ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

46 haber · Sayfa 1

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor

Avrupa Komisyonunun Özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların yenilikçi gıdaların tarım ve gıda üretimindeki olası faydalarını kabul etmesine rağmen bu ürünlere yönelik genel tutumun temkinli kaldığını ortaya koydu. Katılımcıların %51’i yenilikçi gıda ürünleri hakkında olumsuz görüş bildirirken, %39’u olumlu görüş belirtti. Katılımcıların %72’si ise yenilikçi gıdalar, bileşenler ve ürünler konusunda kendini yeterince bilgilendirilmiş hissetmediğini söyledi. Buna karşın katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla mücadelede ek araçlar sağlayabileceğini kabul etti. Avrupa Komisyonu, yenilikçi gıdaların ve ürünlerin Avrupa’nın gıda sisteminin dayanıklılığını ve hazırlık kapasitesini güçlendirebileceğini, üretim seçeneklerini artırabileceğini ve gıda güvenliğini destekleyebileceğini belirtti. Komisyon, bu potansiyelin AB’nin yüksek gıda güvenliği standartları korunarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Araştırmada en yüksek kabul düzeyi, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına uyarlanmış bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelerde görüldü. Katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketme konusunda kendini rahat hissedeceğini söyledi. Kabul düzeyi yaş, eğitim, yerleşim yeri ve yenilikçi gıdalara aşinalığa göre de değişti. Bu ürünleri daha önce duyanların %59’u tüketim konusunda rahat olduğunu belirtirken, daha önce bilgi sahibi olmayanlarda oran %32’de kaldı. Yaş ve yerleşim yeri de tutumları etkiledi. 39 yaşın altındaki katılımcılarda yenilikçi gıdaları kabul oranı %50’nin üzerindeyken, 55 yaş ve üzerindekilerde %34 olarak ölçüldü. Büyük kentlerde yaşayanların yarısından fazlası modern tekniklerle geliştirilen gıdaları tüketme konusunda rahat olduğunu söyledi; köylerde ve kırsal bölgelerde bu oran %42 ile %46 arasında kaldı. Eğitim düzeyi yükseldikçe kabulün de arttığı görüldü. Bilgi düzeyi ile olumlu tutum arasında da belirgin bir ilişki saptandı. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalar hakkında olumlu görüş taşırken, yeterince bilgilendirilmediğini düşünenlerde bu oran %27 oldu. Katılımcıların %85’i, ürünlerin açık adlara sahip olması ve nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi sunması gerektiğini belirtti. Araştırma, 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında 27 AB üyesinde, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişiyle gerçekleştirildi. Bulguların gelecekteki politika, araştırma, inovasyon ve iletişim çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.

İtalya’da Ekim Enflasyonu %5,4’e Çıktı; Taze Gıdada Sert Artışlar Görüldü
Görsel kaynağı: Il Sole 24 Ore · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Ekim Enflasyonu %5,4’e Çıktı; Taze Gıdada Sert Artışlar Görüldü

İtalya’da Ekim 2026 enflasyonu, geçen yılın aynı ayına göre %5,4 arttı. Fiyat artışları enerji ve akaryakıtın yanı sıra teknoloji ürünleri ile bazı taze gıda kalemlerinde yoğunlaştı. Kayıt dışı kayıt destekleri kategorisindeki SD kart ve USB bellek gibi ürünlerin fiyatları yıllık %107,8 yükselerek en yüksek artışı kaydetti. Bilgi ve iletişim teknolojileri aksesuarlarında artış %41,1, bilgisayar, dizüstü bilgisayar ve tabletlerde ise %29,5 oldu. Düzenlemeye tabi enerji fiyatları Ekim 2025’e göre %59,5 arttı. Bu grupta sıvı yakıtların fiyatı %45,5, şebeke üzerinden dağıtılan doğal gazın fiyatı %38,5 ve elektriğin fiyatı %35,8 yükseldi. Özel ulaşımda motorin fiyatları %37,6 artarken, benzindeki yükseliş %19,4’te kaldı. Kaynak, benzindeki daha sınırlı artışı bazı şirketlerin uyguladığı fiyat tavanıyla ilişkilendiriyor. Gıda alışverişinde en sert yükselişler taze ürünlerde görüldü. Meyve veren sebzelerin, domates, biber ve patlıcan gibi ürünleri içeren grubun fiyatları %30,9 arttı. Böğürtlen ve diğer orman meyvelerinde artış %29,3 olurken, yapraklı ve saplı sebzelerde %13,0, taze bakliyatta %11,7 artış kaydedildi. Hizmetlerde ise spor malzemelerinin kiralama ve onarımı, mücevher ve saatler, ücretli ev hizmetleri ile hava yolcu taşımacılığı pahalandı. Bazı gıda ve tüketim kalemlerinde ise fiyatlar geriledi. Tereyağı ve diğer süt ürünü yağlarının fiyatı %14,1, toplam yağ ve katı yağlar kategorisi %7,2, bitkisel yağlar %5,9 düştü. Şeker ve tahıllarda %2,8, şarapta %2,6, taze sütte %2,1 düşüş görüldü. Kaynak, yağ fiyatlarındaki gerilemede İspanya’da zeytinyağı üretiminin toparlanması ve uluslararası rekabetin etkisine işaret ediyor.

Bulgaristan, Yıllık 2,3 Milyon Tondan Fazla Tahılın Demiryoluyla Taşınmasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan, Yıllık 2,3 Milyon Tondan Fazla Tahılın Demiryoluyla Taşınmasını Değerlendiriyor

