ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

305 haber · Sayfa 2

Dökülen Yapraklar İçin Beş Pratik Kullanım Yöntemi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Dökülen Yapraklar İçin Beş Pratik Kullanım Yöntemi

Dökülen yaprakların doğru kullanılması, hasat sonrası boş kalan sebze yataklarının korunmasına katkı sağlayabilir. Kaynakta, yatakların yaklaşık 8-15 santimetre kalınlığında yaprak tabakasıyla örtülmesi öneriliyor. Bu örtü, sonbahar yağmurlarının besin maddelerini yıkama riskini azaltıyor, toprağı güçlü donlardan koruyor, nemin muhafazasına yardımcı oluyor ve ilkbahara kadar kısmen ayrışarak toprağa organik madde kazandırıyor. Rüzgârın yaprakları dağıtmaması için üzerlerine ince bir toprak veya kompost tabakası serilebiliyor. Kışın açıkta kalacak bitkileri korumak için yalnızca kuru yaprakların gevşek biçimde serilmesi ve örtünün istikrarlı soğuklar başladıktan sonra hazırlanması gerekiyor. Bu yöntem bitkilerin aşırı ısınması ve çürümesi riskini azaltıyor. Yapraklar malç olarak kullanılacaksa önce çim biçme makinesi veya bahçe parçalayıcısıyla küçültülmeleri öneriliyor. Parçalanmış malç daha az sıkışıyor, toprağa daha eşit dağılıyor, sıcaklık dalgalanmalarını ve yabancı otların çıkışını sınırlıyor. Erken salatalık, kabak veya bal kabağı yetiştirmek için sonbaharda sıcak yatak hazırlanabiliyor. Yaklaşık bir kürek derinliğindeki çukura yaprak, gübre veya olgun kompost ve verimli toprak katmanları yerleştiriliyor; organik maddelerin ayrışması toprağın ilkbaharda daha hızlı ısınmasına yardımcı oluyor. Yaprak humusu için yapraklar ayrı bir yığın veya kompost kabında toplanıp düzenli olarak nemlendiriliyor. Oluşumu genellikle bir yıl veya daha uzun sürüyor; hazır humus toprağın gevşekliğini, su tutma kapasitesini ve organik madde içeriğini iyileştiriyor.

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı

Numbeo’nun Avrupa ülkelerini karşılaştıran verilerine göre Bulgaristan’ın gıda fiyatları endeksi 44 olarak ölçüldü. Bu değer, ülkeyi Avrupa Birliği üyeleriyle sınırlı olmayan 44 Avrupa ülkesi arasında 33. sıraya yerleştirdi. Endeks, Bulgaristan’daki fiyat düzeyini referans değeri 100 olan New York’a göre gösteriyor; buna göre ülkedeki fiyat seviyesi New York’un %44’ü düzeyinde. Ancak veriler kullanıcı katkılarıyla toplandığı ve hane gelirlerini hesaba katmadığı için, fiyatların düşük olması ürünlerin Bulgaristan’daki haneler açısından daha erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Numbeo’nun haziran verilerinde Bulgaristan’da bir litre taze sütün fiyatı 1,62 avro olarak veriliyor. Bu tutar Norveç, İzlanda, İsviçre ve Danimarka’daki fiyatların altında kalırken Lüksemburg’daki 1,47 avroyu aşıyor. Yunanistan’da süt 1,52, Romanya’da 1,33, Almanya’da 1,16 ve Slovakya’da 0,95 avro seviyesinde. Buna karşılık Bulgaristan’daki yerel peynirin kilogram fiyatı 9,21 avro ile Batı Avrupa’daki çoğu ülkenin altında kalıyor; Avusturya’da fiyat yaklaşık 17 avroya, Fransa’da ise daha yüksek bir seviyeye çıkıyor. Ürün grupları arasındaki farklar da belirgin. Kaynakta Bulgaristan’da ekmeğin karşılaştırmadaki en düşük fiyata sahip olduğu belirtiliyor. Bulgaristan’da 12 adet L boy yumurtanın fiyatı 3,14 avro, domatesin kilogramı ise 2,43 avro olarak veriliyor. Tavuk eti fiyatları Doğu Avrupa’daki seviyelerle karşılaştırılabilir bulunurken, Romanya ve Polonya’da kilogram fiyatları sırasıyla 6,02 ve 6,25 avro. Bulgaristan’daki domates fiyatı ise İspanya, Portekiz, Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan’daki fiyatların üzerinde. Eurostat’ın 2025 verileri, Bulgaristan’da yağlar ve sıvı yağlar fiyat endeksinin AB ortalaması 100’e karşı 141,9 olduğunu gösteriyor. Bu alanda yalnızca Letonya’nın endeksi daha yüksek. Süt, peynir ve yumurta grubunun fiyatları AB ortalamasının %26,2 üzerinde kalırken et fiyatları ortalamanın %28,5 altında bulunuyor. Ekmek ve tahıl ürünleri endeksi 81,4, meyve ve kuruyemişler 87,2, sebzeler ise 83 olarak ölçüldü. Bulgaristan’ın genel gıda fiyat endeksi 2025’te AB ortalamasının %91’i oldu; bu oran 2024’te %88,2’ydi. Gıda ve alkolsüz içecekler birlikte değerlendirildiğinde endeks 92,6’ya çıkıyor. Tüm hanehalkı harcamalarını kapsayan genel fiyat düzeyi ise 62,5 ile AB’nin en düşük seviyesi olarak veriliyor. Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi aynı karşılaştırmada 75,6 olarak gösteriliyor. Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre Eylül 2026’da gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık %1,6 arttı; 2025’te hanelerin bu gruba kişi başına ortalama harcaması 1.898 avro oldu.

