ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

371 haber · Sayfa 11

Arjantin 2025/26 Buğday İhracat Hedefine Yaklaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin 2025/26 Buğday İhracat Hedefine Yaklaştı

Arjantin, 2025/26 buğday ticaret döneminin bitimine iki ay kala ihracat sevkiyatı hedefini tamamlamaya yaklaştı. İhracat Satış Beyanları (DJVE) kapsamında 17,42 milyon tonluk sevkiyat kaydı bulunurken, Tarım Bakanlığının sezon toplamı için öngördüğü hacim 18,0 milyon ton seviyesinde. Kaynak, bu ilerlemeyi Rusya-Ukrayna savaşının seyrine ilişkin belirsizliğin oluşturduğu talep baskısına bağlıyor. Sevkiyatı yapılan veya gönderilmesi planlanan buğdayın başlıca alıcıları Endonezya ve Brezilya olarak gösteriliyor. Endonezya’nın bu dönemdeki alımlarının, Karadeniz’den ürün tedarik edilememesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Brezilya’nın güneyindeki değirmenler ise hasat sırasında yaşanan aşırı nem nedeniyle olası tedarik sorunlarından kaçınmak amacıyla Arjantin buğdayının son partilerini tercih ediyor. Arjantin ekmeklik buğdayının resmî spot FOB fiyatı ton başına 250 ABD doları olarak veriliyor. Karadeniz fiyatları hesaba katılmadığında ürün, kaynakta dünyanın en ucuz buğdayı olarak nitelendiriliyor. Buna karşın Arjantin piyasasında 2026/27 hasat fiyatları mevcut ürünün üzerindeki seviyelerde seyrediyor. Sevkiyat hızı korunursa ihracat tahminlerinin yukarı yönlü revize edilebileceği, ancak güçlü bir El Niño’nun gelecek hasadın arzı ve kalitesi üzerindeki etkisinin fiyat oluşumunda henüz hesaba katılmadığı aktarılıyor.

Merada Beslenen Sığır Vergisi İçin 2028’e kadar 1 Dolar Artış Önerisi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Merada Beslenen Sığır Vergisi İçin 2028’e kadar 1 Dolar Artış Önerisi

Avustralya’da merada beslenen sığırlar için uygulanan işlem vergisinin 1 Temmuz 2028’e kadar baş başına 5 Avustralya dolarından 6 Avustralya dolarına çıkarılması önerildi. Teklif, 24 Kasım 2026’da Townsville’de yapılacak Meat & Livestock Australia (MLA) yıllık genel kurulunda vergi mükelleflerinin oyuna sunulacak. Artışın yürürlüğe girmesi, önerilen reformların 1 Temmuz 2027’ye kadar tamamen uygulanması koşuluna bağlanıyor. Öneriye göre ilave gelir; sektör temsili kapasitesinin güçlendirilmesi, okul eğitim programları, toplumun üretim sistemleri hakkında bilgilendirilmesi, stratejik biyogüvenlik yatırımları, Ulusal Kalıntı Araştırması ve sektör bütünlüğü sistemleri için kullanılacak. Düzenleme ayrıca vergilerin nasıl harcandığı konusunda vergi mükelleflerine karşı hesap verebilirliğin artırılmasını amaçlayan harcama değişiklikleri içeriyor. Teklif kapsamında Integrity Systems Company’nin MLA’dan ayrı, bağımsız bir kuruluş olarak kurulması ve yönetim kurulunda bağımsız üyelerin çoğunlukta olması öngörülüyor. Bu kuruluş ile stratejik önleyici biyogüvenlik desteği için özel bir finansman akışı oluşturulması ve bu akışa işlem vergisinden en az 0,84 Avustralya doları ayrılması öneriliyor. Cattle Australia’ya da vergi kalemleri arasında kaynak aktarımını onaylama konusunda daha fazla esneklik tanınması planlanıyor. Vergi gelirinin dağılımında pazarlama için işlem başına ayrılan asgari payın 3,66 Avustralya dolarından 4,35 Avustralya dolarına, araştırma ve geliştirme payının ise 92 sentten 1,12 Avustralya dolarına çıkarılması öneriliyor. Ulusal Kalıntı Araştırması’na ayrılan payın 29 sentten en az 40 sente yükseltilmesiyle bu kuruma yıllık 1,2 milyon Avustralya doları ek doğrudan finansman sağlanacağı belirtiliyor. Animal Health Australia için işlem başına 13 sentlik finansmanın sabit tutulması önerilirken, sektör temsili ve katılım faaliyetleri için vergiden en az 0,60 Avustralya doları ayrılması planlanıyor. Bu payın sektör temsil kapasitesinin geliştirilmesi, ilk ve yükseköğretim programlarının iyileştirilmesine katkı sağlanması ve üretim sistemlerinin tanıtılması amacıyla kullanılması öngörülüyor. Teklif, oylama yapılmadan önce kesinleşmiş bir vergi artışı niteliği taşımıyor.

Uruguay’da Sığır Fiyatları Sanayi Talebiyle Güçleniyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Sığır Fiyatları Sanayi Talebiyle Güçleniyor

Uruguay’da sanayi talebinin kademeli olarak canlanmasıyla kesimlik sığır fiyatları yükseliş eğilimine girdi. Kaynakta, mera arzının hâlâ asgari düzeyde kaldığı ve işlemlerin frigorifik tesislerin ulaşabildiği yüksek fiyat seviyelerinde gerçekleştiği belirtildi. Üst kalite lotlarda novillo fiyatı kilogram başına 5,80-5,90 ABD doları, iyi bitirilmiş ve ağır inek fiyatı ise 5,40-5,60 ABD doları aralığında oluştu. Hayvan Komisyoncuları Birliği (ACG) verilerine göre novillo fiyatı kilogram başına 5,78’den 5,81 ABD dolarına yükseldi. İhracata özel novillolar 5,84 dolara çıkarken genel ortalamada inek fiyatı 5,43, düve fiyatı 5,76 ABD doları oldu. Özel ineklerdeki artışın 10 sentle daha belirgin olduğu ve fiyatın 5,54 dolara ulaştığı aktarıldı. Yenileme piyasası genel olarak güçlü ve istikrarlı seyretti, ancak kategorilere göre farklı hareketler görüldü. Pantalla Uruguay’ın son satışında novillo kategorilerinde artış ve rekorlar kaydedilirken buzağı fiyatı kilogram başına 4,35’ten 4,17 ABD dolarına, toplam fiyatı ise 886’dan 853 ABD dolarına geriledi. ACG’de buzağıların ortalama fiyatı 4,54 dolara inerken 180 kilogram üzerindeki ve ihracata yönelik buzağılarda yükseliş sürdü. Yenileme piyasasında en yüksek artış gebe inek ve düvelerde görüldü; bu kategorinin fiyatı %4,3 artışla 1.340 ABD dolarına çıktı. Pantalla Uruguay’daki novillo artışlarına karşılık ACG tablosunda bazı novillo kategorilerinde haftalık bazda 13 sente kadar düşüş bildirildi. Koyun piyasasında ise kuzu için kilogram başına 6,42, koyun için yaklaşık 5,30 ABD doları seviyeleri kaydedildi.