Bulgaristan, yıllık 2,3 milyon tonun üzerine çıkabilecek tahıl taşımacılığını demiryoluna kaydırmanın yollarını değerlendiriyor. Ulaştırma ve İletişim Bakanı Georgi Peev ile Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin tahıl üreticileri, tahıl ve yem tüccarları ile BDZ Cargo temsilcisiyle yaptığı toplantıda, kuzey Bulgaristan’dan Varna Limanı ve diğer varış noktalarına taşımacılığın kolaylaştırılması ele alındı. Görüşmelerde amaç, tarımsal ürün taşımacılığını daha verimli ve rekabetçi hale getirecek pratik çözümler bulmak olarak açıklandı. Sektör temsilcileri, Vidin, Vratsa ve Montana bölgelerindeki çiftçilerin ana limanlara uzaklık ve yüksek karayolu taşıma maliyetleri nedeniyle dezavantaj yaşadığını belirtti. Bu koşulların tüccarlar arasındaki rekabeti sınırladığı ve tahıl alım fiyatlarını etkilediği ifade edildi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği, demiryolu taşımacılığının daha iyi organize edilmesini ve münferit çiftliklerdeki tahılın daha büyük sevkiyatlarda birleştirilmesini istedi. Toplantıda demiryolu navlun fiyatları, mevcut kapasite ve Vidin, Vratsa ile Montana’daki terminal altyapısı için gereken yatırımlar da görüşüldü. Abrovski, başlangıçta Vidin, Vratsa, Montana ve Pleven’i kapsayacak bölgesel tahıl hacmi değerlendirmesi yapılmasını önerdi. Çalışmanın olası güzergâhları, taşınacak hacimleri, sefer programlarını ve demiryolu kapasitesini ortaya koyması bekleniyor. İlk adımda, tahıl yüklemeye ve boşaltmaya uygun istasyonlar incelenecek; kullanılmayan bazı küçük yük istasyonlarının yeniden açılması da değerlendirilecek. İşletmelerden beklenen hacim ve taşıma sürelerine ilişkin tahminler sunmaları istenecek. Hükümet uzun vadede karayolu ile demiryolu arasında yük aktarımına olanak sağlayacak intermodal terminaller geliştirmeyi planlıyor. Toplantıda Varna ve Burgaz limanlarının operasyonel durumu ile Karadeniz’deki gemi trafiği de ele alındı.

Fransa’da Kuraklıktan Etkilenen Çiftçilere MSA Prim Desteği Başvurusu Sürüyor
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklıktan Etkilenen Çiftçilere MSA Prim Desteği Başvurusu Sürüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’da kuraklıktan etkilenen ve geçici mali güçlük yaşayan tarım işletmeleri, sosyal güvenlik primlerinin kısmen karşılanması için Mutualité sociale agricole (MSA) desteğine başvurabiliyor. Tarım Bakanı Annie Genevard, 4 Eylül 2026’da açıklanan kuraklık planı kapsamında MSA tarafından yürütülecek kampanya için 20 milyon avroluk bütçe duyurdu. Tarım Bakanlığının 20 Ekim’de açıkladığı ilk bilançoya göre MSA’ya 3.106 prim desteği başvurusu iletildi. Başvurular, MSA.fr sitesindeki işletmecilerin özel hesap alanında yer alan çevrim içi hizmet üzerinden yapılabiliyor. MSA’nın merkez kuruluşu CCMSA, başvuru aşamaları, tarihler ve koşullar hakkında bilgi almak isteyen işletmecilerin bağlı oldukları yerel MSA kasasıyla iletişime geçmesini istedi. Habere göre bazı yerel kasalar yalnızca internet sitesine yönlendirme yaparken, MSA Lorraine başvuru süreci ve takvimi hakkında daha ayrıntılı bilgi verdi. 14 Ekim tarihli karar kapsamında MSA Lorraine’a sosyal güvenlik primlerinin karşılanması için 375.050 avro tahsis edildi. Bu tutarın 94.000 avrosu genel kriterlere, 281.050 avrosu ise “kuraklık-sıcak hava dalgası” özel bütçesine ayrıldı. MSA Lorraine, işletmelere ulaşmak amacıyla muhasebe bürolarını da bilgilendirdiğini ve 200’den fazla dosyanın sunulduğunu açıkladı. Bu kasa için son başvuru tarihi 3 Kasım 2026 olarak belirlendi; sonrasında dosyaların 2027 kampanyasının ilk prim desteği bütçesi kapsamında inceleneceği bildirildi. Diğer MSA kasalarında son tarihler farklı olabilir. Resmî başvuru hizmetine göre destek, tarım rejiminde ücretli olmayan işletme sahibi olan, primlerini zamanında ödemesini engelleyen geçici mali güçlük yaşayan ve ekonomik olarak sürdürülebilir işletmelere yönelik. Ödeme aczi veya tasfiye sürecindeki işletmelerin yanı sıra tarım dışı ücretli çalışan statüsündeki yöneticiler ve bazı emekli ya da dayanışma primi ödeyen gruplar kapsam dışında tutuluyor.

Kırmızı Et İşletmeleri İçin Etkili Ekip Yönetiminde Üç Öneri
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Kırmızı Et İşletmeleri İçin Etkili Ekip Yönetiminde Üç Öneri

Kırmızı et sektöründeki işletmelerde yöneticilerin ekiplerini daha etkili yönetebilmesi için iletişim, güvenilir liderlik ve kararlı karar alma öne çıkarılıyor. Öneriler, hem yeni göreve başlayan yemlik sığır işletmesi yöneticilerine hem de ekip yönetimindeki insan ilişkileri becerilerini geliştirmek isteyen deneyimli saha yöneticilerine yönelik hazırlanmış. Etkili iletişimin çalışan motivasyonunu desteklediği belirtiliyor. Yöneticilerin ekiplerini projeler, görevler ve işletmenin genel gidişatı hakkında bilgilendirmesi; yalnızca sorunlar ortaya çıktığında değil, olumlu gelişmelerde de iletişim kurması öneriliyor. İyi çalışmaların ve olumlu başarıların açıkça takdir edilmesinin ekip içinde güveni artıracağı ve çalışanların katılımını teşvik edeceği aktarılıyor. Çalışanların soru veya sorunlarını rahatça iletebilmesi için yöneticilerin erişilebilir olması ve talepleri dikkatle dinlemesi gerektiği vurgulanıyor. Liderlerin ekiplerinin güvenini ve saygısını kazanabilmesi için güvenilirlik oluşturması gerektiği ifade ediliyor. Bunun; verilen sözlerin tutulması, görevlerin takip edilmesi, işlerin zamanında tamamlandığını gösteren bir geçmişe sahip olunması ve ekip içinde işi sonuçlandıran kişi olarak tanınmakla mümkün olacağı belirtiliyor. Yöneticilerin, çalışanlardan bekledikleri işe bağlılık ve tam profesyonellik düzeyini önce kendileri sergilemesi gerektiği de kaydediliyor. Son olarak yöneticilerin görev ve sorumlulukları kararlı biçimde devretmesi, gerektiğinde otorite kurması ve hızlı, doğru kararlar alması öneriliyor. Planlama, organizasyon ve personel yönetimine ilişkin kararların işletmenin tamamını etkilediği; doğru karar alma yaklaşımının yeni sorunlarla başa çıkmaya, işletmenin büyümesine, verimliliğin artmasına ve çalışan motivasyonuna katkı sağlayacağı belirtiliyor. Önerilerin kaynağı Meat Processors Pty Ltd olarak gösteriliyor.

