ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

45 haber · Sayfa 1

Japonya, Arjantin Sığır Etine Erişimi Genişletti
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Japonya, Arjantin Sığır Etine Erişimi Genişletti

2 kaynak · Karşılaştır

Japonya ile Arjantin, aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen sığır eti ve dilin Japonya’ya giriş koşulları üzerinde anlaşarak Arjantin’in kuzey bölgelerinden yapılacak ihracatın önünü açtı. 30 Eylül’de duyurulan anlaşma, 2006’da başlayan ve 12 aşamadan oluşan uzun müzakerelerin ardından geldi. Böylece daha önce yalnızca şap hastalığından aşısız ari kabul edilen güney bölgesinden ürün gönderebilen Arjantin, ülkenin başlıca hayvancılık ve kesim bölgelerini de kapsayan daha geniş bir erişim elde etti. Japonya Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı (MAFF), aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen et için olgunlaştırma ve kemiklerinden ayırma işlemlerini zorunlu tutuyor. Bu işlemler, şap virüsünün etkisizleştirilmesini amaçlıyor. Japonya’daki hayvan sağlığı makamlarının şubat ayında, kuzey Arjantin’den kemikleri ayrılmış sığır etiyle şap hastalığının taşınma riskini uygun önlemler uygulanması koşuluyla son derece düşük değerlendirmesinin ardından iki ülke teknik koşulları belirledi. Bununla birlikte anlaşma, kuzey Arjantin’den Japonya’ya sevkiyatların hemen başlayacağı anlamına gelmiyor. Japon makamları, bölgedeki kesimhanelerde denetim yapacak ve yalnızca kararlaştırılan koşulları karşılamaya uygun bulunan işletmeleri ihracat için tanıyacak. Mevcut bilgilere göre kuzey bölgesinde henüz Japonya’ya ihracat yapma yetkisi bulunan bir işletme bulunmuyor. Arjantin Sığır Eti Tanıtım Enstitüsü, ilk sevkiyatların denetim ve yetkilendirmelerin tamamlanmasının ardından 2027’nin ilk çeyreğinde gerçekleşebileceğini tahmin ediyor. Japonya pazarı, hacminin yanı sıra yüksek ürün değeri nedeniyle önem taşıyor. Ülkenin 2025 mali yılındaki sığır eti ithalatı 508.087 tona ulaştı ve önceki mali yıla göre %0,4 arttı. Soğutulmuş ette Avustralya ve ABD, dondurulmuş ette de yine Avustralya ve ABD başlıca tedarikçiler olarak öne çıktı. Arjantin’in bu yerleşik tedarikçilerle rekabet etmesi gerekecek. Arjantin açısından bir diğer sınırlama gümrük koşulları. Ülkenin bazı rakip tedarikçilerle aynı tarife avantajlarına sahip olmadığı, Japonya’nın farklı taze, soğutulmuş ve dondurulmuş sığır eti kalemlerinde uyguladığı en çok kayrılan ülke tarifesinin %38,5 olduğu belirtildi. Bu nedenle sektör temsilcileri, pazar erişiminin ticari açıdan ne ölçüde rekabetçi olacağının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. İlk fırsatın büyük hacimlerden çok, Japonya’da yüksek talep gören dil gibi belirli ve yüksek değerli ürünlerde oluşabileceği ifade ediliyor.

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik için Katmanlı Koruma
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik için Katmanlı Koruma

Kanatlı çiftliklerinde hastalıkların sürüler ve işletmeler arasında yayılmasını azaltmak için biyogüvenliğin tek bir uygulamaya değil, birbirini tamamlayan koruma katmanlarına dayandırılması öneriliyor. Güney Afrika Western Cape Tarım Departmanı’ndan Dr Thapelo W Kekana’nın aktardığı uygulamalara göre önlemler, kişilerin kümese girmesinden önce çiftlik kapısında başlamalı. Giriş yapan herkes, daha önce evinde duş almış olsa bile kıyafetlerini çıkarıp duş almalı; ardından çiftliğin sağladığı temiz kıyafet, çizme, tulum ve gerekli diğer kişisel koruyucu ekipmanı kullanmalı. Bir çalışan kapı binasının son kapısından kısa süreliğine ayrılsa bile dönüşte duş alma ve kıyafet değiştirme işlemlerini baştan tekrarlamalı. Çalışan ve ziyaretçi otoparklarının üretim alanlarının dışında tutulması, idari ofislerin kümeslerden ayrılması ve üretim bölgesine erişimin sınırlı tek bir yolla sağlanması isteniyor. Koruyucu kıyafet ve kişisel koruyucu ekipman çiftlik dışına çıkarılmamalı; çalışanların ekipmanı vardiya sonunda doğrudan temizlik ve dezenfeksiyon işlemine alınmalı. Ziyaretçilere verilen ekipman ise kullanılmamış malzemelerden ayrı tutulmalı. Bakım teknisyenleri ve yükleniciler de çalışanlarla aynı yıkama, duş alma ve kıyafet değiştirme kurallarına uymalı; yakın zamanda kanatlı, canlı hayvan pazarı, avcılık, işleme tesisi, laboratuvar veya başka bir kanatlı çiftliğiyle temasları kayda geçirilmelidir. Yabani kuşlar, kemirgenler, böcekler, araçlar ve yem sevkiyatları olası hastalık taşıma yolları arasında sıralanıyor. Yem siloları ile kümesler arasındaki bağlantılar her gün kontrol edilmeli, dökülen yem hemen temizlenmeli ve kümesler dış etkenlerin girişini sınırlayacak şekilde tamamen kapalı tutulmalı. Kümeslerin çevresindeki bitki ve çimler 3 ila 5 metre genişliğinde temizlenerek bitkisiz bir şerit oluşturulmalı; yapıların çevresinde kemirgen tuzakları ve dezenfektan kullanılmalı. Araçların tesise girişinden önce sorumlu kişi, mevcut hastalık durumunu, ziyaret amacını ve uygulanması gereken temizlik ile dezenfeksiyon işlemlerini değerlendirmeli. Girişe izin verilen araçlar önce organik materyalden arındırılmalı, ardından etiket talimatlarına uygun dezenfektanla işlem görmeli. Aynı çiftlikteki farklı kümesler arasında da izolasyon korunmalı; çalışanlar belirli alanlara atanmalı ve ilgisiz sürüler arasında paylaşılmamalı. Bu uygulama zorunluysa veteriner onaylı hareket talimatı ile tam kıyafet değişimi ve hijyen işlemleri uygulanmalı. Ekipman paylaşımının önlenmesi için her kümese özel aletler ve depolama alanları ayrılmalı. Her kümes için bağımsız yem silosu kullanılması, suyun içilebilir ve düzenli test edilmiş olması, temiz altlığın kapalı yerde tutulması; gübre, kullanılmış altlık ve ölü hayvanların ise hastalık riski oluşturmayacak şekilde taşınıp depolanması öneriliyor. Başka kanatlılarla temas eden çalışanların temiz kümeslere dönmeden önce iki ila üç gün beklemesi ve işletmenin kuralları kapsamında çiftlikte ya da yakınında arka bahçe kanatlısı bulundurmaması gerekiyor.