Karadeniz’de Gemi Saldırısı Buğday Vadeli Fiyatlarını Yükseltti
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Gemi Saldırısı Buğday Vadeli Fiyatlarını Yükseltti

Karadeniz’de seyrüsefer koşullarının kötüleşmesi, Chicago Ticaret Borsası’ndaki buğday vadeli sözleşmelerinin haftaya yükselişle başlamasına neden oldu. Ukrayna’nın İzmail Limanı’ndan İtalya’nın Ravenna Limanı’na mısır taşıyan Royad Mammadov gemisi, pazartesi günü Rusya’ya ait olduğu belirtilen bir drone tarafından vurulduktan sonra Romanya’nın deniz yetki alanında battı. Türk bir şirket tarafından işletilen geminin batması, Karadeniz’deki tahıl sevkiyatlarına yönelik riskleri artırdı. İzmail Limanı, Odesa çevresindeki terminallerin sürekli Rus saldırıları nedeniyle kullanılamaması üzerine Ukrayna’nın başlıca alternatif lojistik güzergâhı olarak öne çıkıyor. Rusya’nın Karadeniz’deki liman terminallerinin de Ukrayna’nın drone saldırıları nedeniyle devre dışı kaldığı, Rus tarım ihracatçılarının bu nedenle Baltık limanları gibi daha verimsiz ve maliyetli rotalara yöneldiği belirtildi. Saldırı riski, Rusya ve Ukrayna menşeli tahıl ile ayçiçek yağı fiyatları teslim şekline göre gerilese de sevkiyat kararlarını zorlaştırıyor. Kaynakta, buğday ve mısırın lojistik kesintilerden en fazla etkilenen ürünler olduğu, daha yüksek katma değerli ayçiçek yağının ise hem Ukrayna hem de Rusya tarafından ihracat planlamasında önceliklendirildiği aktarıldı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodímir Zelenski, olayın ardından Rusya’nın Karadeniz’de normal deniz taşımacılığı yerine sivil gemilerin batırılmasını tercih ettiğini savundu. Aralık 2026 vadeli makarnalık buğday ton başına 272,7 dolardan kapanırken 2,5 dolar, aynı vadeli yumuşak buğday ise 254,3 dolardan kapanırken 3,1 dolar yükseldi. Mısır ise önceki hafta yayımlanan USDA stok raporunun aşağı yönlü etkisini sürdürmesi nedeniyle neredeyse değişmedi.

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor
Görsel kaynağı: The Globe and Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kanada’da gıda perakendecileri ve hizmet şirketleri, geçmişteki süt şişesi sistemini yeniden kullanılabilir ambalajlarla güncel koşullara taşımayı deniyor. Circular Innovation Council’ın 2024’te başlattığı Reuse Ottawa programında Sobeys, Farm Boy, Metro ve Walmart Canada ile lojistik ve hizmet şirketleri ortak bir ağda yer alıyor. Müşteriler, gıda kaplarını başlangıç depozitosu ödemeden ödünç alıyor; kaplar dijital olarak izleniyor, anlaşmalı iade noktalarına bırakılıyor, profesyonel olarak yıkanıp yeniden dolaşıma sokuluyor. Programın temel yaklaşımı, her markanın kendi iade sistemini kurması yerine ortak bir altyapı kullanmak. Böylece bir kap yalnızca satın alındığı mağazaya değil, ağdaki farklı noktalara iade edilebiliyor. Ottawa’daki pilotta, kapların toplanması, yıkanması, taşınması ve yeniden dağıtılması için mevcut ticari kapasite ve teslimat rotalarından yararlanıldı. Programın yıkama ortaklarından Gate Gourmet’in Ottawa Havalimanı’na hizmet veren ve büyük ölçüde kullanılmayan ticari bulaşık yıkama kapasitesi bulunuyordu. Bu model, yeniden kullanımın yalnızca dayanıklı kap üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. İade kutuları, yıkama tesisleri, kamyon güzergâhları, stok yönetimi ve normalde rekabet eden şirketler arasındaki iş birliği sistemin temel parçaları arasında yer alıyor. Circular Innovation Council, şirketleri ortak bir pilotta buluşturarak tek bir markanın kendi başına kuramayacağı bir ağı sınamayı amaçladı. Reuse Ottawa’da başlangıç depozitosu alınmamasının nedenlerinden biri, yaşam maliyeti krizinde tüketicilerin market faturalarına yeni bir ücret eklememekti. Müşterilere kapları ücretsiz iade etmeleri için belirli bir süre tanındı; kap geri dönmezse ücret uygulanabildi. Program yöneticisi Jo-Anne St. Godard, organizatörlerin kapların önemli bir bölümünün dolap, garaj veya araçlarda kalacağını öngördüğünü, ancak pilotta “son derece yüksek” bir iade oranı kaydedildiğini söyledi. Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 2022’de 5.152 kiloton plastik atık çıkarıldı ve bunun %98,6’sı atık yönetimi ile geri dönüşüm sistemlerince toplandı. Yeniden kullanım yaklaşımı, ambalajın atığa dönüşmesinden önce tekrar dolaşıma sokulmasını hedefliyor. Ottawa’da ayrıca Reuse City Canada Projesi’nin, hazır gıdanın yanı sıra şampuan, deterjan ve diğer ev ürünlerinde iade edilebilir ambalajı denemesi planlanıyor. Bu projede küçük bir iade edilebilir depozito uygulanacak. Yeniden kullanılabilir ambalajın çevresel yararı ise her durumda otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Dayanıklı kapların üretimi daha fazla malzeme gerektirebilir; toplama, taşıma ve yıkama da enerji ve su tüketir. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli bir yaşam döngüsü çalışmasına göre merkezi olarak toplanıp yıkanan yeniden kullanılabilir plastik kap, benzer tek kullanımlık ambalaja kıyasla yaklaşık altı kullanımdan sonra daha düşük küresel ısınma etkisine ulaşırken, diğer çalışmalar malzeme, yıkama ve taşıma koşullarına bağlı olarak daha yüksek eşiklere işaret ediyor.

