ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 12

İran’da Hayvancılık Fuarının Gündeminde Finansman ve Yatırım Var
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık Fuarının Gündeminde Finansman ve Yatırım Var

İran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Tavukçuluk ve Bağlantılı Sanayiler Fuarı öncesinde düzenlenen basın toplantısında sektörün finansman, yatırım ve tedarik zinciri yönetiminde dönüşüme ihtiyaç duyduğu belirtildi. İran Tarım Bakanlığındaki toplantıda konuşan Muvafık Kadiri, tercihli döviz kurunun kaldırılmasından kalan sorunlar ile bankacılık sisteminin yaklaşımından kaynaklanan likidite yetersizliğinin sektörü zorladığını söyledi. Kadiri, fuarın bu yılki programlarının finansman, yatırım ve iş geliştirme başlıkları etrafında şekillendiğini açıkladı. Fuara 50 yerli bilgi temelli şirketin katılacağı, yerli katılımcıların sayısında %75, yabancı katılımcıların sayısında ise %100 artış görüldüğü bildirildi. Bilgi temelli şirketlere destek amacıyla 1000 metrekarelik alanın ücretsiz tahsis edildiği belirtildi. Fuarda Çin, Almanya, İspanya, Hollanda, Hindistan, Danimarka, Rusya, Kazakistan, İtalya, Arjantin, Türkiye, Ukrayna, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Brezilya olmak üzere 16 ülkeden şirketlerin yer alacağı aktarıldı. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımı için çalışma yürütülecek; heyetler kapsamında 103 yabancı kişi ile ülke genelindeki yem fabrikalarının yöneticileri ve kanatlı yetiştiricileri bulunacak. Programda 10 uzmanlık paneli, tarım fakültelerindeki öğrenciler için ziyaret turları ve ikinci uzmanlık inovasyon etkinliği de yer alacak. Kadiri, geçen yıl 300’den fazla yenilikçi proje arasından 10 projenin seçildiğini ve bu sürecin bu yıl sürdürüleceğini söyledi. Bir ay önce başlatılan ulusal finansman kampanyasına 30’dan fazla bankanın aktif katıldığı, fuarda üreticilerin finansman sorunlarının ilgili kurumların temsilcileriyle ele alınacağı kaydedildi.

Kıbrıs’ta Tarım Kuruluşlarından Larnaka Limanı İçin Tahıl Depolama Çağrısı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Kıbrıs’ta Tarım Kuruluşlarından Larnaka Limanı İçin Tahıl Depolama Çağrısı

Kıbrıs’taki beş tarım kuruluşu, Larnaka Limanı’ndaki tahıl depolama lisansının ekim sonunda sona erecek olması nedeniyle uzatılmasını istedi. Pek, EKA, Panagrotikos, Euroagrotikos ve New Agricultural Movement, Tarım Bakanı Christos Senekis ile Enerji Bakanı Michael Damianos’a çağrıda bulunurken Kıbrıs Limanlar Otoritesi’nden de mevcut lisansı uzatmasını talep etti. Kuruluşlar, depolama tesislerinin kaybedilmesinin devam eden jeopolitik istikrarsızlık ve artan ithalat maliyetleri sırasında Kıbrıs’ın gıda güvenliğini tehdit edebileceğini belirtti. Büyük turizm sektörü ile büyüyen hellim üretiminin tahıl talebini artırdığını söyleyen kuruluşlar, yeterli tahıl bulunmaması halinde adanın ihtiyaçlarının karşılanamayacağını savundu. Açıklamaya göre Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar, Ukrayna’dan arzın azalması ve talebin sabit kalması nedeniyle taşıma ile Kıbrıs’a ithal edilen yem hammaddelerinin maliyetini yükseltti. Kuruluşlar ayrıca, 1 Ocak 2027’de uygulanması planlanan AB Ormansızlaşma Tüzüğü nedeniyle Arjantin ve Brezilya’dan ithal edilen soyanın pahalanabileceği uyarısında bulundu. Larnaka’daki tesislerin kullanılamaması ihtimaline karşı yeni depolama kapasitesi ve uzun vadeli tedarik güvencesi istendi.

Japon Üreticilerden Bitki Bazlı Ahtapot Alternatifi
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber

Japon Üreticilerden Bitki Bazlı Ahtapot Alternatifi

Japon gıda üreticileri, kötü balık avlarından etkilenmeyen tedarik imkanlarıyla çeşitli deniz ürünlerine bitki bazlı alternatifler geliştiriyor. Hyogo Prefecture'deki nerimono balık köftesi üreticisi Kanetetsu Delica Foods, ağustosta Hobo Tako (Neredeyse Ahtapot) adlı ürünü piyasaya sürdü. Ahtapot içermeyen Hobo Tako, lif, nişasta ve diğer bileşenlerin karışımının buharda pişirilmesiyle üretiliyor. Bir şirket yetkilisi, ürünün gerçek ahtapot etine benzer esnek ve çıtır bir dokuya sahip olduğunu söyledi.