Meksika ve Fransa Tarım ve Gıda Ticaretini Genişletmek için Görüştü
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika ve Fransa Tarım ve Gıda Ticaretini Genişletmek için Görüştü

Meksika ve Fransa hükümetlerinin temsilcileri, modernize edilmiş Meksika-Avrupa Birliği Küresel Anlaşması’nın sunduğu fırsatları ve iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretini genişletip çeşitlendirme yollarını görüştü. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader) yetkilisi Columba López Gutiérrez ile Fransa Dış Ticaret Bakanı Nicolas Forissier, daha dengeli ve karşılıklı yarar sağlayan bir ticaret için ilerleme gerektiği konusunda uzlaştı. Bu yaklaşımın küçük ve orta ölçekli üreticiler için somut fırsatlar oluşturması hedefleniyor. López Gutiérrez, anlaşmanın kahve, avokado, orman meyveleri, mango, papaya, limon, muz ve bal gibi Meksika ürünleri için ihracat potansiyeli sunduğunu belirtti. Ancak ticari tercihlerin karşılıklı sağlık ve düzenleme alanındaki ilerlemelerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Meksika ayrıca Avrupa Birliği ile organik ürünler konusundaki diyaloğu sürdürmek istiyor. Görüşmeler kapsamında, iki ülkenin tarım ve gıda makamları arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere Niyet Mektubu imzalandı. Belge; yenilik, sürdürülebilir tarım, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği, araştırma, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme alanlarını kapsıyor. Taraflar ayrıca ikili ilişkilerin 200. yılı kapsamında somut projeler içeren bir yol haritası hazırlama konusunda anlaştı.

Yunanistan’da Hayvan Hastalıkları ve Balık Yetiştiriciliği Gündemde
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Hayvan Hastalıkları ve Balık Yetiştiriciliği Gündemde

2 kaynak · Karşılaştır

Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanı Margaritis Schoinas, ülkenin yedi Merkezi Olmayan Yönetiminin sekreterleriyle bir araya gelerek birincil sektörün ülke genelinde daha etkili işlemesini ve kamu hizmetleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini görüştü. Toplantıda kamu yetkilerinin daha etkin kullanılması, hukuka uygunluğun güvence altına alınması ve bürokrasinin azaltılması da ele alındı. Görüşmenin başlıca gündemlerinden birini hayvan hastalıkları ve hayvancılık sektöründe yaşanan son krizlerin yönetiminden çıkarılan sonuçlar oluşturdu. Katılımcılar, olağanüstü ihtiyaçlar ortaya çıktığında devletin insan kaynağı ve hizmetleri hızlı biçimde harekete geçirebilmesi gerektiğini değerlendirdi. Toplantıda, veterinerler ile diğer kritik uzmanlıkların ihtiyaç duyulan bölgelere hızla gönderilebilmesi için kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve mevcut bilimsel personelden daha iyi yararlanılması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda bakanlığın hayvan hastalıklarına karşı operasyonel kapasitesinin artırılması ve sağlık krizlerinde hızla devreye girecek daha etkili bir ulusal mekanizma kurulması değerlendirildi. Balık yetiştiriciliğiyle ilgili konular da gündeme gelirken, bakanlık ile Merkezi Olmayan Yönetimler arasındaki daha iyi iş birliğinin idari gecikmeleri ve görev çakışmalarını azaltabileceği alanlar ele alındı.