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Financial Times'ın aktardığı değerlendirmeye göre Rusya, Ukrayna'nın ihracat kapasitesine yönelik hava saldırılarını artırarak ülke ekonomisini zayıflatmayı hedefliyor. Temmuzdan bu yana süren saldırıların Karadeniz'i deniz taşımacılığına fiilen kapattığı ve Ukrayna'nın ana ihracat güzergâhını engellediği belirtiliyor. Rusya ve Ukrayna'nın tahıl ihracatının büyük ölçüde durması halinde küresel gıda fiyatlarının yükselmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre iki ülke, 2022 öncesinde dünya buğday ihracatının üçte birini ve mısır ihracatının %20'sini karşılıyordu. Odesa bölgesi yöneticisi Oleh Kiper de Ukrayna'nın geçmişte yaklaşık 70 ülkeye ve 300 milyon kişiye tarım ürünü sağladığını söyledi. Bu nedenle ihracat yollarındaki kesintinin yalnızca Ukrayna'yı değil, küresel gıda tedarikini de etkileyebileceği değerlendiriliyor. Ukrayna'nın Karadeniz limanları, tam kapsamlı işgalden önce ülkenin yıllık 60 milyon tonluk tahıl ihracatının %90'ından fazlasını yönetiyordu. Kaynağa göre limanlar büyük ölçüde faaliyet dışı kalırken, ağustos ayı Şubat 2022'den bu yana Karadeniz deniz taşımacılığı açısından en tehlikeli dönem oldu. Rusya'nın Tuna deltası çevresindeki gemilere yönelik insansız hava aracı saldırıları ve demir cevheri ile tahıl taşıyan trenlere yönelik saldırıları da ihracat seçeneklerini daraltıyor. Tarım Bakanı Taras Wysocki, limanlar kapalı kalırsa Ukrayna'nın hazirandan 2027'nin haziranına kadar en az 8 milyar dolar kaybedebileceğini tahmin etti. Ukrayna'nın bu yıl 64 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi beklenirken, limanlar açılmazsa bunun yarısına ulaşılmasının bile başarı sayılacağı aktarıldı. İhracatın aksaması, başarılı hasadın ardından depolama sorununu da büyütüyor; Wysocki, 11 milyon tona kadar ürün için depolama alanı açığı oluşabileceğini belirtti.

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Karadeniz bölgesindeki Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve küresel gıda tedarikini baskı altına alıyor. CNN.gr'nin aktardığına göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı, Rusya'nın limanlara yönelik saldırıları nedeniyle ağustosun ilk iki haftasında yıllık bazda %75 azaldı. Rusya'nın temmuz ve ağustos başında limanlara 70'ten fazla saldırı düzenlediği, 62 olayda gemilerin hedef alındığı bildirildi. Oxford Economics ekonomistleri, bu gelişmelerin Dünya Bankası gıda fiyatları endeksine yansımasını bekliyor. Ekonomist Pablo Meyer, endeksin 2026'da yaklaşık %9,3 artacağını, artış hızının 2027'de yaklaşık %4,4'e gerileyeceğini söyledi. Rusya ve Ukrayna birlikte küresel tahıl talebinin yaklaşık üçte birini karşıladığı için ihracattaki kesinti, özellikle bu ürünlere bağımlı ülkeler açısından arz ve fiyat riskini artırıyor. Ukrayna'nın ihracat görünümü de limanlardaki kesintiden doğrudan etkileniyor. Tahıl ihracatı geçen ay 774 bin tona indi; bu miktar, 2023-2025 döneminin ağustos ortalamasının %79 altında kaldı. Eylül ihracatı ise yaklaşık 1,4 milyon ton olarak verildi. Mevcut koşullar sürerse 2026/27 dönemindeki tahıl ihracatının yaklaşık 20 milyon tonla, abluka öncesinde yapılan tahminin yaklaşık yarısı düzeyinde kalabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, alternatif güzergâhların ulaşabileceği en yüksek kapasiteye çıkması koşuluna bağlanıyor. Alternatif taşımacılık yolları, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tamamen dolduramıyor. Avrupa Birliği'nin demir, kara ve nehir yollarından oluşan Dayanışma Koridorları temmuzda Ukrayna'nın tarım dışı ihracatının %95'ini taşırken tahıl, yağlı tohum ve ilgili ürünlerdeki payı %20'de kaldı. Deniz yolu, büyük yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında daha verimli görülüyor; alternatif güzergâhların en iyi ihtimalle yaklaşık 17 milyon tonluk açığı karşılayabileceği belirtiliyor. Ukrayna tarımı ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve fiilî liman ablukasının ülkeye günlük 70 milyon dolara kadar maliyet çıkardığı aktarılıyor. Ukrayna son dönemlerde dünya buğday ihracatının yaklaşık %6'sını, mısır ihracatının %11'ini karşılıyordu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Ukrayna'dan yapılan uygun maliyetli sevkiyatlara dayanan kuruluşlar arasında yer alıyor; saldırıların taşıma ve sigorta maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin açıklamasına göre Türkiye, Hindistan, Mısır ve diğer bazı Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz'de deniz ulaşımının yeniden tesis edilmesine yönelik yeni bir girişim kapsamında geçen haftanın sonlarında görüşmelere katıldı.

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama

Suriye’de mantar yetiştiriciliği, küçük üretim odaları ve aile işletmelerinden daha genişleyebilir bir tarımsal faaliyete dönüşüyor. Üreticiler ve sektörle ilgili uzmanlar, farklı mantar türlerinin üretim imkânlarının yanı sıra pazarlama ve işleme alanlarının geliştirilmesiyle sektörün ekonomik değerinin artırılabileceğini belirtiyor. Beyaz mantar ticari pazarda daha geniş yer tutarken, istiridye mantarı daha sınırlı imkânlarla üretilebilmesiyle öne çıkıyor. Beyaz mantar üretimi, soğutma üniteleri bulunan ve sıcaklık, nem ile havalandırmanın kontrol edilebildiği özel odalar gerektiriyor. Üretim döngüsü 22-24 derece arasındaki kuluçka aşamasıyla başlıyor; ardından kompostun üzeri torfla kaplanıyor ve mantarın gelişimini teşvik etmek için sıcaklık ile havalandırma koşulları düzenleniyor. Oda kurulumu, işçilik ve diğer yetiştirme girdileri üreticilerin başlıca maliyet kalemleri arasında yer alıyor. Yerel kompostun metrekare fiyatı 40-50 ABD doları arasında değişirken, uygun koşullarda metrekare başına yaklaşık 20 kilogram ürün alınabildiği aktarılıyor. İstiridye mantarı ise küçük alanlarda ve farklı koşullarda yetiştirilebilmesi, ayrıca daha düşük maliyet gerektirmesi nedeniyle aile işletmeleri için uygun görülüyor. Ancak taze ürünün raf ömrünün 24 saati aşmaması, özellikle küçük üreticilerin ürünü kısa sürede pazarlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle kurutma, salamura ve dondurma gibi işleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması; ürünün saklama süresinin uzatılması, kayıpların azaltılması ve yeni pazarlama kanalları oluşturulması açısından öneriliyor. SANA’nın aktardığı bilgilere göre Suriye’de tarımsal mantar üretimine yönelik ilk çalışmalar 1976’da başladı. Kessva yakınlarında 1981’de kurulan üretim tesisinden 1982’de ilk ürün alındı.

