ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

256 haber · Sayfa 7

Yemlik Arpa Talebi Dünya Ticaretini Destekliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Yemlik Arpa Talebi Dünya Ticaretini Destekliyor

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 2025/26 ekim-eylül sezonunda dünya arpa ithalatının yaklaşık 35 milyon tona ulaşacağını tahmin etti. Bu hacim, 2020/21 sezonundaki 37 milyon tonun ardından kaydedilen en yüksek ikinci seviye olarak değerlendiriliyor. Kurum, güçlü yemlik arpa talebinin maltlık arpaya yönelik daha düşük talebi telafi ettiğini ve başlıca ihracatçıların bol hasatlarından yapılan sevkiyatları artırdığını belirtti. Son yıllarda arpa talebindeki büyümenin büyük bölümünü hayvan yemi oluşturdu. Arpanın enerji değerinin mısırın %85-90'ına denk gelmesi, mısırın erişilemez veya pahalı olduğu dönemlerde ürünü alternatif yem kaynağı haline getiriyor. Arjantin'in FOB fiyatlarında yemlik arpanın güncel spot fiyatı ton başına 237 dolar olurken, bu değer mısırın %12,8 üzerinde bulunuyor. Bir yıl önce iki ürün arasındaki fark %6,0 seviyesindeydi. Arjantin, Avustralya ve Kanada'nın ihracatı da yemlik arpanın ağırlığını gösterdi. Bu üç ülke 2022/23 sezonunda yaklaşık 4,0 milyon ton maltlık ve yaklaşık 9,0 milyon ton diğer kullanım amaçlı arpa satarken, 2025/26 sezonunun şu ana kadarki bölümünde miktarlar sırasıyla yaklaşık 5,0 milyon ve 13 milyon tona çıktı. 2025/26 talebinde Çin'in alternatif yem tedarikçileri araması etkili olurken, Türkiye kuraklık nedeniyle ihracatçı konumundan ithalatçı konumuna geçti. USDA, 2026/27 sezonunda dünya arpa ithalatının 30 milyon tonun biraz üzerine gerilemesini bekliyor. Bu öngörünün gerekçeleri arasında bazı önemli ithalatçıların iç üretimindeki artış ve başlıca ihracatçıların hasatlarının ortalama seviyelere dönmesi bulunuyor. Çin'in 13,0 milyon tonluk beklenen ithalatla ticaretin başlıca motoru olacağı, talebin ise Avustralya'nın rekor hasadı ve Kanada gibi tedarikçilerin güçlü arzıyla karşılanabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte Karadeniz'deki lojistik kesintinin Rusya ve Ukrayna'nın sevkiyat kapasitesini sınırlayabileceği ifade ediliyor.

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor

Fosfatlı gübre fiyatlarındaki %26’lık artış ve sevkiyatlarda yaşanan gecikmeler, küresel tarımsal üretimin maliyetleri ile gelecek dönem arzına ilişkin endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 24 Eylül tarihli verilerine göre, Orta Doğu’daki savaşın uluslararası ticarette yol açtığı aksaklıklar her ay 1,5 ila 3 milyon ton gübrenin taşınmasında gecikmeye neden oldu. Bu durumun artan üretim maliyetlerini zamanla gıda fiyatlarına yansıtmasından endişe ediliyor. Gübre piyasasındaki baskıda enerji maliyetleri de etkili oluyor. FAO verilerine göre doğal gaz fiyatları, Orta Doğu’daki çatışma öncesi seviyelere göre %129 ila 139 yükselirken Brent petrolündeki artış %39 oldu. Doğal gaz, amonyak üretiminde temel hammadde olarak kullanıldığı için fiyatındaki yükseliş azotlu gübre üreten sanayinin maliyetlerini artırıyor ve üreticilerin kâr marjlarını daraltıyor. Basra Körfezi, tarımsal üretimde kullanılan önemli hammaddelerin küresel tedarikinde belirleyici konumda bulunuyor. FAO’ya göre bölge, dünya üre arzının %30 ila 35’ini, amonyak arzının %20 ila 30’unu ve küresel kükürt ihracatının %50’sini karşılıyor. Uluslararası ticarete konu gübrelerin normal koşullarda %20 ila 30’u da Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Reuters’ın aktardığına göre ticari gemilerinin boğazdan geçişi, tanker saldırılarının tırmanması nedeniyle 6 Ekim’de iki aydan uzun sürenin en düşük seviyesine indi; bu veri toplam deniz taşımacılığını kapsıyor. Teslimatların zamanlaması, gübre kullanımının bitkilerin belirli gelişme aşamalarıyla bağlantılı olması nedeniyle üretim açısından kritik görülüyor. Ticaret akışı daha sonra düzelse bile yaşanan gecikmeler verimleri etkileyebilir. Yüksek fiyatlar bazı çiftçileri gübre kullanımını azaltmaya veya ekim planlarını değiştirmeye yöneltebilir. FAO, gübre kıtlığının 2026’nın ikinci yarısında ve 2027’de tarımsal verimlerin düşmesine ve gıda arzının daralmasına yol açabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği’nde Komisyon, fiyat artışlarından etkilenen çiftçilere destek amacıyla Ortak Tarım Politikası kapsamındaki acil yardım kaynaklarının artırılması ve kısa vadeli desteklerde üye ülkelere daha fazla esneklik sağlanması seçeneklerini sundu. Gübre stoklarının oluşturulması ve alternatif ürünlerin teşvik edilmesi de gündeme geldi. Bununla birlikte gübre maliyetlerinin nihai gıda fiyatlarına geçişi doğrudan ve tüm ürünlerde aynı değil; artışların süresi, gübrenin toplam maliyet içindeki payı ve maliyetin ne kadarının karşılanabildiği belirleyici oluyor. FAO’nun 2 Ekim’de açıkladığı verilere göre küresel gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak aylık %1,5, yıllık %5,8 yükseldi; bu artış yalnızca gübre maliyetlerine bağlanmıyor.

