ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

74 haber · Sayfa 3

Macaristan’da Kanatlı İşletmelerinde Newcastle Hastalığı Doğrulandı
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da Kanatlı İşletmelerinde Newcastle Hastalığı Doğrulandı

Macaristan’da eylül ayında birden fazla kanatlı işletmesinde Newcastle hastalığı doğrulandı. İlk vakalar 8 Eylül’de Kecskemét bölgesindeki iki broyler işletmesinde tespit edildi. Uluslararası Hayvan Hastalıkları Bilgi Sistemi Wahis’e göre eylül sonuna kadar ülkede beş vaka raporlandı. İlk iki işletmede toplam yaklaşık 220 bin broyler bulunuyordu. Kaynakta, bunun Macaristan’ın ticari kanatlı üretiminde onlarca yıl sonraki ilk doğrulanmış Newcastle hastalığı vakası olduğu aktarılırken, ülkedeki önceki resmi bildirimin 1992’de yapıldığı belirtildi. Beş vakanın kaç farklı işletmeye dağıldığı ise açıklanmadı. Zootecnica Poultry Magazine’in aktardığına göre hastalık şüphesi, sürülerde artan ölüm, yem ve su tüketiminde azalma ile yeşil ishal görülmesi üzerine oluştu. Macaristan veterinerlik makamı, Avrupa Birliği düzenlemeleri uyarınca enfekte sürülerin hastalık şüphesinin hemen ardından itlaf edilmesini emretti. Ayrıca işletmelerin çevresinde üç kilometrelik koruma alanı ve on kilometrelik gözetim bölgesi oluşturuldu.

İspanya Tarımsal Uyumda Yeni Bitki Çeşitlerine Odaklanıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

İspanya Tarımsal Uyumda Yeni Bitki Çeşitlerine Odaklanıyor

İspanyol makamları, tarımsal uyum politikalarında yeni bitki çeşitlerinin geliştirilmesini öne çıkarıyor. Bu yaklaşım, 7 Ekim’de Madrid’de Fruit Attraction kapsamında düzenlenen Biotech Attraction 2026 kongresinin kapanışında gündeme geldi. İspanya Tarım Üretimi ve Piyasaları Genel Direktörü Elena Busutil, biyoteknolojinin üretim ihtiyaçlarına daha iyi uyarlanmış bitkiler geliştirmedeki rolünü vurguladı. İspanya Tarım Bakanlığı’nın sıraladığı hedefler arasında yeni zararlılara ve hastalıklara dayanıklı, kuraklığa ve sıcak hava dalgalarına toleranslı, daha uzun raf ömrüne sahip ve besinleri daha verimli kullanan çeşitler bulunuyor. Bu özelliklerin, iklim baskıları ve bitki sağlığı sorunları karşısında üretim sistemlerinin uyarlanmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. Ancak açıklanan çerçeve, belirli bir çeşit grubunun piyasaya sunulduğunu veya bu çeşitlerin üstün performans gösterdiğini ortaya koymuyor. Açıklama, araştırma ve seleksiyon önceliklerini tanımlıyor; bu özellikleri birlikte taşıyan çeşitler ile verim artışı ya da girdi tasarrufu sağlayan karşılaştırmalı saha sonuçları belirtilmiyor. İspanyol bitki biyoteknolojisi platformu BIOVEGEN, çeşit geliştirme çalışmalarını zararlı, virüs ve diğer patojenlerden kaynaklanan biyotik streslerin yanı sıra kuraklık ve tuzluluk gibi abiyotik streslere yönelik bir araç olarak ele alıyor. Besinlerin emilimi, bitki-toprak etkileşimleri ve hasat sonrası fizyoloji de çalışma alanları arasında gösteriliyor. Bununla birlikte, belirli bir patojene dayanıklılık tek başına su kısıtlı koşullardaki davranışı kanıtlamıyor; besin kullanım etkinliğinin değerlendirilmesi için elementlerin, yetiştirme koşullarının ve ölçütlerin açıklanması gerekiyor. Kongre programında bitki ıslahında yapay zekâ ve omik veri yönetimine de yer verildi. IRNAS-CSIC, AINIA, CNTA ve Fondation MEDINA gibi araştırma kuruluşları ile teknoloji merkezlerinin katıldığı etkinlik, şirketler, araştırma kurumları, teknoloji kuruluşları ve yatırımcılar arasında iş birliği alanı olarak tanımlandı.

Amerikan Pediatri Akademisi Çiğ Süt Satışına Ülke Çapında Yasak Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber

Amerikan Pediatri Akademisi Çiğ Süt Satışına Ülke Çapında Yasak Çağrısı Yaptı

Amerikan Pediatri Akademisi, gıda kaynaklı bakteri, parazit ve virüslerle kontamine olma eğilimi nedeniyle çiğ süt ve çiğ süt ürünlerinin satışına ülke çapında yasak getirilmesi çağrısında bulundu. Akademi, çocuk sağlığı açısından değerlendirdiği bu ürünlere ilişkin görüşünü çiğ süt üzerine yayımladığı bilimsel incelemeye dayandırıyor. Akademiye göre çiğ sütün besleyici yararlarına ilişkin savlar bilime dayanmıyor. İncelemede, pastörize edilmemiş süt veya süt ürünleriyle bağlantılı hastalık yükünün sürmesinde, öne sürülen yararlara ilişkin yanlış bilgilendirme ile riskin küçümsenmesinin başlıca etkenler arasında olduğu belirtiliyor.