Tayland Dondurma İhracatında Asya Lideri
Görsel kaynağı: Thai PBS World · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Dondurma İhracatında Asya Lideri

Tayland, Asya’nın en büyük dondurma ihracatçısı ve dünyanın 12’nci büyük ihracatçısı konumunda bulunuyor. Ticaret Bakanlığı Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi (TPSO) Genel Müdürü Nantapong Chiralerspong’un açıklamasına göre ülkenin dondurma ihracatı geçen yıl 136 milyon ABD dolarına, yani 4,47 milyar bahtın üzerine ulaştı. Bu tutar küresel dondurma pazarının %1,9’una karşılık gelirken, ihracatın bu yıl da büyümeyi sürdürdüğü belirtildi. Tayland dondurmasının başlıca Asyalı ithalatçıları Malezya, Singapur, Filipinler, Vietnam ve Güney Kore oldu. Londra merkezli Euromonitor International’a göre Tayland’ın dondurma pazarının bu yıl yıllık %4 büyüyerek yaklaşık 12,6 milyar bahta ulaşması bekleniyor. Ani tüketim amaçlı alımların da iç satış hacminin %90’ından fazlasını oluşturacağı öngörülüyor. Chiralerspong, yerel işletmelere değişen tüketici davranışları ve küresel pazar eğilimlerine göre pazarlama stratejilerini uyarlama çağrısı yaptı. İşletmelerden yenilikleri benimsemeleri, ayırt edici markalar oluşturmaları ve sosyal medyadan daha iyi yararlanmaları istendi. Yetkili ayrıca lezzet, sağlıklı ürün yaklaşımı ve rekabetçi fiyat gibi mevcut güçlü yönlerin korunmasını önerdi. Küresel eğilimler arasında mochi dondurma, dondurmalı sandviç, sınırlı üretim ürünleri ve sağlıklı seçeneklere artan ilgi yer alıyor.

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı

Arjantin toptan gübre piyasasında üre fiyatı ton başına 610-620 dolar aralığına yükselerek ithalat paritesine ulaştı. IF Ingeniería en Fertilizantes’in raporuna göre, eylül ayındaki güçlü hareketliliğin ardından granül üre ithalatı yavaşladı ve piyasa, Çin’in yeni ihracat kotalarının etkisiyle beklemeye geçti. İthalat referansı ise ton başına 515-535 dolar CFR aralığında kaldı. Çin hükümetinin dördüncü üre ihracat kotası tahsislerini onaylaması, uluslararası piyasada Avrupa, Amerika kıtası ve Asya’daki alıcıların pozisyonlarını zayıflattı. Amerika Birleşik Devletleri’nin NOLA bölgesinde fiziksel üre mavnalarının fiyatı ton başına 474-490 dolara geriledi. Rapora göre, önümüzdeki dönemde Hindistan’ın düzenleyeceği ihalenin sonucu piyasanın yönü açısından belirleyici olabilir. Arjantin’deki talep, hafta ortasında uluslararası piyasanın aşağı yönlü hareket etmesiyle geri çekildi. Bu nedenle fiyatlar 620 doların üzerine yerleşemedi. Danışmanlık, erken ekilecek mısır için bekleyen ihtiyacın karşılanmasını, kalan alımların ise uluslararası düzeltmenin yerel piyasaya yansıması beklenerek kademeli yapılmasını önerdi. Fosfatlı gübrelerde de toplu alımların durduğu bildirildi. İthalatçılar depolardan sınırlı ihtiyaçlarını ton başına yaklaşık 880 dolar CFR seviyesinde karşılarken, ithalat referansı 865-880 dolar aralığında kaldı. Toptan piyasada MAP ve DAP fiyatları 970-1000 dolar/ton seviyesinde ve ithalat paritesinde bulunuyor; ancak bu değerlerin, ithalat ilgisi olmadığı için teorik olduğu belirtildi. Bazı ithalatçılarda stok yenileme eksikliği nedeniyle DAP ve MAP arzının azalmaya başladığı, başka kaynaklarda ise ürün bulunabildiği aktarıldı.

Kazakistan Tahıl İhracatına Nakliye Sübvansiyonunu Sürdürecek
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Tahıl İhracatına Nakliye Sübvansiyonunu Sürdürecek

Kazakistan, 2026-2027 pazarlama yılında tahıl ihracatçılarına yönelik taşıma sübvansiyonlarını sürdürecek. Hükümet ayrıca 2026 hasadı için üçüncü sınıf buğdayın alım fiyatını kaliteye göre ton başına 92.000 ile 115.000 tenge arasında belirledi. Kaynakta bu tutarlar yaklaşık 540-678,5 Gürcistan larisi karşılığıyla verildi. Gürcistan'daki değirmenciler, buğdayın belirli miktarlarda Kazakistan'dan ithal edilmesini bekliyor. Baraka şirketinin genel müdürü, sübvansiyonun kapsamı ve miktarı henüz netleşmemiş olsa da Kazak buğdayının bir aşamada fiyat açısından Rus buğdayıyla rekabet edebileceğini söyledi. Kazakistan, tahıl satışlarını desteklemek amacıyla geçen yıl da buğday ihracatını sübvanse etmiş ve bunun için bütçeden 40 milyar tenge ayırmıştı. Gürcistan'ın 2026'nın ilk sekiz ayındaki buğday ithalatında ağırlık Rusya'dan gelirken, Kazakistan'dan da toplam 2 milyon dolar değerinde 8.678 ton buğday getirildi.

ABD'nin Orta Batı'sında Dizel Fiyatları Mısır ve Soya Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Orta Batı'sında Dizel Fiyatları Mısır ve Soya Üreticilerini Zorluyor