Suriye ile Afyonkarahisar Heyeti Ekonomik ve Ticari İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ile Afyonkarahisar Heyeti Ekonomik ve Ticari İş Birliğini Görüştü

Suriye Ticaret Odaları Birliği Başkanı Alaa el-Ali, Şam’da Afyonkarahisar’dan gelen Türk ekonomik heyetiyle Suriye ile Türkiye arasındaki ortak ekonomik ve ticari iş birliği olanaklarını görüştü. Türk heyetine eski Türkiye Büyükelçisi Ömer Faruk Doğan ile Afyonkarahisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Kumartaşlı başkanlık etti. Görüşme, Suriye Ticaret Odaları Birliği binasında gerçekleştirildi. Suriye Ticaret Odaları Birliği’nin aktardığına göre görüşmelerde Suriye ile Afyonkarahisar arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin mevcut durumu, yatırım ve ticaret fırsatları ile deneyim paylaşımı mekanizmaları ele alındı. Sanayi, tarım ve gıda ürünleri başta olmak üzere çeşitli sektörlerde iş birliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. Toplantıya birlik yetkilileri, iş insanları ve Türk şirketlerinin temsilcileri katıldı. Taraflar ayrıca yatırımcılar ve iş insanlarının karşılaştığı zorlukları azaltmaya, prosedürleri basitleştirmeye ve kurumlarla şirketler arasındaki iletişimi geliştirmeye yönelik mekanizmaları görüştü. Birliğin aktardığı değerlendirmede, koordinasyonun sürdürülmesiyle karşılıklı ziyaretlerin ve ikili toplantıların artırılmasının sürdürülebilir ekonomik ortaklıklara, ticari ve yatırım hareketliliğinin canlanmasına katkı sağlayabileceği belirtildi. Görüşmeler, Suriye ile Türkiye arasındaki ekonomik ve yatırım ortaklıklarını güçlendirme çerçevesinde ele alındı.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin hava koşulları, siber saldırılar veya başka ciddi acil durumlarda en az 72 saat dayanabilmesi için gıda ve su stoku oluşturmasını önerdi. “Be Ready” kampanyası kapsamında her kişiye üç gün boyunca içme suyu sağlanması, bunun da kişi başına günde üç litre su depolanması istendi. Yemek pişirme ve yıkama için içme suyu miktarından daha fazlasının gerekebileceği belirtildi. Hazırlık çağrısının arkasında iklim krizinin etkileri, teknolojik bağımlılık ve düşman devletlerin tehditlerine ilişkin artan endişeler bulunuyor. Güvenlik Bakanı Dan Jarvis, önerileri günlük acil durumlara hazırlık ve ulusal dayanıklılığı artırmaya yönelik daha geniş toplum çalışmalarının parçası olarak değerlendirdi. Savunma Bakanı Wes Streeting ise Rusya veya diğer düşman güçlerin günlük altyapıyı hedef alan devlet destekli terör tehdidine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Yönergelerde üç gün yetecek bozulmayan gıdanın yanı sıra el dezenfektanı, ıslak mendil ve tuvalet malzemeleri de sıralandı. Aydınlatma ve ısınma için yedek pilli fener, battaniye, uyku tulumu ve sıcak giysi; iletişim için pilli veya kurmalı FM radyo, şarj edilmiş taşınabilir şarj cihazı ve önemli telefon numaralarının bulundurulması tavsiye edildi. İlk yardım kiti, gerekli ilaçlar ve tıbbi malzemeler de hazırlık listesinin parçası olarak yer aldı. Listede ayrıca nakit para, kartlar, kimlik belgeleri ile tıbbi ekipman talimatlarının basılı kopyaları bulunuyor. Bebekler için mama, bez ve ıslak mendil; evcil hayvanlar içinse mama ve şişelenmiş su stoklanması öneriliyor.

AB Eurobarometresi: Gıda İnovasyonu Yararlı Bulunuyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor
Görsel kaynağı: Livsmedelsnyheter · Özgün haber
Veri haberi

AB Eurobarometresi: Gıda İnovasyonu Yararlı Bulunuyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor

AB Komisyonunun özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların gıda inovasyonunu tarım ve gıda üretimindeki zorluklara karşı yararlı bir araç olarak gördüğünü, ancak yenilikçi gıdalara yönelik tutumların bilgi düzeyine göre önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Araştırma, 27 AB ülkesinde 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla başa çıkmak için ek araçlar sağlayabileceğini belirtti. Yenilikçi ürünler arasında en yüksek kabul, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına dayanıklı bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelere gösterildi; katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketmekte rahat hissedeceğini söyledi. Buna karşılık, Avrupalıların %72’si yenilikçi gıdalar, bileşenler ve tarımsal ürünler hakkında yeterince bilgili hissetmediğini bildirdi. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalara olumlu bakarken, yeterince bilgili hissetmeyenlerde bu oran %27’ye geriledi. Genel tutumda %51 olumsuz, %39 olumlu görüş bildirildi. Tüketicilerin beklentileri arasında şeffaflık öne çıktı. Katılımcıların %85’i yenilikçi gıda ürünlerinde açık isimler bulunmasını ve ürünlerin nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi verilmesini istedi. Yenilikçi gıdalara yönelik rahatlık, gençlerde, yüksek eğitimlilerde, büyük şehirlerde yaşayanlarda ve bu ürünleri daha önce duymuş kişilerde daha yüksek ölçüldü. Bulgular, gıda inovasyonunun kabulü için açık iletişim, güvenlik ve kamu güveninin önemine işaret ediyor.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti

Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken yaklaşık 5 milyon ton tahılın ne kadar hızlı ve hangi maliyetle sevk edileceği, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik drone saldırıları ve bazı gemicilik şirketlerinin Bulgaristan limanlarına seferleri reddetmesi nedeniyle belirsizleşti. Tarım sektörü, deniz taşımacılığındaki aksamanın uzaması hâlinde tahılın satılamayabileceği, alım fiyatları üzerinde baskı oluşabileceği ve çiftliklere yapılacak ödemelerin gecikebileceği uyarısında bulundu. Hükümet ise Varna ve Burgaz’a hizmet veren toplam gemi trafiğinin düşmediğini savunuyor. Başbakan Rumen Radev, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığının verilerine göre 1-19 Ekim döneminde 2025’in aynı dönemine kıyasla 30 gemi daha fazla hareket ettiğini, eylüle göre ise değişiklik olmadığını söyledi. Tarım ve Gıda Bakanlığı, gıda üreticileriyle iletişimi sürdürdüğünü ve tarımsal ürün ithalatı ile ihracatına ilişkin gümrük verilerini izlediğini açıkladı. Bakanlık ayrıca Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı ile deniz taşımacılığında sorun yaşanması ihtimaline karşı alternatif güzergâhları görüşüyor. Ek önlemlere ihtiyaç duyulması hâlinde kararların durum değerlendirmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun ardından ulusal düzeyde alınacağı belirtildi. Ancak sektör temsilcileri, yalnızca demir yolu ve kamyonlarla 5 milyon ton tahılın gerekli sürede taşınamayacağını ifade ediyor. Türkiye üzerinden kara güzergâhlarının aktarma için ek maliyet, Yunanistan’daki limanların kullanımının da ilave gider getirdiği aktarılıyor. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki sektör kuruluşları konseyi başkanı Martin Yanev, Karadeniz’de gemi trafiği ve mevcut kapasitenin %20’den fazla gerilediğini söyledi. Yanev’e göre artan risk, Varna ve Burgaz’da yükleme yapması beklenen gemiler için kiralama seferlerinin iptal edilmesine yol açtı. Sigorta primlerinin son saldırılardan önce beş kat arttığını belirten Yanev, taşıma maliyetlerindeki yükselişin tüccarların tahıl için teklif etmeye hazır olduğu tutarı azaltabileceğini kaydetti. Bununla birlikte gemi sahipleri birliği başkanı Aleksandar Kalçev, sigortaların tüm gemiler için pahalanmadığını ve Bulgaristan ile Romanya limanlarına seferlerin daha uzun bir rota üzerinden düzenlenebileceğini söyledi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, altı geminin Bulgaristan limanlarında tahıl yüklemeyi reddettiğini, ancak ihracatın sürdüğünü ve başka gemilerin bulunabileceğini belirtti. Varna Limanı verilerine göre 22 Ekim’de kolza ve buğday yüklü iki geminin hareketine izin verildi; Burgaz Limanı’ndaki son tahıl ihracatı ise 20 Ekim’de gerçekleşti. Prodanov, yeni bir saldırının gemi sahiplerinin kararını saatler içinde değiştirebileceğini ve retlerin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz bilinmediğini söyledi. Radostina Jekova ise 5 milyon ton buğdayın ihraç edilememesi hâlinde yeni hasatla birlikte stokların 12-13 milyon tona çıkabileceği uyarısında bulundu.

Yeni Zelanda’da Otago’daki Engebeli Çiftlikte Sanal Çitten İlk Faydalar
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Otago’daki Engebeli Çiftlikte Sanal Çitten İlk Faydalar

Yeni Zelanda’nın South Otago bölgesindeki Lochindorb Run koyun ve sığır işletmesinde sanal çit kullanımının ilk sonuçları olumlu oldu. Lyndon ve Jade McNab’ın işlettiği 2.500 hektarlık çiftlikte sistem yaklaşık iki aydır kullanılıyor. McNab, sanal çitin zorlu tepe arazisinde mevcut arazi ve hayvan varlığından daha iyi yararlanma fırsatı sunduğunu belirtiyor. McNab, kısa süre önce başlatılan Livestock Innovation Farming Transformation (LIFT) programının katılımcıları arasında yer alıyor. Ülke genelinden dokuz çiftliğin dahil olduğu program, sanal çit ile bağlantılı çiftlik sistemi değişikliklerinin farklı işletme türleri ve koşullardaki ticari sonuçları hakkında ortak bir veri kütüphanesi oluşturmayı amaçlıyor. McNab, programdan aldığı mali ve teknik desteğin karşılığında deneyimini tarla günleri gibi etkinliklerde paylaşmayı kabul etti. Beef + Lamb tarafından “zor tepe arazisi” olarak sınıflandırılan işletmenin geniş bölümlerine yalnızca yürüyerek ulaşılabiliyor. Çiftlikte kış döneminde 600 gebe sığır ve yaklaşık 6.500 koyun bulunuyor; işletme ayrıca her yıl en az 100 gün ot büyümesi olmadan geçecek şekilde planlama yapıyor. McNab, sanal çitin yem kullanımını iyileştirerek israfı azaltmasını ve genç damızlık hayvanların beslenmesini geliştirmesini umuyor. İlk ve ikinci kez buzağılayan sığırların kullanıldığı sistem, özellikle Southland ve Otago’da sezonun çok yağışlı geçtiği dönemde sürekli arka çitlemeye imkân verdi. McNab’a göre bu uygulama, buzağılama alanlarındaki çamur ve hasarı azaltırken hayvanlar taşındıktan sonra ilk otlatma bölümünün yeniden büyümesini hızlandırdı. Sığırlar yağışlı günlerde yüksek alanlara yönlendirilebiliyor; doğum bildirimleri de sorunların daha erken fark edilmesine yardımcı oluyor. Halter’in uydu bağlantısı, tepelik araziye iletişim kuleleri kurma ihtiyacını ortadan kaldırdığı için ayrıca avantaj sağlıyor.

Mısır ve Rusya Arasında Veterinerlik İş Birliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır ve Rusya Arasında Veterinerlik İş Birliği Görüşüldü

Mısır Genel Veteriner Hizmetleri Kurumu Başkanı Muhammed Saad, Rusya’nın Kahire Büyükelçiliğinde görev yapan tarım ataşesi Dimitri Dikan’ı kabul ederek veterinerlik alanında ortak çalışmaları ve yeni iş birliği olanaklarını görüştü. Görüşmede iki ülkenin ortak ilgi alanları, teknik ve bilimsel deneyim paylaşımı ile veterinerlik hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik seçenekler ele alındı. Taraflar, iş birliğinin hayvan sağlığının korunmasına ve hayvancılığın uluslararası kabul gören standartlara uygun desteklenmesine katkı sağlamasını hedefledi. Saad, Rusya ile kurumsal iletişim ve koordinasyon kanallarının güçlendirilmesiyle deneyim ve mevcut imkânlardan daha fazla yararlanılmasının önemini vurguladı. Rus tarım ataşesi de önümüzdeki dönemde iş birliğini ve teknik koordinasyonu genişletme isteğini dile getirdi.

