ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

855 haber · Sayfa 17

Özbekistan ve İslam Kalkınma Bankası’ndan Tarımsal Mekanizasyon Anlaşması
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan ve İslam Kalkınma Bankası’ndan Tarımsal Mekanizasyon Anlaşması

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Özbekistan ile İslam Kalkınma Bankası, çiftçilerin modern, enerji verimli ve iklim dostu tarım makinelerine erişimini genişletmeyi amaçlayan proje için 202 milyon dolarlık anlaşma imzaladı. Anlaşma, 15 Ekim’de Bangkok’ta düzenlenen görüşme sırasında yapıldı. Bilgi, Özbekistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığının toplantı sonrasındaki açıklamasına dayandırıldı. Projenin toplam maliyeti İslam Kalkınma Bankası tarafından tamamen finanse edilecek. Girişimin tarımsal verimliliği artırması, kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlaması ve tarımsal değer zincirlerinde kapsayıcı kalkınmayı desteklemesi hedefleniyor. Proje kapsamında çiftçilerin modern makine ve ekipmanlara erişiminin artırılması öngörülüyor. Görüşmelerde ayrıca sulama sistemleri, yol altyapısı, kırsal kalkınma, mortgage piyasası finansmanı ve tarımsal kredilerle ilgili olası projeler ele alındı. Taraflar küçük ve orta ölçekli işletmelere destek, İslami finans araçlarının geliştirilmesi ve Murabaha ile İjarah gibi finansman mekanizmalarını da değerlendirdi. Taraflar, görüşülen girişimler üzerinde çalışmayı sürdürme konusunda anlaştı.

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: Exxpress · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor

Avusturya’da sıcak hava ve kuraklığın ardından meyve hasadının yaklaşık %30, sebze üretiminin ise ortalama %40 azalması bekleniyor. Landwirtschaftskammer Österreich ile meyve ve sebze sektörü tarafından hazırlanan bilançoya göre bazı ürün çeşitlerinde kayıp hasadın yarısına ulaşıyor. Elma üretiminin yaklaşık 130 bin tonla geçen yıla göre %35 düşeceği, Steiermark’taki üretimin ise yaklaşık 90 bin ton olacağı tahmin ediliyor. Erkenci Gala, Elstar ve Arlet çeşitleri daha zayıf sonuç verirken geç çeşitler eylül yağışlarıyla kısmen toparlandı. Hasattan kısa süre önce görülen Marmorierte Baumwanze istilası elma ve armutlara ek zarar verdi. Steiermark’ta sulanmayan Çin lahanası %50’den fazla, Yukarı Avusturya’da lahana üretimi ise neredeyse yarı yarıya geriledi. Seralarda özellikle domatesler zarar gördü; 30 derecenin üzerinde bitkiler büyümeyi durduruyor. Buna karşın salatalık, biber ve patlıcan sonbaharda kısmen toparlandı. Gıda fiyatları eylülde yıllık bazda %0,4 artarken enerji, gübre ve sulama maliyetleri yükseldi. Ardo’nun Marchfeld’deki üretimini yıl sonunda kapatması, dondurmalık ıspanak ekiminin durmasına ve yaklaşık 500 tedarikçinin etkilenmesine yol açtı. Sektör, sulama desteği, su depolarına yatırım ve uygun fiyatlı sigorta talep ediyor.

Maskeli İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Saldırdı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Maskeli İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Saldırdı

Maskeli İsrailli yerleşimciler, 16 Ekim 2026’da işgal altındaki Batı Şeria’nın Abu Falah köyünde zeytin hasadı yapan Filistinlilere saldırdı. Olay sırasında zeytin ağaçları yakıldı; bir yerleşimci hasat yapanlara silah doğrultunca Filistinliler panik içinde dağıldı. Video kayıtlarında silah sesleri duyulduğu ve İsrail askeri araçlarının olay çevresinde bulunduğu görüldü. Filistinliler, yerleşimci saldırılarının bu yılki zeytin hasadı sezonunda arttığını söyledi. Filistin Duvarı Kolonizasyon ve Direniş Komisyonu’na göre Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da 147 binden fazla ağaç zarar gördü; bunların 100 binden fazlası zeytin ağacıydı. Reuters’ın görüş istediği İsrail ordusu, haber yayımlanana kadar yanıt vermedi.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi

Rusya’nın limanları üzerinden yaptığı tahıl ihracatı, ekim ayının ilk 10 gününde geçen yılın aynı dönemine göre %81 azalarak 436 bin tona geriledi. Geçen yıl aynı dönemde Rus limanlarından 2,3 milyon ton tahıl sevk edilmişti. Düşüş özellikle ülkenin başlıca ihracat ürünü olan buğdayda görüldü; buğday sevkiyatı yaklaşık 2 milyon tondan 427 bin 400 tona indi. Arpa ihracatı 233 bin 500 tondan 5 bin 500 tona, mısır ihracatı ise 51 bin tondan 2 bin 700 tona düştü. Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı da geçen yılın aynı dönemindeki 11,3 milyon tona kıyasla yaklaşık 7 milyon ton oldu. Kaynakta, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında gemi ve liman terminallerine yönelik saldırıların Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki tahıl taşımacılığını olumsuz etkilediği belirtiliyor. İhracatçılar bu nedenle Baltık Denizi’ndeki limanlara yöneliyor. Rusya’nın Baltık limanlarındaki yıllık tahıl sevkiyat kapasitesi temmuzdaki 8,6 milyon tondan ekimde 23,5 milyon tona çıkarıldı; daha önce kömür ve gübre taşıyan bazı terminaller tahıl sevkiyatına uygun hâle getiriliyor. Analiz kuruluşu IKAR’a göre eylül ayındaki Rus buğday ihracatının yaklaşık %60’ı Baltık limanlarından yapıldı. Ekim ayının ilk 10 gününde tahıl ve bakliyat ihracatında kullanılan liman sayısı 35’ten 7’ye düştü. İhracat pazarındaki daralma Türkiye’ye yapılan sevkiyata da yansıdı. Ekim başında Rus buğdayı 12 ülkeye teslim edilirken, geçen yıl aynı dönemde bu sayı 21’di. Türkiye’nin alımları 297 bin tondan 37 bin tona geriledi. Rusya’daki iç buğday üretici fiyatı 10 Ekim’de ton başına 8 bin 500 rubleye düştü. IKAR, uygun hava ve yeterli taşıma kapasitesi sağlanırsa ekim ihracatının 3 milyon tona ulaşabileceğini öngörürken, SovEcon yaklaşık 2,5 milyon ton bekliyor.