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor

Avrupa Komisyonunun Özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların yenilikçi gıdaların tarım ve gıda üretimindeki olası faydalarını kabul etmesine rağmen bu ürünlere yönelik genel tutumun temkinli kaldığını ortaya koydu. Katılımcıların %51’i yenilikçi gıda ürünleri hakkında olumsuz görüş bildirirken, %39’u olumlu görüş belirtti. Katılımcıların %72’si ise yenilikçi gıdalar, bileşenler ve ürünler konusunda kendini yeterince bilgilendirilmiş hissetmediğini söyledi. Buna karşın katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla mücadelede ek araçlar sağlayabileceğini kabul etti. Avrupa Komisyonu, yenilikçi gıdaların ve ürünlerin Avrupa’nın gıda sisteminin dayanıklılığını ve hazırlık kapasitesini güçlendirebileceğini, üretim seçeneklerini artırabileceğini ve gıda güvenliğini destekleyebileceğini belirtti. Komisyon, bu potansiyelin AB’nin yüksek gıda güvenliği standartları korunarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Araştırmada en yüksek kabul düzeyi, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına uyarlanmış bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelerde görüldü. Katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketme konusunda kendini rahat hissedeceğini söyledi. Kabul düzeyi yaş, eğitim, yerleşim yeri ve yenilikçi gıdalara aşinalığa göre de değişti. Bu ürünleri daha önce duyanların %59’u tüketim konusunda rahat olduğunu belirtirken, daha önce bilgi sahibi olmayanlarda oran %32’de kaldı. Yaş ve yerleşim yeri de tutumları etkiledi. 39 yaşın altındaki katılımcılarda yenilikçi gıdaları kabul oranı %50’nin üzerindeyken, 55 yaş ve üzerindekilerde %34 olarak ölçüldü. Büyük kentlerde yaşayanların yarısından fazlası modern tekniklerle geliştirilen gıdaları tüketme konusunda rahat olduğunu söyledi; köylerde ve kırsal bölgelerde bu oran %42 ile %46 arasında kaldı. Eğitim düzeyi yükseldikçe kabulün de arttığı görüldü. Bilgi düzeyi ile olumlu tutum arasında da belirgin bir ilişki saptandı. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalar hakkında olumlu görüş taşırken, yeterince bilgilendirilmediğini düşünenlerde bu oran %27 oldu. Katılımcıların %85’i, ürünlerin açık adlara sahip olması ve nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi sunması gerektiğini belirtti. Araştırma, 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında 27 AB üyesinde, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişiyle gerçekleştirildi. Bulguların gelecekteki politika, araştırma, inovasyon ve iletişim çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.

Canterbury Ovası’nda Süt Sığırı Sayısı 30 Yılda On Kat Arttı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Canterbury Ovası’nda Süt Sığırı Sayısı 30 Yılda On Kat Arttı

Yeni Zelanda’nın Canterbury Ovası’nda tarımın yapısı son 30 yılda önemli ölçüde değişti. Bölgede koyun sayısı, sürünün 1990’da 10 milyonun üzerine çıkmasının ardından yarıdan fazla azalırken süt sığırı sayısı aynı dönemde on kat artarak 1,2 milyonun üzerine yükseldi. Kuru tarım ve ekin alanlarının yeşil, sulanan otlaklara dönüşmesi, bölgedeki süt hayvancılığı büyümesinin temel unsurlarından biri olarak aktarılıyor. Waiau yakınlarında süt çiftliği işleten Don Galletly, geçen yıl kuzu ve sığır fiyatlarındaki belirgin iyileşmenin topluma enerji kazandırdığını ve genel durumun iyi olduğunu söylüyor. Galletly, kuraklık ihtimaline rağmen yeni bir iyi sezon bekliyor. Geraldine’deki Humdinger Gin’in sahibi Saskia Lewis de kışın genellikle zor geçmesine karşın bu yılın, işletmesinin yedi yıllık tarihindeki en iyi dönem olduğunu belirtiyor. Lewis, bölgesel refahı Canterbury’nin birincil sektörlerinin başarısı ve Fonterra’nın Mainland markalarını satmasının bölgeye para aktarmasıyla ilişkilendiriyor. Bununla birlikte ekonomik canlılığın toplumun tamamına eşit yansımadığı belirtiliyor. Lewis, tarımsal faaliyetlerin güçlü olduğu bölgede yaz aylarında nehir suyunda besin maddelerinin artması nedeniyle yüzülemediğini, su kalitesinin iyileştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Hinds yakınlarında meyve ve çilek yetiştiren Christine Lallu ise küçük işletmelerin zorlandığını, bazılarının kapandığını ve bazılarının da çöküşün eşiğinde bulunduğunu söylüyor. Ormancılıkta 17 yıl çalıştıktan sonra Geraldine çevresinde yaşayan Lewis MacLeod da ilerleyemediğini düşünerek Dunedin’e dönmeye karar verdi.