Kültür Eti Sektöründe Yatırım İvmesi Kapanmalarla Tersine Döndü
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Kültür Eti Sektöründe Yatırım İvmesi Kapanmalarla Tersine Döndü

Kültür eti ve deniz ürünü şirketlerinde 2021-2023 döneminde hızlanan yatırım akışı, 2025'in sonlarında bir dizi girişimin faaliyetlerini durdurmasıyla tersine döndü. Food Safety News'in Good Food Institute verilerine dayandırdığı bilgilere göre şirketler bu dönemde 2,5 milyar doların üzerinde yatırım çekti. Ancak toplamın, sermaye hareketlerinin hızlı olması nedeniyle gerçekte daha yüksek olabileceği belirtildi. 2023'te girişim sermayesinin yaklaşık yarısı Upside Foods, Believer Meats, Wildtype, Aleph Farms ve Mosa Meat'in yer aldığı ilk beş şirkete yöneldi. Sektörün temel modeli, canlı hayvandan alınan kök hücrelerin büyüme bileşenleri içeren kültür ortamında biyoreaktörlerde çoğaltılarak geleneksel ete benzer ürünler elde edilmesine dayanıyor. Bu yaklaşım, hayvan kesimine gerek kalmadan üretim yapılabileceği iddiasıyla yatırımcıların ilgisini çekmişti. Ancak Hollanda merkezli kültür eti üreticisi Meatable, Uncommon Bio'nun kültür eti platformunu satın almasının ardından 2025'in sonlarında faaliyetlerini durdurdu. Birleşik Krallık merkezli CellRev de hücre üretiminde kullanılmak üzere özel besin katkıları geliştiriyordu; şirket, yatırım almasını sağlayacak ticari hedeflere zamanında ulaşamadığı için aynı dönemde kapanacağını açıkladı. Hollanda merkezli Upstream Foods ise somondan başlayarak kültür balığı yağı geliştirmeyi planlamasına rağmen gerekli sermayeyi toplayamadı. Sektördeki en dikkat çekici kapanmalardan biri Believer Meats oldu. Şirket, Kuzey Carolina'da biyoreaktörler ve santrifüjler bulunan, 125 milyon dolarlık bir kültür tavuğu üretim tesisi tamamladı. Raleigh yakınındaki tesis, kültür tavuğu üretiminde dünya merkezlerinden biri olacak şekilde planlanmıştı. Şirketin ABD hükümetinden onay aldığı ve bölge için önemli bir işveren olarak görüldüğü aktarıldı. Believer Meats, büyük bir finansal destekçisini kaybettikten sonra şirketi kurtarmak için son dakika kredisi alamadı. 2021'de 600 milyon dolar değer biçilen girişim, herhangi bir üretim gerçekleştiremeden faaliyetlerini durdurdu ve geride boş bir fabrika bıraktı. Kaynağa göre bu gelişmeler, sektörün yatırım bulma kapasitesindeki sorunları görünür hale getirdi. Girişim sermayesi fonlarının beş ila yedi yıl içinde yüksek getiri beklentisi ile kültür etinin pazar uygulanabilirliğinin en az on yıl daha uzakta görüldüğü değerlendirmesi arasında belirgin bir zaman farkı bulunuyor. Ayrıca biyoteknolojik üretim sürecinde biyoreaktörler pahalı enerji girdileri ve özel besin çözeltileri gerektiriyor. Kaynak, bu ekipman ve girdilerin yüksek sermaye harcamalarına yol açtığını belirtiyor.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor

Yunanistan’da gübre desteğinin geleceğine ilişkin belirsizlik, 2026–2027 üretim dönemi öncesinde makarnalık buğday üreticilerinin ekim alanı ve girdi kullanımına yönelik kararlarını zorlaştırıyor. Üreticilerin önümüzdeki haftalarda kaç dönüm ekeceklerine ve ne düzeyde girdi kullanacaklarına karar vermesi gerekirken, açık bir destek çerçevesinin bulunmamasının tarımsal kararları ve nihai verimleri etkilediği belirtiliyor. Gübre alımlarında ürün değerinin %15’i oranındaki son üretici desteği 31 Ağustos’ta sona erdi; sonrasında hangi uygulamanın yürürlüğe gireceği henüz açıklanmadı. Agronews’un aktardığı değerlendirmeye göre belirsizlik, düşük tarım ürünü fiyatlarıyla yüksek girdi maliyetlerinin aynı döneme denk gelmesiyle ağırlaşıyor. Gübre tedarik maliyeti başlıca sorun olarak gösterilirken enerji ve özellikle motorin giderlerinin makarnalık buğday üretimindeki hesaplamayı zorlaştırdığı ifade ediliyor. Haziran ve Temmuz 2026’da üretici fiyatlarının bazı bölgelerde, verimler tatmin edici olmasına rağmen, kilogram başına 18–21 sent seviyesine kadar gerilediği; üründeki protein sorunlarının da daha iyi pazarlama imkânlarını sınırladığı aktarılıyor. Gübre maliyetinin yıllık bazda %11,3 arttığı bilgisi de Yunanistan İstatistik Kurumu (ELSTAT) verilerine ilişkin yakın tarihli bir rapora dayandırılıyor. Kaynakta, gübre piyasasındaki belirsizliğin alımların gecikmesine ve gübrelemenin sınırlanmasına yol açtığı, bunun da gelecek yılın üretim kapasitesini düşürebileceği belirtiliyor. Daha düşük verimli bazı arazilerin ise ekilmeme riskiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Avrupa Birliği düzeyinde geçen temmuz kararlaştırılan toplam 540 milyon avroluk paketten Yunanistan’a 20,8 milyon avro ayrılması öngörülüyor. Bu payın ulusal kaynaklarla artırılabileceği belirtilirken paketin başlıca yönleri arasında çiftçilere acil ekonomik destek, Ortak Tarım Politikası (OTP) üzerinden yeni likidite mekanizmaları ve destek avanslarında daha fazla esneklik yer alıyor. Ancak Yunanistan’da bu imkânların nasıl ve ne zaman uygulanacağı henüz netleşmiş değil. Açık kalan konular arasında gübre sanayisine olası Avrupa desteği, çiftçilerin gübre alımlarına sübvansiyon verilmesi ve yeni desteğin kapsayacağı dönem bulunuyor. Hükümet, hukuken ve bütçe açısından mümkün olması halinde, gelecekteki bir düzenlemenin 1 Eylül 2026’dan itibaren yapılan alımları geriye dönük kapsayıp kapsamayacağını açıklayabilir. Kaynağa göre böyle bir taahhüt, doğrudan kaynak aktarımı gerektirmeden piyasadaki hareketliliğin bir bölümünü yeniden sağlayabilir.