Hürmüz’deki Kesinti Gıda Tedarik Zincirinde Fiyat Baskısını Artırıyor
Görsel kaynağı: La Vanguardia · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz’deki Kesinti Gıda Tedarik Zincirinde Fiyat Baskısını Artırıyor

Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının kesintiye uğraması, gübre ve diğer tarımsal girdilerin sevkiyatını aksatarak gıda dağıtımını riske atabilecek bir tablo oluşturuyor. Birleşmiş Milletler kuruluşu Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (FIDA), kesintilerin tarım ürünleri ve gıda maliyetleri üzerinde yeni baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. Gübre sevkiyatlarındaki aksamalar ile yakıt ve taşımacılık fiyatlarındaki artışlar, El Niño’nun etkileri ve Ukrayna’daki savaşın Karadeniz’den buğday tedarikinde yarattığı zorluklarla birlikte değerlendiriliyor. Bu etkenlerin toplamı, tarım ürünleri fiyatında yılın üçüncü çeyreğinde %13’lük artışa yol açtı. Maliyetlerin 2026’nın son çeyreğinde ve 2027’nin ilk üç ayında da yükselmesi bekleniyor. FIDA Başkanı Álvaro Lario, Hürmüz Boğazı’ndaki ilk ablukanın etkilerinin görülmeye başladığını söyledi. İran ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukaları ve karşı ablukaların, gübre ve yakıt rezervlerinin ilk etkileri sınırlama gücü azalırken daha temkinli ekime yol açtığı belirtildi. Gübreye, yakıta ve gıda ithalatına daha bağımlı ülkelerin gelişmelerden daha fazla etkilenmesi bekleniyor. FIDA, bazı Asya ve Afrika bölgelerinde gıda güvenliği krizi yaşanabileceğini bildirirken, Lario küçük çiftçilerin daha kısa sürede gelir sağlayan ürünlere yönelerek daha değerli ürünleri bırakabileceği uyarısında bulundu. Kaynak, gelişmeler zincirinin dünya genelindeki tedarik sistemini etkileyebileceğini aktarıyor.

Pamukta 80 Sent Dengesi, 85 Sent Beklentisi ICA'nın İstanbul Konferansında Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Pamukta 80 Sent Dengesi, 85 Sent Beklentisi ICA'nın İstanbul Konferansında Öne Çıktı

Aralık vadeli pamuk kontratları 14 Ekim Çarşamba günü libre başına 80,66 sentten kapandı. Çiğit pamuğa yapılan matematiksel dönüşüm kilogram başına 52,3 sente karşılık gelirken, Yunanistan'da borsaların verdiği fiyat çırçır tesisinin girişinde kilogram başına 48 sent, tarlada ise 45 sent ve ek primler düzeyinde kaldı. Bu seviyelerin üretim maliyetini karşılamadığı belirtildi. İstanbul'da aynı hafta düzenlenen ICA konferansında pamuk için 78-85 sent aralığı öngörüldü ve üst bant olan 85 sentin daha fazla test edilmesinin beklendiği aktarıldı. Yunanistan açısından temel sorunlardan birinin, Brezilya'nın düşük fiyatları nedeniyle primler üzerindeki baskı olabileceği ifade edildi. Yeni sezon görünümünde son günlerdeki yağışlar hasadı bir miktar geciktirdi ve üründe renk sorunları yaşanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Buna karşın lif uzunluğu gibi kalite göstergelerinin şu ana kadar iyi olduğu, verimlerin ise dekarda 400-550 kilogram aralığında bulunduğu bildirildi. ABD Tarım Bakanlığı'nın 9 Ekim tarihli WASDE raporunda üretim yukarı yönlü revize edilse de tüketimin altında kaldı. Küresel üretim 117,95 milyon balya, tüketim 123,08 milyon balya olarak verilirken, ihracatın Brezilya sevkiyatlarının etkisiyle 500 bin balya artması bekleniyor. ICAC ise üretimin geçen yıla göre %3,8 düşerek 25,94 milyon tona, tüketimin %1,1 artarak 26,14 milyon tona ulaşacağını tahmin ediyor. Petrol ve polyester fiyatlarındaki yükseliş ile doların euro karşısındaki hafif gerilemesi, pamukta yukarı yönlü hareket için fırsat yaratabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Biyogüvenlik Uzmanı Philip Hulme Rutherford Madalyası Aldı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Biyogüvenlik Uzmanı Philip Hulme Rutherford Madalyası Aldı

Lincoln Üniversitesi Bitki Biyogüvenliği Profesörü Philip Hulme, istilacı türler ile bunların Yeni Zelanda’nın biyoçeşitliliği, tarımı ve ekonomisi üzerindeki tehditleri üzerine çalışmaları nedeniyle 2026 Rutherford Madalyası’na layık görüldü. Madalya, 15 Ekim’de Dunedin Belediye Sarayı’nda düzenlenen törende takdim edildi. Hulme’nin araştırmaları, zararlıların, yabancı otların ve hastalıkların Yeni Zelanda’nın doğal ve üretim alanlarında nasıl yerleşip yayıldığını inceliyor. Çalışmalar, ekosistemleri, tarımı ve ormancılığı koruma stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlarken küresel ticaret, taşımacılık, turizm ve bahçeciliğin biyolojik istilalar üzerindeki etkilerine de odaklanıyor. Hulme, istilacı yabancı türler ve bunların kontrolü konulu Birleşmiş Milletler raporunda koordinasyon sorumlu yazarı olarak görev yaptı. 2023’te yayımlanan rapor 143 üye devlet tarafından onaylandı. Hulme ayrıca çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığı arasındaki bağlantıları ele alan Tek Biyogüvenlik yaklaşımını savunuyor ve Lincoln Üniversitesi’ndeki COBRAS merkezinin direktörlüğünü yürütüyor.

