ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3219 haber · Sayfa 68

Yunanistan’da Drone ile Kısır Böcek Salımı Gerçekleştirildi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Drone ile Kısır Böcek Salımı Gerçekleştirildi

Yunanistan’da Akdeniz meyve sineğinin kısır bireyleri ilk kez drone kullanılarak başarıyla salındı. Uygulama, Horizon 2020 tarafından finanse edilen ve Almanya’daki Giessen Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen ACT araştırma programı kapsamında gerçekleştirildi. Programa Yunanistan’dan Tesalya Üniversitesi, ELGO-DIMITRA ve Patras Üniversitesi katıldı. ACT’nin Yunanistan ayağında Akdeniz meyve sineği model organizma olarak kullanılarak Bactrocera dorsalis ve Bactrocera zonata türlerinin kontrolü simüle edildi. Son yıllarda Yunanistan’da tespit edilen bu iki türün ülkeye kalıcı olarak yerleşebileceğine dair göstergeler bulunduğu belirtildi. Araştırmacıların değerlendirmesine göre, yeni bir istilacı sinek türü tespit edilirse yaklaşık altı ay içinde kısır böceklerin seri üretileceği birim kurulabilir ve popülasyonu sınırlamak için planlı salımlar başlatılabilir. Kısır Böcek Tekniği’nde kısır erkekler yabani dişilerle çiftleşiyor, ancak yavru oluşmadığı için böcek popülasyonu zamanla azalıyor. Kaynağa göre yöntem insektisit kullanılmadan ve biyolojik çeşitlilik üzerinde etki oluşturmadan uygulanabiliyor. Teknik, yeni istilacı türlerin tespit edildiği Attika gibi kentsel alanlarda önem taşıyor; böceklerin kent içindeki ağaçlarda gelişmesi nedeniyle geleneksel ilaçlamanın bu bölgelerde pratik olarak mümkün olmadığı aktarılıyor. Naousa’daki pilot programda yaklaşık 350 dönümlük alana her hafta yaklaşık 200.000 kısır böcek salındı. Böcekler, drone’a takılan özel bir kasetten uçuş sırasında kademeli olarak bırakıldı; kasetin boyutu ve böcek sayısı kapsanacak alan ile uygulamanın ihtiyaçlarına göre ayarlanabiliyor. Araştırmacılar yöntemin daha geniş alanlara uygulanabileceğini, ancak büyük ölçekli çalışmaların önemli mali kaynak gerektirdiğini ve maliyetin yalnızca üreticiler tarafından karşılanamayacağını belirtti.

Papa Leo XIV’ten Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber
Veri haberi

Papa Leo XIV’ten Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı Çağrısı

Papa Leo XIV, Ukrayna’daki savaşın özellikle tahıl ithalatına bağımlı yoksul ülkelerde sınırların ötesinde acıya yol açtığını belirterek çatışmanın taraflarına tahılın Karadeniz üzerinden güvenli taşınmasına izin verme çağrısı yaptı. Papa, milyonlarca insanın günlük ekmeğinin savaşın rehinesi olamayacağını X’te 11 Ekim 2026’da yayımladığı mesajda söyledi. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi’nin 2 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, ülkenin derin su limanları Rusya’nın saldırıları nedeniyle iki aydır bloke durumda ve alternatif güzergâhlarla ihracatın %45’i sağlanabildi. Polonya ile Romanya 4 Ekim’de transit geçişi artırmayı reddetti. Politico’ya göre abluka sürerse bu yıl Ukrayna’da 35 milyon tona kadar tahıl mahsur kalabilir.

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor

Romanya’nın güneyinden üç küçük tarım üreticisi, Bükreş’teki Obor Pazarı’nda ürünlerini satmaya çalışırken kuraklık, dolu, yükselen yakıt maliyetleri ve tüketicilerin azalan alım gücüyle karşı karşıya. HotNews’un röportajında Georgeta Tudose, Niculae Tăchiță ve Geanina Enache, hava koşullarının yanı sıra ürünleri pazara ulaştırmanın ve satmanın da geçimlerini zorlaştırdığını anlattı. Röportajdaki üç üreticinin tamamının 50 yaşın üzerinde olduğu belirtildi. Habere göre 2026, buğday, kolza, patates ve salatalık dahil çoğu ürün için iyi bir yıl olarak öngörülüyor. Ancak Romanya’nın batısındaki illerde kuraklığın üretimi güçlü biçimde etkilediği aktarıldı. Kaynakta ayrıca Romanya’daki çiftçilerin yaklaşık %45’inin 65 yaşın üzerinde olduğu ve tarım iş gücünün yaşlandığı belirtildi. Röportajda konuşan üreticiler, iklim baskısının ekonomik sorunlarla birlikte küçük işletmeler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti. Georgeta Tudose, kuraklıktan korunmak için ürünlerinin bir bölümünü seraya taşıdığını söyledi. Buna karşılık açık alandaki ürünlerinin doludan zarar gördüğünü, yeniden ekildikten sonra yetiştiğini belirtti. Tudose’ye göre asıl sorun üretim değil satış. Müşteri sayısının azalması tezgâh fiyatlarını düşürmesine yol açarken satılamayan ürünlerin bir bölümü ertesi gün çöpe gidiyor. Tezgâh ve yakıt giderlerini karşılamak için bazı günler evden para getirdiğini anlatan üretici, her gün saat 04.00’te yola çıkıp Târgovişte’den Bükreş’teki tezgâhına yaklaşık 70 kilometre gidiyor. Meyve üreticisi Niculae Tăchiță ise tarımın kuraklık ve aşırı yağışa bağlı olduğunu, dikilen bir ağacın ürüne yatmasının 6-7 yıl sürdüğünü anlattı. Bu süreçte ağaçlara emek ve yatırım yapılmasına rağmen kuraklık nedeniyle kuruyabildiklerini söyledi. Tăchiță, karacaların her yıl yüzlerce ağacın kabuğuna zarar verdiğini, bu yıl ayının da ağaçlara zarar verdiğini belirtti. Üretiminin iyi olduğunu söylemesine rağmen müşteri azlığı nedeniyle tonlarca şeftali ve kirazın ziyan olduğunu aktardı. Tăchiță, tüketicilerin parasının yetmediğini, parası olanların ise alışveriş için süpermarketleri tercih ettiğini söyledi. Ayrıca artık daha az yemek ve reçel hazırlandığını düşündüğünü belirtti. Gençlerin çok emek ve az gelir nedeniyle tarıma ilgi göstermediğini savunan üretici, tarımla ilgilenecek insan sayısının azalmasının gelecekte ürünlerin niteliğini etkileyebileceğini öne sürdü. Geanina Enache ise ailesi yaşlandığı için işletmenin daha büyük bölümünü devraldığını, dışarıda sıcaklık 30-35 derece olduğunda seralarda sıcaklığın iki katına çıkabildiğini anlattı.