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi

Modern tarımda yüksek verim elde edilmesi, üreticinin mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor. Vojvodina Kooperatifler Birliği Başkanı Jelena Nestorov Bizonj, üreticilerin örgütlenmesinin piyasa gücünü artıracağını belirterek üretim maliyetlerinin düşürülmesi, ürünlere katma değer kazandırılması, kârlılığın artırılması ve doğal kaynaklarla çevrenin korunması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın örneklerinden biri, Aleksandrovo’daki Polet tarım kooperatifinin sulama çalışmaları oldu. Yıllar içinde sulama sistemlerini geliştiren kooperatif, bu üretim sezonunda yaklaşık 400 hektarı yoğun sulamaya aldı. Polet Direktörü Bojan Stepanović, 240 hektardaki mısırda verimin hektar başına 9,5-13,5 ton arasında değiştiğini, sulanan tohumluk buğdayda ise hektar başına 11 tona ulaşıldığını açıkladı. Stepanović, sulanan buğday veriminin sulanmayan alanlara göre iki katına çıktığını belirtti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin meyvecilikte yetiştirme teknolojilerinin ve ürün seçiminin yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade ediyor. Meyvecilik uzmanı Zoran Keserović, meyve türlerinin agroekolojik koşullara uygun seçilmesi gerektiğini ve Avrupa pazarında kaliteli armut açığı bulunduğunu söyledi. Sebze üretiminde ise ürünlerin biyolojisinin dikkate alınması, azaltılmış toprak işleme, düzenli bakım, hastalık ve zararlılara karşı koruma ile biyolojik preparat ve predatörlerden yararlanılması öneriliyor. Keserović, biostimülatör ve biyodüzenleyicilerin bitkilerin stresle başa çıkmasına yardımcı olduğunu belirtti.

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor

İklim değişikliği, meyve ağaçlarının doğal gelişim döngüsünü bozarak verim ve meyve kalitesi üzerinde baskı oluşturuyor. Çok yıllık bitkiler olan elma, armut ve erik gibi meyve ağaçları, ani hava değişimlerine hızlı uyum sağlayamadığı için üreticiler daha yüksek riskle karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda sonbahar ve kış aylarında meyve ağaçlarının normal gelişimi için gereken soğuk koşulların yeterince oluşmaması, kış dinlenmesinde bozulmalara yol açabiliyor. Tomurcukların düzensiz gelişmesi, yapraklanmanın ve büyümenin zayıflaması, çiçeklerde şekil bozuklukları ve bazı durumlarda bitkinin yeniden vejetatif gelişime yönelmesi, sonraki yılın verimini düşürebiliyor. Bu durum, birim alandan alınan meyve miktarını ve üreticinin kârlılığını da azaltıyor. Ocak ve şubat aylarındaki sıcak hava dalgaları bitkilerin erken uyanmasına ve çiçek açmasına neden olabiliyor. Erken açan çiçekler, nisan ve mayıs aylarında görülebilen geç donlara maruz kalıyor; birkaç saatlik don olayı bile çiçeklerin ve o yılki ürünün tamamen zarar görmesine yol açabiliyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklık ve yağış eksikliği ise meyvelerin küçük kalmasına veya kurumasına, ağırlık ve şeker oranının azalmasına neden oluyor. Artan güneş ışınımı meyvelerde güneş yanığı oluşturarak pazar değerini düşürüyor. Dolu ve kuvvetli rüzgârla gelen fırtınalar meyvelerde mekanik hasara ve hastalık riskine yol açıyor. Zarar gören ürünler birinci sınıf taze tüketim için kullanılamazken, zamanında hasat edilirse sanayiye gönderilebiliyor. Kaynak, bu koşullar karşısında yeni meyve bahçelerinde dolu ve güneşten koruyucu ağlar, damla sulama, fertirigasyon ve donla mücadele sistemlerine yatırım yapılmasını öneriyor. Ancak sulama suyu bulunmayan alanlarda meyveciliğin ve don korumasının sürdürülebilir olmayacağı belirtiliyor.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

Şam’da Mazot Kıtlığı Sebze ve Meyve Taşıma Ücretlerini Yaklaşık İkiye Katladı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Şam’da Mazot Kıtlığı Sebze ve Meyve Taşıma Ücretlerini Yaklaşık İkiye Katladı

Suriye’nin başkenti Şam’da, üretici illerden Zبلطani hal pazarına sebze ve meyve taşıma ücretleri, mazotun pahalanması ve kıtlaşması nedeniyle yaklaşık %100 arttı. Şam Sebze ve Meyve Tüccarları ve İhracatçıları Komitesi üyesi Muhammed el-Akkad, nakliye araçlarında kullanılan motor yağındaki fiyat artışının da maliyetleri yükselttiğini belirtti. Bazı taşıyıcıların, mazotu kaçak piyasadan yüksek fiyata aldıklarını gerekçe göstererek ücretleri aşırı artırdığı ifade edildi. Körfez ülkelerine yapılan sevkiyatlarda ise belirgin bir taşıma ücreti artışı görülmedi. Akkad, sürücülerin bu ülkelerden daha ucuz mazot alabildiğini söyledi. Ayrıca bu sezon elma üretiminin çok yüksek olduğu, soğuk hava depolarındaki stokun yaklaşık iki yıl yetecek düzeye ulaştığı ve bu nedenle elma fiyatının diğer türlere göre düşük kaldığı belirtildi. Elmanın dış pazarlarda rekabetçi olmasına rağmen ihracatının düşük seviyede kaldığı aktarıldı.

