ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

147 haber · Sayfa 6

Bulgaristan’da İzinsiz Hayvan Hareketlerine Karşı İç Denetim Sıkılaştırılacak
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan’da İzinsiz Hayvan Hareketlerine Karşı İç Denetim Sıkılaştırılacak

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. Krum Nedelkov, koyun ve keçi çiçeğinin yayıldığı karmaşık epidemiyolojik koşullarda, hayvanların ülke içinde izinsiz taşınmasına karşı daha sıkı denetim gerektiğini söyledi. Nedelkov, açıklamayı Tarım ve Gıda Bakanlığı, Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BАБХ), İçişleri Bakanlığına bağlı polis birimleri ve gıda zinciri risk değerlendirme uzmanlarının katıldığı toplantıda yaptı. Yetkili, hayvanların minibüs, küçük kamyon ve otomobillerle taşındığına ilişkin sürekli ihbarlar alındığını belirtti. Bu ihlallerin, hayvanların bir işletmeden diğerine veya ülkenin farklı bölgeleri arasında hukuka aykırı biçimde götürülmesine karşı ek önlemler alınmasını gerektirdiğini ifade etti. Ortak çalışmalarla komşu ülkelerden izinsiz hayvan ithalatı vakalarının da tespit edildiğini aktardı. Toplantıda, Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı ile polis birimleri arasında il düzeyinde koordinasyon toplantıları yapılması konusunda görüş birliğine varıldı. Bu toplantılarda riskli bölgelerin belirlenmesi ve ortak müdahalelerin planlanması öngörülüyor. Ana yollarda kontrol noktalarının güçlendirilmesi ile yasa dışı hayvan hareketleri ve biyogüvenlik kurallarının ihlaline yönelik daha sıkı yasal tedbirler de görüşüldü.

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik İçin Katmanlı Koruma
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik İçin Katmanlı Koruma

Kanatlı çiftliklerinde hastalıkların sürüler ve işletmeler arasında yayılmasını azaltmak için biyogüvenliğin tek bir uygulamaya değil, birbirini tamamlayan koruma katmanlarına dayandırılması öneriliyor. Güney Afrika Western Cape Tarım Departmanı’ndan Dr Thapelo W Kekana’nın aktardığı uygulamalara göre önlemler, kişilerin kümese girmesinden önce çiftlik kapısında başlamalı. Giriş yapan herkes, daha önce evinde duş almış olsa bile kıyafetlerini çıkarıp duş almalı; ardından çiftliğin sağladığı temiz kıyafet, çizme, tulum ve gerekli diğer kişisel koruyucu ekipmanı kullanmalı. Bir çalışan kapı binasının son kapısından kısa süreliğine ayrılsa bile dönüşte duş alma ve kıyafet değiştirme işlemlerini baştan tekrarlamalı. Çalışan ve ziyaretçi otoparklarının üretim alanlarının dışında tutulması, idari ofislerin kümeslerden ayrılması ve üretim bölgesine erişimin sınırlı tek bir yolla sağlanması isteniyor. Koruyucu kıyafet ve kişisel koruyucu ekipman çiftlik dışına çıkarılmamalı; çalışanların ekipmanı vardiya sonunda doğrudan temizlik ve dezenfeksiyon işlemine alınmalı. Ziyaretçilere verilen ekipman ise kullanılmamış malzemelerden ayrı tutulmalı. Bakım teknisyenleri ve yükleniciler de çalışanlarla aynı yıkama, duş alma ve kıyafet değiştirme kurallarına uymalı; yakın zamanda kanatlı, canlı hayvan pazarı, avcılık, işleme tesisi, laboratuvar veya başka bir kanatlı çiftliğiyle temasları kayda geçirilmelidir. Yabani kuşlar, kemirgenler, böcekler, araçlar ve yem sevkiyatları olası hastalık taşıma yolları arasında sıralanıyor. Yem siloları ile kümesler arasındaki bağlantılar her gün kontrol edilmeli, dökülen yem hemen temizlenmeli ve kümesler dış etkenlerin girişini sınırlayacak şekilde tamamen kapalı tutulmalı. Kümeslerin çevresindeki bitki ve çimler 3 ila 5 metre genişliğinde temizlenerek bitkisiz bir şerit oluşturulmalı; yapıların çevresinde kemirgen tuzakları ve dezenfektan kullanılmalı. Araçların tesise girişinden önce sorumlu kişi, mevcut hastalık durumunu, ziyaret amacını ve uygulanması gereken temizlik ile dezenfeksiyon işlemlerini değerlendirmeli. Girişe izin verilen araçlar önce organik materyalden arındırılmalı, ardından etiket talimatlarına uygun dezenfektanla işlem görmeli. Aynı çiftlikteki farklı kümesler arasında da izolasyon korunmalı; çalışanlar belirli alanlara atanmalı ve ilgisiz sürüler arasında paylaşılmamalı. Bu uygulama zorunluysa veteriner onaylı hareket talimatı ile tam kıyafet değişimi ve hijyen işlemleri uygulanmalı. Ekipman paylaşımının önlenmesi için her kümese özel aletler ve depolama alanları ayrılmalı. Her kümes için bağımsız yem silosu kullanılması, suyun içilebilir ve düzenli test edilmiş olması, temiz altlığın kapalı yerde tutulması; gübre, kullanılmış altlık ve ölü hayvanların ise hastalık riski oluşturmayacak şekilde taşınıp depolanması öneriliyor. Başka kanatlılarla temas eden çalışanların temiz kümeslere dönmeden önce iki ila üç gün beklemesi ve işletmenin kuralları kapsamında çiftlikte ya da yakınında arka bahçe kanatlısı bulundurmaması gerekiyor.