Sera Testlerinde Bakteriyofaj P27, Turunçgil Kanseri Lezyonlarını %60’a kadar Azalttı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Sera Testlerinde Bakteriyofaj P27, Turunçgil Kanseri Lezyonlarını %60’a kadar Azalttı

São Paulo’daki narenciye bahçelerinde keşfedilen bir bakteriyofaj, turunçgil kanserine karşı umut verici sonuç verdi. Bakterileri enfekte eden bir virüs türü olan bakteriyofaj P27, sera koşullarındaki denemelerde portakal ağaçlarındaki turunçgil kanseri lezyonlarını tedavi uygulanmayan bitkilere kıyasla %60’a kadar azalttı. Xanthomonas citri bakterisinin neden olduğu hastalık, yaprak ve meyvelerde kahverengi lekeler oluşturarak narenciye üretiminde kalite ve verim kayıplarına yol açıyor. Eylül ayında Microbial Genomics dergisinde yayımlanan araştırma, São Paulo Eyalet Üniversitesi (Unesp), Narenciye Savunma Fonu (Fundecitrus) ve Birleşik Krallık’taki Manchester Metropolitan Üniversitesi iş birliğiyle yürütüldü. Bilim insanları, 2018-2021 arasında São Paulo’daki 12 kırsal işletmede yaptıkları taramada 72 bakteriyofaj çeşidi izole etti; bu virüsleri farklı Xanthomonas citri hatlarına karşı enfeksiyon, gelişme, kararlılık ve genetik yapı bakımından değerlendirdi. Araştırmacı Caio Zamunér’e göre sonuçlar, P27’nin bitki dokusundaki bakteriyi enfekte edip yok edebildiğini gösteriyor. Ancak bakteriyofajın tarla koşullarında kullanılabilmesi henüz kesinleşmiş değil. Güneşin ultraviyole ışınları virüsü laboratuvar testlerinde birkaç dakika içinde etkisizleştirdiği için ekip, yaprak üzerinde bakteriyofajı koruyacak formülasyonlar geliştirmeye çalışıyor. Araştırmacılar ayrıca bakteriyel direnci sınırlamak için doğal maddelerin kullanılmasını ve bakteriyofajların daha düşük bakır konsantrasyonlarıyla birlikte uygulanmasını değerlendiriyor.

Birleşik Krallık Çiftliklerinde Mavi Dil Salgını Rekor Kırdı
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Çiftliklerinde Mavi Dil Salgını Rekor Kırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık'ta mavi dil hastalığının 2026-27 sezonundaki vaka sayısı, sezonun üçüncü ayında 2.485'e ulaşarak önceki iki sezonun toplamını aştı. Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığına (Defra) göre vakaların 2.031'i İngiltere'de, 414'ü Galler'de ve 40'ı İskoçya'da kaydedildi. Sıcak ve nemli yaz havasının, hastalığı taşıyan sokucu tatarcıkların gelişmesi için elverişli koşullar yarattığı belirtildi. Bakanlık, böceklerin 31 Mart'ta yeniden aktifleştiğini ve sıcaklıkların virüsün böceklerin içinde gelişmesine izin verecek kadar yüksek kaldığını bildirdi. Mavi dil, sığır, koyun, keçi ve geyik gibi hayvanları etkileyen, tatarcıklarla yayılan bulaşıcı ancak temasla geçmeyen bir viral hastalık. Hastalık bazı koyun, geyik ve yabani geviş getiren hayvanlarda ölümcül olabiliyor; ancak hayvanlarla veya yünle temas, ayrıca süt tüketimi yoluyla insanlara bulaşmadığı için halk sağlığı açısından risk taşımıyor. The Guardian'ın aktardığına göre hastalık bu yaz ilk kez İskoçya'ya geçti ve Aberdeenshire'a kadar ulaştı. Ulusal Çiftçiler Birliği Başkan Yardımcısı Robyn Munt, çiftçilerin sürülerini aşılatmak için veterinerlerle görüşmesi gerektiğini söyledi. Mavi dilin mevcut serotipi BTV-3, İngiltere'de ilk kez 2023'te görülmüştü.

İrlanda’dan Shamonda Virüsü Açıklaması: Hayvan Ticaretine Kısıtlama Yok
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’dan Shamonda Virüsü Açıklaması: Hayvan Ticaretine Kısıtlama Yok