Brezilya’da Pamuk İşleme Gecikmesi İhracat Sözleşmelerini Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Pamuk İşleme Gecikmesi İhracat Sözleşmelerini Gündeme Taşıdı

Brezilya’da pamuk hasadı tamamlanırken ürünün işlenmesi, sınıflandırılması ve sevkiyata hazırlanması sürüyor. 2025/26 sezonu, tarladan alınan pamuk ile ihracata hazır lif arasındaki sürenin teslimat tarihleri ve yükleme pencereleri üzerindeki baskı nedeniyle sözleşmeler açısından daha dikkatli bir aşamaya girdi. Eylülün ilk yarısında hasadın büyük bölümü tamamlanmış olsa da işleme süreci aynı hızda ilerlemedi. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab) verilerine göre pamuk alanının %95,6’sı eylülün ilk yarısında hasat edilmişti. Agroconsult’un 3 Eylül’e kadar olan çalışması ise pamuğun yalnızca %35’inin işlenmiş olduğunu gösterdi. Bu fark, hasat sonrası önemli miktarda ürünün henüz işlenme, sınıflandırma ve ticari teslimata hazırlanma aşamalarından geçmediğine işaret etti. Böylece fiziksel olarak mevcut olan ürünün, sözleşmede belirlenen yükleme dönemine uyum sağlayacak durumda olup olmadığı ayrı bir mesele haline geldi. Albuquerque Melo Advogados’tan Cristiane Secco, hasat ile lifin ticari olarak kullanılabilir hale gelmesi arasındaki sürenin, özellikle dış pazara yönelik sözleşmelerde belirlenmiş teslim tarihlerini etkilediğinde hukuki bir konuya dönüşebileceğini belirtti. Secco’ya göre işleme gecikmesi yalnızca operasyonel bir sorun olarak değerlendirilemez; ürünün varlığı, işlenmiş, sınıflandırılmış ve kararlaştırılan yükleme döneminde sevke hazır olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle sözleşmede gecikme riskini kimin üstlendiği önem taşıyor. Brezilya’nın pamuk ticaretindeki büyüyen rolü, teslimat takvimlerindeki bu konuyu daha önemli hale getiriyor. Ülke, Ağustos 2025-Temmuz 2026 ticaret yılında 3,37 milyon ton pamuk ihraç ederek önceki ticaret yılına göre %19 artış kaydetti ve ilk kez 3 milyon ton sınırını aştı. Brezilya Pamuk Üreticileri Birliği’ne (Abrapa) göre sevkiyatlar 5,3 milyar dolar gelir sağladı ve ülke dünyanın en büyük pamuk lifi ihracatçısı konumunu pekiştirdi. Ulusal Pamuk İhracatçıları Birliği (Anea) ise gelecek ticaret sezonu için yeni bir ihracat rekoru öngörüyor. Yüksek üretimin daha temkinli alıcılar ve uluslararası pazarlarda artan rekabet ortamında sevk edilmesi beklenirken, Salvador Limanı’nın Santos’a alternatif olarak kullanılması da gündemde. İşleme aşamasındaki gecikmeler, sözleşmede belirlenen yükleme döneminin uzatılmasını, ek depolama ve taşıma giderlerinin paylaşımını, konteyner veya gemi bekleme ücretlerini ve teslim tarihinin kaçırılması halinde doğabilecek sonuçları gündeme getirebilir. Secco, ürünün bir sonraki döneme devrinin otomatik bir hak olmadığını; tolerans, süre uzatımı ve depolama ile ek taşıma giderlerinin kimin tarafından karşılanacağının sözleşmede nasıl düzenlendiğine bağlı olduğunu söyledi. Gelecek sezon görüşmelerinde yükleme dönemi, gecikme bildirimi ve masraf paylaşımına ilişkin hükümlerin yeniden ele alınması bekleniyor.

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor

İran’daki savaş, ABD’nin en popüler meyvesi olan muzun üreticilerini ve tedarik zincirini zorluyor. Artan yakıt, gübre ve taşımacılık maliyetleri, ABD’ye yapılan muz sevkiyatlarının giderlerini yükseltiyor. Yıllardır düşük marjlarla faaliyet gösteren sektör, artan maliyetlerin yanında bitkilerde görülen tehlikeli hastalıklar nedeniyle kriz uyarısı yapıyor. Bu koşullar, muz üreticileri ve tedarik zincirindeki işletmeler üzerindeki baskıyı artırıyor.

Moldagrotech ve Farmer 2026 Fuarlarında 1.000’den Fazla Tarım Makinesi Sergilenecek
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber

Moldagrotech ve Farmer 2026 Fuarlarında 1.000’den Fazla Tarım Makinesi Sergilenecek

Moldagrotech ve Farmer 2026 tarım fuarlarının sonbahar edisyonu, 15–18 Ekim'de Moldova'daki Moldexpo Uluslararası Fuar Merkezi'nde düzenlenecek. Etkinlikte 400'den fazla katılımcı yer alırken 1.000'den fazla tarım makinesi, araç ve ekipman sergilenecek. Fuarlara çiftçilerin yanı sıra üreticiler, tarım makineleri distribütörleri ve kamu kurumlarının temsilcileri katılacak. Moldexpo Genel Müdürü Zinaida Popa'nın verdiği bilgilere göre katılımcıların 150'den fazlası Moldagrotech şirketlerinden, yaklaşık 250'si ise Farmer sergisi ile Toamna de Aur fuarından oluşuyor. Moldexpo'da tarım, modern teknolojiler ve yerli ürünler için 10.000 metrekareden fazla alan ayrılacak. Organizatörler, tarım sektöründeki gelişimi göstermek amacıyla girişte eski model bir traktör ile yeni nesil bir traktörü birlikte sergileyecek. Programdaki özel etkinliklerden biri, geleneksel peynirin tarım dronlarıyla tanıtılacağı “Marea brânză” gösterisi olacak. 15 Ekim'de yapılması planlanan açılış töreni, çiftçiler, kamu yetkilileri ve iş dünyası arasındaki diyaloğu teşvik etmek amacıyla gayriresmî formatta düzenlenecek. Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı Devlet Sekreteri Vasile Șerban, performanslı teknolojilerin maliyetleri azaltmak, üretim kalitesini artırmak ve Moldova tarımının rekabet gücünü yükseltmek açısından önem taşıdığını belirtti. Fuarlarda çiftçiler tedarikçilerle doğrudan görüşebilecek, ticari koşulları müzakere edebilecek ve finansman olanakları hakkında bilgi alabilecek.