Endonezya, Finlandiya’nın Süt Ürünleri İhracatını Denetledi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Finlandiya’nın Süt Ürünleri İhracatını Denetledi

Endonezya’nın hayvan sağlığı yetkilisi, Finlandiya’nın süt ürünlerini Endonezya’ya ihraç edebilmesine yönelik beş günlük denetim gerçekleştirdi. Denetim, Finlandiya Gıda Otoritesinin (Ruokavirasto) açıklamasına göre ekim ayının başında yapıldı; ancak ihracat izni henüz verilmedi. Programda Finlandiya’nın denetim kuruluşu, süt işletmelerinin gözetimi, süt ürünlerine ilişkin mikrobiyolojik koşullar, kalıntı kontrolleri ve laboratuvar çalışmaları ele alındı; ayrıca bir süt çiftliği ile mandıralar ziyaret edildi. Endonezya Tarım Bakanlığından uzmanlar bulguları değerlendirecek, ardından denetimin ve pazar erişimi girişiminin sonucuna karar verecek.

Fas’ta Tarım Bakanlığına Khalid Hatimy Atandı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarım Bakanlığına Khalid Hatimy Atandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fas’ta Khalid Hatimy, 16 Ekim 2026’da Kral 6. Mohammed’in başkanlık ettiği törenle Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı olarak göreve başladı. Rabat’taki Kraliyet Sarayı’nda gerçekleştirilen atamayla Hatimy, Ekim 2024’ten bu yana görevde olan Ahmed El Bouari’nin yerine geçti. Yeni yapılanmada Ahmed Mehdi Mezouari, deniz balıkçılığından sorumlu bakan yardımcısı olarak atandı. Hatimy, kariyerini ağırlıklı olarak özel sektörde geçirmiş bir yönetici olarak öne çıkıyor. Atlanta’daki Emory Üniversitesinden işletme stratejisi alanında Executive MBA derecesine sahip olan yeni bakanın sanayi, tarım ve gıda sektörlerinde 30 yılı aşkın deneyimi bulunuyor. Çok uluslu şirketler ve büyük gruplarda 10 yıldan uzun süre genel müdürlük yapan Hatimy, Tanger kentinde faaliyet gösteren Atlas Bottling Company adlı şişeleme şirketini de yönetti. Ayrıca şirket yönetimi, pazarlama, iletişim ve satış alanlarında eğitim aldı. Hatimy’nin siyasi geçmişi de bulunuyor. 2021 yasama seçimlerinde Taroudant-Sud seçim bölgesinden milletvekili seçilen Hatimy, Asalet ve Modernlik Partisine bağlı olarak görev yaptı. Milletvekilliği döneminde Temsilciler Meclisinin Maliye ve Ekonomik Kalkınma Komisyonunda yer aldı. Temmuz 2026’da Ulusal Elektrik Düzenleme Kurumuna katılmak üzere milletvekilliğinden ayrıldı; üç ay sonra tarım bakanlığının başına getirildi. Bakanlığın yeni resmî adında gıda egemenliğine açık biçimde yer verilirken, ormanlar Donanım, Su ve Ormanlar Bakanlığına bağlandı. Bu değişiklik, gıda egemenliğine kurumsal görünürlük kazandırsa da tek başına tarım politikalarının değiştiği anlamına gelmiyor. Yeni hükümetin bütçe kaynaklarını, programları ve uygulama önceliklerini nasıl şekillendireceği henüz açıklanmış değil. Hatimy’nin önündeki başlıca dosyalar arasında su kaynaklarının yönetimi, sulama verimliliği, iklim koşullarına uyum ve tahıl üretimi bulunuyor. 2025-2026 kampanyasında yaklaşık 5 milyon hektar sonbahar ürünü ekimi planlanmış, bunun 4,4 milyon hektarı başlıca tahıllara ayrılmıştı. Yeni bakanın ayrıca meyve ve sebze ihracatçıları, iç piyasanın ihtiyaçları, hayvancılık, sürünün yeniden oluşturulması, üretim maliyetleri ve girdilere erişim konularıyla ilgilenmesi bekleniyor. Fas tarımı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamındaki dönüşüm sürecini sürdürürken, Hatimy’nin özel sektör deneyimini kamu politikaları ve üretici desteğiyle nasıl birleştireceği önümüzdeki dönemde netleşecek.

Sonora’dan ABD’ye Sığır İhracatı Şap Şüphesiyle Geçici Olarak Durduruldu
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber
Veri haberi

Sonora’dan ABD’ye Sığır İhracatı Şap Şüphesiyle Geçici Olarak Durduruldu

Meksika’nın Sonora eyaletinden ABD’ye sığır ihracatı, 16 Ekim Cuma günü yapılan kontrolde bir hayvanda şap belirtileriyle örtüşen aft benzeri lezyon saptanmasının ardından geçici olarak durduruldu. Sonora Bölgesel Hayvancılık Birliği (UGRS), kararın sağlık makamları şap hastalığını dışlayana kadar önlem amacıyla alındığını bildirdi. UGRS, lezyonun şap yerine veziküler stomatitle de ilişkili olabileceğini ve bu hastalığın hayvan sağlığı açısından risk oluşturmadığının belirtildiğini aktardı. Lezyonun kaynağı belirlenene kadar ihracat askıda kalacak. CPA uzmanlarının aldığı numune, analiz için Mexico City’deki Ulusal Hayvan Sağlığı, Gıda Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) laboratuvarına gönderilecek. Önleyici protokol kapsamında karantina istasyonundaki sığırlar geldikleri yere geri gönderilecek, ihracata ayrılan hayvanlar ise Hayvan Hareketlerinin Elektronik Kaydı (REMO) üzerinden 60 gün süreyle bloke edilecek. Tesislerde temizlik ve dezenfeksiyon çalışmaları yürütülüyor. UGRS’ye göre laboratuvar sonuçları şapı dışlarsa ihracat, randevu takvimine bağlı olarak 20 Ekim Salı günü yeniden başlayabilir.