Rekor Dizel Fiyatları Küresel Tarımsal Üretim Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Rekor Dizel Fiyatları Küresel Tarımsal Üretim Maliyetlerini Artırıyor

Uluslararası dizel fiyatlarındaki yükseliş, çiftçilerin enerji giderlerini ve üretim maliyetlerini artırırken ekimlerin gecikmesi ve tarımsal üretimin sınırlanması endişesini büyütüyor. Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişindeki aksamalar ile Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, yakıt arzını daraltarak fiyatları rekor seviyelere taşıyor. Gelişmeler, gıda fiyatlarında yeni artış baskısı oluşabileceği kaygısını da güçlendiriyor. Bloomberg analizine göre dizel; traktör, biçerdöver, sulama pompaları ve kamyonlar için temel girdiler arasında yer alıyor. Avustralya'dan ABD'ye çiftçiler, yüksek fiyatların devam etmesi halinde ekim takviminin gecikebileceği ve üretimin sınırlanabileceği uyarısında bulunuyor. Aşırı hava olayları ve El Niño'nun zaten tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Rusya'nın Stavropol bölgesindeki bir çiftçi, yakıt alabilmek için iki otomobilini ve eski bir kamyonunu sattığını, ancak aldığı dizelin tüm ekim dönemi için yeterli olup olmayacağını bilmediğini söyledi. Dünyanın en büyük buğday ihracatçısı olarak tanımlanan Rusya'da artan üretim maliyetleri ve bazı ihracatların askıya alınması, çiftçilerin ekim alanlarını daraltmasına yol açıyor. Yakıt maliyetlerini sınırlamak amacıyla ABD yönetimi, yol dışı kullanımda vergiden muaf dizel kullanımına yönelik kısıtlamaları geçici olarak gevşetti. Tarım kuruluşları adımı olumlu karşılarken analistler, ulusal yakıt fiyatları üzerindeki etkinin sınırlı kalabileceğini ve üreticilerin dizel bulunabilirliğinin etkilenebileceğini değerlendiriyor. İrlanda çiftçiler ve taşımacılar için destek açıklarken Fransa 450 milyon avroluk müdahalede bulundu. Yunanistan'da ise 21 Temmuz 2026'da 88.833 çiftçiye, 2026 yakıt vergisi iadesinin ikinci taksiti kapsamında 24,8 milyon avro ödendi. Mevcut iade sisteminin 31 Ekim 2026'ya kadar sürmesi, 1 Kasım'dan itibaren de çiftçiye yakıt alımı sırasında doğrudan indirim sağlayacak yeni bir dijital mekanizmaya geçilmesi planlanıyor.

Çin Şirketleri Arap Pazarlarında Lastik, Lojistik ve Tarım Yatırımlarını Genişletiyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Çin Şirketleri Arap Pazarlarında Lastik, Lojistik ve Tarım Yatırımlarını Genişletiyor

Çin şirketleri, Mısır’daki lastik yatırımlarını, Orta Doğu’ya doğrudan deniz taşımacılığını ve Arap ülkelerine tarım ürünü ihracatını birlikte büyütüyor. Mısır, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri öne çıkan merkezler olurken, bu adımlar üretim, lojistik ve ticaret bağlantılarını güçlendirme yönelimiyle ilişkilendiriliyor. Mısır’da Shandong Linglong, İskenderiye’de yıllık 6 milyon yarı çelik radyal lastik üretecek bir fabrika için 270 milyon dolarlık yatırım planını açıkladı. Kaynağa göre Çinli altı lastik şirketinin yıl başından bu yana Mısır’da açıkladığı yeni yatırımların toplamı yaklaşık 40 milyar yuanı buldu. Sailun Grubu’nun ülkedeki birikimli yatırımı da yaklaşık 1,7 milyar dolara ulaşırken, şirket yarı çelik ve tamamen çelik radyal lastiklerle arazi aracı lastikleri üretmeyi planlıyor. Yatırımlar, lastik üretiminin yanı sıra hammadde ve sanayi girdilerini de kapsıyor. Shandong Link, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi’ndeki Sokhna sanayi alanında silika ve karbon siyahı üretmek üzere 1 milyar yuanlık proje planlıyor. Himile ise lastik kalıpları ve sanayi bileşenleri projesinin ilk aşamasına 100 milyon dolar ayırmayı öngörüyor. Lojistik tarafında, Çin’in Qinzhou Limanı’ndan Umman’daki Duqm Limanı’na 2.727 Çin yapımı otomobil taşıyan doğrudan sefer başlatıldı. Yaklaşık 15 gün sürmesi beklenen hat, aktarma limanlarına uğramadan ilerliyor ve Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ile Ürdün limanlarını bağlayan ağın parçası olarak tanımlanıyor. Tarım ürünlerinde ise Dubai’ye yıldız anasonu, havuç, portakal ve kiraz sevkiyatları yapıldı. Çin’in tarım ürünü ihracatı 2026’nın ilk sekiz ayında yıllık %4,2 artarak 492,03 milyar yuana çıktı.

AB Tarım Politikasında Bütçe ve Ukrayna Tartışması Sürüyor
Görsel kaynağı: BFM Business · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Politikasında Bütçe ve Ukrayna Tartışması Sürüyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avrupa Komisyonu Tarım ve Gıda Komiseri Christophe Hansen, BFM Business’a verdiği röportajda kuraklık, sıcaklık, enerji ve gübre maliyetlerinin Avrupa’daki çiftçileri zorladığını söyledi. Görüşmede Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceği, Ukrayna’nın olası AB üyeliği ve Mercosur anlaşması da ele alındı. Hansen, AB’nin tarımsal kriz rezervini 540 milyon avroya çıkardığını, Fransa’nın kısa vadeli likidite desteği için 107 milyon avro aldığını belirtti. OTP bütçesi için üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları sürerken, su depolama ve hassas sulama yatırımlarının artırılması gerektiğini ifade etti.

