uzmanlar işlenmiş etin mümkün olduğunca azaltılmasını; yerine fırınlanmış hindi veya tavuk, tofu, humus, fasulye ve mercimek gibi seçeneklerin tercih edilmesini öneriyor. Buharda veya suda pişirme ile düşük sıcaklıkta fırınlama önerilirken kızartma ve etin yandığı ızgaranın sınırlandırılması tavsiye ediliyor.

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: TGCOM24 · Özgün haber
Veri haberi

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Calabria ve Mezzogiorno’nun diğer bölgelerinden gelen çiftçiler ile nakliyecilerin mobilizasyonu Roma’ya ulaştı. Protestocular, artan yakıt maliyetleri karşısında aileleri destekleyecek somut müdahaleler talep ediyor. Gösteriler son haftalarda ülkenin çeşitli bölgelerinde görüldü. Dizel, toprak işleme, hasat, sulama ve ürün taşımacılığı için temel bir girdi olarak aktarılırken, nakliye maliyetlerindeki artışın tarım-gıda zincirinde tedarik ve dağıtım giderlerini yükselttiği belirtiliyor.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Romanya Senatosu Organik Sertifikalı Süt Üreticilerine Üç Yıllık Destek Önerisini Oyladı
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber
Veri haberi

Romanya Senatosu Organik Sertifikalı Süt Üreticilerine Üç Yıllık Destek Önerisini Oyladı

Romanya Senatosu, organik sertifikalı süt üretiminin desteklenmesi için hazırlanmış de minimis yardım şemasını oyladı. Teklif, 89 kabul oyu ve 15 çekimser oyla desteklendi. Düzenleme, yardım şemasının Romanya’nın tamamında, yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl uygulanmasını öngörüyor. Destek, tek bir işletme için geçerli de minimis üst sınırı aşamayacak. Yararlanıcıların, mevzuata uygun şekilde kayıtlı veya ruhsatlı hayvan işletmelerine sahip olması gibi koşulları karşılaması gerekiyor.

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı

Fas'ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Eylül 2026'da aylık bazda %1,0 arttı. HCP'nin bilgi notuna göre bu artış, Ağustos 2026'da kaydedilen %0,8'lik yükselişin ardından gerçekleşti. Aylık enflasyonda gıda fiyatlarındaki %1,6'lık ve gıda dışı ürünlerdeki %0,4'lük artış etkili oldu. Ağustos-Eylül döneminde gıda grubundaki en yüksek fiyat artışları et ve sebzede görüldü. Bu iki grupta fiyatlar %4,3 yükseldi. Süt, peynir ve yumurta grubunda artış %1,6 olurken su, meşrubat ve meyve-sebze sularında %0,2, meyvelerde ise %0,1 artış kaydedildi. Bazı gıda gruplarında ise fiyatlar geriledi. Balık ve deniz ürünleri fiyatları %0,4, kahve, çay ve kakao fiyatları %0,3 düştü. Gıda dışı ürünlerdeki artışta akaryakıt fiyatlarının %2,0 yükselmesi öne çıktı. Yıllık karşılaştırmada TÜFE, Eylül 2026'da %0,5 arttı. HCP bu sonucu, gıda dışı ürün fiyatlarındaki %2,8'lik yükseliş ile gıda fiyatlarındaki %2,5'lik düşüşe bağladı. Aylık artışlar kentlere göre de farklılaştı; Laâyoune'da %2,8 ve Beni-Mellal'da %2,4 artış görülürken Al-Hoceima'da %0,3 düşüş kaydedildi.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti

Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken yaklaşık 5 milyon ton tahılın ne kadar hızlı ve hangi maliyetle sevk edileceği, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik drone saldırıları ve bazı gemicilik şirketlerinin Bulgaristan limanlarına seferleri reddetmesi nedeniyle belirsizleşti. Tarım sektörü, deniz taşımacılığındaki aksamanın uzaması hâlinde tahılın satılamayabileceği, alım fiyatları üzerinde baskı oluşabileceği ve çiftliklere yapılacak ödemelerin gecikebileceği uyarısında bulundu. Hükümet ise Varna ve Burgaz’a hizmet veren toplam gemi trafiğinin düşmediğini savunuyor. Başbakan Rumen Radev, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığının verilerine göre 1-19 Ekim döneminde 2025’in aynı dönemine kıyasla 30 gemi daha fazla hareket ettiğini, eylüle göre ise değişiklik olmadığını söyledi. Tarım ve Gıda Bakanlığı, gıda üreticileriyle iletişimi sürdürdüğünü ve tarımsal ürün ithalatı ile ihracatına ilişkin gümrük verilerini izlediğini açıkladı. Bakanlık ayrıca Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı ile deniz taşımacılığında sorun yaşanması ihtimaline karşı alternatif güzergâhları görüşüyor. Ek önlemlere ihtiyaç duyulması hâlinde kararların durum değerlendirmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun ardından ulusal düzeyde alınacağı belirtildi. Ancak sektör temsilcileri, yalnızca demir yolu ve kamyonlarla 5 milyon ton tahılın gerekli sürede taşınamayacağını ifade ediyor. Türkiye üzerinden kara güzergâhlarının aktarma için ek maliyet, Yunanistan’daki limanların kullanımının da ilave gider getirdiği aktarılıyor. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki sektör kuruluşları konseyi başkanı Martin Yanev, Karadeniz’de gemi trafiği ve mevcut kapasitenin %20’den fazla gerilediğini söyledi. Yanev’e göre artan risk, Varna ve Burgaz’da yükleme yapması beklenen gemiler için kiralama seferlerinin iptal edilmesine yol açtı. Sigorta primlerinin son saldırılardan önce beş kat arttığını belirten Yanev, taşıma maliyetlerindeki yükselişin tüccarların tahıl için teklif etmeye hazır olduğu tutarı azaltabileceğini kaydetti. Bununla birlikte gemi sahipleri birliği başkanı Aleksandar Kalçev, sigortaların tüm gemiler için pahalanmadığını ve Bulgaristan ile Romanya limanlarına seferlerin daha uzun bir rota üzerinden düzenlenebileceğini söyledi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, altı geminin Bulgaristan limanlarında tahıl yüklemeyi reddettiğini, ancak ihracatın sürdüğünü ve başka gemilerin bulunabileceğini belirtti. Varna Limanı verilerine göre 22 Ekim’de kolza ve buğday yüklü iki geminin hareketine izin verildi; Burgaz Limanı’ndaki son tahıl ihracatı ise 20 Ekim’de gerçekleşti. Prodanov, yeni bir saldırının gemi sahiplerinin kararını saatler içinde değiştirebileceğini ve retlerin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz bilinmediğini söyledi. Radostina Jekova ise 5 milyon ton buğdayın ihraç edilememesi hâlinde yeni hasatla birlikte stokların 12-13 milyon tona çıkabileceği uyarısında bulundu.