Bulgaristan’da Türkiye Menşeli Gıdalarda Etiket ve Belge Eksikliği Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Türkiye Menşeli Gıdalarda Etiket ve Belge Eksikliği Tespit Edildi

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (БАБХ), Türkiye menşeli gıda ürünleri sunan 13 işletmede yaptığı denetimlerde beş işletmede Bulgarca etiket bulunmayan ve menşe ile güvenlik belgeleri sunulmayan ürünler tespit etti. Yaklaşık 100 kilogramlık miktar; süt ve et ürünleri, dayanıklı ve dayanıksız pastacılık ürünleri, şekerlemeler, kuru meyveler, tahıllar, bakliyat, konserveler ve zeytinyağından oluştu. Ürünlerin satışa sunulması engellendi. Denetimlerden birinde, ürünlere eşlik eden belgelerdeki eksikliklerin tam izlenebilirliği engellediği belirlendi. Tedarikçinin Plovdiv’deki bir depo tesisinde kiracı olarak faaliyet gösteren bir tüccar olduğu tespit edilerek konu işlem yapılması için Plovdiv Bölgesel Gıda Güvenliği Müdürlüğüne iletildi. Beş işletmeden biri hakkında idari ihlal tespit tutanağı düzenlenirken, diğer işletmeler Bulgaristan’ın başkentindeki bölgesel müdürlüğe çağrıldı. Ayrı bir denetimde, Dimitar Petkov Pazarı’ndaki bir işletmede Türkiye menşeli yaklaşık 400 kilogram ve 41 litre gıda ürünü için menşe ve güvenlik belgeleri sunulamadı. Et ve süt ürünleri, şekerlemeler, bakliyat, zeytin, reçel, turşu, soslar ile ayçiçeği ve zeytinyağının bulunduğu ürünler nedeniyle işletmenin faaliyetinin durdurulmasına karar verildi. Denetimlerin etiketleme, menşe, güvenlik ve izlenebilirlik şartlarına odaklanarak sürdürüleceği bildirildi.

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor

Botswana, yerli süt üretimini artırmak amacıyla Brezilya’dan Girolando sığırları ithal ediyor. Botswana Development Corporation’ın (BDC) Lobatse’de yürüttüğü Milk Valley Farm projesine yönelik son sevkiyat, temmuzdaki ilk sevkiyatın ardından gerçekleştirildi. Birkaç gün içinde beklenen 206 hayvanın gelişiyle Brezilya’dan getirilen toplam sığır sayısının 600’e ulaşması bekleniyor. Ticaret ve Girişimcilik Bakanı Tiroeaone Ntsima, yatırımın gıda güvenliğini güçlendirme, süt ürünleri ithalatına bağımlılığı azaltma ve rekabetçi bir yerli süt endüstrisi oluşturma hedeflerinin parçası olduğunu söyledi. Girolando ırkı, yüksek süt üretim potansiyeli ve Botswana’nın sıcak iklimine uyumu nedeniyle tercih edildi. BDC, çiftliğin tam kapasitede yaklaşık 3.000 başlık sürüye ve yıllık 15 milyon litre süt üretimine ulaşmasını hedefliyor. Proje kapsamında döner sağımhane, modern ahırlar, su altyapısı, yem üretimi, yetiştirme ve biyogüvenlik tesislerine yatırım yapıldı. Çiftliğin Haziran 2026’da Şap Hastalığından Ari Sütçü Hayvancılık Bölmesi statüsü aldığı bildirildi.