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanı Martin Heydon, Şamonda virüsünün (SHAV) İrlanda veya AB’de bildirimi zorunlu hastalık olmadığını, hayvan hareketleri ve ticaret açısından kısıtlamaya yol açmadığını söyledi. Açıklama, özel bir laboratuvarın virüsü tespit ettiğine ilişkin haberlerin ardından 2 Ekim’de yapıldı. Heydon, bunun İrlanda’daki ilk tespit olduğunu belirtti. Arşiv notu — 26 Ekim 2026: Bu haber, 3 Ekim 2026 tarihli kaynak yayınının o dönemdeki açıklamalarını korur. Aşağıdaki güncel bağlam, haberin ilk yayınından sonra edinilen bilgileri ayrıca sunar. Heydon’a göre enfekte hayvanların çoğunda hastalık hafif seyrediyor; ancak gebelerde gebelik kaybına yol açabiliyor. Virüse karşı şu anda aşı veya tedavi bulunmadığı ifade edilirken, endişe duyan çiftçi ve at sahiplerine özel veteriner hekimlerine başvurmaları tavsiye edildi. Güncel bağlam — 26 Ekim 2026: Shamonda virüsü (SHAV), Simbu serogrubundaki bir orthobunyavirüstür; ilişkili olduğu Schmallenberg virüsüyle aynı virüs değildir. APHA ve IVI’nin bilgilerine göre hayvanlar arasında başlıca Culicoides cinsi sokucu küçük sineklerle taşınır. Ateş, ishal, halsizlik ve süt veriminde düşüş gibi belirtiler başka hastalıklarda da görülebildiği için veteriner değerlendirmesi gerekir. ECDC’nin 22 Ekim 2026 açıklamasına göre Fransa’da ciddi bir hastalık nedeniyle tedavi gören bir kişide ilk insan enfeksiyonu bildirildi. Enfeksiyonun nasıl edinildiği ve virüsün hastanın ölümüne katkısı araştırılmaktadır. Bu yeni bilgi nedeniyle arşivdeki insan sağlığı değerlendirmesi güncel durumun kesin bir ifadesi olarak okunmamalıdır.

İrlanda’da Kuş Gribi İçin Riskli Dönem Uyarısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Kuş Gribi İçin Riskli Dönem Uyarısı

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı (DAFM), ülkenin kuş gribi için daha yüksek riskli bir döneme girdiği uyarısında bulundu. Bakanlık, son aylarda hiçbir yabani kuşta kuş gribi tespit edilmediğini, 2026’da ise şimdiye kadar yalnızca iki vakanın belirlendiğini açıkladı. DAFM’ye göre kışın başlamasıyla hava koşulları ve kuşların göç güzergâhları, hastalığın İrlanda’ya taşınma riskini artırıyor. Daha soğuk hava ve günlerin kısalması virüslerin çevrede daha uzun süre canlı kalmasına yol açabilir; göçmen yabani kuşlar da kışı geçirmek üzere ülkeye çok sayıda geliyor.

Birleşik Krallık'ta Mavi Dil Vakaları Rekor Düzeye Ulaştı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Mavi Dil Vakaları Rekor Düzeye Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık'ta çiftlik hayvanlarını etkileyen mavi dil hastalığının 2026-27 sezonundaki vaka sayısı, sezonun henüz üçüncü ayındayken önceki üç sezonun toplamını aştı. Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra), 1 Temmuz 2026'da başlayan sezonda 2.201 vaka kaydetti; bunların 1.103'ü eylülde görüldü. Sezon 30 Haziran 2027'ye kadar sürecek. Sokucu tatarcıklarla yayılan viral hastalık koyun, sığır ve diğer hayvanlarda ateş, ülser, başta şişme ve topallamaya yol açabiliyor. Ağır vakalarda hayvanlar ölebiliyor. Hastalık insanları veya gıda güvenliğini etkilemiyor ancak çiftlik işletmeleri için iş gücü ve maliyet baskısı yaratıyor. Ulusal Çiftçiler Birliği Başkan Yardımcısı Robyn Munt, hayvanların sürekli gözlenmesi gerektiğini ve aşıya erişmenin talebe bağlı süreç nedeniyle zorlaştığını belirtti. Hastalığın bu sezon ilk kez İskoçya'ya geçtiği ve ülkenin kuzeyindeki Aberdeenshire'a kadar ulaştığı bildirildi. Akademisyenler, bulaşmanın çevre sıcaklığıyla yakından bağlantılı olduğunu; daha sıcak koşulların virüsün tatarcıkların içinde gelişmesini kolaylaştırarak hastalığın daha kuzeyde görülmesine katkıda bulunduğunu söylüyor. İngiltere'de şu anda etkili olan BTV-3 serotipi ilk kez 2023'te tespit edilmişti. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), mavi dilin Avrupa'da kuzeye doğru yayılmasını sıcaklık, tatarcıkların yaşam alanları, hayvan yoğunluğu ve hayvan hareketlerinin birlikte değişmesiyle ilişkilendiriyor. Örgüte göre iklim koşullarındaki değişim bulaşma dönemini uzatabilir. Aşılar hastalığın kontrolünde en etkili araçlardan biri olsa da farklı serotiplere karşı ayrı koruma gerekiyor ve aşıların her zaman kolay bulunamadığı belirtiliyor.

