ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3236 haber · Sayfa 70

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış

Paraguay’ın kanatlı ürünleri ihracatı, Eylül 2026 sonunda 14.690 tona ulaştı. La Nación’un Avipar ve Ulusal Hayvan Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senacsa) verilerine dayandırdığı habere göre bu miktar, Eylül 2025’teki 7.663 tona kıyasla %92’lik artış anlamına geldi. İhracat gelirleri de aynı dönemde 8,3 milyon ABD dolarından 39,6 milyon ABD dolarına yükseldi; haberde yıllık artışın %300’ün üzerinde olduğu belirtildi. Avipar Başkan Yardımcısı Blanca Ceuppens, rekoru daha yüksek işlenen ürün hacmi, Afrika pazarlarındaki güçlü talep ve Asya’da daha yüksek ticari değere sahip yeni destinasyonların açılmasıyla açıkladı. Ceuppens ayrıca üretim kapasitesi, arz ve pazarın ürünleri absorbe etme kapasitesinin artırıldığını, sanayinin kurulu kapasitesinin teknik ve operasyonel verimlilikle çalıştığını söyledi. Ceuppens’e göre 2026 boyunca iç üretimdeki sürdürülebilir artış; altyapı yatırımları, işleme teknolojisi ve sıkı biyogüvenlik programlarıyla desteklendi. İç pazar, artan tüketimle birlikte sektörün ana hacim temeli olmayı sürdürürken, üretim fazlası ile uluslararası talep gören belirli kesimler dış ticaret kanalıyla değerlendirildi. Ceuppens, yılın kalan bölümünde kesim hızının artmasını ve üretimin rekor düzeyde kapanmasını beklediğini aktardı. Tayvan, sektörün stratejik büyüme odağı olarak öne çıktı. Temmuz ortasındaki ilk sevkiyatların ardından bu ülkeye düzenli gönderilerin kademeli olarak büyüdüğü ve aylık 300 tona ulaşılmasının hedeflendiği bildirildi. Senacsa bültenine göre Eylül sonunda Irak, kanatlı ürünleri alımlarında %33 payla ilk sırada yer aldı; Vietnam %14, Arnavutluk ve Kosova ise %8’er pay aldı.

Meksika’nın Tarımsal Ticaret Fazlası 2025’in Aynı Dönemine göre %13,1 Geriledi
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’nın Tarımsal Ticaret Fazlası 2025’in Aynı Dönemine göre %13,1 Geriledi

Meksika’nın tarımsal ticaret dengesi, Ocak-Ağustos 2026 döneminde 4 milyar 283 milyon dolar fazla verdi. Banco de México verilerini derleyen Tarımsal Piyasalar Danışman Grubu’na (GCMA) göre bu tutar, 2025’in aynı dönemindeki 4 milyar 931 milyon dolarlık fazlaya kıyasla %13,1 daha düşük kaldı. Bu dönemde tarımsal ihracat 36 milyar 35 milyon dolara ulaşarak %2,5 artarken, ithalat 31 milyar 752 milyon dolara çıktı ve %5,1 değişim gösterdi. Ağustos ayında ise ihracat, geçen yılın aynı ayına göre %6,6 artarak 3 milyar 862 milyon dolara yükseldi. İthalat da %1,1 artışla 4 milyar 27 milyon dolara ulaştı. Böylece aylık tarımsal ticaret dengesi 165 milyon dolar açık verdi. Aylık açık ile yılın ilk sekiz ayındaki toplam fazla farklı dönemleri kapsıyor. Ocak-Ağustos döneminde başlıca ihracat kalemleri arasında bira 4 milyar 424 milyon dolarla ilk sırada yer aldı ancak %2,1 geriledi. Tekila ihracatı 3 milyar 15 milyon dolara çıkarak %15,5 artarken, avokado ihracatı 2 milyar 256 milyon dolara düşerek %13,2 azaldı. Sığır ürünü ihracatı %9,6 artışla 2 milyar 103 milyon dolara ulaştı; orman meyveleri ihracatı ise %3,4 geriledi. GCMA, ABD’nin sertleşen gümrük tarifelerinin bira, avokado, orman meyveleri ve şeker satışlarını baskıladığını belirtti. Kurum ayrıca değer kazanan pesonun ihracatçıların yerel para cinsinden gelirlerini ve kârlılığını azalttığını, ithalatı ise ucuzlattığını kaydetti. Canlı sığır sınırının kısmen yeniden açılması hayvancılık sektörü için rahatlama sağlasa da GCMA bunun mevcut eğilimi tersine çevirmeye yetmediğini bildirdi. Yıl sonuna kadar ihracat dinamizmini korurken pozitif ticaret dengesinin daha fazla aşınmasını önlemek temel zorluk olarak gösterildi.

Hırvat Arıcılar Tağşişli Bal ve Pazar Sorununa Dikkat Çekti
Görsel kaynağı: Dnevno · Özgün haber
Veri haberi