Kıbrıs’ta Altı Yılda Elektrik Fiyatları %112,90 Arttı
Görsel kaynağı: Dialogos · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Altı Yılda Elektrik Fiyatları %112,90 Arttı

Kıbrıs’ta genel tüketici fiyatları endeksi, Eylül 2020-Eylül 2026 arasındaki altı yıllık dönemde kümülatif olarak %22,12 arttı. Kıbrıs İstatistik Servisi verilerine dayandırılan habere göre en belirgin yükseliş elektrik fiyatlarında görüldü; elektrik fiyat endeksi aynı dönemde %112,90 arttı. Enerji ve ulaşım kalemlerindeki artışlar da genel fiyat baskısını artırdı. Motorin fiyatı %74,37, benzin %52,71 yükselirken, kalorifer yakıtı dahil sıvı yakıtların fiyatındaki artış %138,70’e ulaştı. Ulaştırma kategorisinde fiyatlar %36,06, yakıt ve yağlarda ise %57,60 arttı. Haberde bu artışların yalnızca sürücüleri değil, taşımacılığa bağlı işletmeleri ve ürünlerin dağıtım maliyetlerini de etkilediği belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecekler kategorisinde fiyatlar altı yılda %25,33 yükseldi. Habere göre et, sebze, yumurta ve kahve gibi temel ürünlerdeki artışlar kategori ortalamasının üzerine çıktı; et fiyatlarındaki yükseliş %72’ye kadar ulaştı. Giyim ve ayakkabı fiyatları ise aynı dönemde %16,01 geriledi. Kaynak bu düşüşü, diğer etkenlerin yanı sıra elektronik ticaretin yarattığı rekabete ve tüketicilerin daha ekonomik seçeneklere yönelmesine bağlıyor; ancak söz konusu gerilemenin elektrik, yakıt ve gıdadaki artışları telafi etmediğini aktarıyor.

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor

ABD'nin Ohio eyaletinde yakıt ve gübre maliyetlerindeki sert artış, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki kontrolü korumaya çalıştığı kasım ayındaki ara seçimler öncesinde çiftçileri ekonomik ve siyasi açıdan baskı altına alıyor. Cumhuriyetçiler için önemli bir destek tabanı olan çiftçilerin yoğun bulunduğu Ohio, Senato ve Temsilciler Meclisi yarışları bakımından da çekişmeli bir eyalete dönüşüyor. Soya fasulyesi, mısır ve diğer ürünlerin hasadında kullanılan dizelin maliyeti şubattan bu yana %67'den fazla yükseldi. Ohio'lu çiftçi Schacht, gelecek ekim sezonunda kullanacağı bazı gübrelerin fiyatının iki katına çıktığını söyledi. Emtia fiyatları ise bu yıl yaklaşık %20 arttı; bu artış, yakıt ve gübre maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldı. Orta Doğu'daki savaşın tırmanması da yakıt kullanımının yoğun olduğu ekim ve hasat dönemleri öncesine denk geldi. Habere göre İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukayı sürdürmesi, küresel enerji ve gübre taşımacılığı açısından önem taşıyan güzergâhta baskı oluşturuyor. Soya fasulyesi, mısır ve buğday üreticisi Logan, çiftçilerin çoğunun zaten çok dar bir kârlılık aralığında çalıştığını söyledi. ABD'de çiftlik iflaslarının 2024'ten 2025'e %46 arttığı, Ortabatı'da düşük gelir ve yükselen giderler nedeniyle artışın diğer bölgeleri geride bıraktığı aktarıldı. Maliyet baskısı, ABD tarımının ticaret bağlantılarını da etkiliyor. Logan, ABD soya fasulyesinin yaklaşık %40'ının ihraç edildiğini ve Çin'in geleneksel olarak önemli bir alıcı olduğunu belirtti. Kanada'nın ABD gübre sektörü için başlıca potas tedarikçilerinden biri olması nedeniyle Washington ile Ottawa arasındaki ticaret gerilimi de çiftçilerin gelecek yıl potasyum ve bileşiklerin bulunabilirliğine ilişkin kaygılarını artırıyor. Schacht, Trump'ı destekleyen birçok çiftçinin Cumhuriyetçilere oy vermeyi sürdüreceğini ve kendisinin fikrini değiştirmeyeceğini söyledi. Logan ise Cumhuriyetçi seçmenlerin Demokratlara yönelmesinden çok, Trump ve Cumhuriyetçiler konusunda daha az istekli hale gelerek sandığa gitmemesini bekliyor.

Suriye-Pakistan İş Konseyi Kuruluş Kararı Yayımlandı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye-Pakistan İş Konseyi Kuruluş Kararı Yayımlandı

Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı, Suriye tarafındaki Suriye-Pakistan İş Konseyi’nin kurulmasına ilişkin kararı 5 Ekim’de yayımladı. Kaynakta yılı belirtilmeyen karar, iki ülke arasındaki ortak iş konseylerinin çalışmalarını düzenleme çerçevesinde alındı. Konsey için ticaret, yatırım, sanayi, tarım, enerji ve teknoloji alanlarında iş birliği fırsatları öne çıkarıldı. Ekonomi analisti Muhammed Hindavi, konseyin yalnızca ticaret hacmini artırmaya odaklanmaması gerektiğini belirterek yatırım, üretim, teknoloji ve uzmanlık transferine yönelmenin önemini vurguladı. Hindavi, ilaç sektöründe Suriye pazarının ihtiyaç duyduğu nitelikli ürünlerin temin edilmesinin ardından zamanla yerel veya ortak üretime geçilebileceğini söyledi. Bu alandaki iş birliğinin kalite, akreditasyon ve ilaç denetimi standartlarına bağlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Hindavi, Pakistan’ın tarım, sulama, pamuk, pirinç, buğday ve gıda sanayisindeki deneyiminden modern tarım, su yönetimi, verimliliğin artırılması ve gıda işleme alanlarında yararlanılabileceğini belirtti. Ayrıca Suriye’nin tarım ve gıda ürünleri için yeni pazarlar açılabileceğini söyledi. Güneş enerjisi, elektrik üretim ekipmanları, depolama çözümleri, enerji verimliliği ve altyapının yeniden rehabilitasyonuna yönelik yatırımlar da olası iş birliği başlıkları arasında sıralandı. Araştırmacı Süleyman Şaban ise konseyi, Suriye-Özbekistan ve Suriye-Azerbaycan iş konseylerinin ardından ekonomik ilişkileri canlandırma sürecinde yeni bir adım olarak değerlendirdi. Şaban, ortak projelerle Pakistan yatırımlarının ve uzmanlığının Suriye’nin üretken sektörlerine çekilebileceğini, bunun bilgi ve teknoloji transferine katkı sağlayabileceğini söyledi. Hindavi ve Şaban, konseyin yalnızca ithalatı kolaylaştıran bir platforma dönüşmemesi; iş birliğinin üretim, istihdam, pazar açılması ve somut yatırım projelerine dayanması gerektiğini belirtti.