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı
Görsel kaynağı: Agriculture du Maghreb · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı

Fas’taki avokado sektörünün üretim alanlarını ve hacmini artırmanın ötesinde, verimi kalıcı biçimde güvence altına alma, su ve girdileri daha verimli kullanma, kaliteyi yönetme ve rekabetin güçlendiği uluslararası pazarlara uyum sağlama ihtiyacı, Tanca’da düzenlenen ilk Morocco Avocado Conference’ın gündemini oluşturdu. Green Smile tarafından “Su • Verim • Pazar” temasıyla düzenlenen konferans 30 Eylül’de yapıldı. Etkinlikte üreticiler, işletme yöneticileri, ihracatçılar, mühendisler, teknisyenler, fidanlık işletmeleri, danışmanlar, araştırmacılar, tarımsal girdi tedarikçileri, sulama ve gübreleme uzmanları, bitki koruma şirketleri ile ambalajlama ve pazarlama alanındaki temsilciler bir araya geldi. Programda bahçe performansı ve dayanıklılığı, pazarlar ve uluslararası ticaret, plantasyon yönetimi ve bitki koruma başlıkları işlendi. Sunumlarda avokado ağacının performansının tek bir uygulamayla değil, kök sistemi, suya erişim, iklim, beslenme, ışık, çiçeklenme, tozlanma, meyve yükü ve ağacın sağlık durumunun birlikte yönetilmesiyle şekillendiği belirtildi. Teknik sunumlarda kök bölgesindeki çevresel streslerin bahçenin üretkenliğini etkileyebileceği aktarıldı. Sıkışık ya da drenajı yetersiz toprak, su baskını, sığ toprak, tuzluluk, yüksek pH, bazı mineral elementlerin sınırlı bulunması ve yetersiz havalanma bu riskler arasında gösterildi. Sulama ve gübreleme kararlarının toprak yapısı, drenaj, pH, tuzluluk, su durumu, kök faaliyeti ve ağacın fizyolojik durumuna ilişkin teşhise dayanması önerildi. Organik madde yönetimi, toprak yapısının iyileştirilmesi, gübrelemenin bölümlere ayrılması, gerektiğinde tuzların kontrollü yıkanması, izlenen sulama ve uygun anaç seçimi de başvurulabilecek araçlar arasında sayıldı. Biyostimülanların ise tek başına çözüm olarak değil, tutarlı bir tarımsal stratejinin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bahçe taç yönetimine ilişkin sunumda, ışığın taç içine girmesiyle üretim için gerekli yaprak alanı ve meyve veren dalların korunması arasında denge kurulması gerektiği belirtildi. Budamanın standartlaştırılamayacağı; kararın ağacın yaşı ve gelişme gücü, çiçek ve meyve yükü ile önceki sezon üretimi dikkate alınarak verilmesi gerektiği kaydedildi. Genç bahçelerde önceliğin yoğun budama yerine ağacın yapısını oluşturmak olması gerektiği aktarıldı. Tozlanma ve meyve tutumuna ilişkin sunumda, doğal tozlanmadaki düşük oranın elle yapılan tozlanmayla yükselmesine rağmen genç meyvelerin önemli bölümünün daha sonra dökülebildiği belirtildi. Çiçek biyolojisi, sıcaklık, nem, çiçeklerdeki karbonhidrat rezervleri, çeşit özellikleri ve tozlayıcı böceklerin sonucu etkilediği aktarıldı. Hass’ın bazı koşullarda kendine döllenebildiği, ancak literatürde tozlayıcı çeşitlerin etkisine ilişkin sonuçların tamamen aynı olmadığı ifade edildi. Arıların faaliyet gösterdiği uygulamalarda daha fazla meyve elde edildiği, rüzgârın ve çok küçük böceklerin tek başına yeterli tozlanmayı sağlayamayabileceği bildirildi.

Tarladan Sağlığa Uzanan İş Birlikleri Geleceği Şekillendirebilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Tarladan Sağlığa Uzanan İş Birlikleri Geleceği Şekillendirebilir

Macaristan’daki Magyar Agrár- és Élettudományi Egyetem (MATE) bünyesinde tarım, gıda üretimi ve sağlık arasındaki ilişkiyi birlikte ele alan yeni araştırma ve iş birliği yaklaşımı öne çıkarıldı. Üniversiteden Káposztás Zsolt, üretimin nasıl yapıldığı ve gıdanın nasıl işlendiğinin insan sağlığı üzerinde etkili olabileceğini belirterek, “tarladan sofraya” anlayışının bazı alanlarda “tarladan sağlığa” yaklaşımıyla genişletilmesini savundu. Bu yaklaşım, gıdanın bileşimi ve kalitesinin yaşam kalitesi, metabolizma, bağışıklık sistemi ve bazı hastalıkların oluşma riskiyle olası ilişkilerini de incelemeyi kapsıyor. Araştırmada öne çıkan alanlardan biri, beslenmeden etkilenebilen bağırsak mikrobiyomu. Bu kapsamda MATE’nin Gıda Bilimi ve Teknolojisi Enstitüsü ile ortak bir çalışma grubu kuruldu. Çalışma grubunun hedefi yalnızca bilimsel sonuç üretmek değil, bu bulguların günlük yaşamda kullanılabilecek çözümlere nasıl dönüştürülebileceğini araştırmak. Káposztás, üniversitelerin bunun için sanayi ve hükümet iş birlikleri kurması gerektiğini ifade etti. Aynı kapsamda, yerli uzmanlar ile Bostonlu mühendislerin birlikte geliştirdiği cerrahi navigasyon sistemi de uygulamaya dönük ortak çalışmalara örnek gösterildi.