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı
Görsel kaynağı: Fax News — Faxweb · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı

Arnavutluk'ta tüketicilerin temel gıda ve hijyen ürünlerinin fiyatlarını karşılaştırabilmesi için “Pasqyra e Çmimeve” platformu kullanıma açıldı. Platformda fiyatlar 13 kategori kapsamında 155 satış noktasında doğrulanabiliyor. Süpermarketlerin güncel fiyatları paylaşmasıyla tüketicilerin alışveriş öncesinde daha ucuz satış noktalarını görmesi ve maliyetleri karşılaştırması amaçlanıyor. Ekonomi Bakanı Delina Ibrahimaj, girişim kapsamında 212 ürünün sabit fiyatla satılacağını açıkladı. Beş süpermarket ile 22 tedarikçinin katıldığı uygulamada söz konusu ürünlerin asgari kâr marjlarıyla satışa sunulacağı belirtildi. Ibrahimaj, fiyatların mevcut seviyelere göre ortalama %20-22 düşmesinin beklendiğini, bazı ürünlerde düşüşün %40'a ulaşacağını, bazı ürünlerde ise %10'da kalacağını söyledi. Platformda şeker, yağ, un, tahıllar, makarna, fasulye, mercimek, yoğurt, yumurta, tereyağı ve tavuk gibi günlük tüketim ürünlerinin yanı sıra deterjan ve hijyen ürünleri de yer alıyor. Platforma cep telefonlarından erişilebilecek; ilerleyen dönemde kullanıcıların indirebileceği bir uygulama oluşturulması planlanıyor. Sabit fiyat uygulamasının süresi kaynak metnin farklı bölümlerinde farklı ifadelerle verildiği için kesin dönem netleşmiyor. Başbakan Edi Rama, hükümetin ürünlere tavan fiyat koymayacağını, fiyatların serbest rekabetle belirleneceğini söyledi. Rama, girişimin yıl sonuna kadar 1.000 ürüne genişletilmesini ve daha küçük marketlerle perakende satış noktalarının da sürece katılmasını hedeflediklerini bildirdi. Fiyatlarda suistimal tespit edilmesi halinde para cezası uygulanabileceğini de belirtti.

İngiltere’de Ukrayna Menşeli Yumurtalar İçin Geri Çekme ve Toplatma Talebi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Ukrayna Menşeli Yumurtalar İçin Geri Çekme ve Toplatma Talebi

İngiltere’de ithal yumurtalardaki Salmonella incelemesi, Ukrayna’dan gelen bir partiyle bağlantılı farklı bir Salmonella Enteritidis salgınını ortaya çıkardı. Ukrayna’daki bir işletmeden gelen yumurtalarda tespit edilen suş, başka bir salgınla ilişkilendirilen suşlardan farklıydı ve İngiltere’de 2026’da görülen 36 hastalıkla ilişkilendirildi. Gıda Standartları Ajansı (FSA) ile Food Standards Scotland (FSS), ürünlerin piyasadan çekilmesini ve toplatılmasını istedi. Etkilenen yumurtaların Kiev’deki Yasensvit şirketinden geldiği ve 3UA1012066 kodunu taşıdığı belirtildi. Ürünler toptancılar ve toplu yemek hizmeti zinciri üzerinden işletmelere ulaşmış, ayrıca küçük perakende noktalarında satılmış olabilir. Birleşik Krallık’taki işletmelerin yumurtaları yeniden paketleyerek dış ambalajda farklı işletme adları veya paketleme merkezi bilgileriyle satışa sunmuş olabileceği bildirildi. Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı, Ukraynalı tedarikçinin yumurta örneklerinde Salmonella Enteritidis buldu ve tüm genom dizilemesi yaptı. FSA olaylar başkanı Jacquelyn McCormick, halk sağlığını korumak için acil önlem alındığını söyledi. Yetkililer tüketicilere bu yumurtaları yememelerini, işletmelere ise ürünleri geri çekmelerini; perakende satışı yapılmışsa toplatmalarını tavsiye etti. Bu bulgu, Birleşik Krallık’taki üç Salmonella salgınına ilişkin daha geniş soruşturma sürerken ortaya çıktı. Bu salgınlarda 650’den fazla kişi hastalandı ve iki kişi hayatını kaybetti. İncelemelerde 47 hasta 11 işletmeyle ilişkilendirildi; en az 24 kişinin yumurta içeren yemekleri tükettiği bildirildi. Yumurtaların birden fazla kaynaktan geldiği, iki büyük ithalatçı hakkındaki incelemenin ise sürdüğü aktarıldı.

Upcycled Food, Gıda Yan Ürünlerini Yeni Gıdalara Dönüştürüyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Upcycled Food, Gıda Yan Ürünlerini Yeni Gıdalara Dönüştürüyor

Upcycled food, bira üretimi, yağ presleme ve meyve işleme gibi süreçlerde kalan ve normalde insan tüketimine sunulmayan bazı hammaddelerin uygun teknolojiyle yeni gıdalara dönüştürülmesini ifade ediyor. Uluslararası tanıma göre bu hammaddelerin denetlenebilir tedarik zincirlerinden gelmesi, güvenli olması ve besin değerini koruması gerekiyor. Kullanımın çevresel avantaj sağlaması ve hammaddelerin değerini gıda zincirinde daha uzun süre tutması da yaklaşımın koşulları arasında yer alıyor. Bira üretiminden kalan sörtörköly, içerdiği lif ve protein nedeniyle un, fırın ürünleri ve atıştırmalıklarda kullanılabiliyor. Meyve işleme lifleri ile pres artıkları da yeni ürünlere katılabiliyor. 2026 ECOTROPHELIA Europe geliştirmelerinde kahve telvesi, meyve lifi, bira ve mantar işleme yan ürünleri ile yulaf posasının kullanıldığı farklı Avrupa ürünleri yer alıyor.