Japonya, Arjantin Sığır Etine Erişimi Genişletti
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Japonya, Arjantin Sığır Etine Erişimi Genişletti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japonya ile Arjantin, aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen sığır eti ve dilin Japonya’ya giriş koşulları üzerinde anlaşarak Arjantin’in kuzey bölgelerinden yapılacak ihracatın önünü açtı. 30 Eylül’de duyurulan anlaşma, 2006’da başlayan ve 12 aşamadan oluşan uzun müzakerelerin ardından geldi. Böylece daha önce yalnızca şap hastalığından aşısız ari kabul edilen güney bölgesinden ürün gönderebilen Arjantin, ülkenin başlıca hayvancılık ve kesim bölgelerini de kapsayan daha geniş bir erişim elde etti. Japonya Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı (MAFF), aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen et için olgunlaştırma ve kemiklerinden ayırma işlemlerini zorunlu tutuyor. Bu işlemler, şap virüsünün etkisizleştirilmesini amaçlıyor. Japonya’daki hayvan sağlığı makamlarının şubat ayında, kuzey Arjantin’den kemikleri ayrılmış sığır etiyle şap hastalığının taşınma riskini uygun önlemler uygulanması koşuluyla son derece düşük değerlendirmesinin ardından iki ülke teknik koşulları belirledi. Bununla birlikte anlaşma, kuzey Arjantin’den Japonya’ya sevkiyatların hemen başlayacağı anlamına gelmiyor. Japon makamları, bölgedeki kesimhanelerde denetim yapacak ve yalnızca kararlaştırılan koşulları karşılamaya uygun bulunan işletmeleri ihracat için tanıyacak. Mevcut bilgilere göre kuzey bölgesinde henüz Japonya’ya ihracat yapma yetkisi bulunan bir işletme bulunmuyor. Arjantin Sığır Eti Tanıtım Enstitüsü, ilk sevkiyatların denetim ve yetkilendirmelerin tamamlanmasının ardından 2027’nin ilk çeyreğinde gerçekleşebileceğini tahmin ediyor. Japonya pazarı, hacminin yanı sıra yüksek ürün değeri nedeniyle önem taşıyor. Ülkenin 2025 mali yılındaki sığır eti ithalatı 508.087 tona ulaştı ve önceki mali yıla göre %0,4 arttı. Soğutulmuş ette Avustralya ve ABD, dondurulmuş ette de yine Avustralya ve ABD başlıca tedarikçiler olarak öne çıktı. Arjantin’in bu yerleşik tedarikçilerle rekabet etmesi gerekecek. Arjantin açısından bir diğer sınırlama gümrük koşulları. Ülkenin bazı rakip tedarikçilerle aynı tarife avantajlarına sahip olmadığı, Japonya’nın farklı taze, soğutulmuş ve dondurulmuş sığır eti kalemlerinde uyguladığı en çok kayrılan ülke tarifesinin %38,5 olduğu belirtildi. Bu nedenle sektör temsilcileri, pazar erişiminin ticari açıdan ne ölçüde rekabetçi olacağının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. İlk fırsatın büyük hacimlerden çok, Japonya’da yüksek talep gören dil gibi belirli ve yüksek değerli ürünlerde oluşabileceği ifade ediliyor.

Mavi Dil Virüsünü Taşıyan Tatarcıklar Rüzgârla 150 Kilometre İlerleyebiliyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Mavi Dil Virüsünü Taşıyan Tatarcıklar Rüzgârla 150 Kilometre İlerleyebiliyor

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanı Martin Heydon, mavi dil virüsünü taşıyan tatarcıkların rüzgârla 150 kilometreye kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu. Heydon, çiftçilere sığır ve koyunları aşılamanın önemini de hatırlattı. Başta Culicoides tatarcıkları olmak üzere böceklerle yayılan mavi dil için riskin, tatarcıkların daha aktif olduğu genellikle nisan-kasım döneminde yükseldiği belirtildi. Rüzgârın hızı ve yönü taşınma mesafesini etkileyebiliyor; İrlanda’daki ilk vakanın olası kaynağının İrlanda Denizi üzerinden taşınan enfekte tatarcıklar olduğu ifade edildi.

Kuş Gribine Karşı Kanatlı Yetiştiricilerine Tedbir Çağrısı
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber

Kuş Gribine Karşı Kanatlı Yetiştiricilerine Tedbir Çağrısı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Kıbrıs’ın güneyindeki Athalassa Milli Orman Parkı’nda iki kanatlıda H5N1 tipi kuş gribi virüsü tespit edildiği haberlerinin ardından, bulaşma riskini azaltmak için tedbirlerin artırılması çağrısında bulundu. Açıklamada, adanın göçmen kuşlar açısından önemli bir geçiş güzergâhı olduğu belirtildi. Kuş gribinin başta kanatlı hayvanları etkileyen, yüksek bulaşıcılığa sahip bir hastalık olduğu kaydedilirken, virüsün enfekte kuşlarla doğrudan temasın yanı sıra dışkı, salgılar, kirlenmiş ekipman, kıyafet, araç, yem ve su yoluyla yayılabileceği ifade edildi. Kanatlı hayvan sahiplerinden tavuk, hindi, ördek ve kazları yabani kuşlarla temas etmeyecek şekilde, mümkün olduğunca kapalı ve üzeri örtülü alanlarda barındırmaları istendi. Yabani kuşların ulaşabileceği yerlere yem ve su bırakılmaması, yüzey sularının içme suyu olarak kullanılmaması, kümes ekipmanlarının temizlenip dezenfekte edilmesi ve kümeslere gereksiz kişi ve araç girişinin engellenmesi tavsiye edildi. Ani hastalık veya ölüm artışı görülmesi halinde Veteriner Dairesine haber verilmesi ve hayvan hareketinin durdurulması istendi.