São Paulo’da Kesimlik Sığır Fiyatı Arttı, Çin Kotası Doldu
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

São Paulo’da Kesimlik Sığır Fiyatı Arttı, Çin Kotası Doldu

São Paulo’da kesimlik sığır fiyatı arroba başına 5 real arttı. “Tem Boi na Linha” bilgilendirmesine göre yükseliş, hayvan arzının azalması ve işlemlerin sınırlı kalmasıyla birlikte “Çin sığırı” olarak adlandırılan ihracata uygun sığırdaki artışı izledi. Küçük ve orta ölçekli kesimhaneler bazı partiler için arroba başına 375 reale kadar ödeme yaptı. Aynı eyalette inek ve düve fiyatları değişmezken, kesim programları ortalama sekiz gün olarak hesaplandı. Rio Grande do Sul’da kesimlik sığır fiyatı sabit kaldı. Eyalette arzın sınırlı olmasına karşın fiyatların güçlü seyrettiği bildirildi. São Paulo’daki artışın, piyasadaki düşük hayvan arzı ve az sayıdaki işlemle bağlantılı olduğu, bazı işlemlerin piyasa referanslarının üzerinde gerçekleştiği aktarıldı. Brezilya ayrıca Çin’e yönelik yıllık sığır eti ihracat kotasının tamamen kullanıldığını doğruladı. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına göre kota, 1,106 milyon tonluk seviyeye karşılık geliyor. Kotanın dolmasıyla yeni sığır eti sevkiyatlarında %55 ek tarife uygulanacak ve ihracatın toplam tarifesi %12’den %67’ye çıkacak. Çin’in bu koruma önlemi ocak ayından beri yürürlükte ve 2028’e kadar geçerli. Çin, Brezilya’dan sığır eti ihraç edebilecek iki yeni tesise de izin verdi. Minas Gerais’teki Supremo Carnes ile Pernambuco’daki Masterboi listeye eklenirken, Minas Gerais’teki Avivar Alimentos ve Rio Grande do Sul’daki Cooperativa Dália kanatlı eti ihracatı için yetkilendirildi. İzinler, Çin’in 20-26 Eylül’de gerçekleştirdiği ve 17 tesisi kapsayan sağlık denetimi misyonunun tamamlanmasından üç gün sonra yayımlandı.

Japonya, Arjantin’in Ülke Genelinden Sığır Eti İhracatına İzin Verdi
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Japonya, Arjantin’in Ülke Genelinden Sığır Eti İhracatına İzin Verdi

Arjantin Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği (SAGYP), Japonya ile ülkenin yalnızca Patagonya bölgesinden değil, tamamından sığır eti ve dil ihracatına ilişkin sağlık şartlarında anlaşmaya varıldığını açıkladı. Böylece aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen ürünlerin Japonya pazarına erişimi tamamlandı. SAGYP’ye göre anlaşma, 12 aşamalı sürecin son adımı oldu ve Arjantin’in 2006’da gündeme getirdiği tarihî talebi sonuçlandırdı. İki ülke arasındaki müzakereler yaklaşık yirmi yıl sürdü; kurum, gelişmenin bu yıl rekor kıran sığır eti ihracatını destekleyeceğini belirtti.

İtalya’nın Campania Bölgesinde Sığırlarda ve Mandalarda Shamonda Virüsü Saptandı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber

İtalya’nın Campania Bölgesinde Sığırlarda ve Mandalarda Shamonda Virüsü Saptandı

Shamonda virüsü (SHAV), İtalya’nın Campania bölgesindeki Salerno ilinden alınan bazı sığır ve manda örneklerinde tespit edildi. İtalya Güney Mezzogiorno Deneysel Zooprofilaktik Enstitüsü (IZSM), 29 Eylül 2026’da düzenlediği basın toplantısında tespit sonuçlarını ve enfeksiyonun hayvan sağlığı ile hayvansal ürünlerin güvenliği açısından durumunu değerlendirdi. Yetkililer, Campania’daki sığır ve manda işletmelerinde şu an için sağlık acil durumu bulunmadığını açıkladı. Mevcut bilimsel bilgilere göre SHAV’ın insanlara bulaştığına dair kanıt bulunmuyor; enfekte hayvanlardan elde edilen süt veya etin tüketilmesinin insan sağlığı açısından risk oluşturduğuna ilişkin de bir bulgu bildirilmedi. Bununla birlikte, bölgedeki izleme ve epidemiyolojik gözetim çalışmaları sürdürülüyor. IZSM Genel Müdürü Giuseppe Iovane, virüsün Culicoides cinsinden böcek vektörleri aracılığıyla taşındığını ve Avrupa Birliği mevzuatında listelenen hastalıklar arasında yer almadığı için özel resmî izleme ve kontrol önlemlerine tabi olmadığını belirtti. Hayvanlar arasında önemli ölçüde doğrudan bulaşa dair kanıt bulunmadığı, ancak sığır ve manda türlerinde anneden fetüse bulaşın mümkün olabileceği aktarıldı. Yetkililer ayrıca, bir hayvanda virüs saptanmasının işletmenin otomatik olarak kapatılması, hayvanların itlaf edilmesi veya sütün imha edilmesi anlamına gelmediğini vurguladı. İlave önlemlerin, her olayın koşulları değerlendirilerek yetkili makamlarca kararlaştırılacağı belirtildi. Enfeksiyonun Avrupa’da yeni ortaya çıkması nedeniyle hastalığın klinik ve epidemiyolojik özellikleri ile farklı hayvan popülasyonlarındaki etkilerine ilişkin bilgilerin hâlâ gelişmekte olduğu kaydedildi.