Yemlik Arpa Talebi Dünya Ticaretini Destekliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Yemlik Arpa Talebi Dünya Ticaretini Destekliyor

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 2025/26 ekim-eylül sezonunda dünya arpa ithalatının yaklaşık 35 milyon tona ulaşacağını tahmin etti. Bu hacim, 2020/21 sezonundaki 37 milyon tonun ardından kaydedilen en yüksek ikinci seviye olarak değerlendiriliyor. Kurum, güçlü yemlik arpa talebinin maltlık arpaya yönelik daha düşük talebi telafi ettiğini ve başlıca ihracatçıların bol hasatlarından yapılan sevkiyatları artırdığını belirtti. Son yıllarda arpa talebindeki büyümenin büyük bölümünü hayvan yemi oluşturdu. Arpanın enerji değerinin mısırın %85-90'ına denk gelmesi, mısırın erişilemez veya pahalı olduğu dönemlerde ürünü alternatif yem kaynağı haline getiriyor. Arjantin'in FOB fiyatlarında yemlik arpanın güncel spot fiyatı ton başına 237 dolar olurken, bu değer mısırın %12,8 üzerinde bulunuyor. Bir yıl önce iki ürün arasındaki fark %6,0 seviyesindeydi. Arjantin, Avustralya ve Kanada'nın ihracatı da yemlik arpanın ağırlığını gösterdi. Bu üç ülke 2022/23 sezonunda yaklaşık 4,0 milyon ton maltlık ve yaklaşık 9,0 milyon ton diğer kullanım amaçlı arpa satarken, 2025/26 sezonunun şu ana kadarki bölümünde miktarlar sırasıyla yaklaşık 5,0 milyon ve 13 milyon tona çıktı. 2025/26 talebinde Çin'in alternatif yem tedarikçileri araması etkili olurken, Türkiye kuraklık nedeniyle ihracatçı konumundan ithalatçı konumuna geçti. USDA, 2026/27 sezonunda dünya arpa ithalatının 30 milyon tonun biraz üzerine gerilemesini bekliyor. Bu öngörünün gerekçeleri arasında bazı önemli ithalatçıların iç üretimindeki artış ve başlıca ihracatçıların hasatlarının ortalama seviyelere dönmesi bulunuyor. Çin'in 13,0 milyon tonluk beklenen ithalatla ticaretin başlıca motoru olacağı, talebin ise Avustralya'nın rekor hasadı ve Kanada gibi tedarikçilerin güçlü arzıyla karşılanabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte Karadeniz'deki lojistik kesintinin Rusya ve Ukrayna'nın sevkiyat kapasitesini sınırlayabileceği ifade ediliyor.

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor
Görsel kaynağı: Newsit · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Fiyatlarındaki Artış ve Sevkiyat Gecikmeleri Küresel Tarımı Zorluyor

Fosfatlı gübre fiyatlarındaki %26’lık artış ve sevkiyatlarda yaşanan gecikmeler, küresel tarımsal üretimin maliyetleri ile gelecek dönem arzına ilişkin endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 24 Eylül tarihli verilerine göre, Orta Doğu’daki savaşın uluslararası ticarette yol açtığı aksaklıklar her ay 1,5 ila 3 milyon ton gübrenin taşınmasında gecikmeye neden oldu. Bu durumun artan üretim maliyetlerini zamanla gıda fiyatlarına yansıtmasından endişe ediliyor. Gübre piyasasındaki baskıda enerji maliyetleri de etkili oluyor. FAO verilerine göre doğal gaz fiyatları, Orta Doğu’daki çatışma öncesi seviyelere göre %129 ila 139 yükselirken Brent petrolündeki artış %39 oldu. Doğal gaz, amonyak üretiminde temel hammadde olarak kullanıldığı için fiyatındaki yükseliş azotlu gübre üreten sanayinin maliyetlerini artırıyor ve üreticilerin kâr marjlarını daraltıyor. Basra Körfezi, tarımsal üretimde kullanılan önemli hammaddelerin küresel tedarikinde belirleyici konumda bulunuyor. FAO’ya göre bölge, dünya üre arzının %30 ila 35’ini, amonyak arzının %20 ila 30’unu ve küresel kükürt ihracatının %50’sini karşılıyor. Uluslararası ticarete konu gübrelerin normal koşullarda %20 ila 30’u da Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Reuters’ın aktardığına göre ticari gemilerinin boğazdan geçişi, tanker saldırılarının tırmanması nedeniyle 6 Ekim’de iki aydan uzun sürenin en düşük seviyesine indi; bu veri toplam deniz taşımacılığını kapsıyor. Teslimatların zamanlaması, gübre kullanımının bitkilerin belirli gelişme aşamalarıyla bağlantılı olması nedeniyle üretim açısından kritik görülüyor. Ticaret akışı daha sonra düzelse bile yaşanan gecikmeler verimleri etkileyebilir. Yüksek fiyatlar bazı çiftçileri gübre kullanımını azaltmaya veya ekim planlarını değiştirmeye yöneltebilir. FAO, gübre kıtlığının 2026’nın ikinci yarısında ve 2027’de tarımsal verimlerin düşmesine ve gıda arzının daralmasına yol açabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği’nde Komisyon, fiyat artışlarından etkilenen çiftçilere destek amacıyla Ortak Tarım Politikası kapsamındaki acil yardım kaynaklarının artırılması ve kısa vadeli desteklerde üye ülkelere daha fazla esneklik sağlanması seçeneklerini sundu. Gübre stoklarının oluşturulması ve alternatif ürünlerin teşvik edilmesi de gündeme geldi. Bununla birlikte gübre maliyetlerinin nihai gıda fiyatlarına geçişi doğrudan ve tüm ürünlerde aynı değil; artışların süresi, gübrenin toplam maliyet içindeki payı ve maliyetin ne kadarının karşılanabildiği belirleyici oluyor. FAO’nun 2 Ekim’de açıkladığı verilere göre küresel gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak aylık %1,5, yıllık %5,8 yükseldi; bu artış yalnızca gübre maliyetlerine bağlanmıyor.