ABD'nin Orta Batı'sında soya ve mısır hasadı başlarken yükselen dizel fiyatları çiftçilerin, nakliye şirketlerinin ve yakıta bağlı diğer işletmelerin maliyetlerini artırıyor. Indiana'da 2.500 dönüm arazide mısır ve soya üreten Joe Hamilton, hasat döneminde yaklaşık 34 bin litre dizel kullanacak. Dört traktör, iki biçerdöver ve beş kamyonun çalışacağı hasat için yakıt faturası rekor düzeye çıkacak. Bölgede kasım sonuna kadar yaklaşık 522 milyon metrik ton mısır ve soyanın hasat edilmesi bekleniyor. Tahminlere göre İran savaşı, Rusya'daki rafineri hasarları ve bölgesel dizel arz kesintileri, hasat edilen her yaklaşık 405 hektar için yakıt maliyetine 12.500 dolar ekleyebilir. Eylül ayında dizel fiyatlarındaki en yüksek haftalık artışların görüldüğü beş eyaletin dördü de Orta Batı'da bulunuyordu: Illinois, Michigan, Ohio ve Indiana'da fiyatlar bir yıl öncesine göre galon başına 3 doların üzerinde arttı. Bölgesel arz sorunları da fiyat baskısını artırdı. Illinois eyaletindeki Joliet'te bulunan ExxonMobil rafinerisi, geçen ay elektrik kesintisi ve sel nedeniyle bir haftadan uzun süre kapalı kaldı; bunun sonucunda 80 milyon galondan fazla dizel ve benzin arz dışı kaldı. Indiana'nın Whiting kentindeki büyük bir rafineride sendika üyeleriyle BP arasındaki altı aylık anlaşmazlık da bölgedeki fiyat artışlarına katkıda bulundu. Otterbein Üniversitesi'nden Kurt Lykins, Orta Batı'nın kıyı bölgelerine ve Meksika Körfezi'ne göre daha az rafineriye sahip olması nedeniyle kriz dönemlerinde arzı artırmasının daha zor olduğunu söyledi. Lykins, Teksas ve Louisiana'daki tuz mağaralarında tutulan ve 714 milyon varil kapasitesi bulunan Stratejik Petrol Rezervi'nin son 43 yılın en düşük seviyesinde olduğuna dikkat çekti. Rezervden 172 milyon varil çekilmesinin fiyatlara bir süre istikrar sağladığını, ancak kışın dizel talebinin artmasıyla bu desteğin azalabileceğini belirtti. Ohio'da dizel kullanan yaklaşık 15 bin okul otobüsü 800 bin öğrenciyi taşıyor; ülke genelindeki bir ankete katılan okul bölgelerinin yaklaşık %40'ı yakıt giderlerini düşürmek için güzergâhları birleştiriyor. Çiftçiler ise dizel tüketimini azaltmak için daha az tarla geçişi gerektiren toprak işlemesiz tarım ve örtü bitkisi uygulamalarına yöneliyor. Hamilton, bu yöntemlerle normal bir yılda dönüm başına yaklaşık iki ila dört galon yakıt kullandığını söyledi. Ancak ürünlerin bu sonbaharda pazara ulaştırılması için yüksek makine yakıtı fiyatlarının karşılanması gerektiğini belirtti.

Haseke’de Buğday, Arpa ve Kimyon Fiyatları Tohum Sezonunda Arttı
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke’de Buğday, Arpa ve Kimyon Fiyatları Tohum Sezonunda Arttı

Suriye’nin Haseke kenti ve kırsalındaki piyasalarda buğday, arpa ve kimyon fiyatları, tohum ekim sezonunun başlaması ve tahıla yönelik talebin artmasıyla yükseldi. Bir tahıl tüccarının verdiği bilgilere göre arpanın ton fiyatı yaklaşık 210 dolardan 250-260 dolar aralığına, buğdayın fiyatı 275 dolardan 360 dolara, kimyonun fiyatı ise 1800 dolardan 2500 dolara çıktı. Piyasada talebi karşılayacak yeterli miktarda ürün bulunmaması da artışta etkili oldu. Geçen buğday sezonuna ait ödemelerin gecikmesi, çiftçilerin tohum ve diğer üretim ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırdı. Bazı çiftçiler borçlarını ve birikmiş mali yükümlülüklerini ödemek için stoklarındaki tahılı satmak zorunda kaldı.

Artan Tahıl Arzı Buğday Fiyatını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Artan Tahıl Arzı Buğday Fiyatını Baskılıyor

Karadeniz’den tahıl ihracatının artabileceğine ilişkin beklentiler, Chicago’da buğday fiyatını bushel başına 7 doların altına çekti. Trading Economics verilerine göre fiyat, 28 Ağustos’ta ulaşılan 7,67 dolarlık zirvenin %8’den fazla altında ve 25 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyede. Paris Euronext Matif’te öğütmelik buğdayın aralık vadeli işlemleri 1 Ekim’de ton başına 239 eurodan işlem gördü. Fiyat düşüşü, Karadeniz tahıl ihracatını yeniden açmaya yönelik diplomatik temaslarla aynı dönemde gerçekleşti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyj, Hindistan, Türkiye, Mısır ve bazı Orta Doğu ülkelerinin görüşmelere katıldığını açıkladı. Ukrayna’nın tahıl stokları 1 Eylül’de 24,6 milyon tona çıkarken, liman ve gemilere yönelik saldırılar ihracatı sınırlamayı sürdürüyor.

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor

Belçika merkezli RTBF’nin “Avrupa’dan Görünüm” dosyası, az sayıda büyük şirketin tohum, bitki koruma ürünleri, gübre ve tarım makineleri gibi girdilerdeki ağırlığını inceliyor. Dosyaya göre yoğunlaşma, üretim girdileriyle sınırlı kalmıyor; gıda işleme ve perakende pazarlarında da az sayıda şirket belirleyici oluyor. Bu yapı, çiftçileri tedarik zincirinin hem başında hem de sonunda yoğunlaşmış piyasalar arasında bırakabiliyor. Dosyada İsviçre merkezli Syngenta’nın bitki koruma ürünleri alanındaki konumu örnek gösteriliyor. Şirket, 2025’te bu ürünlerin satışından 13,7 milyar dolar gelir elde etti; söz konusu gelir bir önceki yıla göre %4 arttı. Syngenta’nın yaklaşık 1.800 bitki koruma ürününün ruhsatını kaydettirdiği, yeniden kaydettirdiği veya uzattığı aktarılıyor. Kamu otoritelerinin insan sağlığı ve çevre kaygıları nedeniyle ruhsat yenileme ve yeni ürünlere izin verme konusunda daha sıkı davranması, mevcut geniş ürün portföylerine sahip şirketlerin önemini artırıyor. Avrupa Birliği’nde pestisitlerde izin verilen etkin madde sayısının 25 yılda 1.000’in üzerinden yaklaşık 500’e gerilediği belirtiliyor. Yeni bir pestisitin ruhsatlandırılması 7 ila 10 yıl sürebiliyor ve ruhsatın geçerliliği en fazla 15 yıl olabiliyor. Dosyaya göre uzun ve maliyetli süreçler, ruhsat yenileme kapasitesi yüksek şirketlere avantaj sağlarken yeni şirketlerin pazara girişini zorlaştırıyor. Bu koşulların çiftçilerin tohum, kimyasal ürün ve makine seçeneklerini daraltabileceği ifade ediliyor. Şirket yoğunlaşmasının yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, birleşmelerin özellikle 1980’lerden itibaren hızlandığı aktarılıyor. Bayer’in Monsanto’yu 2018’de satın alması, Dow ile DuPont’un 2019’da Corteva Agriscience adı altında birleşmesi, Potash Corporation ile Agrium’un 2018’de Nutrien’i oluşturması ve Syngenta’nın ChemChina tarafından 2017’de satın alınması bu sürecin örnekleri arasında gösteriliyor. ETC araştırma kolektifine göre, küresel tohum pazarında en büyük 10 şirketin 10 yıl önce kontrol ettiği %40’lık paya bugün en büyük iki şirket sahip. Dosyada, az sayıda şirkete bağımlılığın tedarik şoklarında çiftçileri ve gıda sistemini daha kırılgan hâle getirebileceği yönündeki eleştirilere de yer veriliyor. Bununla birlikte yoğunlaşmanın tek başına rekabet hukukunu ihlal etmediği belirtiliyor. Rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar veya az sayıda aktörün bulunduğu bir pazarda gücü artıran birleşmeler incelemeye alınabiliyor. Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezi’nden Max Koppenberg ise yoğunlaşmanın her zaman hâkim durumun kötüye kullanılması anlamına gelmediğini, bazı perakende pazarlarında yoğun rekabetin düşük kâr marjları ve görece düşük tüketici fiyatlarıyla sonuçlanabildiğini söylüyor. Yeni girişleri kolaylaştırmak için ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve patent sürelerinin sınırlandırılması önerilirken, patent süresini kısaltmanın ters sonuç doğurabileceği uyarısı yapılıyor.