Şili’de Yağışlar Ekim ve Hasat Takvimini Aksattı
Görsel kaynağı: BioBioChile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yağışlar Ekim ve Hasat Takvimini Aksattı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Şili’de kısa süreli şiddetli yağışlar ve bazı bölgelerde görülen dolu, tarımsal faaliyetlerde gecikmelere yol açtı. Sociedad Nacional de Agricultura (SNA) Başkanı Antonio Walker, toprağın aşırı doygun olması nedeniyle bazı ekimlerin ertelendiğini; özellikle mısır ve ülkenin güneyindeki diğer ürünlerin etkilendiğini söyledi. Su altında kalan topraklar nedeniyle bazı sebzelerin hasadında da kesintiler yaşandığı bildirildi. Walker, yağışların tarım açısından olumlu sonuçlar da taşıdığını belirtti. Şili’de kar rezervlerinin bulunduğunu, 31 rezervuardaki su seviyelerinin önemli olduğunu ve akiferlerde yeniden dolum görüldüğünü aktaran Walker, önceki yıllarda yaşanan donların bu yıl görülmediğini söyledi. Buna karşın aşırı nem, ekim çalışmalarının zamanlamasını bozarken bazı ürünlerin tedarikinde iki veya üç güne varabilen kesintilere neden olabiliyor. Meyvecilikte çiçeklenme dönemindeki ürünlerin mantarlara karşı hassas olduğu, bu nedenle fungisit uygulamalarına başvurulduğu belirtildi. Bu uygulamalar, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle pahalanan gübreler ve yükselen petrol maliyetleriyle birlikte üretim giderlerini artırdı. Farklı meyve üretim bölgelerinde dolu hasarı görülse de Walker, ülke genelindeki üretim zararını değerlendirmek için henüz erken olduğunu söyledi. Dolu yağışlarının bölgesel olması nedeniyle bazı üreticiler ağır zarar görürken genel bilanço çıkarılamadı. Önümüzdeki günlerde beklenen yeni kötü hava sistemleri de tarımsal çalışmaların planlanmasını zorlaştırıyor.

Arjantin’de Tahıl Ticareti 105 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Tahıl Ticareti 105 Milyon Tonu Aştı

Arjantin’de 2025/26 kampanyasında soya, mısır, buğday, sorgum ve ayçiçeğinin ticarete konu olan miktarı 7 Ekim itibarıyla 105 milyon tonu aştı. Böylece tahıl satışları, kampanyanın başlangıcında tarihi bir seviyeye ulaştı. Rosario Ticaret Borsası’nın raporuna göre bu hacim, kaynakta yakın dönem ortalamasının %25 üzerinde gösterildi. Borsa, rekor seviyedeki hareketliliği olağanüstü üretimle ve son haftalarda hız kazanan ticari dinamikle ilişkilendirdi.

İran’da Gıda Güvenliği İçin Su Verimliliği ve Üretim Planlaması Vurgusu
Görsel kaynağı: Hamshahri Online · Özgün haber

İran’da Gıda Güvenliği İçin Su Verimliliği ve Üretim Planlaması Vurgusu

İran’da su ve tarım uzmanı Muhammed Alaei, üretim artışının ülkenin su ve toprak kapasitesiyle uyumlu planlanması gerektiğini belirtti. Alaei’ye göre yalnızca daha fazla ürün elde etmeye odaklanmak, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırabileceği için sürdürülebilir gıda güvenliği sağlamayabilir. Tarımda su verimliliğinin artırılması ve ürün kayıplarının azaltılması, kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturmadan gıda arzına katkı sağlayabilir. Alaei, İran Tarım Cihadı Bakanlığı’nın Ekim 1401 tarihli resmî açıklamasına dayanarak İran tarımında bir metreküp suyla yaklaşık 900 gram ürün üretildiğini söyledi. Bu değer, metreküp başına yaklaşık 2,5 kilogramlık dünya ortalamasıyla karşılaştırıldığında daha düşük kalıyor. Ancak haberde, karşılaştırmanın ürün türü ve verimlilik hesaplama yöntemine bağlı olduğu özellikle belirtildi. Meşhed ovasında su verimliliği yaklaşık 1.700 gram olarak verilirken, bunun 3,4 kilograma çıkarılması hâlinde aynı miktarda ürünün yarı suyla üretilebileceği ifade edildi. Bu olasılığın ürün türü, iklim koşulları ve üretim yöntemlerine bağlı olduğu kaydedildi. Haberde gıda israfının da su kaynaklarıyla bağlantılı olduğu aktarıldı. Razavi Horasan’da israfa dönüşen ürünlerle ilişkili su miktarının yıllık yaklaşık 80 milyon metreküpe ulaştığı, bu hesabın bölgesel veriler ve hesaplamalara dayandığı belirtildi. Miktarın tamamının doğrudan geri kazanılabileceği anlamına gelmese de kayıpların azaltılmasının su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletebileceği ifade edildi. İran’da su yönetimi, ürün deseninin ıslahı ve gıda güvenliği için yasalar ile politika belgeleri bulunsa da Alaei, asıl ihtiyacın bu hükümlerin planlama ve uygulamaya dönüştürülmesi olduğunu söyledi. Gıda güvenliği değerlendirmelerinde üretim miktarının yanı sıra üretimde kullanılan su, gıda zincirindeki israf ve ürün deseninin kaynak kapasitesiyle uyumu da dikkate alınmalı.