Toprak Karbonu Kaybı Tarımsal Üretimin Fiziksel, Su ve Biyolojik Dengesini Zayıflatıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Toprak Karbonu Kaybı Tarımsal Üretimin Fiziksel, Su ve Biyolojik Dengesini Zayıflatıyor

Topraktaki organik karbonun kaybı, atmosfere karbondioksit salımının ötesinde tarımsal üretimin fiziksel, suyla ilgili ve biyolojik işleyişini etkileyen bir süreç olarak ele alınıyor. Kaynağa göre karbon; toprak agregatlarının oluşumu ve stabilitesi, suyun sızması ve tutulması, gözeneklilik ile mikrobiyal topluluklara kaynak sağlanması açısından önemli işlevler üstleniyor. Karbonun azalması bu işlevleri zayıflatabiliyor. Organik madde kaybı, toprağın ısı kapasitesi, nemi ve yapısında değişikliklere yol açabiliyor. Özellikle bozunmuş ve kuru topraklarda yüzey sıcaklıkları yükselebilir ve sıcaklık dalgalanmaları artabilir. Ancak kaynak, toprağın yerel sıcaklığındaki değişimlerle küresel ısınmanın birbirinden ayrılması gerektiğini vurguluyor. Karbon kaybı karbondioksit salımı yoluyla iklim değişikliğine katkıda bulunabilirken, nem, örtü ve yapıdaki değişiklikler toprağın ısınıp soğuma biçimini etkiliyor. Karbon miktarındaki düşüş; sıkışma, erozyon, yüzey akışı ve su depolama kapasitesinde azalmaya neden olabilir. Tarımsal açıdan bu durum su kullanımında verim kaybı, kuraklık ve şiddetli yağışlara karşı daha yüksek kırılganlık, mikrobiyal yaşam alanlarının bozulması ve besin maddelerini geri dönüştürme kapasitesinin zayıflaması anlamına gelebilir. Etkilerin toprak türü, besin durumu, nem, pH, doku ve yönetim biçimine göre değiştiği belirtiliyor. Kaynak ayrıca toprak mikrobiyomunu ve mikroorganizmalarla bitkiler arasındaki RNA temelli iletişimi araştırılması gereken alanlar arasında gösteriyor.

Hırvatistan'da Yeşil Gıda Kamu Alımları İçin 3. Klonferans Karlovac'ta Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Gospodarski list · Özgün haber

Hırvatistan'da Yeşil Gıda Kamu Alımları İçin 3. Klonferans Karlovac'ta Düzenlenecek

Hırvatistan'da yeşil gıda kamu alımları ve kısa tedarik zincirleri temalı 3. KLOnferans, 28 Ekim 2026'da Karlovac'taki Kino Edison'da düzenlenecek. Üreticiler, kısa tedarik zincirleri (KLO) ve kamu kurumları, bu modellerin sahadaki işleyişine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. Konferansın üçüncü edisyonu, yeşil gıda kamu alımlarının uygulamadaki yönüne odaklanacak. Programda tarım üreticileri, örgütlü kısa tedarik zincirleri, tedarikçiler ve ilgili kamu kurumlarının yanı sıra üretici deneyimleri, KLO yaklaşımının avantajları ve zorlukları ele alınacak. Kısa zincirlerin organizasyon, lojistik, iletişim ve dijitalleşmeye katkısı da tartışılacak. Reducos Software (Plodovi.hr) tarafından düzenlenen etkinliğe katılım ücretsiz olacak; ancak ön kayıt zorunlu tutulacak.

Rusya Bağlantılı Siber Grup Ukrayna’daki Tahıl Lojistik Şirketine Saldırdı
Görsel kaynağı: Politika · Özgün haber

Rusya Bağlantılı Siber Grup Ukrayna’daki Tahıl Lojistik Şirketine Saldırdı

Devletle bağlantılı Rus bilgisayar korsanları, Ukrayna’daki bir tahıl lojistik şirketinin bilgi sistemini ele geçirerek bulaşmış bilgisayarlardaki verileri sildi. Reuters’ın ESET’in siber güvenlik raporuna dayandırdığı aktarımda, saldırganların kötü amaçlı yazılım iletişimini gizlemek için merkeziyetsiz Yggdrasil ağını kullandığı belirtildi. Saldırı 16 Temmuz 2025’te, kötü amaçlı dosya içeren bir kimlik avı e-postasıyla başladı. ESET’e göre UAC-0099 grubu sisteme ilk erişimi sağladı ve Mythic Ratatoskr adlı özel uzaktan erişim programını kurdu. Yazılım, komut çalıştırma, dosyaları görüntüleme, ekran görüntüsü alma ve belgeleri dışarı aktarma işlevlerine sahipti. Kontrol sunucusunun merkezi otoritesi bulunmayan Yggdrasil ağına yerleştirilmesinin faaliyetlerin tespitini zorlaştırdığı bildirildi. ESET, devletle bağlantılı bir siber tehdit grubunun bu ağı bu şekilde kullandığı ilk belgelenmiş vakanın söz konusu olduğunu açıkladı. İlk sızmadan yaklaşık iki ay sonra ele geçirilen bilgisayarlardaki veriler silindi. Araştırmacılar bu yıkıcı aşamayı Sandworm grubuna ve silme işleminde kullanılan meşru Microsoft SDelete aracına bağladı. ESET, UAC-0099’un başlangıç erişiminin ardından kontrolü Sandworm’a devrettiğini belirtti; ancak iki aşama arasındaki dönemde Mythic Ratatoskr’ı hangi grubun yönettiği belirlenemedi.

Suriye, Avustralya ile Gıda Güvenliği Yatırımlarını Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye, Avustralya ile Gıda Güvenliği Yatırımlarını Görüştü

Suriye Yatırım Kurumu Müdürü Ahmed Ravad Ramadan, Suriye-Avustralya İş Konseyi heyeti ve bazı yatırımcılarla iki ülke arasındaki yatırım iş birliğini geliştirme yollarını görüştü. Kurum binasında yapılan toplantıda, sanayi yatırımlarının karşılaştığı zorluklar ile gıda güvenliği alanında faaliyet gösteren fabrikaların ruhsatlandırılması için yürütülen işlemler ele alındı. Görüşmede ayrıca Avustralya’daki Suriyeli uzman ve iş insanlarıyla, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı koordinasyonunda iletişim kurulması ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi değerlendirildi. Avustralyalı iş insanları ile hükümet yetkililerinden oluşan bir heyetin, Avustralya’da kasım ayında yapılması planlanan seçimlerin ardından Suriye’yi ziyaret etmesi için hazırlık yapılması da gündeme geldi. Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı, Suriye tarafındaki iş konseyinin kuruluş kararını 6 Ekim’de almıştı.