2026'da Küresel Süt Arzında %2.2 Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

2026'da Küresel Süt Arzında %2.2 Artış Bekleniyor

Ornua'nın Ekim 2026 tarihli piyasa raporuna göre, güçlü üretim akışlarının etkisiyle yıllık küresel süt arzının 2026'da %2.2 artması bekleniyor. Raporda, bu tahminin başlıca üretim bölgelerindeki gelişmelere dayandığı, ancak El Nino hava olayının gerçek etkisinin henüz bilinmediği belirtildi. Avrupa Birliği'nde süt üretimi eylülde %1,1 arttı; bu oran ağustostaki %2,5'lik artışın altında kaldı. Son aylardaki kuraklığa rağmen Fransa ve Almanya'daki üretim akışları beklenenden iyi gerçekleşti. Bu gelişme, AB'nin yıllık süt üretimi tahmininin kuraklık öncesi seviyelere, %1,9'a revize edilmesini sağladı.

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, tarımda yerli üretimin korunması için Bakanlar Konseyi başta olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların fiyatları düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını, kuraklığın da hayvan yemi üretimini tehdit ettiğini bildirdi. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin ülke içindeki pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek en etkili önlemin çiğ süt ithalatının azaltılması olduğunu söyledi. Bićo, uzun vadede süt ihraç edilirken bu sütten yapılan pahalı peynirlerin ithal edilmesi yerine yerli mandıralara yatırım yapılmasını ve peynir ile diğer süt ürünlerinin ülkede üretilmesini önerdi. Bićo’nun aktardığına göre Sırbistan, kendi üreticilerini korumak amacıyla geçen mayıstan bu yana Bosna-Hersek’ten süt ithalatını yasakladı. Bunun ardından Bosna-Hersek’teki alıcılar çiğ süt fiyatını litre başına 55, 60 ila 80 fenige indirdi. Bićo, bu bedelin üretim maliyetlerini karşılamadığını ve çiftliklerin kapanması riski bulunduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık nedeniyle silajlık mısırdaki zararın %50’yi aştığını, bunun da kışlık hayvan yemi arzını tehlikeye attığını belirtti. Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük tarifeleri konusunda yetkinin Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi’nde olduğunu, ancak Konseyin son dört yılda bu önlemleri gündeme getirmediğini savundu. Çiftçiler gelecek hafta tarımdaki durumu görüşmek üzere yeni adımlar belirleyeceklerini, sonuç alınmaması halinde süt taşıyan tankerleri durdurmak için sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Federasyondaki üretimin genel durumuna ilişkin değerlendirmesinde Bićo, yerli üreticilerin en iyi koşullarda ihtiyaçların yaklaşık %35’ini karşıladığını, kurak yıllarda bu oranın %20’nin altına indiğini söyledi. İlkbahar ekimi için vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt yardımının henüz yapılmadığını da belirten Bićo, üreticilerin litre başına 4 KM yakıt kullandığını ifade etti.

Mülteci Evlerindeki Gıda Yardımı Çağrısı Avusturya’da Tartışma Yarattı
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber

Mülteci Evlerindeki Gıda Yardımı Çağrısı Avusturya’da Tartışma Yarattı

Avusturya’da bir iç yazışma, mülteci evlerinde yaşayanların son kesintiler nedeniyle yeterli gıdaya ulaşmakta ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koydu. Bunun üzerine ilçe yönetimi, Sosyal Komisyon üyelerinden bir sonraki toplantıya kadar ortak bir yardım kampanyası veya destek düzenlenmesini değerlendirmelerini istedi. Yazı daha sonra FPÖ’ye ulaştı ve parti tarafından kamuoyuna açıklandı. FPÖ, hayat pahalılığı döneminde birçok Viyanalının geçinmekte zorlandığını savunarak çağrıyı skandal olarak nitelendirdi. Parti yöneticileri Maximilian Krauss ve Felix Schachner, resmi desteğe sahip sığınmacılar yerine ilçe sakinlerinin sosyal sorunlarına odaklanılması gerektiğini öne sürdü. Kaynakta önerilen yardımın uygulanıp uygulanmadığı belirtilmedi.