Akademisyen: Şili’de Meyve ve Sebze Fiyatları Tarım İçin Uyarı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Akademisyen: Şili’de Meyve ve Sebze Fiyatları Tarım İçin Uyarı

Şili’de meyve ve sebze fiyatlarındaki artışın, tarım sektöründeki yapısal maliyet baskılarına işaret ettiği değerlendirmesi yapıldı. Universidad de Las Américas Ziraat Fakültesi akademisyeni Waldemar Herrera’nın yazısına göre üretim, hasat, taşıma ve taze gıdaların pazarlanma maliyetleri enerji, iş gücü, iklim, lojistik ve finansman kaynaklı baskılardan aynı anda etkileniyor. Yazıda, Eylül 2026’da tüketici fiyat endeksinin aylık %0,4, yıllık %4,1 arttığı; gıda fiyatlarındaki yükselişin ise %0,6 olduğu belirtiliyor. Mayıs ayından itibaren aylık asgari gelirin 553.553 Şili pesosuna çıkmasının, özellikle düşük mekanizasyonlu küçük ve orta ölçekli işletmelerde hasat, ayıklama ve paketleme maliyetlerini artırdığı ifade ediliyor. Kuraklık, don, sıcak hava dalgaları ve yağışların da verim ile ürün kalitesini etkilediği aktarılıyor. Herrera, soğuk zincir altyapısındaki eksiklikler ve üreticilerin parçalı yapısı nedeniyle bazı ürünlerde hasat sonrası kayıpların %25’e ulaşabildiğini belirtiyor. ODEPA verilerine göre Ekim 2026’da Metropolitana Bölgesi’nde patates serbest pazarlarda kilogram başına 1.183 pesodan, limon ise 668 pesodan satıldı; bu fiyatlar süpermarketlere göre sırasıyla %39,6 ve %64,9 daha düşüktü. Yazı, çözüm olarak fiyat sabitlemesi yerine verimlilik, sulama, soğuk zincir ve lojistik yatırımlarını öneriyor.

İtalya’da Ekim Enflasyonu %5,4’e Çıktı; Taze Gıdada Sert Artışlar Görüldü
Görsel kaynağı: Il Sole 24 Ore · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Ekim Enflasyonu %5,4’e Çıktı; Taze Gıdada Sert Artışlar Görüldü

İtalya’da Ekim 2026 enflasyonu, geçen yılın aynı ayına göre %5,4 arttı. Fiyat artışları enerji ve akaryakıtın yanı sıra teknoloji ürünleri ile bazı taze gıda kalemlerinde yoğunlaştı. Kayıt dışı kayıt destekleri kategorisindeki SD kart ve USB bellek gibi ürünlerin fiyatları yıllık %107,8 yükselerek en yüksek artışı kaydetti. Bilgi ve iletişim teknolojileri aksesuarlarında artış %41,1, bilgisayar, dizüstü bilgisayar ve tabletlerde ise %29,5 oldu. Düzenlemeye tabi enerji fiyatları Ekim 2025’e göre %59,5 arttı. Bu grupta sıvı yakıtların fiyatı %45,5, şebeke üzerinden dağıtılan doğal gazın fiyatı %38,5 ve elektriğin fiyatı %35,8 yükseldi. Özel ulaşımda motorin fiyatları %37,6 artarken, benzindeki yükseliş %19,4’te kaldı. Kaynak, benzindeki daha sınırlı artışı bazı şirketlerin uyguladığı fiyat tavanıyla ilişkilendiriyor. Gıda alışverişinde en sert yükselişler taze ürünlerde görüldü. Meyve veren sebzelerin, domates, biber ve patlıcan gibi ürünleri içeren grubun fiyatları %30,9 arttı. Böğürtlen ve diğer orman meyvelerinde artış %29,3 olurken, yapraklı ve saplı sebzelerde %13,0, taze bakliyatta %11,7 artış kaydedildi. Hizmetlerde ise spor malzemelerinin kiralama ve onarımı, mücevher ve saatler, ücretli ev hizmetleri ile hava yolcu taşımacılığı pahalandı. Bazı gıda ve tüketim kalemlerinde ise fiyatlar geriledi. Tereyağı ve diğer süt ürünü yağlarının fiyatı %14,1, toplam yağ ve katı yağlar kategorisi %7,2, bitkisel yağlar %5,9 düştü. Şeker ve tahıllarda %2,8, şarapta %2,6, taze sütte %2,1 düşüş görüldü. Kaynak, yağ fiyatlarındaki gerilemede İspanya’da zeytinyağı üretiminin toparlanması ve uluslararası rekabetin etkisine işaret ediyor.