Papa Leo XIV’ten Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber
Veri haberi

Papa Leo XIV’ten Karadeniz’de Tahıl Taşımacılığı Çağrısı

Papa Leo XIV, Ukrayna’daki savaşın özellikle tahıl ithalatına bağımlı yoksul ülkelerde sınırların ötesinde acıya yol açtığını belirterek çatışmanın taraflarına tahılın Karadeniz üzerinden güvenli taşınmasına izin verme çağrısı yaptı. Papa, milyonlarca insanın günlük ekmeğinin savaşın rehinesi olamayacağını X’te 11 Ekim 2026’da yayımladığı mesajda söyledi. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi’nin 2 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, ülkenin derin su limanları Rusya’nın saldırıları nedeniyle iki aydır bloke durumda ve alternatif güzergâhlarla ihracatın %45’i sağlanabildi. Polonya ile Romanya 4 Ekim’de transit geçişi artırmayı reddetti. Politico’ya göre abluka sürerse bu yıl Ukrayna’da 35 milyon tona kadar tahıl mahsur kalabilir.

Papa’dan Karadeniz’de Güvenli Tahıl Taşımacılığı Çağrısı
Görsel kaynağı: RaiNews · Özgün haber

Papa’dan Karadeniz’de Güvenli Tahıl Taşımacılığı Çağrısı

Papa, Angelus sırasında Ukrayna’daki savaşın etkilediği tahıl taşımacılığına ilişkin çağrıda bulunarak çatışan taraflardan Karadeniz’de tahılların güvenli şekilde taşınmasına izin vermelerini istedi. Papa, milyonlarca insanın günlük ekmeğinin savaşın rehinesi olmaması gerektiğini söyledi. Açıklamada, savaşın Ukrayna sınırlarının ötesinde, özellikle tahıl ithalatına bağımlı yoksul ülkelerde acılara yol açtığı belirtildi. Papa’nın sözleri, akciğerdeki bir nodülün alınması için yapılacak operasyonun duyurusundan önce, Angelus sırasında dile getirildi.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor

Yunanistan’da gübre desteğinin geleceğine ilişkin belirsizlik, 2026–2027 üretim dönemi öncesinde makarnalık buğday üreticilerinin ekim alanı ve girdi kullanımına yönelik kararlarını zorlaştırıyor. Üreticilerin önümüzdeki haftalarda kaç dönüm ekeceklerine ve ne düzeyde girdi kullanacaklarına karar vermesi gerekirken, açık bir destek çerçevesinin bulunmamasının tarımsal kararları ve nihai verimleri etkilediği belirtiliyor. Gübre alımlarında ürün değerinin %15’i oranındaki son üretici desteği 31 Ağustos’ta sona erdi; sonrasında hangi uygulamanın yürürlüğe gireceği henüz açıklanmadı. Agronews’un aktardığı değerlendirmeye göre belirsizlik, düşük tarım ürünü fiyatlarıyla yüksek girdi maliyetlerinin aynı döneme denk gelmesiyle ağırlaşıyor. Gübre tedarik maliyeti başlıca sorun olarak gösterilirken enerji ve özellikle motorin giderlerinin makarnalık buğday üretimindeki hesaplamayı zorlaştırdığı ifade ediliyor. Haziran ve Temmuz 2026’da üretici fiyatlarının bazı bölgelerde, verimler tatmin edici olmasına rağmen, kilogram başına 18–21 sent seviyesine kadar gerilediği; üründeki protein sorunlarının da daha iyi pazarlama imkânlarını sınırladığı aktarılıyor. Gübre maliyetinin yıllık bazda %11,3 arttığı bilgisi de Yunanistan İstatistik Kurumu (ELSTAT) verilerine ilişkin yakın tarihli bir rapora dayandırılıyor. Kaynakta, gübre piyasasındaki belirsizliğin alımların gecikmesine ve gübrelemenin sınırlanmasına yol açtığı, bunun da gelecek yılın üretim kapasitesini düşürebileceği belirtiliyor. Daha düşük verimli bazı arazilerin ise ekilmeme riskiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Avrupa Birliği düzeyinde geçen temmuz kararlaştırılan toplam 540 milyon avroluk paketten Yunanistan’a 20,8 milyon avro ayrılması öngörülüyor. Bu payın ulusal kaynaklarla artırılabileceği belirtilirken paketin başlıca yönleri arasında çiftçilere acil ekonomik destek, Ortak Tarım Politikası (OTP) üzerinden yeni likidite mekanizmaları ve destek avanslarında daha fazla esneklik yer alıyor. Ancak Yunanistan’da bu imkânların nasıl ve ne zaman uygulanacağı henüz netleşmiş değil. Açık kalan konular arasında gübre sanayisine olası Avrupa desteği, çiftçilerin gübre alımlarına sübvansiyon verilmesi ve yeni desteğin kapsayacağı dönem bulunuyor. Hükümet, hukuken ve bütçe açısından mümkün olması halinde, gelecekteki bir düzenlemenin 1 Eylül 2026’dan itibaren yapılan alımları geriye dönük kapsayıp kapsamayacağını açıklayabilir. Kaynağa göre böyle bir taahhüt, doğrudan kaynak aktarımı gerektirmeden piyasadaki hareketliliğin bir bölümünü yeniden sağlayabilir.