Bosna-Hersekli Süt Üreticileri Sınır Blokajı Uyarısı Yaptı
Görsel kaynağı: Vijesti.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Süt Üreticileri Sınır Blokajı Uyarısı Yaptı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, süt alım fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamadığını belirterek hükümetten yerli tarımı koruyacak acil önlemler istedi. Üreticiler, taleplerinin karşılanmaması halinde sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üretiminin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve süt ithalatının azaltılması gerektiğini söyledi. Kuraklığın silo mısırında %50'yi aşan zarara yol açtığı, litre başına alım fiyatının ise 55 ila 80 fening arasında kaldığı bildirildi.

Suriye ve IFAD Su Güvenliği ile Hayvancılık Projelerini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ve IFAD Su Güvenliği ile Hayvancılık Projelerini Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Bakanlığı teknik ekibi ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) heyeti, su güvenliği ve tarımsal geçim kaynakları programının tasarımını görüştü. Toplantıda ayrıca entegre hayvancılık geliştirme projesinin uygulama süreci ele alındı. Heyete, IFAD’ın Yakın Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa bölge direktörü ile Suriye ülke direktörü Tevfik el-Zubri başkanlık etti. Görüşmede tarımsal ürünlerin pazarlara erişiminin kolaylaştırılması, kırsal toplulukların desteklenmesi ve tarım sektörünün durumunun iyileştirilmesi değerlendirildi. Tarım Bakanlığının aktardığına göre taraflar, hayvancılık projesinin uygulama aşamalarını, elde edilen başarıları ve karşılaşılan zorlukları gözden geçirdi. Projelerin teknik, mali ve idari yönleriyle belirlenen plan ve programlara uyumu da toplantının gündeminde yer aldı.

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor

Çin’in tarım ve gıda gücü olma yönünde ilerlediği, ülkenin üretim kapasitesinin Afrika’daki tarımsal kalkınma için örnek oluşturabileceği savunuluyor. Makalede Çin’in tahıl üretiminin iki yıl üst üste 700 milyon ton seviyesinde kaldığı ve 1,4 milyar kişinin gıda talebini karşıladığı belirtiliyor. Üretimin temel yeterliliğin ötesine geçtiği, gıda politikasının yalnızca yeterli miktara değil, besleyici gıdaya erişime de odaklandığı aktarılıyor. Metne göre Çin, dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini dünya ekilebilir arazisinin %9’u ile besliyor. Çinli araştırma kurumları iklim değişikliği ve kuraklığa uyum sağlamak amacıyla tarım teknolojileri ile ıslah çalışmalarını geliştirirken, genetik yatırımları yüksek verim, hastalık direnci ve besin alımı gibi özelliklere yöneliyor. Bu çalışmaların ortak hedefi, istikrarlı ve besleyici bir gıda arzı oluşturmak olarak açıklanıyor. Felix Dapare Dakora’nın aktardığı Hebei örneğinde bir köy, üretimden işleme ve satışa uzanan bir zincir işletiyor. Dakora, çiftçilerin kooperatiflerde örgütlenmesiyle yeni çeşitlerin ve üretim yöntemlerinin komşu işletmelere yayılabileceğini belirtiyor. Afrika’da gıda yoksulluğundan ve ardından gelir yoksulluğundan çıkışın tarımsal üretimle başlaması gerektiğini savunan Dakora, Çinli ve Afrikalı araştırmacıların ortak geliştirdiği teknolojilerle Afrika’da benzer kooperatifler kurulmasını istiyor. Makalede Afrika’nın dünyadaki kullanılabilir ekilebilir arazinin yaklaşık %60’ına sahip olmasına rağmen birçok ülkenin yeterli gıda üretemediği ve ithalata dayandığı ifade ediliyor. Bu durum, başta teknoloji ve makine eksikliği ile tarımsal araştırmalara yetersiz yatırım yapılmasına bağlanıyor. Sichuan’daki bir demonstrasyon üssünde Çin’in yerli süper hibrit pirincinin veriminin hektar başına yaklaşık 18,8 metrik tona ulaştığı da bildiriliyor; metin bu veriyi Çinli bilim insanlarının hedefini aşan bir sonuç olarak aktarıyor. Dakora, Hainan’ın tropikal iklimi ile Afrika’nın büyük bölümündeki iklim koşullarının benzerliğinin ürünlerin iki bölgede test edilip değiş tokuş edilmesine imkân sağlayabileceğini belirtiyor. Ona göre Çin-Afrika tarım işbirliği, sınırlı sayıda bilim insanının eğitilmesinin ötesine geçerek tohum, gübre, tarım makineleri ve sulamayı kapsamalı. Kuraklığa dayanıklı ve yüksek verimli çeşitlerin ortak test edilmesi, mekanik ve sulama teknisyenlerinin eğitilmesiyle geliştirilen kapasitenin proje ekipleri ayrıldıktan sonra da yerel topluluklarda kalması hedefleniyor.