Hırvat Arıcılar Tağşişli Bal ve Pazar Sorununa Dikkat Çekti

Hırvatistan’ın Đurđevac kentinde Pčelarska udruga Bagrem tarafından düzenlenen Medveni den etkinliği, arıcılık ve arı ürünlerini tanıtırken balın özgünlüğü ve üreticilerin pazarlama sorunlarını da gündeme taşıdı. Etkinlikte 42 katılımcı yer aldı; ziyaretçiler farklı bal türlerini ve diğer arı ürünlerini tattı. Podravina bölgesindeki çocukların katıldığı bir program da düzenlendi. Etkinlik kapsamında il düzeyinde bal değerlendirmesi yapıldı. Yarışmaya 37 numune katılırken bunların 18’i altın, 18’i gümüş ve biri bronz diploma aldı. Serginin şampiyonu Luka Pintar’ın akasya balı oldu. Marijan Gašparov’un ıhlamur balı en iyi ıhlamur balı seçilirken, diğer bal kategorisinde Tatjana Hapavel’in bal çiği balı ödül kazandı. Pčelarska udruga Bagrem Başkanı Mario Rogoz, hava koşullarının arıcılar açısından elverişli geçtiğini ve bu yılki verimlerin iyi olduğunu söyledi. Bununla birlikte Rogoz, balın pazarlanmasında sorun yaşandığını belirtti. Rogoz’a göre büyük perakende zincirlerinin çoğunda kalitesi şüpheli veya tağşiş edilmiş ürünler satılıyor; bu durum Podravina ballarının fiyatlarını düşürüyor ve üreticilerin ürünlerini pazara sunmasını zorlaştırıyor. Arıcılar, tağşişli balı uygun laboratuvar analizleri olmadan ayırt etmenin giderek zorlaştığını bildiriyor. Tağşişin bala daha ucuz şeker şurupları eklenmesiyle veya ürünün botanik ya da coğrafi kökeninin yanlış etiketlenmesiyle yapılabileceği belirtiliyor. Balın rengi, kokusu, tadı, yoğunluğu ya da kristalleşme hızı tek başına özgünlük kanıtı sayılmıyor. Suya bırakma veya kâğıt üzerinde deneme gibi ev tipi testlerin de güvenilir doğrulama sağlamadığı aktarılıyor. Tüketicilere tanınan arıcılardan doğrudan alışveriş yapmaları öneriliyor; bu yöntem ürünün kökenini ve üretim biçimini kontrol etmeyi kolaylaştırabilir. Ancak doğrudan satın alma kesin güvence olarak değerlendirilmiyor. Tüketicilerin korunması için ürün izlenebilirliği, uygun resmi kontroller ve piyasadaki sahteciliğe karşı etkili mücadele de gerekli görülüyor. Kaynakta ayrıca balın bir yaşından küçük çocuklara, bebek botulizmi riski nedeniyle verilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Rus Tahıl İhracatçıları Sevkiyat Rotalarını Değiştiriyor
Fotoğraf: Сергей Куксин · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahıl İhracatçıları Sevkiyat Rotalarını Değiştiriyor

Rus tahıl ihracatçıları, sevkiyatları Azak-Karadeniz havzasından Baltık, Uzak Doğu ve Hazar yönlerine kaydırıyor. Lojistikteki yeniden yapılanma ve ihracatın genişletilmesi, Rusya’daki “Zolotaya Osen” fuarında ele alındı. Tarım Bakan Yardımcısı Maksim Borovoy, ekimde Baltık limanlarından 1,5 milyon tondan fazla tahıl sevk edilmesinin planlandığını ve bu miktarın önceki tarım sezonunun tamamında taşınan hacme eşit olduğunu açıkladı. Hükümet taşımacılığın desteklenmesi için 9,7 milyar ruble ayırdı. Ancak mevcut sübvansiyon programı tahılın çıkarıldığı tüm bölgeleri kapsamıyor. Tarım Bakanlığı, Krasnodar Krayı, Astrahan ve Dağıstan yönlerinin, ayrıca olası olarak Rostov bölgesinin indirimli taşıma desteğine alınmasını önerdi. Borovoy, Başbakan Yardımcısı Dmitriy Patruşev’in öneriyi desteklediğini belirtti. Rusya Tahıl Birliği İcra Direktörü Kseniya Bolomatova’ya göre Rus tahıl ihracatının daha önce yaklaşık %80’i Karadeniz üzerinden yapılıyordu ve bu nedenle Baltık yönüne daha az önem veriliyordu. Baltık güzergâhı Orta Doğu, Türkiye ve Kuzey Afrika’ya sevkiyat için elverişli olsa da bazı Asya ülkelerine daha uzun taşıma mesafesi Rus tahılının fiyat rekabetçiliğini azaltıyor. 2026/27 tarım sezonunun başından bu yana İran ve Çin 1,1’er milyon tonla en büyük alıcılar olurken, Mısır 873 bin, Türkiye 583 bin ve Azerbaycan 448 bin ton aldı. Piyasa aktörleri Uzak Doğu’da depolama ve liman kapasitesini artırıyor. Slavyanka Limanı’ndaki derin su rıhtımının ayda 200 bin tona kadar tahıl elleçlemesi bekleniyor; gemi filosunun bir bölümü de İran’a sevkiyat kapasitesini artırmak üzere Hazar’a yönlendirildi. Birliğin değerlendirmesine göre Rusya’nın mevcut sezondaki ihracat potansiyeli 60 milyon tonu aşıyor. Lojistik kısıtlar sevkiyatı azaltırsa diğer ihracatçıların açığı tamamen kapatamayacağı ve bazı pazarlarda fiyatların artabileceği uyarısı yapıldı.