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Avrupa Balıkçılığında Yapay Zekâ ve Çevresel DNA ile Dijital İzleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’da balıkçılık faaliyetlerini daha ayrıntılı izlemek amacıyla yapay zekâ, kameralar, çevresel DNA ve robotik sistemleri bir araya getiren OptiFish girişimi yürütülüyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 2024’ten beri sürdürülen dört yıllık proje, sekiz ülkeden araştırmacıların katılımıyla balık türlerini otomatik tanımayı ve avların izlenmesini geliştirmeyi hedefliyor. Avrupa balıkçı filoları yılda 3,2 milyon ton balık indirirken, bu avın değeri 5,5 milyar avro olarak veriliyor. Projenin arka planında denizdeki faaliyetlere ilişkin veri eksikliği bulunuyor. Belçika’da yaklaşık 60 balıkçı teknesi olmasına rağmen bilimsel örnekleme, balıkçılık seferlerinin yalnızca %1,5’ini kapsıyor. Geleneksel izleme, teknelerde görev yapan bilimsel gözlemcilere dayanıyor ve denizdeki faaliyetlerin yalnızca bir bölümünü kapsayabiliyor. Eksik veriler, balıkçıların, bilim insanlarının ve düzenleyicilerin hangi türlerin nerede ve ne miktarda yakalandığını kesin olarak belirlemesini zorlaştırıyor. Sander Delacauw, sürdürülebilir balıkçılık yönetiminde toplanan verilerin stok değerlendirmeleri ve kota kararlarına temel oluşturacak kadar kaliteli ve yeterli olması gerektiğini belirtti. Kaynağa göre yalnızca dijital raporlama, hangi türlerin nerede ve hangi miktarlarda yakalandığına ilişkin bilgi açığını kapatmıyor. Bu ayrıntılar bulunmadığında yöneticilerin sürdürülebilir av limitleri konusunda karar vermesi, deniz ürünlerini tedarik zinciri boyunca izlemesi ve balıkçıların seferlerini planlaması zorlaşıyor. OptiFish kapsamında geliştirilen yapay zekâlı kamera sistemleri pompalı tekneler, ayıklama masaları, kirişli troller ve küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinde deneniyor. Sistemler, üst üste duran veya kısmen gizlenen balıkları tanımak üzere eğitiliyor. Proje ortağı DTU Aqua’nın elektronik izleme altındaki taşıma bantlarında balıkları takip eden sistemi, birbirine benzeyen altı tür üzerinde balıkları %90,43 oranında doğru eşleştirdi. Araştırmacılar ayrıca üst üste duran balıkları ayıklama bantlarında ayıracak bir robotik kol geliştiriyor. Araştırmacılar denizde balıkların bıraktığı çevresel DNA parçacıklarından da yararlanıyor. Su örnekleri veya balıkçı ağlarına bağlanan özel problar aracılığıyla sudaki türlerin belirlenmesi ve belirli bir balık stokunun biyokütlesinin tahmin edilmesi amaçlanıyor. OptiFish, bu yöntemleri Kuzey Denizi, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan beş pilot sahada test ediyor. Revize Balıkçılık Kontrol Tüzüğü kapsamında elektronik raporlama çoğu tekne için zorunlu olurken, izleme kurallarının 2028’e kadar küçük teknelere, dijital izlenebilirliğin ise 2029’a kadar işlenmiş balıklara genişlemesi öngörülüyor. Daha doğru verilerin sefer planlamasına, yakıt ve maliyetlerin azaltılmasına ve hassas stokların aşırı avlanmasından kaçınılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Buğday Fiyatındaki Yaklaşık %6’lık Artış Mısır’da Yerel Piyasaya Yansımadı

Mısır Ticaret Odaları Genel Birliği Başkan Danışmanı Ala Ezz, küresel buğday fiyatının tedarik zinciri sorunları, Karadeniz’deki belirsizlikler ile navlun ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yaklaşık %6 arttığını, ancak bu artışın şu ana kadar Mısır’daki yerel piyasaya yansımadığını söyledi. Ezz’e göre Mısır’ın temel emtialardaki stratejik stoku ülkenin yaklaşık 6 aylık ihtiyacını karşılıyor. Yerel stokların bulunmasının küresel fiyat dalgalanmalarının iç piyasaya etkisini sınırladığını belirten Ezz, buğday fiyatlarındaki küresel yükselişe rağmen süt ürünleri ve peynir fiyatlarındaki artışın %1’in altında kaldığını aktardı. Sebze fiyatları %15, meyve fiyatları ise %2,5 yükseldi. Ezz, bu artışları tarımsal hasat dönemleri arasındaki arz değişimine ve dönemler arasında yaşanan arz açığına bağladı. Söz konusu yükselişlerin gıda ve içecekler grubundaki enflasyon oranını %3,2’ye taşıdığı, kentsel enflasyonun ise temmuzdaki %14,9’dan ağustosta %14,5’e ve eylülde %13,9’a gerilediği belirtildi.

Irak'ta İthalat Kararı Sonrası Sofralık Yumurta Fiyatlarında Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Al-Rasheed TV · Özgün haber
Veri haberi

Irak'ta İthalat Kararı Sonrası Sofralık Yumurta Fiyatlarında Düşüş Beklentisi

Genel Gıda Maddeleri Ticaret Şirketi Genel Müdürü Lama el-Musavi, ithalatın açılması kararının ardından Irak'ta sofralık yumurta fiyatlarının düşüşe yöneleceğini öngördü. Musavi, açıklamasında denetim ve takip işlemlerinin sürdüğünü belirtti. Musavi, şirketin vatandaşlara gıda sepetinden sekiz öğün, sosyal yardım yararlanıcılarına ise on öğün sağladığını söyledi. Gıda maddelerinin güvenliği ve tüketime uygunluğu doğrulanmadan karne tedarikçilerine teslim edilmediğini aktaran Musavi, Ticaret Bakanlığının fiyatlar yükseldiğinde gıda sepeti öğünü başlatarak artışı sınırlamaya çalıştığını ve denetimleri Ulusal Güvenlik Teşkilatı ile yürüttüğünü ifade etti.