Brezilya’da Soya Piyasasında Alıcı ve Satıcı Farkı İşlemleri Yavaşlattı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Piyasasında Alıcı ve Satıcı Farkı İşlemleri Yavaşlattı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya soya piyasasında 2 Ekim’de işlemler zayıf seyretti. Fiziksel piyasada fiyatlar başlıca merkezlerde sınırlı değişirken, üreticilerin ekim çalışmalarına yönelmesi ve alıcıların agresif teklif vermemesi ticaret hacmini düşük tuttu. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri arasındaki farkın yüksek kaldığını belirtti. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) soya vadeli işlemleri, ABD’de hasadı destekleyen hava koşulları ve Çin’e yeni ABD soya satışı yapılmamasının yarattığı olumsuzlukla geriledi. Dolar ve Chicago’daki hareketlerin kısa süreli kalması, primlerin de büyük ölçüde sabit seyretmesi nedeniyle Brezilya’daki yerel fiyatlarda belirgin bir yön oluşmadı. Safras & Mercado’nun 2 Ekim’e kadar derlediği verilere göre 2025/26 sezonunda Brezilya’nın öngörülen soya üretiminin %92,3’ü pazarlanmış durumdaydı. Bu oran 4 Eylül’de %88,7, geçen yılın aynı döneminde %89,4 ve beş yıllık ortalamada %90,5 olarak kaydedilmişti. Tahmini 178,341 milyon tonluk üretim üzerinden pazarlanan miktar 164,620 milyon tona ulaştı. Aynı rapor, 180,089 milyon tonluk üretim varsayımıyla önceden satılan miktarın %32,9’a çıktığını ve 59,206 milyon tona denk geldiğini bildirdi.

Moldova Tahıl İhracatçıları 200 Milyon Dolarlık Kayıp Açıkladı
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Tahıl İhracatçıları 200 Milyon Dolarlık Kayıp Açıkladı

Moldova'da tahıl ve yağlı tohum ihracatçılarının bu yıl lojistik maliyetleri, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesi ile Ukrayna ve Orta Doğu'daki savaşların etkisiyle 200 milyon doların üzerinde kayıp yaşadığı öne sürüldü. Açıklama, Moldova Tahıl Birliği İcra Direktörü Iurie Rija tarafından Moldova Logistics Forum 2026 kapsamında yapıldı. Rija, ihracatçıların özellikle Orta Doğu pazarına ürün ulaştırmakta zorlandığını belirtti. Giurgiulești Limanı ile Köstence Limanı arasındaki taşımada barjaların daha uzun güzergâh izlemek zorunda kaldığını söyleyen Rija, 2022'de bir ton buğday, mısır veya ayçiçeğinin bu hat üzerinden taşınmasının 15 dolara mal olduğunu, bugün ise ihracatçıların 75 dolar harcadığını ifade etti. Tuna'daki su seviyesinin düşmesi de barjaların tam kapasiteyle yüklenmesini engelliyor. Artan motorin fiyatları, daha az ürün taşınabilmesi ve buna bağlı mali kayıpları artırıyor. Moldova ayrıca kendi tahılını ihraç ederken Ukrayna tahılıyla rekabet ediyor. Rija, Köstence Limanı'ndaki yoğunluğun ve liman çevresindeki demiryolu geçişlerinde sürdürülen modernizasyon çalışmalarının sevkiyatları zorlaştırdığını, Romanya'nın bu yılki yüksek tahıl hacminin de rekabeti artırdığını söyledi. LogiHub Başkanı Adrian Țenu ise Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana yetkililer, taşımacılar ve müşteriler için büyük bir zorluk oluştuğunu, ancak sınır trafiğinin akışını kolaylaştıran yöntemler geliştirildiğini belirtti. Altyapı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Vladimir Bolea, bakanlığın özel sektör, taşımacılık ve lojistik kuruluşlarıyla sorunları görüşeceğini açıkladı. Görüşmelerin, lojistikteki sorunların belirlenmesi ve uygulama sürecine ilgili ekonomik aktörlerin dahil edilmesi amacıyla yapılacağı bildirildi.

Moldova Tahıl İhracatçıları Bu Yıl 200 Milyon Dolar Kayıp Bildirdi
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Tahıl İhracatçıları Bu Yıl 200 Milyon Dolar Kayıp Bildirdi

Moldova tahıl ihracatçılarının bu yıl lojistik maliyetleri, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesi ve Ukrayna ile Orta Doğu'daki savaşlar nedeniyle 200 milyon doların üzerinde kayıp yaşadığı öne sürüldü. Açıklama, Moldova Tahıl Birliği İcra Direktörü Iurie Rija tarafından Moldova Logistics Forum 2026 sırasında yapıldı. Rija, ihracatçıların Orta Doğu pazarına tahıl ulaştırmakta giderek daha fazla zorlandığını söyledi. Giurgiulești Limanı ile Köstence Limanı arasındaki güzergâhta mavnaların daha uzun bir rota izlemek zorunda kaldığını belirten Rija, artan lojistik maliyetlerin emtia ticareti şirketlerinin yükünü artırdığını ifade etti. Rija'ya göre tahıl ve yağlı tohum piyasasının yaklaşık 1 milyar dolarlık değerine karşılık ihracatçıların kaybı 200 milyon doların üzerine çıkıyor. Düşük su seviyesi nedeniyle mavnaların tam kapasiteyle yüklenemediğini belirten Rija, motorin fiyatlarının da maliyetleri artırdığını söyledi. Köstence Limanı çevresindeki bazı demir yolu geçişlerinde modernizasyon çalışmaları nedeniyle transitin durdurulduğunu aktaran Rija, Romanya'nın yüksek tahıl hacmi ve başka güzergâh seçeneği bulunmayan Ukrayna tahıllarıyla rekabetin Moldova ihracatçıları üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. LogiHub Derneği Başkanı Adrian Țenu ise Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana taşımacılık zincirindeki tüm taraflar için büyük bir zorluk oluştuğunu, ancak sınır geçişlerindeki trafiğin akışını iyileştirecek yöntemler bulunduğunu söyledi. Altyapı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Vladimir Bolea da özel sektör, taşımacılık ve lojistik kuruluşlarıyla sorunları belirlemek ve uygulama sürecine dahil etmek amacıyla görüşmelere başlanacağını açıkladı.