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor

Fosfatlı gübre fiyatlarındaki %26’lık artış ve sevkiyatlarda yaşanan gecikmeler, küresel tarımsal üretimin maliyetleri ile gelecek dönem arzına ilişkin endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 24 Eylül tarihli verilerine göre, Orta Doğu’daki savaşın uluslararası ticarette yol açtığı aksaklıklar her ay 1,5 ila 3 milyon ton gübrenin taşınmasında gecikmeye neden oldu. Bu durumun artan üretim maliyetlerini zamanla gıda fiyatlarına yansıtmasından endişe ediliyor. Gübre piyasasındaki baskıda enerji maliyetleri de etkili oluyor. FAO verilerine göre doğal gaz fiyatları, Orta Doğu’daki çatışma öncesi seviyelere göre %129 ila 139 yükselirken Brent petrolündeki artış %39 oldu. Doğal gaz, amonyak üretiminde temel hammadde olarak kullanıldığı için fiyatındaki yükseliş azotlu gübre üreten sanayinin maliyetlerini artırıyor ve üreticilerin kâr marjlarını daraltıyor. Basra Körfezi, tarımsal üretimde kullanılan önemli hammaddelerin küresel tedarikinde belirleyici konumda bulunuyor. FAO’ya göre bölge, dünya üre arzının %30 ila 35’ini, amonyak arzının %20 ila 30’unu ve küresel kükürt ihracatının %50’sini karşılıyor. Uluslararası ticarete konu gübrelerin normal koşullarda %20 ila 30’u da Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Reuters’ın aktardığına göre ticari gemilerinin boğazdan geçişi, tanker saldırılarının tırmanması nedeniyle 6 Ekim’de iki aydan uzun sürenin en düşük seviyesine indi; bu veri toplam deniz taşımacılığını kapsıyor. Teslimatların zamanlaması, gübre kullanımının bitkilerin belirli gelişme aşamalarıyla bağlantılı olması nedeniyle üretim açısından kritik görülüyor. Ticaret akışı daha sonra düzelse bile yaşanan gecikmeler verimleri etkileyebilir. Yüksek fiyatlar bazı çiftçileri gübre kullanımını azaltmaya veya ekim planlarını değiştirmeye yöneltebilir. FAO, gübre kıtlığının 2026’nın ikinci yarısında ve 2027’de tarımsal verimlerin düşmesine ve gıda arzının daralmasına yol açabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği’nde Komisyon, fiyat artışlarından etkilenen çiftçilere destek amacıyla Ortak Tarım Politikası kapsamındaki acil yardım kaynaklarının artırılması ve kısa vadeli desteklerde üye ülkelere daha fazla esneklik sağlanması seçeneklerini sundu. Gübre stoklarının oluşturulması ve alternatif ürünlerin teşvik edilmesi de gündeme geldi. Bununla birlikte gübre maliyetlerinin nihai gıda fiyatlarına geçişi doğrudan ve tüm ürünlerde aynı değil; artışların süresi, gübrenin toplam maliyet içindeki payı ve maliyetin ne kadarının karşılanabildiği belirleyici oluyor. FAO’nun 2 Ekim’de açıkladığı verilere göre küresel gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak aylık %1,5, yıllık %5,8 yükseldi; bu artış yalnızca gübre maliyetlerine bağlanmıyor.

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor

Karadeniz üzerinden tahıl ve yağlı tohum ihracatının aksaması, Ukrayna’da depolardaki stokların büyümesine, iç piyasada fiyatların düşmesine ve çiftçilerin 2027 ekim planlarını daraltmasına yol açıyor. İHA ve füze saldırılarının altyapı ile deniz taşımacılığını hedef alması, ticari gemilerin sigortalanmasını zorlaştırırken Ukrayna ve Rusya’dan Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya yapılan sevkiyatları da aksatıyor. Odesa bölgesinde çiftçilik yapan Oleksandr Chumak, tahılının yaklaşık %80’ini şu anda kârla satamadığını ve gelecek yıl ekim alanlarını önemli ölçüde azaltmayı planladığını belirtiyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun ise üreticilerin ürünlerini satamadıkları için vergi ve arazi kirası ödemelerini karşılamakta zorlandığını söylüyor. Dykun’a göre kolza ile ayçiçeği tohumu hâlâ satılabilen ürünler arasında bulunuyor ancak bu satışlar masrafları karşılamaya yetmiyor. Finansman ihtiyacındaki artış da krizin işletme sermayesi üzerindeki etkisini gösteriyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine işletme sermayesi için 1,53 milyar grivna kredi kullandırdı; bu tutar önceki yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Bazı üreticiler nakit yaratmak için ürünlerini düşük fiyatlardan erkenden satarken, depolama imkânı bulunanlar fiyatların toparlanmasını bekleyerek satışları erteliyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona çıkması bekleniyor. Ancak önceki sezondan devreden stoklar, saldırılara karşı kırılgan olan depolama ve taşıma altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Çiftçiler 2027 planlarında lojistik maliyetlerinden daha az etkilenen yağlı tohumlara ve niş ürünlere yönelirken Chumak, mısır ve arpadan tamamen vazgeçmeyi planladığını belirtiyor. Tarım sektörü ayrıca iş gücü eksikliği, askerî seferberlik, mayınlı araziler ve çiftliklere yönelik saldırılarla karşı karşıya. Ukrayna’nın önemli tarım ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz’den taşınıyor. Ağustos 2026’da tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tona gerileyerek önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %58 düştü. Kanada, Avustralya ve Arjantin’deki elverişli buğday ve arpa hasatları ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi üretim, küresel etkileri şimdilik sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise deniz rotalarının yeniden açılmasının diğer ülkelerdeki tahıl fiyatlarını ton başına birkaç on dolar düşürebileceğini söylüyor. Karadeniz’deki ölümcül olaylar ekim ayında da devam ederken Türkiye, küresel gıda güvenliğine yönelik risklerin ortasında ihracatın yeniden başlaması için bir anlaşmaya arabuluculuk yapmaya çalışıyor.

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor

Sırbistan’da üretici örgütlenmesi, tarım sektörünün modernleştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması için yeni stratejik yönlerle uyumlu bir araç olarak öne çıkıyor. Kooperatifler; girdilerin ortak alınması, ürünlerin birlikte satılması, daha iyi fiyat elde edilmesi, tarımsal desteklere ve IPARD’a erişim ile soğuk hava deposu, kurutma tesisi ve makine gibi ortak yatırımlara imkân sağlıyor. Tarım stratejisinde organik üretim, arıcılık ve biyo-bölgelerde faaliyet gösteren uzmanlaşmış derneklerin rolünün güçlendirilmesi vurgulanıyor. Dijital bal üretimi takibi yapan arıcı dernekleri ile bakanlıkla politika oluşturma süreçlerinde ortak çalışan organik üretici dernekleri bu kapsamda örnek gösteriliyor. Yerel eylem grupları (LAG) ise yerel yönetimleri, çiftçileri ve sivil toplumu bir araya getiriyor; strateji, LAG’lerin kırsal kalkınmadaki rolünün güçlendirilmesini öngörüyor. Hükümet başbakan yardımcısının açıklamasına göre Sırbistan’daki kamu-özel ortaklığı örnekleri bölgede iyi uygulama olarak tanınıyor. Bu ortaklıklar soğuk zincir, depolama ve işleme kapasitesinin geliştirilmesini kapsıyor. Stratejik belgede ayrıca entegre bitkisel üretim-hayvancılık sistemlerine destek, profesyonel yönetim, ortak pazarlama, ortak altyapı, bilimsel danışmanlık ve gençler ile kadınların örgütlenmeye katılımı öne çıkarılıyor.