İran’da Göçerlerin Üretimdeki Rolünün Güçlendirilmesi Çağrısı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

İran’da Göçerlerin Üretimdeki Rolünün Güçlendirilmesi Çağrısı

İran’ın Doğu Azerbaycan Eyaleti’nde düzenlenen Göçerler Konseyi toplantısında, göçer topluluğunun üretici niteliğinin ve ekonomideki rolünün güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Eyalet Valisi Behram Serbest, göçerlerin üretim, gıda güvenliği ve ülke sınırlarının korunmasında önemli rol oynadığını, ancak bu topluluğun üretim alanındaki konumunun genel planlamalarda yeterince dikkate alınmadığını söyledi. Serbest, göçer nüfusundaki azalmanın mevcut politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirterek, topluluğun ekonomik yönünün daha fazla desteklenmesini istedi. Göçer yaşamının bir değer olarak korunması, topluluğun kültürünün ve folklorunun kitap ve belgesel çalışmalarıyla tanıtılması gerektiğini de ifade etti. Toplantıda göçerlerin karşılaştığı iletişim altyapısı, sağlık hizmetleri ve destek kredileri gibi sorunların eyalet düzeyinde tek tek izlenerek çözülmesi istendi. Eyalette düzenlenen sumak ve kızılcık festivalleri ile göçerler ve binicilik festivallerinin, göçerlerin ürünlerini ve kültürünü tanıtmak için kullanılabilecek etkinlikler olduğu belirtildi.

Japonya, 20 Yıl Sonra Arjantin Sığır Etine Pazarını Açtı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Japonya, 20 Yıl Sonra Arjantin Sığır Etine Pazarını Açtı

Japonya, yaklaşık 20 yılın ardından Arjantin sığır etinin ülke pazarına girişine izin verdi. Anlaşma kapsamında, aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen sığır eti için gerekli sağlık şartları üzerinde uzlaşıldı. Duyuru, Arjantin Ekonomi Bakanı Luis Caputo tarafından yapıldı. Pazar erişimi için yürütülen görüşmelerin 2024'te başlayan girişimlerin ardından ilerlediği belirtildi. Açılımın, Japonya'nın yüksek kaliteli sığır eti ithalatındaki güçlü konumu nedeniyle Arjantin frigorifik sanayisi için önemli bir fırsat oluşturabileceği kaydedildi. Japonya'nın bu ürün grubundaki yıllık alımlarının 3 milyar ABD dolarını aştığı ifade edildi. Arjantinli emtia tüccarı Fausto Brighenti, gelişmeyi satış noktalarının çeşitlendirilmesi açısından değerlendirdi. Brighenti, Arjantin'in dil ve yüksek kalite segmentleri de dahil olmak üzere ABD, Avustralya ve Uruguay'la rekabet edebileceğini söyledi. Ayrıca, sınırlı arz ve kesim hacmindeki düşüşün yaşandığı bir dönemde yeni bir pazarın ihracatçılara daha fazla seçenek sunacağını belirtti.

Arjantin’in Litoral Bölgesinde Sığır Kenesi Alarmı
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Arjantin’in Litoral Bölgesinde Sığır Kenesi Alarmı

Arjantin’in Litoral bölgesinde sığır kenesi, hayvancılık açısından önemli bir sağlık sorunu olmayı sürdürüyor. Sorun, sürülerde üretim kayıplarının yanı sıra kenelerin taşıyabildiği hastalıklar nedeniyle de işletmeleri etkiliyor. Instituto de Promoción de la Carne Vacuna Argentina (IPCVA) danışmanı Matías Martiarena, mücadelede kullanılan veteriner ürünlerinin ette kalıntı bırakabileceği uyarısında bulundu. Martiarena, sorunun üretim, hastalıklar ve et güvenliği boyutları nedeniyle işletmelerde dikkatli yönetim ve hassas sağlık stratejileri gerektirdiğini belirtti.

Brezilya’dan Tavuk ve Bal İthalatında Yeniden Açılma İhtimali
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber

Brezilya’dan Tavuk ve Bal İthalatında Yeniden Açılma İhtimali

Brezilya’nın tavuk eti ve bal üretiminin Avrupa Birliği’nin (AB) ihracat için öngördüğü sağlık koşullarını karşıladığı bildirildi. Değerlendirme, AB sağlık makamlarının Brezilya’da 24 Ağustos-4 Eylül tarihleri arasında yürüttüğü incelemenin ardından hazırlanan nihai rapora dayanıyor. Raporda ülkenin mevzuatı, prosedürleri, denetçi eğitimi ve resmî kontrollerinin AB kurallarına uyumu güvence altına alabildiği belirtildi. İncelemeler özellikle tavuk eti ve bal üretiminde antimikrobiyal kullanımına yönelik kontrollere odaklandı. Ancak ihracatın yeniden başlaması henüz kesinleşmedi. Bunun için Brezilya’nın AB’ye bu ürünleri göndermeye yetkili ülkeler listesine yeniden alınması gerekiyor. Brezilya Tarım Bakanlığı, raporun Avrupa Komisyonu’nun Bitkiler, Hayvanlar, Gıdalar ve Yemler Daimi Komitesi toplantısında görüşülmesini istedi; yeniden listeye alma kararını komite verecek.