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip

Nature dergisinde yayımlanan ve 198 ülke ile 209 tarım-gıda ürününü kapsayan araştırma, küçük işletmelerin küresel gıda tedarikindeki rolünün büyük tarım sistemlerinin ağırlığına rağmen yüksek olduğunu ortaya koydu. Çalışmada işletme büyüklüğü, üretim yapısı ve uluslararası ticaret verileri birlikte değerlendirildi. 20 hektara kadar olan işletmeler, OECD ülkelerinde ortalama gıda tüketiminin %31,1'ini sağlarken bu oran OECD dışındaki ülkelerde %44,2'ye ulaştı. Buna karşılık 50 hektardan büyük işletmelerin ortalama gıda tüketimindeki payı OECD ülkelerinde %41,3, OECD dışındaki ülkelerde ise %28,3 olarak hesaplandı. Araştırmaya göre gelişmiş ülkelerde büyük tarım sistemleri iç üretimde baskın olsa da bu ülkelerde tüketilen gıdanın önemli bir bölümü, gelişmekte olan ülkelerdeki üreticiler de dahil olmak üzere küçük işletmelerden geliyor. Çin ve Hindistan'da küçük üreticiler iç tarımda önemli bir rol oynuyor. Ancak iki ülke aynı zamanda büyük işletmelerde üretilen yüksek miktarda tahıl ve yağlı tohum ithal ediyor. Nüfus ve yaşam standardındaki artışın bu ürünlere talebi artırabileceği, bunun da Güney ve Orta Amerika'da büyük sanayileşmiş çiftliklerin genişlemesini ve daha çeşitli küçük üretim sistemlerinin zarar görmesini teşvik edebileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin uluslararası pazarın yeni taleplerine uyum sağlamakta çoğu zaman sınırlı imkânlara sahip olduğuna dikkat çekiyor. Avrupa Birliği'nin ormansızlaşmaya katkı vermeyen ürünler düzenlemesi (EUDR), parsellerin jeolokasyonu ve ürünlerin izlenebilirliği için daha sıkı şartlar getiriyor. Bu yükümlülükler kooperatiflerde örgütlenen üreticiler için daha kolay karşılanabilirken bağımsız küçük işletmelere ek örgütsel ve finansal yük getirebiliyor. ABD ve Avrupa'dan kalkınma yardımının azalması da küçük üreticilere ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarına yönelik desteği sınırlayabilir. Araştırmacılar, küçük işletmelerin katkısını tanıyan ve onlara hedefli destek sağlayan politikalar çağrısı yapıyor.

Ukrayna’dan İthal Yumurtalar İçin Salmonella Uyarısı
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber

Ukrayna’dan İthal Yumurtalar İçin Salmonella Uyarısı

Birleşik Krallık’ta tüketicilere ve gıda işletmelerine, Salmonella tespit edilen Ukrayna’dan ithal edilmiş belirli yumurtaları yememeleri veya satmamaları uyarısı yapıldı. Gıda Standartları Ajansı (FSA), yumurtaların Kyiv’deki Yasensvit Ltd’den geldiğini ve kabuklarında 3UA1012066 kodunun bulunduğunu açıkladı. Ürünlerin ağırlıklı olarak catering işletmelerine, ayrıca küçük bağımsız perakendecilere ve bakkallara tedarik edilmiş olabileceği belirtildi. Tüketicilerden yumurtaların kabuğundaki 3UA1012066 kodunu kontrol etmeleri istendi. Yumurtalar Birleşik Krallık’taki işletmelerce yeniden paketlenmiş ve dış ambalajda farklı işletme adları ya da paketleme merkezi bilgileriyle satılmış olabilir. Bu nedenle kabuk kodu, etkilenen ürünleri belirlemenin en güvenilir yolu olarak gösterildi. Kodu taşıyan yumurtalar yenmemeli ve evde güvenli biçimde imha edilmeli. Etkilenen yumurtaları teslim alan gıda işletmeleri satış ve kullanımı derhal durdurmalı, stokları satıştan çekmeli ve tüketiciye doğrudan satılan ürünler için geri çağırma yapmalı. Salmonella ateş, ishal ve karın kramplarına neden olabilir. Belirti yaşayan kişilerin, belirtiler en az 48 saat geçmiş olana kadar işe, okula veya kreşe gitmemesi istendi.

Arjantin’in Yumurta Ürünleri İhracatı Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in Yumurta Ürünleri İhracatı Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı

Arjantin’in yumurta ürünleri ihracatı, 2026’nın ocak-ağustos döneminde 20,23 milyon ABD dolarını aşarak son 10 yılın aynı dönemlerindeki en yüksek değere ulaştı. Arjantin Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği tarafından açıklanan veriler, ihracatın Dünya Yumurta Günü kapsamında gündeme geldiğini gösterdi. Bu dönemde 2.580 ton yumurta ürünü ihraç edildi. İhracat değeri, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %18 arttı; kaynakta bu yükselişin başlıca nedeni olarak dış satım fiyatlarındaki iyileşme gösterildi. Danimarka, Japonya, Avusturya ve Şili, sevkiyatların yaklaşık %80’ini oluşturdu. Geri kalan ürünler Avrupa, Asya ve Amerika’daki çeşitli pazarlara gönderildi. Başlıca ürünler arasında bütün yumurta, yumurta sarısı ve toz albümin yer aldı; bu ürünler mayonez, fırıncılık ürünleri, makarna, kek ve dondurma üretiminde girdi olarak kullanılıyor. İhracat artışı, Arjantin’in kuş gribinden ari ülke ilan edilmesinin ardından bazı destinasyonların yeniden açılması ve Mercosur-Avrupa Birliği Anlaşması’nın sunduğu ticari fırsatlarla birlikte değerlendirildi. Yumurta üretim zinciri özellikle Buenos Aires, Entre Ríos, Córdoba, Santa Fe, Mendoza ve Salta’da yoğunlaşıyor; sektör bu bölgelerde istihdam ve ekonomik faaliyet yaratırken büyüyen iç pazarın tedarikine de katkı sağlıyor.