Chicago’da Buğday Fiyatı Gerilerken Karadeniz Takipte
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Chicago’da Buğday Fiyatı Gerilerken Karadeniz Takipte

Chicago Ticaret Borsası’nda buğdayın ilk vadeli kontratı, eylül sonundaki sert düşüşün ardından 1 Ekim’de bushel başına 6,82 ABD dolarından kapandı. Fiyat, bir hafta önce 7,07 dolar seviyesindeydi. Eylül ayı ortalaması ağustosa göre %6,2 artarak 7,18 dolara çıkarken, temmuz-eylül dönemindeki ortalama da %21,9 yükseldi. Buna karşın fiyat, eylül sonunda 28 Ağustos’ta ulaştığı 7,67 dolarlık seviyenin gerisine çekildi. Central Internacional de Análises Econômicas e de Estudos de Mercado Agropecuário’nun (CEEMA) aktardığı verilere göre düşüşte, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle kesintiye uğrayan Karadeniz tahıl ihracatının yeniden düzenlenmesine yönelik diplomatik girişimler etkili oldu. Ukrayna, Türkiye, Hindistan, Mısır ve bazı Orta Doğu ülkelerinin deniz taşımacılığını yeniden açmaya yönelik görüşmelere dahil olduğu belirtildi. Türkiye’nin Moskova’ya deniz taşımacılığının güvenliği konusunda öneriler sunduğu aktarılırken, Interfax ve Sovecon kaynaklarına göre Rusya tarafından bir anlaşma ya da önemli ilerleme işareti bulunmuyordu. Piyasa, ABD’deki arz göstergelerini de izliyor. 1 Eylül itibarıyla ülkenin üç aylık buğday stokları geçen yılın aynı dönemine göre %14 azalarak 50,3 milyon tona indi. ABD’de kışlık buğday ekimi 27 Eylül’e kadar beklenen alanın %27’sinde tamamlandı; bu oran aynı tarih için tarihsel %34’lük ortalamanın altında kaldı. Ekilen alanların %8’i çimlenirken tarihsel ortalama %11 oldu. 24 Eylül’de sona eren haftada ABD’nin buğday ihracatı 311 bin ton olarak gerçekleşti. 1 Haziran’da başlayan mevcut ticaret yılında toplam sevkiyat 6,3 milyon tona ulaştı ancak bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre %34 daha düşük kaldı. Mısır ve soya vadeli işlemlerindeki kayıplar ile ABD-Çin görüşmesinde Çin’in ilave soya alımlarına ilişkin somut açıklama yapılmaması da tahıl fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.

Ukrayna’nın Tarım Ürünleri İhracatı Karadeniz Ablukasıyla Yarıya İndi
Görsel kaynağı: ORF · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tarım Ürünleri İhracatı Karadeniz Ablukasıyla Yarıya İndi

Rusya’nın Karadeniz limanlarını ablukaya alması nedeniyle Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatı yarıdan fazla geriledi. Tarım Bakanı Taras Vyssozkyj, 2026/2027 ekonomi yılında yaklaşık 30 milyon ton ürünün, yaklaşık 30 milyar dolar (yaklaşık 26 milyar avro) değerinde, ihraç edilemeyeceğini söyledi. Eylülde ihracat, planlanan sevkiyatın %46’sına denk gelen 2,4 milyon tonla sınırlı kaldı; bunun 1,4 milyon tonu tahıldı. Sevkiyatların %54’ü Tuna limanlarından, %41’i demiryoluyla, %5’i karayoluyla yapıldı. Ukrayna’nın Rus kontrolündeki limanlara giden gemilere yönelik saldırılarının ardından Rusya’nın Karadeniz ve Tuna limanlarına saldırıları deniz taşımacılığını büyük ölçüde durma noktasına getirdi.

ABD'de Patates Kist Nematoduyla Mücadelede Başarı Sağlandı
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber

ABD'de Patates Kist Nematoduyla Mücadelede Başarı Sağlandı

ABD'nin Idaho eyaletindeki 120 akrelik (yaklaşık 48,6 hektar) bir patates tarlası, 19 yıl boyunca federal düzenleme altında tutulduktan sonra 2 Temmuz 2025'te tamamen deregüle edildi. Bingham County'deki tarla, soluk kist nematodu olarak bilinen Globodera pallida'dan arındırıldığı belirlenerek yeniden patates üretimine açıldı. Bu, ABD'de söz konusu nematod programından tamamen çıkarılan ilk tarla oldu. Tarlanın serbest bırakılması; sıkı sanitasyon protokolleri, tekrarlanan toprak fümigasyonu, nematodun konukçusu olan bitkilerin ekimine yönelik kısıtlamalar ve çok sayıda toprak örneğinin laboratuvar testinden geçirilmesiyle mümkün oldu. Deregülasyon için tüm analizlerin negatif sonuç vermesi gerekti. Süreç, Idaho'da nematodun kontrol ve eradikasyonunun uzun süreli ve maliyetli olabildiğini gösterdi. Soluk kist nematodu, patates köklerinde beslenen ve çoğalan, toprakta kist içinde bulunan yumurtalarıyla uzun süre canlı kalabilen bir zararlı. Yumurtalar, konukçu bitki bulunmasa bile 30 yıla kadar canlılığını koruyabiliyor. Yoğun istilada verim kaybı %80'e ulaşabilirken, orta düzeyde istilada %15 ila 30 arasında kayıp görülebiliyor; üstelik bitkinin toprak üstü bölümlerinde belirgin belirtiler ortaya çıkmayabiliyor. Nematodun Idaho'daki mevcut yayılımı Bingham ve Bonneville ilçelerinde yaklaşık 13,7 kilometrelik bir yarıçapla sınırlı ve eyaletin patates üretim alanının %1'inden azını kapsıyor. Yayılmada tarım makineleri, hasat ekipmanları, kamyon lastikleri ve toprağı taşıyan diğer araçlar etkili olabiliyor. Bu nedenle düzenlemeler kapsamında ekipmanların basınçlı suyla yıkanması ve buharla sterilize edilmesi isteniyor. Mücadele, patatesin tarladan çıkarılmasıyla sınırlı değil. Patates ekilmeyen dönemlerde nematod popülasyonu doğal olarak azalabilse de kistlerdeki yumurtalar uzun süre canlı kalabiliyor ve patates yeniden ekildiğinde popülasyon hızla artabiliyor. Idaho Üniversitesi araştırmalarında, dirençli patates çeşidiyle tuzak bitkisinin bir arada kullanıldığı çok yıllı münavebenin nematod yoğunluğunu azaltabildiği bildirildi. Tuzak bitkisi, nematodun yumurtadan çıkmasını teşvik ederken yaşam döngüsünü tamamlamasına izin vermiyor.