AB, Ermenistan’ın Birliğe İhracatının %80’inde Gümrük Vergilerini Askıya Alıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

AB, Ermenistan’ın Birliğe İhracatının %80’inde Gümrük Vergilerini Askıya Alıyor

Avrupa Birliği’nin Ermenistan’ın Birliğe ihracatının %80’inde gümrük vergilerini iki yıl süreyle askıya alan geçici düzenlemesi 12 Ekim’de yürürlüğe girecek. Avrupa Konseyi’ne göre uygulama, Rusya’nın yakın zamanda ticaret kısıtlamaları getirmesinin ardından Ermenistan’daki üretici ve ihracatçıları desteklemeyi amaçlıyor. Düzenleme, taze meyve, sebze ve çiçek ihracatının neredeyse tamamını kapsıyor. İçecek ve alkollü içecek ihracatının %91’inden fazlası için de gümrük vergileri askıya alınacak. Avrupa Konseyi, geçici önlemlerin Ermenistan’dan AB’ye ticaret akışlarını destekleyip güçlendireceğini bildirdi.

Romanya'da Daha Yağlı ve Kokusuz Süt Veren Keçi Popülasyonu Geliştirildi
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber

Romanya'da Daha Yağlı ve Kokusuz Süt Veren Keçi Popülasyonu Geliştirildi

Romanya’nın Botoşani ilindeki Popăuți Araştırma-Geliştirme İstasyonu’nda yürütülen 10 yıllık çalışma sonucunda, daha yağlı süt veren yeni bir keçi popülasyonu geliştirildi. Araştırmacılar, elde edilen sütün keçi sütüne özgü koku ve tattan tamamen arındırıldığını bildirdi. Çalışma, keçi sütünün belirgin aromasının birçok tüketiciyi üründen uzaklaştırdığı tespitinden yola çıktı. Uzmanlar, bu sorunu gidermek amacıyla 10 yıl önce seçici genetik çalışmaya başladı. Kaynağın kısa ve kesilmiş olması nedeniyle popülasyonun süt verimi veya yağ oranına ilişkin sayısal ayrıntı paylaşılmadı.

Yunanistan’da Drone ile Kısır Böcek Salımı Gerçekleştirildi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Drone ile Kısır Böcek Salımı Gerçekleştirildi

Yunanistan’da Akdeniz meyve sineğinin kısır bireyleri ilk kez drone kullanılarak başarıyla salındı. Uygulama, Horizon 2020 tarafından finanse edilen ve Almanya’daki Giessen Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen ACT araştırma programı kapsamında gerçekleştirildi. Programa Yunanistan’dan Tesalya Üniversitesi, ELGO-DIMITRA ve Patras Üniversitesi katıldı. ACT’nin Yunanistan ayağında Akdeniz meyve sineği model organizma olarak kullanılarak Bactrocera dorsalis ve Bactrocera zonata türlerinin kontrolü simüle edildi. Son yıllarda Yunanistan’da tespit edilen bu iki türün ülkeye kalıcı olarak yerleşebileceğine dair göstergeler bulunduğu belirtildi. Araştırmacıların değerlendirmesine göre, yeni bir istilacı sinek türü tespit edilirse yaklaşık altı ay içinde kısır böceklerin seri üretileceği birim kurulabilir ve popülasyonu sınırlamak için planlı salımlar başlatılabilir. Kısır Böcek Tekniği’nde kısır erkekler yabani dişilerle çiftleşiyor, ancak yavru oluşmadığı için böcek popülasyonu zamanla azalıyor. Kaynağa göre yöntem insektisit kullanılmadan ve biyolojik çeşitlilik üzerinde etki oluşturmadan uygulanabiliyor. Teknik, yeni istilacı türlerin tespit edildiği Attika gibi kentsel alanlarda önem taşıyor; böceklerin kent içindeki ağaçlarda gelişmesi nedeniyle geleneksel ilaçlamanın bu bölgelerde pratik olarak mümkün olmadığı aktarılıyor. Naousa’daki pilot programda yaklaşık 350 dönümlük alana her hafta yaklaşık 200.000 kısır böcek salındı. Böcekler, drone’a takılan özel bir kasetten uçuş sırasında kademeli olarak bırakıldı; kasetin boyutu ve böcek sayısı kapsanacak alan ile uygulamanın ihtiyaçlarına göre ayarlanabiliyor. Araştırmacılar yöntemin daha geniş alanlara uygulanabileceğini, ancak büyük ölçekli çalışmaların önemli mali kaynak gerektirdiğini ve maliyetin yalnızca üreticiler tarafından karşılanamayacağını belirtti.

Papa Leo XIV’ten Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber
Veri haberi

Papa Leo XIV’ten Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı Çağrısı

Papa Leo XIV, Ukrayna’daki savaşın özellikle tahıl ithalatına bağımlı yoksul ülkelerde sınırların ötesinde acıya yol açtığını belirterek çatışmanın taraflarına tahılın Karadeniz üzerinden güvenli taşınmasına izin verme çağrısı yaptı. Papa, milyonlarca insanın günlük ekmeğinin savaşın rehinesi olamayacağını X’te 11 Ekim 2026’da yayımladığı mesajda söyledi. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi’nin 2 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, ülkenin derin su limanları Rusya’nın saldırıları nedeniyle iki aydır bloke durumda ve alternatif güzergâhlarla ihracatın %45’i sağlanabildi. Polonya ile Romanya 4 Ekim’de transit geçişi artırmayı reddetti. Politico’ya göre abluka sürerse bu yıl Ukrayna’da 35 milyon tona kadar tahıl mahsur kalabilir.