Romanya, Ukrayna Tahıl Güzergâhlarındaki İHA Saldırılarını Araştırıyor
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Romanya, Ukrayna Tahıl Güzergâhlarındaki İHA Saldırılarını Araştırıyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, Rusya’nın Ukrayna’nın tahıl ihraç ettiği Karadeniz deniz yollarını giderek daha fazla hedef aldığını söyledi. Son bir haftada bölgede insansız hava araçlarının beş gemiyi vurduğu bildirildi. Ancak Bükreş, saldırıların arkasında Moskova’nın bulunduğuna dair teknik doğrulama olmadığını belirtiyor; Romanya makamları, iki gün içinde karasularına yakın iki ticari gemiye düzenlenen saldırıları araştırıyor. Dan’a göre saldırılar, Ukrayna’nın tahıl taşıdığı deniz koridorunu hedef almış olabilir. Romanya ve Bulgaristan, NATO müttefiklerinden hava savunmasını güçlendirmelerini, insansız hava araçlarını tespit ve etkisizleştirme araçları sağlamalarını istedi. Romanya servisleri, 15 Ekim’de vurulan geminin yedi mürettebat üyesini ararken, Karadeniz’deki saldırılarda ölü ve yaralıların bulunduğu bildirildi. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev de ekimde kıyıları yakınındaki saldırılarda Rus insansız hava araçlarının kullanıldığına dair ikna edici kanıt bulunmadığını, ancak bu ihtimalin mantıklı görüldüğünü söyledi. Bulgaristan açıklarında CHELSEA adlı gemiye düzenlenen saldırıda insanlar yaralandı. Daha önce 6 Ekim’de ALFA WATAN ve ABLE gemileri hedef alındı; biri battı, diğeri hasar gördü ve iki kişi öldü. Ukrayna’nın tahılını Tuna limanları üzerinden çıkardığı, Sulina’daki gemi kuyruklarının eylülde iki haftayı aştığı aktarıldı.

Yerli Gıda Üretimi İçin Ortak Çaba Çağrısı
Görsel kaynağı: Uued Uudised · Özgün haber
Veri haberi

Yerli Gıda Üretimi İçin Ortak Çaba Çağrısı

EKRE siyasetçisi Arvo Aller, 14-15 Ekim’de Tartu’da EPA2026 Estonya Tarım Yıllık Fuarı kapsamında düzenlenen siyasi tartışmada, tarım sektörüne ayrılması ele alınan 546 milyonun tamamının tarıma yönlendirilmesini ve sektör içinde dağıtılmasını savundu. Aller, yerli gıda üretiminin güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Aller, bunun gıda güvenliği ve krizlere hazırlık açısından önemli olduğunu belirtti. Tarım işletmeleri üzerindeki bürokrasinin azaltılmasını ve kırsal bölgelerde sürdürülebilir yaşam çevresi oluşturulmasını istedi. Kırsal nüfus kaybını önlemek için özel tüketim ve katma değer vergilerinin düşürülmesini, motorlu taşıt vergisinin kaldırılmasını önerdi.

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti
Görsel kaynağı: O peniazoch · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti

Almanya’da zayıf patates hasadı, tüketici ve üretici fiyatlarında belirgin artışa yol açtı. Tüketiciler eylülde patates için geçen yılın aynı ayına göre ortalama %12 daha fazla ödeme yaptı. Almanya İstatistik Kurumu’nun açıkladığı %3,3’lük genel enflasyon oranı bu artışın oldukça altında kaldı. 2026 yılına ilişkin ön veriler, patates hasadının 10,4 milyon tonla yaklaşık dörtte bir azalacağını gösteriyor. Düşüşte ekim alanının %11,1 daralması ve kuraklık etkili oldu; üreticiler hektar başına olağan 46 ton yerine ortalama 38,9 ton hasat edebildi. Sınırlı arzın etkisiyle üretici fiyatları ağustosta %61,5 yükseldi; bu, son üç yılın en güçlü artışı oldu.

İrlanda’da Mavi Dil Vakaları 37’ye Yükseldi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Mavi Dil Vakaları 37’ye Yükseldi

İrlanda Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı (DAFM), ülkedeki mavi dil hastalığı vakalarının 16 Ekim itibarıyla 37’ye yükseldiğini açıkladı. Kilkenny ilçesinde hastalığın ilk doğrulanmış vakası kaydedildi. Vakaların çoğu sığırlarda görülürken koyunlarda da üç vaka tespit edildi. Wexford, 12 sığır ve bir koyun vakasıyla en fazla etkilenen ilçe oldu. Mavi dil virüsü enfekte sokucu tatarcıklarla yayılıyor. Bakanlık, bulaşma riskinin bu böceklerin en aktif olduğu nisan-kasım döneminde genellikle yükseldiğini bildirdi.

Moldova, Tarımsal Kaynaklara Erişimde Cinsiyet Farklarını BM Raporuna Ekliyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova, Tarımsal Kaynaklara Erişimde Cinsiyet Farklarını BM Raporuna Ekliyor

Moldova, kadınlar ve erkekler arasındaki tarımsal kaynaklara erişim farklarını ilk kez Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) kapsamındaki ulusal raporuna dahil edecek. Toprak, su, finansman ve kuraklığa uyum önlemlerine erişimdeki farklılıkları ele alan cinsiyet analizi, 16 Ekim’de başkent Kişinev’de düzenlenen bir atölyede sunuldu ve tartışıldı. Çalışma, ulusal raporlamada arazilerin durumuna ilişkin bilgilere kadınlar ve erkekler arasındaki erişim farklarını da ekleyecek. Değerlendirmeye göre küçük ve parçalı tarım işletmeleri, sulama imkanlarının sınırlı olması, makine ve finansmana erişimdeki güçlükler kadın çiftçilerin toprak bozulmasını önleme ve kuraklığa uyum sağlama imkanlarını azaltıyor. Ev içindeki sorumluluklar da kadınların eğitimlere ve ekonomik faaliyetlere ayırabildiği zamanı kısıtlıyor. Analizde, su kıtlığının su temini, hayvanların bakımı ve ailenin gıda ihtiyacının karşılanması için gereken süreyi artırabildiği, bunun da kadınların mesleki ve ekonomik gelişim faaliyetlerine katılımını zorlaştırabildiği belirtildi. Yeni verilerin raporlamaya eklenmesiyle desteğe ihtiyaç duyan kişilerin ve kadın çiftçilerin sürdürülebilir tarım uygulamalarını hayata geçirmesini engelleyen koşulların belirlenmesi amaçlanıyor. Kaynakta örnek verilen uygulamalar arasında toprağın örtülmesi, münavebe ve suyun verimli kullanılması bulunuyor. Atölyede ayrıca Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği eylem planı ile bu planın Moldova’da uygulanma biçimleri sunuldu. Tartışılan öneriler arasında küçük çiftliklerin koşullarına uygun uygunluk ve ortak finansman ölçütleri oluşturulması, finansman başvurularının hazırlanmasına destek verilmesi ve eğitimlerin yerel yerleşimlerde, tarımsal faaliyetler ile bakım sorumluluklarına uygun saatlerde düzenlenmesi yer aldı. Tarıma destek sağlayan kurumların, yardım isteyen ve yardım alan kadınlarla erkeklerin sayılarını, finansman tutarlarını ve sağlanan destek türlerini ayrı ayrı toplaması da önerildi. Bu bilgilerin, desteklerin dağılımının değerlendirilmesine ve erişimde sorun yaşayan gruplara yönelik programların uyarlanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Yerel yönetimlere ise arazi kullanan kadın ve erkeklerle, özellikle kadın çiftçiler ve küçük işletmelerle istişare yürütmeleri önerildi. Kadınların arazi komisyonları, kooperatifler ve su kullanıcı birliklerinde temsil edilmesi, ayrıca istişarelerde ortaya çıkan öneriler ile bunların alınan önlemlere nasıl yansıtıldığının belgelenmesi tavsiye edildi. Atölyede raporlama sürecinde uydu verilerinin kullanımı ve projenin ilerlemesi de ele alındı. Etkinlik, AO EcoContact tarafından Küresel Çevre Fonu’nun desteğiyle, Birleşmiş Milletler Çevre Programı aracılığıyla yürütülen Moldova’nın 2026 UNCCD ulusal raporlama projesi kapsamında düzenlendi.