Kültür Eti Sektöründe Yatırım İvmesi Kapanmalarla Tersine Döndü
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Kültür Eti Sektöründe Yatırım İvmesi Kapanmalarla Tersine Döndü

Kültür eti ve deniz ürünü şirketlerinde 2021-2023 döneminde hızlanan yatırım akışı, 2025'in sonlarında bir dizi girişimin faaliyetlerini durdurmasıyla tersine döndü. Food Safety News'in Good Food Institute verilerine dayandırdığı bilgilere göre şirketler bu dönemde 2,5 milyar doların üzerinde yatırım çekti. Ancak toplamın, sermaye hareketlerinin hızlı olması nedeniyle gerçekte daha yüksek olabileceği belirtildi. 2023'te girişim sermayesinin yaklaşık yarısı Upside Foods, Believer Meats, Wildtype, Aleph Farms ve Mosa Meat'in yer aldığı ilk beş şirkete yöneldi. Sektörün temel modeli, canlı hayvandan alınan kök hücrelerin büyüme bileşenleri içeren kültür ortamında biyoreaktörlerde çoğaltılarak geleneksel ete benzer ürünler elde edilmesine dayanıyor. Bu yaklaşım, hayvan kesimine gerek kalmadan üretim yapılabileceği iddiasıyla yatırımcıların ilgisini çekmişti. Ancak Hollanda merkezli kültür eti üreticisi Meatable, Uncommon Bio'nun kültür eti platformunu satın almasının ardından 2025'in sonlarında faaliyetlerini durdurdu. Birleşik Krallık merkezli CellRev de hücre üretiminde kullanılmak üzere özel besin katkıları geliştiriyordu; şirket, yatırım almasını sağlayacak ticari hedeflere zamanında ulaşamadığı için aynı dönemde kapanacağını açıkladı. Hollanda merkezli Upstream Foods ise somondan başlayarak kültür balığı yağı geliştirmeyi planlamasına rağmen gerekli sermayeyi toplayamadı. Sektördeki en dikkat çekici kapanmalardan biri Believer Meats oldu. Şirket, Kuzey Carolina'da biyoreaktörler ve santrifüjler bulunan, 125 milyon dolarlık bir kültür tavuğu üretim tesisi tamamladı. Raleigh yakınındaki tesis, kültür tavuğu üretiminde dünya merkezlerinden biri olacak şekilde planlanmıştı. Şirketin ABD hükümetinden onay aldığı ve bölge için önemli bir işveren olarak görüldüğü aktarıldı. Believer Meats, büyük bir finansal destekçisini kaybettikten sonra şirketi kurtarmak için son dakika kredisi alamadı. 2021'de 600 milyon dolar değer biçilen girişim, herhangi bir üretim gerçekleştiremeden faaliyetlerini durdurdu ve geride boş bir fabrika bıraktı. Kaynağa göre bu gelişmeler, sektörün yatırım bulma kapasitesindeki sorunları görünür hale getirdi. Girişim sermayesi fonlarının beş ila yedi yıl içinde yüksek getiri beklentisi ile kültür etinin pazar uygulanabilirliğinin en az on yıl daha uzakta görüldüğü değerlendirmesi arasında belirgin bir zaman farkı bulunuyor. Ayrıca biyoteknolojik üretim sürecinde biyoreaktörler pahalı enerji girdileri ve özel besin çözeltileri gerektiriyor. Kaynak, bu ekipman ve girdilerin yüksek sermaye harcamalarına yol açtığını belirtiyor.

Polonya’da M Sınıfı Kafes Yumurtası Fiyatı Yıllık Bazda %22,4 Düştü
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da M Sınıfı Kafes Yumurtası Fiyatı Yıllık Bazda %22,4 Düştü

Polonya’da yumurta fiyatlarında düşüş eğilimi öne çıkarken en belirgin gerileme kafes sistemi yumurtalarında görüldü. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığının (MRiRW) Entegre Tarımsal Piyasa Bilgi Sistemi (ZSRIR) verilerine göre paketleme tesisleri, 28 Eylül–4 Ekim 2026 döneminde 100 adet M sınıfı kafes yumurtası için ortalama 52,04 zloti ödedi. Fiyat bir haftada %1,5, Ekim 2025 başına göre %22,4 düştü. Kafes sisteminde L sınıfı yumurtaların ortalama fiyatı 69,15 zł/100 adet olurken haftalık düşüş %1, yıllık düşüş %10,3 olarak kaydedildi. S sınıfında yıllık gerileme %25,6’ya ulaştı ve ortalama fiyat 32,42 zł/100 adet oldu. XL sınıfı ise haftalık bazda istisna oluşturarak %1,4 arttı ve 85,86 zł/100 adede çıktı. Alternatif yetiştirme sistemlerinde fiyatlar daha yüksek seviyelerde kaldı. Yumurtalık sistemde M sınıfı yumurtaların fiyatı 68,41 zł/100 adet olarak ölçüldü; bu değer haftalık %4,1, yıllık %5,8 düşüşe işaret etti. Serbest gezen yumurtalarda M sınıfı 83,82, L sınıfı 93,75 zł/100 adet oldu ve yıllık fiyatlar sırasıyla %1,8 ile %4,8 arttı. Organik M sınıfı yumurtalar ise 101,60 zł/100 adetle yıllık bazda %2,5 yüksek kaldı. İşleme gönderilen yumurtalarda haftalık hareket farklılaştı. Ortalama alım fiyatı %2,5 artarak 6191,44 zł/tona yükselse de yıllık bazda %21,8 düşük kaldı. Avrupa Komisyonu verilerine göre Polonya’da yumurta fiyatı 2026’nın 40. haftasında yaklaşık 233,72 euro/100 kilogram olurken AB ağırlıklı ortalaması 247,53 euro/100 kilogram olarak gerçekleşti. ZSRIR’nin 2025 verileri, satışlarda yumurtalık sistemin %42,2 ile en büyük paya sahip olduğunu gösterdi.