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor

Romanya’da motorinin litre fiyatının 11 lei seviyesine çıkması, özellikle hasat, ekim ve toprak hazırlığının aynı döneme denk geldiği sonbahar kampanyasında çiftliklerin maliyet baskısını artırıyor. İlfov ilindeki bitkisel üretici Daniel Radu, yeni fiyat artışlarına karşı önceden yakıt alarak stok yaptığını ve motorini litre başına 10,35 lei fiyattan temin ettiğini söyledi. Gruiu’da faaliyet gösteren Radu’nun çiftliğinde arpa ekimi, mısır hasadı ve kolza ilaçlaması aynı dönemde yürütülüyor. Üretici, sonbahar kampanyasının devamı için yaklaşık 5.000 litre daha motorine ihtiyaç duyabileceğini belirtti. Yüzlerce veya binlerce hektar işleyen işletmelerde litre başına birkaç lei’lik farkın kısa sürede on binlerce lei tutarında ek maliyete dönüşebileceğini ifade etti. Çiftlikte yakıt, toplu olarak satın alınıp bir tankta depolanıyor ve tarla çalışmalarına çıkan araçlar buradan ikmal ediliyor. Radu, bir seferde 20.000 litre motorin aldığını, ancak tüketimi henüz her araç, operatör, parsel ve iş türü için ayrı ayrı hesaplamadıklarını söyledi. Gelecekte Geofolia yazılımıyla tüketimi daha ayrıntılı izlemek istediklerini, bunun için her aracı ve çalışmayı takip edecek ayrı bir kişiye ihtiyaç duyulacağını belirtti. Yakıt stoku, çiftlik açısından yalnızca maliyetleri yönetme aracı olarak görülmüyor. Radu’ya göre geçmişte tedarikçinin siparişleri üç-dört gün önceden bildirmesini istemesi, işletmeyi sürekli stok tutmaya zorladı. Hasat döneminde günlük tüketimin yaklaşık 2.000 litreye çıkabildiğini söyleyen üretici, bu nedenle yakıt bulunabilirliğinin tarla çalışmalarının kesintisiz sürmesi açısından operasyonel bir güvenlik konusu olduğunu kaydetti. Son dönemde ise tedarikte kullanılabilirlik sorunu yaşanmadığını aktardı. Radu, mevcut fiyatlarla motorinin çiftlik giderlerinin yaklaşık %20’sini oluşturabileceğini tahmin etti; ancak bu oranın kendi işletmesi için kesin bir hesap olmadığını vurguladı. Tüketimin kullanılan üretim sistemine göre değiştiğini belirten üretici, doğrudan ekimde daha az işlem yapılabildiğini, asgari toprak işlemeli sistemde ise hasat sonrası diskleme, TopDown ekipmanıyla çalışma ve ekim gibi işlemlerin tüketimi artırdığını söyledi. Ayrıca geçen yılın sonbahar kampanyasında 6-7 lei olan fiyatın 11 leiye çıkmasının işletmenin nakit akışını zorladığını ifade etti. Hükümetin motorindeki özel tüketim vergisini %25 azaltmasına rağmen, eylülde alım yapan çiftçi bu indirimi yaklaşık 60 bani/litre düzeyinde hissedemediğini belirtti.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi (ARC), ülkede geliştirilen şap hastalığı aşısı teknolojisinin özel üreticilere lisanslanması için teknik ve idari hazırlıklara başladı. ARC ve yönetim kurulu, Tarım Bakanı Willie Aucamp’ın teklifini 21 Eylül’de oy birliğiyle onayladı. Yerli veya yabancı şirketlerin, koşullu fikrî mülkiyet lisansları kapsamında aşı üretmesine izin verilmesi planlanıyor. Ancak özel üreticilerin atanacağı ve ortaklıklar kapsamında ilk dozların piyasaya çıkacağı tarih henüz açıklanmadı. Girişimin temel amacı, ARC’nin kendi üretim tesislerini yeniden kurduğu dönemde sınırlı üretim kapasitesini artırmak ve ülkenin hayvancılık sektörünün aşı ihtiyacını karşılamak. Lisans anlaşmalarından elde edilecek ARC gelirlerinin, konseyin şap aşısı üretim kapasitesini genişletmek üzere ayrılması öngörülüyor. ARC, özel üreticilerin sağlayacağı ek üretim miktarını ise açıklamadı. Süreç, kamu kaynaklarıyla geliştirilen fikrî mülkiyet nedeniyle kamu ihale kurallarına uygun yürütülecek. ARC, adil, şeffaf ve mevzuata uygun bir seçim yapılması gerektiğini belirtti. Şap virüsünün yüksek bulaşıcılığı nedeniyle uluslararası biyogüvenlik standartları da belirleyici olacak. Teknik incelemeler ve ilgili makamlarla istişare tamamlandıktan sonra ayrıntılar Aucamp’ın değerlendirmesine sunulacak; bu nedenle uygulama takvimi henüz oluşturulmadı. ARC’nin mevcut üretimi, yaklaşık ayda bir yapılan üretim döngüsünde üç değerlikli aşı için yaklaşık 20.000 doz seviyesinde. Konsey, kapasitesini 20 litrelik pilot işletmeden geçici 200 litrelik kapasiteye çıkardığını bildirdi. Daha büyük bir üretim sistemi ve ilgili altyapının 2027’de ARC’nin aylık üretimini yaklaşık 240.000 üç değerlikli doza yükseltmesi bekleniyor. Aşı SAT1, SAT2 ve SAT3 serotiplerini kapsıyor. ARC’nin aşı için öne sürdüğü 12 aylık koruma iddiası, her hayvanın her epidemiolojik koşulda yılda tam bir kez aşılanacağı anlamına gelmiyor. Aşılama aralıklarının aşı etkinliği, virüsle antijenik uyum, dolaşımdaki virüs, hayvanın yaşı, anne bağışıklığı, epidemiolojik risk ve ulusal stratejiye göre değişebileceği belirtildi. Güney Afrika’dan alınan saha izolatlarının Ekim 2026’da Birleşik Krallık’taki Pirbright Institute’a gönderilerek ikinci aşı eşleştirme testinden geçirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri özel üretime destek verirken üretici kapasitesi, onaylı laboratuvarlar ve şeffaf seçim sürecinin önemine dikkat çekti.

Galler’de FAWL Üyelerine 2026’da Çifte Hayvan Sağlığı Evrakı Muafiyeti
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber

Galler’de FAWL Üyelerine 2026’da Çifte Hayvan Sağlığı Evrakı Muafiyeti

Galler Hükümeti, Farm Assured Welsh Livestock (FAWL) programına dahil hayvancılık işletmelerinin 2026’daki Sürdürülebilir Tarım Programı kapsamında bazı hayvan sağlığı belgelerini ikinci kez hazırlamasını önleyecek. FAWL üyeliği, Hayvan Sağlığını İyileştirme Döngüsü’nün ölçme ve planlama aşamalarına ilişkin şartları karşılamış sayılacak. Çiftçiler, üyeliklerini programın Evrensel Gösterge Paneli üzerinden beyan edecek. Bu beyan, Evrensel Eylem 12 kapsamındaki ilgili şartların yerine getirildiğinin onayı olarak kabul edilecek. Galler Hükümeti, düzenlemenin tekrarlanan idari işlemleri azaltırken hayvan sağlığı ve refahı standartlarını korumayı amaçladığını bildirdi. Ancak uygulama, Evrensel Eylem 12 kapsamındaki tüm yükümlülükleri kaldırmıyor. FAWL üyelerinin geçerli hayvan refahı yeterlilik ve puanlama şartlarını yerine getirmesi ve Gelen Hayvan Biyogüvenliği Değerlendirmesi’ni aralık sonuna kadar tamamlaması gerekiyor. Tanınmış bir güvence programına üye olmayan çiftçiler ise 2026 için yayımlanan mevcut kurallara uymayı sürdürecek. Galler Hükümeti, düzenlemenin ilgili hayvan sağlığı ve refahı şartlarının 2027’den itibaren FAWL Yıllık Hayvan Sağlığı ve Refahı İncelemesi’ne dahil edilmesine temel oluşturabileceğini belirtti. Bu uygulamanın ayrıntıları henüz geliştiriliyor; Red Tractor ve Pasture for Life gibi diğer güvence programlarıyla ilgili düzenlemelerin önümüzdeki haftalarda açıklanması bekleniyor.

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağlık Gül İçin Özel Destek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağlık Gül İçin Özel Destek İstiyor

Bulgaristan, 2027 sonrasında uygulanacak yeni Ortak Tarım Politikası’nda (OTP) yağlık gül üretimine özel destek verilmesini talep ediyor. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, Brüksel’deki Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında, OTP Tüzüğü’ne yağlık gül için özel ödeme müdahalesini düzenleyen yeni bir madde eklenmesini önerdi. Abrovski, talebin gerekçesini Bulgar gül yağının ülke açısından taşıdığı geleneksel ve ekonomik önemle açıkladı. Bulgaristan ayrıca geçiş dönemi ulusal yardımının sürdürülmesine imkân tanınmasını savundu ve bu amaçla Romanya tarafından hazırlanan belgeyi Kıbrıs, Macaristan, Polonya ve Slovakya ile birlikte destekledi. Bulgaristan, doğrudan ödemelerde indirimlerin ve ödeme tavanının gönüllü uygulanmasını, kademeli ödeme eşiklerinin ise tarımsal işletmelerin yapısına göre üye ülkeler tarafından belirlenmesini istiyor. Ülke ayrıca tarımsal faaliyetle bağlantılı ücret ve sosyal güvenlik giderlerinin ödemelerde dikkate alınabilmesine yönelik bir düzenleme talep ediyor. Bakan, gelecekteki OTP kapsamında sulama ile kolektif ve bölgesel hidroameliorasyon projelerine destek verilmesi, olumsuz iklim ve diğer olaylarda hızlı biçimde devreye alınabilecek acil önlemler oluşturulması gerektiğini de belirtti. Tarımsal bilgi ve inovasyon sisteminin, danışmanlık hizmetleri ve yenilikçi faaliyetlerin sürekliliği için güvence altına alınmasını istedi. Kaynakta bu önerilerin kabul edildiğine ilişkin bir karar yer almıyor.

Yumurta Pazarının 2035'e kadar %22 Büyümesi Öngörülüyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Yumurta Pazarının 2035'e kadar %22 Büyümesi Öngörülüyor

Ukragroconsult’un aktardığı rapora göre küresel yumurta pazarının 2035 yılına kadar %22 büyümesi bekleniyor. RaboResearch’in hayvansal proteinler alanındaki küresel uzmanı Nan-Dirk Mulder, yumurtanın diğer protein kaynakları karşısındaki güçlü pazar konumunu koruyacağını, ancak büyüme hızının gelecek on yılda yıllık yaklaşık %2’ye gerileyeceğini belirtti. Raporda, kişi başına tüketimin bölgelere göre değiştiği; Afrika’nın bazı kesimlerinde yıllık 50 adedin altında, Meksika ve Japonya’da ise 300 adede kadar çıktığı aktarıldı. Gelişmekte olan bölgelerdeki talep artışının dağıtım, pazarlama ve ürün geliştirmede değişiklik gerektireceği, Batı pazarlarında kafessiz sistemlerin yayılacağı bildirildi. Yatırımların modernizasyon, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, biyogüvenlik ve verimliliğe odaklanması bekleniyor.

Rakka Badiyesi'nde Mera Bitkileri Çoğaltma Ünitesi Açıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Rakka Badiyesi'nde Mera Bitkileri Çoğaltma Ünitesi Açıldı

Suriye'nin Rakka vilayetindeki Badiye bölgesine bağlı El-Burcub'da, hayvancılığı desteklemek amacıyla mera bitkileri çoğaltma ünitesi açıldı. Rakka Tarım Müdürlüğü tarafından açılan ünite, Tarım Bakanlığı ile CIHEAM Bari işbirliğiyle hayata geçirildi. Projede yaklaşık 22.500 mera bitkisi fidesi bulunuyor. Fidanlıkta fidan üretimi, sertleştirme ve anaç üretimi birimleri yer alıyor; tesis betonarme çalışmalar ve güneş enerjili güvenlik sistemiyle yeniden düzenlendi. Yetkililere göre kuraklığa dayanıklı pelin, harmel ve rothe gibi türler kumulların sabitlenmesine, yem ve mera alanlarının sağlanmasına katkı sunacak. Proje ayrıca nesli tehdit altındaki bitki çeşitlerinin çoğaltılmasını ve Badiye'deki bitki örtüsünün yeniden oluşturulmasını hedefliyor.