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık

Hollanda’da Radar tüketici koruma portalının 3.279 kişinin katılımıyla yaptığı araştırmaya göre tüketicilerin %77’si, meyve ve sebzelerin şeklinin satın alma kararında önemli olmadığını belirtti. Araştırma, standart dışı görünümlü ürünlere yönelik tüketici kabulünün perakende uygulamalarından daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Katılımcıların %56’sı, aynı kalitedeki düzgün şekilli ürünlerle standart dışı görünümlü sebze ve meyveler için aynı fiyatı ödemeye hazır olduğunu söyledi. Bununla birlikte %44’lük kesim, bu ürünlerin mağazalarda indirimli satılması gerektiğini düşünüyor. Hollanda’da Samen Tegen Voedselverspilling kuruluşunun yöneticisi Toine Timmermans’a göre katı pazar standartları ve müşteri beklentileri, hangi ürünlerin perakende zincirlerine gireceğini etkiliyor. Standart dışı ürünler tamamen kayba uğramıyor. Küçük karanfiller hazır yemek paketlerinde, olgun meyveler ise smoothie ve diğer işlenmiş ürünlerde değerlendirilebiliyor. Hollanda’da yetiştirilen sera salatalıklarının %1’inden azının eğri veya alışılmadık şekilli olduğu belirtilirken, perakendede bu ürünlere daha fazla yer verilmesinin gıda israfını azaltabileceği aktarılıyor. Perakende sektöründeki gıda atığı 2018’den bu yana %34 azaldı.

Slovakya Gıda Sanayisinde İstihdam İkinci Çeyrekte %0,9 Arttı
Görsel kaynağı: Teraz.sk — TASR · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya Gıda Sanayisinde İstihdam İkinci Çeyrekte %0,9 Arttı

Slovakya gıda sanayisinde 2026'nın ikinci çeyreğinde 34.470 kişi çalıştı. Çalışan sayısı, 2025'in aynı dönemine göre %0,9 arttı. Verileri Slovak Tarım ve Gıda Odası (SPPK) Sözcüsü Jana Holéciová, TASR'a açıkladı. En yüksek artış, doğal maden suyu şişeleme ve alkolsüz içecek üretiminde görüldü; bu alanlarda istihdam %30,7 yükseldi. Kanatlı üretimi ve konservesinde artış %22,9 olurken, bitkisel ve hayvansal yağlarla katı yağ üretiminde çalışan sayısı %61,9, değirmencilik ürünlerinde ise %43,3 azaldı.

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tayland, tarım ve gıda güvenliği alanında Rusya ile iş birliğini genişletmek ve karşılıklı ticaret fırsatlarını artırmak için yeni pazar olanaklarını değerlendiriyor. Tarım ve Kooperatifler Bakanı Suriya Juangroongruangkit, 31 Ekim 2026'da Bangkok'ta düzenlenen 2. Rusya-Tayland Yatırım Forumu'nda yaptığı konuşmada, tarım ürünleri ticareti ve düzenlemelerin gıda güvenliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekti. İki taraf, ülkelerinin farklı güçlü yönlerini bir araya getirerek tarım ve gıda sistemlerini geliştirme, ürünlere katma değer kazandırma ve ticareti büyütme potansiyeli bulunduğunu belirtti. Tayland yönetimi, iklim değişikliği ile tedarik zincirlerindeki belirsizliklere karşı güvenilir ticaret ortaklarından oluşan ağlar kurmayı, tarım ve gıda ürünlerinde tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve lojistik sistemlerini daha verimli hâle getirmeyi öncelikli görüyor. Suriya, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Vladimir Ilichyov, Krasnodar yöneticisi ve Rusya'nın Tayland Büyükelçisi ile tarım ve gıda alanındaki iş birliğinin genişletilmesini görüştü. Tayland, Rusya pazarında evcil hayvan yemi, işlenmiş su ürünleri, taze ve işlenmiş tropikal meyveler ile pirinç için pazar erişimini ve ihracatı artırmayı hedefliyor. Rusya tarafı ise Tayland'a üst segment sığır eti, tahıl, buğday, deniz ürünleri ve özellikle kolza yağı göndermeye ilgi gösteriyor. Ürün gruplarına ilişkin ayrıntıların, ileride yapılacak Tayland-Rusya tarım toplantıları kapsamında ele alınacağı bildirildi. Prachachat Turakij'in aktardığı verilere göre iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2025'te 8.228 milyon bahta ulaştı. Ticaret yıllık ortalama %7,76 artarken Tayland, Rusya karşısında sürekli ticaret fazlası verdi. Rusya, Tayland'ın tarım ürünleri ticaret ortakları arasında 34. sırada bulunuyor. 2023-2025 döneminde iki ülkenin tarım ticareti, Tayland'ın dünya ile gerçekleştirdiği tarım ürünleri ticaretinin %0,32'sini oluşturdu.

Endülüs'te Ekolojik Zeytinlikler İçin Zararlılara Karşı Erken Tespit Uyarısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Endülüs'te Ekolojik Zeytinlikler İçin Zararlılara Karşı Erken Tespit Uyarısı