Mısır’da Veteriner Hekimlik ve Gıda Güvenliği Zirvesi Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Veteriner Hekimlik ve Gıda Güvenliği Zirvesi Düzenlenecek

Mısır Veteriner Hekimler Genel Sendikası ile Kahire Badr Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi, fakültenin üçüncü uluslararası bilimsel konferansını 19 Ekim 2026’da düzenleyecek. “Tek Dünya, Tek Sağlık” temalı konferansa yaklaşık 250 kişi katılacak; katılımcıların 50’si Avrupa, Asya, Afrika ve Arap ülkelerindeki üniversite ve akademik-sağlık kurumlarından gelecek. Etkinlik, veteriner hekimliği, halk sağlığı ve gıda güvenliği alanlarında meslek kuruluşları ile akademik sektör arasındaki iletişimi güçlendirmeyi; araştırma, eğitim ve yeniliği desteklemeyi amaçlıyor. Almanya, Romanya, Endonezya, Uganda, Somali, Çin, Güney Kore, Senegal, Türkiye ve Gana’dan uzmanların yanı sıra Arap ülkelerinden katılımcılar, insan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki ilişkiyi “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde ele alacak. Dünya Sağlık Örgütü Doğu Akdeniz Bölge Ofisi de konferansa katılacak; etkinlik kapsamında Mısır Sağlık Konseyi toplantısı yapılacak. Konferans programında yapay zekâ destekli sivrisinek tuzakları, mobil laboratuvarlar, sanal gerçeklik uygulamaları ve epidemiyoloji simülasyonları bulunuyor. Yapay zekânın hızlı tanı, hastalık taşıyıcılarının izlenmesi ve hastalıkların yayılmadan önce tespit edilmesinde kullanılma olasılığı da tartışılacak. Gıda güvenliği, hayvansal üretim ve kanatlılar, su ürünleri, hayvan refahı, antimikrobiyal direnç, iklim değişikliği, epidemiyoloji ve hastalıkların önlenmesi diğer başlıklar arasında yer alıyor. Bilimsel çıktılar kapsamında 25 araştırma, uluslararası veri tabanlarında indekslenen hakemli dergilerde yayımlanmak üzere aday gösterildi.

Papa’dan Karadeniz’de Güvenli Tahıl Taşımacılığı Çağrısı
Görsel kaynağı: RaiNews · Özgün haber

Papa’dan Karadeniz’de Güvenli Tahıl Taşımacılığı Çağrısı

Papa, Angelus sırasında Ukrayna’daki savaşın etkilediği tahıl taşımacılığına ilişkin çağrıda bulunarak çatışan taraflardan Karadeniz’de tahılların güvenli şekilde taşınmasına izin vermelerini istedi. Papa, milyonlarca insanın günlük ekmeğinin savaşın rehinesi olmaması gerektiğini söyledi. Açıklamada, savaşın Ukrayna sınırlarının ötesinde, özellikle tahıl ithalatına bağımlı yoksul ülkelerde acılara yol açtığı belirtildi. Papa’nın sözleri, akciğerdeki bir nodülün alınması için yapılacak operasyonun duyurusundan önce, Angelus sırasında dile getirildi.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Ukrayna, Rus Tahılının AB Üzerinden Transitini Yasaklama Girişimini Destekledi
Görsel kaynağı: The Kyiv Independent · Özgün haber

Ukrayna, Rus Tahılının AB Üzerinden Transitini Yasaklama Girişimini Destekledi

Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, Letonya, Litvanya ve Estonya başbakanlarına Rusya’nın tahılını Avrupa Birliği (AB) üzerinden taşımasını yasaklamaya yönelik girişimi başlattıkları için teşekkür etti. Vysotskyi, girişimin AB düzeyinde ilerletilmesinin önemini vurgularken Baltık ülkelerinin Ukrayna’ya desteğini övdü. Litvanya Başbakanı Mindauga Sinkevicius, 8 Ekim’de AB’den Rus tahılına yaptırım uygulanmasını ve bu ürünün transit geçişinin yasaklanmasını istedi. Üç Baltık başbakanı da ertesi gün ortak mektupla konuyu AB gündemine taşıdı. Mektupta, işgal altındaki topraklardan çalınan tahılın AB üzerinden ihraç edilmesini önleyecek adımlar atılması ve Rus tahılının AB topraklarından transit geçişinin yasaklanması talep edildi. Ayrıca Ukrayna’nın pazarlara daha fazla tahıl ulaştırabilmesi için AB-Ukrayna Dayanışma Hatları’nın güçlendirilmesi istendi. Kaynakta, Rusya’nın Karadeniz ablukasının Ukrayna’nın tarım ihracatından vergi geliri toplama kapasitesini olumsuz etkilediği, küresel tahıl fiyatlarını yükselttiği ve Ukrayna ihracatına bağımlı Kuzey Afrika ile Orta Doğu ülkelerini riske attığı belirtildi. Baltık başbakanları, AB’nin Rusya’nın saldırganlığının ekonomik sonuçlarını telafi ettiği bir kanala dönüşmemesi gerektiğini savundu. Yasağın ne zaman kararlaştırılıp uygulanacağı ise bilinmiyor.