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor

Romanya’nın güneyinden üç küçük tarım üreticisi, Bükreş’teki Obor Pazarı’nda ürünlerini satmaya çalışırken kuraklık, dolu, yükselen yakıt maliyetleri ve tüketicilerin azalan alım gücüyle karşı karşıya. HotNews’un röportajında Georgeta Tudose, Niculae Tăchiță ve Geanina Enache, hava koşullarının yanı sıra ürünleri pazara ulaştırmanın ve satmanın da geçimlerini zorlaştırdığını anlattı. Röportajdaki üç üreticinin tamamının 50 yaşın üzerinde olduğu belirtildi. Habere göre 2026, buğday, kolza, patates ve salatalık dahil çoğu ürün için iyi bir yıl olarak öngörülüyor. Ancak Romanya’nın batısındaki illerde kuraklığın üretimi güçlü biçimde etkilediği aktarıldı. Kaynakta ayrıca Romanya’daki çiftçilerin yaklaşık %45’inin 65 yaşın üzerinde olduğu ve tarım iş gücünün yaşlandığı belirtildi. Röportajda konuşan üreticiler, iklim baskısının ekonomik sorunlarla birlikte küçük işletmeler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti. Georgeta Tudose, kuraklıktan korunmak için ürünlerinin bir bölümünü seraya taşıdığını söyledi. Buna karşılık açık alandaki ürünlerinin doludan zarar gördüğünü, yeniden ekildikten sonra yetiştiğini belirtti. Tudose’ye göre asıl sorun üretim değil satış. Müşteri sayısının azalması tezgâh fiyatlarını düşürmesine yol açarken satılamayan ürünlerin bir bölümü ertesi gün çöpe gidiyor. Tezgâh ve yakıt giderlerini karşılamak için bazı günler evden para getirdiğini anlatan üretici, her gün saat 04.00’te yola çıkıp Târgovişte’den Bükreş’teki tezgâhına yaklaşık 70 kilometre gidiyor. Meyve üreticisi Niculae Tăchiță ise tarımın kuraklık ve aşırı yağışa bağlı olduğunu, dikilen bir ağacın ürüne yatmasının 6-7 yıl sürdüğünü anlattı. Bu süreçte ağaçlara emek ve yatırım yapılmasına rağmen kuraklık nedeniyle kuruyabildiklerini söyledi. Tăchiță, karacaların her yıl yüzlerce ağacın kabuğuna zarar verdiğini, bu yıl ayının da ağaçlara zarar verdiğini belirtti. Üretiminin iyi olduğunu söylemesine rağmen müşteri azlığı nedeniyle tonlarca şeftali ve kirazın ziyan olduğunu aktardı. Tăchiță, tüketicilerin parasının yetmediğini, parası olanların ise alışveriş için süpermarketleri tercih ettiğini söyledi. Ayrıca artık daha az yemek ve reçel hazırlandığını düşündüğünü belirtti. Gençlerin çok emek ve az gelir nedeniyle tarıma ilgi göstermediğini savunan üretici, tarımla ilgilenecek insan sayısının azalmasının gelecekte ürünlerin niteliğini etkileyebileceğini öne sürdü. Geanina Enache ise ailesi yaşlandığı için işletmenin daha büyük bölümünü devraldığını, dışarıda sıcaklık 30-35 derece olduğunda seralarda sıcaklığın iki katına çıkabildiğini anlattı.

2026'da Küresel Süt Arzında %2.2 Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

2026'da Küresel Süt Arzında %2.2 Artış Bekleniyor

Ornua'nın Ekim 2026 tarihli piyasa raporuna göre, güçlü üretim akışlarının etkisiyle yıllık küresel süt arzının 2026'da %2.2 artması bekleniyor. Raporda, bu tahminin başlıca üretim bölgelerindeki gelişmelere dayandığı, ancak El Nino hava olayının gerçek etkisinin henüz bilinmediği belirtildi. Avrupa Birliği'nde süt üretimi eylülde %1,1 arttı; bu oran ağustostaki %2,5'lik artışın altında kaldı. Son aylardaki kuraklığa rağmen Fransa ve Almanya'daki üretim akışları beklenenden iyi gerçekleşti. Bu gelişme, AB'nin yıllık süt üretimi tahmininin kuraklık öncesi seviyelere, %1,9'a revize edilmesini sağladı.

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, tarımda yerli üretimin korunması için Bakanlar Konseyi başta olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların fiyatları düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını, kuraklığın da hayvan yemi üretimini tehdit ettiğini bildirdi. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin ülke içindeki pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek en etkili önlemin çiğ süt ithalatının azaltılması olduğunu söyledi. Bićo, uzun vadede süt ihraç edilirken bu sütten yapılan pahalı peynirlerin ithal edilmesi yerine yerli mandıralara yatırım yapılmasını ve peynir ile diğer süt ürünlerinin ülkede üretilmesini önerdi. Bićo’nun aktardığına göre Sırbistan, kendi üreticilerini korumak amacıyla geçen mayıstan bu yana Bosna-Hersek’ten süt ithalatını yasakladı. Bunun ardından Bosna-Hersek’teki alıcılar çiğ süt fiyatını litre başına 55, 60 ila 80 fenige indirdi. Bićo, bu bedelin üretim maliyetlerini karşılamadığını ve çiftliklerin kapanması riski bulunduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık nedeniyle silajlık mısırdaki zararın %50’yi aştığını, bunun da kışlık hayvan yemi arzını tehlikeye attığını belirtti. Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük tarifeleri konusunda yetkinin Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi’nde olduğunu, ancak Konseyin son dört yılda bu önlemleri gündeme getirmediğini savundu. Çiftçiler gelecek hafta tarımdaki durumu görüşmek üzere yeni adımlar belirleyeceklerini, sonuç alınmaması halinde süt taşıyan tankerleri durdurmak için sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Federasyondaki üretimin genel durumuna ilişkin değerlendirmesinde Bićo, yerli üreticilerin en iyi koşullarda ihtiyaçların yaklaşık %35’ini karşıladığını, kurak yıllarda bu oranın %20’nin altına indiğini söyledi. İlkbahar ekimi için vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt yardımının henüz yapılmadığını da belirten Bićo, üreticilerin litre başına 4 KM yakıt kullandığını ifade etti.