Endülüs Bitki Sağlığı Uyarı ve Bilgi Ağı (RAIF), 27 Ekim 2026'da ekolojik üretim alanlarında zararlıların erken belirlenmesi ve önleyici uygulamalarla mücadele edilmesi için uyarı yayımladı. Sonbaharda zeytinliklerde görülen ikincil zararlılara ilişkin uyarıda, zararların doğru tanımlanmasının gereksiz müdahaleleri azaltabileceği belirtildi. Zeytin güvesinin yol açtığı meyve dökümünde belirtiler görüldüğünde müdahale için geç kalınabileceği ifade edilirken, önlemenin yaz döneminde başlaması ve krizoplar gibi doğal düşmanların desteklenmesi önerildi. Yapraklardaki dişli kenarlar, yoğun saldırılarda genç zeytin ağaçlarının gelişimini etkileyebilen otiorrinco zararlısına işaret edebiliyor. Bu zararlıya karşı yetkili kimyasal tedavi bulunmadığından, yabancı otların temizlenmesi ve gövdelere yapışkan bantlar yerleştirilmesi tavsiye ediliyor. Yere dökülen zeytinlerin zeytin sineği veya hava koşullarından kaynaklandığı varsayılmadan önce zeytin güvesi, zeytin kabuk böceği ve escudete hastalığı araştırılmalı. Kabuk böceğine karşı budama odununun parçalanması ya da kaldırılması, escudete görülen alanlarda ise zarar görmüş veya mumyalaşmış meyvelerin toplanması öneriliyor. Narenciyede entegre mücadele öne çıkarken, Japon böceği belirtilerinin yetkili tarım birimlerine bildirilmesi isteniyor; zararlı şimdiye kadar Endülüs'te tespit edilmedi.

AB'de Meyve ve Sert Kabuklu Yemiş İthalatı 20,2 Milyar Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Meyve ve Sert Kabuklu Yemiş İthalatı 20,2 Milyar Avroya Ulaştı

Avrupa Birliği'nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde meyve ve sert kabuklu yemiş ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre %4 artarak 20,2 milyar avroya ulaştı. Avrupa Komisyonu'nun tarımsal gıda ticareti raporuna göre ithalat değeri bir yılda 825 milyon avro yükseldi. Aynı dönemde AB'nin meyve ve sert kabuklu yemiş ihracatı da %9 artışla 4,83 milyar avroya çıktı. Buna karşın ithalat ile ihracat arasındaki fark büyümeyi sürdürdü ve ticaret açığı 15,38 milyar avroya yükseldi. 2025'in aynı döneminde açık 14,94 milyar avro düzeyindeydi. Sebze ticaretinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. 2026'nın ilk sekiz ayında AB'nin sebze ihracatı ve ithalatı %2 geriledi. İşlenmiş meyve, sert kabuklu yemiş ve sebze ürünlerinde de hem ihracat hem ithalat değerleri düştü. Böylece AB tarımsal gıda ticaretinde ürün gruplarına göre ayrışan bir tablo oluştu; taze meyve ve sert kabuklu yemişlerde artış yaşanırken sebze ve işlenmiş ürünlerde gerileme kaydedildi.

Brezilya'da Lime Arzı Daraldı, Büyük Britanya'da Fiyatlar Rekor Düzeyde
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'da Lime Arzı Daraldı, Büyük Britanya'da Fiyatlar Rekor Düzeyde

Brezilya'da lime üretiminin azalması uluslararası piyasadaki arzı daraltırken, Büyük Britanya'da lime fiyatları yaklaşık iki aydır rekor düzeyde seyrediyor. Güney Amerika'dan gelen ürün miktarındaki düşüş nedeniyle Avrupa'daki ithalatçılar Fas, İspanya ve diğer üretici ülkelerden alternatif tedarik sağlamaya çalışıyor. Lime piyasasındaki durum, El Niño'nun Güney Amerika'nın bazı bölgelerinde yağış ve sıcaklık düzenini değiştirmesiyle zorlaştı. Brezilya'daki kuraklık lime ağaçlarının çiçeklenmesini ve meyve miktarını azalttı. Sektör temsilcisinin değerlendirmesine göre tedarik açığının, Brezilya'da yeni sezonun başlamasının beklendiği döneme rağmen en az ocak ayına kadar sürmesi olası. Fresh Union'ın eş sahibi Daniel Badger, Büyük Britanya pazarının bu dönemde lime ihtiyacının temel bölümünü normalde Brezilya ve Kolombiya'dan karşıladığını belirtti. Şirket, Fas'tan karayoluyla ve İspanya'dan lime ithal ediyor; Fas'tan karayolu taşımacılığının deniz taşımacılığındaki gecikmelerden kaçınmaya yardımcı olduğu ifade ediliyor. Alternatif ürünler tüm gereklilikleri karşılamasa da ithalatçılar bunlarla açığı kapatıp tüketici talebini karşılayabiliyor. Kuraklığın etkisiyle bazı limelar normalden daha küçük ve daha az yeşil. Fresh Union, Büyük Britanya'ya haftada 3–5 konteyner ürün getiriyor.

Arnavutluk'ta 54 Temel Gıdada KDV'nin %6'ya İndirilmesi Öneriliyor
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 54 Temel Gıdada KDV'nin %6'ya İndirilmesi Öneriliyor