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine İki Yıl İhracat Engeli Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine İki Yıl İhracat Engeli Öngörülüyor

Avrupa Birliği'nin (AB) Brezilya'dan sığır eti ithalatını yeniden başlatması, hayvanların doğumdan kesime kadar izlenmesini sağlayacak eksiksiz bir sistem kurulmasına bağlandı. Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Denetimleri Direktörü Eric Thevenard, Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi'nde yaptığı açıklamada, Brezilya'dan sığır etinin teorik olarak iki yıldan önce gelemeyeceğini söyledi. Thevenard, yeniden ihracat tarihini bilmediğini de belirtti. AB, 3 Eylül'den itibaren Brezilya'dan sığır ve kanatlı eti ile diğer hayvansal ürünlerin ithalatını askıya aldı. Kararın gerekçesi, Brezilya'nın ihracata konu hayvanların yaşamları boyunca antimikrobiyal kullanımına ilişkin AB şartlarına uyumuyla ilgili endişeler olarak açıklandı. Komisyon, olası düzeltmeler yapılsa bile yalnızca sorunlar çözüldükten sonra doğan hayvanlardan elde edilen etin AB'ye gönderilebileceğini bildirdi. İrlandalı Avrupa Parlamentosu üyesi Ciaran Mullooly ise Brezilya'nın sığır eti ihracatının AB gıda güvenliği standartlarını karşıladığına ilişkin gerekli güvenceleri vermediğini savundu. Mullooly, Brezilya'nın östradiol hormonu kontrollerine yönelik endişelerin de sürdüğünü söyledi. Brezilya'nın antimikrobiyal kullanımına ilişkin önlemlerinin denetiminin, sığır eti ticaretinin yeniden başlaması için gerçekçi bir olasılık oluştuğunda planlanacağı aktarıldı. Mullooly, herhangi bir pazar açma kararından önce uyumun bağımsız biçimde kanıtlanması ve denetlenmesi gerektiğini belirtti.

Fars, Mersin Balığı Yetiştiriciliğinde Üçüncü Sırada
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

Fars, Mersin Balığı Yetiştiriciliğinde Üçüncü Sırada

İran’ın Fars eyaleti, ülke genelinde mersin balığı yetiştiriciliğinde üçüncü sırada yer aldı. İl yetkilisi Seyyidvahid Misbahî, eyalette son yıllarda iç su kaynaklarına dayalı su ürünleri yetiştiriciliğine ilginin arttığını bildirdi. Misbahî’ye göre bu alanın geliştirilmesi üretimi, su ürünleri zincirindeki katma değeri, işleme faaliyetlerini ve ilgili pazarları büyütebilir; ayrıca uygun bölgelerde ekonomik fırsatlar ve istihdam sağlayabilir. Ancak yetiştiriciliğin sürdürülebilmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, verimliliğin artırılması ve teknik ile sağlık standartlarına uyulmasına bağlı. Altyapı, işleme merkezleri ve pazarlama kanallarına yapılacak yatırımların da üreticilerin rekabet gücünü destekleyebileceği belirtildi.

Bitkiler, Gıdanın %80’ini Sağlıyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Bitkiler, Gıdanın %80’ini Sağlıyor

Bitkiler, insanların tükettiği gıdaların %80’ini sağlarken çiftlik hayvanlarına yem sunuyor ve soluduğumuz havanın temizlenmesine katkıda bulunuyor. Bitkilerin sağlıklı olması, tarımsal verimliliği artırarak gıdanın bulunabilirliğini ve tüketici fiyatlarını etkiliyor. İklim değişikliği ile ticaret ve seyahat gibi insan faaliyetleri ise zararlı organizmaların ve bitki hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu tehditlerin ekonomik ve çevresel açıdan ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanlığının Bitkisel Üretimi Koruma Müdürlüğü, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinin (EFSA) PlantHealth4Life bilgilendirme kampanyası kapsamında farkındalık çalışmaları düzenledi. Çalışmaların hedef grubunu genç ebeveynler, yolcular ve amatör bahçıvanlar oluşturdu. Kampanya, Avrupa Komisyonu ve yerel makamların ortak çabasıyla 33 ülkede yürütüldü. Yunanistan’daki etkinlikler Selanik Uluslararası Fuarı, Atina’daki Stavros Niarchos Kültür Merkezi’nde düzenlenen Green Weekend ve Kifissia’daki Benaki Fitopatoloji Enstitüsünde gerçekleştirilen Araştırmacılar Gecesi’nde yapıldı.

Finlandiya’da Okul Sütü için Meyveli Ara Öğün Önerisi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber

Finlandiya’da Okul Sütü için Meyveli Ara Öğün Önerisi

Finlandiya’da okul sütü sistemi kapsamında yalnızca içme sütü yerine meyve veya yemiş içeren süt ürünleri, pürüzsüz içecekler ve benzeri süt bazlı ara öğünlerin sunulması önerildi. Öneri, MTK’nin süt işleri sorumlusu Saralotta Engblom tarafından, Uluslararası Okul Sütü Günü öncesinde gündeme getirildi. Engblom, sıvı süt tüketiminin azalmasına karşılık yoğurt, lor ve diğer süt bazlı ara öğünlere ilginin arttığını belirtti. Bu nedenle Finlandiya’da okul dağıtım sisteminin, çocukların okul günü içindeki beslenmesini destekleyecek besin değeri yüksek süt bazlı ürünleri de kapsayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ancak meyve veya yemiş içeren ürünlerin sisteme dahil edilmesi, Avrupa Birliği mevzuatında belirtilen koşullara bağlı. Finlandiya, çocuklarda süt, belirli süt ürünleri, meyve ve sebze tüketimini teşvik eden Avrupa Birliği okul dağıtım sisteminde yer alıyor. Sistem aynı zamanda çocukların tarım, gıda üretimi ve sağlıklı beslenme konusundaki farkındalığını artırmayı amaçlıyor. Bitki bazlı içecekler ise destek kapsamındaki ürün grupları arasında bulunmuyor. Engblom, okul sütünü Finlandiya’daki çocukların gıdanın üretim süreciyle bağlantı kurmasını sağlayan bir araç olarak değerlendirdi.