Yunanistan’da Kızıl Tilkilere Yönelik 23. Kuduz Aşılama Kampanyası Ekimde Başlıyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber

Yunanistan’da Kızıl Tilkilere Yönelik 23. Kuduz Aşılama Kampanyası Ekimde Başlıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanlığı, ulusal kuduz hastalığı izleme ve mücadele programı kapsamında kızıl tilkiler için 23. sonbahar aşılama kampanyasının düzenleneceğini açıkladı. Kampanyada, kuduz virüsünün yabani hayvanlar arasındaki taşıyıcısı olarak tanımlanan kızıl tilkilerin ağızdan aşılanması hedefleniyor. Yetkililer, bu uygulamanın hastalığın kontrolü ile hayvan ve halk sağlığının korunması açısından başlıca önlemlerden biri olduğunu belirtiyor. Aşılama çalışmalarının 2026’nın ekim ayı ortasında başlaması ve kasım ayı ortasına kadar tamamlanması bekleniyor. Olumsuz hava koşulları veya uçuş kısıtlamaları gibi nedenlerin uygulamayı aksatması halinde kampanyanın kasım sonuna kadar uzatılabileceği bildirildi. Çalışma boyunca aşı yemleri havadan bırakılacak ve uygulama Yunanistan’daki 17 bölgesel birimi kapsayacak. Kampanya, ülkenin kuduzdan ari statüsünü koruma yükümlülüğüyle de ilişkilendiriliyor. Yunanistan, 2021’den beri Avrupa Komisyonu’nun resmi listesinde kuduzdan ari ülkeler arasında yer alıyor; ülkenin bu statüsüne ilişkin beyanın Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün internet sitesinde 4 Ekim 2024’ten beri yayımlandığı aktarılıyor. Bakanlık, Avrupa’da hayvanlarda kuduz vakaları görülmeye devam ederken programın özellikle halk sağlığının korunması bakımından önem taşıdığını belirtiyor. Yetkililer, canlı ancak virülansı azaltılmış virüs içeren aşı yemlerine dokunulmaması, kazara temas edilmesi halinde ise hemen tıbbi yardım alınması uyarısında bulundu. Ayrıca Yunanistan genelinde sahipli ve sahipsiz tüm köpek ve kedilerin onaylı kuduz aşılarıyla aşılanmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Vatandaşlardan, kuduz şüphesi bulunan veya ölü hayvanları veterinerlik ve orman hizmetleriyle av koruma görevlilerine bildirmeleri istendi.

Uruguay’da Atlara Batı At Ensefalomiyeliti Uyarısı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’da Atlara Batı At Ensefalomiyeliti Uyarısı

Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığına (MGAP) bağlı Hayvancılık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, sıcaklıkların yükselmesi ve sivrisineklerin çoğalmasını kolaylaştıran koşullar nedeniyle at sahipleri ile bakıcılarına Batı at ensefalomiyeliti (EEO) için önlem alma çağrısı yaptı. Bakanlık, hastalığın yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla önleyici uygulamaların ve erken bildirimin önemini hatırlattı. Viral hastalık sivrisineklerle taşınıyor; kuşlar, özellikle göçmen kuşlar, hastalığın yayılmasında rol oynayabiliyor. Yüksek sıcaklık, nem, yağış ve göçmen kuş hareketlerinin bir araya gelmesi virüsün Uruguay’a girişi ve dolaşımı için uygun ortam oluşturabiliyor. Sivrisinek yoğunluğu, yüksek bitki örtüsü ve su birikintileri bulunan alçak, nemli veya su baskınına açık işletmelerde bulaşma koşulları daha elverişli olabiliyor. MGAP, at sahiplerine serbest çalışan bir veterinerle uygun aşılama planını görüşmelerini, Hayvan Sağlığı Laboratuvarı tarafından ruhsatlandırılmış at kovucuları kullanmalarını ve sivrisineklerin üreyebileceği kap, eşya, durgun su ile su birikintilerini ortadan kaldırmalarını önerdi. Yüksek bitki örtüsünün kontrol altında tutulması da tavsiyeler arasında yer aldı. Hayvanların düzenli gözlenmesi ve hastalık şüphesi bulunan durumların bölgesel veya yerel Hayvancılık Hizmetlerine bildirilmesi istendi.

İrlanda’da Mavi Dil Hastalığında Altı Yeni Vaka Doğrulandı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Mavi Dil Hastalığında Altı Yeni Vaka Doğrulandı

İrlanda’da Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı, mavi dil hastalığına ilişkin altı yeni vakanın doğrulandığını açıkladı. Yeni vakalar Dublin, Waterford ve Roscommon’da tespit edildi. Açıklamada, sığırların hastalıktan koyunlara göre daha fazla etkilendiği belirtildi. BTV-3 virüsü 2026’nın başlarında Wicklow, Kildare, Louth, Laois, Monaghan, Cork ve Tipperary kontluklarında tespit edilmişti. Hastalık başta Culicoides tatarcıkları olmak üzere böceklerle yayılıyor; hayvanlarda burunda kabuklanma, salya, ağız ülseri, gözlerde yaşarma, topallık ve meme uçlarında kabuklanma görülebiliyor.