Mülteci Evlerindeki Gıda Yardımı Çağrısı Avusturya’da Tartışma Yarattı
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber

Mülteci Evlerindeki Gıda Yardımı Çağrısı Avusturya’da Tartışma Yarattı

Avusturya’da bir iç yazışma, mülteci evlerinde yaşayanların son kesintiler nedeniyle yeterli gıdaya ulaşmakta ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koydu. Bunun üzerine ilçe yönetimi, Sosyal Komisyon üyelerinden bir sonraki toplantıya kadar ortak bir yardım kampanyası veya destek düzenlenmesini değerlendirmelerini istedi. Yazı daha sonra FPÖ’ye ulaştı ve parti tarafından kamuoyuna açıklandı. FPÖ, hayat pahalılığı döneminde birçok Viyanalının geçinmekte zorlandığını savunarak çağrıyı skandal olarak nitelendirdi. Parti yöneticileri Maximilian Krauss ve Felix Schachner, resmi desteğe sahip sığınmacılar yerine ilçe sakinlerinin sosyal sorunlarına odaklanılması gerektiğini öne sürdü. Kaynakta önerilen yardımın uygulanıp uygulanmadığı belirtilmedi.

Bosna-Hersekli Süt Üreticileri Sınır Blokajı Uyarısı Yaptı
Görsel kaynağı: Vijesti.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Süt Üreticileri Sınır Blokajı Uyarısı Yaptı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, süt alım fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamadığını belirterek hükümetten yerli tarımı koruyacak acil önlemler istedi. Üreticiler, taleplerinin karşılanmaması halinde sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üretiminin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve süt ithalatının azaltılması gerektiğini söyledi. Kuraklığın silo mısırında %50'yi aşan zarara yol açtığı, litre başına alım fiyatının ise 55 ila 80 fening arasında kaldığı bildirildi.

Suriye ve IFAD Su Güvenliği ile Hayvancılık Projelerini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ve IFAD Su Güvenliği ile Hayvancılık Projelerini Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Bakanlığı teknik ekibi ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) heyeti, su güvenliği ve tarımsal geçim kaynakları programının tasarımını görüştü. Toplantıda ayrıca entegre hayvancılık geliştirme projesinin uygulama süreci ele alındı. Heyete, IFAD’ın Yakın Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa bölge direktörü ile Suriye ülke direktörü Tevfik el-Zubri başkanlık etti. Görüşmede tarımsal ürünlerin pazarlara erişiminin kolaylaştırılması, kırsal toplulukların desteklenmesi ve tarım sektörünün durumunun iyileştirilmesi değerlendirildi. Tarım Bakanlığının aktardığına göre taraflar, hayvancılık projesinin uygulama aşamalarını, elde edilen başarıları ve karşılaşılan zorlukları gözden geçirdi. Projelerin teknik, mali ve idari yönleriyle belirlenen plan ve programlara uyumu da toplantının gündeminde yer aldı.

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor

Çin’in tarım ve gıda gücü olma yönünde ilerlediği, ülkenin üretim kapasitesinin Afrika’daki tarımsal kalkınma için örnek oluşturabileceği savunuluyor. Makalede Çin’in tahıl üretiminin iki yıl üst üste 700 milyon ton seviyesinde kaldığı ve 1,4 milyar kişinin gıda talebini karşıladığı belirtiliyor. Üretimin temel yeterliliğin ötesine geçtiği, gıda politikasının yalnızca yeterli miktara değil, besleyici gıdaya erişime de odaklandığı aktarılıyor. Metne göre Çin, dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini dünya ekilebilir arazisinin %9’u ile besliyor. Çinli araştırma kurumları iklim değişikliği ve kuraklığa uyum sağlamak amacıyla tarım teknolojileri ile ıslah çalışmalarını geliştirirken, genetik yatırımları yüksek verim, hastalık direnci ve besin alımı gibi özelliklere yöneliyor. Bu çalışmaların ortak hedefi, istikrarlı ve besleyici bir gıda arzı oluşturmak olarak açıklanıyor. Felix Dapare Dakora’nın aktardığı Hebei örneğinde bir köy, üretimden işleme ve satışa uzanan bir zincir işletiyor. Dakora, çiftçilerin kooperatiflerde örgütlenmesiyle yeni çeşitlerin ve üretim yöntemlerinin komşu işletmelere yayılabileceğini belirtiyor. Afrika’da gıda yoksulluğundan ve ardından gelir yoksulluğundan çıkışın tarımsal üretimle başlaması gerektiğini savunan Dakora, Çinli ve Afrikalı araştırmacıların ortak geliştirdiği teknolojilerle Afrika’da benzer kooperatifler kurulmasını istiyor. Makalede Afrika’nın dünyadaki kullanılabilir ekilebilir arazinin yaklaşık %60’ına sahip olmasına rağmen birçok ülkenin yeterli gıda üretemediği ve ithalata dayandığı ifade ediliyor. Bu durum, başta teknoloji ve makine eksikliği ile tarımsal araştırmalara yetersiz yatırım yapılmasına bağlanıyor. Sichuan’daki bir demonstrasyon üssünde Çin’in yerli süper hibrit pirincinin veriminin hektar başına yaklaşık 18,8 metrik tona ulaştığı da bildiriliyor; metin bu veriyi Çinli bilim insanlarının hedefini aşan bir sonuç olarak aktarıyor. Dakora, Hainan’ın tropikal iklimi ile Afrika’nın büyük bölümündeki iklim koşullarının benzerliğinin ürünlerin iki bölgede test edilip değiş tokuş edilmesine imkân sağlayabileceğini belirtiyor. Ona göre Çin-Afrika tarım işbirliği, sınırlı sayıda bilim insanının eğitilmesinin ötesine geçerek tohum, gübre, tarım makineleri ve sulamayı kapsamalı. Kuraklığa dayanıklı ve yüksek verimli çeşitlerin ortak test edilmesi, mekanik ve sulama teknisyenlerinin eğitilmesiyle geliştirilen kapasitenin proje ekipleri ayrıldıktan sonra da yerel topluluklarda kalması hedefleniyor.