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay’da gıdalardaki bitki koruma ürünü kalıntıları, maksimum kalıntı limitleri (MKL), bilimsel risk değerlendirmesi ve risk iletişimi, Camagro’nun 16 Ekim’de düzenlediği etkinlikte ele alındı. Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda tarımsal üretim, ticaret, sanayi, kamu kurumları ve toksikoloji alanından temsilciler bir araya geldi. Etkinlikte, sürdürülebilir, güvenli, yeterli, erişilebilir ve besleyici gıda üretimi için güçlü bilimsel ve düzenleyici süreçlere ihtiyaç olduğu belirtildi. Toplantıda, bir kalıntının tespit edilmesiyle mevzuata uygunluk ve tüketici açısından gerçek bir sağlık riskinin aynı anlama gelmediği vurgulandı. Değerlendirmede yalnızca bir maddenin bulunup bulunmadığına değil, kalıntının yoğunluğuna ve tüketicinin bu maddeyi içeren gıdadan ne kadar aldığına bakılması gerektiği aktarıldı. Paulina Marchant, MKL’nin toksikolojik bir eşik olmadığını; izin verilen tarımsal kullanım koşullarının uygulanıp uygulanmadığını izlemeye yarayan, tarımsal temelli yasal bir standart olduğunu söyledi. MKL’lerin belirlenmesinde ürünün etkinliği, uygulama dozu ve uygulama sayısı ile izin verilen kullanım koşulları dikkate alınıyor. Bu değerlendirmeler, toksikoloji ve metabolizma çalışmalarıyla tüketim alışkanlıkları ve farklı maruziyet senaryolarıyla birlikte ele alınıyor. Toksikolojik inceleme kısa süreli akut maruziyet ile yaşam boyunca biriken kronik maruziyeti ayrı değerlendiriyor. Bir limitin aşılması mevzuata aykırılık oluşturabilse de bunun sağlık riski yaratıp yaratmadığı, tüketimden kaynaklanan maruziyetin ilgili toksikolojik referansları aşıp aşmadığı incelenerek belirleniyor. Etkinlikte kalıntı izleme programlarının temsili numune alımı, güvenilir laboratuvar yöntemleri ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması temelinde yürütülmesi gerektiği de ifade edildi. Ramiro Vaca, uygulama eğitimi ve bölgesel zararlı yönetimi çalışmalarının yılda 2.000-3.000 üreticiye ulaştığını belirtti. Uruguay’daki düzenleyici araçlar arasında ürün kayıtları, etiketler, bekleme süreleri ve resmi denetimler gösterildi. 2022’de yapılan bahçe bitkileri denetiminde 243 numunenin %4’ünde MKL’lerin üzerinde değer saptandı. Risk iletişimi bölümünde tehlike ile risk arasındaki farkın açıkça anlatılması gerektiği belirtildi. Tehlike bir maddenin zarar verme kapasitesini, risk ise belirli maruziyet koşullarında bu zararın gerçekleşme olasılığını ve ciddiyetini ifade ediyor. Uruguay’da yılda yaklaşık 720 akut ve kronik pestisit zehirlenmesi vakası kaydedildiği, ancak bu toplamın veteriner ürünlerini de içerdiği açıklandı. Bu nedenle yalnızca pestisitlerle bağlantılı vakaların söz konusu toplamdan daha düşük olduğu belirtildi.

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı

Estonya’daki büyük perakende zincirleri ve küçük mağazalarda organik yumurta arzı, üreticilerin tavuk sürülerini yenilemesi nedeniyle geçici olarak daraldı. Bazı mağazalarda ürünler öğle saatlerine kadar tükenebilirken perakendeciler, tüketicilere yumurta bulma ihtimalini artırmak için sabah erken saatlerde alışveriş yapmalarını öneriyor. Selver’in iletişim yöneticisi Mariann Järvela, Estonya’daki organik ve serbest gezen yumurta üreticilerinin sürü yenileme sürecinde olduğunu söyledi. Tedarikçilere göre yeni tavuklar yumurtlamaya başladı ve normal bulunabilirliğin aralık ayında yeniden sağlanması bekleniyor. Äntu Mõis yönetim kurulu üyesi Lauri Bobrovski ise sürü yenilemenin şirket üretiminde %80’lik düşüşe yol açtığını belirtti. Bobrovski, şirketin beş sürüsünden dördünün yenilenme aralığının bu yıl planlanandan daha kısa olduğunu ve yeni sürülerin, önceki sürüler satışa çıkarılmadan yumurtlamaya başlayamadığını aktardı. Üretimdeki düşüşün normalde yaz aylarında yaşandığını, bu yıl ise sonbaharın başına denk geldiğini söyleyen Bobrovski, zamanlamanın kıtlığı daha görünür hale getirmiş olabileceğini ifade etti. Äntu Mõis, Estonya’nın yerli organik yumurta pazarının yaklaşık %50’sini oluşturuyor. Bobrovski, arz durumunun yaklaşık bir ay içinde iyileşmeye başlamasını beklediklerini söyledi. Şirket ayrıca gelecekte yeni bir tavuk kümesi inşa ederek üretim kapasitesini artırmayı planlıyor. Organik yumurtaların raflara dönmesinin ardından fiyatların kasım ayında yükselmesi bekleniyor. Bobrovski bu artışın geçici kıtlıktan değil, yükselen girdi maliyetleri dahil daha geniş ekonomik gelişmelerden kaynaklanacağını belirtti. Rimi Estonia ise serbest gezen yumurtalarda stok ve satışların dengeli olduğunu, kampanya talebi nedeniyle bazı rafların geçici olarak boşalabildiğini bildirdi.

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Gıda ve Su Güvenliği Gündemi
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber
Veri haberi

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Gıda ve Su Güvenliği Gündemi

İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 52. dönem toplantıları Bağdat’ta başladı. Toplantıya 55 üye ülke ile teşkilata bağlı 40’tan fazla kuruluş katılırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Mina Muhammed onur konuğu olarak yer aldı. Açılış oturumuna Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi ile üye ülkelerin dışişleri bakanları katıldı. Irak ayrıca konsey başkanlığını Türkiye’den devraldı. Açılışın sabah yapılmasının ardından konsey çalışmaları öğleden sonra başladı; gündem kabul edildi ve toplantıya katılan konuklarla dışişleri bakanlarının konuşmaları dinlendi. Sonuç bildirgesinin ayrıntılarını görüşen özel komite ise bölge ve İslam dünyasındaki siyasi başlıkları, özellikle Filistin meselesini ele aldı. Görüşmelerde İsrail’e zorla yerinden etme ve yerleşim faaliyetlerini durdurması, insani kuruluşların ve Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının Gazze ile Filistin topraklarına girişine izin vermesi için diplomatik baskı mekanizmaları değerlendirildi. Toplantıların ekonomik ve kalkınma gündeminde ulaştırma, iletişim, teknoloji, gıda güvenliği ve su güvenliği alanlarında üye ülkeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi de bulunuyor.