Malezya, Kullanılmayan Askeri Arazileri Gıda Güvenliği İçin Değerlendirmeyi Planlıyor
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Malezya, Kullanılmayan Askeri Arazileri Gıda Güvenliği İçin Değerlendirmeyi Planlıyor

Malezya Savunma Bakanlığı, kullanılmayan Malezya Silahlı Kuvvetleri arazilerini ulusal gıda güvenliğini desteklemek ve askeri gazilerin sosyoekonomik refahını artırmak amacıyla değerlendirmeyi planlıyor. Savunma Bakanı Mohamed Khaled Nordin, uygulamanın JanaVeteran Programı ile Boustead Plantations (BPlant) işbirliğinde yürütülebileceğini söyledi. Bazı arazi parsellerinin herhangi bir tahsis veya geliştirme planı bulunmadığı için 10 ila 15 yıldır kullanılmadan durduğu belirtildi. Khaled, projenin tarımla ilgilenen gazilere iş ve gelir fırsatı sağlayacağını ifade etti. Her yıl 5.000 askeri personelin emekli olduğunu belirten bakan, bu gazilerin programa dahil edilmesinin seçeneklerden biri olduğunu söyledi. Khaled ayrıca gıda arzındaki kıtlıkların veya yükselen gıda maliyetlerinin ulusal güvenlik tehdidine dönüşebileceğini kaydetti. JanaVeteran pilot projesi, Kota Tinggi'deki Ladang Telok Sengat'ta KayTi zencefili yetiştiriciliğiyle başladı. BPlant, katılımcıların ürününü satın alarak projeye pazar garantisi sağlıyor. Khaled, BPlant ile yürütülen JanaKomuniti Programı kapsamındaki çalışmalarla Kota Tinggi'yi ülkenin başlıca KayTi zencefili üreticisi yapmayı amaçladığını söyledi. JanaKomuniti, Kota Tinggi Parlamento Ofisi tarafından desteklenen bir BPlant kurumsal sosyal sorumluluk girişimi olarak kümelenmiş fertigation zencefil tarımını içeriyor.

PFC'den CPEC İçin Shenzhen Tarzı Reform Çağrısı
Görsel kaynağı: Associated Press of Pakistan · Özgün haber

PFC'den CPEC İçin Shenzhen Tarzı Reform Çağrısı

Pakistan Mobilya Konseyi (PFC) Üst Yöneticisi Mian Kashif Ashfaq, hükümete Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun (CPEC) ikinci aşamasının potansiyelinden tam yararlanmak için Shenzhen tarzı reformlar uygulama çağrısı yaptı. Çağrı, koridorun sanayi ve tarım alanlarındaki işbirliği fırsatlarıyla ilişkilendirildi. Ashfaq’ın önerileri arasında Özel Ekonomik Bölgelerin (SEZ) kuruluşunun hızlandırılması ve yatırım prosedürlerinin basitleştirilmesi yer aldı. Bu adımlar, CPEC kapsamındaki potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi hedefiyle sunuldu.

Moldova’nın Deniz Yoluyla İhracatı 2026’da Rekor Kırdı, Buğday Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’nın Deniz Yoluyla İhracatı 2026’da Rekor Kırdı, Buğday Öne Çıktı

Moldova’nın 1 Ocak–6 Ekim 2026 dönemindeki deniz yolu ihracatı 1,64 milyon tona ulaştı. Bu hacim, 2025’in tamamındaki ihracatı %16, 2024’teki seviyeyi ise %9,5 aştı. Dokuz ayı aşkın sürede 719 gemi yüklenirken, tahıl ve yağlı tohumlar toplam ihracatın 1,48 milyon tonunu, yani %90’ını oluşturdu. Buğday, deniz yoluyla gönderilen ürünler arasında ilk sırada yer aldı. 6 Ekim’e kadar 834.500 ton buğday ihraç edildi; bu miktar 2025’in tamamına göre %66, 2024’teki rekor seviyeye göre %22 daha yüksek oldu. Buğday toplam deniz yolu ihracatının %51’ini oluşturdu ve 361 gemiyle taşındı. Mısır ihracatı 181.571 tona, kolza ihracatı ise 127.031 tona ulaştı. Moldova’nın başlıca deniz lojistik merkezi Giurgiulești olmaya devam etti. Giurgiulești Uluslararası Serbest Limanı’ndan 1.187.353 ton mal ihraç edildi ve bu hacim toplam deniz yolu ihracatının %72’sini oluşturdu. Bununla birlikte, Ungheni Nehir Limanı’nın yönettiği altyapıdan 457.149 ton mal sevk edildi. Bu miktar 2025’in tamamına göre %51 artarken, söz konusu operatörün toplam ihracattaki payı %21’den %28’e yükseldi. Ungheni altyapısı, 834.500 tonluk buğday ihracatının 301.751 tonunu yönetti. Kolza ihracatında ise bu altyapının payı %58’e ulaştı. Kaynakta, işlenmiş ürün ihracatının önceki yılların altında kaldığı belirtildi. Su yoluyla ayçiçek yağı ihracatı 64.945 tonla 2025’in tamamına göre %28 geriledi. Artan ihracat hacmine rağmen deniz taşımacılığı hidrolojik kuraklığın yol açtığı güçlüklerle karşılaştı. Ayçiçeği ihracatının neredeyse tamamı olan 219.475 ton, özellikle Türkiye'deki limanlara olmak üzere Giurgiulești üzerinden gerçekleştirildi.