Bulgaristan’da Koyun ve Keçilerde İki Çiçek Hastalığı Odağı Saptandı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Koyun ve Keçilerde İki Çiçek Hastalığı Odağı Saptandı

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı, Kırcaali ilindeki Stremovo köyünde ve Sofya ilindeki Petkovo köyünde koyun ve keçi çiçeği hastalığına bağlı iki salgın odağı tespit etti. Kırcaali’deki odak, 22 küçükbaş hayvanın bulunduğu bir işletmede kaydedildi. Her iki odağın çevresinde 5 kilometrelik koruma ve 20 kilometrelik gözetim bölgeleri belirlendi. Kırcaali’de bölgeler Kırcaali ve Çernoçene belediyelerinin yanı sıra Haskovo ilindeki bazı yerleşimleri kapsıyor. Sofya ilindeki bölgeler ise Elin Pelin ve Gorna Malina belediyelerinin bazı yerleşimlerini içeriyor; gözetim bölgesine Sofya kentinin bazı mahalleleri de dahil edildi. Belirlenen bölgelerde koyun ve keçilerin hareketi, belirli koşullarda derhal kesime gönderilecek hayvanlar dışında yasaklandı. Hayvanların ahırda tutulması, işletmelerde sayım yapılması, VetİS kayıtlarının güncellenmesi ve resmî veteriner kontrollerinin yürütülmesi kararlaştırıldı. Etkilenen bölgelerden çiğ sütün taşınması ve işlenmesi için de özel şartlar uygulanacak. Ajans, işletme sahiplerinin hastalığı kontrol altına alma ve ortadan kaldırma çalışmalarında veteriner yetkilileriyle iş birliği yaptığını bildirdi. Üreticilere biyogüvenlik önlemlerine uymaları, hayvanları düzenli izlemeleri ve şüpheli vakaları vakit kaybetmeden veteriner hekime bildirmeleri çağrısı yapıldı.

Kaliteli Tarım İşçiliği Ağı’ndaki İşletme Sayısı İkiye Katlandı
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Kaliteli Tarım İşçiliği Ağı’ndaki İşletme Sayısı İkiye Katlandı

İtalya’da iş ve vergi yükümlülüklerine uyduğu belirtilen tarım işletmelerini bir araya getiren Kaliteli Tarım İşçiliği Ağı’na kayıtlı işletme sayısı yaklaşık 13 bine ulaştı. İtalya Ulusal Sosyal Güvenlik Kurumu (INPS) yönetim kurulu üyesi Fabio Vitale, sayının iki yıl önce yaklaşık 6 bin olduğunu açıkladı. INPS bünyesinde oluşturulan ve gönüllülük esasına dayanan ağ, çalışma, sosyal mevzuat ile katkı payı ve vergi yükümlülüklerine uyan işletmeleri kapsıyor. Vitale’ye göre üyelik, işletmelerin yasalara ve çalışan haklarına bağlılığını tüketicilere ve tedarik zincirindeki diğer aktörlere gösteren bir güvenilirlik işareti niteliği taşıyor. Artış, kayıt dışı çalışma ve işçi simsarlığıyla mücadele girişimlerinin hızlanmasıyla da ilişkilendirildi.

Hasat Döneminde Çiftlik Güvenliği İçin Paylaşılan Sorumluluk Vurgusu
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Hasat Döneminde Çiftlik Güvenliği İçin Paylaşılan Sorumluluk Vurgusu

Hasat dönemindeki yoğun çalışma temposu, daralan hava koşulları ve kırsal yollarda artan tarım makinesi trafiği, çiftliklerde ve ulaşım güzergâhlarında güvenlik risklerini artırıyor. RealAgriculture’ın programında sunucu Shaun Haney, Ontario’daki Workplace Safety and Prevention Services kuruluşunda iş sağlığı ve güvenliği danışmanı olan Jay Remsik ile bu risklerin yönetilmesini ele aldı. Remsik, hasat öncesinde ekipman bakımının yapılmasını ve çalışan yorgunluğunun yakından izlenmesini önerdi. Yorgunluğun hem tarlada hem de kamuya açık yollarda tepki verme süresini düşürdüğünü belirten Remsik, güvenliğin işverenler, yöneticiler ve çalışanlar tarafından paylaşılan bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Çalışanların eksik koruyucular veya hasarlı ekipman gibi tehlikeleri derhal bildirmesi gerektiğini söyledi. Güvenlik konularının disiplin yerine rehberlik yaklaşımıyla ele alınması önerilirken, mevsimlik ekipler ve geçici yabancı tarım işçileri için uygulamalı gösterimler, kısa güvenlik toplantıları, çeviri araçları ve video rehberleri tavsiye edildi. Kamuya açık yollarda hareket eden makinelerde görünür yavaş araç işaretleri ve uygun aydınlatma kullanılması, mümkün olduğunda ana yollardan kaçınılması ve düşük ışıkta refakat araçlarından yararlanılması da temel uygulamalar arasında sıralandı.