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Arnavutluk hükümeti, Tiran’da sunulan yeni mali paket kapsamında 54 temel gıda ürünündeki Katma Değer Vergisi (KDV) oranının %20’den %6’ya indirilmesini öneriyor. Başbakan Edi Rama’nın açıkladığı listede et, balık, süt ürünleri, yumurta, un, yağ, şeker, makarna, meyve, sebze ve bebekler için temel gıdalar bulunuyor. Rama, düzenlemenin ailelerin yıllık gıda harcamaları için yaklaşık 150 milyon avro bırakacağını belirtiyor. Pakette gıda sepeti dışındaki mallara uygulanan standart KDV oranının %20’den %21’e çıkarılması da yer alıyor. Hükümet bu artışı, temel gıdalardaki vergi indiriminin telafisi olarak açıklarken, diğer ürünlerde fiyatların yükselebileceği belirtiliyor. Düzenlemenin yürürlüğe giriş tarihi kaynaklarda açıklanmadı; paket önce hükümetin onayına, ardından parlamentoya sunulacak. Maliye uzmanı Eduart Gjokutaj, fiyatların yalnızca KDV oranıyla belirlenmediğini; alış fiyatı, taşıma, enerji, finansman ve rekabet maliyetlerinin de etkili olduğunu söylüyor. Gjokutaj’a göre gıda fiyatları en fazla %7-8 düşebilir. ProEksport Albania Başkanı Edvin Prençe ise paketin yeterince istişare edilmediğini savunuyor. İşletmeler için KDV uygulama eşiğinin yıllık 10 milyon lekten 5 milyon leke indirilmesinin vergi kaçınmasını teşvik edebileceği uyarısı da yapılıyor.

İran Bankalarının Tarım Kredileri Altı Ayda %87 Arttı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

İran Bankalarının Tarım Kredileri Altı Ayda %87 Arttı

İran bankalarının tarım sektörüne kullandırdığı krediler, 21 Mart-22 Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %87 artarak 3,09 katrilyon riyale ulaştı. Trend’in İran Merkez Bankası istatistiklerine dayalı hesaplamasına göre kredi tutarı, geçen yılın aynı döneminde 1,65 katrilyon riyal düzeyindeydi. Cari İran yılının ilk altı ayını kapsayan dönem, 1405 yılının ilk yarısına karşılık geliyor. Tarım kredilerinin 2,36 katrilyon riyali işletme sermayesi için kullandırıldı. Bankalar ayrıca tarım işletmelerinin kurulması, meyve bahçeleri ile ekili arazilerin geliştirilmesi amacıyla 458 trilyon riyal kredi verdi. Tarım sektörünün geliştirilmesine 97,1 trilyon riyal, geri ödemesiz kredilere ise 72 trilyon riyal ayrıldı. Aynı dönemde kişisel ekipman alımı için 65,7 trilyon riyal, serbest çalışma faaliyetleri için 38,7 trilyon riyal ve onarım işleri için 197 milyar riyal kredi kullandırıldı. İran’daki bankalar ve finans kuruluşlarının tüm sektörlere verdiği toplam kredi 55,3 katrilyon riyal olurken, bu tutar yıllık bazda %57,3 arttı.

Küflü Gıdanın Riski Ürüne ve Bozulmanın Niteliğine göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Küflü Gıdanın Riski Ürüne ve Bozulmanın Niteliğine göre Değişiyor

Uzmanlara göre küflü bir gıdanın oluşturduğu risk, küfün türüne ve üzerinde bulunduğu gıdanın özelliklerine bağlı olarak değişiyor. Özellikle meyve ve sebzelerde görülen sıradan bozulmaların çoğu, gıda kaynaklı hastalığa yol açan mikroorganizmalarla aynı nitelikte olmayabiliyor. Ancak yalnızca gözle yapılan değerlendirme, görünmeyen toksinler nedeniyle her zaman yeterli olmayabiliyor. Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsünün yakın tarihli araştırmasında katılımcıların yaklaşık üçte biri, gıdanın küflü bölümünü kesip kalanını yediğini bildirdi. Araştırma, katılımcıların küflü gıdaya ilişkin alışkanlık ve bilgilerini ölçtü; gıdalardaki toksin düzeylerini veya katılımcıların hastalanıp hastalanmadığını incelemedi. Katılımcıların yarısından azı, bazı küflerin ürettiği ve gıdada görünmeyebilen mikotoksinlerin pişirme ya da fırınlamayla yok olmadığını biliyordu. Uzman Brian Labus, marul veya başka bir ürün yumuşamışsa atılması gerektiğini belirtti. Meyvelerde görünür küf ya da yumuşak bölümler bulunan parçaların atılması, sağlam ve küf belirtisi taşımayanların ise yıkanarak tüketilmesi önerildi. ABD Tarım Bakanlığı da küflü meyvenin ve temas ettiği parçaların atılmasını; kalanların küfsüz ve aşırı yumuşamamış olması halinde yıkanmasını tavsiye ediyor. Ekmekte küf görüldüğünde yalnızca küflü dilimi kesmek yerine ekmeğin tamamının atılması gerekiyor; çünkü küf somunun içine ilerleyebiliyor. Küflü reçel veya jöle de tüketilmemeli. Bazı küfler alerjik reaksiyonlara yol açabilirken, bazıları mikotoksin üretebiliyor. Küflü gıdayı yanlışlıkla yiyenlerin paniğe kapılmasına gerek olmadığını söyleyen Labus, küflü gıdanın tükürülmesini önerdi. Küf alerjisi olanların risk almaması, bağışıklığı baskılanmış kişilerin ise gıda işlemede daha dikkatli olması gerekiyor.