Finlandiya’da PTT, Patates, Tahıl ve Sığır Eti Sektörlerine Destek Önerdi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da PTT, Patates, Tahıl ve Sığır Eti Sektörlerine Destek Önerdi

Finlandiya’da Pellervon Taloustutkimus PTT, Avrupa Birliği’nin üretici örgütlerine yönelik faaliyet programı desteğinin patates, tahıl ve sığır eti sektörlerine genişletilmesini önerdi. PTT’nin Tarım ve Orman Bakanlığının talebiyle hazırladığı çalışmaya göre bu üç sektörde desteğin kullanılabilmesi için en fazla koşul bulunuyor ve onaylı üretici örgütleri faaliyet gösteriyor. Finlandiya’da destekten şu anda yalnızca meyve ve sebze sektörü yararlanabiliyor. Çalışmada desteğin ticari faaliyetlere, pazara erişime ve üreticilerin pazardaki konumunu güçlendirmeye daha fazla yöneltilmesi istendi. Kıdemli tarım ekonomisti Päivi Kujala, patates sektöründe koşulların en ileri düzeyde olduğunu, tahıl sektöründe ticari işbirliği ile arzın bir araya getirilmesine duyulan ihtiyacın büyük olduğunu, sığır etinde ise desteğin yeni gelişen üretici örgütlenmesini güçlendirebileceğini belirtti. Önerilen faaliyetler sektörlere göre farklılaşıyor. Patateste ürün geliştirme, depolama, işleme, paketleme, pazarlama ve uluslararasılaşma; tahılda ortak ticari faaliyet, pazar bilgisi, yeni pazar kanalları ve pazara erişim öne çıkıyor. Sığır etinde ise üretim verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik yatırımları, kalite yönetimi, izlenebilirlik, pazarlama ve pazara erişim desteklenebilecek alanlar arasında sayılıyor. Finlandiya’da mevcut finansman döneminde meyve ve sebze sektöründe üç üretici örgütü faaliyet programı yürütülüyor. Araştırma direktörü Sari Forsman-Hugg, bu deneyimlerin üretici örgütlerinin pazardaki konumu, üretimin koordinasyonu ve ürünlerin pazara sunulması üzerinde olumlu etkiler sağlayabildiğini aktardı. Ancak çalışma, desteğin tek başına işleyen bir üretici işbirliği oluşturmayacağına dikkat çekti. Mevcut uygulamada başvuru, maliyetlerin doğrulanması, raporlama ve ödeme süreçleri ağır bulunurken, ulusal uygulamada daha açık ve öngörülebilir işlemler ile daha düşük idari yük önerildi.

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor
Fotoğraf: Photo par BOUILLAND STEPHANE / HEMIS.FR / HEMIS.FR / HEMIS VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor

Fransa’nın Lorient kentindeki Keroman Zanaat Balıkçılığı İşletmesi, akaryakıt fiyatlarındaki sert yükseliş nedeniyle mali baskı altında. Balıkçılar litre başına 1,21 avroya kadar düşen vergisiz gazelden yararlansa da bu destek, özellikle büyük trol teknelerinin yüksek tüketimi karşısında yükü hafifletmeye yetmiyor. İşletmenin beş çok amaçlı trol teknesi günde ortalama 1.400 litre yakıt tüketiyor. İşletme direktörü Jérôme Nicol’e göre artan giderler satış fiyatlarına aktarılamıyor. Balığın fiyatı müzayedede belirlendiği için işletmeler fiyatı doğrudan artıramıyor; kotalar da daha fazla avlanarak geliri yükseltme olanağını sınırlıyor. Balıkçılıkta kullanılan mavi renkli gazelin fiyatının yıl başından bu yana iki katına çıktığı belirtilirken, Nicol balıkçıların aylık gelirlerindeki azalmanın 200 ila 600 avro arasında olduğunu tahmin ediyor. Kıyıdan uzakta çalışan büyük trol tekneleri, klasik bir tekneye göre 13 kata kadar daha fazla yakıt tüketebiliyor. Ifremer araştırmacısı Olivier Guyader, trol avcılığında cironun %25 ila 30’unun yakıt maliyetiyle kaybedildiğini belirtiyor. Küçük tekneler de gider artışından etkileniyor ancak daha sınırlı bir baskı yaşıyor; bu tekneler için çalışma alışkanlıklarının değiştirilmesi ve elektrikli tahrike geçiş mümkün görülüyor. Didier Gascuel ise sektörün 20 veya 30 yıl içinde planlı biçimde trol avcılığından çıkmasını öneriyor. Gascuel, gazel vergisi indirimini Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) sübvansiyon olarak değerlendirdiğini ve bu indirim olmadan trol balıkçılığının hızla çökeceğini savunuyor. Hükümet, fiyat artışlarının başlamasından bu yana balıkçıların yakıt giderlerine destek için 30 milyon avrodan fazla kaynak ayırdı; ancak kısa vadede belirgin bir çözüm bulunmadığı aktarılıyor.

Avusturya’da Gıda Fiyatları Düşük Gelirlileri Zorluyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Gıda Fiyatları Düşük Gelirlileri Zorluyor

Avusturya’da süpermarketlerdeki günlük alışverişlerin son dönemde pahalandığı, düşük gelirli kişilerin ise artan gıda fiyatları karşısında gelecekten endişe duyduğu bildirildi. Krone, Salzburg’daki düşük gelirlilere hizmet veren sosyal markette alışveriş yapanlarla konuştu. Salzburg’un Elisabeth-Vorstadt bölgesindeki markette, koronavirüs pandemisinden bu yana aynı anda en fazla 12 müşterinin alışveriş yapmasına izin veriliyor. Tek başına çocuk büyüten ve yarı zamanlı çalışan Elena, yalnızca kirasının 1.000 avro olduğunu belirterek geçinmekte zorlandığını anlattı.