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde
Fotoğraf: Аркадий Колыбалов · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ile Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, “Altın Sonbahar” fuarında agroturizmin geleceğini görüştü. Rusya’da agroturizm dört yılda 2,5 milyar rubleden fazla devlet desteği aldı. Bu dönemde 360 proje hibe aldı, projelere ait tesislerde yaklaşık 1.000 kişilik istihdam oluşturuldu ve ziyaretçi sayısı yaklaşık 2,5 milyona ulaştı. Yetkililer, bu yıl yaklaşık 100 tarım üreticisinin daha desteklenmesini bekliyor. Agroturizm, çiftçiler için ürün satışına ek gelir sağlayan, devlet içinse kırsal alanların gelişimine katkı sunan bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, desteklenen tesislerin izlenmesi sırasında hizmetler, konukların ağırlanması ve yemek hizmetlerinin organizasyonuyla ilgili benzer sorunların belirlendiği aktarılıyor. Çiftçilerin hem tarımsal üretimi hem de turizm hizmetlerini yürütmesi nedeniyle personel eğitimi de sektörün başlıca başlıkları arasında yer alıyor. Bu kapsamda Tarım Bakanlığı ile Rusya Tarım Bankası “Agroturizm Okulu”nu başlatırken, “Agroturizm 2.0” projesi çiftçiler ve bölgesel yönetim temsilcileri için eğitim öngörüyor. Tarım arazilerinin rekreasyon amacıyla kullanımına ilişkin kurallar da ele alındı. Tarım Bakanlığının değerlendirmesine göre prosedürün 90 güne kadar sürmesi bekleniyor; daha önce bu süreç beş yıla kadar uzayabiliyordu. Bakanlık, bu değişikliğin çiftçilerin konaklama tesislerini daha hızlı oluşturmasına yardımcı olmasını bekliyor. Bununla birlikte yetkililer, tarım arazilerinin agroturizm adı altında normal konut yerleşimlerine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sektörün gelişimi için çiftçi yatırımlarının yanı sıra ulaşım, iletişim, enerji ve diğer altyapı olanaklarının da güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Rus Saldırıları Ukrayna’nın 2027 Hasadını 12 Milyon Ton Azaltabilir
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Rus Saldırıları Ukrayna’nın 2027 Hasadını 12 Milyon Ton Azaltabilir

Ukrayna’nın tarım şirketi Kernel, Rusya’nın lojistik altyapısına yönelik saldırılarının ekim alanlarını daraltarak ülkenin 2027 hasadını 12 milyon metrik ton azaltabileceği uyarısında bulundu. Şirkete göre bu olası düşüş, Ukrayna’daki ekim alanlarının %20 azalması durumunda yaşanabilir; söz konusu rakam kesinleşmiş bir sonuç değil, koşullu bir öngörü olarak aktarıldı. Saldırılar, liman terminalleriyle birlikte demiryolu altyapısı ve karayolu taşımacılığını da hedef aldığı için tarım şirketleri yükleri farklı güzergâhlara yönlendirmek, ürünleri geçici olarak depolamak ve ihracat için güvenli bir fırsat oluştuğunda sevkiyatı yeniden başlatmak zorunda kalıyor. Kernel, bu esnekliğin daha yüksek navlun ve sigorta giderleri, bekleme süreleri ve daha uzun rotalar nedeniyle maliyetli olduğunu belirtti. Ürün satılamadığında ise yakıt, tohum, gübre ve sonraki ekim sezonu için gerekli finansmanın sağlanamayacağı ifade edildi. Ukrayna’nın ayda yaklaşık 5-6 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi gerekiyor. İhracat temmuzda yaklaşık 2,9 milyon tona, ağustosta 1,4 milyon tona geriledi. Eylülde 2,4 milyon tona yükselen ihracat, Tarım Bakanı Taras Vysotskyi’ye göre ülkenin tahmini potansiyelinin yalnızca %46’sına ulaştı. Bu ayda 1,4 milyon ton tahıl, 444 bin ton yağlı tohum, 311 bin ton bitkisel yağ ve 280 bin ton küspe ihraç edildi. Eylül sevkiyatlarının %54’ü Tuna limanlarından, %41’i demiryoluyla ve %5’i karayoluyla gerçekleştirildi. Vysotskyi, Karadeniz limanlarına tam erişim sağlanamaması halinde ihracat kapasitesinin potansiyelin yaklaşık %45-50’siyle sınırlı kaldığını söyledi. Temmuzda Çornomorsk Limanı’na düzenlenen saldırılarda Kernel’in yükleme ekipmanı, enerji altyapısı, tahıl siloları ve ayçiçek yağı depoları hasar gördü veya yıkıldı; şirket bunun ardından alternatif terminaller ve kara rotalarına yöneldi.