Kültür Eti Sektöründe Yatırım İvmesi Kapanmalarla Tersine Döndü
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Kültür Eti Sektöründe Yatırım İvmesi Kapanmalarla Tersine Döndü

Kültür eti ve deniz ürünü şirketlerinde 2021-2023 döneminde hızlanan yatırım akışı, 2025'in sonlarında bir dizi girişimin faaliyetlerini durdurmasıyla tersine döndü. Food Safety News'in Good Food Institute verilerine dayandırdığı bilgilere göre şirketler bu dönemde 2,5 milyar doların üzerinde yatırım çekti. Ancak toplamın, sermaye hareketlerinin hızlı olması nedeniyle gerçekte daha yüksek olabileceği belirtildi. 2023'te girişim sermayesinin yaklaşık yarısı Upside Foods, Believer Meats, Wildtype, Aleph Farms ve Mosa Meat'in yer aldığı ilk beş şirkete yöneldi. Sektörün temel modeli, canlı hayvandan alınan kök hücrelerin büyüme bileşenleri içeren kültür ortamında biyoreaktörlerde çoğaltılarak geleneksel ete benzer ürünler elde edilmesine dayanıyor. Bu yaklaşım, hayvan kesimine gerek kalmadan üretim yapılabileceği iddiasıyla yatırımcıların ilgisini çekmişti. Ancak Hollanda merkezli kültür eti üreticisi Meatable, Uncommon Bio'nun kültür eti platformunu satın almasının ardından 2025'in sonlarında faaliyetlerini durdurdu. Birleşik Krallık merkezli CellRev de hücre üretiminde kullanılmak üzere özel besin katkıları geliştiriyordu; şirket, yatırım almasını sağlayacak ticari hedeflere zamanında ulaşamadığı için aynı dönemde kapanacağını açıkladı. Hollanda merkezli Upstream Foods ise somondan başlayarak kültür balığı yağı geliştirmeyi planlamasına rağmen gerekli sermayeyi toplayamadı. Sektördeki en dikkat çekici kapanmalardan biri Believer Meats oldu. Şirket, Kuzey Carolina'da biyoreaktörler ve santrifüjler bulunan, 125 milyon dolarlık bir kültür tavuğu üretim tesisi tamamladı. Raleigh yakınındaki tesis, kültür tavuğu üretiminde dünya merkezlerinden biri olacak şekilde planlanmıştı. Şirketin ABD hükümetinden onay aldığı ve bölge için önemli bir işveren olarak görüldüğü aktarıldı. Believer Meats, büyük bir finansal destekçisini kaybettikten sonra şirketi kurtarmak için son dakika kredisi alamadı. 2021'de 600 milyon dolar değer biçilen girişim, herhangi bir üretim gerçekleştiremeden faaliyetlerini durdurdu ve geride boş bir fabrika bıraktı. Kaynağa göre bu gelişmeler, sektörün yatırım bulma kapasitesindeki sorunları görünür hale getirdi. Girişim sermayesi fonlarının beş ila yedi yıl içinde yüksek getiri beklentisi ile kültür etinin pazar uygulanabilirliğinin en az on yıl daha uzakta görüldüğü değerlendirmesi arasında belirgin bir zaman farkı bulunuyor. Ayrıca biyoteknolojik üretim sürecinde biyoreaktörler pahalı enerji girdileri ve özel besin çözeltileri gerektiriyor. Kaynak, bu ekipman ve girdilerin yüksek sermaye harcamalarına yol açtığını belirtiyor.

Polonya’da M Sınıfı Kafes Yumurtası Fiyatı Yıllık Bazda %22,4 Düştü
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da M Sınıfı Kafes Yumurtası Fiyatı Yıllık Bazda %22,4 Düştü

Polonya’da yumurta fiyatlarında düşüş eğilimi öne çıkarken en belirgin gerileme kafes sistemi yumurtalarında görüldü. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığının (MRiRW) Entegre Tarımsal Piyasa Bilgi Sistemi (ZSRIR) verilerine göre paketleme tesisleri, 28 Eylül–4 Ekim 2026 döneminde 100 adet M sınıfı kafes yumurtası için ortalama 52,04 zloti ödedi. Fiyat bir haftada %1,5, Ekim 2025 başına göre %22,4 düştü. Kafes sisteminde L sınıfı yumurtaların ortalama fiyatı 69,15 zł/100 adet olurken haftalık düşüş %1, yıllık düşüş %10,3 olarak kaydedildi. S sınıfında yıllık gerileme %25,6’ya ulaştı ve ortalama fiyat 32,42 zł/100 adet oldu. XL sınıfı ise haftalık bazda istisna oluşturarak %1,4 arttı ve 85,86 zł/100 adede çıktı. Alternatif yetiştirme sistemlerinde fiyatlar daha yüksek seviyelerde kaldı. Yumurtalık sistemde M sınıfı yumurtaların fiyatı 68,41 zł/100 adet olarak ölçüldü; bu değer haftalık %4,1, yıllık %5,8 düşüşe işaret etti. Serbest gezen yumurtalarda M sınıfı 83,82, L sınıfı 93,75 zł/100 adet oldu ve yıllık fiyatlar sırasıyla %1,8 ile %4,8 arttı. Organik M sınıfı yumurtalar ise 101,60 zł/100 adetle yıllık bazda %2,5 yüksek kaldı. İşleme gönderilen yumurtalarda haftalık hareket farklılaştı. Ortalama alım fiyatı %2,5 artarak 6191,44 zł/tona yükselse de yıllık bazda %21,8 düşük kaldı. Avrupa Komisyonu verilerine göre Polonya’da yumurta fiyatı 2026’nın 40. haftasında yaklaşık 233,72 euro/100 kilogram olurken AB ağırlıklı ortalaması 247,53 euro/100 kilogram olarak gerçekleşti. ZSRIR’nin 2025 verileri, satışlarda yumurtalık sistemin %42,2 ile en büyük paya sahip olduğunu gösterdi.