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor

Güney Afrika’da çiftçiler ve tarım ürünlerini taşıyan işletmeler, kasım ayında yeni bir dizel fiyat artışı ihtimaliyle karşı karşıya. Merkezi Enerji Fonu’nun 2-14 Ekim 2026 dönemine ilişkin verileri, 500 ppm dizelde litre başına 1,37 rand, 50 ppm dizelde ise 1,46 rand eksik tahsilat bulunduğunu gösteriyor. Bu ortalamalar korunursa bir sonraki fiyat ayarlamasında, 4 Kasım’da, artış yaşanabileceği öngörülüyor. Ancak ekim ortası verileri açıklanmış fiyat değil, yalnızca olası artışın göstergesi niteliğinde; nihai ayarlama kalan inceleme dönemindeki hareketlere ve harç değişikliklerine bağlı olacak. Olası artış, son bir yıldaki sert fiyat yükselişinin ardından gündeme geldi. İç kesim toptan 500 ppm dizel fiyatı Ekim 2025’te litre başına 19,34 randdan Ekim 2026’da 31,95 randa çıktı. Farmer’s Weekly’nin aktardığı örnekte, 1.000 hektarlık bir mısır işletmesinin aynı yakıt tahsisi için dizel faturası yaklaşık 1,45 milyon randdan 2,4 milyon randa yükseldi. Bu, tohum, gübre, işçilik ve bitki koruma maliyetlerindeki değişiklikler hesaba katılmadan 945.855 randlık veya %65,2’lik ek yük anlamına geliyor. Karşılaştırma, hektar başına 75 litre dizel tüketimi ve hektar başına 5 ton verim varsayımıyla hazırlanıyor. İşletme alanı, yakıt tüketimi ve üretim miktarı sabit tutulduğu için hesaplama yalnızca fiyat artışının etkisini gösteriyor. Bu varsayımlarda dizelin ton başına maliyeti 290 randdan 479 randa çıkıyor. Önceki marjı koruyabilmek için ton başına 189 randlık farkın daha iyi net satış fiyatı, başka alanlarda tasarruf veya daha yüksek verimle karşılanması gerekiyor. Yakıt maliyetindeki baskı, çiftliğin kendi tüketimiyle sınırlı kalmıyor. Road Freight Association Üst Yöneticisi Gavin Kelly, yakıtın taşımacılık işletme maliyetlerinin operasyona bağlı olarak %35 ila %55’ini oluşturduğunu ve karayolu taşımacılığının Güney Afrika’daki kara taşımacılığı yüklerinin %80’inden fazlasını taşıdığını belirtti. Buna göre artış; girdilerin çiftliğe ulaştırılması, ürünlerin alıcılara taşınması ve nakliye hizmeti fiyatlarının yeniden düzenlenmesi üzerinden tedarik zincirine yansıyabilir. Kaynakta verilen örneğe göre yakıtın toplam işletme maliyetlerinin %40’ını oluşturduğu bir operasyonda, dizel fiyatının %10 artması diğer giderler sabitken toplam işletme maliyetini yaklaşık %4 yükseltir. Ton başına 20 randlık ek taşıma bedeli ise 5.000 tonluk hasatta 100.000 randlık ek maliyet oluşturur; bu hesap bir nakliye zammı tahmini değil, olası maliyet maruziyetini gösteren örnektir. Gerçek yük, mesafe, taşıma kapasitesi, bekleme süresi, sözleşme koşulları ve maliyetin hangi tarafça üstlenildiğine göre değişebilir.

Federal Yargıç USDA’nın Yeniden Yapılanma Planlarını Durdurdu
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber

Federal Yargıç USDA’nın Yeniden Yapılanma Planlarını Durdurdu

ABD’de federal yargıç, Tarım Bakanlığının (USDA) yeniden yapılanmadan etkilenen bazı kurumlarında ofis kapatma veya kaldırma işlemlerini durdurdu. Karar ayrıca çalışanların, kadroların ve görevlerin mevcut yerel ulaşım alanlarının dışına taşınmasını, zorunlu yeniden görevlendirme bildirimleri yoluyla yapılacak işlemler de dahil olmak üzere engelliyor. Kısıtlamalar Orman Servisi, Tarımsal Araştırma Servisi, Dış Tarım Servisi, Kırsal Kalkınma, Hukuk Müşavirliği Ofisi, Sivil Haklardan Sorumlu Bakan Yardımcılığı Ofisi, Araştırma, Eğitim ve Ekonomi ile Çiftlik Üretimi ve Koruma gibi kurum ve misyon alanlarını kapsıyor. Ancak karar, Washington D.C. bölgesindeki ofislerin kapatılmasını veya çalışanların bu bölge içinde taşınmasını engellemiyor. Bu istisna, USDA’nın Washington’daki South Building binasına ilişkin bazı yeniden yapılanma adımlarının sürmesine izin verebilir. Yargıç Chhabria, yeniden yapılanmanın çiftçilere, yetiştiricilere ve kırsal topluluklara sunulan hizmetleri nasıl etkileyebileceğinin USDA tarafından yeterince değerlendirilip değerlendirilmediğini de sorguladı. Bununla birlikte yargıç, kararının yeniden yapılanmanın iyi bir politika olup olmadığına ilişkin değerlendirme olmadığını belirtti. Davanın merkezinde, bakanlığın önerilen değişiklikleri mevcut ödenekleri kullanarak uygulamak için yasal yetkiye sahip olup olmadığı bulunuyor. Dava, Amerikan Hükümet Çalışanları Federasyonu ve AFL-CIO’nun da aralarında bulunduğu federal çalışan sendikalarınca açıldı. Kısıtlamaların 11 Aralık’ta sona ermesi planlanıyor. Kongre, yaklaşan harcama yasası sürecinde planları yeniden ele alabilir; USDA yetkilisi Stephen Vaden ise bakanlığın ihtiyati tedbire itiraz edebileceğini ve hukuki konumuna güvendiğini söyledi. 13 Ekim tarihli emir, 14 Eylül’den önce yeni görev yerlerinde çalışmaya başlamış personelin geri dönmesini gerektirmiyor; tedbir, dava sürerken yürürlükte kalıyor.

İngiltere’nin Güneyinde Şiddetli Kuraklık İlanı, Çiftçilere Su Denetimi
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’nin Güneyinde Şiddetli Kuraklık İlanı, Çiftçilere Su Denetimi

3 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, Cornwall, Devon, Dorset, Somerset, East Sussex ve West Sussex’in bazı bölgelerinde şiddetli kuraklık ilan etti. Güney İngiltere’deki çiftçiler, doğal kaynaklardan yapılan su çekimlerine yönelik artırılmış denetimlerle karşı karşıya kalacak. Duyuru, Güneydoğu ve Güneybatı İngiltere’de nisan-eylül döneminin bir yüzyılı aşkın sürenin en kurak dönemi olmasının ardından geldi. Uzun süren kuraklık rezervuar seviyelerini düşürürken hükümet, kamu su kaynaklarını korumak için ek önlemler aldı. Çevre Ajansı, doğal kaynaklardan su çeken işletmelerin çekimlerinin izin verilen sınırlar içinde kalıp kalmadığını denetleyecek. Uygulama, sulama ve diğer tarımsal faaliyetleri için su çekimine bağımlı işletmeleri özellikle ilgilendiriyor. Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU) Başkan Yardımcısı Paul Tompkins, aşırı hava koşullarının İngiliz tarımı ve gıda üretimi üzerindeki baskısına dikkat çekerek çiftlik içi su depolama altyapısına daha fazla yatırım yapılmasını istedi. NFU ayrıca çiftlik rezervuarlarının yapımını destekleyecek su yönetimi hibeleri konusunda netlik sağlanması ve gereksiz planlama engellerinin kaldırılması çağrısında bulundu. Su şirketlerine nehir ve rezervuar seviyelerini günlük izleme ile daha sıkı su kalitesi kontrolleri yapma talimatı verildi. Su Bakanı Emma Hardy, çevre kuralları ile su mevcudiyeti arasında kaçınılmaz bir çatışma oluştuğunda kamu su kaynaklarına öncelik verilmesini istedi. Hükümet müşteri tedariklerinin kesintiye uğramayacağını belirtirken yeni tarımsal sulama kısıtlaması açıklanmadı. Uzun vadeli planlar arasında su altyapısına 104 milyar sterlin yatırım, dokuz büyük rezervuarın inşası ve rezervuar projelerini kolaylaştıracak planlama reformları bulunuyor.

İsrailli Haham, Filistinlilerin Zeytinlerini Toplamaya İzin Veren Dini Hüküm Yayımladı
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

İsrailli Haham, Filistinlilerin Zeytinlerini Toplamaya İzin Veren Dini Hüküm Yayımladı

İsrail’de yerleşimciler arasındaki etkili dini liderlerden haham Dov Lior, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait arazilerde yetişen zeytinlerin toplanmasına izin veren bir dini hüküm yayımladı. Lior, Filistinlilerin yaşadıkları toprakların sahibi olmadığını, bu arazilerin “İsrail halkına” ait olduğunu savundu. Zeytin ağaçları dikmiş olmanın Filistinlilere arazi veya ürünleri üzerinde hak vermediğini belirten haham, ürünlerin ve toprağın “gerçek sahiplerine” iade edilmesi gerektiğini söyledi. Hüküm, zeytin hasadı sırasında Filistinli çiftçilere ve mülklerine yönelik saldırıların arttığı bir dönemde yayımlandı. Kaynakta aktarılan saldırılar arasında fiziksel şiddet, tarlalara erişimin engellenmesi, zeytin ağaçlarının yok edilmesi ve ürünlerin alınması yer alıyor. Bu olayların her yıl ekim ayında tekrarlandığı, ancak bu ay saldırılarda belirgin artış görüldüğü bildirildi. Lior’un hükmü yalnızca İsrail yerleşimlerinin yakınındaki arazileri değil, daha uzaktaki Filistin bölgelerini de kapsıyor. Yerel kaynaklara göre İsrailli yerleşimciler çarşamba günü El Halil’in güneyindeki Masafer Yatta bölgesinde Filistinlilere ait zeytinliklere girerek ağaçlardaki ürünleri aldı. İşgal altındaki Batı Şeria’da zeytin hasadı resmen 15 Ekim’de başlıyor; ancak yerleşimci şiddeti, askeri baskınlar, erişim kısıtlamaları ve yeni yerleşim noktalarının kurulması Filistinlilerin tarlalarına ulaşmasını zorlaştırıyor. Bölgedeki 29 Filistinli ve uluslararası kuruluşun araştırmasında kuruluşların %79’u çalışanlarının yakın zamanda saldırıya uğradığını, tehdit edildiğini veya taciz edildiğini bildirdi. Filistinli, İsrailli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, İsrail makamlarını yerleşimci saldırılarını önlememek ve sorumluları cezalandırmamakla suçluyor. Kuruluşlara göre saldırıların hedefinde Filistinlilerin evleri, tarım arazileri ve araçları da bulunuyor. Uluslararası hukuka göre işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor; Filistinliler ise toprak üzerindeki haklarını koruduklarını belirtiyor.