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hırvatistan’da Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre ortalama kişi yılda yaklaşık 125 kilogram gıdayı çöpe atıyor. Bu miktar ülke genelinde yılda yaklaşık 500.000 tona karşılık geliyor. Brodsko-posavska bölgesi, israfı azaltmak amacıyla vatandaşları daha rasyonel alışveriş yapmaya ve öğünlerini planlamaya çağırıyor. Bölgeden yapılan açıklamaya göre gıda israfının azaltılması, atığın en büyük bölümünün oluştuğu hanelerde başlamalı. İhtiyaçtan fazla gıda satın alınması, ürünlerin bir bölümünün kullanılmadan kalmasının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Bu nedenle alışverişte ihtiyaç kadar ürün alınması, öğünlerin daha iyi planlanması, gıdaların doğru saklanması ve hazırlanmış yemek artıklarının değerlendirilmesi isteniyor. Bir araştırmaya göre ankete katılanların %40’ı ayda birkaç kez veya daha sık gıda atıyor. En sık çöpe atılanlar pişmiş ya da hazırlanmış yemek artıkları olurken bunları ekmek ve hamur işleri ile meyve ve sebzeler izliyor. Bölge, üretim ve israf sürecinde su, enerji ve toprak gibi kaynakların kullanılmasının çevre üzerindeki baskıyı artırdığına, bunun karbon ayak izi ve iklim değişikliğiyle de bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor

Yeni Zelanda’nın tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yapay zekâ kullanımı, Amazon Web Services (AWS) araştırmasına göre %40’ın hemen altında kaldı. Ülke genelindeki işletmelerde bu oran %50 olurken, yapay zekâ kullanan işletmelerin çoğunun teknolojiyi en temel aşamada kullandığı belirtildi. İşletmelerin yalnızca %10’u ileri düzey yapay zekâ kullanımına geçmiş durumda. Araştırmaya göre fiziksel yapay zekâ; robotik, otonom sistemler ve bilgisayarlı görü aracılığıyla tarla yönetimi, hayvanların izlenmesi ve tarımsal ürünlerin işlenmesinde en fazla fırsatı sunuyor. Ancak tarım işletmelerinin yalnızca %30’u bu teknolojiyi duyduğunu bildirdi; bu işletmelerin %7’si teknolojiyi kullanıyor veya pilot uygulama yürütüyor. Yeni nesil yapay zekâ araçlarını benimsemeye hazır olduğunu belirtenlerin oranı ise %9’da kaldı. AWS Yeni Zelanda Ülke Müdürü Manuel Bohnet, en büyük engelin beceri eksikliği olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital becerilerdeki yetersizliğin yanı sıra diğer işletme öncelikleri ile yeni nesil araçlara veya gerekli altyapıya sınırlı erişim de başlıca sorunlar arasında gösterildi. AWS, birincil sektör çalışanlarının becerilerini geliştirmesi için ücretsiz bir tarım teknolojileri okulu yürütüyor. Lone Star Farm’ın Güney Adası’ndaki beş koyun ve sığır çiftliğinde 30’dan fazla uygulama veya program kullanılıyor. Çiftliğin stok yöneticisi Carey Pawson-Edwards, Halter sanal çit sistemiyle otlağın metabolik enerjisinin 30 gün sonra yaklaşık 1 ila 2 arttığını ve sütten kesim ağırlığının 10 kilogram yükseldiğini söyledi. İşletmede koyunların tamamında elektronik kulak küpeleri bulunuyor; bu sistem, hayvan performansının izlenmesinin yanı sıra Lumina Lamb adlı kuzu programına tedarik ve izlenebilirlik sağlıyor. Pawson-Edwards, üreticiler için temel ölçütün teknoloji yatırımının karşılığını görmek olduğunu, farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonun da faydaları artırabileceğini belirtti.

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor

Moldova Tarım Bakanı Eugen Osmochescu, kuraklığın etkileriyle mücadele için bulut tohumlamasının kullanılmasını önerdi. Bakanın açıklamasına göre yöntemde, özel roketlerle bulutlara gümüş iyodür adlı reaktif dağıtılarak yağış oluşumunun teşvik edilmesi amaçlanıyor. Önerilen sistemin Moldova’da bir ilk olacağı, ilk aşama yatırımının ise yaklaşık 9 milyon avro olacağı belirtildi. Osmochescu, programın hazırlanması ve uygulanmasının bir veya iki yıl sürebileceğini söyledi. Bakanın aktardığına göre uygulama, ülkede nemin yeterli olduğu bulutlu dönemlerle sınırlı olacak ve ekim-kasım aylarından mart-nisan aylarına kadar süren görece yağışlı dönemde gerçekleştirilebilecek. Moldova’nın dağlık alanlarının bulunmaması nedeniyle yağışın yalnızca mevcut bulutlardan yararlanılarak artırılabileceği ifade edildi. Bulut tohumlaması, su yönetimi için önerilen daha geniş stratejinin bir parçası olarak sunuluyor. Yetkililer su toplama ve depolama altyapısının genişletilmesini, su havuzları kurulmasını ve tarımsal sulama sistemlerinin geliştirilmesini de öneriyor. Bakan, hava yoluyla yapılacak uygulama için dolu önleme hizmetinin modernize edilip otomatikleştirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamaya göre Moldova’da kuraklık ve yağış açığı daha sık hale gelirken ülkede büyük bir su açığı yaşanıyor. Ülke, 26 Eylül’den itibaren enerji ve hidroloji sektörlerinde olağanüstü durumda bulunuyor; bu durum düşük nehir debileri ve enerji ile yakıt tedarikine ilişkin risklerle ilişkilendiriliyor. Kaynakta bulut tohumlama programının uygulanmasına ilişkin kesin bir karar veya başlangıç tarihi açıklanmıyor.

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor

Almanya’da tüketilen meyvenin yalnızca yaklaşık %20’sinin yerli üretimden geldiğini belirten meyveciler, sektörün ekonomik koşullarına dikkat çekmek için ülke çapında eylem düzenliyor. “Ein Fünftel ist nicht genug” (Beşte biri yeterli değil) sloganıyla yapılacak etkinlikler 8 Ekim’de ve bu tarihin çevresinde Berlin ile Almanya’nın çok sayıda bölgesinde gerçekleştirilecek. Eylem, yerli meyvenin tüketimdeki payının beşte bire gerilemesini görünür kılmayı amaçlıyor. Sektöre göre yüksek işçilik maliyetleri işletmeleri zorluyor; toplama, budama ve sınıflandırma gibi işler meyvecilikte yalnızca sınırlı ölçüde otomatikleştirilebiliyor. Alman üreticiler ayrıca daha düşük üretim maliyetlerine sahip ülkelerden gelen ithal ürünlerle rekabet ediyor. Ekonomik koşulların kötüleşmesi halinde yerli üretimin payının daha da düşebileceği belirtiliyor. Bundesfachgruppe Obstbau, yoğun emek gerektiren işletmeler için destek ve üçüncü ülkelerden gelen mevsimlik işçilere yönelik uygulanabilir kurallar dahil daha iyi ekonomik koşullar talep ediyor. Joerg Hilbers, sektörün yüksek çevre, sosyal ve kalite standartlarının yanı sıra Alman ücretleri ile yüksek enerji, yatırım ve üretim maliyetlerini karşılamak zorunda olduğunu söyledi. Sektör birlikleri, işletmelerin kapanmasının istihdam, uzmanlık ve bölgesel katma değer kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bundesfachgruppe’ye göre yerli üretim ekonomik olarak sürdürülemezse ithalata bağımlılık da artabilir.