Rio Grande Do Sul’da Portakal ve Bergamot Hasat Sonunda Değer Kazandı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Rio Grande Do Sul’da Portakal ve Bergamot Hasat Sonunda Değer Kazandı

Rio Grande do Sul’da portakal ve bergamot, hasat sezonunun kapanışında değer kazandı. Passo Fundo bölgesinde portakal bahçelerinde yeni sezon meyvelerinin oluşumu başlarken üreticiler, toprak örtüsünü biçme veya yatırma çalışmaları yürütüyor. Santa Rosa’da çeşitlerin çoğunda yoğun sürgün ve çiçeklenme görülüyor. Daha ileri durumdaki alanlarda ağaçlar meyve verme dönemine geçti ve iyi ürün yükü taşıyor. Üreticiler gübreleme, bitki sağlığı uygulamaları, budama ve gövdelerdeki yosun ile likenlerin temizlenmesi gibi rutin işleri sürdürüyor.

Moldova'da Tarımsal Üretim İlk Dokuz Ayda %11,5 Arttı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'da Tarımsal Üretim İlk Dokuz Ayda %11,5 Arttı

Moldova'nın toplam tarımsal üretimi, Ulusal İstatistik Bürosu (BNS) verilerine göre Ocak-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla %11,5 arttı. Artışta hem bitkisel üretim hem de hayvancılık üretimindeki yükseliş etkili oldu. Bitkisel üretim %13, hayvansal üretim ise %7,5 artış kaydetti. Yalnızca 2026'nın üçüncü çeyreğinde toplam tarımsal üretim yıllık bazda %12,1 yükseldi. Bu dönemde bitkisel üretimdeki artış %13,1, hayvansal üretimdeki artış ise %5,2 olarak hesaplandı. En az 50 hektar alana sahip tarım işletmeleri ile köylü çiftliklerinde, mısır dışındaki tahıl ve dane baklagillerin ortalama verimi hektar başına 46,4 kental oldu ve yıllık %16,3 arttı. Kışlık ve ilkbaharlık buğdayın verimi %17,1 artarak hektar başına 47,9 kentale, arpanın verimi %9,7 artarak 45,4 kentale çıktı. Dane baklagillerdeki ortalama verim %38,6 artışla 30,9 kental, ayçiçeğinde ise %17,5 artışla 22,2 kental oldu. Patates, tarla sebzeleri ve çekirdekli ya da sert çekirdekli meyvelerde de verim artışı görülürken şeker pancarı, kanola, soya ve üzümde düşüş kaydedildi. Hayvancılıkta canlı ağırlıktaki hayvan üretimi 141,4 bin tona ulaştı ve yıllık %10,2 arttı. Tarım işletmelerindeki üretim %24,1 artarak 89,6 bin tona çıkarken hanehalklarındaki üretim %7,6 düşerek 51,8 bin tona geriledi. Süt üretimi %2,5 azalarak 213,8 bin tona inerken tarım işletmelerindeki süt üretimi %15,7 arttı; yumurta üretimi ise %0,5 yükselerek 500,9 milyon adede ulaştı.

Özbekistan ile TİKA, 2027 Tarım Projeleri İçin İşbirliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ile TİKA, 2027 Tarım Projeleri İçin İşbirliğini Görüştü

Özbekistan ile Türkiye’nin resmi kalkınma işbirliği kuruluşu TİKA, 30 Ekim’de tarım, hayvancılık, balıkçılık ve gıda güvenliği alanlarında işbirliğini genişletme planlarını görüştü. Toplantıda, 2027’de ortak projelerin uygulanmasına yönelik hazırlıklar ele alındı. Görüşmeye Özbekistan Tarım Bakan Yardımcısı ve Hayvancılık ile Mera Geliştirme Ajansı Direktörü Orif Botayev ile TİKA’nın gıda, tarım, hayvancılık ve balıkçılıktan sorumlu danışmanı İlhan Aydın’ın başkanlık ettiği heyet katıldı. Taraflar, TİKA’nın Özbekistan temsilciliğinin 2027 için planladığı projeleri ve tarım-gıda sektörlerindeki öncelikli alanları değerlendirdi. Gıda güvenliği, bitkisel üretim, hayvancılık, balıkçılık ile meyve ve sebze üretiminde işbirliği fırsatlarına özel önem verildi. Bilimsel ve teknolojik yeniliklerin uygulanması, uzmanlık paylaşımı ve sektörel girişimlerin desteklenmesi de görüşüldü. Katılımcılar, öncelikleri netleştirme, somut proje teklifleri geliştirme ve uygulama konusunda istişareleri sürdürme gereğini vurguladı.

BNS: Tarım Üretimi İlk Dokuz Ayda %11,5 Arttı
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

BNS: Tarım Üretimi İlk Dokuz Ayda %11,5 Arttı

BNS verilerine göre tarım üretimi yılın ilk dokuz ayında %11,5 arttı. En az 50 hektar alana sahip tarım işletmeleri ve köylü işletmelerinde hektar başına buğday verimi %17 yükseldi. Ayçiçeği verimi %17,5, meyve verimi ise yaklaşık %24 arttı. Patates, açık tarla sebzeleri ve baklagillerde de artış görülürken şeker pancarı ve üzüm verimi geriledi. Hayvancılıkta canlı hayvan üretimi %10 artarak 141,4 bin tona ulaştı. Bu artış, tarım işletmelerindeki üretimin %24 yükselmesiyle ilişkilendirildi; halkın hanelerindeki üretim ise yaklaşık %8 azaldı. Süt üretimi %2,5 düşerek 213,8 bin tona inerken yumurta üretimi %0,5 artışla yaklaşık 501 milyon adede çıktı.