Fas’ta Tarım Bakanlığına Khalid Hatimy Atandı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarım Bakanlığına Khalid Hatimy Atandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fas’ta Khalid Hatimy, 16 Ekim 2026’da Kral 6. Mohammed’in başkanlık ettiği törenle Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı olarak göreve başladı. Rabat’taki Kraliyet Sarayı’nda gerçekleştirilen atamayla Hatimy, Ekim 2024’ten bu yana görevde olan Ahmed El Bouari’nin yerine geçti. Yeni yapılanmada Ahmed Mehdi Mezouari, deniz balıkçılığından sorumlu bakan yardımcısı olarak atandı. Hatimy, kariyerini ağırlıklı olarak özel sektörde geçirmiş bir yönetici olarak öne çıkıyor. Atlanta’daki Emory Üniversitesinden işletme stratejisi alanında Executive MBA derecesine sahip olan yeni bakanın sanayi, tarım ve gıda sektörlerinde 30 yılı aşkın deneyimi bulunuyor. Çok uluslu şirketler ve büyük gruplarda 10 yıldan uzun süre genel müdürlük yapan Hatimy, Tanger kentinde faaliyet gösteren Atlas Bottling Company adlı şişeleme şirketini de yönetti. Ayrıca şirket yönetimi, pazarlama, iletişim ve satış alanlarında eğitim aldı. Hatimy’nin siyasi geçmişi de bulunuyor. 2021 yasama seçimlerinde Taroudant-Sud seçim bölgesinden milletvekili seçilen Hatimy, Asalet ve Modernlik Partisine bağlı olarak görev yaptı. Milletvekilliği döneminde Temsilciler Meclisinin Maliye ve Ekonomik Kalkınma Komisyonunda yer aldı. Temmuz 2026’da Ulusal Elektrik Düzenleme Kurumuna katılmak üzere milletvekilliğinden ayrıldı; üç ay sonra tarım bakanlığının başına getirildi. Bakanlığın yeni resmî adında gıda egemenliğine açık biçimde yer verilirken, ormanlar Donanım, Su ve Ormanlar Bakanlığına bağlandı. Bu değişiklik, gıda egemenliğine kurumsal görünürlük kazandırsa da tek başına tarım politikalarının değiştiği anlamına gelmiyor. Yeni hükümetin bütçe kaynaklarını, programları ve uygulama önceliklerini nasıl şekillendireceği henüz açıklanmış değil. Hatimy’nin önündeki başlıca dosyalar arasında su kaynaklarının yönetimi, sulama verimliliği, iklim koşullarına uyum ve tahıl üretimi bulunuyor. 2025-2026 kampanyasında yaklaşık 5 milyon hektar sonbahar ürünü ekimi planlanmış, bunun 4,4 milyon hektarı başlıca tahıllara ayrılmıştı. Yeni bakanın ayrıca meyve ve sebze ihracatçıları, iç piyasanın ihtiyaçları, hayvancılık, sürünün yeniden oluşturulması, üretim maliyetleri ve girdilere erişim konularıyla ilgilenmesi bekleniyor. Fas tarımı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamındaki dönüşüm sürecini sürdürürken, Hatimy’nin özel sektör deneyimini kamu politikaları ve üretici desteğiyle nasıl birleştireceği önümüzdeki dönemde netleşecek.

Victoria’nın Kuzeybatısında Çekirge Endişesi Büyüyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Victoria’nın Kuzeybatısında Çekirge Endişesi Büyüyor

Avustralya’nın Victoria eyaletinin kuzeybatısındaki çiftçiler, hızla büyüyen çekirge popülasyonunu kontrol etmekte zorlandıklarını ve resmi destek görmediklerini söylüyor. Agriculture Victoria ise çekirge sayısının son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktığını, ancak mevcut verilerin durumun istilacı düzeye ulaşacağını göstermediğini belirtiyor. Mallee bölgesinde çekirgeler, kuzeydeki sıcak ve yağışlı havanın böceklerin çoğalması ve güneye ilerlemesi için uygun koşullar oluşturmasının ardından eylül ortasından itibaren çok sayıda yumurtadan çıktı. Mildura’nın batısındaki Meringur’da çiftçilik yapan Jack Lambert, arazisiyle yakındaki milli parklarda binlerce çekirgeden oluşan sürülerin çıktığını ve hareket ettiğini söyledi. Lambert, çekirgeleri Agriculture Victoria’nın gözetim programı üzerinden defalarca bildirmesine rağmen kurumdan haber alamadığını ifade etti. Eylülden beri yürütülen gözetim programı kapsamında Agriculture Victoria, arazilerdeki çekirge mücadelesinin özel veya kamu arazisindeki arazi sahibi ya da yöneticisinin sorumluluğunda olduğunu bildiriyor. Victoria baş bitki sağlığı yetkilisi Stephen Dibley, kurumun ilaçlama yapmayacağını, ancak ilgili tarafların doğru müdahaleyi uygulayabilmesi için bilgi paylaşacağını söyledi. Dibley ayrıca milli parklar ve yol kenarlarıyla ilgilenen kamu kurumlarıyla risk konusunda aylardır iletişim kurulduğunu belirtti. Dibley, mevcut verilerin çekirgelerin daha fazla yayıldığına işaret etmediğini ve Wimmera ile Mallee dışında yüksek sayılar beklenmediğini söyledi. Meringur’da çiftçilik yapan Jim Pickering ise çekirgeler kümelenmeye başladığında hemen müdahale edilmesi gerektiğini, birkaç hafta içinde başlayacak hasat öncesinde rekor ürün beklentilerinin risk altında bulunduğunu ifade etti. 2010’da milyarlarca çekirgenin Yeni Güney Galler’den Victoria’ya ilerleyerek geniş alan tarımı ve bahçe bitkileri ürünlerine zarar verdiği hatırlatıldı.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı