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi

Oxford Economics’in Bayer tarafından yaptırılan çalışmasına göre Avrupa Birliği’nde toplam tarla bitkileri üretimi 2011-2023 döneminde yılda ortalama yalnızca %0,1 arttı. Aynı dönemde üretim artışı ABD’de %1, dünya genelinde %2 ve Brezilya’da %3,3 oldu. Çalışmadaki karşılaştırma, tek bir ürünün verimini değil, farklı yüzölçümü, ürün ve işletme yapılarını kapsayan toplam bitkisel üretimi ölçüyor. Avrupa’daki yavaş büyüme, üretim maliyetlerindeki artış ve iklim riskleriyle birlikte değerlendiriliyor. Çalışmaya göre 2025’te AB’de gübre fiyatları 2020’ye göre %60, enerji fiyatları %51, makine ve ekipman fiyatları %25 yükseldi. Oxford Economics’ten Jeremy Leonard, maliyet baskısının özellikle işletme marjlarında görüldüğünü ve kârlılığın azalmasının üretkenliği artırabilecek teknolojilerin satın alınmasını zorlaştırdığını belirtti. Avrupa Yatırım Bankası’nın çalışmada aktarılan tahminlerine göre iklim riskleri Avrupa tarlalarında yıllık ortalama 17,4 milyar avro kayba yol açıyor; bu tutar üretimin %6,4’üne denk geliyor. Kayıpların 2050’de 24,8-28,9 milyar avroya çıkabileceği öngörülüyor. Bu etkinin bölgelere ve ürünlere göre değişeceği belirtilirken, Hollandalı süt sığırı yetiştiricisi Judith de Vor, aşırı yağış dönemleriyle sıcak ve kurak dönemlerin üretim koşullarını değiştirdiğini ve yeni bitki sağlığı sorunları doğurduğunu anlattı. Bitki koruma alanındaki seçeneklerin daralması da çalışmada öne çıkan sorunlar arasında yer aldı. Bayer’in aktardığı verilere göre AB’de onaylı aktif maddelerin sayısı 2000’lerin başındaki binden fazla düzeyden yaklaşık 420’ye geriledi; son yedi yılda 92’den fazla madde piyasadan çıkarken yalnızca bir yeni sentetik aktif madde geldi. Frank Terhorst, bitki koruma programlarındaki boşlukları önümüzdeki beş yılın başlıca sorunlarından biri olarak gösterdi. Bayer, yeni kimyasal ve biyolojik çözümlerin geliştirilmesini ve ruhsatlandırılmasını hızlandırmayı savunuyor. Terhorst, yeni genomik teknikleri çeşitlerin çevre koşullarına daha hızlı uyarlanması için önemli bir platform olarak değerlendirirken, hastalık direnci ve azot beslenmesi gibi daha karmaşık özellikler için zaman ufkunun gelecek on yıla uzandığını belirtti. Bayer’in sekiz Avrupa pazarında 8 binden fazla tüketiciyle yaptığı ankette katılımcıların %84’ü gıda arz güvenliğini ulusal güvenlik meselesi saydı; aynı oran çiftçilerin yeni teknolojilere erişimini destekledi. Ancak genel inovasyon desteğinin belirli teknolojiler üzerindeki görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadığı ve çiftçilerin kendi koşullarına uygun çözümleri seçebilmesi gerektiği vurgulandı.

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı
Görsel kaynağı: WirtschaftsWoche · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı

Almanya’da patates fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına göre %11,3 yükseldi. Fiyat artışı, sıcak ve kurak yazın üretim üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilirken, bu yılki patates hasadının geçici sonuçlara göre 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Bu miktar, 2025’teki 13,9 milyon tona kıyasla yaklaşık dörtte bir daha düşük. Kuraklık patateslerin küçülmesine yol açarken, hektar başına verim alışılmış 46 tonun altına 39 tona indi. Ekim alanı da bu yıl %11’den biraz fazla daraldı. Almanya’daki taze sebze fiyatları eylülde yıllık bazda %12 arttı; yumurta fiyatlarındaki yükseliş %15’i aşarken balık ve deniz ürünleri %4,5 pahalandı. Alman Çiftçiler Birliği, ağustos ayında tahıl hasadının 41,9 milyon tonla geçen yılın %7 altında kalacağını tahmin etti. Birliğe göre fazla kuru ilkbahar ve haziranın ikinci yarısındaki sıcak hava dalgası birçok bölgede tahılların erken olgunlaşmasına neden oldu. Avrupa buğday fiyatı da son üç ayda yaklaşık %20 arttı; Rusya’nın Karadeniz’de yük gemilerine yönelik saldırılarının sevkiyatları aksattığı aktarıldı. Küresel gıda hammaddesi fiyatları açısından El Niño da bir risk olarak gösteriliyor. Avrupa Merkez Bankası, güçlü bir El Niño olayının fiyatları %9’a kadar artırabileceğini hesapladı; Uluslararası Para Fonu ise geçmiş olaylarda nihai tüketici fiyatlarındaki ortalama artışı %5 olarak belirledi. Almanya’da gıda fiyatları eylülde yıllık %0,4 arttı ve 2020’den bu yana toplam yükseliş %30’u aştı. Hammadde fiyatlarındaki değişimlerin raflara genellikle beş-altı ay sonra yansıdığı belirtilirken, hükümetin ekim için kararlaştırdığı akaryakıt indiriminin süpermarket fiyatlarında henüz rahatlama sağlamasının beklenmediği aktarıldı.