Çin, Sonbahar Tarımında Akıllı Makineleri Yaygınlaştırıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin, Sonbahar Tarımında Akıllı Makineleri Yaygınlaştırıyor

Çin, yaklaşan 2026 sonbahar hasadı ve ekim döneminde akıllı biçerdöverleri, bitki koruma dronlarını ve yeni enerjili traktörleri daha geniş ölçekte kullanıma alıyor. Xinhua'nın Tarım ve Kırsal İşler Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı bilgilere göre uygulama, 14. Beş Yıllık Plan dönemindeki mekanizasyon kazanımlarının ardından yüksek teknoloji tarım makinelerini geliştirme politikasının devamı niteliğinde. Saniyede 18 kilogram besleme kapasitesine sahip tahıl biçerdöverleri ile 85 kilogram taşıma kapasiteli bitki koruma dronlarının kullanımı hızlanıyor. Gansu, Chongqing ve Sichuan gibi bölgelerde 6 ila 15 derece eğimli araziler için tasarlanan traktörler yaygınlaştırılırken, güneybatı ve kuzeybatı Çin'de dağlık alanlara uyarlanmış mısır mibzerleri daha geniş üretim alanlarında kullanılmaya başlandı. Yeni enerjili ekipmanlar arasında 200-300 beygir gücündeki hibrit traktörler ile 25-75 beygir gücündeki tamamen elektrikli traktörler bulunuyor. Çin'in tarla sürme, ekim ve hasadındaki genel mekanizasyon oranı 2025'te %76,7'ye, tarım dronu filosu ise 300 binin üzerine çıktı. 2026 destek politikası belirli makinelere sübvansiyonları önceliklendirirken, ulusal akıllı tarım planı 2026 sonu için tarımsal üretimde %30'un üzerinde bilişim oranı hedefliyor.

Malezya’nın 2026 Palm Yağı Üretimi Hedefi Aşma Yolunda
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Malezya’nın 2026 Palm Yağı Üretimi Hedefi Aşma Yolunda

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Malezya’nın 2026 palm yağı üretiminin hedefi aşma yolunda olduğu bildirildi. Plantasyon ve Emtia Bakanı Datuk Seri Noraini Ahmad, üretimdeki olumlu performansın yanı sıra sektördeki gelişmeler ve agresif pazarlama stratejilerinin bu beklentiyi desteklediğini söyledi. Noraini, Kuala Lumpur’da düzenlenen Malezya Palm Yağı Forumu 2026’nın ardından yaptığı açıklamada, yılın kalan iki ayında üretimin geçen yılki seviyeye ulaşmasını veya onu aşmasını beklediğini belirtti. Malezya’nın 2026 toplam palm yağı üretiminin 19,5 milyon ila 19,8 milyon ton aralığında olması öngörülüyor. Ülke, yılın ilk yedi ayında 10,8 milyon ton palm yağı üretti. Bakan, üretimin mevcut hedeflerle uyumlu olduğunu ve artış hedeflediklerini ifade etti; ancak 2026 üretim hedefinin sayısal değerini açıklamadı. Bakanlık, Malezya Palm Yağı Konseyi ve Malezya Palm Yağı Kurulu aracılığıyla ürünlerin uluslararası pazarlardaki tanıtımını destekleyen girişimler yürütüyor. Malezya, mevcut pazarlarını güçlendirmenin yanı sıra Afrika, ASEAN, Orta Doğu ve diğer bölgelerde yeni fırsatlar aramayı sürdürecek. Hükümet ayrıca palm yağı temelli biyokütle sektörünü teşvik ediyor, ancak bu alandaki ticarileştirme için belirli bir yüzde hedefi bulunmuyor.

Şam Ticaret Odası ile Suudi Ticaret Heyeti İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Şam Ticaret Odası ile Suudi Ticaret Heyeti İş Birliğini Görüştü

Şam Ticaret Odası Başkanı İsam el-Griyavati, Suriye’ye gelen Suudi ticaret heyetiyle Şam’daki Dama Rose Oteli’nde bir araya geldi. Şam Ticaret Odası’nın salı günü yaptığı açıklamaya göre görüşmede, Suriye ve Suudi Arabistan iş dünyaları arasındaki doğrudan iletişimin güçlendirilmesi ile ticari ve yatırım iş birliği için yeni olanaklar ele alındı. Toplantıda ayrıca çeşitli ekonomik sektörlerde iş birliği fırsatları ve iş ile yatırım alanlarının tanıtılması değerlendirildi. Görüşmelerin iki ülkenin iş insanları ve şirketleri arasındaki ticari ilişkileri geliştirmesi ve ortaklıkları genişletmesi hedefleniyor.

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Slovak Sütçülük Birliği (SMZ), ülkede süt üretimi ve işlenmesinin sürdürülebilmesi için süt ürünleri fiyatlarının düşmemesi, aksine artırılması gerektiğini açıkladı. SMZ Genel Sekreteri Zuzana Nouzovská, perakende zincirlerinin fiyatları daha fazla düşürmek için işleyiciler üzerinde baskı kurmaması gerektiğini söyledi. Nouzovská, AB ve dünyadaki önemli süt arzı fazlası ile süt ürünleri ticaretindeki dalgalanmaların piyasada fiyat oynaklığına yol açtığını belirtti. Son gelişmelerin ise Avrupa’da ve Slovakya’da piyasanın istikrar kazandığını ve fiyatların kademeli yükseldiğini gösterdiğini aktardı. İşleyiciler, hammadde fiyatının aylık yaklaşık 1 sent/kg artarak kasımda 40 sent/kg seviyesine ulaşmasını bekliyor. Buna karşın ağustos ayında 2025’in aynı dönemine göre satış fiyatları tüketimlik sütte %20, peynirde %20 ve tereyağında %40 geriledi. SMZ, bu düşüşün enerji, ambalaj ve iş gücü maliyetlerinin yüksek kaldığı bir dönemde süt işletmelerinin üzerindeki yükü artırdığını bildirdi. Nouzovská, üreticilere destek sözü verilirken ekonomik açıdan süt işletmelerinin tehdit altında olduğunu belirtti. İşletmelerin ürünlerini uzun süre üretim maliyetlerinin altında satamayacağı ve devlet ya da AB’den tazminat bekleyemeyeceği ifade edildi.