Güney Afrika’da Dünya Gıda Günü kapsamında, gıda güvensizliğini azaltmak ve dayanıklı yerel gıda tedarik zincirleri kurmak için çiftçilere daha güçlü destek verilmesi çağrısı yapıldı. Gautengli çiftçi Nompumelelo Dhlamini, sürdürülebilir gıda arzı için çiftçilerin çiftlik düzeyinde gerekli kaynaklarla donatılması ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Güvenilir üretim için farklı paydaşların tarım sektörünü korumak ve geliştirmek üzere birlikte çalışması gerektiği belirtildi. Dhlamini, yüksek yakıt ve üretim maliyetlerinin çiftçilerin verimli çalışmasını zorlaştırdığını, yetersiz altyapının ise taze ürünleri perakendecilere ve diğer pazarlara ulaştıran üreticilerde kayıplara yol açabildiğini belirtti. Çiftçilere yönelik politika ve destek programlarıyla sahadaki deneyimler arasında boşluk bulunduğunu söyleyen Dhlamini, eğitim, mentorluk ve sürekli kurumsal desteğin önemine dikkat çekti. Politikaların hazırlanması ve uygulanmasında çiftçilerin görüşlerinin alınmasını öngören tabandan yukarı yaklaşımı savundu. Dhlamini, sürdürülebilir tarıma geçiş için yalnızca politika ve vaatlerin değil, elektrik, yol bakımı ve iletişim altyapısı gibi pratik, erişilebilir ve uzun vadeli desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. İletişim eksikliğinin çiftliklerin pazarlara ulaşmasını ve işletilmesini zorlaştırdığını söyledi. Free State’ten mısır çiftçisi Reggie Nkambule de çevre dostu ve maliyet etkin üretime geçişin ancak altyapının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını belirtti. Greenpop’tan Ashraf Sirkoth, geleneksel yerel ırkların, yerli hayvan ırklarının ve yabani gıda türlerinin kaybının tarımın dayandığı genetik tabanı daralttığını söyledi. Güvenli arazi kullanım hakkının geleneksel tarımın sürmesi için temel olduğunu belirten Sirkoth, resmi mülkiyet, geleneksel haklar veya uzun vadeli kiralamaların önemine işaret etti. Stellenbosch Business School’dan Prof. Jako Volschenk ise standart dışı küçük, biçimsiz veya rüzgâr hasarlı ürünlerin çorba ve meyve suyu üreten küçük agro-işleme işletmelerine yönlendirilerek gıda israfını azaltmada kullanılabileceğini söyledi.

İrlanda’da Beş Tütsülenmiş Somon Ürünü Listeria Nedeniyle Geri Çağrıldı
Görsel kaynağı: Irish Mirror · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Beş Tütsülenmiş Somon Ürünü Listeria Nedeniyle Geri Çağrıldı

İrlanda’da Centra ve SuperValu mağazalarında satılan beş tütsülenmiş somon ürünü, Listeria monocytogenes bulunması nedeniyle geri çağrıldı. İrlanda Gıda Güvenliği Otoritesi (FSAI), etkilenen ürünleri satın alan tüketicilere bunları hemen tüketmemeleri ve satın aldıkları mağazaya tam para iadesi için götürmeleri çağrısında bulundu. Geri çağırma kapsamındaki ürünler arasında 100 gramlık SuperValu Signature Tastes Dingle Gin Infused Smoked Salmon, 80 gramlık Handcut Smoked Salmon Ribbons, 100 gramlık Applewood Smoked Salmon ve 100 gramlık Dill and Black Pepper Smoked Salmon yer alıyor. Ürünlerin tavsiye edilen tüketim tarihleri 31 Ekim 2026 veya 4 Kasım 2026 olarak açıklandı. Listede ayrıca 80 gramlık Inspired By Centra Applewood Smoked Salmon bulunuyor; bu ürünün tarihi 31 Ekim 2026. Perakendecilerden etkilenen ürünleri satıştan kaldırmaları ve satış noktalarında geri çağırma duyurularını açıkça göstermeleri istendi. Dağıtıcılar ve toptancılardan da etkilenen müşterileriyle iletişime geçerek ürünleri geri çağırmaları talep edildi. Tüketicilerin para iadesi alabilmesi için fiş göstermesi gerekmiyor. Listeria monocytogenes bakterisinin neden olduğu enfeksiyon hafif grip benzeri belirtilere veya bulantı, kusma ve ishale yol açabiliyor. Nadir durumlarda ciddi komplikasyonlar görülebiliyor. Hamileler, bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler daha yüksek risk altında kabul ediliyor. Etkilenen ürünü tüketen ve kendini iyi hissetmeyen kişilerin, özellikle yüksek risk grubundalarsa, tıbbi yardım alması istendi.

USDA, Federal Arazilerde Otlatma Kapasitesini Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Federal Arazilerde Otlatma Kapasitesini Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, federal otlatma izni sahiplerini, kullanılmayan tahsis alanlarını yeniden açmayı ve kamu meralarına erişimi geliştirmeyi amaçlayan yeni politikaları uygulamak üzere Orman Servisiyle çalışmaya çağırdı. Rollins, 5 Ekim tarihli mektubunda yönetimin 12 Haziran tarihli otlatma direktifini anlattı ve izin sahiplerinin kendi tahsis alanlarındaki fırsatları federal yetkililerle görüşmesini istedi. Direktif, Ulusal Orman Sistemi arazilerinde iki yıl içinde en az 500.000 hayvan-aylık otlatma kapasitesinin yeniden oluşturulmasını hedefliyor. Politikada mevcut otlatma düzeylerinin korunması, tahsis alanlarında Hayvan Birimi Ayları bakımından net kayıp yaşanmaması ve boş ya da kapatılmış alanların hayvan otlatmasına açılması öngörülüyor. Hayvan Birimi Ayı, genel olarak bir hayvan biriminin bir ay boyunca ihtiyaç duyduğu yemi ifade ediyor. Bununla birlikte direktif, bireysel tahsis alanlarında ek hayvanları otomatik olarak yetkilendirmiyor; politika hedefleri belirliyor. Uygulanacak adımların yürürlükteki federal yasa ve düzenlemelere uygun olması gerekiyor. Bir sonraki aşamada hangi boş alanların kullanıma açılabileceği, otlatma kapasitesinin nasıl geri kazanılacağı ve hangi çevresel incelemelerin gerekli olabileceği belirlenecek. ABD Tarım Bakanlığına göre Orman Servisi ile Arazi Yönetimi Bürosu, 28 eyalette yaklaşık 240 milyon akrelik merayı birlikte yönetiyor. Bu alanlar 23.000'den fazla otlatma izin sahibi ile kiracıyı destekliyor. Direktif ayrıca federal arazi yöneticileriyle hayvancılık üreticileri arasındaki iletişim ve koordinasyonun geliştirilmesini, yangın planlaması ile iyileştirme çalışmalarının güçlendirilmesini amaçlıyor.