Arjantin’de A13 Varyantına Karşı Kanatlı Aşısı Onaylandı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Arjantin’de A13 Varyantına Karşı Kanatlı Aşısı Onaylandı

Arjantin’de kanatlı işletmelerinde görülen kuşların bulaşıcı bronşit virüsünün A13 varyantına karşı geliştirilen zayıflatılmış aşı, ticari satış için onaylandı. Aşı, Arjantin Ulusal Tarım Teknolojileri Enstitüsünün (INTA) Kuşlar Laboratuvarı araştırmacıları tarafından Laboratorios INMUNER iş birliğiyle geliştirildi. Ürün, A13 virüs suşu temel alınarak hazırlandı. Kuşların bulaşıcı bronşiti, hastalığın etkisinin virüs suşunun hastalık oluşturma gücüne ve kullanılan aşıların bölgede dolaşan varyantlarla uyumuna bağlı olduğu yaygın bir viral hastalık olarak tanımlanıyor. INTA’nın Arjantin’de 20 yılı aşkın süredir yürüttüğü epidemiyolojik izleme sonucunda virüsün beş genetik varyantı belirlendi. Bu varyantların üçü ticari aşılarda kullanılan suşlarla ilişkiliyken, diğer ikisi için özgül bağışıklama bulunmuyordu. A13 varyantı ilk kez 2013’te, hastalıkla bağlantılı önemli kayıpların yaşandığı dönemde izole edildi. Virüs, sonraki yıllarda ülkenin farklı bölgelerindeki etlik piliç, yumurtacı tavuk ve damızlık işletmelerinde görülmeye devam etti. Araştırmacı Ariel Vagnozzi, deneysel incelemelerde A13’ün doğal olarak düşük hastalık oluşturma özelliği gösterdiğini ve bu nedenle zayıflatılmış aşı geliştirilmesi için aday olarak değerlendirildiğini belirtti. Çalışmalar, ülkede kullanılan ticari aşıların belirli ölçüde koruma sağladığını ancak virüsün dolaşımını sürdürmesine olanak veren bir boşluk bıraktığını ortaya koydu. A13 temelli aday ile ticari aşıların karşılaştırılmasının ardından geliştirilen ürünün satışına Senasa izin verdi.

Shamonda Virüsü Avrupa’da Sığırlarda Yayılıyor
Görsel kaynağı: LandbrugsAvisen · Özgün haber

Shamonda Virüsü Avrupa’da Sığırlarda Yayılıyor

Shamonda virüsü, Avrupa’da sığırlarda görülerek farklı ülkelere yayılıyor. Virüsün Danimarka’da henüz tespit edilmediği belirtilirken, ülkedeki Seges kuruluşu yetiştiricileri alışılmadık hastalık belirtilerine karşı dikkatli olmaya çağırdı. Süt verimindeki düşüş, düşükler ve şekil bozukluklarıyla doğan buzağılar izlenmesi gereken belirtiler arasında sayıldı. Seges, bu tür olağandışı durumlarla karşılaşan işletmelerin tepki vermesini ve gelişmeleri yakından takip etmesini istiyor.

İtalya’nın Campania Bölgesinde Sığırlarda ve Mandalarda Shamonda Virüsü Saptandı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber

İtalya’nın Campania Bölgesinde Sığırlarda ve Mandalarda Shamonda Virüsü Saptandı

Shamonda virüsü (SHAV), İtalya’nın Campania bölgesindeki Salerno ilinden alınan bazı sığır ve manda örneklerinde tespit edildi. İtalya Güney Mezzogiorno Deneysel Zooprofilaktik Enstitüsü (IZSM), 29 Eylül 2026’da düzenlediği basın toplantısında tespit sonuçlarını ve enfeksiyonun hayvan sağlığı ile hayvansal ürünlerin güvenliği açısından durumunu değerlendirdi. Yetkililer, Campania’daki sığır ve manda işletmelerinde şu an için sağlık acil durumu bulunmadığını açıkladı. Mevcut bilimsel bilgilere göre SHAV’ın insanlara bulaştığına dair kanıt bulunmuyor; enfekte hayvanlardan elde edilen süt veya etin tüketilmesinin insan sağlığı açısından risk oluşturduğuna ilişkin de bir bulgu bildirilmedi. Bununla birlikte, bölgedeki izleme ve epidemiyolojik gözetim çalışmaları sürdürülüyor. IZSM Genel Müdürü Giuseppe Iovane, virüsün Culicoides cinsinden böcek vektörleri aracılığıyla taşındığını ve Avrupa Birliği mevzuatında listelenen hastalıklar arasında yer almadığı için özel resmî izleme ve kontrol önlemlerine tabi olmadığını belirtti. Hayvanlar arasında önemli ölçüde doğrudan bulaşa dair kanıt bulunmadığı, ancak sığır ve manda türlerinde anneden fetüse bulaşın mümkün olabileceği aktarıldı. Yetkililer ayrıca, bir hayvanda virüs saptanmasının işletmenin otomatik olarak kapatılması, hayvanların itlaf edilmesi veya sütün imha edilmesi anlamına gelmediğini vurguladı. İlave önlemlerin, her olayın koşulları değerlendirilerek yetkili makamlarca kararlaştırılacağı belirtildi. Enfeksiyonun Avrupa’da yeni ortaya çıkması nedeniyle hastalığın klinik ve epidemiyolojik özellikleri ile farklı hayvan popülasyonlarındaki etkilerine ilişkin bilgilerin hâlâ gelişmekte olduğu kaydedildi.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi (ARC), ülkede geliştirilen şap hastalığı aşısı teknolojisinin özel üreticilere lisanslanması için teknik ve idari hazırlıklara başladı. ARC ve yönetim kurulu, Tarım Bakanı Willie Aucamp’ın teklifini 21 Eylül’de oy birliğiyle onayladı. Yerli veya yabancı şirketlerin, koşullu fikrî mülkiyet lisansları kapsamında aşı üretmesine izin verilmesi planlanıyor. Ancak özel üreticilerin atanacağı ve ortaklıklar kapsamında ilk dozların piyasaya çıkacağı tarih henüz açıklanmadı. Girişimin temel amacı, ARC’nin kendi üretim tesislerini yeniden kurduğu dönemde sınırlı üretim kapasitesini artırmak ve ülkenin hayvancılık sektörünün aşı ihtiyacını karşılamak. Lisans anlaşmalarından elde edilecek ARC gelirlerinin, konseyin şap aşısı üretim kapasitesini genişletmek üzere ayrılması öngörülüyor. ARC, özel üreticilerin sağlayacağı ek üretim miktarını ise açıklamadı. Süreç, kamu kaynaklarıyla geliştirilen fikrî mülkiyet nedeniyle kamu ihale kurallarına uygun yürütülecek. ARC, adil, şeffaf ve mevzuata uygun bir seçim yapılması gerektiğini belirtti. Şap virüsünün yüksek bulaşıcılığı nedeniyle uluslararası biyogüvenlik standartları da belirleyici olacak. Teknik incelemeler ve ilgili makamlarla istişare tamamlandıktan sonra ayrıntılar Aucamp’ın değerlendirmesine sunulacak; bu nedenle uygulama takvimi henüz oluşturulmadı. ARC’nin mevcut üretimi, yaklaşık ayda bir yapılan üretim döngüsünde üç değerlikli aşı için yaklaşık 20.000 doz seviyesinde. Konsey, kapasitesini 20 litrelik pilot işletmeden geçici 200 litrelik kapasiteye çıkardığını bildirdi. Daha büyük bir üretim sistemi ve ilgili altyapının 2027’de ARC’nin aylık üretimini yaklaşık 240.000 üç değerlikli doza yükseltmesi bekleniyor. Aşı SAT1, SAT2 ve SAT3 serotiplerini kapsıyor. ARC’nin aşı için öne sürdüğü 12 aylık koruma iddiası, her hayvanın her epidemiolojik koşulda yılda tam bir kez aşılanacağı anlamına gelmiyor. Aşılama aralıklarının aşı etkinliği, virüsle antijenik uyum, dolaşımdaki virüs, hayvanın yaşı, anne bağışıklığı, epidemiolojik risk ve ulusal stratejiye göre değişebileceği belirtildi. Güney Afrika’dan alınan saha izolatlarının Ekim 2026’da Birleşik Krallık’taki Pirbright Institute’a gönderilerek ikinci aşı eşleştirme testinden geçirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri özel üretime destek verirken üretici kapasitesi, onaylı laboratuvarlar ve şeffaf seçim sürecinin önemine dikkat çekti.

Arıları Etkileyen Patojenler İçin Sahada Kullanılacak Tespit Tekniği Geliştirildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Arıları Etkileyen Patojenler İçin Sahada Kullanılacak Tespit Tekniği Geliştirildi

Şili’de Universidad SEK, FIA’nın desteğiyle geliştirilen LAMP-PCR tekniğiyle arı kovanlarını etkileyen virüs ve bakterilerin sahada doğrudan tespit edilmesini sağlayacak bir yöntem geliştirdi. Teknik, arıcıların hastalıkları daha erken belirlemesine ve ekonomik kayıplara yol açabilecek yayılımın önlenmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Arıların tozlaşma yoluyla çok sayıda bitki türünün çoğalmasına ve tarımsal üretime katkı verdiği belirtilirken, kovan hastalıklarının zamanında saptanmasının arı popülasyonlarını korumak ve bu hizmeti sürdürmek açısından önemli olduğu aktarıldı.

Fransa’da Kuraklık ve Hastalık Baskısı Sığır Yetiştiriciliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık ve Hastalık Baskısı Sığır Yetiştiriciliğini Zorluyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Fransa’da benzeri görülmemiş kuraklık, azalan yem stokları, artan akaryakıt maliyetleri ve hayvan hastalıklarındaki hareketlilik, sığır yetiştiriciliğinin görünümünü ağırlaştırıyor. Acti-Ouest’in değerlendirmesine göre 2027, hayvancılık sektörü için zor geçebilir. Üreticiler kış öncesinde yem stoklarının önemli bölümünü kullandı; bu nedenle hayvanları meralarda tutmak güçleşirken sürülerde ayarlama ihtiyacı ortaya çıkıyor. Kuraklık, kolza, raygras ve diğer ara ürünlerin ekimini de zorluyor. Buğday ekimi öncesinde yağış beklentilerinin zayıf olması, üretim planlarını belirsizleştiriyor. Yaz sıcaklarının gelecek doğumlar üzerindeki etkileri henüz tam olarak bilinmese de doğum sayısında düşüş bekleniyor. Güneybatıdaki FCO ve MHE hareketliliği ile Shamonda virüsünün 41 departmanda görülmesi de izlenmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak, şu aşamada kaygı verici bir vaka patlaması olmadığını, ancak hastalığın zor tespit edilmesi ve aşı bulunmaması nedeniyle yakından takip edildiğini aktarıyor. Piyasa tarafında, yaz boyunca sığır eti satışları genel olarak geriledi; sıcak hava dalgaları özellikle kıyma satışlarını etkiledi. Yüksek mağaza fiyatları ve hane bütçelerindeki baskı, daha düşük gelirli tüketicilerin sığır etini azaltmasına veya alışverişten çıkarmasına yol açtı. Buna karşın, fileto ürünlerinde arz gerilimi görülürken Avrupa’nın sığır eti ithalatı yılın ilk yarısında %16 arttı; ithalatın %85’i Mercosur ülkelerinden geldi. Sanayi işletmeleri, kuraklık dönemindeki yüksek kesimlerin ardından sonbahar ve yıl sonunda arzın belirgin biçimde azalmasını bekliyor. Sütçü işletmelerden çıkan hayvan arzı mevcut talep için yeterli görülürken, besicilik sektörü şimdilik daha istikrarlı seyrediyor. Fiyatların çekici olması nedeniyle genç sığır piyasasında ise dengelerin hızlı değişebileceği belirtiliyor.