Gürcistan Tarım Sektörü Dizel ÖTV’sinin Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan Tarım Sektörü Dizel ÖTV’sinin Azaltılmasını İstiyor

Gürcistan tarım sektörü, dizel üzerindeki özel tüketim vergisinin (ÖTV) azaltılmasını talep ediyor. Sektör temsilcileri, akaryakıttaki sert fiyat artışının yerel üretimi doğrudan etkilediğini, ürünlerin maliyetini yükselttiğini ve Gürcü çiftçileri komşu ülkelerin ürünleri karşısında rekabet açısından dezavantajlı bıraktığını belirtiyor. Meyve-sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Vahtang Bejitashvili, mevcut eğilimin sürmesi halinde ürün fiyatlarının artmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Bejitashvili, yakıt ve enerji giderlerinin ürünün maliyetindeki payının ürüne göre %20 ile yaklaşık %50 arasında değiştiğini aktardı. Bejitashvili’ye göre dizel, sürüm ve ekimden ürünlerin depolanması, taşınması ve nihai satışına kadar üretimin temel aşamalarında kullanılıyor. Çözüm olarak yerel üretimi korumaya yönelik ülkelerde uygulanan değişken ÖTV oranını örnek gösteren Bejitashvili, bunun üretim maliyetleri ve ithal ürünlerle rekabet üzerindeki baskıyı azaltabileceğini ifade etti. Sektör temsilcileri geçen hafta Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı temsilcileriyle görüştü. Taraflar, yakıt ÖTV’sinin yanı sıra bürokratik engellerin azaltılması ve vergi idaresinin iyileştirilmesini ele alacak özel bir çalışma grubu kurulması konusunda anlaştı.

Nostradamus’tan Tarımsal Dijital Çözümlere 50 Bin Avroya kadar Hibe
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Nostradamus’tan Tarımsal Dijital Çözümlere 50 Bin Avroya kadar Hibe

NOSTRADAMUS projesi, sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliği alanlarında dijital çözümler geliştiren veya test eden küçük ve orta ölçekli işletmeler, startuplar ve diğer yenilikçiler için ilk açık çağrısını başlattı. Horizon Europe programı kapsamında yürütülen çağrıda toplam 250 bin avro dağıtılacak ve beş proje seçilecek. Proje başına hibe tutarı 50 bin avroya kadar çıkacak. Başvurular 2 Aralık 2026 saat 17.00'ye kadar yapılabilecek ve seçilen projeler 12 aylık destek programına alınacak. Çağrı, çiftçilerin işletme kararları almasına ve kaynakları daha verimli kullanmasına yardımcı olacak dijital uygulamaların geliştirilmesini amaçlıyor. Öncelikler arasında su, gübre ve pestisit kullanımının optimize edilmesi, enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilirlik ve tarımsal üretimin dayanıklılığının güçlendirilmesi yer alıyor. Program özellikle tahıl üretimine dayalı tarım sistemleri ile gıda güvenliğine odaklanıyor. NOSTRADAMUS’un geliştirdiği dijital ekosistem, Dünya gözlemi, Nesnelerin İnterneti, Data Cube ve bulut-kenar teknolojilerini bir araya getiriyor. Dışarıdan başvuran yenilikçilerin çözümlerini bu altyapıya bağlaması ve tarım sektörünün somut ihtiyaçlarına yanıt veren uygulamalar geliştirmesi bekleniyor. Hibe, dolaylı maliyetler dahil uygun maliyetlerin %100’ünü karşılayacak. Başvurular F6S platformu üzerinden teknik teklif ve ek belgelerle sunulacak. Tek bir tüzel kişi veya en fazla iki tüzel kişiden oluşan konsorsiyum başvurabilecek; bağımsız başvurularda başvuru sahibinin uygun bir ticari işletme olması gerekecek. Uygunluk ve teknik kontrollerin ardından en yüksek puanlı adaylarla çevrim içi mülakat yapılacak. Nihai sonuçların 31 Mart 2027’ye kadar açıklanması, sözleşmelerin imzalanması ve programın nisan ayında başlaması planlanıyor.

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Körfez bölgesinin uzun vadeli gıda güvenliğinin sağlanmasında güvenilir bir ortak olmaya hazır olduğunu açıkladı. Tokayev, bu değerlendirmeyi Astana’da düzenlenen Kazakistan-Umman İş Forumu’nda yaptı. Cumhurbaşkanı, Kazakistan ile Umman’ın tarım ve gıda güvenliği alanlarında iş birliğini genişletmek için önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Tokayev, iki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve yatırım bağlarının güçlendirilmesi için uygun bir hukuki ve kurumsal çerçeve oluşturulması gerektiğini belirtti. Yatırımların teşviki ve karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmanın, projeleri hayata geçirmek isteyen yatırımcılara daha öngörülebilir, şeffaf ve güvenilir koşullar sağlamasının amaçlandığını ifade etti. Forumda Samruk-Kazyna ile Umman Yatırım Otoritesi arasında ortak yatırım yapısının başlatılmasına ilişkin anlaşma da imzalandı. Tokayev, bu girişimin finansmanı harekete geçirmeye ve ilave yatırımları çekmeye yardımcı olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı ayrıca iki ülkenin finans kuruluşları arasındaki doğrudan bağlantıların karşılıklı yatırımlar için yeni fırsatlar yaratabileceğini ve Kazakistan-Umman İş Konseyi’nin iş dünyaları arasında iş birliği için pratik bir platform sunacağını kaydetti.