Kırgızistan Beyaz Şeker İthalatına Altı Aya kadar Yasak Planlıyor
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kırgızistan Beyaz Şeker İthalatına Altı Aya kadar Yasak Planlıyor

Kırgızistan, beyaz şeker ithalatına altı aya kadar geçici yasak getirmeyi planlıyor. Bakanlar Kurulu, ilgili kararnameyi kamuoyu görüşüne sundu. Önerilen yasak, 2026 yerel hasadının işlenmesi ve satış dönemi boyunca uygulanacak; amaç şeker pancarı üreticileri ile şeker fabrikalarını korumak. Yetkililer, ithalattaki sert artış ve ithal şeker fiyatlarındaki düşüşü kısıtlamaların gerekçeleri arasında gösterdi. Kırgızistan, Ocak-Temmuz 2026 döneminde 66.900 ton şeker ithal etti; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre dört kat arttı. Brezilya, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan ve Belarus başlıca tedarikçiler oldu. Yetkililere göre yerli şeker arzı gelmeden ithalatın sürmesi piyasada arz fazlası oluşturabilir ve yerel şeker pancarı üreticilerinin gelirlerini azaltabilir. Öneri; Kırgızistan üzerinden transit taşınan, yeniden ihraç edilen ve ekstra kalite şekeri ile yasak yürürlüğe girmeden sevk edilen yükleri kapsamıyor.

Nebenzya: Kiev'in Eylemleri Tahıl ve Gübre Tedarikinde Aksamalara Yol Açıyor
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber

Nebenzya: Kiev'in Eylemleri Tahıl ve Gübre Tedarikinde Aksamalara Yol Açıyor

Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, Kiev'in eylemlerinin tahıl ve gübre tedarikinde aksamalara yol açtığını söyledi. Nebenzya'nın açıklaması, bu eylemlerin tedarik süreçleri üzerindeki etkisine ilişkin bir değerlendirme olarak aktarıldı. Nebenzya ayrıca Zelenskiy yönetiminin eylemlerinin eksikliklere ve enflasyon artışına katkıda bulunduğunu belirtti. Açıklamada, tedarik aksamalarının kapsamı, etkilediği ülkeler veya ekonomik sonuçlara ilişkin sayısal bilgi paylaşılmadı.

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı

Brezilya'da mısır ihracatının yavaşlaması, uluslararası rekabetin artması ve realin değer kazanması, iç piyasadaki fiyatlar üzerinde düşüş yönlü baskı riskini artırıyor. Merkezi Uluslararası Ekonomik Analizler ve Piyasa Araştırmaları Merkezi (CEEMA) verilerine göre ülke eylülde 5,21 milyon ton mısır ihraç etti. Bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %31,1 daha düşük gerçekleşti. Temmuz-eylül dönemindeki ihracat 11,8 milyon tonda kaldı; 2025'in aynı döneminde bu miktar 16,8 milyon tondu. Ocak-eylül döneminde ise sevkiyatlar 19,7 milyon ton olarak kayda geçti ve geçen yılın ilk dokuz ayındaki 23,3 milyon tonun 3,6 milyon ton altında kaldı. Gerilemenin nedenleri arasında özellikle Arjantin'in artan rekabeti ve savaş ortamında İran talebindeki azalma gösteriliyor. İran, Brezilya mısırının başlıca alıcısı olarak belirtiliyor. Bu gelişmelerin ardından piyasanın Brezilya'nın 2026 ihracatına ilişkin beklentisi 43 milyon tondan 38 milyon tona indirildi. CEEMA'nın hesaplamasına göre yeni hedefe ulaşılabilmesi için Brezilya'nın ticari yılın ocak ayında sona ereceği ekim-ocak döneminde yaklaşık 17 milyon ton sevkiyat yapması gerekiyor. Realdeki değerlenmenin de Brezilya mısırının dış pazarlardaki rekabet gücünü azaltabileceği değerlendiriliyor. İhracatın düşük kalması nedeniyle arzın bir bölümünün iç piyasada kalması halinde, yurt içi talep artsa bile fiyatlar düşüş yönlü baskı görebilir. Kaynağa göre fiyat oluşumunda yalnızca toplam talep değil, alıcıların bulunduğu yer ve fiilen satın aldıkları miktar da önem taşıyor. Bu nedenle mevcut arzın bölgesel olarak ne ölçüde emilebildiği, iç fiyatların yönünü etkileyebilecek koşullar arasında bulunuyor. Çin pazarındaki talep görünümü de Brezilya ihracatı açısından sınırlayıcı bir unsur olarak aktarılıyor. Çin'de hayvan yemlerindeki mısır payı ocakta %47 iken ağustosta %29'a geriledi; bu alanın bir bölümünü buğday, arpa ve sorgum aldı. Çin, temmuz ayına kadar 7,2 milyon tonluk mısır ithalat kotasının 1,4 milyon tonunu kullandı. Ancak kotada boşluk bulunması, ülkenin alımlarını kotanın tamamını dolduracak seviyeye çıkaracağı anlamına gelmiyor. Ekim verilerine göre kota kapsamında Çin'e teslim edilen Brezilya mısırının tahmini maliyeti ton başına 332 dolar, Çin iç piyasasındaki mısırın maliyeti ise yaklaşık 360 dolar oldu. Brezilya ürünü, ABD mısırına göre bazı rotalarda da daha ucuz kalırken Arjantin mısırının tahmini teslim maliyeti 313 dolarla Brezilya ürününün altında bulunuyor. Bu nedenle Brezilya'nın fiyat avantajı, Çin'in toplam ithalat talebine ve Arjantin rekabetine bağlı olarak değerlendiriliyor.