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor

İspanya’da bitki koruma uygulamalarına ilişkin tarla defterinin 1 Ocak 2027’den itibaren dijital olarak tutulması zorunlu olacak. Daha büyük işletmeler için tüm faaliyetleri kapsayan dijital tarla defteri yükümlülüğünün ise 2028’de başlaması öngörülüyor. Tedaviler, gübreleme, sulama, ekim ve hasat gibi parsel faaliyetlerinin Tarımsal İşletmeler Bilgi Sistemi’ne (SIEX) kaydedilip aktarılması gerekecek. Bu değişime hazırlık kapsamında Ciudad Real’de geliştirilen GesCampo adlı tarımsal yönetim platformu, işlemlerin cep telefonuyla doğrudan tarlada kaydedilmesine ve SIEX’e gönderilmesine olanak sağlıyor. Sistem, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığının resmî kataloğundan ürün kayıt numarası, doz ve güvenlik süresi bilgilerini otomatik olarak ekliyor; gönderim öncesinde de kayıtları doğrulayarak hataları önlemeyi amaçlıyor. Platform ayrıca kooperatifler ve dağıtıcılar için, ortaklarının veya müşterilerinin kayıtlarını tek panelden yönetebilecekleri bir portal sunuyor. GesCampo, birçok işletme için ücretsiz olduğunu, diğer işletmelere ise ücretsiz deneme süresi sağladığını belirtiyor. Şirket, okuyuculara kayıt sırasında CAMPO2027 koduyla iki aylık ücretsiz kullanım fırsatı da sunuyor.

AB, Çin Menşeli Pirinç Ürünlerinde Yetkisiz GDO Tespitleri Bildirdi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

AB, Çin Menşeli Pirinç Ürünlerinde Yetkisiz GDO Tespitleri Bildirdi

Avrupa Birliği gıda güvenliği kayıtlarında, Çin’den gelen pirinç ve pirinç içeren ürünlerde yetkisiz genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) materyaline ilişkin en az altı bildirim yer aldı. 8 Eylül’e kadar kayda geçen bildirimler pirinç eriştesi, miso ezmesi, hidrolize pirinç unu, pirinç krakeri ve pirinç çubuklarını kapsadı. Son olayda İtalya, Çin’den gelen pirinç çubuklarında NOS terminatörü olarak tanımlanan yetkisiz bir GDO bileşenini bildirdi. Bildirimler, AB üyesi ülkeler ile Avrupa Komisyonu arasında gıda ve yem risklerine ilişkin bilgi paylaşımını sağlayan Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) üzerinden yapıldı. İtalyan makamları ağustos ayında iki ayrı pirinç krakeri sevkiyatını, Hollanda makamları ise temmuz ayında hidrolize pirinç unu ile miso ezmesinde GDO materyali tespit etti. Yılın ilk bildirimi de mart ayında Çin menşeli pirinç eriştesindeki Cry1Ab/Ac bileşeni için yapıldı. RASFF bildirimleri, ürünlerin tüketicilere ulaştığı anlamına gelmiyor. Sistem, AB’nin dış sınırlarında durdurulan sevkiyatlara ilişkin ret bildirimlerinin yanı sıra tedarik zincirindeki ürünlerle ilgili uyarı ve bilgi bildirimlerini de içeriyor. Çin menşeli pirinç ürünlerinde yetkisiz GDO konusu AB düzenleyicilerinin gündeminde uzun süredir bulunuyor. Avrupa Komisyonu, 2011’de alınan acil önlemler kapsamında Çin’den gelen pirinç, pirinç unu, pirinç nişastası ve erişte gibi ürünlere özel ithalat şartları getirmişti. Çin’de iki böcek dirençli GDO’lu pirinç hattına 2009’da biyogüvenlik sertifikası verilmiş, ancak bu hatlar ticari üretime geçmemişti.

Gürcistan, Mısır Narenciyesinin İhracat Sezonu İçin Alternatif Rota Sunuyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan, Mısır Narenciyesinin İhracat Sezonu İçin Alternatif Rota Sunuyor

Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların artırdığı güvenlik riskleri, Mısır’ın önemli ihraç ürünlerinden narenciyenin lojistiğini zorlaştırdı. Dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketi MSC, ağustos sonunda Novorossiysk Limanı’na ve bu limandan yapılacak yeni rezervasyonları durdurdu. Türk taşıyıcılar Akkon Lines ve Arkas da Rusya limanlarına girişlerini askıya aldı. Bu gelişmelerin ardından Gürcistan’ın Karadeniz kıyısındaki limanları, Mısır narenciyesi için alternatif güzergâh olarak değerlendiriliyor. Uluslararası uzman Fedir Rybalko’ya göre Foti Limanı, yönlendirilen yüklerin önemli bölümünü üstlenebilir. Bu rota yalnızca Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’a değil, özellikle Özbekistan ve Kazakistan başta olmak üzere Orta Asya pazarlarına da ulaşım sağlayabilir. Mısır’ın 2025’te yaklaşık 2 milyon ton narenciye ihraç ettiği belirtiliyor. Kızıldeniz ve Basra Körfezi güzergâhlarında da sorunlar yaşanması, alternatif koridor arayışını önemli kılıyor. Foti üzerinden planlanan çok modlu hat; Mısır’dan Karadeniz’e, Gürcistan ve Azerbaycan üzerinden Hazar Denizi’ne, oradan Kazakistan ve Orta Asya’ya uzanıyor. Rotanın maliyet ve taşıma süresi açısından rekabetçi olması, ihracatçıların lojistik risklerini çeşitlendirmesine bağlı.