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine Yasak En Az İki Yıl Sürebilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine Yasak En Az İki Yıl Sürebilir

Bir Avrupa Birliği (AB) sağlık ve gıda güvenliği yetkilisi, Brezilya’dan sığır eti ithalatının AB’ye en az iki yıl yasaklanabileceğini belirtti. Brezilya sığır etinin pazara dönebileceği tarihin henüz belirlenmediği bildirildi. İki yıllık sürenin, Brezilya’da sığırların yetiştirilip kesim yaşına ulaşması için gereken zamana dayandığı aktarıldı. AB, 3 Eylül’den itibaren Brezilya sığır eti, kanatlı eti ve diğer hayvansal ürünlerinin ithalatını askıya aldı; karar, antimikrobiyal kullanımına ilişkin AB kurallarına uyum endişeleri sonrasında geldi.

Brezilya’nın Kanatlı Eti ve Bal Sistemi AB Denetiminden Geçti
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’nın Kanatlı Eti ve Bal Sistemi AB Denetiminden Geçti

Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Müdürlüğü (DG Santé), Brezilya’nın kanatlı eti ve bal üretim sistemini tatmin edici buldu. Avrupa Birliği makamlarının hazırladığı rapor, ülkedeki yasal çerçeve, uygulamalar, denetçi eğitimi ve resmî kontrollerin Avrupa mevzuatının talep ettiği güvenceleri sağlayabildiği sonucuna vardı. Denetim kapsamında kanatlı eti ve kanatlı ürünleri, bal ve arıcılık ürünleri işletmeleri ile resmî kurumlar ziyaret edildi. 24 Ağustos-4 Eylül arasındaki incelemede, bu ürünlerin tedarik zincirinde antimikrobiyallerin büyüme ve verim artırıcı olarak kullanılmasına ilişkin yasağın uygulanıp uygulanmadığı da kontrol edildi. Brezilyalı teknik ekipler, ülkedeki resmî tarım savunma sisteminin prosedürlerini ve kontrollerini sahada sundu; Avrupa ekipleri de yapı ve uygulamaların işleyişini yerinde değerlendirdi. Olumlu değerlendirme, Brezilya’nın Avrupa Birliği’ne kanatlı eti ve bal ihraç edebilen ülkeler listesine yeniden alınması sürecinde teknik bir engel bulunmadığı anlamına geliyor. Ancak yeniden listeye alma henüz tamamlanmadı. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin gerekli idari adımları tamamlamasını bekliyor ve raporun, nihai karardan sorumlu Daimi Bitkiler, Hayvanlar, Gıdalar ve Yemler Komitesi’nin 20-21 Ekim 2026’daki teknik toplantısında gündeme alınmasını istedi. Sürecin tamamlanması için Avrupa düzenleyici prosedürünün sonuçlanması gerekiyor.

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı

Şili’de düzenlenen Tarım ve Gıda İhracatçıları Konseyi toplantısında, uluslararası ticaret ortamındaki değişimler, ticaret müzakereleri ve ülkenin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatını güçlendirme olanakları değerlendirildi. Toplantıya Tarım ve Dışişleri bakanlıklarından yetkililer ile ihracat sektörünün temsilcileri katıldı. Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Dışişleri Müsteşarı Paula Estévez, küresel gümrük tarifeleri, yürürlükteki ticaret anlaşmaları ve devam eden görüşmeler hakkında bilgi verdi. Estévez, ihracatçıların önceliklerini kamu kurumlarına iletmesinin, sektörün ihtiyaçlarına yönelik hangi önlemlerin alınabileceğinin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. ABD ile sürdürülen gümrük vergisi görüşmelerinin de sektörün yakından izlediği başlıklardan biri olduğu aktarıldı. Toplantıda Hindistan, Filipinler, Bangladeş ve Fas gibi pazarlarda Şili ürünleri için daha iyi erişim koşulları oluşturulması hedefi öne çıktı. Şili’nin ticari ve tarımsal ofislerinin ihracatçılara destek verdiği, yeni destinasyonlara erişimi kolaylaştırdığı ve ticari ilişkileri güçlendirdiği belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos ise uluslararası ticaretteki değişimlere kamu ve özel sektörün etkin biçimde yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Odepa’nın Gümrük Servisi verileriyle hazırladığı bilgilere göre, Şili’nin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatı 2015’te 14,82 milyar ABD dolarıyken 2025’te 20,5 milyar ABD dolarını aştı. Şili, 2025’te dünya taze kiraz, taze erik ve kurutulmuş erik ihracatında sırasıyla %59,6, %19,6 ve %44,7 payla lider ülke oldu. Toplantı, pazar çeşitlendirmesi ve kamu-özel sektör koordinasyonunun sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi.