İspanya’da Sığır İşletmelerinde Shamonda Virüsü Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Sığır İşletmelerinde Shamonda Virüsü Tespit Edildi

İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı, Córdoba ve Toledo illerindeki yedi sığır işletmesinde Shamonda tip 1 virüsünün tespit edildiğini açıkladı. Orthobunyavirus cinsine ve Simbu serogrubuna ait virüs, yaklaşık bir hafta önce Endülüs’te, Córdoba’daki bazı işletmelerde süt üretimindeki düşüşle gündeme geldi. Virüse karşı henüz aşı bulunmuyor. Bu nedenle önleme ve kontrol çalışmalarının, hastalığı taşıyan Culicoides cinsine ait vektöre karşı yürütülmesi; kovucu ve böcek öldürücü ürünlerin kullanılması ve etkilenen hayvanlara belirtilere yönelik veterinerlik tedavisi uygulanması öngörülüyor. Sığırlarda akut enfeksiyon ateş, ishal ve 7-10 gün boyunca süt üretiminde %10-20 düşüşe yol açabiliyor. Hastalık, bir işletmedeki hayvanların tamamına kadarını etkileyebilse de yetişkin hayvanların çoğunun iyileştiği belirtiliyor. Gebe hayvanlarda düşük veya ciddi fetal malformasyon riski bulunurken, şu ana kadar virüse doğrudan bağlanan ölüm gözlenmedi. Koyun ve keçiler enfekte olabilse de belirgin klinik bulgu göstermeyebiliyor.

Kışlık Arpa ve Buğday Ekimi BYDV Riskini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Kışlık Arpa ve Buğday Ekimi BYDV Riskini Gündeme Getirdi

İrlanda’da çok sayıda tarla bitkisi üreticisinin kışlık arpa ve kışlık buğday ekimine başladığı bildirildi. Kuru hava ve uygun tarla koşulları ekimi teşvik ederken, hava ve toprak sıcaklıklarının neredeyse rekor düzeylere ulaşması Arpa Sarı Cücelik Virüsü (BYDV) riskini artırıyor. Teagasc uzmanı Shay Phelan, yaprak biti popülasyonlarının hızla arttığını ve bunun hastalık tehdidini önemli ölçüde yükselttiğini söyledi. BYDV’ye toleranslı kışlık arpa çeşitleri bulunsa da mevcut ekim koşullarının bu çeşitlerin hastalıkla başa çıkma kapasitesini sınırlarına kadar zorlayabileceği belirtildi.

Belirti Göstermeyen Buzağılarda BRD, Akciğer Taramasıyla Saptanabiliyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Belirti Göstermeyen Buzağılarda BRD, Akciğer Taramasıyla Saptanabiliyor

Agri-Food and Biosciences Institute (AFBI) araştırmacıları, dışarıdan sağlıklı görünen buzağılarda solunum yolu hastalığının akciğer taramasıyla tespit edilebildiğini gösterdi. AFBI Hillsborough’daki çalışmada, thoracic ultrasound scanning ile buzağılarda sığır solunum yolu hastalığının bulunup bulunmadığı incelendi. BRD olarak da bilinen bu hastalık, buzağı ölümlerinin ve sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Metinde, hastalığın Birleşik Krallık sığır sektörüne yıllık maliyetinin 60–80 milyon sterlin olduğu; bakteriler, virüsler ve kötü havalandırma, düşük sıcaklık ile yüksek nem gibi çevresel etkenlerin tabloyu ağırlaştırdığı belirtiliyor.

Shamonda Virüsü Avrupa’da Sığırlarda Doğrulandı
Görsel kaynağı: Agroportal · Özgün haber
Veri haberi

Shamonda Virüsü Avrupa’da Sığırlarda Doğrulandı

Shamonda virüsü, ağustos 2026’da İsviçre, Fransa, Almanya, Avusturya ve Hollanda’da sığırlarda doğrulandı. Yetişkin hayvanlarda belirtiler orta düzeyde seyrediyor; ateş, süt veriminde düşüş ve ishal görülebiliyor. Asıl ağır etki ise fetüste ortaya çıkıyor; buzağılarda abort ve iskelet ile sinir sistemi bozuklukları bildiriliyor. Aşı veya tedavi bulunmuyor. Kontrolde temel önlem, hayvanları böcek vektörlerine karşı korumak olarak belirtiliyor.