Pistachio Sözleşmelerinde Hukuki Güvenlik ve Ödeme Süresi Talebi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Pistachio Sözleşmelerinde Hukuki Güvenlik ve Ödeme Süresi Talebi

ASAJA Castilla-La Mancha, Antep fıstığı alım-satım sözleşmelerinin AICA tarafından denetlenmesini ve bu kampanyada yasal ödeme sürelerine uyulmasını istedi. Kuruluş, “iş birliği anlaşması” ya da “endüstriyel iş birliği” gibi adlarla yapılan sözleşmelerde Kanun’dan kaçma girişimleri olabileceğini söyledi. ASAJA CLM’ye göre ürün teslim edildiğinde Antep fıstığı taze ve bozulabilir ürün sayılmalı; bu nedenle üreticinin tesliminden itibaren azami ödeme süresi 30 gün olmalı. Kuruluş, ayıklama, sınıflandırma veya kurutma gibi sonraki işlemlerin bu sürenin başlangıcını geciktirmemesi gerektiğini vurguladı. Örgüt ayrıca, fıstığın işlenmesindeki fire ve randıman hesabı için ortak ve doğrulanabilir kriterler istedi. Yaş fıstık için loncalarda fiyat kotasyonu talebini yineleyen ASAJA CLM, bu sayede üretici ile sanayi arasındaki pazarlığın daha şeffaf olacağını belirtti.

Hindistan’da Süt ve Gıdada Tağşiş Denetimleri Sürüyor
Görsel kaynağı: The Hindu · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Süt ve Gıdada Tağşiş Denetimleri Sürüyor

Hindistan’da gıda tağşişi ve güvenliği sorunu özellikle günlük tüketilen süt ürünleri üzerinden büyüyen bir halk sağlığı ve tüketici güvenliği meselesi olarak öne çıkıyor. Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI) verilerine göre, 2024-25 döneminde analiz edilen 170.535 yaptırım numunesinin 34.388’i uygun bulunmadı. Bu numunelerin 7.945’i güvensiz, 22.516’sı standart dışı olarak sınıflandırılırken, kalan bölümde etiketleme kusurları, yanıltıcı beyanlar ve diğer ihlaller tespit edildi. Ancak bu sonuçlar, ülkede tüketilen tüm gıdaları temsil eden bir araştırma olarak değerlendirilmiyor; numunelerin çoğu, denetim makamlarının inceleme için bir gerekçesi olduğu durumlarda toplandı. Süt, sorunun kapsamını ve denetimin zorluğunu gösteren başlıca ürünlerden biri. Hindistan 2024-25 döneminde yaklaşık 248 milyon ton süt üreterek küresel üretimin yaklaşık dörtte birini karşıladı. Aynı dönemde test edilen 33.405 süt numunesinin 12.780’i uygun bulunmadı. Kaynak, bu sayının Hindistan’daki sütün %40’ının kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, yalnızca denetçiler tarafından önemli sayıda sorun tespit edildiğini vurguluyor. Süt, çiftlikten köydeki toplama merkezine, soğutma tesisine ve tankere; ardından işleme, ambalajlama, dağıtım ve perakende aşamalarına uzanan bir zincirden geçebiliyor. Uzmanlar, tüketicilerin evde uyguladığı basit testlerin sınırlı bilgi sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Örneğin eğimli yüzeyde sütün akışını gözlemlemek veya iyot testiyle nişasta aramak bazı şüpheleri ortaya çıkarabilir; ancak bu yöntemler üründe başka bir tağşiş maddesi bulunmadığını ya da sütün tüm güvenlik standartlarını karşıladığını kanıtlamıyor. FSSAI tarafından bildirilen bir laboratuvarın yöneticisi Nilesh Amritkar, deterjanın ekipmanın yeterince durulanmaması sonucu ürüne karışmasının kontaminasyon, görünümü değiştirmek amacıyla eklenmesinin ise tağşiş sayılabileceğini belirtiyor. Kaynakta, ağır metaller, pestisit kalıntıları, antibiyotikler ve aflatoksin gibi maddelerin gıdayı güvensiz hale getirebileceği, ancak her durumda kasıtlı tağşiş anlamına gelmeyeceği de aktarılıyor. Benzer ayrım, ürünün öngörülen bileşim veya kalite ölçütlerini karşılamadığı standart dışı ürünler için de geçerli. Tüketicilerin ürünün üretim ve dağıtım zincirini bütünüyle görememesi, doğrudan çiftlikten satın almanın ise her zaman yasaklı antibiyotik, hormon veya steroid kullanımını ortaya çıkarmaması denetimi daha da güçleştiriyor. FSSAI’nin 2026’daki Merkez Danışma Komitesi, süt ve süt ürünleri, yenilebilir yağlar, baharatlar ve bal gibi yüksek riskli ürünlerde risk temelli denetimlerin yoğunlaştırılması ve sürekli gözetim yapılması çağrısında bulundu. Ayrıca Hindistan Yüksek Mahkemesi, sağlıksız gıdalarda ambalajın ön yüzünde uyarı etiketlerinin uygulanması için FSSAI’den açık bir takvim oluşturmasını isterken, tüketicilerin bilinçli seçim yapabilmesi amacıyla okullarda beslenme eğitiminin güçlendirilmesini de gündeme getirdi. Paneer ürünlerinde de benzer sorunlar bildirildi; Maharashtra’da Nisan 2025-Mart 2026 arasında incelenen 308 numunenin 109’u uygun bulunmadı.