Dünya Kuduz Günü’nde Köpeklerin Aşılanması Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Kuduz Günü’nde Köpeklerin Aşılanması Çağrısı

Güney Afrika’da 28 Eylül 2026 Dünya Kuduz Günü öncesinde, insan kuduz enfeksiyonlarının çoğunun hastalıklı köpeklerle bağlantılı olduğuna dikkat çekilerek evcil hayvanların düzenli aşılanması çağrısı yapıldı. FOUR PAWS South Africa yöneticisi Fiona Miles, çocukların hastalıktan en fazla etkilenen gruplar arasında bulunduğunu belirterek hayvan sağlığı, halk sağlığı ve çevre alanlarında faaliyet gösteren paydaşların iş birliğini artırmasını istedi. Bu yılın Dünya Kuduz Günü teması “Birlikte Daha Güçlü” olarak açıklandı. Dünya Sağlık Örgütü’nün bir raporuna göre kuduz her yıl yaklaşık 59 bin kişinin ölümüne neden oluyor; bu ölümlerin %40’ını Asya ve Afrika’daki çocuklar oluşturuyor. İnsanlardaki vakaların neredeyse tamamının köpek ısırıklarıyla bağlantılı olduğu belirtilirken, Miles köpeklerin aşılanması ve kısırlaştırılmasının insanları korumaya ve daha güvenli topluluklar oluşturmaya katkı sağladığını ifade etti. Veteriner hekim Danie Odendaal, kuduzun Güney Afrika’da sığırlar için de ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Hastalığın ısırık veya salyayla bulaşabildiğini belirten Odendaal, şüpheli vakaların veteriner hekimlerle iş birliği içinde yönetilmesi ve insanların enfekte hayvanları kendi başlarına tedavi etmeye çalışmaması gerektiğini vurguladı. Olası temas durumunda maruz kalma sonrası koruyucu tedaviye en kısa sürede başlanması gerektiği kaydedildi.

İran’da Kuduzla Mücadele için Ulusal Program Pilot Aşamaya Geçiyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Kuduzla Mücadele için Ulusal Program Pilot Aşamaya Geçiyor

İran’da kuduzdan kaynaklanan insan ölümlerini önlemeye yönelik ulusal programın seçilmiş ilçelerde pilot uygulamaya alınacağı bildirildi. İran Tarım Haber Ajansı’nın haberine göre, Veterinerlik Kurumu Sağlık, Önleme ve Gıda Güvenliği Yardımcılığı Vekili Alireza Ekberşahi, kuduzun kontrolü için ulusal belgenin ve uygulama talimatlarının tamamlandığını, pilot uygulamanın sonuçlarının daha sonra ülke genelindeki çalışmaların genişletilmesinde kullanılacağını açıkladı. Ekberşahi, klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra kuduzun ölümcül seyrinin neredeyse %100 olduğunu belirtti. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 59 bin kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Ekberşahi, insan vakalarının önemli bölümünün Asya ve Afrika ülkelerinde görüldüğünü, çocukların da mağdurların kayda değer bir kısmını oluşturduğunu ifade etti. İnsanlara bulaşan vakaların yaklaşık %99’unun köpeklerle bağlantılı olduğu aktarıldı. İranlı yetkili, kuduzla mücadelede köpeklerin yaygın biçimde aşılanmasının ve hayvanlarla temas sonrasındaki sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Risk altındaki köpek popülasyonunda en az %70 aşılama kapsamına ulaşılması gerektiğini belirten Ekberşahi, hastalığın ortadan kaldırılması için yeni bir teknoloji beklemeye gerek olmadığını; mevcut bilgi ve araçların yeterli olduğunu söyledi. Programın hazırlık sürecinde ulusal kuduz komitesinin kurulduğu, ulusal belgenin ve uygulama talimatlarının oluşturulduğu bildirildi. Yetkili, kuduzun kontrolünün yalnızca veterinerlik kurumunun sorumluluğunda olmadığını vurgulayarak laboratuvarlar, belediyeler, kırsal yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör, veterinerlik kuruluşları, sivil toplum örgütleri, medya ve hayvan refahıyla ilgili kurumların belirli görevler üstlenmesi gerektiğini kaydetti. Ekberşahi ayrıca çocukların okullarda kuduzun bulaşma yolları ve hayvanlarla temas sonrasında alınması gereken önlemler konusunda eğitilmesini gerekli gördü. Programın, yerel düzeyde başlayıp ulusal ölçekte düzenlenmesi ve bölgesel ve uluslararası işbirlikleriyle desteklenmesi planlanıyor. Geniş kapsamlı aşılama çalışmalarının finansmanı için Veterinerlik Kurumunun diğer kamu kurumlarının desteğine ve aşı alımı için gerekli bütçenin sağlanmasına ihtiyaç duyduğu belirtildi.

Yapay Zekâ Çin-Afrika Ekonomik ve Ticari İşbirliğini Güçlendiriyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Yapay Zekâ Çin-Afrika Ekonomik ve Ticari İşbirliğini Güçlendiriyor

Yeni bir rapora göre yapay zekâ, Çin ile Afrika arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinde afetlerden korunma, sağlık, akıllı tarım ve kentsel yönetişim gibi alanlarda daha fazla kullanılmaya başladı. Raporda, teknolojinin geleceğe dönük bir başlık olmaktan çıkarak iki taraf arasındaki işbirliğinde pratik uygulamalara dönüştüğü belirtildi. Çin ve Afrika arasındaki ticaret 2025’te 348 milyar dolara ulaşırken yıllık bazda %17,7 arttı. Çin’in dijital hizmet ticareti de 2016-2025 döneminde yıllık ortalama %11,2 büyüdü. Yapay zekâ destekli Mazo meteorolojik erken uyarı sistemi Etiyopya ve Cibuti’de kullanıma sunulurken, Çin mayıs ayında diplomatik ilişki kurduğu 53 Afrika ülkesinden ithalata gümrük vergisi muafiyeti uygulamaya başladı.