Çin’in Rekor Soya Stokları Alım Beklentilerini Değiştiriyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Rekor Soya Stokları Alım Beklentilerini Değiştiriyor

Chicago’da soya fiyatı, ABD hasadının ilerlemesi ve Çin’den gelen talep sinyallerinin zayıflamasıyla geriledi. Central Internacional de Análises Econômicas e de Estudos de Mercado Agropecuário (CEEMA) verilerine göre ilk ay soya kontratı eylül sonunda 12,93 dolar/bushel düzeyindeyken 1 Ekim’de 12,84 dolara geriledi. Bu değer, yaklaşık 472 dolar/tona karşılık geliyor. Soya, temmuz-eylül döneminde %16 yükselmiş, eylül ayı ortalaması da ağustosa göre %9 artmıştı. ABD’de 27 Eylül itibarıyla ekili soya alanlarının %17’sinde hasat tamamlandı ve ülke üretiminin 123 milyon tonun biraz üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), aynı tarih itibarıyla ürünlerin %58’ini iyi veya mükemmel durumda sınıflandırdı. ABD’nin soya ihracatı da 24 Eylül’de sona eren haftada 1,15 milyon tona ulaştı; 1 Eylül’de başlayan mevcut ticaret yılının birikimli ihracatı 2,8 milyon tona çıkarak geçen yılın aynı döneminin %26 üzerine çıktı. Fiyatlar üzerindeki başlıca baskı Çin’den geldi. Çin’de zayıf yem talebi ve negatif soya işleme marjları, önümüzdeki aylarda alımların azalabileceği beklentisini güçlendirdi. Ülkedeki özel yağlı tohum işleme şirketleri, şubat başına kadarki ihtiyaçlarının büyük bölümünü Brezilya ve Arjantin’den yapılan alımlarla ve devlet rezervleriyle karşıladı. Çin’deki 111 işleme tesisinin soya stokları 25 Eylül haftasında 7,96 milyon tona yükselerek en az 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD ile Çin liderleri arasındaki son görüşmede soya, tarife indirimi önerisinin dışında kaldı. Soya küspesi de 24 Eylül’deki 376,10 dolar/kısa ton seviyesinden 1 Ekim’de yaklaşık 388 dolar/metrik tona geriledi; kaynakta bu hareket beş iş gününde %6,4 düşüş olarak verildi.

Arjantin’de Süt Üreticisinin Reel Geliri On Yılın En Düşük Seviyelerinde
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Süt Üreticisinin Reel Geliri On Yılın En Düşük Seviyelerinde

Arjantin’de süt üreticilerinin maliyet baskısı ağustos ayında da arttı. Confederación Intercooperativa Agropecuaria’nın (CONINAGRO) aylık raporuna göre üreticiye ödenen ortalama süt fiyatı litre başına 535 Arjantin pesosunda kaldı. Fiyat önceki aya göre nominal olarak %1,5, geçen yılın aynı ayına göre %13 yükselse de aynı dönemde %33,5’e ulaşan kümülatif enflasyonun gerisinde kaldı. Böylece sütün reel değeri son on yılın en düşük seviyelerinden birine indi. Sütün alım gücündeki gerileme, işletmelerin temel giderlerinde daha fazla üretim gerektirdi. Gasoilin bir litresini satın almak için ağustosta 4,7 litre süt gerekti; bu miktar geçen yılın aynı ayına göre %53 arttı ve tarihsel ortalamanın %44 üzerine çıktı. Bir tarım işçisinin maaşını karşılamak için gereken süt miktarı da 2.209 litreye yükseldi. Bu değer yıllık bazda %20 artarken son beş yıl ortalamasının %33 üzerinde gerçekleşti. Hayvan varlığının yenilenmesi de daha fazla süt geliri gerektirdi. 12-14 aylık bir düvenin satın alınması için 2.559 litre süt gerekirken, iyi durumdaki kesimlik bir ineğin canlı kilogramı 4,6 litre süte karşılık geldi. Yem tarafında mısırın tonu 187 dolar olarak kaydedildi ve bir ton mısır için 531 litre süt gerekti. Yonca tohumu ise dönemin tek olumlu kalemi oldu; bir kilogram tohum için gereken süt miktarı geçen yıla göre %27-28 azaldı. CONINAGRO, bu tabloyu süt işletmelerinin finansal sürdürülebilirliği açısından kırılganlığın sürdüğüne işaret eden bir görünüm olarak aktardı.

Güney Afrika’da Ejder Meyvesi Üretimi Sermaye ve Mevzuat Engelleriyle Yavaşlıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ejder Meyvesi Üretimi Sermaye ve Mevzuat Engelleriyle Yavaşlıyor

Güney Afrika’da ejder meyvesi üretiminin büyümesi, finansmana erişim sorunları, değişken hava koşulları, tüketici algısı ve çevre mevzuatı nedeniyle yavaşlıyor. Üreticiler ve bitki materyali tedarikçileri, küresel talep artarken yerel sektörde faaliyetlerini genişletmekte zorlanıyor. MarkNtel Advisors’ın raporuna göre küresel ejder meyvesi pazarı 2024’te yaklaşık 678 milyon dolar büyüklüğündeydi ve 2030’da yaklaşık 995 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Wonderful Dragon Fruit’tan Cornelius Andrias van Heerden, ürünün sıcak ve kuru koşullarda iyi geliştiğini, Zimbabve, Botsvana ve Zambiya’da başarılı sonuçlar verdiğini belirtti. Ancak Güney Afrika’da üretime başlamak isteyen bazı çiftçilerin arazi, motivasyon ve beceriye sahip olmalarına rağmen başlangıç finansmanı bulamadığını söyledi. Amorentia Estate and Nursery yöneticisi Lauren Strever ise ejder meyvesinin kuraklığa görece dayanıklı olmasına karşın aşırı yaz yağmuru ve uzun süreli nemli koşullara duyarlı olduğunu aktardı. Bu koşullar çiçeklenmeyi, meyve gelişimini ve üretimi etkileyebiliyor. Sektör ayrıca yerel pazardaki kalite algısıyla karşı karşıya. Daha tatlı kırmızı, pembe ve beyaz çeşitlerin ekimi artsa da eski, tatsız beyaz meyveler raflarda hâlâ baskın durumda. Strever, yüksek kaliteli ürünün tüketicilere düzenli ulaşmasının talebi güçlendirebileceğini, üretimin tek başına pazar oluşturamayacağını ifade etti. Bunun yanında Hylocereus undatus ve melezleri, Güney Afrika’nın biyoçeşitlilik mevzuatında 2. kategori tür olarak sınıflandırılıyor. Bu nedenle bitkilerin bulundurulması, çoğaltılması veya satılması için çevre izinleri gerekiyor; üretim sektöründen ise bu riskin ticari yetiştiricilikteki boyutuna ilişkin ülkeye özgü araştırmaların artırılması talep ediliyor.