Paraguay Sığır Eti İçin Türkiye Pazarını Açtı
Görsel kaynağı: 1000 Noticias · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Sığır Eti İçin Türkiye Pazarını Açtı

Paraguay, Türkiye makamlarının ülkenin resmi veterinerlik sistemini teknik değerlendirme sonrasında onaylamasının ardından Türkiye’ye kemiksiz sığır eti ihracatının önünü açtı. İzin, ülke genelindeki sekiz frigorifik tesisi kapsıyor. Türkiye Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Et ve Süt Kurumu (ESK), başlangıçta izin verilen tesislerden 300.000 kilograma kadar kemiksiz sığır eti talep etti; ilk sevkiyatların başlaması bekleniyor. İhracat izni Frigomerc S.A., Matadero Frigorífico San Antonio, Frigorífico Guaraní S.A.C.I., Frigochaco, Frigorífico Los Lazos, Frigorífico Victoria, Frigorífico Belén ve Frigorífico Concepción S.A. için geçerli olacak. Pazarın açılması, Paraguay Dışişleri Bakanlığı, Ankara’daki Paraguay Büyükelçiliği, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (MAG) ile Hayvan Kalitesi ve Sağlığı Ulusal Servisi (SENACSA) arasındaki ortak çalışmayla yürütüldü. Denetimler ve teknik toplantılar sırasında Türkiye makamları, Paraguay’ın et üretim zincirinde uygulanan sanitasyon, biyogüvenlik ve gıda güvenliği standartlarını inceledi. Tarım ve Hayvancılık Bakanı Carlos Giménez, Radio 1000’e yaptığı açıklamada Türkiye’nin yaklaşık 80 milyon nüfusunun yanı sıra önemli bir turizm akışı bulunduğunu ve ülkenin Orta Doğu’ya giriş kapısı niteliği taşıdığını söyledi. Giménez, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Paraguay ziyareti sırasında başlayan sürecin resmi pazar açılışıyla sonuçlandığını belirtti. SENACSA teknik ekiplerinin izin sürecini hızlandırmak için çalıştığını ifade eden bakan, pazar açmanın yıllar alabildiğini söyledi. İlk 300.000 kilogramlık talebi başlangıç hacmi ve pazarı denemeye yönelik bir sipariş olarak değerlendiren Giménez, Türkiye’nin eklenmesinin Paraguay sığır etinin ihracat destinasyonlarını çeşitlendirdiğini ve gelecek ticari dönemlerde sevkiyat hacimlerini artırma olasılığı yarattığını kaydetti.

Opuha Barajı’nda 8 Milyon Dolarlık Taşkın Güvenliği Yükseltmesi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Opuha Barajı’nda 8 Milyon Dolarlık Taşkın Güvenliği Yükseltmesi

Yeni Zelanda’nın South Canterbury bölgesindeki Opuha Barajı’nda yapılan 8 milyon dolarlık güvenlik yükseltmesi, barajın büyük taşkınlara karşı koruma kapasitesini artırdı. Opuha Water Limited, geçen ay devreye aldığı yeni çıkış vanasıyla, hava olayı gelmeden önce daha büyük miktarda suyu kontrollü biçimde boşaltabilecek duruma geldi. Bu uygulama, Lake Opuha içinde yağış öncesi ek bir taşkın tamponu oluşturulmasını sağlıyor. Şirket, adımın aşağı havzadaki nehirler normal seviyedeyken flood sularını geçici olarak tutmaya yardım edeceğini ve South Canterbury’deki yollar, demiryolu, köprüler, setler, verimli araziler ile yerleşimlerin güvenliğini destekleyeceğini belirtti.

Douro ve Vinhos Verdes’te Hasat Denetimleri Sıkılaştırıldı
Görsel kaynağı: Agroportal · Özgün haber
Veri haberi

Douro ve Vinhos Verdes’te Hasat Denetimleri Sıkılaştırıldı

Portekiz’de Gıda ve Ekonomik Güvenlik Kurumu ASAE, Douro ile Vinhos Verdes bölgelerinde süren bağbozumu sırasında denetimleri artırdığını açıkladı. Kurum, bağlarda, yollarda ve şaraplaştırma merkezlerinde yapılan ortak kontrollerle üzümlerin menşe ve doğruluğunu izlemeyi amaçlıyor. ASAE, bu yıl şimdiye kadar 250 tondan fazla üzümün kontrol edildiğini ve 130’dan fazla ekonomik işletmenin denetlendiğini bildirdi. Kurum, coğrafi işaret ve menşe adlarına ilişkin kurallara uyumun, sahtecilik ve ekonomik suçla mücadele açısından önem taşıdığını belirtti. ASAE, Vinhos Verdes Komisyonu ve Douro ve Porto Enstitüsü ile yapılan koordinasyon çerçevesinde 2026 hasadı için de ortak denetim hazırlıklarını sürdürdü. Denetimlerin, üzüm taşımacılığı, zorunlu beyanlar, etiketleme ve izlenebilirlik alanlarında yoğunlaştığı aktarıldı.

İspanya’da Tarımsal Sisteme Eklenen Yabancıların Oranı %9 Oldu
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Tarımsal Sisteme Eklenen Yabancıların Oranı %9 Oldu

İspanya’da yabancıların düzenleme süreci kapsamında sosyal güvenlik kaydına girenlerin %9’u, Tarımsal Özel Sistem’e (SEA) bağlandı. Bu grupta 30.355 kişi yer alırken, denizcilikteki pay 181 kişiyle %0,05’te kaldı. İçişleri, Sosyal Güvenlik ve Göç Bakanlığı verilerine göre SEA’daki genel kayıtlı sayı ağustos 2026’da aylık %0,74 düşüşle 621.523’e indi. Buna karşın sayı bir yıl öncesine göre 9.895 kişi arttı ve yıllık artış %1,62 oldu. Aynı dönemde tarım, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılık faaliyeti genel rejimde 96.825 kayıtlıya ulaşırken, kendi hesabına çalışanlarda 253.740 kişi görüldü. İspanya iş gücü piyasası ağustosta toplam 162.840 istihdam kaybetti.