Rusya’nın Ermenistan Tarım Ürünlerine Kısıtlamaları Üreticileri Zorluyor
Görsel kaynağı: Bizim.Media · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Ermenistan Tarım Ürünlerine Kısıtlamaları Üreticileri Zorluyor

Rusya’nın Ermenistan tarım ürünlerine yönelik ithalat kısıtlamaları Rusya pazarını büyük ölçüde etkilemezken Ermeni üreticiler için ciddi sorunlara yol açtı. Ermenistan ürünlerinin Rusya ithalatındaki payı kategoriye göre %1 ile 7 arasında kaldığı için Rus tüketiciler fiyat veya ürün çeşitliliğinde değişiklik hissetmedi. Rusya pazarı birçok ürün için Ermeni üreticilerin tek satış alanı oldu. Rosselkhoznadzor, Haziran 2026’da karantina altındaki ürünler, transit geçişler ve balık ürünlerine; Temmuz 2026’da ise süt ürünlerine yönelik ithalat kısıtlamaları getirdi. Kurum Başkanı Sergey Dankvert, gerekçenin siyasi değil, Ermenistan’daki kalite ve güvenlik denetiminin yetersizliği olduğunu açıkladı.

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor

Suriye’nin Rakka kentinin güney kırsalında artan tarımsal üretim maliyetleri ve mevsimlik ürünlerin ekonomik cazibesindeki gerileme, bazı çiftçileri buğday, pamuk ve sarı mısırdan üzüm başta olmak üzere meyve ağaçlarına yöneltiyor. Çiftçiler, mevsimlik ürünlerde tohum, gübre, tarım ilacı ve işçilik giderlerinin yükseldiğini; ürünleri pazarlamanın zorlaştığını ve bazı ödemelerin geciktiğini belirtiyor. Üzüm, badem türleri ve şeftali Rakka’daki alternatifler arasında öne çıkarken Curniye, Kesrat ve vilayetteki başka bölgelerde üzüm bağlarının kurulumu genişliyor. Üreticilere göre üzüm yetiştiriciliği daha az işgücü gerektiriyor; bazı durumlarda aile, ilaçlama ve ağaç bakımından hasat hazırlığı ile pazarlamaya kadar işlerin çoğunu üstlenebiliyor. Bağların üretime geçmesi birkaç yıl alsa da sonrasında yıllık ürün alınabilmesi, çiftçileri mevsimlik tarımdan meyve ağaçlarına geçmeye teşvik ediyor. Üzüm üretiminde pazarlama ve fiyat dalgalanması ise devam eden sorunlar arasında. Bir üretici, kilogram fiyatının sezon başında yaklaşık 7-8 bin Suriye lirasından sezon ortasında 3-4 bin liraya gerileyebildiğini söyledi. Ziraat mühendisi ve çiftçi Muhammed el-Assaf ise o sıradaki fiyatın 3-3,5 bin lira olduğunu ve bunun üretim maliyetleriyle örtüşmediğini belirtti. Bu farklılıklar, fiyatların dönem ve üretim miktarına göre değiştiğine işaret ediyor. Çiftçiler, kuyularla yapılan sulamada mazot fiyatlarının maliyetleri artırdığını belirterek gübre ve yakıt desteği istiyor. Ayrıca dış pazarların açılması, soğutma birimleri ile donanımlı taşıma araçlarının sağlanması ve ürünlerin yüksek arz döneminde düşük fiyattan satılmasını önleyecek depolama imkânlarının oluşturulması talep ediliyor. Bölgede çoğunlukla Vitmuni, yerel adıyla Şami, üzümü yetiştirilirken daha az miktarda Helvani ile son üç yılda yayılan Sihirbaz Parmakları ve Yakut çeşitleri de bulunuyor.

Bulgaristan’da Toptan Gıda Fiyatları Haftalık Bazda Yükseldi
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Toptan Gıda Fiyatları Haftalık Bazda Yükseldi

Bulgaristan’ın Toptan Fiyat Endeksi, Devlet Emtia Borsaları ve Toptan Piyasalar Komisyonunun haftalık analizine göre bir hafta önceki 2,324 puandan %0,82 artışla 2,343 puana yükseldi. Gıda toptan fiyatlarındaki değişimi izleyen endeksin 1,000 puanlık baz seviyesi 2005 yılına dayanıyor. Sebzelerde en yüksek artış domateste görüldü. Domatesin toptan fiyatı %16,83 yükselerek kilogram başına 1,86 avroya çıktı. Yeşil biber %14,99, kırmızı biber %3,54, kabak %4,46 ve sarı soğan %2,79 arttı. Buna karşılık marul, havuç, salatalık, patates ve lahana ucuzladı; en sert düşüş marulda kaydedildi. Meyvelerde yalnızca elmanın fiyatı %6,4 artarak kilogram başına 1,13 avroya ulaştı. Üzüm, limon ve muzun fiyatları geriledi. İnek sütünden beyaz salamura peynir, Vitosha tipi kaşar, yoğurt ve sütün fiyatları yükselirken tereyağının 125 gramlık paketi %4,53 düşüşle 1,35 avroya indi. Dondurulmuş tavuk eti %0,9 artışla kilogram başına 3,60 avroya çıktı, M boy yumurtanın fiyatı ise adet başına 0,19 avroda kaldı. Pirinç, şeker ve ayçiçek yağı pahalanırken kuru fasulye ile mercimek ucuzladı. En sert toptan fiyat düşüşü, %10,03 gerileyerek kilogram başına 0,61 avroya inen 500 tipi unda görüldü.