Mısır’da Veteriner Hekimlik ve Gıda Güvenliği Zirvesi Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Veteriner Hekimlik ve Gıda Güvenliği Zirvesi Düzenlenecek

Mısır Veteriner Hekimler Genel Sendikası ile Kahire Badr Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi, fakültenin üçüncü uluslararası bilimsel konferansını 19 Ekim 2026’da düzenleyecek. “Tek Dünya, Tek Sağlık” temalı konferansa yaklaşık 250 kişi katılacak; katılımcıların 50’si Avrupa, Asya, Afrika ve Arap ülkelerindeki üniversite ve akademik-sağlık kurumlarından gelecek. Etkinlik, veteriner hekimliği, halk sağlığı ve gıda güvenliği alanlarında meslek kuruluşları ile akademik sektör arasındaki iletişimi güçlendirmeyi; araştırma, eğitim ve yeniliği desteklemeyi amaçlıyor. Almanya, Romanya, Endonezya, Uganda, Somali, Çin, Güney Kore, Senegal, Türkiye ve Gana’dan uzmanların yanı sıra Arap ülkelerinden katılımcılar, insan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki ilişkiyi “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde ele alacak. Dünya Sağlık Örgütü Doğu Akdeniz Bölge Ofisi de konferansa katılacak; etkinlik kapsamında Mısır Sağlık Konseyi toplantısı yapılacak. Konferans programında yapay zekâ destekli sivrisinek tuzakları, mobil laboratuvarlar, sanal gerçeklik uygulamaları ve epidemiyoloji simülasyonları bulunuyor. Yapay zekânın hızlı tanı, hastalık taşıyıcılarının izlenmesi ve hastalıkların yayılmadan önce tespit edilmesinde kullanılma olasılığı da tartışılacak. Gıda güvenliği, hayvansal üretim ve kanatlılar, su ürünleri, hayvan refahı, antimikrobiyal direnç, iklim değişikliği, epidemiyoloji ve hastalıkların önlenmesi diğer başlıklar arasında yer alıyor. Bilimsel çıktılar kapsamında 25 araştırma, uluslararası veri tabanlarında indekslenen hakemli dergilerde yayımlanmak üzere aday gösterildi.

Papa’dan Karadeniz’de Güvenli Tahıl Taşımacılığı Çağrısı
Görsel kaynağı: RaiNews · Özgün haber

Papa’dan Karadeniz’de Güvenli Tahıl Taşımacılığı Çağrısı

Papa, Angelus sırasında Ukrayna’daki savaşın etkilediği tahıl taşımacılığına ilişkin çağrıda bulunarak çatışan taraflardan Karadeniz’de tahılların güvenli şekilde taşınmasına izin vermelerini istedi. Papa, milyonlarca insanın günlük ekmeğinin savaşın rehinesi olmaması gerektiğini söyledi. Açıklamada, savaşın Ukrayna sınırlarının ötesinde, özellikle tahıl ithalatına bağımlı yoksul ülkelerde acılara yol açtığı belirtildi. Papa’nın sözleri, akciğerdeki bir nodülün alınması için yapılacak operasyonun duyurusundan önce, Angelus sırasında dile getirildi.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Ukrayna, Rus Tahılının AB Üzerinden Transitini Yasaklama Girişimini Destekledi
Görsel kaynağı: The Kyiv Independent · Özgün haber

Ukrayna, Rus Tahılının AB Üzerinden Transitini Yasaklama Girişimini Destekledi

Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, Letonya, Litvanya ve Estonya başbakanlarına Rusya’nın tahılını Avrupa Birliği (AB) üzerinden taşımasını yasaklamaya yönelik girişimi başlattıkları için teşekkür etti. Vysotskyi, girişimin AB düzeyinde ilerletilmesinin önemini vurgularken Baltık ülkelerinin Ukrayna’ya desteğini övdü. Litvanya Başbakanı Mindauga Sinkevicius, 8 Ekim’de AB’den Rus tahılına yaptırım uygulanmasını ve bu ürünün transit geçişinin yasaklanmasını istedi. Üç Baltık başbakanı da ertesi gün ortak mektupla konuyu AB gündemine taşıdı. Mektupta, işgal altındaki topraklardan çalınan tahılın AB üzerinden ihraç edilmesini önleyecek adımlar atılması ve Rus tahılının AB topraklarından transit geçişinin yasaklanması talep edildi. Ayrıca Ukrayna’nın pazarlara daha fazla tahıl ulaştırabilmesi için AB-Ukrayna Dayanışma Hatları’nın güçlendirilmesi istendi. Kaynakta, Rusya’nın Karadeniz ablukasının Ukrayna’nın tarım ihracatından vergi geliri toplama kapasitesini olumsuz etkilediği, küresel tahıl fiyatlarını yükselttiği ve Ukrayna ihracatına bağımlı Kuzey Afrika ile Orta Doğu ülkelerini riske attığı belirtildi. Baltık başbakanları, AB’nin Rusya’nın saldırganlığının ekonomik sonuçlarını telafi ettiği bir kanala dönüşmemesi gerektiğini savundu. Yasağın ne zaman kararlaştırılıp uygulanacağı ise bilinmiyor.